Böbrek-Ağrısına-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Böbrek Ağrısına Hangi Bölüm Bakar?

Böbrek Ağrısına Hangi Bölüm Bakar? Dora Hospital

Böbrek Ağrısına Hangi Bölüm Bakar? Böbrek ağrılarının teşhisini yapan bölüm, Üroloji ya da Nefroloji bölümleri olarak bilinmektedir. Böbrek ağrısına bakan bölüm olarak bilinen bu alanlar, böbrek ağrısının hangi nedenlerle ortaya çıktığına yönelik gerekli tetkikleri sağlamaktadırlar. Böbrek ağrıları, vücudun işleyişine bağlı olarak farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenler bazen böbreklerde oluşan kum, taş ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenler olabilmektedir.

Böbrek ağrıları bazen, vücudun farklı bölgelerinde oluşan hastalıkların da habercisi olabilmektedir. Bu hastalıkların böbrek ağrılarına neden olduklarının anlaşılabilmesi için öncelikle böbrek ve çevresinin incelenmesi gerekmektedir. Böbrek çevresinde oluşan enfeksiyon durumları, iltihaplar, tümörler gibi faktörler böbrekten başlayarak kasık bölümüne kadar ilerleyen sancılara neden olmaktadırlar. Bu nedenlerden herhangi birinin teşhis edilmesi halinde tedavi süreçlerine hızlı bir şekilde başlanmaktadır.


Böbrek Ağrısı Belirtileri Nelerdir?

Böbrek ağrısının belirtileri, ağrının neden olduğu duruma göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak böbrek nedeniyle oluşan ağrılar, şu belirtilerin takip edilmesi ile fark edilmektedir:

Sık sık idrara çıkma ihtiyacı
İdrardan kötü kokunun gelmesi
İdrar renginde koyulaşma, kan gelmesi
İdrarın bulanıklaşması
İdrar yaparken zorlanma, sancı hissetme
Kasık bölgesini kapsayan, bel ve sırta da vuran ağrılar
Mide bulantısı
Böbrek bölgesinde kramp oluşumu
Halsizlik
Kusma
Yüksek ateş

Bu belirtiler, böbrek ve çevresinden kaynaklanan hastalıklara işaret etmektedir. Belirtilerin iki hafta boyunca kronik bir biçimde görülmesi, bir doktora başvurulmasını zorunlu kılmaktadır. Böbreklerde görülen bu belirtiler aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenlerle de oluşmaktadır. Her iki durumda da böbreklerin kontrol edilmesi gerekmektedir.

Böbrek kontrolleri çoğunlukla idrar tahlilleri üzerinden yapılmaktadır. İdrarda görülen bozulmalar ve değişimler, hastalıkların neler olabileceğini göstermektedir. Bu sebeple böbrek ve çevresi için en iyi teşhisin idrar tahlili üzerinden yapıldığı söylenmektedir.

Böbrek Ağrısı Bilgi Formu

Böbrek Ağrıları Neden Olur?

Böbrek ağrılarının nedenleri, böbrek ve çevresinde oluşan enfeksiyon durumları ya da yabancı bir virüs olarak bilinmektedir. Böbrek ağrıları şu nedenlerle ortaya çıkabilmektedir:

Böbreklerde taş ya da kum olması ve vücuttan atılamaması
Böbrek ve çevresinde iltihaplanma oluşması
Böbreklerde büyüme meydana gelmesi
Böbreklerde bulunan üreterlerin genişlemesi
Genetik böbrek hastalıkları
Böbrek ve çevresinde enfeksiyon oluşması
Kist oluşumları
Regl dönemi sancıları
Üşüme sonucu böbreklerde ağrı oluşması
Kaza ve afet gibi durumlarda böbreklerin darbe alması
Böbreklerin küçülmesi
Böbreklere giden damarlardaki akışın tıkanması
Sinir sıkışması ya da bel fıtığı

Böbrek ağrılarını ortaya çıkaran hastalıklar ya da gerekçeler olarak sayılmaktadır. Bu gerekçelerin dışında böbrek ve çevresinde tümör oluşumu da böbrek ağrılarına neden olabilmektedir.

Böbrek Ağrısına Hangi Bölüm Bakar sorusunun cevabı karşımıza üroloji olarak daha sık çıkmaktadır. Böbrek ağrısının kronikleşmesi beklenmeden, böbrek ağrısına bakan bölüm doktorlarından birisine giderek gerekli tetkiklerin yapılması istenmelidir. Eğer bir hastalık nedeni ile oluşan böbrek ağrıları mevcutsa hızlı bir şekilde tedavi süreci başlatılmaktadır.

Bazı durumlarda farklı hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar da böbreklerde ağrı oluşmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple, böbrek ağrısının yaşanmasının ardından kullanılan ilaçların yan etkilerinin mutlaka okunması gerektiği önerilmektedir.

Böbreklerin Görevleri Nelerdir?

Böbreklerin görevleri, vücuttaki pek çok dengeyi sağlayıcı unsurlar olarak bilinmektedir. Her iki böbreğin de çalışması ile vücuttaki şu etkileri bulunmaktadır:

Kanda bulunan zararlı olduğu düşünülen yabancı maddelerin filtrelenmesini ve vücut akışına katılmasının engellenmesini sağlamak,
Renin enziminin salgılanması ile kan basıncının istenen seviyede olmasını sağlamak,
Vücuttaki asit, baz, tuz dengelerinin vücudun sağlıklı olacağı seviyede tutulmasını sağlamak,
Kan yapıcı hormonlar salgılanarak vücuttaki kan dengesinin sağlanmasına yardımcı olmak,

Bu etkileri ile böbreklerin görevleri özellikle kan akışı ve kan basıncı gibi konularda destek olur niteliktedir. Bu görevler, tek böbrekle de sürdürülebilmektedir fakat bu gibi durumlarda vücut çabuk yorulmakta ve halsiz düşmektedir.

Böbrek sağlığının korunması için yalnızca böbreğe ilişkin değil şeker ve tansiyona ilişkin de tedavi süreçleri zorunlu kılınmaktadır. Çünkü böbreklerin görevlerini yerine getirmemeleri vücuttaki kan basıncını etkilemekte, bu nedenle farklı hastalıkların oluşmasına neden olabilmektedir.

Üroloji ve Nefroloji Bölümlerinin Farkları Nelerdir?

Üroloji ve Nefroloji bölümlerinin farkları, her ikisi de böbrek ve çevresi ile ilgilenmesine rağmen farklı uzmanlıklar içermelerinden kaynaklanmaktadır. Bilinen bazı farklılıkları şu şekilde sıralanmaktadır:

Üroloji bölümü daha çok idrar, mesane, prostat gibi konular üzerinde uzmanlık yaparken; Nefroloji, böbrek yetmezliği gibi böbrek konularında uzmanlık yapmaktadır.
Üroloji bölümü erkek kısırlığı, prostat, penis eğriliği gibi konularla da ilgilendiği için çoğunlukla erkek hastalara yönelik tedavi süreçlerini kapsarken; Nefroloji bölümü, doğrudan böbrek ile ilgili hastalıklar üzerinden çalışmaktadır.
Böbrek taşı ile ilgili ise her iki bölüm de hizmet vermektedir. Doktor tercihine bağlı olarak seçim yapılabilmektedir.

Bu farklılıklardan yola çıkarak, böbrek yetmezliği veya diyaliz gibi konuların çoğunlukla Nefroloji alanı içerisine girdiği görülmektedir. Bunun yanı sıra idrar kaçırma, idrar yolu enfeksiyonu gibi durumlarda ise Üroloji bölümü daha kapsayıcı hizmetler vermektedir.

Böbrek Hastalıkları Muayenesi için Nasıl Randevu Alınır?

Böbrek hastalıkları için randevu alma, öncelikle belirtilere göre bölüm seçilmesini gerektirmektedir. Yalnızca rutin tahlillerin yapılmasının istenmesi halinde Dahiliye bölümünden de randevu alınabilmektedir.

Böbrek hastalıkları ile ilgili ciddi belirtilerin görülmesi halinde Nefroloji ve Üroloji bölümlerinden birisi tercih edilerek randevu alınması mümkündür. Randevu almak için 2 yol izlenmektedir:

Birinci yol olarak, MHRS sistemi üzerinden kayıt oluşturduktan sonra doktor tercihini yaparak, istenilen gün ve saate randevu almaktır.
İkinci yol ise, 182 numaralı hattın aranarak randevu alınmasıdır. Bu hat üzerinden randevu alırken hastanın kendisi ya da birinci dereceden yakını olunması gerekmektedir. T.C kimlik numarası ile gerekli randevu süreçleri yürütülebilmektedir.

Randevu işlemleri yapılırken, doktor ve hastane tercihleri de hasta yakını tarafından yapılabilmektedir. Fakat her doktora istenen zaman diliminde randevu bulunamadığı için en erken randevunun tercih edilmesi önerilmektedir.

Böbrek ile ilgili küçük belirtiler görülmesi durumunda, hangi bölüme gidileceği bilinmediğinde Dahiliye, Nefroloji, Üroloji bölümlerinden birisine gidilerek gerekli yönlendirmeyi doktorun yapması beklenebilmektedir.

Özel hastanelerin randevu süreçleri ise devlet hastanelerinden farklı olmaktadır. Doğrudan hastanenin kendi hattının aranması ile randevu alınması, ya da randevu değişikliği yapılması mümkün olmaktadır.

Böbrek Hastalıkları Tanı Süreçleri

Böbrek hastalıklarının tanısının konulması, günümüzde üç test ile yapılmaktadır. Bu üç test, böbrek belirtilerinin üzerinden hastalıkların tespit edilmesini sağlamaktadır:

Serum Keratinin
Hesaplanmış Gromerular Filtrasyon Hızı
İdrar Albumin

Bu üç test, doktor tarafından görülen belirtiler sonucunda yapılmaktadır. Özellikle aşırı kilo durumu bulanan, ailesinde böbrek hastalığı olan, şeker hastası olduğu bilinen hastaların böbrek testleri belirtilerin görülmesi beklenmeden yapılmaktadır.

Böbrek Ağrısına Hangi Bölüm Bakar? Üroloji bölümünde bu üç test kullanılabilmektedir. Böbrek hastalıkları aynı zamanda şeker ve tansiyon gibi hastalıklarla da birlikte görüldüğü için, böbrek hastalıklarının tanı süreçlerinde diğer kronik hastalıklar hakkında bilgi vermek oldukça önemli olmaktadır.

Böbrek ağrısına bakan bölümler, herhangi bir belirti olmaksızın rutin olarak böbrek kontrolleri yapmaktadırlar. Böbrek sağlığının tanısında ve tedavi süreçlerinde erken teşhis önemli olduğu için bu testlerin yapılmasında sakınca görülmemektedir.
Böbrek hastalıklarının aile hikayesi ile geçmesi de olası durumlar arasında yer almaktadır. Aile içerisinde böbrek hastalığı olan kişilerin bulunması, ailenin diğer üyelerini de risk grubu içerisine almaktadır. Bu sebeple, genetik faktörler göz önünde bulundurularak böbrek ağrılarına yönelik testlerin kısa sürede yaptırılması gerekmektedir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Prostat-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Prostat Hangi Bölüm Bakar?

Prostat Hangi Bölüm Bakar? Dora Hospital

Prostat Hangi Bölüm Bakar?; Prostata bakan bölüm; üroloji, yani diğer bir ismi ile bevliye bölümüdür. Prostat; mesane ve penis arasındaki kısımda bulunan bir beze verilen isimdir. Bu bez yaklaşık olarak ceviz büyüklüğündedir. Spermi besleyen ve koruyan bir sıvı salgıladığı için önem taşımaktadır. Boşalma esnasında üretraya sıkışan bu sıvı sperm ile beraber dışarıya atılmaktadır. Prostat iltihaplanma ve büyüme olabildiği gibi, prostat kanserine kadar gidebilmektedir. Erkeklerde prostat kanseri olma olasılığı 7’de 1’dir. Ayrıca prostat kanseri olan erkeklerde ölüm oranı ise; 39’da 1’dir. İdrarını yaparken prostat belirtileri ile karşılaşan kişilerin doktora başvurması gerekmektedir. Erken teşhis prostat hastalıkları için önem taşımaktadır.


Prostat Hastalıkları Nelerdir?

Prostat rahatsızlıkları aşağıda gruplandırılmıştır:

Prostatit ismi ile bilinen prostat iltihabı görülebilmektedir. Prostat bezinin şişmesi ile beraber meydana gelmektedir ve ağrı ile kendisini göstermektedir. Bajteriyel enfeksiyon sebep olarak gösterilebilmektedir. Ancak mikrobik bir durum oluşmamasına rağmen prostatit olunabilmesi de mümkündür. Birkaç hafta veya birkaç ay içerisinde ilaç ile düzeltilebilmesi mümkün olabilmektedir.
Benign prostat hiperplazisi, yani BPH ismi ile bilinen iyi huylu prostat büyümesine rastlanabilmektedir.
Prostat hastalıklarından bir diğeri ise, prostat kanseridir. Kanserin yer aldığı doku, prostat bezi dokusudur. Özellikle batı ülkelerinde daha fazla görülen bir kanser türüdür. Özellikle 65 yaşından daha büyük olan erkeklerin prostat kanseri olma olasılıkları daha yüksektir. Prostat kanseri riski özellikle 50 yaşından büyük olan erkeklerde daha fazladır. Yakın erkek akrabalarında prostat kanseri olanlar risk altındadır.

Prostat Bilgi Formu

Prostat Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Prostatın semptomları aşağıda verilmiştir:

İşemeye başlarken ve işemeyi sonlandırırken zorluk çekilebilmektedir.
İdrar akışında zayıflık ve kesiklik olduğu görülebilmektedir.
İdrar yaparken yanma ve ağrı hissi meydana gelebilmektedir.
Prostat olanlarda sık işeme ihtiyacı bulunmaktadır.
Mesaneyi tam boşaltamama hissi olanlarda prostat olabilmektedir.
Gece saatlerinde sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissedenlerde prostat olabilmektedir.
Birden idrar sıkışıklığı hisseden ve sonrasında da idrarını tutmada zorluk çekenlerde prostat olabilmektedir.
İdrarını yaptıktan sonra damlamaların devam etmesi durumunda kişinin prostat olabilme ihtimali bulunmaktadır.
İdrar yapamama hali prostatın belirtileri arasındadır.
İdrarda veya menide kana rastlanması durumunda prostat olunabilmektedir.
Ağrılı boşalma prostat semptomları arasındadır.
Kasık, kalça, bel, sırt veya bacak bölgelerinde ağrı hissedilebilmektedir.

Prostat Büyümesi Neden Olmaktadır?

Prostat büyümesinin sebebi günümüzde kesin olarak bilinememektedir. Ancak erkeklik hormonu olan testosteron ve östrojen dolayısı ile prostat büyümesinin olduğu düşünülmektedir. Erkekler ergenlik dönemine girdiklerinde prostatlarında 2 kat büyüme olmaktadır. 25 yaşından itibaren de prostat büyümesi devam etmektedir. Prostat Hangi Bölüm Bakar? sorusuna yanıt yine üroloji bölümü olmaktadır.

Prostat Büyümesinin Ağırlıklı Olarak Görüldüğü Yaş Grubu Nedir?

Prostat büyümesinin olduğu yaş aralıklarına bakıldığında; 30lu yaşlarda büyümeye başlaması ile beraber erkeğin hayatının sonuna kadar prostat büyümesi devam etmektedir. Ancak belirli yaş gruplarında prostat büyümesinin oranı artmaktadır. 50 yaşın üzerindeki erkeklerde prostat büyümesinin görülme olasılığı daha fazladır. 60 yaşın üzerindekiler için prostat büyümesi oranı %65’e kadar çıkmaktadır. 80li yaşlarda bu oran %90’ı da geçmektedir.

Prostat Büyümesi Nasıl Tedavi Edilebilmektedir?

Prostat büyümesi tedavisi için uygulanabilecek tedavi yöntemlerinden aşağıda bahsedilmiştir:
Düzenli olarak prostat büyümesi takip edilebilmektedir. Gözlem yapılarak büyüme takip edilirken beklenmektedir.
İlaç ile prostat büyümesine müdahale edilebilmektedir.
Cerrahi yöntemler ile prostat ameliyatı yapılarak büyümeye engel olunabilmektedir.

Prostat Büyümesini Azaltabilmek İçin Neler Yapılabilmektedir?

Prostat büyümesini yavaşlatabilmek için hastaların günlük hayatlarında bazı düzenlemeler yapmaları gerekmektedir. Özellikle yediklerine ve içtiklerine dikkat etmelilerdir. İdrar miktarlarını arttırabilecek, sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissettirebilecek olan yiyecek ve içeceklerden uzak durmalılardır. Alkol ve kafein içeren içecekleri tüketmemeleri önerilmektedir. Gün içerisinde sık sık seyahat eden prostat hastalarının, gündüz sıvı tüketimlerini azaltmaları tavsiye edilmektedir. Kabızlık yapabilecek besinleri tüketmemeleri ve kabızlığa neden olabilecek olan bir hayat düzeninden uzak durmaları gerekmektedir. Ayrıca prostat problemi olan hastaların idrarlarını art arda 2 kere yapmaları, sonrasında yaşayacakları prostat şikayetlerinde gün içerisinde bir azalma meydana getirebilmektedir.

Prostat Büyümesi İlacı Alan Kişiler Eş Zamanlı Olarak Hangi İlaçları Kullanamazlar?

Prostat büyümesi için ilaç alanların kullanamayacakları bazı ilaçlar bulunmaktadır. Sertleşmeyi sağlayan ilaçların bu süre içerisinde kullanılması uygun değildir. Birlikte kullanılması durumunda, tansiyon düşüklüğü meydana gelebilmektedir. Ayrıca antibiyotikler, epilepsi ilaçları ve psikiyatristin verdiği bazı ilaçlar; prostat büyümesi için kullanılan ilaçlar ile beraber kullanıldıklarında etkileşime girebilmektedirler. Dolayısı ile de istenmeyen sonuçları olabilmektedir.

Prostat Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Prostat kanseri tedavi uygulamaları belirlenirken kişinin hastalığın hangi evresinde bulunduğu, hastalığın derecesinin ne olduğu, kişinin fizyolojik olarak hangi tedavileri kaldırabildiği önemli bir etkendir. Tedavisiz aktif bir gözlem yapılabileceği gibi kanser için tedavi de uygulanabilmektedir. Uygulanabilecek olan tedaviler ise aşağıda belirtilmiştir:
Açık radikal prostatektomi ve da Vinci radikal prostatektomi gibi cerrahi tedaviler uygulanabilmektedir.
Radyoterapi ve brakiterapi gibi ışın tedavileri uygulanabilmektedir.
HIFU ve kryoterapi olmak üzere fokal tedavi uygulaması ile prostat kanseri tedavi edilebilmektedir.
Hormon tedavisi ve kemoterapi gibi ilaç tedavileri uygulanabilmektedir.

Prostat Ameliyatı Ne Zaman Yapılır?

Prostat ameliyatının gerçekleşmesi için kişinin ilaç tedavisine yanıt vermiyor olması gerekmektedir. Uygulanan ilaç tedavisi ile beraber kişinin prostat büyümesinin önüne geçilememiş olması ve artık ilacın yeterli gelmiyor olması gerekmektedir. Buna ek olarak daha fazla ilaç kullanamayacak kadar ilacın yan etkisini gören hastalar prostat ameliyatı olabilmektedirler. Mesanesinde taş bulunan, idrar yolunda devamlı tekrarlayan kanama olan, sık sık idrar yolunda iltihap olan ve idrarını boşaltamayan hastaların da tedavi için çözüm yolları prostat ameliyatından geçmektedir.

Prostat Ameliyatından Sonra Hangi Komplikasyonlar Görülebilmektedir?

Prostat ameliyatı olunduktan sonra karşılaşılabilecek komplikasyonlara bakıldığında; en çok karşılaşılanın kanama olduğu görülmektedir. Ayrıca ameliyat esnasında prostatın yeterli derecede temizlenmemesi durumunda; tekrar ameliyat olunmasını gerektirecek şikayetler ortaya çıkabilmektedir. Ameliyatın ardından idrar kanallarında darlığın meydana gelmesi halinde ise; hem hasta için hem doktor için zorlayıcı bir süreç başlamaktadır. Çünkü doktorun darlığın önüne geçebilmesi için kullanması gereken aletler oldukça ince aletlerdir ve bu aletler ile çalışmak zorlayabilmektedir.

Prostat Ameliyatı Olan Hastanın Cinsel Hayatı Bundan Nasıl Etkilenir?

Prostat ameliyatı olan kişinin cinsel yaşamına bakıldığında; ameliyat öncesinde sertleşme problemi yaşamaması durumunda, ameliyat sonrasında da sertleşme problemi yaşamama olasılığı ortalama %98 ile %99 civarında olmaktadır. Ancak dışarıya atılan meni miktarına bakıldığında, meninin azaldığı görülmektedir. Prostat kazınırken meninin bir kısmı idrar torbasına, kalan kısmı ise dışarıya atılmaktadır. Bu yüzden özellikle yaşı ilerlemiş olan ve çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin prostat ameliyatı öncesinde bu durumu dikkate alması gerekmektedir.

Prostat Ameliyatı Sonrasında Doğal Yollardan Çocuk Sahibi Olunabilir Mi?

Prostat ameliyatı olanların normal yollar ile çocuk sahibi olma ihtimalleri azalmaktadır. Çünkü meni miktarlarında azalma olmaktadır. İmkansız değildir ancak doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan prostat hastaları aşılama yöntemine başvurabilmektedirler. Tüp bebek yöntemi ile kolaylıkla çocuk sahibi olabilmeleri mümkündür.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Penis-Hastalıkları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Penis Hastalıkları

Penis hastalıklarının her birinin farklı bir etkisi bulunmaktadır. Peniste herhangi bir travmanın meydana geldiği fark edildiği an, derhal bir uzmana gidilmesi ve muayeneden geçilmesi gerekmektedir.



Penis rahatsızlıklarının isimleri aşağıda belirtilmiştir:

  • Genital Siğil
  • Genital Herpes
  • Genital Uçuk
  • Scabies
  • Genital Organ Biti
  • Sedef Hastalığı
  • Liken Planus
  • Alerjik Dermatit
  • Plazma Hücreli Balanit Hastalığı
  • Balanitis Circinata
  • Dev Condylom
  • Bowenoid Papulozis
  • Penis Kanseri

Penis Hastalıkları Dora Hospital

Penis Hastalıklarının Türleri ve Özellikleri?

Penis hastalık çeşitleri ve hastalıkların genel özellikleri aşağıda detaylıca açıklanmıştır:

  • Penis Kanseri: Çok az rastlanan penis hastalık türlerinden bir tanesidir. Genel olarak, 50 yaşının üzerindeki erkeklerde görülmektedir. Birden fazla cinsel partnere sahip olan kişilerde, sünnetsiz kişilerde, penis iltihabı atlatan kişilerde ve HPV enfeksiyonuna sahip olan kişilerde görülmektedir.
  • Psoriazis: Erkeklerin genital organının tamamında meydana gelen bir cilt hastalığı türüdür. Klinik ortamda tedavi edilmektedir.
  • Alerjik Dermatit: Cilt hastalığı olarak bilinmektedir. Prezervatiflere, deodorantlara, hijyenik bakım ürünlerine ya da çeşitli ilaçlara karşı gelişen alerjenler sonucunda ortaya çıkmaktadır.
  • Dev Condylom: Peniste meydana gelen tümörlere verilen isimdir. Tümörün boyutu 5 cm büyüklüğüne kadar çıkmaktadır. Özellikle sünnetsiz erkeklerde görülen bir rahatsızlık türüdür.

Penis Hastalıkları Bilgi Formu


Cinsel Yolla Bulaşan Penis Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Cinsel penis hastalıklarının semptomları şu şekildedir:

  • Aşırı terleme
  • Mide bulantısı
  • Kusma isteği
  • İdrar esnasında aşırı yanma hissinin oluşması
  • Sürekli olarak idrara çıkma isteği
  • İshal
  • Sebepsiz yere oluşan ateş basmaları
  • Genital bölgede siğil çıkması
  • Testislerin anormal şekilde şişmesi
  • Peniste ağrı ve kaşıntı oluşması
  • Cinsel ilişkinin sancılı geçmesi
  • Peniste akıntı oluşması

Yukarıda sıralanan penis hastalıkları belirtilerden en az bir tanesiyle karşılaşan kişilerin, hastanelerin üroloji bölümünden randevu alması ve uzman kontrolünden geçmesi gerekir.

Hangi Penis Hastalıklarının Tedavisi Mevcuttur?

Penis hastalıklarının tedavisi için belirlenen hastalık türleri aşağıda belirtildiği gibidir:

  • İnfertilite / Kısırlık
  • Varikosel
  • Mikrocerrahi Varikoseltomi
  • Cinsel İlişkiyle Geçen Genital Hastalıklar
  • Penis Derisi Hastalıkları
  • Sünnet Derisi Hastalıkları
  • Hemospermi
  • Erken / Hızlı / Geç Boşalma Sorunları
  • Cinsel Fonksiyon Problemleri
  • Testis ve Epididim Enfeksiyonları
  • Testis Rahatsızlıkları

Belirtilen penis hastalıklarının tedavisi için doktor kontrolü şart koşulmuştur.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


adetDuzensizligi.jpg


Adet Düzensizliği Nedenleri


Adet görme olayı kadınların genç kızlıktan itibaren yaşadıkları doğal periyotlardan bir tanesidir.

blank

Bu düzen her ay belli dönemlerde devam etmeli ve gecikmemelidir. Adet düzensizliği denilen gecikmeler yaşandığında bu bir sorun olduğunu direk olarak işaret edecektir. Adet düzeninin bozulması ya da zaten başından beri bozuk olması hormonsal sorunlar olduğunu göstermektedir.

Fakat adet sorunları sonradan ortaya çıkmış ise daha farklı problemlerin oluşmuş olması muhtemeldir. Adet düzensizliği kadınlarda pek çok soruna yol açacaktır. Kişi kendisini rahatsız ve şişkin hissedecek ve psikolojik olarak da çeşitli sorunlar yaşayacaktır. Bu sebeple sorun mutlaka tedavi edilmeli ve altında ne yattığı detaylı bir şekilde araştırılmalıdır.


  • Adet Düzensizliği Neden olur?
  • Belirtileri
  • Tedavisi
Adet Düzensizliği Neden olur?

Adet Düzensizliği pek çok sebebe bağlı olarak oluşan olumsuz kadın hastalıklarından bir tanesidir. Bu hastalığın birçok sebebi bulunabilmektedir fakat bunlardan en yaygın olanı hormonal sorunlardır. Kişi adet döngüsü başlangıcından itibaren sürekli olarak adet düzenliği yaşıyorsa ve herhangi bir düzelme yoksa hormonlarda çeşitli sorunların var olması mümkündür. Östrojen denilen kadınlık hormonunun yeterince üretilmemesi bu hormonel bozukluklara en iyi örnektir. Düzensizlik problemine yol açan bir diğer önemli neden ise aniden kilo verme ya da almadır.

Kişi normal hayatında herhangi bir bozukluk yaşamıyor ise ve kilo verdikten sonra başlayan bir adet düzensizliği durumu mevcutsa bu kilo dengesizliklerinden kaynaklanan bir bozukluk olabilmektedir. Nedenler bununla sınırlı değildir. Stres ya da uzun yolculuk yapmak gibi dış faktörlerde o dönem için düzensizliklere yol açabilmektedir. Fakat bu tarz adet düzensizlikleri geçici olan düzensizliklerdendir.

Adet düzensizliği kalıcıysa ve her ay yaşanıyorsa sorunun nedeni daha ciddi olabilmektedir. Bu gibi durumlarda en net cevabı kadın hastalıkları bölümü uzmanları verecektir. Bu sebeple gerekli olan tüm tetkikler yaptırılmalıdır.

Belirtileri

Adet düzensizliği durumu genç kızlarda ya da yetişkin kadınlarda sıklıkla görülen bir kadın hastalığıdır. Bu tarz düzensizlikler 7 günü aşmamalıdır. 7 güne varan adet gecikmeleri normal kabul edilirken o günü geçen ve sürekli olarak geciken periyotlar kişinin bir sorunu olduğunu göstermektedir.

Adet düzensizliği ya da gecikmesi durumu kendini yalnızca günü geçen adetler ile belli etmeyecek ve adet olduğunda da diğer kadınlara oranla daha fazla ağrı çekilecektir. Ağrılı adetler ve periyotun sürekli olarak gecikmesi durumunda ilgili sağlık kuruluşlarının kadın hastalıkları bölümüne başvurulmalı ve gerekli incelemeler yaptırılmalıdır. Bu sayede sorunun kaynağı net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Tedavisi

Adet düzensizliği probleminin tedavisi ancak jinekologlar tarafından belirlenecektir. Bir jinekoloğa başvurulduğunda ilk olarak kan testi daha sonra ise ultrason çekimi yapılacaktır. Tüm bu tetkiklerden geçildikten sonra sorunun hangi sebepten kaynaklandığı tespit edilecek ve o yönde bir tedavi uygulanacaktır. Adet düzensizliği polikistik over tarzı ciddi kist sorunlarından kaynaklı ise daha farklı tedaviler uygulanacak, hormonlardan kaynaklı bir sorun mevcutsa da ilaç tedavisine başlanacaktır. Bu ilaçlar aslında doğum kontrol haplarıdır.

Adet düzensizliği olan birçok kadına uygulana tedavi yöntemi budur. Doğum kontrol hapları kişinin hormon durumunu düzenleyecek ve her ay aynı dönemlerde adet olunmasına yardımcı olacaktır. Yalnızca doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmayan ve birçok genç kız tarafından bu tarz sorunlar için kullanılan doğum kontrol hapları son derece etkili olacak ve sorun bir süre sonra giderilmiş olacaktır.

Fakat adet düzensizliği tümör kaynaklı bir düzensizlik ise yani sorun çok daha ciddiyse ameliyata varan tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekecektir. Bu noktada nasıl bir tedavi uygulanacağı tamamen kişiye özeldir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


miyom.jpg


Miyom Tedavisi


Miyom, kadınlarda oluşan rahim içi rahatsızlıklarından bir tanesidir. Halk arasında adına ur denen miyomlar bir çeşit kitledir.

blank

Fakat bu kitleler diğerlerinde olduğu gibi kötü huylu değil iyi huylu olmaktadır. Kadınların birçoğunda rastlanan ve genç yaşlı ayırt etmeyen miyomlar iyi huylu tümörler olsalar da bazı sorunlara neden olacaktır.

Rahim kaslarında ve içerisinde ortaya çıkan miyom problemi miyom tedavisi ile giderilebilmektedir. Bu tedaviler kadın hastalıkları uzmanları tarafından yapılmaktadır. Birçok rahim hastalığında olduğu gibi bu hastalıkta daha çok yaş almış ve hatta menopoza girmiş olan kadınlarda çok daha sık bir şekilde görülmektedir.

20 ile 30 yaş arası kadınlarda az görülen bu sorun kişi 40 yaşını geçtiğinde daha sık görülecektir. miyom genellikle tek sayıda olan tümörlerden değildir.


Çoğunlukla daha fazla sayıda olan bu kitleler ne kadar çok olursa yarattıkları şikayetlerde o kadar fazla olacaktır. miyom rahim içerisindeki konumu sebebi ile çeşitlere ayrılmaktadır. Bazı miyomlar rahimin iç duvarında oluşmaktadır. Bunlarda kadında kanamalara yol açacak ve kendisini bu şekilde belli edecektir.

Bu tarz miyomlara sahip olan kadınların hamile kalkması mümkün olmayacaktır. Bunun sebebi kitlenin bebeğin durduğu alana etki etmesidir. Bunun yanı sıra rahim duvarında oluşan miyomlarda mevcuttur. Bu miyomlar daha çok bağırsaklara ve idrar torbasına baskı yapacak ve bu alanlarda problemlere yol açacaktır.

Geriye aklan tek miyom çeşidi vajinaya yaklaşmış olan miyomlardır. Bu miyomlar cinsel ilişki sırasında ağrı yapacak ve aynı zamanda adet dönemleri dışında kanamalara yol açacaktır. Sorun bu üç çeşitten hangisi olursa olsun bir jinekoloğa başvurulmalı ve miyom tedavisi olunmalıdır.


  • Miyom neden oluşur?
  • Miyom problemi belirtileri nelerdir?
  • Miyom probleminin tedavisi nedir?
Miyom neden oluşur?

Miyom belli başlı sebeplere bağlı olarak oluşan iyi huylu kitlelerdir. Bu tarz rahatsızlıkların oluşumuna en etken olan olay genlerdir. Genetik faktörler kitle oluşumuna doğrudan etki edecektir. Bu sebeple kişi geçmişini araştırmalı ve ailesinde hangi rahatsızlıkların görüldüğünü tespit etmelidir. Bunun dışında hormonlarda miyom oluşumunu tetikleyebilmektedir.

Kişinin östrojen hormonunda artış mevcut ise bu durum miyom oluşumunu tetikleyebilmektedir. Bu tarz problemlerin daha farklı sebepleri de mevcuttur. Bunlardan biride çevresel faktörlerdir. Günümüzde tüketilen her besin ve kullanılan her ürün genellikle kanserojendir. Meyve sebzelerin bile kimyasal ilaçlar ile büyütüldüğü düşünüldüğünde miyom oluşumu dahil daha birçok rahatsızlığın yaşanması mümkündür.

Bu sebeple beslenmeye dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca organik beslenilmelidir. Aynı zamanda düzenli jinekolojik muayeneneler aksatılmamalı ve bir sorun varsa bu şekilde tespit edilmelidir.

Miyom problemi belirtileri nelerdir?

Miyom tarzı kitleler çok büyük belirtiler vermediğinden tespiti de son derece zor olabilmektedir. Daha çok belli başı şikayetlere yol açan bu kitlelerin yarattığı en dikkat çekici şikayet adet düzensizlikleridir. Kişinin adet düzeni normalse ve bir anda bozulmaya başlamış ise bu miyomun belirtilerinden olabilmektedir.

Bunun yanı sıra aniden başlayan kasık ağrısı ve durup dururken karın ağrıları çekilmesi de miyom oluşumunu işaret edebilmektedir. miyom iyi huylu yani kanser olmayan kitleler olsalar da tedavi edilmediği müddetçe çok ciddi sorunlara yol açabilmektedir. miyom tedavisi yapılmaması kısırlık ya da düşük yapma gibi sorunlara yol açabilecektir.

Bu sebeple herhangi bir şikayet oluştuğunda göz ardı edilmemeli ve alanında uzman bir jinekoloğa muayene olunmalıdır. Bu sayede çok sayıda olabilen tümörler tespit edilecek ve miyom tedavisi için adım atılacaktır.

Miyom probleminin tedavisi nedir?

Miyom tedavisi genellikle cerrahidir. İlaçla yapılan tedavilerde mevcuttur. Fakat bu tedavide miyomların yeniden büyüme ihtimali olduğunda genellikle cerrahi olan yöntemler tercih edilmekte ve miyomlar rahim içerisinden çıkartılmaktadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


genitalTuber.jpg


Genital Tüberküloz


Tüberküloz kadın erkek her insanda görülebilen ve uzun yıllardır varlığını koruyan etkili ve yaygın bir rahatsızlıktır.

blank

Bu rahatsızlığın bir diğer ismi ise veremdir. Halk arasında daha çok verem adıyla bilinen ve uzun yıllardır varlığını koruyan bu hastalık genellikle akciğerlerde meydana gelmektedir. Eski dönemlerde bu rahatsızlıktan hayatını kaybeden hastaların sayısı son derece fazladır. Fakat günümüzde sağlık alanında yaşanan gelişmeler hastalığın tedavi edilmesi olasılığını arttırmış durumdadır.

Verem yani diğer adıyla tüberküloz akciğerlerde görülen fakat yalnızca o organ için geçerli olmayan bir rahatsızlıktır. Sistematik olan ve vücut üzerindeki diğer organlarda da görülebilen tüberküloz rahatsızlığının ikinci adresi genital organlar olmaktadır.


Genital tüberküloz adı verilen bu rahatsızlık genellikle kadınlarda görülmektedir. Dünya çapında yaygın olan ve son dönemlerde yeniden çoğalmaya başlayan bu hastalık teşhisi oldukça zor olan tüberküloz çeşitlerinden bir tanesidir. Bulaşıcılığı mümkün olan fakat dokunmayla ya da eşya kullanımı yoluyla bulaşmayacaktır.

Tüberküloz rahatsızlığı genellikle vücut sıvıları yoluyla bulaşmaktadır. Akciğerlerinden bu rahatsızlığa sahip olan bir hastanın öksürmesi ya da hapşırması hastalığın başkalarına bulaşma riskini arttırmaktadır. Bu durum genital tüberküloz içinde geçerlidir. Hastalığın bulaşmaması için korunmakta yarar görülmektedir.

Ülkemizde de son derece yaygın olan ve kadınların birçoğunda kısırlığa yol açan bu rahatsızlık pek çok sorunu da beraberinde getirecektir. Bu sebeple belirtiler takip edilmeli ve en ufak bir problemde alanında uzman bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.


  • Genital tüberküloz nedir?
  • Genital tüberküloz nasıl teşhis edilir?
  • Genital tüberküloz tedavisi
Genital tüberküloz nedir?

Genital tüberküloz akciğerlerde görülen verem rahatsızlığının genital organlarda görülen versiyonudur. Bu tarz genital organlar tüberküloz probleminin akciğerlerden sonra en yaygın görüldüğü organlardır. Genital tüberküloz hastanın sağlığını ciddi anlamda etkileyecektir. İlk başlarda kolay kolay anlaşılmayan fakat bakteriler organı ele geçirdikçe belirtiler göstermeye başlayan bu rahatsızlık sonucunda diğer organlarda zarar görmeye başlayacaktır.

Çok büyük belirtiler göstermeyen fakat ilerleyen dönemlerde karın bölgesinde ağrılara, adet düzensizliklerine ve akıntılara yol açan genital tüberküloz daha birçok probleme yol açacaktır. Bu problemlerde ilki karın bölgesinde sıvı birikmesidir. Bunun yanı sıra kistlere ve yumurtalıklarda çeşitli problemlere yol açan bu tüberküloz geri dönülemez sonuçlara yol açacak ve genellikle kısırlıkla sonuçlanacaktır. Rahim içerisinden doğrudan yumurtalıklara etki eden ve bu sebepten kısırlığa yol açan bu rahatsızlığın erkende teşhis edilmesi büyük farklar yaratabilmektedir.

Genital tüberküloz nasıl teşhis edilir?

Bu denli yaygın olan ve birçok kadına zor süreçler yaşatan genital tüberküloz rahatsızlığının teşhisi akciğerlerde görülen tüberküloz rahatsızlığına oranla çok daha zorludur. Hastalık kendisinin ilerledikten sonra belli ettiğinde teşhisinde birçok uzman zorlu yaşamaktadır.

Hastalığın tespitinde yapılan ve büyük farklar yaratan en önemli test endometriyal test olmaktadır. Bu özel ve etkili test kişinin adet kanına bakılması ile yapılmaktadır. Bu sayede hastada tüberküloz bakterisi olup olmadığı net olarak tespit edilecektir. Bunun yanı sıra teşhis için daha farklı testler yapılması da mümkündür. Ultrasonda teşhis noktasında etkili olacak olan yöntemlerdendir.

Genital tüberküloz tedavisi

Genital tüberküloz rahatsızlığının tedavisi de en az teşhisi kadar zorludur. Bunun için uygulanan en popüler tedavi yöntemi bakteri öldüren ve tüberküloz bakterilerine de etki eden özel ilaçlardır. Bu ilaçlar sayesinde bakterilerin ölmesi beklenmelidir. Genellik 6-8 ay arası süren bu ilaç tedavisi hastalığın ilerlemesini önleyecek fakat önceden yarattığı problemleri gideremeyecektir.

İleri seviye genital tüberküloz problemlerinde ise rahim organının tamamının alınması gerekebilmektedir. Bu seviyeye gelen hastalarda kısırlık kaçınılmaz olacaktır. Bu noktada nasıl bir tedavi yönteminin izleneceği hastanın sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterecektir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


endometriosis.jpg


Endometriozis Nedir?


Rahim içerisinde bulunan ve Endometrium olarak adlandırılan özel hücre tabakası gebelik oluşumuna ev sahipliği yapar.

blank

Gebeliğin oluşmadığı dönemlerde, adet kanaması ile dökülerek vücuttan atılır. Endometrium hücre tabakası vücutta sadece rahimde yer almaktadır. Bu hücre tabakasının vücutta rahim harici başka bir bölümde yer alması sonucu Endometriozis hastalığı oluşur. Genellikle yumurtalıklarda, tüplerin çevresinde, karın zarı üzerinde, bağırsakların yüzeyinde gözlenmektedir.

Endometriozis merkezleri, regl dönemi boyunca aynı şekilde kanama eğilimi gösterir. Endometriozis, yumurtlama fonksiyonlarının bozulmasına, embriyonun rahim içerisinde tutunmasındaki bozukluklara kadar pek çok etki ile kısırlık yapar. Kısırlığın yanı sıra, ağrılı adet dönemi, sancılı cinsel birleşme ve kasık ağrısı yapar. Ayrıca endometrioma denilen yumurtalık kistlerine sebep olmaktadır.

Bu hastalık her kadında farklı etki gösterir. Kimi kadında genital organlara, karın boşluğuna, bağırsak ve idrar kesesi gibi organlara zarar verir. Kimi kadın da ise daha hafif bir kist hastalığı şeklinde görülebilir. Çok yaygın olan hastalıkta çok şiddetli belirtiler görülemeyeceği gibi, hafif kistik bir hastalıkta şikâyetler çok şiddetli olabilir. Bu hastalık çok yaygın olarak görülmektedir. Kadınların % 3İla % 5’inde, çocuk sahibi olmakta zorlanan kadınların ise % 40’ında görülebilir.


  • Endometriozis Neden Oluşur?
  • Teşhis Nasıl Konulur?
  • Endometrioma (Çikolata Kistleri)
  • Tedavisi
Endometriozis Neden Oluşur?

Endometriozis hastalığının neden oluştuğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Bununla birlikte değişik görüşler öne sürülmektedir. Bu görüşlerden en fazla kabul göreni, karın içerisinde bulunan belirli yüzey veya dokulardaki hücrelerin yapılarının değişikliğe uğraması, endometrium dokusunun regl dönemi boyunca tüpler vasıtasıyla karın boşluğuna geçmesinin bu değişikliği kolaylaştırması ve bunun sonucu olarak yeni Endometriozis merkezlerinin oluşması teorisidir. Ayrıca, kişilerin bağışıklık sistemlerinin zayıf olması da bu hastalığa sebep olabilmektedir.

Teşhis Nasıl Konulur?

Bu hastalığın en belirgin şikâyetleri, sancılı regl dönemi, ağrılı cinsel birleşme ve kısırlıktır. Özellikle regl döneminin başladığı yaşlardan sonraki dönemde şiddeti artarak devam eden adet ağrıları en belirleyici özelliklerdendir. Bu hastalığın muayene ile tanımlanması zordur.

Ultrasonografi ile tanı koymak ta çok zordur. Endometriozis tanısı kesin olarak laparoskopi ile yapılabilmektedir. Halk arasında kansız ameliyat olarak ta bilinen bu yöntem ile göbek çukuruna yakın yerden 1 cm kesi yapılarak karın içi boşluğu görmek üzere bu kesiden içeriye optik bir kamera gönderilerek yapılır. Bu yöntemle Endometriozis tanısı kesin olarak konulabilir.

Endometrioma (Çikolata Kistleri)

Rahim içerisinde bulunan endometrium tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her regl döneminde kanama yaparak kistleşmesi sonucu oluşur. Her regl döneminde kanayan kist içerisinde pıhtılaşan kan kahverengi bir renk alır ve bu nedenle bu kistlere çikolata kistler adı verilir. Çikolata kistlerinin görülmesi, Endometriozisin şiddetli olduğu anlamına gelir. Ultrasonda yumurtalık içerisinde bu kistlerin görülmesi ile tanısı konur.

Tedavisi

Endometriozis tedavisi genellikle laparoskopi yöntemiyle kistlerin çıkarılması yoluyla olur. Bu kistlerin çıkarılması sonucu hastaların % 50’si altı ay içinde herhangi bir tedaviye gerek kalmadan hamile kalabilmektedir. Hastalığın tedavi biçiminde, yaş, gebe kalma isteği ve kadının kısırlık öyküsü rol almaktadır.

Genellikle laparoskopi yöntemi ile yapılan müdahalelerde, yumurtalık rahim ve tüp çevresindeki yapışıklıklar kesilir, kistler çıkarılır, lezyonlar temizlenir. Ayrıca regl döneminde görülen şiddetli ağrıyı azaltmak için, rahimi arkadan asan sinir yakılarak kesilir. Yumurtalıklarda oluşan kistlerin zarıyla beraber tamamen çıkarılması gereklidir.

Hastalığın tıbbi olarak tedavisinde, yumurtlamayı baskılamak için çeşitli ilaçlar kullanılır. Doğum kontrol ilaçları, yalancı menopoz hali yaratan ilaçlar kullanılır. Ancak bu ilaçların kesilmesi sonrası şikâyetler yeniden artmaktadır. Özellikle kısırlık tedavisine başlanacaklarda, öncelikle endometriosis tedavisine başlanıp başlanamayacağı ve cerrahi tedaviden sonra uygulanacak aşılamanın uygun olup olmayacağı tartışılarak karar verilmelidir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


genitalSigil.jpg


Genital Siğiller


Siğil genellikle ellerde ya da ayaklarda çıkan ufak yapılardır. Sert dokulu, pürüzlü ve çıkıntı şeklinde duran bu siğiller yalnızca ellerde çıkan bir yapı değildir.

blank

Bunun yanı sıra genital bölgede görülmesi de mümkündür. Genital siğiller adı verilen bu rahatsızlık hem kadın hem de erkek genital bölgesinde görülebilmektedir.

Çoğu kişide görülen bu siğil sorunu bir bakteri sebebi ile değil virüs sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bu virüsü ellerde de siğil oluşumu yapan virüslerdendir. Hpv denilen siğil virüsü bulaşıcıdır ve genital siğilleri olan kişi korunmasız bir şekilde cinsel ilişkiye girerse karşı tarafa da bulaşacaktır.

Dokunma yolu ile kolaylıkla bulaşan ve kişinin bağışıklık sistemi çökük ise kendisini kolaylıkla gösteren bu siğiller tekli değil çoklu olacak şekilde görülmektedir ve bu sayı her geçen gün daha da artmaktadır. Genital siğillertedavi edilmediğinde çoğalma riskleri bulunduğundan mutlaka tedavi edilmelidir.


  • Genital siğiller neden olur?
  • Genital siğillerin belirtileri
  • Genital siğiller nasıl tedavi edilir?
Genital siğiller neden olur?

Genital siğiller cinsel yolla kolayca bulaşan ve karşı tarafa geçtiğinde kendisini kısa sürede gösteren rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlığın karşı tarafta kendisini göstermesi 1 ayı bulabilmektedir. Daha çok bağışıklık sistemi çöktüğünde ortaya çıkacaktır.

Peki, genital siğiller neden olur?

Genital siğiller pek çok sebebe bağlı olarak oluşabilmektedir. Bu sebeplerden ilki hpv virüsüdür. Bir insanda siğil çıkabilmesi için bu virüsün bulunması şarttır. Virüs genellikle aynı virüsü taşıyan insanlara dokunulması sonucu bulaşmaktadır. Siğil problemi olan biriyle cinsel ilişkiye girildiğinde, onunla aynı eşyalar kullanıldığında ve doğrudan temas kurulduğunda bulaşacak ve böylece eller, ayaklar hatta genital bölgede ortaya çıkacaktır. Bu sebeple siğil sorunu olan kişilerle yakın temastan uzak durulmalı ve problem çözülene kadar aynı eşyalar dahi kullanılmamalıdır.

Genital siğillerin belirtileri

Genital siğillerin oluşumunun en net belirtisi cilt yüzeyinde görülen kabarmalar ve şişliklerdir. Sert olan ve tedavi edilmediği sürece çoğalma ihtimali bulunan genital siğiller çıkarken kendisini belli edecektir. Kaşıntı ve genital bölgede yaşanan yanmalar genital siğillerin en net belirtilerindendir.

Bunun yanı sıra siğillerin durumuna bağlı olarak kanama oluşması da mümkündür. Bu ve bunun gibi genital siğil problemleri görüldüğünde bir uzmana başvurulmalı ve siğiller çoğalmadan problemin önüne geçilmelidir. Birçok kişi sayısı 1 ya da 2 tane olan siğilleri önemsememekte ve tedavi için harekete geçmemektedir. Fakat siğillerin kısa süre içerisinde çoğalma ihtimali unutulmamalı ve mümkünse alanında uzman olan bir hekimden yardım alınmalıdır.

Genital siğiller nasıl tedavi edilir?

Genital siğil problemi acilen tedavi edilmesi gereken bulaşıcı hastalıklardandır. Hastalığın kendisinde var olduğunu düşünen kadın ver erkeklerin vakit kaybetmeden tedavi için harekete geçmeleri gerekmektedir. Genital siğiller tedavi edilmediğinde ortaya pek çok farklı sorun çıkabilmektedir.

Bu sorunlardan ilki siğil problemine sahip olan kişi için geçerlidir. Siğiller tedavi edilmediği müddetçe artarak devam edecek ve bazı durumlarda genital organın tamamına yayılacaktır. Ayrıca tedavisi yapılamayan siğillerin başkalarına bulaşma ihtimalide son derece yüksektir. Bu sebeple mutlaka prezervatifler ile korunulmalı ve mümkünse tedavi olmadan cinsel ilişkiye girilmemelidir. Genital siğiller farklı yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemlerden ilki krem ve ilaç tedavisidir.

Siğiller üzerine uygulanan kremler onların çoğalmasını önleyecek ve azalarak yok olmalarına yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra daha farklı teknikleri içeren tedavi yöntemleri de mevcuttur. Bunlara en iyi örnek krioterapi ya da lazer tedavisidir. Bu tarz tedavilerde siğillerin yok edilmesini sağlayacak ve orada var olan virüslü hücreleri yok edecektir.

Bu doğrultuda yapılan tedaviler krem ve ilaç tedavisine oranla çok daha kısa sürede yapılabilmektedir. Bu sayede kişi normal düzenine dönecek ve genital siğillerinden kurtulmuş olacaktır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


erkenBosalma.jpg


Erken Boşalma Sorunu


Cinsel yaşamda çeşitli nedenlere dayalı olarak erkeklerde erken boşalma sorunu gözlenmektedir.

blank

Yapılan birçok araştırma bu hastalığın münferit değil genele yayılı olduğunu göstermiştir. Dünya genelinde sağlık kurumlarının ve özel hastanelerin yaptığı istatistiki araştırmalar 40 yaş altı erkeklerde bu oranın yüzde kırka kadar vardığını göstermektedir.


  • Erkeklerde Erken Boşalma Sorununun Nedenleri Nelerdir?
  • Erken Boşalma Türleri Nelerdir?
  • Erken Boşalmaların Tedavisi Nasıl Gerçekleşmektedir?
  • Erken Boşalma Sorununun Etkileri
Erkeklerde Erken Boşalma Sorununun Nedenleri Nelerdir?

Fiziki ve psikolojik nedenleri olan erkeklerde erken boşalma sorunu yapılan tetkikler sonucunda daha fazla psikolojik kaynaklı olduğunu göstermiştir. Özellikle çocukluğunda eksik, yetersiz ve yanlış alınan cinsel eğitim daha sonra cinsel birlikteliklerde aşırı duyarlı hale gelme, aşırı heyecan gibi manipülasyonlara yol açmıştır.

Erkeklerde erken boşalma genelde kırk yaş altı erkeklerde ciddi oranda görünmektedir. Bunun en büyük nedenlerinden biri de anksiyete bozukluğudur. Buna tıp dilinde performans anksiyete bozukluğu denmektedir. Erkek bilinci, çok fazla çelişkili ruh halinde bulunur ve ne kadar istese de cinsel ilişkiye odaklanamaz. Bu da performans eşiğinin düşmesine penisim vajina ile temasından önce meninin akmasına neden olmaktadır.

Çoğu zaman psikolojik kaynaklı olsa da kimi zaman da erkeklerde erken boşalma rahatsızlığının ana kaynağı fiziksel de olabilmektedir. Fiziksel nedenlerin en büyük nedeni ise testis bölgesinin aşırı hassas olması ya da penisin performans grafiğini düşük olmasıdır. Kimi uzman hekimler ise döl sayısının azlığı ile erken boşalma arasında bir neden – sonuç ilişkisi olduğunu belirtmektedir.

Erken Boşalma Türleri Nelerdir?

Kendi içinde çeşitlilik gösteren erkeklerde erken boşalma ana akım olarak 3 türe ayrılmıştır. Bunlar sırasıyla şöyledir:

           1- Birincil erken boşalma: En sık yaşanan erken boşalma sorunudur. Bütün hayata yayılan bir etki barındırdığı için bu ismi almıştır. Kadınlarda erken boşalma sorunu var olduğunda da yine bütün hayatı boyunca ilişkiden önce ya da ilişki ile birkaç dakika içerisinde meninin dışarıya akıtılması sonucu meydana gelir. Köklüdür ve düzeltilmesi en uzun zaman alan rahatsızlıktır.

           Kadınlarda erken boşalma ile birlikte hem erkekler hem kadınlar için tıp dilinde premier erken boşalma adıyla nitelendirilmektedir.

           2- İkincil erken boşalma: Hayatın belli bir aşamasından sonra nükseden kadınlarda erken boşalma sorunudur. Bu biçimde belli bir noktaya kadar sağlıklı bir cinsel yaşama ve boşalma sürecine sahip kadınlar ve erkekler, belli bir dönemden sonra erken boşalmaya ve cinsel sorunlar yaşamaya başlar.

Tıp dilindeki adı sekonder erken boşalmadır. Birincil erken boşalmaya oranla teşhir ve tanı aşamalarından sonra daha kolay ve hızlı bir şekilde tedavi edilme ihtimali taşımaktadır.

           3- Durumsal erken boşalma: Genelde kadınlarda erken boşalma alanında görülen bir rahatsızlık biçimidir. Burada kaynağı oluşturan birim zaman değil partnerdir. Kişi belirli partnerlere karşı erken boşalır. Nedeni tamamen psikolojiktir. Psikolojide ten uyumsuzluğu olarak nitelendirilen bu tip sorun, tıp dilinde dönemsel olarak nitelendirilir.

Erken Boşalmaların Tedavisi Nasıl Gerçekleşmektedir?

Tedaviler fiziki ve psikoloji olarak ikiye ayrılır. Kimi durumlarda aile terapistleri ve cinsel danışmanlar tarafından erkeklerde ve kadınlarda erken boşalma durumu sadece terapi ve telkin yöntemleri ile giderilir. Bununla birlikte ağızdan alınan oral ilaçlar ve kremler de bu alanda sıklıkla kullanılan diğer tedavi biçimleridir. Terapinin yetersiz kaldığı durumlarda bitkisel kökenli ilaçlar uzman hekimler tarafından reçete yolu ile verilir.

Erken Boşalma Sorununun Etkileri

Erken boşalma, sağlıksız bir cinsel yaşamın birinci kaynağıdır. Bu nedenle kişinin doğrudan yaşamına nüfuz eder. Birçok ilişkinin ve evliliğin bitiminde büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle tespit edildiği takdirde bir uzmana gidilmeli ve gereken tıbbi işlemler başlatılmalıdır. Hem erkeklerde hem kadınlarda görülen erken boşalma sorununun kesin çözümü ilaçlarda ve terapi yöntemlerinde mevcuttur.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


yumurtalikKanseri.jpg


Yumurtalık Kanseri


Yumurtalıklar rahim içerisinde konumlanan önemli organlardır. Kadının anne olmasını sağlayan bu önemli organlar tıpkı diğer insan organlarında olduğu gibi problem yaratabilmektedir.

blank

Bu problemlerden en önemli ve ciddi olanı ise yumurtalık kanseri olmaktadır. Yumurtalık kanseri meme kanserinden sonra en sık görülen kadın hastalıklarındandır. Yalnızca kadınlarda görülen bu rahatsızlık her dönem oluşabilse de genellikle menopoz sonrası dönemde ortaya çıkmaktadır.

Hastalığın tedavisi de teşhisi de diğer kanser türlerine oranla biraz daha zorlu olmaktadır. Yumurtalıkların içeriğinin büyük çoğunluğunu epitelyum hücreler oluşturmaktadır. Yumurtalık kanseri de bu hücrelerde meydana gelmekte ve zamanla tüm yumurtalığı ele geçirmektedir. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi farklı organlara sıçrama ihtimali bulunan bu hastalığın tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Erken teşhis her hastalıkta olduğu gibi yumurtalık kanserinde de büyük önem taşımaktadır. Erken tanı için tek yöntem düzenli olarak yaptırılan kontrollerdir. Kadın doğum uzmanına başvurarak düzenli olarak kontrol yaptırmak ve ultrason ile yumurtalıkların durumunu kontrol ettirmek oluşabilecek sorunları önleyecektir.

Bu sayede herhangi bir kanser hücresi mevcutsa bile tedavi edilebilecek ve daha büyük sorunlara yol açmadan ortadan kaldırılacaktır. Yumurtalıklarda bir kist ya da kitle görüldüğünde bu direk olarak kanser olmayabilmektedir. Bu tarz kitleler çoğu zaman iyi huylu olmaktadır. Fakat kitlenin iyi mi yoksa kötü mü olduğu ancak diğer testlerden sonra anlaşılabilecektir. Bu sebeple düzenli kontroller kesinlikle ihmal edilmemelidir.


  • Yumurtalık kanseri neden olur?
  • Yumurtalık kanseri belirtileri nelerdir?
  • Yumurtalık kanseri tedavi yöntemleri
Yumurtalık kanseri neden olur?

Yumurtalık kanseri hastalığının oluşması için belli başlı sebeplerin olmasına gerek yoktur. Nedeni tam olarak saptanamamış olan bu rahatsızlık kendi kendine de oluşabilmektedir. Fakat bazı faktörlerin kanseri tetiklediği düşünülmektedir. Bunlardan ilki ailesinde aynı kanser türünü taşıyan kişilerdir.

Annesinde ya da büyükannesinde yumurtalık kanseri olan kadınların bu hastalığa yakalanma ihtimalleri diğer kadınlara oranla çok daha yüksek olmaktadır. Bunun yanı sıra daha önce hiç doğum yapmamış olan kadınların bu kanser türüne yakalanma ihtimalleri çok daha yüksek olmaktadır. Yumurtalık kanserinin nedenleri bunlarla sınırlı değildir. Kullanılan bazı ilaçlarda yumurtalık kanserini tetikleyebilmektedir.

Fakat bu ilaçlara doğum kontrol hapları dahil değildir. Doğum kontrol haplarının kullanımı tam tersi olarak riski azaltacak ve rahim içindeki sorunları en aza indirgeyecektir. Son dönemlerde bu tarz kanserlerin görülme olasılığı arttığından rutin kontroller ihmal edilmemeli ve mutlaka jinekologlar tarafından muayene olunmalıdır.

Yumurtalık kanseri belirtileri nelerdir?

Yumurtalık kanseri diğer kanserlere oranla daha zor anlaşılan ve tespit edilen bir kanser türüdür. Bu sebeple belirtileri de son derece az olmaktadır. Bu belirtilerin anlaşılması erken teşhis için önem taşısa da çoğu zaman birçok kadın belirtilerin farkına varmamaktadır. Bu sebeple erken teşhis için tek çare jinekolojik muayene olmaktadır.

Kanserin belirtilerinden ilki kabızlıktır. Bağırsakları da etkileyen yumurtalık kanseri kişinin kabız olmasına neden olacaktır. Bunun yanı sıra sürekli olarak idrara çıkma durumu da bu belirtilerden bir tanesidir. Yumurtalık kanserinin en net belirtisi karın ve kasık bölgesinde oluşan şişliklerdir. Kasık bölgesinde bir baskı hissediliyor ise ve bu durum geçmiyorsa bir uzmana başvurulması çok daha doğru olacaktır.

Hastalığın tüm belirtileri bunlardır ve çok net olmadıkları için birçok kadın farkında bile olmamaktadır. Hastalığın tespiti genellikle muayene sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yumurtalık kanseri tedavi yöntemleri

Yumurtalık kanseri tedavisinin ilk adımı cerrahidir. İlk olarak hastanın rahmi ve yumurtalıklar tamamen alınacaktır. Kanser bağırsaklara sıçramış ise daha farklı teknikler uygulanması gerekecektir. Ameliyattan sonra ise kemoterapi tedavisi başlayacak ve kanserli hücrelerin bir daha tekrarlamaması için çaba gösterilecektir.

Bu süreçte genellikle 5-6 kür kemoterapi uygulanmaktadır. Fakat bunun sayısı hastanın sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterecektir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp