En Son Eklenenler


Varikosel 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Varikosel


Varikosel

Varikosel, kişinin skrotumunun (testislerini tutan deri kesesi) içindeki damarların genişlemesidir.

Bu damarlara pampiniform pleksus denir. Yüz erkekten on ila on beşinde varikosel var. Bacağında varisli damar olması gibi bir durumdur. Varikosel, skrotumdaki pampiniform pleksus damarlarının büyüdüğü zamandır. Bu damarlar varisler gibidir (bacakta bulunan bükülmüş, şişmiş damarlar.) Ergenlik döneminde varikosel oluşur. Büyüyebilirler ve zamanla onları daha fazla fark edebilirsiniz.

Varikosel 2022

Varikosel, skrotumun sol tarafında daha sık görülür. Bunun nedeni erkek anatomisinin her iki tarafta da aynı olmamasıdır. Varikosel aynı anda her iki tarafta da olabilir, ancak bu nadirdir. 100 erkek çocuktan 10-15’inde varikosel var. Varikosel çoğu zaman sorun yaratmaz ve zararsızdır. Daha az sıklıkla varikosel ağrıya, çocuk sahibi olma sorunlarına veya bir testisin daha yavaş büyümesine veya küçülmesine neden olabilir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Varikosel Nedenleri

Spermatik kordonu testislere ve testislerden kan taşır. Varikosele neyin sebep olduğu kesin değildir.

Bununla birlikte, birçok uzman, kordondaki damarların içindeki kapakçıklar kanınızın düzgün şekilde akmasını engellediğinde bir varikosel oluştuğuna inanır. Ortaya çıkan yedekleme, damarların genişlemesine (genişlemesine) neden olur. Bu, testislere zarar verebilir ve doğurganlığın kötüleşmesine neden olabilir.

Varikosel genellikle ergenlik döneminde oluşur. Varikosel genellikle sol testis damarının pozisyonundan dolayı sol tarafta meydana gelir. Varikosel geliştirmek için önemli bir risk faktörü yok gibi görünüyor.

Komplikasyonlar

Bir varikosel aşağıdakilere neden olabilir:

  • Etkilenen testisin büzülmesi (atrofi). Testisin büyük kısmı sperm üreten tübüllerden oluşur. Varikoselden dolayı hasar gördüğünde testis küçülür ve yumuşar. Testisin küçülmesine neyin neden olduğu net değildir, ancak arızalı valfler kanın damarlarda birikmesine izin verir, bu da damarlarda basıncın artmasına ve kanda testis hasarına neden olabilecek toksinlere maruz kalmasına neden olabilir.
  • Kısırlık. Varikosel, testis içindeki veya çevresindeki yerel sıcaklığı çok yüksek tutarak sperm oluşumunu, hareketini ve işlevini etkileyebilir.


Varikosel Belirtiler

Varikosel genellikle hiçbir belirti veya semptom üretmez. Nadiren ağrıya neden olabilir.

Ağrı olabilir:

  • Keskinden donuk rahatsızlığa kadar değişir
  • Özellikle uzun süreler boyunca ayakta durma veya fiziksel eforla artış
  • Bir gün boyunca kötüleşti
  • Sırt üstü yattığınızda rahatlayın
  • Bozulmuş doğurganlık

Zamanla, varikosel büyüyebilir ve daha belirgin hale gelebilir. Varikoselin “solucan torbası” gibi göründüğü tarif edilmiştir. Durum, neredeyse her zaman sol tarafta şişmiş bir testise neden olabilir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Varikosel genellikle hiçbir belirtiye neden olmadığı için genellikle tedavi gerektirmez. Varikosel, doğurganlık değerlendirmesi veya rutin bir fizik muayene sırasında keşfedilebilir.

Ancak, testis torbasında ağrı veya şişlik hissedilir, testis torbasında bir kitle fark edilirse, kişi testislerinin boyutlarının farklı olduğunu fark ederse, gençliğinde varikosel gelişirse ya da doğurganlıkla ilgili sorunları varsa doktoruna başvurmalıdır. Bazı koşullar, bazıları acil tedavi gerektiren skrotal kitle veya testis ağrısına neden olabilir.



Varikosel şiddet sınıflandırması

Testis üzerindeki varisli damar üç derece ciddiyete ayrılabilir:

  • Derece I: Ayakta dururken bastırıldığında testis içindeki venöz pleksusun palpe edilebilir genişlemesi; Gemi boyutu <1 santimetre.
  • Derece II: ek basınç olmaksızın hissedilebilen vazodilatasyon; Gemi boyutu 1 ila 2 santimetre.
  • Derece III: elle hissedilen ve görünür vasküler karışıklık; Gemi boyutu> 2 santimetre.

Varikosel Tanı Yöntemleri

Ürolog, testis hastalıkları ve dolayısıyla varikosel konusunda uzmandır. Hastayla yaptığı konuşmada ( anamnez ) önce semptomları kaydeder.

Olası sorular, örneğin:

  • Testisleriniz ağır veya şişmiş mi hissediyorsunuz?
  • Ayakta dururken semptomlar daha mı kötü?
  • Ağrın var mı?


Fiziksel Muayene

Daha sonra doktor önce testisi ayakta inceler. Yerçekimi kuvveti nedeniyle, varikosel genellikle açıkça görülebilir. Eğer durum böyle değilse hastadan karın kaslarına bastırarak veya gererek karın bölgesindeki basıncı artırması istenir. Bu yöntemle şişen damarlar daha görünür hale getirilir.

Bir sonraki adımda, hasta yatar. Primer varikosel durumunda, testis üzerindeki damar izleri yattığınızda kendiliğinden azalır, bu da yerçekimi nedeniyle damarların boşaldığı anlamına gelir. Eğer durum böyle değilse ikincil bir varikosel olduğundan şüphelenilebilir.

Ultrason muayenesi

Varikosel tanısında bir diğer önemli adım, testisin ultrason muayenesidir (sonografi). Doktor varikoseli daha kesin olarak değerlendirebilir. Ek olarak, böbrekler ve karın ultrason ile muayene edilmelidir – drenaj bozukluğu için olası açıklamalar aranmalıdır. Kanın tıkanıklığını ve hatta geri akışını doğrulamak için, özel bir ultrason muayenesi olan Doppler sonografi kullanılarak bir muayene yapılmalıdır.

Hormon ve sperm testleri

Hasta çocuk sahibi olmak istiyorsa veya kısır olma şüphesi taşıyorsa ileri tetkikler yapılmalıdır. Testiküler varisli hastalarda hormonların belirlenmesi ve sperm durumunun ( spermiogram ) daha detaylı incelenmesi önerilir. Testisler doğurganlıkta önemli bir rol oynar.

Vasküler röntgen (flebografi)

Vasküler bir malformasyondan şüpheleniliyorsa, flebografi denilen bir işlem yapılır: X-ışını kontrast maddesi yardımıyla, damarların seyrini ve durumunu incelemek için X-ışını görüntüsü yapılır.



Varikosel Tedavi Yöntemleri

Testiste varikosel tedavisi birkaç nedenden dolayı önemlidir. Bir yandan semptomlar çok rahatsız edici olabilir, diğer yandan kısırlık riski artar.

Varikosel tedavisi için ilaç yoktur. Bunun yerine, tercih edilen tedavi çoğunlukla küçük bir cerrahi işlemdir. Şu durumlarda yapılmalıdır:

  • Tekrarlayan ağrı varsa
  • Testis hacmi azalıyorsa
  • Derece III varikosel ise
  • Varikosel bir sakatlık olarak algılanıyor

Primer varikosel tedavisi için bir dizi farklı prosedür mevcuttur. Sekonder varikosel tedavisi altta yatan hastalığa, örneğin tümöre bağlıdır.

Varikosel skleroterapi

Testis içindeki genişlemiş damarlar sklerozabilir. Bu, damarlara onları ıssızlaştıran bir maddenin enjekte edildiği anlamına gelir. Kan, diğer kan damarlarından iyi akabilir.

Sklerozan ajan, bir kateter yoluyla verilebilir. Retrograd transkateter skleroterapi olarak bilinen yöntemde, lokal anestezi altında testisteki bir kasık damarından ve böbrek damarından bir kateter venöz pleksusa itilir. Sklerozan ajan kateter yoluyla daha sonra enjekte edilir. Bununla birlikte, vakaların yaklaşık yüzde 30’unda bu varikosel tedavisi başarısız olur.

Ayrıca hastanın penisinin tabanında küçük bir yer kesilebilir ve kateter doğrudan istenen yere yerleştirilebilir. Burada da bir sklerozan ajan enjekte edilir. Bu daha sonra antegrad veya anterograd skleroterapi olarak bilinir.

Embolizasyon yoluyla damar tıkanıklığı

Etkilenmiş olan damarı yapay yollar ile kapatmak da varikosel için bir tedavi yöntemidir. Bunu yapmak için, damar içine doku yapıştırıcısı yerleştirebilir veya küçük bir spiral yerleştirebilirsiniz.

Operasyonel prosedürler

Son tedavi seçeneği olarak varikosel için cerrahi prosedürler mevcuttur. Etkilenen damar bağlanır ve kesilir. Bu, daha büyük, açık bir varikosel ameliyatının parçası olarak veya ilik ameliyatı ( laparoskopi ) vasıtasıyla yapılabilir: Bunda, cerrahi aletlerin yerleştirildiği sadece birkaç küçük insizyon yapılır.



Varikosel ve Doğurganlık

100 erkekten yaklaşık 15’inde varikosel var. Bu 15 kişiden hangisinin varikosel nedeniyle doğurganlık sorunları yaşayacağını tahmin etmek zor. Ancak doğurganlık sorunları için test edilen 10 erkekten yaklaşık 4’ünde varikosel ve sperm hareketinde azalma var. Diğer kusurlar, ırk, doğum yeri veya etnik grupla hiçbir bağlantısı yoktur. Varikosel genellikle kısırlık için test edilen erkeklerde bulunsa da, varikosel olan 10 erkekten 8’inde doğurganlık sorunu yoktur.

Araştırmacılar ve doktorlar varikosellerin erkek doğurganlığını olumsuz etkileyebileceğinden şüpheleniyorlar. Araştırmalar gösteriyor ki: Düşük doğurganlığa sahip erkekler de sıklıkla varis fıtığından mustariptir. Doğurganlığı bozulmuş erkeklerin yüzde 25’inde varikosel olduğu tahmin edilmektedir.

Bununla birlikte, hastalık yoluyla doğurganlık hiçbir şekilde dışlanmaz. Varis fıtığından mustarip olsalar bile normal olarak üreyebilen erkekler var. Ancak çocuk sahibi olmak istiyorsanız mutlaka bir uzmana danışmalı ve tedavi seçeneklerini netleştirmelisiniz.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri,





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Üretra Darlığı 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Üretra Darlığı


Üretra Darlığı

Üretra darlığı (üretral striktür), genellikle üretrada yaralı değişikliğe dayalıdır.

Erkekler özellikle etkilenir. Üretranın daralması genellikle idrar akışında bir değişiklik veya idrar yolu enfeksiyonlarında artış olarak fark edilir. Üretra darlıklarını tedavi etmek için bir dizi cerrahi seçenek vardır. Daha kısa üretra nedeniyle, kadınlarda çok daha az görülür. Üretral daralma yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltabilir ve bu nedenle erken tedavi edilmelidir.

Üretra Darlığı 2022

Üretra Darlığı Belirtileri

Üretra daralmasının ana semptomlarından biri, değişmiş bir idrar akışıdır. Genellikle ışın zayıflar. Ancak yönü ve şekli açısından da değiştirilebilir. Zor idrara çıkma nedeniyle, etkilenenler genellikle idrar yapmak için bilinçli olarak bastırmak zorunda kalırlar. İdrar akışı normal ise bu gerekli değildir. Ayrıca üretra darlığı varsa öncelikle daralmanın aşılması gerektiği için tuvalete giderken idrar yapma gecikir. Üretral darlık, idrar yaptıktan sonra idrarın mesanede kalmasına neden olabilir.


Bu artık idrar oluşumu ve azalan idrar akışı, idrar yolu enfeksiyonu riskini artırır. Etkilenenler ayrıca idrara çıkmadaki ani kesintilerden, damlama ve kontrolsüz idrar kaybından endişe duyabilirler. Üretral daralmanın bir başka belirtisi de sık idrara çıkma ihtiyacıdır, ancak genellikle sadece az miktarda idrar atılır. Ayrıca idrarda kan ve idrar taşları sıklıkla üretra darlığında görülür.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Üretra Darlığı Nedenleri

Vakaların yaklaşık yüzde 30’unda üretra darlığı için bir açıklama bulunamaz. 45 yaşın altındaki hastalarda bile üretral daralmanın nedeni genellikle belirsiz kalır veya darlık bir pelvik kırık veya hipospadias ameliyatının sonucudur.

