Romatizmaya-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar?

Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar? Dora Hospital

Romatizma şikayetleri bulunan kişiler, hastalıkların teşhisi için romatoloji bölümünde yer alan romatolog uzmanlarına muayene olmalıdır. Romatologlar tarafından yapılan incelemelerin ardından, hastaların eklem ağrılarının romatizma kaynaklı olup olmadığı teşhis edilecektir. Kas ağrıları, eklem ağrıları ve diğer iskelet sistemi ağrılarını muayene eden romatoloji uzmanları, hastalarda bulunan romatizmanın evresine göre tedavi sürecine başlayacaktır. Romatizmal hastalıkların kaynakları, evreleri ve bulundukları bölgelere göre, farklı farklı tedavi uygulamaları yapılacaktır. Romatizmaya bakan bölümler, fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleriyle ortak şekilde hareket etmekte, ihtiyaca göre hastalar fizik tedaviye sevk edilmektedir.


Romatizma Nasıl Bir Hastalıktır, Nasıl Anlaşılır?

Romatizma hastalığı, her yaşta meydana gelen ve iskelet sistemini doğrudan etkileyen, bölgesel olarak ağrı ve sıkışmalara neden olan, kronik bir problemdir. Kas, iskelet ve bağ sisteminde tahribat neden olan romatizma, iltihaplı ve normal olarak iki ayrı kategoride incelenmektedir. İltihaplı romatizma, vücutta daha hızlı yayılmakta ve romatizmayı tetikleyen faktörlere göre iltihabın oranı artmaktadır. Mevsimsel geçişler ya da hava durumuyla hiçbir alakası bulunmayan romatizma, her insanda karşılaşılabilen kronik hastalıklardan bir tanesidir.

Romatizma Bilgi Formu

Romatizma Oluşumunun Sebepleri Nelerdir, Hangi Durumlarda Romatizma Oluşur?

Romatizmanın nedenleri arasında yer alan faktörler, romatizmaya yakalanmayan kişilerin de risk grubunda olmasına yol açmaktadır. Tam olarak hangi sebeple ortaya çıktığı bilinmeyen romatizma, kişilerin kas, kemik ve eklem hareketlerinin kısıtlanmasına yol açmaktadır. Romatizma oluşumuna, eklemlerin soğuğa maruz kalması, eklemlerin çok fazla tahrip olması, aşırı kilolu olmak, sporlarda ani hareketlerin yapılması, spor yaralanmaları ve dışa bağlı travmalar sebep olabilir. İltihapsız romatizmanın genetik miras sonrası ortaya çıktığı düşünülürken, iltihaplı romatizma için kesin bir kaynak tespit edilememiştir.

Romatizmanın Belirtileri Nelerdir?

Romatizma oluşumunun bulguları arasında yer alan temel etkenler, romatizma şikayeti bulunan tüm hastalarda gözlemlenmektedir. Romatizma kaynaklı ortaya çıkan belirtiler, aşağıda detaylıca ele alınmıştır:

-Romatizma sorunu yaşayan kişilerde, kas ağrıları, eklem hareketsizliği, dokularda hassasiyet, bölgesel ödem ve şişlikler ya da bölgesel sancılar görülmektedir.
-Sindirim sisteminde bozuklukların meydana gelmesi, romatizma belirtileri arasındadır.
-Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkması, romatizma kaynaklı olabilir.
-Böbreklerin olması gerekenden daha az çalışması, romatizmanın belirtileri arasında yer almaktadır.
-Nörolojik problemlerin oluşumu, hastalardaki romatizmanın temel sebeplerinden bir tanesidir.
-Nefes almada zorluk çekilmesi ve göğüste sıkışma hissi, romatizma oluşumunun belirtileri arasındadır.
-Sabah uyandıktan sonra, eklemlerde bölgesel sertliklerin oluşması, hastalarda romatizma olduğunu göstermektedir.
-Eklem hareketlerinin zorlanması ve kısıtlanması, romatizmanın bölgesel belirtileri arasındadır.
-Güneşe karşı, ciltte hassasiyet oluşumu ve cildin incelmesi, romatizmal belirtilerden bir tanesidir.
-Vücudun belli bölgelerinde sert dokuların oluşumu, hastalarda romatizma olduğunu göstermektedir.
-Uzun süre devam eden yüksek ateşlenmeler, hastalarda iltihaplı romatizma olduğunu gösterir.
-Gözlerin iltihaplanması ve görme duyusunda azalmaların meydana gelmesi, iltihaplı romatizmanın belirtilerinden sayılmaktadır.

Yukarıda sıralanan bulguların haricinde, kişilere göre farklı belirtilerle de karşılaşılabilir.

Eklem Romatizması Nedir, Etkileri Nelerdir?

Eklem romatizması oluşumu, vücuttaki kas, kemik ve sinirlerin hasar görmesine yol açmaktadır. Kronik olarak ilerleyen ve zaman içerisinde etkisini artıran eklem romatizması, iltihaplı oluşu sebebiyle hastaların fiziksel yapılarında şekil bozukluklarına yol açacaktır. Eklem romatizmasının, aynı anda birden çok ekleme zarar vermesi, hastaların acı çekmesine sebep olur. Romatoid artid olarak da adlandırılan eklem romatizması, iltihap sebebiyle organlarda tutulmalara ve fonksiyon kayıplarına yol açabilir. Her yaştaki insanda ortaya çıkabilen eklem romatizmasının görülme sıklığı, %0,5 ila %1 aralığında değişmektedir. Özellikle sigara kullanan kişilerde ortaya çıkan eklem romatizması, hastalarda sakatlıklara sebep olabilir. Genetik etkenler ve çevresel faktörler sebebiyle ortaya çıkan eklem romatizmasının en belirgin özellikleri, aşağıda sırasıyla açıklanmıştır:

-Hafif şekilde ateşlenme
-Halsizlik ve yorgunluk
-Ani kilo verme
-Eklemlerde kronik ağrıların oluşması
-Ellerin ödem toplaması ve ağrıması
-Diz ve dirsek bölümlerinde şişlikler oluşması
-Omurların tutulmasına bağlı boyun ağrıları
-Deri altında görülen ağrısız nodüllerin oluşumu
-Kalp ve akciğerde tutulum gelişmesi
-Gözlerin aniden kızarması ve ağrıması
-Nörolojik tutulumlar
-Sabahları eklemlerde tutulmaların yaşanması
-İç ve dış etkilere karşı hassasiyet görülmesi
-Sabahları yorgun uyanılması
-Vücudun bazı bölgelerinin çok hassas olması
-Uyku düzensizlikleri
-Bölgesel olarak başlayan ve vücudun tamamına yayılan eklem romatizması, yukarıdaki belirtiler sonrasında teşhis edilmektedir. Belirtilerden bir ya da birkaç tanesini yaşaya kişiler, romatoloji uzmanı kontrolünden geçmelidir.

Yumuşak Doku Romatizmasının Genel Özellikleri

Yumuşak doku romatizmasının oluşumu, hastaların tüm vücutta ağrı hissetmesine yol açmaktadır. Vücut genelindeki yaygın ağrıların oluşması, yumuşak doku romatizmasının belirtileri arasında sayılmaktadır. Vücutta gelişen ağrılar, zaman içerisinde artabilir ya da azalabilir. Yumuşak doku romatizmasına bağlı olarak gelişen ağrılar, gün boyu devam etme riski taşımakta ve kişilerin yaşam kalitesini düşürmektedir. Eklem romatizmasına kıyasla, daha fazla karşılaşılan yumuşak doku romatizması, uyku bozukluğu, sabahları yorgun uyanma ve vücutta belli bölgelerin aşırı hassasiyet göstermesi gibi belirtilerle karşılaşılmaktadır. Özellikle boyun, göğüs, bel, kalçalar, omuzlar ve sırtta görülen yumuşak doku romatizması, çift taraflı olarak sanrılar oluşturmakta ve sistematik olarak ağrıların boyutunu artırmaktadır. Eklem romatizmasına bağlı ağrıların boyutları ve konumları, zaman içerisinde değişiklik göstermektedir.

Romatizma Teşhisi Nasıl Koyulur?

Romatizma muayenesinde kullanılan testler, hastaların şikayetlerine göre belirlenmektedir. Romatizmanın türüne ve hastaların şikayetlerine göre, romatizma teşhisi için geliştirilmiş testler kullanılacaktır. Eklem romatizması ve yumuşak doku romatizması olarak iki ayrı kategoriye ayrılan romatizma hastalığının teşhisinde, hastaların aile geçmişi, sağlık geçmişi ve şikayetleri dinlenmektedir. Kullanılan ilaçlar, geçirilmiş hastalıklar ve yaşanan travmalar dikkate alındıktan sonra, fiziki muayene yapılacaktır. Fiziki muayeneden sonra, kesin olarak romatizma teşhisi koyabilmek için uygulanan testler ve incelemeler, aşağıda sıralanmıştır:

-Kemiklerin direncini anlamak için kalsiyum, alkali fostafaz ve fosfor ölçümleri
-Romatizmaya bağlı iltihabın boyutunu anlamak için kan testleri Anemi varlığı testleri
-Eklem aralarından sıvı örneği alınması
-İnce iğne biyopsisi ve doku incelemeleri
-Radyoloji ve elektromiyografi testleri
-İmmünolojik testler

Uzmanların kesin olarak romatizma teşhisi koyabilmesi için çeşitli laboratuvar testlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Romatizma Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Romatizmanın tedavi sürecinde, hastalığın boyutuna ve özelliklerine göre uygulamalar tercih edilecektir. Romatizma kaynaklı semptomların ortadan kalkması için hastalara özel ilaç tedavilerine başlanmaktadır. Ameliyat gibi tedavi yöntemi bulunmayan romatizma, sadece ilaç tedavileriyle kontrol altına alınmaktadır. Uygulanan ilaçlar arasında, antibiyotik, kortizon ve romatizmanın etkilerini modifiye edici ilaçlar da yer almaktadır. Romatizmaya bağlı hasar gören eklemler, uzmanların belirttiği lokal tedavilerle düzeltilmeye çalışılmaktadır. Romatizma tedavisinin amacı, romatizmanın ilerlemesini durdurmak, hastalığın gerilemesini sağlamak ya da daha fazla tahribat oluşturmasını engellemektir.

Çocuklarda Romatizma Görülür Mü?

Çocuklarda romatizma oluşumu, oldukça sık karşılaşılan durumlardan bir tanesidir. Romatizmanın belirli bir yaşı bulunmadığından, çocuklarda romatizma oluşumu oldukça tabii sayılmakta ve genellikle büyüme ağrılarıyla karıştırılmaktadır. Çocuklarda gelişen romatizma, kas ağrıları, ateşlenme, eklem ağrıları ve bölgesel şişliklerle kendini belli etmektedir. Bu tür belirtilerin tespit edilmesi durumunda, derhal bir uzmana başvuru yapılmalıdır. Çocuklarda gelişen romatizmanın en sık görüldüğü bölgeler, bacaklar, baldırlar ve bacakların ön kısımlarıdır. Çocukların hareket etmesini zorlaştıran romatizma, sadece bacaklarla sınırlı kalmayıp iskelet sistemine de etki edebilir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Varis-Tedavisi-Fiyatları-2020-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Varis Tedavisi Fiyatları 2020


Varis tedavisi fiyatları konusunda net bir fiyat söylenememektedir. Hastanın hastalık derecesi gibi bazı parametreler varis oluşumuna uygulanacak tedaviyi değiştirmektedir. Bu nedenle varis tedavisi fiyatları da uygulanacak tedavi yöntemine göre değişiklik göstermektedir.


Varis Tedavisi Fiyatları 2020 Dora Hospital

Varis Fiyatlarını Etkileyen Kriterler

Varis fiyatlarını etkileyen parametreler uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu kriterler şu şekilde sıralanabilmektedir:

Hastanın vücudunda varis hastalığının yaygınlığı kriterlerin başında gelmektedir. Hastanın yalnızca bir bacağının dar bir alanında varis oluşması gerçekleşebileceği gibi her iki bacağı sarmış durumda da olabilmektedir. Bu durum tedavi yöntemini yani fiyatı değiştirmektedir.
Hastanın vücudunda oluşan varis tipi bir diğer kriterdir. 4 temel varis tipi bulunmaktadır. Varis tipine göre uygulanan tedavi yöntemi de değişiklik gösterecektir.
Damarların genişliği ve uzunluğu tedaviyi ve dolayısıyla fiyatı değiştiren bir diğer parametredir. Damarların daha geniş ve daha uzun olması durumunda varis tedavisi daha zor bir süreçten oluşmaktadır. Damar durumuna göre kullanılacak tedavi tekniği değişiklik göstermektedir.

Varis Nedir?

Varis, bacakta bulunan toplardamarların genişlemiş ve kıvrılmış bir şekilde mavi renkte görülmesi olarak tanımlanabilmektedir. Varis oluşumunda toplardamar duvarında yapısal bir bozukluk meydana gelmektedir. Bu nedenle de damarlar genişlemekte ve damar kapakçıkları bozulmaktadır. Bu durum kanın geri gitmesine neden olmaktadır. Kanın geri gitmesi, damardaki basıncın artmasına sebebiyet vermektedir. Varis hastalığı, yetişkin bireylerin yaklaşık %20’sinde görülebilen oldukça yaygın bir hastalıktır. Kadınlarda daha sık rastlanmakla birlikte erkeklerde görülme olasılığı da bulunmaktadır. İlerleyen yaşlarda varis oluşumunun daha sık meydana geldiği bilinmektedir. 50 yaşının üzerindeki bireylerin %50’sinde varis görülebilmektedir.

Varis Oluşumu Nedenleri

Varis oluşumu sebepleri içerisinde birçok farklı faktör bulunmaktadır. Bu nedenle net bir şekilde şu sebeple oluşuyor denilememektedir. Genel olarak varis oluşumuna neden olan faktörlerse şu şekilde sıralanabilmektedir:
Hamilelik
Şişmanlık
Ayakta uzun süre durmak
Kadın olmak
Doğum kontrol hapı kullanmak
Hormon tedavisi uygulamak
Devamlı dar giysiler giymek
Kabızlık
Yaş ilerlemesi
Genetik yatkınlık

Bu faktörler en sık rastlanan varis nedenleridir. Kişinin varis oluşumunun önüne geçmek için dikkat etmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Bu noktalar şu şekilde belirlenmiştir:

Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak gerekmektedir.
Hamilelik döneminde varis çorabı kullanmak varis oluşma riskini azaltacaktır.
Düzenli egzersiz yapmak gerekmektedir.
Bacakları akşam saatlerinde yarım saat kadar yukarı bir seviyede tutmak faydalı olacaktır.
Bacakları soğuk suyla yıkamak faydalı olacaktır.
Fazla kilo konusunda gerekli tedbirleri alarak şişmanlamaktan kaçınmak gerekmektedir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

Varis belirtileri arasında en sık rastlananlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

Kişinin bacaklarında özellikle akşam vakitleri yorgunluk ve ağrı hissi olması
Efor sarf edildikten sonra hastanın bacaklarında ağırlık hissi olması
Bacakta kılcal damarlar oluşması
Kişinin ayak bileklerinin şişmesi
Kişinin bacaklarında mavi ve mor renkte şişlikler oluşması
Kişinin ayak bileklerinde mor lekeler oluşması
Ciltte kaşıntı ve kuruluk gibi sıkıntılar meydana gelmesi
Bir yere çarpıldığında çok küçük bir çarpma olsa dahi cilt altında kanama meydana gelmesi
Ayak bilekleri derisinde çökme

Varis halk arasında çok ciddi bir hastalık olarak tanınmasa da kişinin hayat kalitesini oldukça düşürmektedir. Bu nedenle de varis tanısı koymak ve tedaviye başlamak önem arz etmektedir. Hasta, varis belirtileri olduğundan şüphelenmesi durumunda yapması gereken varis tedavisi başlatılabilmesi için doktora başvurmaktır. Uzmanlar tarafından yapılan Doppler inceleme neticesinde hastaya tanı koyulmakta ve tedaviye başlanılmaktadır. Doppler incelemesi bir çeşit ultrason incelemesi olarak tarif edilebilmektedir. Herhangi bir yan etkisi bulunmadığı için tüm hastalara uygulanabilen bir inceleme yöntemidir. Yapılan inceleme sonucunda damarlar hakkında oldukça önemli bilgilere ulaşım sağlanmaktadır.

Varis Tipleri Nelerdir?

Varis tipleri 4 adet bulunmaktadır. Kişide bulunan varis tipine göre uygulanacak tedavi yöntemi de farklılık göstermektedir. Varis tipleri şu şekilde listelenebilmektedir:

Örümcek Ağı: Damarların yüzeysel yerleşim göstermesi şeklinde oluşan varis tipidir. Genellikle damar çapları maksimum 1 milimetre seviyede olmaktadır. Yaygın olarak kırmızı renkte gözükmektedir. Telanjiektazi olarak da adlandırılan bu varis tipinde yıldız veya örümcek ağı şeklinde oluşumlar meydana geldiği için örümcek ağı olarak anılmaktadır. Tüm bacağı sarma ihtimali yüksek olan varis tiplerinden birisidir.
Retiküler Varis: Cilt dokusunda kabarık şekilde oluşan varis seçenekleridir. Damar çapları maksimum 4 milimetre olarak gözükmektedir. Mavi renkli oluşumlar meydana gelmektedir.
Büyük Toplardamar Varis: Elle dokunulduğunda hissedilebilen ve gözle görülebilen varis tipidir. Damar çapları minimum 3 milimetre olarak kendini göstermektedir. Yeşil renkte gözlemlenebilmektedir. Cilt dokusundan daha kabarık şekilde oluşmaktadır. Kişinin ayakta durduğu zamanlarda rahatlıkla fark edilebilmektedir.
Derindeki Büyük Damar Varisi: Dışarından gözlemlenemeyen bir varis türüdür. Bununla birlikte kişinin bacaklarında ödem oluşmasına sebebiyet verebilmektedir.

Varis Tedavi Yöntemleri

Varis tedavisi seçenekleri arasında birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Hasta üzerinde yapılan inceleme işlemleri ardından hekim tarafından en uygun varis tedavisi seçeneği önerilmektedir. Kullanılabilecek tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilmektedir:
Transdermal Lazer: Örümcek ağı ve retiküler varis seçeneklerinde genellikle tercih edilen ve estetik görünümün düzeltilmesi amacıyla uygulanan yöntemdir. Bu varis tiplerinin kişi de ciddi bir sağlık problemi oluşturmaması sebebiyle yalnızca görüntü düzeltilmektedir.
Skleroterapi: İnce iğneler kullanılarak damarların içerisinde sklerozan madde enjekte edilmektedir. Bu sayede damar duvarlarının yapışması sağlanmaktadır. Damarın yapışması ise görüntünün düzelmesini ve damarın vücut tarafından emilmesi sağlanmaktadır. Skleroterapi seansları 15 dakika sürmektedir. Kişide varis oluşumunun yaygınlığına göre uygulanması gereken seans sayısı değişiklik göstermektedir. Bu yöntem ile damar oluşumlarının %80’e kadar yok olması söz konusu olabilmektedir. Hastaların %90’ında tedaviye yanıt verilmektedir. Tedaviye yanıt alınmadığında ise işlemin tekrar yapılması gerekmektedir.

Varis Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Varis cerrahi tedavi seçenekleri şu şekilde sıralanabilmektedir:

Stripping: Genel anestezi yöntemi kullanılarak yapılan bir müdahaledir. Toplardamarın sıyrılarak çıkarılması şeklinde açıklanabilmektedir. Hastanın aynı gün ayağa kalkması mümkün olmaktadır. Normal hayata dönülebilmesi için gereken süre ise yaklaşık 1 haftadır.
Damar İçi Termal Ablasyon: Toplardamarın yakılarak kapatılması işlemidir. Lokal veya genel anestezi uygulanabilen bir cerrahi tedavi yöntemidir. Hastanın aynı gün içerisinde ayağa kalkması mümkün olmaktadır. Normal yaşantıya dönmek için gereken süre ise Stripping yönteminden çok daha kısadır.
Damar İçi Köpük Skleroterapisi: Toplardamar içerisine sklerozan madde enjekte edilmektedir.

Varis Tedavisi Yaptırmamanın Sonuçları

Varis tedavisi yaptırmamak hastada olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir durumdur. İlk olarak varis bilindiği gibi bacaklarda ağrı ve karıncalanma şeklinde kendini gösterebilmektedir. Bu durum hastanın hayat kalitesini oldukça düşürmektedir. Diğer sonuçları ise şu şekilde listelenebilmektedir:

Bacaklarda dolaşım bozuklukları oluşması sebebiyle dolgunluk hissi ve uzun süre ayakta kalamama hatta yürüyememe gibi sorunlar meydana gelebilmektedir.
Küçük çaplı çarpmalarda kanamalar meydana gelebilmektedir. Bu kanamalar uzun sürebilmektedir.
Ülser oluşmaktadır. Bu durum enfeksiyon ve hatta kanser riskini de beraberinde getirebilmektedir.
Yukarıda saymış olduğumuz başlıca sebepler nedeniyle varis oluşumu belirtileri yaşayan bir kişinin en kısa zamanda muayene olması ve doktor önerilerine uygun olarak varis tedavisine başlaması gerekmektedir. Varis tedavisi hakkındaki tüm sorunlarınızı cevaplandırmak ve fiyat bilgisi almak için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp