Meme Kanseri

Title:

Description:



Meme Kanseri

Kanser hem ülkemizde hem de dünyada çok yaygın bir şekilde görülen rahatsızlıklardan bir tanesidir.

Organların kanserli ve kötü huylu hücrelerle ele geçirilmesi mantığına dayanan bu rahatsızlık hemen hemen her organda sıklıkla görülmektedir. Buna meme organı da dahildir. Kadınlarda sıklıkla rastlanan meme kanseri dünya da en çok görülen kanser türlerinden ikincisidir. En az akciğer kanseri kadar sık görülen bu kanser türü en çok kadınları risk altında bırakmaktadır. Meme kanseri rahatsızlığı ile ilgili bilinen çok sayıda yanlış düşünce bulunmaktadır.

Bunlarda ilki meme kanserinin yalnızca yaş almış olan kadınlarda görüldüğüdür. Meme kanseri bu kitlede daha çok görülse de gen kadınlarda hatta bazen erkeklerde bile görülebilmektedir. Fakat erkeklerde görülme ihtimali son derece zayıftır. Hastalık meme içerisinde yer alan süt kanallarında oluşmakta ve sürekli olarak gelişmektedir.

Tek başına çok sorun yaratmayan fakat başka organlara örneğin akciğere sıçradığında daha büyük problemlere yol açan meme kanseri erken teşhis edildiğinde çok sayıda kadının hayatı kurtulmaktadır. Bu sebeple ayda bir kerede olsa elle meme muayenesi yapılmalı ve yaş almış olan kadınlar düzenli olarak mamografi çektirmeyi ihmal etmemelidir. Böylece meme dokusu içerisinde bir sorun olup olmadığı net bir şekilde ortaya konacak ve tedavi için daha erken dönemlerde harekete geçilebilecektir.


  • Meme kanseri en çok kimlerde görülür?
  • Meme kanseri belirtileri nelerdir?
  • Meme kanseri tedavi yöntemleri
  • Göğüs Kanseri Nedir?
  • Semptomlar
  • Erken Teşhis
  • Göğüs Kanseriyle Mücadele
Meme kanseri en çok kimlerde görülür?

Meme kanseri denince akla hep 50 yaşını geçmiş olan kadınlar gelmektedir. Hastalığın ilerleyen yaşlarda oluşma ihtimali son derece yüksektir. Bu sebeple özellikle 40 yaşını geçmiş olan kadınların yılda 1 ya da 2 kere mamografi çektirmeleri çok daha doğru olacaktır.

Peki risk altında ola diğer kişiler kimlerdir?

Meme kanseriyalnızca bu yaş grubundaki kadınlarda görülmemektedir. Gençlerde de görülebilen bu rahatsızlık genetik faktörlere bağlı olarak oluşabilmektedir. Bu sebeple annesinde ya da teyzesinde meme kanseri görülen kişilerin bu noktada biraz daha dikkatli olmaları ve düzenli kontrollerini aksatmamaları gerekmektedir.

Risk faktörü yalnızca ailesinde meme kanseri görülen kişilerde değil erken yaşta adet görmeye başlayan kadınlarda da artmaktadır. Bunun sebebi tamamen östrojen hormonudur. Erken adet görme kişinin bu hormona maruz kalma süresini uzatacak ve bu da meme kanserine zemin hazırlayacaktır. Meme kanseri riski dış etkenlere bağlı olarak da artış gösterebilmektedir. Kişi çok sigara içiyor ise veya alkol kullanımı mevcutsa meme kanseri görülme ihtimali artacaktır. Bu sebeple tüm bu kötü alışkanlıklardan mümkün olduğunda uzak durulmalı ve gerekli olan tüm kontroller aksatılmadan yapılmalıdır.

Meme kanseri belirtileri nelerdir?

Meme kanseri gibi kanser rahatsızlıklarında en önemli detay erken teşhistir. Bu birçok kişinin kurtulması ve hastalığı yenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalığın erken teşhisi için verdiği belirtiler dikkate alınmalı ve bir uzmandan yardım alınmalıdır. Bu belirtiler kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. İlki ve en çok görüleni meme çevresinde ya da koltuk altı bölgesinde görülen kitlelerdir. Ele gelen bir şişlik meme kanserini işaret edebilmektedir. Bunun yanı sıra memede oluşan akıntılarda kanser belirtilerindendir.

Bu tarz akıntılar renksiz ya da kanlı olabilmektedir. Meme kanseri denince akla gelen bir diğer yaygın belirti ise meme boyutlarında oluşan farklılıklardır. Memelerden biri daha büyük diğeri küçük ise bir uzmana başvurulmalı ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. Belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bu hastalığın ilerlemesine sebebiyet verebileceğinden bu tarz bir davranıştan uzak durulmalı ve belirtiler görüldüğü andan itibaren vakit kaybetmeden tedavi için adım atılmalıdır.

Meme kanseri tedavi yöntemleri

Meme kanseri tedavi yöntemleri kişinin kanser durumuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. İlk aşama cerrahi işlemdir. Bu aşamada kanserli hücrelerin yayıldığı meme dokusu alınacak ve böylece hastalığın ilerlemesine engel olunmuş olacaktır. Daha sonra ise ışın tedavisi uygulanacak ve bölge temizlenmesine rağmen orada kalmış olabilecek kanserli hücreler temizlenecektir. Bunun yanı sıra kemoterapide sıklıkla uygulanan meme kanseri tedavilerindendir.

Göğüs Kanseri Nedir?

Her kanser, çoğalma yeteneğini kazanmış hücrelerin hızla ve düzensiz büyümesiyle karakterizedir. Bu hücreler, vücudun diğer bölgelerine yayılabilir habis tümörlerin (kanser) oluşumunu belirleyerek, çok agresif ve kontrol edilemez olma eğilimindedir. Kansere genelde neoplazma denir. Adından da anlaşılacağı üzere meme kanseri, loblardan oluşan göğüsleri etkilemektedir. Kadınlarda en yaygın görülen hastalıklardan biridir.

35 yaşından önce, meme kanseri nispeten nadir görülür ancak bu yaşın üstünde insidansı hızla ve aşamalı olarak artar. Göğüste bulunan tümörlerin tümünün malign olmadığını ve erkeklerde de görülebileceğini fakat çok daha küçük bir miktarda olduğunu hatırlamak önemlidir. Göğüste tespit edilen çoğu nodül iyi huyludur ancak bu sadece tıbbi muayene ile doğrulanabilir.

Erken teşhis ve tedavi edildiklerinde, yani göğüste bulunan kist, 1 santimetreden daha az olduğunda meme kanserini tedavi etme şansı % 95’e kadar ulaşır. Bu boyuttaki tümörler palpasyon ile tespit edilemeyecek kadar küçüktür, ancak mamografide görülürler. Bu nedenle, her kadının 40 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirmesi doğru olandır.

Her kanser türünde olduğu gibi meme kanseri rahatsızlığının da genel olarak tek bir nedeni yoktur. Gelişimi, her kadın için değişiklik gösterebilir. Aile öyküsü meme kanseri için değiştirilemeyen önemli bir risk faktörüdür. 50 yaşından önce hastalığı bulunan birinci derece akrabaları olan kadınlar (anne ya da kız kardeşi) hastalığa karşı daha savunmasız olabilir.

Günümüze değin değiştirilebilen risk faktörleri, fazla kilolu ve sık sık ya da seyrek alkol alımı gibi yaşam tarzıyla ilgilidir. Bu nedenle bunları değiştirirseniz hastalığa yakalanma riski azalır. Bununla birlikte, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, 40 yaşından itibaren yıllık mamografi içeren jinekoloğa düzenli ziyaretler, hiçbir zaman ekarte edilmemelidir.

Semptomlar

Göğüs kanserinin en yaygın semptomu yumru oluşumudur. Ağrısız, sert ve düzensiz olan nodüllerin habis olma riski daha yüksektir ancak yumuşak ve yuvarlak tümörler de vardır. Bu nedenle, doktora gitmek önemlidir.

Erken Teşhis

Meme kanseri ciddi bir hastalıktır, ancak tedavi edilebilir. Ne kadar erken algılanırsa, onu tedavi etmek o kadar kolay olur. Teşhis esnasında tümör 1 santimetreden daha az (erken aşamada) ise, iyileşme şansı % 95’e ulaşır.

Tümör ne kadar büyük olursa, hastalığı yenmek o kadar düşük olur. Bu nedenle, erken teşhis meme kanseri ile mücadelede önemli bir stratejidir. Erken tespit en iyi strateji ise, bu mücadeleden galip çıkan ana silah, 40 yaş ve üstü her kadın üzerinde yılda bir kez yapılan mamografidir. Bu dönemden itibaren hastalık riski önemli ölçüde artmaya başlar. Mamografi, göğüs kanserinin hala 1 santimetreden daha az olduğu durumlarda tanısı konabilen tek tanı testidir.

Göğüs kanserinin erken belirtileri, örneğin şeklin farklılığı veya memenin duyarlılığı gibi görünür değişikliklerle ilgilidir. Bu bulgular hem kadın hem de erkekte ortaya çıkabilir ve erkenden keşfedildiğinde iyileşme şansını artırabilir. Bu nedenle, meme kanseri belirtileri göz ardı edilmemesi gereken 12 unsur içerir:

– Göğüs boyutunda veya şeklindeki değişiklikler
– Göğüs derisinde kızarıklık, şişme, sıcaklık veya ağrı
– Göğüsteki nodül veya topak, her zaman mevcuttur ve boyutları küçülmez
– Koltuk altı ve kollarda şişme-
– İki göğüs arasındaki asimetri, birinin diğerinden daha büyük olması
– Göğsün bir bölümünün batması gibi bir oluk hissedilmesi
– Göğüs sertleşmesi (portakal kabuğuna benzer)
– Göğüs veya meme ucunun sıkça kaşınması
– Göğüs başlarının yakınında, kabuk veya yaralar oluşması
– Meme başlarında kanlaşma oluşması
– Kolayca gözlemlenen ve büyüyen damarlar

Göğüs Kanseriyle Mücadele

Meme kanseri farkındalık kampanyaları, erken teşhis için en iyi yol olduğu fikrini uzun zamandır sürdürüyor. Ancak zaman geçtikçe gelişen tıbbı metotlar bu hastalığa karşı ciddi bir engel oluşturabiliyor. Tümör palpe edilemeyecek kadar büyük olduğunda, artık erken evrede değildir ve iyileşme şansı daha düşüktür.

Göğüs kanseri vakaları dünya çapında artmaktadır ancak hastalığın neden olduğu ölüm sayıları söz konusu olduğunda eğilimler farklılık göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde mortalite yavaş yavaş azalırken, gelişmekte olan ülkelerde kademeli bir artış söz konusudur.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Kategori
Genel Cerrahi

Yorum Yapın

Eposta adresiniz gösterilmeyecektir. İşaretli alanların doldurulması gereklidir *



Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Whatsapp Hattımız

7/24 Arayabilir & Soru Sorabilirsiniz
0507 178 17 78


Dora Hospital Fulya

Dora Hospital Adres :
Fulya Mahalle, Yavuz Sokak.
No:7, 34758 Şişli / İstanbul


Sosyal Medyadan

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Estetik,Diş ve Obezite Bilgi Hattı
Diğer Bölümler Bilgi Hattı