Hipospadias, üretranın konjenital bir malformasyonudur:

  • Bu kısalır ve çok erken başlar – erkeklerde, örneğin penisin alt tarafında, kadınlarda ön vajinal kubbede.
  • 45 yaş üstü hastalarda, genellikle tıbbi müdahaleler yaralanmalara ve ardından üretranın daralmasına neden olur.
  • Kadınlarda üretral daralma genellikle pelvik tabandaki bir kramptan (spazm) kaynaklanır.

Erkeklerde üretral daralma sıklıkla ön üretrada, yani pelvik taban ile penis arasındaki bölümde meydana gelir. Mesane ile pelvik taban arasında bulunan posterior üretra nadiren daralır. Burada bir üretra darlığı meydana gelirse, neden genellikle travmatik üretral yırtık veya kanser için radyasyon tedavisidir.



Üretra Darlığı Tanı Yöntemleri

Bir üretra darlığını tanımlamak için doktorun kullanabileceği birkaç tanı yöntemi vardır. İdrar yolu enfeksiyonlarını veya böbrek hasarını tespit etmek ve olası uzun vadeli etkilerin boyutunu değerlendirmek için idrar ve kan testleri de önemlidir.

  • Üroflow ölçümü: İdrar yaparken idrar akışının basıncının ve akışının incelenmesi (üroflow ölçümü) üretral daralma teşhisi için çığır açıcıdır. Muayenenin sonuçları, örneğin üretral darlık veya iyi huylu prostat büyümesi gibi semptomların nedeni hakkında sonuçlara varılmasını sağlar. Üretra darlığı varsa bu muayenede idrar akımı her zaman eşit derecede zayıftır.
  • Ultrason muayenesi (sonografi): Doktor, idrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar olup olmadığını kontrol etmek için bir ultrason muayenesi kullanır. Ayrıca geride kalan idrar miktarını da belirleyebilir. Ayrıca üretra ve mesanede herhangi bir görünür değişiklik olup olmadığını da belirler. Mesane kası kalınlaşabilir. Eğitimli bir muayene uzmanı, üretrayı doğrudan değerlendirmek ve herhangi bir daralmayı görmek için ultrasonu da kullanabilir.
  • Röntgen muayeneleri: İlk muayeneler üretral daralma şüphesini doğrularsa, genellikle x-ışınları takip eder. Doktor, röntgen kontrast maddesini dışarıdan üretraya yerleştirir (retrograd üretrografi olarak adlandırılır). Bu şekilde mesane ve üretranın boşluklarını görünür kılar. Bu muayene yardımı ile doktor üretra darlığı derecesini ve uzunluğunu belirleyebilir.
    Bazı değişiklikler mesanedeki basınçtan etkilenir; örneğin, daralmanın önündeki üretral genişlemenin boyutu. Bu tür değişiklikler genellikle retrograd üretrografta tanınmaz bile. İdrar yaparken mesane ve üretranın gösterildiği röntgenler (miksiyon kisti ürogramı) bu nedenle daha bilgilendiricidir. Bu tür dinamik (hareketli) kayıtlar öncelikle cerrahi planlama için kullanılır.
  • Sistoskopi: Bir ile mesane ve urethraloscopy çok ince bir tüp, endoskop yoluyla – doktor daralma doğrudan bir görünümü vardır. Lokal anestezi altında üretraya yerleştirilir (esnek üretroskopi). Bu prosedür genellikle sadece diğer invaziv olmayan muayene yöntemleri net bir sonuç vermiyorsa gereklidir.


Üretra Darlığı Tedavi Yöntemleri

Taze, iltihaplı ve yaralanmaya bağlı darlıklar genellikle ilk üç ay içinde ameliyatsız olarak tedavi edilir. Bu amaçla idrar bir kateter aracılığıyla karın duvarı yoluyla doğrudan mesaneden boşaltılır. Üretra darlığı olan hastaya uygun antibiyotik verilir.
Hastalığın nedenine ve seyrine bağlı olarak, bunu genellikle bir ameliyat takip eder.

Olası cerrahi prosedürler, daralma alanında üretranın endoskopik olarak kesilmesinden açık bir operasyonda üretral plastik cerrahiye kadar uzanır. Prosedürün seçimi, darboğazın nerede olduğuna, ne kadar uzun olduğuna ve önceden nasıl tedavi edilip edilmediğine bağlıdır. Diğer önemli hususlar, ilgili kişinin yaşı ve sağlık durumudur. Nüksleri tedavi etmek özel bir zorluktur.

Özellikle basit cerrahi prosedürler, yüksek nüks riski ile ilişkilidir. Ancak hastanın sağlık durumu daha umut verici, daha karmaşık bir operasyona izin vermiyor olabilir.



Dilatasyon (buji)

En basit ve en eski üretra darlığı tedavi yöntemi, üretranın sözde bujini (genişlemesi) yöntemidir. Bazen etkilenen kişi, talimatları izleyerek bile, tekrar tekrar yağlayıcı kaplı tek kullanımlık kateterleri üretraya (uzun süreli dilatasyon) yerleştirebilir. Bununla birlikte, bu prosedür yalnızca semptomları geçici olarak hafifletebilir. Ayrıca, bu tedavi küçük yaralanmalara bile neden olur. Muhtemel sonuç: darboğaz daha da uzar ve daha belirgin hale gelir. Bu nedenle böyle bir buji sadece istisnai durumlarda yapılmalıdır.

Stent

Üretral daralmayı bir stent (ince bir tel ağ) yardımıyla açık tutmak da kolaydır. Stentler neredeyse her zaman mikroplarla kolonize olduğundan ve daha sonra kronik bir idrar yolu enfeksiyonu içerdiğinden, burada uzun vadeli başarı da olası değildir. Çoğu durumda, stentin ağından yara dokusu da büyür. Bu üretra darlığı tedavi prosedürü, zayıf uzun vadeli sonuçları nedeniyle yalnızca istisnai durumlarda kullanılır.



Üretral yarık

Bir darlık ilk ortaya çıktığında ve bir buçuk inçten uzun olmadığında, endoskopik üretral yarık genellikle başarılı olur. Üretra daha sonra yaklaşık bir gün boyunca idrar sondası ile atellenir. Ameliyat süresi ve takip tedavi süresi kısadır. Bu tedavinin nüks oranı yüzde 50 civarındadır. Relapsları yeniden dilme ile tedavi etmek çok az başarı sağlar. Ek olarak, tekrarlayan dilme, daha sonraki bir üretral cerrahinin başarı şansını azaltabilir. Bu husus özellikle genç hastaların danışmanlığında ve tedavisinde dikkate alınmalıdır.



Üretral cerrahi

Penis şaftı (bulbar üretra) bölgesindeki uzunluğu yaklaşık iki santimetreye kadar olan kısa daralmalar doktor tarafından tamamen çıkarılabilir ve üretranın uçları tekrar birbirine dikilir. Üretral plastik cerrahi genellikle daha uzun daralmalar için gereklidir: Bu, üretral duvardaki boşlukların oral mukoza veya nakledilen deri ile (genellikle hastanın sünnet derisinden) kapatılmasını içerir.

Bu üretra darlığı ameliyatlarından sonra nüks oranı, yüzde beş ila yüzde 20 arasında nispeten düşüktür. Bununla birlikte, bu tedaviler teknik olarak daha zordur ve bu nedenle genellikle uzun ameliyat süreleri (bir ila üç saat) ile ilişkilidir. Bu nedenle, ciddi komorbiditeleri olan çok yaşlı hastalar için genellikle söz konusu değildir.

Ameliyattan sonra genellikle yaklaşık iki ila üç hafta boyunca idrar sondası gerekir. Hastaların çoğu, beş gün hastanede kaldıktan sonra kalıcı bir idrar sondası ile eve gidebilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




Testis Kanseri


Testis Kanseri

Testis kanseri, testisteki farklı hücre türlerinden kaynaklanabilen farklı kanser türleri için kullanılan genel bir terimdir.

Testis kanseri esas olarak 20 ila 40 yaş arasındaki genç erkekleri etkiler. Kanser genellikle iki testisten birinde tek taraflı olarak ortaya çıkar. Testis kanserinden iyileşme şansı, metastazların zaten oluştuğu daha sonraki bir aşamada bile genellikle çok iyidir.

Testis Kanseri 2022

Hangi hücrelere bağlı olarak testiste farklı kanser türleri gelişebilir. Tümör dışarı çıkar. Seminom (germ hücreli tümör) ve seminom olmayan arasında ayrım yapmak önemlidir. Seminom dışı, germ hücrelerinden başlamayan tüm testis kanseri türleri için ortak bir terimdir. Ayrım önemlidir çünkü bu iki tümör türü farklı şekilde tedavi edilir. Seminom olmayanlar radyasyona çok duyarlı olmadıkları için ışınlanmazlar.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Testis Kanseri Nedenleri

Şu anda uzmanlar testis tümörlerinin kesin nedenlerinin ne olduğunu henüz bilmiyorlar. Bununla birlikte, testis kanseri gelişimi için olası risk faktörleri şunları içerebilir:

  • İnmemiş testisler: Bu, testislerin yanlış hizalanmasıdır. Bunun anlamı şudur: en az bir testis, skrotumdaki doğal konumunda değil, kasık kanalında veya alt karındadır. Normal olarak, bir erkek embriyoda, testisler karın bölgesinde – böbrek bölgesinde oluşturulur. Sadece doğmamış bebeğin daha da gelişmesi sırasında aşağı ve kasık kanalı yoluyla skrotuma göç ederler. Doğduğunuzda testisler skrotuma ulaşmadıysa, inmemiş testis vardır;
  • Önceki testis kanseri: Zaten üstesinden gelinmiş bir tümör, tekrarlayan testis kanseri riskini artırır;
  • Kalıtım: Yakın akrabalarında testis kanseri olan erkeklerde de testis kanseri riski yüksektir;
  • Kısırlık: Kısırlığın olası bir nedeni, testislerde sperm olgunlaşmasının bozulmasıdır. Bu bozulmuş sperm olgunlaşması, değiştirilmiş, sözde kötü huylu öncü hücrelerden kaynaklanabilir. Premalign progenitör hücreler de testis kanseri için risk altındadır. Kısırlığın kendisi değil, testis kanserine yol açabilen premalign değişikliklerdir.
  • TIN hücreleri: Testiküler intraepitelyal neoplazi denilen şey, testisteki hücre değişikliğidir. Bu TIN hücreleri, testis kanseri teşhisi konmadan yıllar önce mikroskop altında tespit edilebilir. Germ hücrelerinden de geliştikleri için, germ hücreli tümörlerin öncüleri olarak kabul edilirler.


Testis Kanseri Belirtileri

Testis kanseri genellikle testiste çoğunlukla ağrısız, sert bir yumru hissedildiğinde veya testis sertleşip şiştiğinde fark edilir. Testislerde veya kasık bölgesinde çekme veya gerginlik veya ağırlık hissi de testis kanserine işaret edebilir. Bu ağırlık hissi, tümörün kendisinden veya skrotumda sıvı birikmesinden kaynaklanabilir. Yorgunluk, iştahsızlık, mide bulantısı, kilo kaybı veya sırt ağrısı gibi diğer semptomlar da ortaya çıkabilir.

Ürologlar, 14 ila 45 yaş arasındaki tüm erkek ve erkeklere ayda bir kez testislerini elle muayene edip muayene ettikleri bir kendi kendine muayene olmalarını tavsiye eder. Testislerin kendi kendine muayenesini yapmanın en iyi yolu, testis derisinin gevşemesi için ılık bir duşta durmaktır:

Hafifçe açılmış elin avucunu aşağıdan skrotuma yerleştirin. Oradan, avucunuzu nazikçe yukarı ve aşağı hareket ettirerek testisleri nazikçe palpe edin. Testislerden biri daha ağır mı yoksa daha büyük mü hissediyor?
Ardından testisleri başparmağınız, işaret parmağınız ve orta parmaklarınız arasında ileri geri yuvarlayın. Tümsekler, endurasyonlar veya budaklar olup olmadığına bakın.
Son olarak, aynada skrotuma bakmanız tavsiye edilir. Boyut, şekil veya görünüm değişti mi?

Önemli not: Palpe ederken, testislerin üstündeki biraz daha yumuşak epididimi de hissedebilirsiniz. Epididim, anormalliklerle kolayca karıştırılabilir.

Gözle görülür değişiklikler olması durumunda, bir üroloğa gitmeli, testis kanseri riskini ve bunları netleştirmelisiniz.



Testis Kanseri Tanı Yöntemleri

Testis kanserinden şüpheleniliyorsa, ürolog önce herhangi bir yumru veya sertleşme bulmak için her iki testis de dikkatlice hisseder. Daha sonra bir ultrason muayenesi (sonografi) testiste olası bir doku değişikliğini gösterebilir ancak bu değişikliğin iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını gösteremez. Tümör belirteçlerinin belirlendiği bir kan testi tanıyı tamamlar. Tümör belirteçleri, tümör hücrelerinin kendilerinin ürettiği maddelerdir.

Bunlar, testis kanserinde kanda giderek daha fazla dolaşabilen proteinler ve enzimlerdir. Ancak tüm kanser hastaları yüksek tümör belirteçlerine sahip değildir. Bununla birlikte, tümör belirteçleri yüksek derecede mevcutsa, genellikle bunlardan testis kanseri tipi çıkarılabilir. Kandaki tümör belirteçleri de daha fazla izleme için önemlidir.

Bir doku örneği (biyopsi), testis kanserini açıkça doğrulayabilir veya ekarte edebilir. Anestezi altında vücudun etkilenen tarafının kasıklarında bir kesi yapılır. Ameliyat sırasında tümör dokusunun bir örneği bir patoloğa gönderilebilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI), vücudun diğer bölgelerinde metastaz olup olmadığını veya lenf düğümlerinin büyümüş olup olmadığını netleştirir. Kontrast medya burada sıklıkla kullanılır.



Testis Kanseri Tedavi Yöntemleri

Testis kanseri için aşağıdaki tedaviler mevcuttur:

  • Ameliyat,
  • Radyoterapi,
  • Kemoterapi,
  • Radyasyon ve kemoterapi kombinasyonu.

Tümörden etkilenen testisin cerrahi olarak çıkarılması genellikle ilk tedavi adımıdır. Hastalıklı testisin tamamı epididim ve spermatik kord ile birlikte çıkarılırsa orşiektomi işlemi olarak adlandırılır. Silikon yastık şeklinde bir protez, eksik testisin yerini alabilir ve skrotuma yerleştirilebilir.

Diğer tedavi yöntemleri, hangi tip testis tümörünün mevcut olduğuna – seminom veya seminom dışı – ve hastalığın tanı anında ne kadar uzakta olduğuna bağlı olarak değişir.

Seminomların tedavisi: Testis kanseri ameliyatından sonra “ bekle-gör ” olarak adlandırılan “Strateji devreye giriyor. Bu, beklemek ve durumu düzenli kontrollerle dikkatlice izlemek anlamına gelir. Bunun anlamı şudur: Şu an için başka bir terapi yok. Lenf nodu tutulumu veya diğer organlara yayılım yoksa bu işlem kullanılabilir. Bununla birlikte, göze çarpmayan teşhislere rağmen, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinin karnın arkasında en küçük etkilenen lenf düğümlerine sahip olduğu bilinmektedir.

Ameliyattan sonra tedavi olmazsa lenf nodu metastazlarının oluştuğu yer burasıdır. Bununla birlikte, etkilenen lenf düğümlerinin boyutu 2 cm’ye kadar, ancak bu şekilde güvenilir bir şekilde “etkilenmiş” olarak tanımlanabiliyorlarsa, lenf düğümlerinin çıkarılması bir dezavantaj değildir. Ancak testis kanseri olan hasta operasyondan hemen sonra tedaviyi seçerse, Radyasyon ya karın arkasında atardamar boyunca yapılabilir ya da ayaktan tedavi bazında da uygulanabilen kemoterapi gerçekleştirilir. Radyasyon ve kemoterapi kombinasyonu da mümkündür.

İyileşme şansı neredeyse yüzde 100’dür.
Seminom olmayanların tedavisi: Burada “ bekle ve gör ” stratejisi de kullanılabilir. Ancak, tümör hücreleri zaten testis damarlarını işgal etmişse bu strateji uygulanmamalıdır. O zaman metastaz riski yüzde 50 civarındadır. Ameliyattan sonra genellikle kemoterapi önerilir. Karın arkasındaki lenf düğümleri de önleyici bir önlem olarak çıkarılabilir.



Doğurganlık üzerindeki etkiler

Bir testis çıkarılırsa, doğurganlık genellikle kalan testis tarafından korunur. Ancak kemoterapi veya radyasyon tedavisi ile doğurganlık kısıtlanabilir. Testis kanseri kendisi de sperm kalitesini ve üretimini etkileyebilir. Çocuk sahibi olmak istiyorsanız, sözde kriyoprezervasyon seçeneğiniz vardır. Tedavi öncesi sperm bağışı yapılır ve kendi sperminiz bir sperm bankasında dondurulur ve daha sonra suni tohumlama için saklanır. Ejakülatta çok az sperm varsa, testislere yapılan küçük bir cerrahi işlemle de alınabilir ve dondurulabilir.

Birçok hasta, tedavi sonucunda artık cinsel isteklerinin (libidolarının) olmayacağından korkar. Çoğu hastada sadece tek taraflı testis kanseri olduğu için sadece hastalıklı testisin alınması gerekir. Diğer testis, ameliyattan sonra bile yeterli miktarda seks hormonu testosteronu üretmeye devam eder. Genellikle bu libido ve cinselliği koruyabilir.

Her iki testisin de alınması gerekiyorsa, seks hormonu testosteron artık üretilemediğinden cinsel istek ve ereksiyon yeteneği azalır. Bu durumda da çocuk sahibi olma isteği operasyondan önce kriyoprezervasyon ile sağlanabilir. Ameliyat sonrası kalıcı testosteron replasman tedavisi, testosteron seviyelerinin ve cinsel isteğin normale dönmesini sağlar.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Sertleşme Bozukluğu 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Sertleşme Bozukluğu


Sertleşme Bozukluğu

Sertleşme bozukluğu ile erkek cinsel ilişki için yeterli ereksiyon sağlayamaz.

Penis kısa bir süre sonra sertleşmez veya sarkmaz. Ancak bu sorunlar en az altı ay sürerse ve ereksiyon olma girişimlerinin üçte ikisinden fazlasında ortaya çıkarsa, tedavi gerektiren bir bozukluktur. Sadece ara sıra erektil problemler varsa, bu tamamen normaldir.

Sertleşme Bozukluğu 2022

Bir erkek ne kadar yaşlıysa, sertleşme bozukluğu geliştirme riski o kadar fazladır. Fiziksel ve psikolojik birçok nedeni vardır. Çoğu durumda, sertleşme bozukluğu ilaç, mekanik yardım veya psikoterapi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Halk dilinde sertleşme bozukluğu, iktidarsızlık olarak da bilinir. Ancak bu, iktidarsızlığın yalnızca bir biçimidir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Sertleşme Bozukluğu Nedenleri

Ereksiyon sürecinde çeşitli şekillerde fiziksel olarak bozulabileceği görülebilir. Bununla birlikte, psikoloji (örneğin başarısızlık korkusu, işte stres, ortaklık çatışmaları) sertleşme bozukluğunda önemli bir rol oynar. Sorunları tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.

Sertleşme bozukluğu bazı nedenler sonucu ortaya çıkabilmektedir:

  • Uyarıcı (alkol, nikotin) veya uyuşturucu alımı,
  • Koroner arter hastalığı, yüksek tansiyon, arterioskleroz gibi kardiyovasküler hastalıklar.
  • Metabolik hastalıklar, örneğin diyabet, lipid metabolizması bozuklukları, tiroid hastalıkları.
  • İlaç almak, örneğin tansiyon ve lipid düşürücü ilaçlar, kalp ilaçları, anti-inflamatuar ilaçlar, psikotrop ilaçlar, yatıştırıcılar ve güçlü ağrı kesiciler, iştah kesiciler, hormon preparatları,
  • İyi huylu prostat sendromu,
  • Beyin veya omurilik hastalıkları, örneğin multipl skleroz, felç.
  • Sinir hasarı, örneğin durumunda, zehirlerden veya prostat kanseri ile ilgili  radikal prostatektomi  veya  radyasyon tedavisi.
    Hipofiz bezi, testis veya adrenal bezlerin bozukluklarına bağlı hormon seviyelerindeki değişiklikler.
    Malformasyonlar, yaralanmaların sonuçları veya penis hastalıkları.

Kardiyovasküler hastalıklarda olduğu gibi sertleşme bozukluğu için ana risk faktörleri şunlardır: hareketsiz yaşam tarzı, obezite, sigara, hiperkolesterolemi ve metabolik sendrom.



Sertleşme Bozukluğu Belirtileri

Sertleşme bozukluğu belirtileri içerisinde penisin sertleşmemesi, ereksiyonun çok çabuk azalması, sık sık sertleşme problemi yaşamak görülebilmektedir. Bu belirtilere sahip kişilerde sertleşme bozukluğu olabilir.

Penis cinsel ilişkiye girebilecek kadar sertleşmez. Bazen bu erektil iktidarsızlığa diğer cinsel işlev bozuklukları eşlik eder. Bunlara erken boşalma ve gecikmiş boşalma dahildir.

Ereksiyon sorunları, erkeğin özgüvenini hızla etkiler. Yatakta işe yaramazsa, bir dahaki sefere çalışacak şekilde basınç çok artar. Bu, etkilenenlerin yaşam kalitesini etkiler. Erkekler arasındaki ilişki de sıklıkla sertleşme bozukluğundan muzdariptir.

sertleşme bozukluğu, diyabet , kalp krizi veya felç gibi ciddi hastalıkların erken uyarı işareti olabilir . Bu nedenle, uzun süredir sorunlarınız varsa bir doktora görünmelisiniz.



Sertleşme Bozukluğu Tanı Yöntemleri

Temel, olası nedenlerin sayısını daraltmak için doktor ayrıntılı bir sağlık geçmişi almaktadır. Bu aynı zamanda ilaç kullanımı, psikolojik durum ve cinsel yaşamla ilgili soruları da içerir. Partnerler cinsel geçmişe dahil edilmelidir ve tanı için anketler de kullanılabilir.

Bunu, kan basıncı ve nabzın ölçülmesinin yanı sıra bir dijital rektal muayene de dahil olmak üzere bir fizik muayene izler. Laboratuvar testlerinin yapılıp yapılmadığı, şu ana kadarki sonuçlara bağlıdır. Daha ileri tetkikler şunlar olabilir: kan şekeri, kan lipidleri ve seks hormonlarının belirlenmesi, muhtemelen PSA değeri gibi testler içerir.

Cinsel aktivite sırasında sertleşme bozukluğu sonucu etkilenenlerde kardiyovasküler risk arttığından, teşhis ayrıca etkilenen kişiyi muhtemelen bir kardiyolog veya dahiliyeci yardımıyla uygun bir risk sınıfına atamayı da amaçlar. Yüksek risk durumunda PDE-5 inhibitörlerinin kullanımı genel olarak yasaktır. Ancak risk düşükse, daha fazla araştırma yapılmadan bu ilaçlarla bir girişim düşünülebilir.

Penis damarlarının kavernöz vücut enjeksiyon testi (SKIT) ve ultrason muayenesi gibi özel muayeneler nadiren gereklidir. Gece ereksiyonlarının ölçümü, korpus kavernozum kaslarının aktivite ölçümü, kavernöz cisimlerin veya kan damarlarının X-ışını kontrast gösterimi ve ayrıca sinirlerin veya hormon kontrol döngülerinin fonksiyonel testleri sadece özellikle karmaşık durumlarda yapılır ve genellikle sadece uzman enstitüler tarafından yapılır.



Sertleşme Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Öncelikli olarak tedavi risk faktörlerinin ortadan kaldırılması ve olası sertleşme bozukluğu nedenlerinin tedavisi üzerindedir.
Seçim, acil servisin nedenine, bulgulara ve ilgili çiftin bireysel ihtiyaç ve beklentilerine dayanmaktadır. Başarı, memnuniyet ve yan etkiler düzenli olarak kontrol edilmeli ve gerekirse tedavi ayarlanmalıdır. sertleşme bozukluğu tedavisi için birkaç yöntem bulunur.

PDE-5 inhibitörleri

Bir ereksiyon için belirleyici faktör, erektil dokudaki kasların ve onu besleyen kan damarlarının gevşemesidir. Reaksiyon, beyinde bir sinir uyarısını tetikleyen bir uyaranla başlar. Sinyal sinirsel olarak kas hücresine kadar iletilir. Hücre içinde, karmaşık biyokimyasal süreçler nihayetinde kan damarlarındaki bloke edici kasların (sertleşme bozuklukları gibi) gevşemesine yol açar, kan daha fazla içeri akar ve ereksiyon meydana gelir.

cGMP, fosfodiesteraz enzimi tarafından yapılır.. Bu enzim şimdi inaktive edilirse, cGMP seviyesi yüksek kalır ve ereksiyon mekanizması çalışır. Fosfodiesterazın inhibisyonu, ilaç fosfodiesteraz-5 inhibitörü (PDE-5 inhibitörü) tarafından sağlanır veya kolaylaştırılır.

PDE-5 inhibitörleri tablet şeklinde alınır ve erkeklerin yaklaşık %80’inde ereksiyona neden olur. Bugün standarttırlar, ancak yalnızca cinsel uyarı olduğunda ve penise giden sinir beslemesi sağlam olduğunda çalışırlar.



Diğer ilaçlar  

Farklı etki mekanizmalarına sahip birkaç aktif bileşen vardır, diğerleri şu anda geliştirilmekte ve test edilmektedir. Reçetesiz satılan ilaçların ve uyarıcıların (afrodizyaklar) eleştirel olmayan kullanımına karşı bir uyarı verilmelidir. Özellikle internet üzerinden sipariş vermekten kesinlikle kaçınılmalıdır, çünkü orada sunulan sertleşme bozukluğu ürünleri belirli koşullar altında hayati tehlike bile oluşturabilir. Bazı müstahzarlar PDE-5 inhibitörleri veya diğer oldukça etkili maddeler içerirken, diğerleri tamamen etkisiz veya yasaklanmıştır.

SKAT  (kavernöz vücut oto-enjeksiyon tedavisi):

SKAT ile ilgili kişi korpus kavernozuma bir ilaç enjekte eder. Alprostadil (= prostaglandin E1) genellikle bireysel dozlarda kullanılır, bazen başka aktif maddeler veya bir kombinasyon da kullanılır. Avantajı, sertleşme bozukluğunun nedenine bakılmaksızın %90’a varan yüksek yanıt oranıdır. Hasta kendi başına kullanmadan önce dozajın ürolog tarafından ayarlanması son derece önemlidir. Aksi takdirde, ağrılı ve zarar verici kalıcı bir ereksiyon olan priapizme yol açabilir. Priapizm en geç dört saat sonra ürolog veya klinikte acil olarak tedavi edilmelidir.



İntraüretral prostaglandin E1

Burada ilgili kişi bir aplikatör ile çubuk şeklinde aktif madde alprostadil’i üretraya (intraüretral) sokar. Bu sayede sertleşme bozukluğu düzeltilmeye çalışılır. Yöntem, SKAT’a bir alternatiftir, ancak yanıt oranı önemli ölçüde daha düşüktür.

Vakum  montaj sistemleri (vakum pompaları):

Pasif bir ereksiyon oluştururlar. Penisin tabanına yerleştirilmiş bir silindir içinde bir pompa tarafından bir vakum oluşturulur. Negatif basınç penise kan emer ve ereksiyon meydana gelir. Takılan silindirin üzerine, silindirin çıkarılmasıyla neredeyse aynı anda çok sağlam, kalın bir kauçuk halka (horoz halkası) takılır. Bu, kanın dışarı akmasını önler ve ereksiyonun devam etmesini sağlar. Halka penise ve üretraya zarar verebileceğinden en geç 30 dakika sonra çıkarılmalıdır. Başarı oranı nispeten yüksektir, ancak prosedür rahatsız edici ve genellikle ağrılıdır, bu nedenle çoğu hasta düzenli kullanımdan çekinir.

Kavernöz vücut implantları  (penil protez):

Sert, elastik veya şişirilebilir protezlerin erektil dokuya implantasyonu nadiren yapılır. Dezavantajları ise operasyonun neden olduğu erektil dokudaki son değişiklik, ameliyatın genel riski, sonradan enfeksiyon riski, protezin kayması ve maliyetinin yüksek olmasıdır. Avantaj, sertleşme bozukluğu kalıcı olarak ortadan kaldırılmasıdır.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Renal Arter Stenozu 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Renal Arter Stenozu


Renal Arter Stenozu

Renal arter stenozu, tedavisi zor olan yüksek tansiyona ve böbrek hasarına neden olabilir.

Böbreğe kan sağlayan arterdeki daralmaya dayanır. Böbrek, dolaşım boyunca kan basıncını artıran hormonları serbest bırakarak zayıf kan akışına yanıt verir. Uzun vadede bu, kalp, beyin ve böbrekler gibi birçok organda hasara yol açar. Tansiyonu düşürmek ve ikincil hastalıkları önlemek için yüksek tansiyon veya renal arterdeki daralmanın tedavisi gereklidir.

Renal Arter Stenozu 2022

Renal Arter Stenozu Nedenleri

Renal arter stenozu için hastalığın seyri ve tedavi beklentileri, büyük ölçüde hastalığın nedenine bağlıdır. Fibromüsküler displazili hastalarda prognoz genellikle çok iyidir. Minimal invaziv vazodilatasyon ile tedavi iyi sonuçlar verir. Ancak bazı hastalarda daralma geriler ve yeni bir PTA müdahalesi gerekir. Tedavi edilen tüm kişilerin neredeyse yarısı, bir PTA’dan sonra gerekli ilaçları almaya devam etmelidir. Kardiyovasküler sistem veya böbreklerin komplikasyonları ve ikincil hastalıkları çok yaygın değildir.


Renal arter stenozu etkileyen arterdeki daralmanın izi damar duvarındaki arteriosklerotik değişikliklere kadar giden hastaların umutları biraz daha kötüdür. Durumunuz kan damarlarınızın genel durumunu yansıtır. Tedaviye rağmen, genellikle daralmada daha fazla artış olur. Bu da uzun vadede böbreklere zarar verir ve kan basıncını kontrol etmeyi zorlaştırır. Sonuç olarak kardiyovasküler sistem hastalıkları ve artan böbrek zayıflığı bu nedenle sıklıkla görülür.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Aterosklerotik renal arter sklerozu:

Renal arter stenozunun en çok görülen nedeni arterlerdeki sertleşmedir. Doktorlar daha sonra arteriosklerotik renal arter darlığından da bahseder. Vakaların yüzde 75’inde vasküler değişikliğin nedenidir ve erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Damar duvarındaki birikintiler (plaklar olarak adlandırılır), kan damarı çapının daralmasına neden olur. Vasküler birikimler yaşla birlikte artma eğiliminde olduğundan, yaşla birlikte renal arter stenozu riski de artar.



Fibromüsküler renal arter darlığı:

Renal arter stenozu hastalarının yaklaşık 4’te biri bu nedenden kaynaklanmaktadır. Çoğunlukla 30 yaş civarındaki genç kadınları etkiler. Çoğu hastanın her iki böbreğinde de arter daralması görülmektedir. Fibromüsküler renal arter darlığının nedeni, damar duvarının yapısında doğuştan gelen bir kusurdur.

Bu en yaygın iki forma ek olarak, renal arter darlığının bazı nadir nedenleri de vardır. Bu, örneğin bir anevrizmayı içerir. Özel hastalıklarda (örneğin panarterit nodosa veya Takayasu arteriti) arterlerin iltihaplanması da renal arterlerin daralmasına neden olabilir.



Renal Arter Stenozu Belirtileri

Renal arter stenozu ana semptomu arteriyel yüksek tansiyondur. Buna böbrek hastalığı neden olduğu için tıpta renal hipertansiyon olarak da adlandırılır. Bu öncelikle altın varak mekanizması aracılığıyla iletilir.

Darlık nedeniyle böbreğe daha az kan ulaşır, bu nedenle organın kan damarlarındaki kan basıncı daha düşüktür. Böbrekteki özel reseptörler, renal arterlerdeki basıncı sürekli olarak ölçer. Bu çok düşükse, böbrekler renin hormonunu salgılar. Bu, sözde renin-anjiyotensin-aldosteron mekanizmasını aktive eder. Bu, arteriyel kan basıncında kademeli bir artışa neden olur, bir yandan vücuttaki kan damarları büzülür, diğer yandan daha fazla su ve sodyum böbreklere geri süzülür.

Vücuttaki kan basıncı yükselir, böylece daha fazla kan böbreğe ulaşır. Darlığa bağlı böbrek damarlarındaki basınç artık normal veya hala çok düşükken, vücudun geri kalan damarlarında arteriyel hipertansiyon vardır. Bununla birlikte, yüksek tansiyon yalnızca kan damarı yüzde 75’ten fazla tıkandığında gelişir.

Renal arter stenozu yüksek tansiyon gibi çeşitli semptomlarla karakterize edilebilir:

  • Baş ağrısı,
  • Baş dönmesi,
  • Görsel rahatsızlıklar,
  • Sinirlilik,
  • Kulaklarda çınlama,
  • Nefes darlığı,
  • Burun kanaması ve
  • Uyku bozuklukları

Bir kan pıhtısının (trombüs) kolonizasyonu tam bir damar tıkanıklığına yol açarsa, böbrek enfarktüsü meydana gelir.

Kan dolaşımının olmaması, besin ve oksijen temini nedeniyle, fonksiyonel böbrek dokusunun bir kısmı yok edilir. Belirgin bir böbrek enfarktüsü, şiddetli karın veya yan ağrısı, karın duvarında savunma gerilimi, idrarda kan ve idrar retansiyonu gibi semptomlarla kendini gösterir.



Renal Arter Stenozu Tanı Yöntemleri

Çoğu durumda, yüksek tansiyon olası renal arter stenozu gösterir. Genellikle aile doktoru rutin bir muayene sırasında tesadüfen kan basıncının belirgin şekilde arttığını tespit eder.

Bazı ipuçları, doktorun renal arter stenozu tanısı koymasına yardımcı olur:

  • 30 yaş civarında genç kadınlarda yüksek tansiyon
  • 50 yaş üstü erkeklerde yüksek tansiyon
  • Hipertansif krizler
  • Ani pulmoner ödem
  • Böbrek yetmezliği kanıtı

Doktor renal arter darlığından şüphelenirse, fizik muayenenin bir parçası olarak hastanın göğüs ve karnını stetoskop ile dinler. Renal arterlerden biri veya her ikisi de daralmışsa, yanlarda sıklıkla bir tıslama akış gürültüsü duyulabilir. Antihipertansif ilaçlara rağmen kan basıncını normal seviyeye getirmek zor olsa bile renal arter darlığı şüphesi vardır.

Bu şüphe doğrulanırsa, doktor ileri tetkikleri başlatacaktır. Renal arter stenozu, birkaç görüntüleme testi kullanılarak tanımlanabilir:

  • Dubleks sonografi: Bu ultrason yöntemi ile damar içindeki kan akışı renkli olarak görünür hale getirilebilir.
  • MRI anjiyografi (MRA): Bu tanı yöntemi sırasında hastaya doktorun ilgilendiği kan damarlarını göstermesi için kontrast madde enjekte edilir.
  • BT anjiyografi (BTA): BT taraması, bir manyetik alan boyunca MRA aksine X-ışınları üretir. MRA anjiyografiye benzer şekilde, bir kontrast maddesi damarları görünür hale getirir; doktor ayrıca burada üç boyutlu bir görüntüyü değerlendirir.
  • Dijital çıkarma anjiyografisi (DSA): Bu teknik, kan damarlarının çok hassas bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. İlk adımda, kontrast madde kullanılmadan ilgili organın bir görüntüsü yapılır ve buna doktorların “maske” dediği görülür. Hasta daha sonra kontrast maddeyi alır. Sonra bir dizi kayıt yapılır. Bunlar maske görüntüsünden çıkarılır ve böylece bozucu görüntü öğeleri maskelenir. Doktorlar DSA’yı yalnızca diğer görüntüleme yöntemleri yetersizse ve renal arter stenozu şüpheleniliyorsa kullanır.


Renal Arter Stenozu Tedavi Yöntemleri

Yüksek tansiyon ve böbrek zayıflığı gibi semptomlara neden olan renal arter darlığı tedavi gerektirir. Hedefler, kan basıncının kontrolü, uzun süreli yüksek kan basıncı ile ilişkili olabilecek komplikasyonların önlenmesi ve ciddi böbrek hasarının önlenmesidir. Hangi tedavinin en iyi olduğu, diğer şeylerin yanı sıra, daralmanın fibromüsküler displaziden mi yoksa arteriosklerozdan mı kaynaklandığına bağlıdır.

Tüm hastaların sağlıklı beslenmeleri, düzenli egzersiz yapmaları, obeziteyi azaltmaları ve sigaradan uzak durmaları önerilir.

Arterioskleroz ile ilişkili renal arter darlığı için ilk tercih  ilaçlar antihipertansif ilaçlardır. Birçok hasta ayrıca kan pıhtılarına karşı korunmak için kolesterol düşürücü ilaçlardan yararlanır. İlaç tedavisi daralmayı ortadan kaldıramaz, ancak ciddi komplikasyon riskini azaltabilir.



Hastalığın nedeni fibromüsküler displazi olan hastalar için, daralmayı gidermek için minimal invaziv bir prosedür önerilir (perkütan transluminal anjiyoplasti olarak adlandırılır, kısaca PTA). Bu yöntemde deriden ince bir tüp femoral artere sokulur ve oradan renal artere ilerletilir ve burada daralma içeriden genişletilebilir. Genellikle küçük bir tüp (stent olarak adlandırılır) damarı açık tutmak için damara yerleştirilir.

PTA geçiren tüm fibromusküler displazili kişilerin neredeyse %90’ına bu şekilde yardım edilebilir. Vakaların yaklaşık yarısında, prosedür yüksek tansiyonda önemli bir iyileşmeye yol açar. Diğer yarısında, PTA, antihipertansif ilaçların sayısının veya dozunun azaltılmasına izin verir.

Bazı durumlarda, renal arter stenozu arteriosklerotik formu için de PTA önerilir. Bireysel durumlarda, büyük cerrahi müdahaleler gereklidir.

Varikosel, Üretra Darlığı, Testis Kanseri, Sertleşme Bozukluğu, İdrar Yolu Enfeksiyonu





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


PSA Testi 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


PSA Testi


PSA Testi

PSA testi; PSA (prostat spesifik antijen), prostatın kendisi tarafından salgılanan ve semenin (meni) kıvamını sağlayan bir enzimdir.

PSA enzimi prostat dokusu içinde oldukça yoğun bir şekilde bulunmaktadır. Aslında bu enzim prostatik kanallarda ve semende (meni) kanda bulunduğu miktardan çok daha fazla miktarda bulunduğu bilinmektedir. Ancak prostat bölgesinin hücre bütünlüğünün zarar gördüğü bazı durumlarda bu enzimin kana geçişi artar ve kandaki değeri oldukça yükselebilir.

PSA Testi 2022

Prostat kanserinde kandaki PSA enzim seviyesinin yükselmesinin sebebi de tümör yapısındaki dokuların bazen prostat hücre bütünlüğünü bozmasıdır. PSA enzim seviyesi kan örneğiyle bakıldığı için bu test ile prostat kanserinin erken tanısı mümkün olabilmektedir. PSA testi kullanılmaya başlamasıyla birlikte prostat kanserine bağlı ölüm oranlarında oldukça azalma görülmeye başlamıştır. Fakat bu enzimin kanser dışında da yükselebilmesi bu testin özgüllüğünü ve hassasiyetini düşürmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



PSA Değerleri Hakkında

PSA testi yapılmasının en önemli nedeni; erkeklerde prostat kanseri riskini ölçmeye yarayan yardımcı bir test olmasıdır. Fakat bazı durumlarda yeterli olmasa da yine de prostatın erken teşhisinde oldukça risk azaltıcı bir test olarak karşımıza çıkmaktadır.

PSA değerleri her yıl ortalama 0.05 ng/ml lik gibi bir değerde doğal bir artış göstermektedir.

PSA değerlerinin yaşlara göre olması gereken değerleri aşağıdaki gibidir;

  • 40-49 yaş için 0 – 2.5 ng/ml
  • 50-59 yaş için 0 – 3.5 ng/ml
  • 60 – 69 yaş için 0 – 4.5 ng/ml
  • 70 yaş ve üzeri için 0 – 6.5 ng/ml

PSA normal değerleri tüm dünya üzerinde yukarıda belirtildiği gibi belirlenmiştir. PSA enzim değerleri, insanların ırklarına ve oluşan prostat hacmine göre de değişebilir. Örneğin dünyadaki siyahî erkekler aynı yaş grubundaki beyaz erkeklere göre daha yüksek değerlere sahiptirler. Fakat bu durum kanser olayı dışında BPH, prostatit, cinsel ilişki sonrası, biyopsi sonrası, rektal muayene sonrası, idrar yolu enfeksiyonu, idrar yolu girişimleri (sonda takmak) ve ameliyatları sonrasında da yüksek çıkabilmektedir.

Bunu örnekleyecek olursak; bazı hallerde PSA değeri normal seyreden bir erkekte ani PSA yükselmesi genellikle kanser dışı sebeplerle olur. Böyle durumlarda yüksekliğe sebep olan durumun giderilmesinin beklenmesi ve üstünden bir süre zaman geçmesi gerekebilir. Kanser dışı yükselen değerlerin normale dönme süresi altta yatan sebebe göre değişiklik gösterse bile ortalama en fazla 3-7 gün arası sürmektedir.

Yukarıda belirtilen açıklamalardan sonra sonuç olarak her PSA testi yüksekliğinin kanser olduğu anlamına gelmediği ortaya çıkmaktadır. Fakat bunun tam tersi olan düşüklüğü de kanser olmadığı anlamında da yetersiz kalmaktadır. Fakat ilginç bir şekilde yapılan bazı istatistiklerde değerleri normal sınırda olan her 5 hastadan 1’inde prostat kanseri tespit edildiği de gözlemlenmiştir.

Bu sebeple prostat kanserinin teşhisinde PSA değeri tek başına tam olarak etkili değildir. PSA testi ile birlikte parmakla prostat muayenesinin yapılması gereklidir. Kanserden şüphelenilen hastalara prostat kanserinin teşhisi için PSA testi dışında bazı ilave tetkikler yapılması gerekir.



PSA Testi Yapılmasının Faydaları

PSA testi yapılmasının en büyük faydası prostat kanserinin erken evrede tespit edilebilmesine yardımcı olmasıdır. Her kanserde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis pek çok kişinin hayatının kurtulmasını sağlamaktadır. Bilindiği üzere prostat kanseri erkeklerde sıkça görülen ve sıralamada öldürücü kanserler arasında akciğer kanserinden hemen sonra gelmektedir. İşte bu yüzden prostat kanserinin mümkün olduğu kadar erken tespit edilmesi kanser tedavisinin de başarısını oldukça yükseltmektedir.

PSA testi bu açıdan yani kanserin teşhisi açısından çok önemli bir testtir. Diğer yandan, testin faydası konusunda bir hükme varmak için erken tespit ve erken tedavinin tedavi sonuçlarını iyileştirip iyileştirmeyeceğini ve prostat kanserine bağlı ölümlerin sayısını azaltıp azaltmayacağını bilmek önemlidir.

Buradaki temel konu prostat kanserinin tipik olarak izlediği seyirdir. Prostat kanseri çoğunlukla uzun yıllar boyunca yavaşça ilerler. Bu nedenle, bir erkekte hiçbir zaman belirti vermemiş veya yaşamı boyunca hiçbir zaman bir tıbbi sorun haline gelmemiş bir prostat kanseri bulunabilir.



PSA Testi Neden Yapılmalıdır?

Tüm dünya genelinde bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar sonucunda prostat kanseri, kansere bağlı ölümlerin içerisinde en yaygın ve sık görülen nedenidir. Akciğer kanserinden sonra en fazla ölüm oranı en yüksek kanser olan prostat kanserinde erken tespit, uygun tedaviyi zamanında almak açısından önemli bir araç olabilir.

Prostat kanserli erkeklerde PSA seviyeleri yükselişe geçmektedir. Ama bunun yanında, birçok kanser dışı rahatsızlık da PSA seviyesini yükseltebilir. PSA testi PSA değerinin kandaki yüksek seviyelerini tespit edebilir, ancak prostat bezindeki rahatsızlıkla ilgili kesin tanısal bilgiyi tek başına sağlayamaz.

PSA testi kan alma yolu ile yapılan bir testtir. Fakat tek başına yeterli olmadığı için bu testle beraber rektum muayenesi de yapılmalıdır. Uzman doktor rektum muayenesi ile prostat bezini rektumdan girerek kontrol eder. Hekim rektum yolundan girilen parmakları sayesinde prostat bezini hissederek veya bez üzerine bastırarak bezde anormal yumru veya sert alanlar bulunup bulunmadığı konusunda bir fikre varabilir.

Fakat ne PSA testi ne de parmakla yapılan rektum muayenesi uzman hekimler için prostat kanseri tanısı konusunda yeterli bilgi sağlayamamaktadır Bu testlerdeki anormal sonuçlar ya da yetersiz kalan veriler doktorunuzu bir prostat biyopsisi yaptırmaya yönlendirmektedir.

PSA testi, rektum muayenesi gibi işlemlerden sonra biyopsi yöntemi ile alınan doku parçası, laboratuarda incelemek üzere patolojiye gönderilir. Kanser tanısı için en kesin olarak biyopsi sonuçları esas alınır.



PSA Testi Çeşitleri Nelerdir?

PSA testi yapılmasının tek başına yeterli olmadığını yukarıda verdiğimiz bilgilerde belirtmiştik. Doktorunuz, kanserli dokuyu test etmek için bir biyopsi işlemi isteme kararını vermeden önce PSA sonuçlarını yorumlamanın farklı yollarına başvurabilir. Çünkü PSA testinin kendi arasında farklı çeşitleri de bulunmaktadır. Zaten bu durumda Diğer yöntemlerin amacı PSA testinin bir tarama aracı olarak doğruluğunun iyileştirilmesini sağlamak olacaktır. Araştırmacılar, ölçülebilir bir fayda sağlayıp sağlamadıklarını belirlemek için PSA testinin çeşitlerini araştırma işlemlerini sürdürmeye devam etmektedirler.

Şimdiye kadar tespit edilmiş PSA testi çeşitleri aşağıda verilmiştir.

Bu çeşitler;

  • PSA artış hızı: PSA artış hızı demek PSA seviyelerinin zaman içerisindeki değişimi anlamına gelmektedir. PSA’daki hızlı yükseliş kanserin varlığını veya kanserinin saldırgan türde olduğunu gösterebilir. Fakat bununla birlikte, yakın zamanda yapılan çalışmalarda biyopside prostat kanseri bulgusunun ortaya çıkmasında PSA artış hızının değeriyle ilgili şüpheleri de ortaya koymaktadır. Çünkü bu artış sadece kanser yüzünden olmama ihtimali bu şüpheleri ortaya koymaktadır.
  • Serbest PSA’nın yüzdesi:  PSA kanda iki şekilde dolaşır ilk olarak ya belirli kan proteinlerine bağlı olarak, ya da tam tersi bağlı olmadan yani serbest şekilde dolaşım sağlar. Bu durumda PSA seviyeniz yüksek olmakla birlikte serbest PSA’nın yüzdesi düşükse sizde prostat kanseri bulunması daha muhtemel olabilir.
  • PSA yoğunluğu: Prostat kanserleri, prostatın iyi huylu rahatsızlıklarına göre doku hacmi başına daha fazla PSA üretimi sağlayabilmektedir. PSA yoğunluğu ölçümlerini ve PSA değerlerini prostat hacmine göre ayarlar. Bu durumda PSA yoğunluğunun ölçülmesi genellikle bir MRG veya transrektal ultrasonu yapılmasını gerektirmektedir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Prostat Kanseri 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Prostat Kanseri


Prostat Kanseri

Prostat kanseri; erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Kansere bağlı ölümlerde ise prostat kanseri ikinci sırada yer alması ile tehlikeli bir kanser çeşididir. Prostat, erkek vücudunda bulunan, yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşik halde duran, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir çeşit salgı organıdır.

Prostat Kanseri 2022

Prostat kanseri prostat dokusunu oluşturan bazı hücrelerin anormal bir şekilde hücre yapılarının değişime uğrayarak tümör yapıları oluşturması sonucu meydana gelir. Vücudu oluşturan hücrelerde, doğadaki yaşantımız gibi doğma, büyüme, olgunlaşma ve ölüm evreleri yaşarlar. Fakat bu hücreler vücudun ihtiyacı olmadığı halde çoğalmaya ve büyümeye devam ederse tümör olarak isimlendirilen yapılar oluşur.


Bazı büyümeler iyi huylu olduğu için vücudun başka bölgelerine ve organlarına yayılmadan büyürler. Bunlar iyi huylu olan tümör çeşididir. Kanser olarak isimlendirilen yapılar ise hastalıklı olup aşırı çoğalma özelliklerinin yanda komşu dokulara yayılma özelliği gösteren kötü karakterde olan oluşumlardır. Kanser adları geliştikleri dokunun adıyla anılırlar. Eğer kanserleşme hücreleri prostat bezinde meydana gelirse prostat kanseri adını alır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri erken dönemde belirgin bir şekilde şikâyetlere neden olmaz. Fakat hastalığın ilerlemesi ve prostat bezinin büyümesi ile birlikte kişide çeşitli belirtilere yol açar. İlerlemiş döneminde ise çevre organ ve dokulara yayılmış hastalığın tutunduğu organa göre belirtiler ortaya çıkabilir. Kanser hastalıklarında genelinde karşılaşılan kilo kaybı ve genel halsizlik hali ilerleyen dönem bulguları arasındadır. Hastalığın ilk aşamalarında prostat bezinin büyümesi ile birlikte cinsel ilişki esnasında kişide ağrılı boşalma şeklinde yaşanabilir.

Bu durum dışında diğer prostat kanseri belirtileri aşağıda belirtildiği gibidir;

  • İdrar yapmak amacıyla sık sık gece uykudan uyanma
  • İdrar yapma esnasında yanmalar veya ağrı hissetme
  • İdrar yapmaya başlarken gecikme yaşanması
  • İdrar yapmanın bitiminde damla damla idrar akımının devam etmesi durumu
  • Hiç idrar yapamamak durumu
  • Kesik kesik idrar yapmak, idrar basıncı azalması
  • İdrarda kan görülmesi durumu
  • İdrar veya menide birden kan görülmesi durumu

Yukarıda yazılı olan belirtiler sadece prostat kanseri durumuna özgü belirtiler değildir. Diğer kanser çeşitlerinde de gözlenebilir. Bununla birlikte daha basit çeşitli sağlık sorunları varlığında da kişide meydana gelebilir. Belirtilere sahip bireylerin sorunun nedeninin tespiti amacıyla bir üroloji uzmanına muayene olmaları eğer durum kanser ise erken tanı imkânı sunacaktır.



Prostat Kanseri Tanı Yöntemleri

Prostat kanseri; artan yaş ve genetik yatkınlık prostat kanserinde ortaya çıkan risk faktörleri arasındadır. Bu risk faktörleri göz önünde tutularak hastalara erken tanı amaçlı testler uygulanmaktadır. Ailesinde prostat kanseri hiç olmayan erkeklerde prostat kanseri taraması 50 yaş ve sonrasında tavsiye edilirken, ailesinde prostat kanseri var olan kişilerin daha erken yaşlarda prostat kanseri için tarama yaptırmaları önemle tavsiye edilmektedir.

Tarama amaçlı olarak kullanılan yöntemler arasında parmakla rektal muayene (prostata yönelik) ve kan testi ile PSA ölçümü yer almaktadır.



PSA Testi

Prostat kanseri tedavisinde çok önemli bir test olan ve kan örneğiyle bakılan PSA (prostat spesifik antijen) testi ile prostat kanseri erken teşhis edilebilir. Prostat kanserinin erken teşhis edilmesi tedavi edilebilir imkânlarını artırdığı için çok önemli bir testtir.

PSA testi, kanser dışında;

  • Bengin prostat hiperplazisi
  • BPH (prostat büyümesi),
  • Prostatit (prostat iltihabı),
  • Cinsel ilişki,
  • Biyopsi,
  • Rektal prostat muayenesi,
  • İdrar yolu enfeksiyonu,

İdrar yolu girişimleri (sonda takmak) ve ameliyatları gibi sonrasında da yüksek çıkabilir. Bundan dolayı PSA’nın yüksekliği kanser olduğu anlamına gelmeyebilir. Fakat düşük olması da kanser olmadığı anlamına gelmemektedir. Bundan dolayı PSA testi tek başına yetersiz kalabilir. Bu yüzden prostat kanserinin taraması ve teşhisinde PSA testi, prostat muayenesi ile desteklenebilirse daha kesin tanı koyulabilir. Bu tetkikler sonucu prostat kanserinden şüphelenilen hastalara prostat kanserinin kesin olarak teşhisi için bazı ilave tetkikler yapılması gerekmektedir.

Bu tetkikler arasında görüntülü olan Multiparametrik MR olarak geçen yöntem uygulanmaktadır. Prostat kanseri şüphesi olan hastalarda tanıyı destekleyebilecek bir görüntüleme yöntemi olarak bilinir. Bilindiği üzere kanserli olan hücre ve dokular hücre yoğunluğundaki artış ve kanlanma gibi farklı olan özellikleriyle sağlıklı olan dokulardan farklı ve hastalıklı bir görüntüye sahiptir. Multiparametrik MR ile bu hastalıklı hücrelerin görüntülenmeleri mümkün hale gelmiştir. Multiparametrik MR ile oluşan tümörün prostat kapsülünü aşıp aşmadığı gözlenebilirken olası lenf noda sıçramaları da kolayca tespit edilebilir. Ayrıca bu MR görüntüleri hastaya prostat biyopsisi yapılırken oldukça yardımcı olacaktır.

Diğer tanı yöntemi ise Prostat biyopsisidir. Prostat biyopsisinde prostatın farklı bölgelerinden örnekler alınarak yapılır. Yapılan biyopside, sınırlı uyuşturma altında rektuma yerleştirilen özel bir cihaz yardımıyla prostattan rastgele parçalar alınarak yapılan bir yöntemdir Alınan parçalar daha sonra, patolojik incelemelerde bu dokular içinde kanserli hücre olup olmadığına bakılarak incelenir.

Prostat kanseri tanısında MR ultrason füzyon biyopsi yönteminde ise hastanın daha önce çekilen multiparametrik MR görüntüleri, prostat biyopsisi yapılan ultrason cihazına aktarılarak tümörün tam yeri belirlenebilen tam teknolojik bir yöntemdir. Füzyon biyopsi uygulaması iki şekilde yapılabilir. Bunlardan birisi perineal bölgede ciltten girilerek yapılan transperineal yöntemidir. Bu yöntem genel veya lokal anestezi ile yapılabilir.

Diğer yöntem ise rektumdan girilerek yapılan transrektal yöntemdir. Bu yöntem de aynı şekilde lokal anestezi ile yapılabilmektedir.



Prostat Kanseri Tedavi Yöntemleri

Prostat kanseri tedavisi; ameliyat, radyoterapi, hormonoterapi şeklinde düzenlenerek hastalığın evresine göre yapılmaktadır. Uzmanlar hastanın içinde bulunduğu şartlar ve genel durumu göz önüne alınarak tedavi şeklini belirleyerek tedaviye başlarlar. Günümüzde prostat kanseri tarama testlerinin kullanımının artmasıyla prostat kanseri olabilecek en erken evrede dahi tespit edilmektedir. Çevreye yayılmamış erken evredeki (lokal) prostat kanserinde en sık kullanılan ve en iyi tedavi yöntemi cerrahi tedavidir. Bazı gerekli durumlarda ise hormon terapisi veya radyoterapi ile birlikte tedavi yapılmaktadır.

Prostat kanseri tedavisinde kullanılan aktif izlemde amaç yavaş ilerleyen ve düşük riskli olduğu tespit edilmiş hastaların gerektiğinde tedavi şansını kaybetmeyecek şekilde yakından takip edilmesi yöntemidir.



Prostat kanserinde Cerrahi Müdahale

Hücrelerde yayılma göstermeyen prostat kanseri tedavisinde, cerrahi olarak prostatın çıkarılması yöntemine cerrahi müdahale yöntemi denir. Bu cerrahiye aynı zamanda radikal prostatektomi ameliyatı olarak ta geçmektedir. Radikal prostatektomi operasyonu geçiren düşük dereceli tümöre sahip hastaların 10 yıllık hastalığa özgü sağ kalım oranları %90’ın üzerindedir. Bu yüzden cerrahi müdahale yöntemi bu tür hafif dereceli prostat kanserlerinde yüksek tedavi imkânı sunar. Ameliyat esnasında prostat çıkarılırken idrar tutmaya yarayan yapılara zarar verilmeden ve sinirler korunarak operasyon yapılır.



Robotik Cerrahi Yöntemi

Prostat kanseri tedavisinde kullanılan robotik cerrahi yönteminden daha pratik ve kesi işlemi yapılmadan yapılan robotik cerrahi yöntemi günümüz teknolojisine uygun yöntemler arasındadır. Robotik cerrahi, Da Vinci adı verilen bir robotun hasta üzerine uygun şekilde yerleştirilerek bu robotun kollarının, konsol cerrahı tarafından, konsol adı verilen kontrol ünitesinden yönlendirilmesi ile gerçekleştirilen bir ameliyat şeklidir. Genel prensipleri laparoskopik cerrahiye benzemektedir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Mesane Kanseri 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Mesane Kanseri


Mesane Kanseri

Mesane kanseri; Yapılan araştırmalar bu kanser türünün dünyada en yaygın görülen kanser türleri arasında olduğunu göstermektedir. Günümüzde yüz binlerce insanın yakalandığı mesane kanseri, erkeklerde daha sık görülen kanser türleri arasındadır. Yaş aralığı olarak bu kanser çeşidi her yaşta görülebilir olsa da daha çok yaşlı ya da yetişkin yaşta olan insanlarda çok daha yaygın olarak görülmektedir.

Mesane Kanseri 2022

Mesane kanseri, vücudumuzun alt karın bölgesinde yer alan mesanenin çeper dokusunda oluşan kötü huylu tümörler mesane kanserine yol açar. Mesanenin iç yüzeyi mukoza denilen özel dokulu hücre tabakasıyla örtülüdür. Mesane kanserlerinin yaklaşık olarak %90’ında, bu özel hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalarak sağlam dokuları işgal ederler. Kanserin %90’ı mesanenin iç yüzeyindeki ‘transizyonel hücreli karsinomlar’ sebebiyle oluşur.

Mesane, vücudumuzda alt karın bölgesinde bulunan idrarı depolayan içi boş kaslı bir organdır. Mesanenin iç kısmını döşeyen mukoza tabakasında kanser hücreleri çoğalarak tümörler oluşmaya başlar.


Mesane tümörü genel olarak mesanede görülmesine rağmen, boşaltım sisteminin farklı bölümlerinde de görülebilmektedir. Vücudumuzdaki asıl görevi idrarı depolamak olan mesane diğer adı ile idrar kesesi, içi boş idrar ile doldukça esneyerek genişleyen bir organdır. Mesane kanseri genellikle mesanenin iç yüzünü döşeyen mukozanın ürotelyal hücrelerinden başlar. Mesane tümörleri kötü huylu veya iyi huylu olabilmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Mesane Kanseri Belirtileri

Mesane kanseri belirtileri Mesane kanseri belirtileri şu şekildedir;

İdrarda kan görülmesi(hematüri): Mesane kanserinde idrarda genellikle kanamalar sancısız olarak görülmektedir. İdrarda gözle görülebilir kanama olduğu kadar mikroskop altında görülebilecek tarzda çok küçük kanamalar da olmaktadır. Kanamalar idrarın tamamında görülmez. Kanamalar kan pıhtıları olarak küçük parçalar şeklinde ortaya çıkabilirler. İdrarda görülen kan sadece tümörden dolayı değil başka birçok nedenden de olabilmektedir. Böbrek taşı veya yangı gibi farklı hastalıklarda idrarda kan görülmesine neden olabilir. Bu yüzden teşhis aşamasında bunun ayırt edilmesi gereklidir.



Mesane Kanseri Belirtileri

Mesane kanseri belirtileri Mesane kanseri belirtileri şu şekildedir;

İdrarda kan görülmesi(hematüri): Mesane kanserinde idrarda genellikle kanamalar sancısız olarak görülmektedir. İdrarda gözle görülebilir kanama olduğu kadar mikroskop altında görülebilecek tarzda çok küçük kanamalar da olmaktadır. Kanamalar idrarın tamamında görülmez. Kanamalar kan pıhtıları olarak küçük parçalar şeklinde ortaya çıkabilirler. İdrarda görülen kan sadece tümörden dolayı değil başka birçok nedenden de olabilmektedir. Böbrek taşı veya enfeksiyon gibi farklı hastalıklarda idrarda kan görülmesine neden olabilir. Bu yüzden teşhis aşamasında bunun ayırt edilmesi gereklidir. Bu belirtiler dışında

  • İdrar yaparken yanma, ağrılı olması
  • Yavaş, zayıf veya kesintili bir şekilde olan idrara çıkma zorluğu
  • İdrar miktarında azalmalar yaşanması
  • Çok Sık idrara çıkma
  • Kilo kaybı veya birden zayıflamak
  • Mesane veya bağırsak kontrolünün kaybedilmesi
  • İleri vakalarda kalçalarda, sırtta, kaburgalarda veya üst baldırlarda ağrı veya sertlik
  • Karın kısmının alt kısımlarında ağrı hissetmek

Yukarıda yazılan belirtilerden en az birkaç tanesini yaşıyor iseniz mesane kanseri olma ihtimaline karşı mutlaka bir uzaman doktora görünmeli ve gerekli tetkiklerin yapılmasını sağlamalısınız. Kanserde erken teşhis çok önemlidir. Bu kanser türünde de erken teşhis ile pek çok kişi kanseri yenmiştir.



Mesane Kanseri Tanı Yöntemleri

Mesane kanseri tanı yöntemleri için en yakın üroloji doktoruna muayene olmak gerekir. Eğer yukarıda yazılan belirtilerden bir veya bir kaçına sahip iseniz hiç vakit kaybetmeden bir ürolog doktoruna görünmelisiniz.

Üroloji doktoru öncelikle sizin şikayetlerinizi dinleyerek hikâyenizi şekillendirecektir. Doktor mesane kanseri için size yönelteceği sorularda ailede genetik bir kanser çeşidi olup olmadığını, sigara kullanımınızı veya radyasyona kalıp kalmadığınızı sorarak tüm risk faktörlerini değerlendirecektir.

Üroloji doktoru fiziki muayenede;

  • Sistemik kontrollerini yaparak vücutta bir kanser işareti olup olmadığını belirler.
  • Karın ve karaciğerde şişkinlik olup olmadığını kontrol eder.
  • Kasık, karın ve boyunda büyümüş lenf olup olmadığını el ile kontrol eder.

Ürolog muayenede normal olmayan ve mesane kanseri belirtilerinden şüphelendiği takdirde hastadan gerekli daha detaylı tetkikleri isteyecektir.



Mesane Kanseri Tanısı için Yapılan Testler

Mesane kanseri teşhisi için ilk önce gerekli idrar testleri yapılmalıdır.

Bu testler;

İdrar tahlili; Oldukça basit yapılan bir laboratuar testidir. Mesane kanseri teshisinde İdrar örneğindeki kan ve diğer maddeleri kontrol etmek için yapılır.
İdrar sitolojisi: İdrar örneğinin mikroskop altında incelenmesi yöntemidir. Bu şekilde kanser hücreleri var ise kontrol edilir.
İdrar kültürü: Hastadan alınan idrar örneğinde  yapılan incelemelerde kişide ne tür mikroplar olduğu incelenir. Mesanede enfeksiyonun olup olmadığının belirlenmesi için bu test önemlidir
İdrar tümör marker testleri: Bu testlerde mesane kanseri hücreleri tarafından kana salınan maddeler aranır.

Mesane kanseri tanısı için yapılan diğer testler ise;

  • Ultrasonografi (USG): Ultrason ile 5 mm den büyük mesane tümörlerini kolaylıkla tespit edilir. Ultrason aynı zamanda mesane kanserinin yakın organ veya dokulara yayılıp yayılmadığını belirlemek ve kanserin büyüklüğünü ölçmek için kullanılır.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT ürogram): Tomografi çok geniş kapsamlı bir inceleme sağlar. Böylelikle idrar yolundaki tüm tümörlerin boyutu, şekli ve konumunu bilmemizi sağlar.
  • MR (Manyetik Rezonans): Mesane tümörünün derinliğini, boyutunu ölçmek ve lenfleri görüntülemek için yapılan işlemdir.
  • PET CT Taraması: Bu taramada hastaya miktarda radyoaktif madde enjekte edilerek kanserin vücudun neresine yayıldığını tespit eder.
  • Sistoskopi: Ucunda ışık ve kamera bulunan ince esnek bir endoskop ile tüm mesanenin içi incelenir. Sistoskopi işleminde mesanedeki anormalliklerin büyüme şekilleri belirlenebilir. Biyopsi ve idrar örnekleri de sistostopi sırasında gerçekleştirilebilir.


Mesane Kanseri Tedavi Yöntemleri

Mesane kanseri tedavi seçenekleri arasından doktorunuz uygulama yaparken hastanın genel sağlık durumunu, kanserin türünü kanserin derecesini ve kanserin hangi evrede seyrettiği konularına göre tedavi yöntemi uygular.

Bu konuda uzman doktor yapılan tüm tanısal testlerin sonucuna göre hastalığın derecesini ve evresini belirleyerek tedaviyi başlatır. Tedavi şekline belirlenen evre ve kanserin derecesi karar vermektedir. Eğer kanser hücreleri mesanenin kas dokusuna kadar ilerlememiş ise düşük dereceli bir kanser türü olduğu için hastaya sistoskopi eşliğinde yapılan TUR operasyonuyla kanserli doku çıkartılmak sureti ile tedavi uygulanır. Bazı uygun durumlarda, bu işlem tanısal amaçlı yapılan sistoskopi esnasında bile gerçekleştirilebilir düzeydedir.

Hastalar artık bu aşamadan daha sonra düzenli aralıklarla kontrol edilmektedir. Düzenli kontrol ve takiplerin sayesinde, kanserin tekrarlaması durumunda yine aynı şekilde hızlıca müdahale şansı yaratılmış oluyor. Diğer bir mesane kanseri evresi ise kanser kas dokusuna ilerlemiş fakat lenf bezi ve organlara yayılmamış ise tedavi, radikal sistektomi işlemiyle gerçekleştirilerek mesane, prostat ve etraftaki lenf bezleri alınarak tedavi edilir.

Bu şekilde yapılan cerrahi müdahaleden sonra hastanın idrarını depolayacağını yeni bir mesane yapılır ya da doğrudan cilde yerleştirilen bir torbaya iletmek için bağırsaklar kullanılarak bir kese yapılıyor. Bu operasyonlardan sonra hastanın sağlığına çok daha fazla özen göstermesi ve doktor konrollerini aksatmaması gerekir. Bazı hastaların tedavisi ise hastalığın durumuna göre hem cerrahi, hem radyoterapi ya da hem de kemoterapi ile birlikte uygulanabiliyor.

Eğer hastalık başka organlara veya lenf bezlerine yayılmış ise hastalıkta ise tedavi olarak kimyasal tedavi yöntemi tercih edilmelidir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, İdrar Kaçırma ve Mesane Sağlığı, Hpv Aşısı, Frengi, Hematüri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Klamidya 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Klamidya


Klamidya

Klamidya;Chlamydia trachomatis” adlı bakterinin neden olduğu sık görülen cinsel yolla bulaşan bir hastalığa verilen isim olarak geçer.

Bu bakteri genel olarak kadınlarda rahim ağzı enfeksiyonuna neden olurken hem kadın hem de erkeklerde üretrit ve proktite gibi rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Klamidya enfeksiyonu kişiye bulaştığında kadınlarda pelvik inflamatuar hastalık, kısırlık, ektopik gebelik ve kronik pelvik ağrı gibi çok daha ciddi problemlere neden olabilir. Klamidya adlı bu bakteriyel hastalık her iki cinsiyeti de etkileyerek kişilerde yaş ayırt edilmeksizin herkeste görülebilir.

Klamidya 2022

Hastalığın erken dönem belirtileri çok hafif olduğu için bu hastalığı fark etmeniz kolay olmayabilir. Fakat bu bakteriyel hastalık tedavi edilmediği takdirde özellikle kadınlar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu sorunlar arasında erken doğum anne ve bebek açısından ciddi riskler yaratabilir. Klamidyadan cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğu için  cinsel ilişki sırasında uygun korunma yöntemlerini kullanmak bu enfeksiyonel hastalıktan korunmanın en etkili yöntemleri arasında olacaktır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Klamidya Belirtileri

Klamidya belirtilerini fark etmek gerçekten oldukça güçtür. Çünkü klamidya sessiz enfeksiyon olarak bilindiği için belirtileri fark etmek zaman alabilir. Klamidya bilindiği üzere bakteriyel bir rahatsızlık olup, en büyük bulaşma nedeni cinsel ilişki esnasında herhangi bir koruma yöntemi kullanmayan kişilerde görülmesidir.

“Chlamydia trachomatis” bakterisi bulaştığı zaman belirtiler hemen ortaya çıkmaz. Bu belirtiler 1 e 3 hafta içerisinde anca açığa çıkmaya başlarlar. Üstelik çok hafif olarak ortaya çıkan belirtiler belirgin hale gelse bile benzer farklı hastalıklarla rahatlıkla karıştırılabilir. Bu yüzden kişilerin risk faktörlerini hesap ederek korunmasız cinsel ilişkide bulunduktan sonra kendilerinde ne gibi belirtiler olduğunu iyi bir şekilde kendisi analiz ederek en yakın uzman doktora görünmesi gerekir.

Klamidya belirtileri kadınlarda ve erkeklerde farlı şekillerde ortaya çıkarlar.

Örneğin kadınlarda ortaya çıkan belirtileri aşağıdaki gibidir;

  • Vajinal akıntılar
  • İdrar yaparken oluşan yanma ve ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı ve acı hissetmek
  • Adet dönemi dışında meydana gelen ara kanamalar
  • Karnın alt bölgesinde belirgin ağrılar
  • Rektum bölgesinde hissedilen ağrı ya da farlı gelen akıntı olarak çıkan belirtileri gösterebiliriz.

Yazımızda daha öncede belirttiğimiz gibi erkeklerde farklı şekilde belirtiler görülebilir.

İşte erkeklerde görülen o belirtiler;

  • Peniste oluşan akıntılar
  • İdrar yaparken zorlanma yanma ve ağrı oluşması
  • Testislerde ağrı hissedilmesi
  • Karnın alt bölgesinde sık sık ağrı oluşması
  • Rektum bölgesinde ağrı ya da akıntı gibi belirtiler görülür.

Bu belirtilerin haricinde her iki cinsiyette ortaya çıkan bu durum bakterinin gözle teması sonucunda klamidya konjonktivite veya trahom adı verilen göz hastalıklarına da neden olabilir.



Klamidya Tanı Yöntemleri

Klamidya belirtileri hissettiğiniz ya da şüphelendiğiniz zaman hiç ihmal etmeden uzman bir doktora muayene olmanız çok önemlidir. Hastalığı çok ilerlemeden tespit edilmesi durumunda tedavisi daha çabuk sonuç verecektir. Klimidya tanısında uzman öncelikle kişinin hastalık hikâyesini dinleyerek tanı için gerekli soruları sorar. Hekim daha sonra gerekli fiziksel muayeneyi yaptıktan sonra gerekli gördüğü tahlil ve tetkiklerin yapılmasını ister. Klimidya tanısı koymak için klimidya testi yapılmalıdır.

Moleküler testleri ve hücre kültürlerini moleküler testleri ve hücre kültürlerini içeren bu testler klamidya enfeksiyonu tanısında etkilidir. Klamidya enfeksiyonu gösterme açısından en etkili ve bilinen yaygın olan test şekli moleküler testlerdir. Moleküler Klamidya testleri için hastaların vajinal sıvı örneklerinden ya da idrar örneklerinden çalışılabilir.

Klimidya testleri yaptırması gereken kişiler kimler olmalıdır kısaca bahsetmek gerekirse; akıntı, idrar yaparken yanma veya döküntü gibi genital şikayetleri olan kişilerin acilen doktora başvurmaları gerekir. Bu şikayetleri olan kişilerin hastalığı bulaştırmamak adına kimse ile cinsel birliktelik yaşamamaları gerekir. Kendisine klimidya tanısı konulan kışların mutlaka en yakın zamanda en yakın klinik doktoruna başvurarak klimidya testi yaptırmaları gerekir.

Klimidya testi yaptırması gereken kişiler arasında 25 yaş altında olan ve aktif cinsel hayatı bulunan kadınların herhangi bir hastalık belirtisi olmasa bile klimidya testini düzenli olarak yaptırması bu enfeksiyonel hastalığı önlemede yardımcı olacaktır. Aynı zamanda birden fazla partneri olan ya da yeni bir partner edinen kişilerinde bu testi yaptırmaları gereklidir.

Bu testi özellikle gebe kadınlar ilk doktor kontrollerinde mutlaka yaptırmalıdır. Yaş aralığı olarak ta yaşı 25 ve altında olan gebeler ayrıca gebeliklerinin 7. Ay kontrollerinde ikinci kez olarak Klamidya testi yaptırmalıdır.

Klamidya testi pozitif çıkan ve enfeksiyon saptanan kişiler tedavi edildikten hemen 3 ay sonra kontrol amacıyla Klamidya testi yaptırmaları enfeksiyon riski için oldukça önemlidir.

Klamidya testi erkekler için daha farklı şekillerde yapılmaktadır. Çünkü erkeklerde herhangi bir belirti olmadıkça veya kişiler şüpheli bir cinsel ilişkide bulunmadıkça rutin Klamidya taraması yapmalarına gerek duyulmamaktadır. Fakat bazı durumlarda özellikle HIV enfeksiyonu olanlarda veya çok partnerli ilişki yaşayan erkeklerde Klamidya enfeksiyonu açısından 3 ayda bir araştırılma yapılması önlem açısından önemlidir.



Klamidya Tedavi Yöntemleri

Klamidya enfeksiyonu bakteriyel bir enfeksiyon sonucu olduğundan dolayı  tıpta bu tür hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotik tedavisi uygulanır Fakat Klamidya enfeksiyonu tedavisinde kullanılan antibiyotikler 21 gün olarak değil genelde 7 gün olacak şekilde kullanılmaktadır. Antibiyotik kullanılan bu 7 günlük süreden önce hastalığın belirtileri azalmış ya da tamamen geçmiş gibi olsa bile antibiyotiklere devam edilmesi mutlaka gereklidir. Çünkü uzman hekim tarafından verilen tüm antibiyotiklerin hekimin verdiği süre kadar kullanılması etkinliğini artırır.

Klimidya tedavisi yapılırken kişinin hiç kimse ile cinsel ilişkide bulunulmaması gerekir. Bu bakteriyel hastalıkta tekrarlayan enfeksiyonlar olabileceğinden, tedavi sonlandıktan sonra yaşam kalitenize dikkat etmeli ve belirli bir süre bekledikten sonra önlem almış olmak için doktor önerisine göre tekrar test yaptırmanız sizin sağlığınız için alacağınız en güvenilir yöntem olacaktır. Bu arada kişinin birlikte olduğu partnerinin de tedavi olup test yaptırması gerekir. Çünkü o kişide bilmeden başkalarına aynı hastalığı kolaylıkla bulaştırabilir. Klamidya tedavisi hastalığı önlemez, sadece tedavi eder. Çünkü kişi tekrar cinsel ilişkide bulunur ise hastalık tekrar eder.

Klimidya tedavi edilmediğinde bir takım sorunlara yol açar. Bu sorunlara arasında rahim, fallop tüpleri ve yumurtalık enfeksiyonu meydana gelebilir. Aynı zamanda tedavi edilmeyen klimidya riskli gebeliklere sebep olabilir. Dış gebelik riski artabilir. Tedavi edilmediğinde erken doğum riski olduğundan gerçekten tehlikeli bir hal alabilir. Yeni doğan bebeklerde zaturre riski ve çeşitli göz enfeksiyonlaına neden olan bu bakteriyel hastalık tedavi edilmediğinde kısırlık gibi ciddi rahatsızlılara da yol açabilir.

Klimidya erkeklerde olan etkisi ise Epididimit adı verilen sperm taşıyan tüp iltihabı oluşabilir. Prostat bezi iltihabı meydana gelebilirken kısırlık ihtimali de olabilecek riskler arasındadır.



Klimidya Korunma Yolları

Klimidya riskinden korunmak için en etkili yöntem cinsel ilişki sırasında korunma yöntemlerini kullanmayı ihmal etmemek gelmektedir. Bunun için en etekli yöntem olan kondom kullanımına çok dikkat edilmelidir. Yırtılmış kondom olmamasına son derece dikkat edilmelidir. Bu hastalıktan korunmanın en iyi yolu ise tek eşli hayattan geçmektedir.

Varikosel, Üretra Darlığı, Testis Kanseri, Sertleşme Bozukluğu, Renal Arter Stenozu





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Kısırlık 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Kısırlık


Kısırlık

Kısırlık; yani tıp dilinde infertilite tanım olarak çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin korunmasız ve düzenli ilişkiye girmelerine rağmen 1 yıl boyunca gebeliğin gerçekleşmediği durumlara verilen addır. Kısırlık, dünya genelinde yapılan istatistiklere göre çiftlerin yaklaşık olarak %25’inde görülen klinik bir sağlık problemidir. Yapılan araştırmalarda kısırlık probleminde oran olarak düşünülürse 1/3 oranda erkeklerin, 1/3 oranda kadınların  ve 1/3 oranda her iki partnerin sorumlu olduğunu ortaya koyar.

Kısırlık 2022

Kısırlık problemi yaşayan çiftlerde mutlaka kadın ve erkeğin durumları iyice değerlendirilerek, fiziksel ve psikolojik tedavi ile desteklenmelidir. Düzenli ve korunmasız ilişki olduğu halde gebe kalamayan 35 yaş üstü kadınların tetkik ve tedavilerine vakit geçirmeden başlanmalıdır. Çünkü yaşa bağlı olarak kadında yumurta sayısı zaman ilerledikçe azalmaya devam etmektedir.

Kısırlık; yaş ilerledikçe görülme sıklığı artan bir durumdur. Kısırlık genel olarak üreme sistemi ile ilgili bir sağlık sorunu olarak bilinse de tek bir sebebe bağlı olabildiği gibi; birkaç etkenin birleşmesi ile de meydana gelebilen bir durum olarak ta karşımıza çıkabilir.


Kısırlık aynı zamanda, insandaki üreme sisteminin vücudun üreme işlevini yerine getirme işlevini baltalayan bir hastalıktır. Kısırlığın nedenlerinde kadın ve erkekte gerçekleşmeyen üreme bozukluğunun yanı sıra hiçbir şekilde nedeni bulunmayan kısırlık nedenleri de karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar çocuk sahibi çok doğal bir süreç olmasına rağmen bu sürecin oluşması için bazı faktörlerin oluşması gereklidir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Kısırlık Nedenleri

Kısırlık, kadın veya erkekten kaynaklı sebeplerden dolayı oluşan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat yapılan bazı araştırmalar sonucunda çiftlerde hiç bir sorun olmadığı halde kısırlık durumunun ortaya çıktığı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Yapılan tüm araştırmalara rağmen bu durumun nedeni bir türlü bulunamayan vakalara rastlamak mümkün olmaktadır.

Yapılan araştırmalarda bebek sahibi olmak isteyen çiftler korunmasız düzenli olarak haftada 2-3 kez birlikte olduklarında oranlama yaparsak her 100 çiftten 85’i bir yıl içinde gebe kalmaktadır. Az bir oran olan yüzde 15 lif kısmın büyük çoğunluğu da ikinci yılda herhangi bir tedaviye gereksinim duymadan gebelik gerçekleşmektedir.

Kısırlık durumu kadınlar yaşlarının ilerlemesi ile birlikte artmaktadır. Çünkü doğurganlık yaş artışı ile birlikte azalır. Doğurganlık 38 yaşından itibaren azalmaya başlar ve 40’lı yaşlara gelindiğinde ise yumurta giderek azalmaya başladığı için doğurganlık azalır. Kısırlığın nedenleri kadın ve erkeğe göre farklılık gösterir.

Kadınlarda kısırlığın nedenleri arasında;

  • Tüplerde tahribat veya tıkanıklık
  • Düzensiz adet döngüsü
  • Azalmış yumurtalık rezervi
  • Fallop tüplerinin tıkanıklığı ya da yapışıklığı
  • Geçirilmiş enfeksiyonlar ya da karın içi operasyonlar
  • Endometriozis:
  • Yumurtlama bozuklukları
  • Yüksek prolaktin seviyesi
  • Polikistik Over Sendromu
  • Erken menopoz

Rahimde görülen bazı tür miyomlar:

  • Karın İçi Yapışıklık: Pelvik enfeksiyon, apandisit, karın veya pelvik operasyon sonrası oluşan yapışık dokulardır.
  • Tiroid Problemleri: Tiroid bezindeki aksaklıklar
  • Kanser tedavileri: Kadın üreme sisteminde meydana gelen kanserler kısırlığa yol açabilirler. Radyoterapi ve kemoterapi üreme sistemini etkiler.

Obezite
Aşırı sigara ve alkol tüketimi kadınlarda görülen kısırlık nedenleri arasındadır.



Erkeklerde Görülen Kısırlık Nedenleri

Kısırlık; erkek ve kadında görülme oranları yüzde 50 olarak belirtilir.

Erkeklerde kısırlık nedenleri aşağıdaki gibidir;

  • Genetik problemler
  • Doğum anında meydana gelen anormallikler
  • Sperm üretim bozuklukları
  • Varikosel (testislerde kanı boşaltan toplardamarın varisleşmesi durumu)
  • Testis travması
  • Anatomik problemler
  • Enfeksiyonlar
  • Hormonsal değişiklikler
  • Geçirilen cerrahi operasyonlar gibi nedenlere bağlı olarak oluşur.


Kısırlık Belirtileri

Kısırlık belirtileri kadınlarda ortaya çıkma belirtisi; kadın eğer korunmasız olarak düzenli bir şekilde cinsel ilişki yaşadığı olduğu halde 1 yıldır hamile kalamıyor ise bu bir kısırlık belirtisi olabilir. Kadınlarda meydana gelen adet düzensizlikleri ve hamile olmadığı halde memelerden süt gelmesi gibi durumlar belirti olarak görülebilir. Böyle bir durumda derhal bir uzmana danışılmalıdır.

Erkeklerde ise sertleşme ve boşalma ile ilgili sorunlar, çok az meni gelmesi ve sperm azlığı gibi belirtiler baş gösterebilir.



Kısırlık Tanı Yöntemleri

Kısırlık tanı yöntemlerinde; çiftler düzenli olarak korunmasız cinsel ilişkiye rağmen yaklaşık 1 yıl ya da 2 yıldır gebe kalamama durumunda bir neden saptayarak tanı koymak amacıyla erkeklerde ve kadınlarda farklı tetkiklere başvurulur.

Erkeklerde bu tetkiklerden biri semen analizi denilen erkeğin meni analizi yöntemi sayesinde yapılmaktadır. Erkeğin meni analizini yapmak için 3 ila 7 günlük bir cinsel perhizin ardından alınan alınan sperm örneği, mikroskop altında incelenir. Semen analizi ile erkekte sperm sayısı, hareketlilik durumu ve yapısı hakkında bilgi edinilmek için yapılmaktadır. Bazı gereken durumlarda anti sperm antikoru da testlere eklenebilir.

Kısırlık tanı yöntemlerinde; kadınlarda adet döngülerinin durumu ve düzenli olup olmadığı uzman tarafından hasta hikâyesine göre belirlenir. Tanı yönteminde dikkat edilecek nokta ise eğer kadının adet döngüsünde düzenli ise, adet kanamalarından önceki 7 gün içinde yumurtlamanın olup olmadığının kontrol edilmesi gerekli kan testleri istenebilir.

Bazı kişi durumlarına göre uzman hekimi yumurta gelişimini ve yumurtlamayı 1 ay boyunca yapacağı ultrason testleri ile takip etmek isteyebilir. Yumurta kalitesinin değerlendirilmesi için âdetin 2 ila 5. günleri arasında yapılarak hormon çeşitli hormon düzeyleri testleri ile FSH, LH ve östrojen düzeylerine, yumurtalık rezervlerinin değerlendirilmesi için ise AMH düzeylerine kan testi ile bakılabilir.

Fallop tüplerinin açık ya da kapalı olup olmadığını öğrenmek için HSG olarak adlandırılan bir röntgen filmi ile kontrol edilebilir. Bazen ise bazı durumlarda laparoskopi denilen karın içinin teleskopik-kamera vasıtası ile görüntülenmesini de gerektirebilir.



Kısırlık Tedavi Yöntemleri

Kısırlık tedavi yöntemleri arasında ilk akla gelen tüp bebek yöntemidir. Fakat bu yöntem dışında pek çok kısırlık tedavisi yöntemi bulunur. Bu tedavi yöntemleri çiftlerin yaşına hastalık durumlarına göre değişecektir. Sizlere kısaca birkaç yöntemden bahsedelim.

  • Gebelik ilaçları: Eğer gebelik problemi yumurtlama problemlerinden kaynaklanıyorsa yani düzenli yumurtlamanın olmamasından ise tablet ya da enjeksiyon şeklinde verilebilecek gebelik ilaçları sayesinde kişilerin yumurta gelişimi yapılabilmektedir. Bu tedavi sayesinde çoğul gebelik dahi sağlanabilmektedir. En sık kullanılan yöntemlerden birisidir.
  • Aşılama yöntemi tedavisi: Bu yöntemde kısırlık tedavileri arasında sık ve uygulaması kolay yöntemler arasındadır. Bu yöntem kadının doğurganlığın en yüksek olduğu yumurtlama döneminde eşinin spermlerinin basit bir yöntemle rahim içine yerleştirilmesi ile uygulanır. Bu yöntem tüplerin sağlıklı olduğu ve nedeni açıklanamayan kısırlık problemlerinde önerilmektedir. Aynı zamanda cinsel ilişkinin gerçekleşememe durumları olan vajinismus, erken boşalma ve sertleşme sorunu gibi sorunlarda uygulanır.
  • Tüp bebek tedavisi: Diğer iki yöntem denenip sonuca ulaşılamayınca çiftler tüp bebek yöntemine yönelirler. Normal akış düzeninde her ay düzenli şekilde adet gören kadınlar her ay döllenebilir tek bir yumurta oluşturmaktadırlar. Tüp bebek tedavisinde yapılan işlem ise dışarıdan verilen hormon ilaçları ile bu sayının artmasını sağlamak ve gebe kalma olasılığını yükseltmek amaçlanır. Kişiye transfer edilecek olan embriyo sayısının belirlenmesi gebelik şansına ve çoğul gebelik riskine direkt olarak etki edebilir. Uzman hekim yeterli gördüğü embriyo kalitesi belirlendikten sonra, embriyo sayısı transferi yapmadan önce çiftlere ayrıntılı olarak bilgi vermesi için görüşme sağlayacaktır. Gerekli görüşmelerden sonra transfer işlemi yapılır.

Varikosel, Üretra Darlığı, Testis Kanseri, Sertleşme Bozukluğu, Renal Arter Stenozu





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp