Şeker-Hastalığına-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg


Şeker-Hastalığına-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital

Şeker Hastalığına Hangi Bölüm Bakar, Şeker hastalığı tanısının yapıldığı bölüm, İç Hastalıkları bir diğer adıyla Dahiliye birimi olarak bilinmektedir. Şeker hastalığına bakan bölüm aynı zamanda kan değerleri ile ilgili pek çok hastalığı gözlemleyebildiği için şeker hastalığının takibi iyi bir biçimde yapılabilmektedir.

Şeker Hastalığına Hangi Bölüm Bakar

Şeker hastalığı vücudun farklı organlarında da etki oluşturması nedeniyle, doktor tarafından detaylı inceleme gerektirmektedir. Mide, bağırsak vb. iç organlarda ve kan değerlerinde oluşan değişimler, şeker hastalığının nedeni olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple Dahiliye uzmanları, şeker hastaları için detaylı tetkiklerin yapılmasını istemektedir.


Şeker hastalığı, farklı tiplerde görülmek üzere dörde ayrılmaktadır. Tip1 Diyabet, Tip2 Diyabet, Gebelik Şekeri, Özel Diyabet olarak bilinen şeker hastalıklarının farklı belirtileri ve tedavi yöntemleri olduğu bilinmektedir. Şeker hastalığı türlerinin kendi içlerinde seviyeleri bulunmaktadır. Bu seviyeler, tanı ve tedavi yöntemleri içerisinde belirleyici olmaktadır. Şeker hastalığının başlangıç seviyesi ve ilerlemiş bir şeker hastasının tedavi süreci farklılıklar içermektedir.


Dora Sağlık Bilgi Formu







    KVKK Bilgi Metni Devamı






    Şeker Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

    Şeker hastalığını nedenleri, çevresel faktörler ve genetik faktörler olarak ikiye ayrılmaktadır. Her iki faktör de göz önünde bulundurularak ortaya çıkma nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır:

    Aile üyelerinden birinde şeker hastalığının görülmesi, başlıca nedenler arasında yer almaktadır.
    Beslenme düzenine dikkat edilmemesi, aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerin tüketilmesi şeker hastalığına neden olabilmektedir.
    Aşırı kilo ve hareketsiz yaşam da şeker hastalığının ortaya çıkmasını tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır.
    Kortizon içerikli ilaçlar, tansiyon problemleri gibi farklı hastalıklar sonucu da şeker hastalığı ortaya çıkabilmektedir.
    Bu nedenlerin çoğu Tip 2 Diyabet olarak bilinen şeker hastalığının belirtileri arasında bulunmaktadır. Tip 1 Diyabet hastalığı ise doğrudan bağışıklık sistemi ile ilgili olmaktadır. Yani vücutta oluşan farklı bir tahribat sonucu ortaya çıktığı bilinmektedir.
    Şeker hastalığının genetik faktörler ve hastalıklar dışındaki nedenleri çoğunlukla beslenme ile ilişkili olmaktadır. Beslenme düzeninin sağlıklı içerikler sunmaması, aşırı kilo oluşturacak şekilde beslenilmesi, egzersiz yapılmaması sonucu şeker hastalığına yakalanma riski oldukça yüksektir.



    Şeker Hatalığı Belirtileri Nelerdir?

    Şeker hastalığının belirtileri, kişilere ve diyabet türlerine göre değişiklik gösterse de ortak olarak belirlenmiş bazı belirtiler bulunmaktadır. Bu belirtilerin sıralaması şu şekilde yapılmaktadır:

    Sık sık idrara çıkma isteği
    Ağız kuruluğu nedeniyle çok fazla su içme isteği
    Cilt dokusunda oluşan yaraların geç iyileşmesi
    Cildin kuru ve kaşıntılı bir dokuya dönüşmesi
    Vücutta oluşan enfeksiyonların uzun süreli olması
    El ve ayaklarda oluşan karıncalanma hissi
    Acıkma halinde çok güçsüz kalınması

    Bu belirtilerin bir arada görülmeye başlanması, şeker hastalığının oluşma habercisi olabilmektedir. Bilinen belirtilerin iki haftadan fazla süreyle devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurularak şeker ölçümlerinin yapılması gerekmektedir.
    Şeker hastalığına bakan bölüm olarak bilinen Dahiliye bölümünden hem açlık şekerinin hem de tokluk şekerinin ölçülmesi gerekmektedir. Bu ölçümler sonucunda görülen değerlere göre doktor tarafından gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır.



    Tip 2 Diyabet Risk Grubu Kimlerdir?

    Tip 2 Diyabet görülme riski yüksek olan kişiler, diğer şeker hastalığı türlerinden farklı olarak yaşamsal aktiviteler konusunda hassasiyet göstermeyen kişiler olarak bilinmekte ve şu şekilde sıralanmaktadır:

    Aşırı kilo problemi olan kişiler, Obezite tanısı alanlar
    Yüksek tansiyon hastası olanlar
    Kötü kolesterol seviyesi yüksek olanlar
    İyi kolesterol seviyesi düşük olanlar
    Hareketsiz bir yaşam sürenler
    Polikistik Over sendromu bulunanlar
    Gebelik şekerinin gebelik sonlandırılmasına rağmen devam edenler
    İnsülin direnci tanısı alanlar

    Bu kişiler şeker hastalığı risk grubu içerisinde yer almaktadır. Risk grubu olarak belirtilen kişiler, hastalığa yakalanma olasılığı diğer kişilerden daha fazla olanlar olarak belirtilebilmektedir.

    Şeker hastalığı risk grubunda bulunanların, düzenli olarak şeker seviyelerini ölçtürmeleri gerekmektedir. Herhangi bir belirtiye gerek kalmadan, rutin Dahiliye muayeneleri esnasında şeker kontrolünü de talep etmeleri önerilmektedir.



    Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet Farkları Nelerdir?

    Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet farklılıkları, hastalığın ortaya çıkış nedenleri ve belirtiler üzerinden görülmektedir. Bilinen bazı farklılıklardan şu şekilde söz edilmektedir:

    Tip 1 Diyabet, çocukluk ve ilk gençlik yıllarında görülmeye başlarken; Tip 2 Diyabet daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan bir hastalıktır.
    Tip 1 Diyabet, bağışıklık sistemi ile ilgili bir problem sonucu oluşurken; Tip 2 Diyabet, çoğunlukla yaşamsal aktivitelerin iyi düzenlenmemesi sonucu oluşmaktadır.
    Tip 1 Diyabet, belirtileri daha ağır görülürken; Tip 2 Diyabet belirtileri çoğu zaman artış gösterene kadar fark edilmemektedir.
    Bu farklılıklar göz önünde bulundurularak Tip 1 Diyabet hastalığının diğer diyabet türlerinden daha ciddi bir tedavi yöntemi gerektirdiği bilinmektedir. Bu süreçte yalnızca tedavi değil, aynı zamanda beslenme desteğinin de alınması gerekmektedir.
    Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet hastalıklarının ortak özellikleri ise her ikisinin de bir beslenme koçluğu gerektirmesi, her öğünde yenen besinlerin içeriklerine mutlaka dikkat edilmesi, paketli gıdalardan uzak durulması olarak bilinmektedir.



    Şeker Kontrol Testleri Nelerdir?

    Şeker hastalığının tanısına yönelik yapılan testler, açlık testi ve tokluk testi olarak ikiye ayrılmaktadır. Şeker hastalığına yönelik tam tanının konulabilmesi için kişilerin açlık kan şekerlerinin ve tokluk kan şekerlerinin ayrı ayrı ölçülmesi gerekmektedir.
    Açlık kan şekerinin normal değerlerinin 70 ile 100 arasında olduğu bilinmektedir. Bu değerlerin üstünde olması yüksek şeker, altında olması da düşük şeker belirtisi olarak ifade edilmektedir.
    Şeker yükleme testi olarak bilinen Oral Glikoz Tolerans ise, ikinci aşama test olarak bilinmektedir. Açlık şekerinin beklenen değerlerden yüksek çıkması halinde uygulanmaktadır. Yemek yenmesinin ardından 2 saat sonra ölçüm yapılmasını gerektirir. Glikoz seviyesinin ortalama 200 ve üzerinde görülmesi, şeker hastalığının habercisi olmaktadır.
    Şeker kontrol testleri, sağlık ocaklarında ve eczanelerde de yapılabilmektedir. Fakat bu yerlerde yapılan şeker testleri yalnızca açlık kan şekeri testi olmaktadır. Oral Glikoz Tolerans testinin hastanelerde yapılması önerilmektedir.



    Şeker Hastalığının Tanı ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Şeker hastalığının tanı ve tedavi yöntemleri, öncelikle şeker testlerinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Şeker testlerinde belirtilen herhangi bir durum olmaması halinde şeker tedavileri uygulanmamaktadır.  Şeker değerlerinin beklenen sınırlardan farklı çıkması halinde öncelikle beslenme düzeninin iyi bir biçimde oluşturulması gerekmektedir. Bunun akabinde şeker ölçümlerine devam edilerek, birkaç ilaç takviyesi ile normal değerlere ne zaman ulaşılacağı kontrol edilmektedir.

    Şeker Hastalığına Hangi Bölüm Bakar sorunun yanıtı olan Dahiliye doktoru tanı ve tedavide sıralı yöntemler izler. Şeker hastalığına yönelik yapılan ilk tedavi yönteminin sonuç vermemesi halinde insülin kullanımına başlanmaktadır. İnsülin, vücudun şeker dengelemesini yaptığı için beslenme öncesinde insülin kullanılarak şeker hastalığının belirtileri engellenebilmektedir.  İnsülin kullanımı, kişilerin şeker değerlerine ve hastalığın seviyesine göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin günde iki defa insülin kullanması gerekenlerin, en az 12 saat arayla insülin kullanmaları gerekmektedir.

    İnsülin kullanımında dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de doktor kontrollerinin aksatılmaması olarak bilinmektedir. İnsülin ilaçlarının içerisinde yan etki barındıracak etken maddeleri bulunabildiği için doktor önerisi olmadan kullanmak sakıncalı olabilmektedir.

    Şeker hastalığına bakan bölüm olarak bilinen Dahiliye bölümünden, insülin kullanımı ile ilgili öneriler alınabilmektedir. Bu öneriler dahilinde insülin kullanımlarının düzenli bir biçimde yapılması şeker hastalarının yaşam kalitesi için önemli olmaktadır.

    İnsülin kullanımı, şeker değerlerinin normal seviyelere ulaşması ile sonlandırılabilmektedir. Fakat bu sonlandırma kararının doktor tarafından verilmesi gerekmektedir. Aksi durumlarda hastalığın sürüyor olması, şeker koması riskini beraberinde getirebilmektedir.





    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


    0 Yorum
    Inline Feedbacks
    View all comments

    Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

    Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
    Soru Sorabilirsiniz…

    Bizi Takip Edebilirsiniz…

    Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

    Yol Tarifi

    Doktora Sor

    Whatsapp