Varis Tedavisi Fiyatları


Varis Tedavisi Fiyatları

Varis Tedavisi Fiyatları için varisin durumuna, uygulanacak olan tedavi yöntemine ve hasta özelliklerine göre bir çok etkene bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Varisler, toplardamarların deri altında mavi renkli belirgin şekilde görülmesi olarak tanımlanabilir. Varis tedavisi her hasta için farklı şekillerde yapılabilir.

Varis Tedavisi Fiyatları 2022


Erken evre varis tedavisi için ameliyat olmaya gerek kalmayabilir. Bu durumlarda bazen yalnızca varis çorabı yardımı ile hastalığın önlenmesi mümkün olur. Özellikle ameliyat için yaşı riskli olan hastalarda varis çorapları tercih edilir. Yapılan araştırmalar Batı toplumlarında varis probleminin yüzde 10 ile yüzde 20 arasında görüldüğünü ortaya koymuştur. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilmekle beraber, kadınlarda varis görülme olasılığı daha yüksektir.


Dora Sağlık Bilgi Formu










    Varis Oluşma Nedenleri Nelerdir?

    Varis oluşumunda nedenlerin başında şişmanlık gelir. Şişmanlık yalnızca varis değil, bilinen diğer bütün hastalıkların oluşmasında da davetiye çıkarır. Buna ek olarak gebe kalmak, çok uzun süre ayakta vakit geçirmek, kabızlık, ileri yaş, doğum kontrol hapı kullanımı, bazı hormon tedavileri, kadın olmak, bazı meslekleri yapmak, fazla dar giysiler giymek gibi etkenler varis oluşumuna zemin hazırlar.

    Varis oluşumunda temel neden, toplardamarda bulunan kapakçıkta yetmezlik olmasıdır. Kan bu nedenle sürekli geriye doğru kaçar. Bu durum da damarda basınç artışına bağlı olarak şişlik gelişir. Zaman geçtikçe de damarlarda genişleme miktar artar ve kıvrılmalar oluşur. Kasıkta ve bacak bölgesinde varis sık görülür.



    Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Varis tedavisi için geleneksel yöntem olarak damarın çıkarılması söz konusudur. BU yöntem zahmetlidir aynı zamanda hastaların uzun süren iyileşme sürecinden geçmelerini gerektirir. Bazı hastalar için damar içine köpük verilir. Fakat genellikle bu yöntemden sonra hastalık kendini tekrar ettiğinden tercih edilmez. Lazerle tedavi yöntemi ise etkilidir. Damat için katater yerleştirilir. Yerleştirilen katater ardından lazer ışınları ile damarı yakar. Radyofrekans yönteminde de benzer şekilde varislerden kurtulunur. Radyofrekans yönteminde radyo dalgaları ile varisler yanar. Hastalar bu tedavi yönteminden sonra aynı gün içinde hastaneden çıkarak sosyal yaşamlarına geri dönebilirler. İşlem sırasında lokal anestezi yapılır.



    İleri Evre Varislerde Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

    İleri evre varislerde varis tedavisi yapılması için farklı seçenekler bulunur.

    Bu seçeneklerden hangisinin hasta için daha uygun olduğuna hekim hastayı muayene ederek karar verecektir.

    Yöntemlerin başında standart ameliyat gelmektedir. Bu yöntemde hastanı kasık çizgisinden 1 ile 3 cm arasında kesi yapılır. Daha sonra özel bir tel kullanılır ve bu telle toplar damarlar dizin bulduğu seviyeye getirilir.

    Fazla genişlemiş olan varisler için 5 ile 7 milimetre kadar küçük kesiler atılarak çıkarılmaları sağlanır.

    Bu yöntemin dışında hekim radyofrekans, lazer ablasyon yöntemi, köpük skleroterapi gibi diğer yöntemlerden faydalanmak isteyebilir. Bütün bu yöntemlerde hastanın en azından bir gece hastanede yatmaları gerekmektedir. İşlem gören hastalar ortalama 10 gün içinde normal yaşamlarına geri dönebilirler.



    Skleroterapi ile Varis Tedavisi Yapılması

    Skleroterapi yöntemi ile varis tedavisi avantajları nedeni ile insanlar tarafından tercih edilmektedir.

    Son yıllarda özellikle köpük skleroterapi kullanılmaktadır. Hem daha az ilaç kullanılıyor hem de daha geniş alanlara ulaşmak mümkün oluyor. İlaç kullanılırken hava ile karıştırılıyor. Bu sayede daha yoğun bir madde elde ediliyor. Bu yöntemin deneyimli hekimler tarafından uygulanması çok önemli. Kısa sürede işlem bitiyor. Deneyimli hekimler sayesinde karşılaşılması mümkün olan komplikasyonların sayısı en aza indirilmiş oluyor.

    Genel olarak ameliyat sırasında işlem uzunluğunu belirleyen etken, hastaların sahip oldukları varis sayısı oluyor. Varis sayısı ne kadar fazla ise, tedavi için de o kadar uzun süre gerekiyor. İşlemden hemen sonra hasta kendi başına yürüyerek evine dönebilecek durumda oluyor. Dilerse hasta işine de devam edebiliyor. Ek dinlenme süresi, sosyal yaşantıdan uzak kalma gibi durumlar söz konusu olmuyor. Bazı durumlarda hasta için özel olarak kompresyon özelliği olan çorapların kullanılması gerekebilir. Tedaviden kesin sonuç almak adına ortalama bir iki hafta kadar beklemek gerekiyor.



    Varis Oluşma Belirtileri Nelerdir?

    Varis belirtileri:

    • Kaşınma,
    • Ağrı hissi,
    • Bacaklarda mavi ve mor renkli şişlikler,
    • Bacaklarda şişlik,
    • Bacaklarda ağırlık hissi,
    • Bacaklarda uyuşukluk yer alır.

    Bu belirtiler bazen hastalar tarafından göz ardı edilebilmektedir. İlk aşamada varisler yalnızca görsel olarak bakıldıkları zaman hastaya rahatsızlık verirler. Zaman ilerledikçe de yukarıda sayılan belirtiler görülmeye başlar. Daha ileriki aşamalarda ise bacakta şiddetli ağrılar görülür. Ağrı iltihaplanma ve varis yırtılması eşlik eder. Ayrıca akciğerlerde pıhtı atması problemi de görülebilir.



    Varis Çeşitleri Nelerdir?

    Varis çeşitleri toplamda 3 başlık altında incelenebilir:

    • Büyük toplardamar varisleri,
    • Kılcal damar varisleri,
    • Son olarak retiküler varislerdir.

    Kılcal damarlarda oluşan varislerde örümcek ağına benzeyen bir görüntü olur. Genellikle doğum kontrol hapının kullanılması ve gebelik nedeni ile genç kadınlarda sık rastlanılan bir problemdir. Retiküler varisler genellikle diz arkasında ya da ayak bileği çevresinde görülür. Hafif kabarık olurlar ve renkleri mavidir. Büyük toplardamar varisleri en sık görülen varis çeşitlerindendir. Bacakta olurlar. Safen ven adı verilen damarda yetmezlik nedeni ile oluştukları bilinmektedir. Görüldükleri yerde yeşilimsi renk olur. Kişilerde varis belirtilerinin tümü gözlenir.

    Varis Oluşmasını Engellemek için Tavsiyeler

    Varis oluşumunu engellemek için tavsiyeler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

    • Çok sıkı ya da dar kıyafetler tercih etmeyin.
    • Düzenli olarak egzersiz yapın.
    • Uzun süre bacak bacak üzerine atıp oturmayın.
    • Kabızlıktan korunmak için yüksek lifli besinler tüketmeye özen gösterin.
    • Uzun süre ayakta kaldığınız zamanlarda bacaklarınızı havaya dikerek dinlenin.
    • Ayakta durmanızı gerektiren bir işle meşgulseniz, varis oluşumundan önce varis çorapları giyebilirsiniz.
    • Uzun süre oturmanız gerektiği zaman ayağa kalkıp dolaşın.
    • Direk varislerin üzerine değil, bacakta varis olmayan bölgelere nazikçe masaj yapın.
    • Mümkün olduğu kadar az topuklu ayakkabı tercih edin. Bunun yerine spor ayakkabılar kullanın.
    • Fazla kilolu iseniz, kilolarınızı verin.
    • Varis oluşma belirtilerine sahipseniz en kısa zamanda doktorunuza danışın.

    Endo Venöz Yöntemi ile Varis Tedavisi

    Endo Venöz yönteminden faydalanarak varis tedavisi yapılması sahip olduğu bir çok avantajları nedeni ile tercih edilir. Bu avantajlar arasında:

    • Güvenli olması,
    • İşlem öncesinde genel anestezi kullanılmaması,
    • Başarılı kozmetik sonuçların elde edilmesi,
    • Ağrısız bir işlem olması,
    • Yüzde 98 oranında başarı elde edilmesi,
    • Girişim yapıldıktan bir iki saat sonrasında bile normal yaşama dönülmesi,
    • Kısa süreli işlem yapılması yer alır.

    Eğer hastanın yaşı ileri ise endo venöz yönteminin kullanılması önerilmez. Bu hastalar için diz altı varis çorabı çoğu zaman yeterli olur.

    Skleroterapi ile Varis Tedavisi Avantajları Nelerdir?

    Skleroterapi yöntemi ile varis tedavisi avantajları arasında:

    • Aynı gün içinde eve dönme,
    • Kısa sürede işlem tamamlanması,
    • İşlem öncesinde özel olarak hazırlık gerektirmemesi,
    • Acısız olması yer alıyor.

    Varis tedavisi hakkında fiyat öğrenmek isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar





    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




    Varis Tedavisi Fiyatları


    Varis Tedavisi Fiyatları

    Varis tedavi yöntemleri ve Varis Tedavisi Fiyatları, varisin boyutuna ve türüne göre değişiklik göstermektedir.

    Bacak bölgesindeki kılcal damarların çatlaması sonucu ortaya çıkan varis, tedavisi çok uzun ve dikkat isteyen bir sağlık problemidir.

    Varis tedavisinin erken dönemde başlaması, hastaların ileri evre varis problemi yaşamasını engelleyecektir.

    Varis Tedavisi Fiyatları 2022


    Hastalar için kesin bir tanı ve tedavi süreci belirlendikten sonra, hastalar tedaviye alınmaktadır.

    Varislerin geç zamanda teşhis edilmesi ve varisi tetikleyen faktörlerin yoğun şekilde gelişmesi durumunda, kişilerde görülen varisin derecesi artmaktadır.

    Varis probleminin teşhisi ve tedavisi için belirlenen tüm süreçler, yazı içerisinde tüm detaylarıyla ele alınmıştır.


    Dora Sağlık Bilgi Formu










      Varis Tedavisinde Kullanılan Girişimsel Yöntemlerin Özellikleri Nelerdir?

      Gelişimsel varis tedavisi uygulamaları, kılcal damar şeklinde gelişen ya da retiküler özellikte olan varisler için uygulanmaktadır. Bu türden varisler için hastalara skleroterapi ya da trandsdermal terapi kullanılarak, lazer uygulaması yapılmaktadır. Uygulanan tedaviler sonrasında, hastaların bacaklarındaki estetik görünüm geri kazanılmaktadır. Estetik amaçla uygulanan skleroterapi ve trandsdermal terapi uygulamaları, hastalığın başlangıç evresinde etkili olmakta ve kişilere herhangi bir yan etki göstermemektedir. Bacaklarda 1 mm ve 1 mm’den daha az mesafede gelişen kırmızı varisler, bu tedavi yöntemleriyle giderilmektedir.



      Varis Tedavisinde Stripping Uygulamasının Özellikleri Nelerdir?

      Stripping tedavisi, cerrahi varis tedavi uygulamaları arasında yer almaktadır. Kasık bölgesinden ve ayak bileklerinden kesi açılmasının ardından, bacaklarda varis oluşturan yüzeysel toplardamarlar, tam şekilde bacaktan çıkarılmaktadır. Diz altında gelişen yan dal şeklindeki damarlar, 2-3 mm boyutunda kesilerek, parça şeklinde bacaktan çıkarılır. Genel anestezi altında uygulanan stripping varis tedavisi sonrasında, hastaların en az 1 gece boyunca hastanede yatması gerekir. Ameliyat sonrasında, hastalar sorun yaşamadan yürüyebilirler. Ameliyat sonrasındaki ilk 1 hafta, hastalar istirahat etmeli ve işe gitmemelidir.



      Lazer ve Radyofrekans İle Uygulanan Damar İçin Termal Varis Tedavisinin Özellikleri Nelerdir?

      Lazerli varis tedavisinde, toplardamarlardaki yüzeysel varisler tedavi edilmektedir. Yüzeydeki toplardamarlara bir iğne sokulmakta ve damar içerisinde oldukça yüksek ısı verilmektedir. Damarın içinde sıcaklık oluştura bu krater, damarın yanmasını ve içten yapışmasını sağlamaktadır. Hastaların diz altında yan dal şeklinde gelişmiş varisler mevcutsa, bu yöntem sonrasında, 2-3 mm boyutlarında kesiler yapılmakta ve damarlar temizlenmektedir. Lazer ve Radyofrekans şeklinde uygulanan cerrahi müdahalelerde, hastalara genel anestezi uygulanmaktadır.

      Operasyon sonrasında, hastalar bir gece hastanede yatırılır ve aynı gün içerisinde yürümesine izin verilir. Ameliyattan birkaç gün sonra, hastalar normal hayatlarına ve işlerine devam edebilirler. Derindeki toplardamarda pıhtı oluşması durumunda, Lazer ve Radyofrekans tekniğiyle, tüm pıhtı temizlenmekte ve damar işlevsiz hale getirilmektedir. Lazer ve Radyofrekans uygulamalarında, daha az oranda yan etki ve komplikasyon gelişmektedir.



      Varis Çeşitleri Nelerdir, Varis Türlerinin Özellikleri Nelerdir?

      Varis türleri, 4 ana başlık altında incelenmektedir:

      • Örümcek Ağı Varisler: Cilt yüzeyinde, derine işlemeden gelişen varis türüdür. Cilt altının 1 mm derinliğinde oluşan örümcek ağı varisler, elle dokunulduğunda herhangi bir his uyandırmamaktadır. Örümcek ağı varisler, yıldız şeklini andırmakta ve bölge böğle kendini göstermektedir. Yaygın olarak görülen örümcek ağı varisler, genellikle kırmızı renklidir.
      • Retiküler Varisler: Cilt yüzeyinde, hafif kabarıklık oluşmasına yol açan retiküler varisler, 4 mm çapından daha küçüktür. Elle dokunulduğunda, hissedilmesi oldukça zordur.
      • Büyük Toplardamar Varisleri: Safen ven varisleri olarak bilinen büyük toplardamar varisleri, oldukça büyük kıvrımlar halinde oluşmaktadır. Gözle görülebilen ve elle kolaylıkla hissedilen büyük toplardamar varisleri, 3 mm çapından daha büyük şekilde oluşmaktadır. Damar renginde görünen büyük toplardamar varisleri, yeşil bir renge sahip olmaktadır. Kişilerin ayakta durması sonucu, daha belirgin şekilde kendini göstermektedir.
      • Derindeki Büyük Varisler: Bacak yüzeyinde, şiddetli bir tabaka halinde gelişen büyük varisler, oldukça derinde gelişmektedir. Dışarıdan bakıldığında anlaşılmasa da bacak yüzeyinde ödemler oluşturmakta ve kan dolaşımını olumsuz şekilde etkilemektedir.


      Kimlerde Varis Görülür?

      Varis oluşan kişiler, büyük oranda erkeklerdir. Hamilelik sürecinin de etkisiyle, kadınlarda da büyük ölçüde varis oluşumu söz konusudur. Aile geçmişinde varis sorunu bulunan bireyler, kalıtımsal etkenler sonucu daha yüksek oranda varis sorunu yaşamaktadır.

      Varis oluşumunun en sık görüldüğü kişilerin temel özellikleri şunlardır:

      • Yaşlılık
      • Obezite ve yüksek kilo
      • Hamilelik
      • Menopoz dönemi
      • Uzun süre ayakta kalınması gereken işlerde çalışmak
      • Derin yüzeyde gelişen damar tıkanıklığı
      • Sürekli hareketsiz kalmak
      • Egzersiz yapmamak
      • Damarlardaki kapakların yetersiz olması

      Yukarıdaki etkenlerin bulunduğu kişilerde, yüksek oranda varis oluşumu görülmektedir.



      Varis Oluşumu Nedenleri Nelerdir?

      Varisin sebepleri ve varisi tetikleyen durumlar, aşağıda detaylı şekilde ele alınmıştır:

      • Varis oluşumunun temelinde yatan en büyük etken bilinmese de toplardamarların duvarlarında meydana gelen sorunlar ve yapısal bozukluklara bağlı olarak, kişilerde varis oluşumu görülmektedir.
      • Toplardamarın genişlemesi, bacaklarda varis oluşumuna yol açmaktadır.
      • Toplardamar ve kılcal damar içerisinde bulunan kapakçıkların zarar görmesi durumunda, kişilerde varis oluşumu gözlemlenmektedir.
      • Damar kapakçıklarındaki bozulmalar sonucunda, kan kalbe doğru ilerlemekte zorlanmakta ve bacaklara doğru meyil etmektedir.
      • Bacaklardaki kan basıncının artmasına bağlı olarak, hastalarda varis oluşumu gözlemlenmektedir.
      • Derin toplardamarda tıkanıklık olması, hastaların varisle karşılaşmasına yol açmaktadır.
      • Aşırı kilolu olan kişiler ve hamilelik sürecinde fazla kilo alan kadınlar, bacaklara binen fazla yük sebebiyle varis problemiyle karşı karşıya kalmaktadır.
      • Kişilerin sürekli ayakta kalmaları ve hareket halinde olmalarına sebep olan işlerde çalışmak, zamanla bacaklarda varis oluşmasını tetiklemektedir.
      • Sürekli oturulan masa başı işlerde çalışılması, varis oluşumunun etkenleri arasında yer almaktadır.

      Varis Belirtileri Nelerdir, Varis Nasıl Anlaşılır?

      Varisin bulguları ve hastaların genellikle bahsettiği şikayetler, aşağıda listelenmiştir:

      • Akşam saatlerinde ve spor sonrasında, bacaklarda görülen aşırı ağırlık ve yorgunluk hissinin oluşması, varis oluşumunun belirtisi sayılır.
      • Bacaklarda, gözle görülen kılcal damarların gelişmesi, varis oluşumunun belirtisidir.
      • Ayak bileklerinin, normalden daha kaba ve şiş olması, varis oluşumunu işaret etmektedir.
      • Staz dermatiti olarak adlandırılan, cilt kuruluğu, kaşıntı ve kızarıklık oluşumu, varislerin belirtisidir.
      • Durduk yere gelişen ya da çok küçük darbelerde bile kendini gösteren, cilt altı kanamaları, varis oluşumunu haber vermektedir.
      • Ayak bileğinin çökmesi ve şeklinin içeri doğru meyletmesi, varis belirtisidir.
      • Huzursuz bacak sendromunun bulunması, varisler için belirti sayılmaktadır.

      Varis Tedavisinde Skleroterapi Nasıl Uygulanır, Özellikleri Nelerdir?

      Skleroterapi uygulaması, en eski varis tedavileri arasında yer almaktadır. Oldukça ince yapıdaki iğnelerle uygulanan skleroterapide, varise yol açan damar içerisine sklerozan maddeler enekte edilmektedir. Sodyum klorür ve benzer özellikteki maddelerin enjekte edilmesiyle, çatlak bulunan damarların içerisinde belirli derecede hasarlar oluşturulmaktadır. İğneyle oluşturulan hasarlar, damar duvarının eskisi gibi yapışmasını sağlamakta ve kanın sızmasını engellemektedir. Birbirine yapışan damarların içerisinden kan ilerleyemediği için bölgesel varis oluşumu engellenmektedir.

      Skleroterapi uygulaması, ortalama 10-15 dakika içerisinde sona ermektedir. Seans şeklinde uygulanan skleroterapi uygulaması, her seans sonucunda bir damarın ekarte edilmesini engellemekte ve damarın işlevini sona erdirmektedir. Skleroterapi seansının ardından, hastalara özel basınca sahip varis çorabı giydirilmekte ve hastanın 20 dakika boyunca yürümesi istenmektedir. Duş haricinde, 3 gün boyunca aralıksız olarak varis çorabının kullanımına devam edilmelidir. Skleroterapi seansları, 1 hafta ara verilerek tekrarlanmakta ve işlevi sonlandırılan damarların, tamamen yapışması sağlanmaktadır.

      Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar





      Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




      Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar?


      Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar

      Romatizma şikayetleri bulunan kişiler, hastalıkların teşhisi için romatoloji bölümünde yer alan romatolog uzmanlarına muayene olmalıdır. Romatologlar tarafından yapılan incelemelerin ardından, hastaların eklem ağrılarının romatizma kaynaklı olup olmadığı teşhis edilecektir.

      Romatizmaya Hangi Bölüm Bakar? 2022


      Kas ağrıları, eklem ağrıları ve diğer iskelet sistemi ağrılarını muayene eden romatoloji uzmanları, hastalarda bulunan romatizmanın evresine göre tedavi sürecine başlayacaktır. Romatizmal hastalıkların kaynakları, evreleri ve bulundukları bölgelere göre, farklı farklı tedavi uygulamaları yapılacaktır. Romatizmaya bakan bölümler, fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleriyle ortak şekilde hareket etmekte, ihtiyaca göre hastalar fizik tedaviye sevk edilmektedir.


      Dora Sağlık Bilgi Formu










        Romatizma Nasıl Bir Hastalıktır, Nasıl Anlaşılır?

        Romatizma hastalığı, her yaşta meydana gelen ve iskelet sistemini doğrudan etkileyen, bölgesel olarak ağrı ve sıkışmalara neden olan, kronik bir problemdir. Kas, iskelet ve bağ sisteminde tahribat neden olan romatizma, iltihaplı ve normal olarak iki ayrı kategoride incelenmektedir. İltihaplı romatizma, vücutta daha hızlı yayılmakta ve romatizmayı tetikleyen faktörlere göre iltihabın oranı artmaktadır. Mevsimsel geçişler ya da hava durumuyla hiçbir alakası bulunmayan romatizma, her insanda karşılaşılabilen kronik hastalıklardan bir tanesidir.



        Romatizma Oluşumunun Sebepleri Nelerdir, Hangi Durumlarda Romatizma Oluşur?

        Romatizmanın nedenleri arasında yer alan faktörler, romatizmaya yakalanmayan kişilerin de risk grubunda olmasına yol açmaktadır. Tam olarak hangi sebeple ortaya çıktığı bilinmeyen romatizma, kişilerin kas, kemik ve eklem hareketlerinin kısıtlanmasına yol açmaktadır. Romatizma oluşumuna, eklemlerin soğuğa maruz kalması, eklemlerin çok fazla tahrip olması, aşırı kilolu olmak, sporlarda ani hareketlerin yapılması, spor yaralanmaları ve dışa bağlı travmalar sebep olabilir. İltihapsız romatizmanın genetik miras sonrası ortaya çıktığı düşünülürken, iltihaplı romatizma için kesin bir kaynak tespit edilememiştir.



        Romatizmanın Belirtileri Nelerdir?

        Romatizma oluşumunun bulguları arasında yer alan temel etkenler, romatizma şikayeti bulunan tüm hastalarda gözlemlenmektedir.

        Romatizma kaynaklı ortaya çıkan belirtiler, aşağıda detaylıca ele alınmıştır:

        • Romatizma sorunu yaşayan kişilerde, kas ağrıları, eklem hareketsizliği, dokularda hassasiyet, bölgesel ödem ve şişlikler ya da bölgesel sancılar görülmektedir.
        • Sindirim sisteminde bozuklukların meydana gelmesi, romatizma belirtileri arasındadır.
        • Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkması, romatizma kaynaklı olabilir.
        • Böbreklerin olması gerekenden daha az çalışması, romatizmanın belirtileri arasında yer almaktadır.
        • Nörolojik problemlerin oluşumu, hastalardaki romatizmanın temel sebeplerinden bir tanesidir.
        • Nefes almada zorluk çekilmesi ve göğüste sıkışma hissi, romatizma oluşumunun belirtileri arasındadır.
        • Sabah uyandıktan sonra, eklemlerde bölgesel sertliklerin oluşması, hastalarda romatizma olduğunu göstermektedir.
        • Eklem hareketlerinin zorlanması ve kısıtlanması, romatizmanın bölgesel belirtileri arasındadır.
        • Güneşe karşı, ciltte hassasiyet oluşumu ve cildin incelmesi, romatizmal belirtilerden bir tanesidir.
        • Vücudun belli bölgelerinde sert dokuların oluşumu, hastalarda romatizma olduğunu göstermektedir.
        • Uzun süre devam eden yüksek ateşlenmeler, hastalarda iltihaplı romatizma olduğunu gösterir.
        • Gözlerin iltihaplanması ve görme duyusunda azalmaların meydana gelmesi, iltihaplı romatizmanın belirtilerinden sayılmaktadır.

        Yukarıda sıralanan bulguların haricinde, kişilere göre farklı belirtilerle de karşılaşılabilir.



        Eklem Romatizması Nedir, Etkileri Nelerdir?

        Eklem romatizması oluşumu, vücuttaki kas, kemik ve sinirlerin hasar görmesine yol açmaktadır. Kronik olarak ilerleyen ve zaman içerisinde etkisini artıran eklem romatizması, iltihaplı oluşu sebebiyle hastaların fiziksel yapılarında şekil bozukluklarına yol açacaktır. Eklem romatizmasının, aynı anda birden çok ekleme zarar vermesi, hastaların acı çekmesine sebep olur. Romatoid artid olarak da adlandırılan eklem romatizması, iltihap sebebiyle organlarda tutulmalara ve fonksiyon kayıplarına yol açabilir. Her yaştaki insanda ortaya çıkabilen eklem romatizmasının görülme sıklığı, %0,5 ila %1 aralığında değişmektedir. Özellikle sigara kullanan kişilerde ortaya çıkan eklem romatizması, hastalarda sakatlıklara sebep olabilir.

        Genetik etkenler ve çevresel faktörler sebebiyle ortaya çıkan eklem romatizmasının en belirgin özellikleri, aşağıda sırasıyla açıklanmıştır:

        • Hafif şekilde ateşlenme
        • Halsizlik ve yorgunluk
        • Ani kilo verme
        • Eklemlerde kronik ağrıların oluşması
        • Ellerin ödem toplaması ve ağrıması
        • Diz ve dirsek bölümlerinde şişlikler oluşması
        • Omurların tutulmasına bağlı boyun ağrıları
        • Deri altında görülen ağrısız nodüllerin oluşumu
        • Kalp ve akciğerde tutulum gelişmesi
        • Gözlerin aniden kızarması ve ağrıması
        • Nörolojik tutulumlar
        • Sabahları eklemlerde tutulmaların yaşanması
        • İç ve dış etkilere karşı hassasiyet görülmesi
        • Sabahları yorgun uyanılması
        • Vücudun bazı bölgelerinin çok hassas olması
        • Uyku düzensizlikleri
        • Bölgesel olarak başlayan ve vücudun tamamına yayılan eklem romatizması, yukarıdaki belirtiler sonrasında teşhis edilmektedir.
        • Belirtilerden bir ya da birkaç tanesini yaşaya kişiler, romatoloji uzmanı kontrolünden geçmelidir.


        Yumuşak Doku Romatizmasının Genel Özellikleri

        Yumuşak doku romatizmasının oluşumu, hastaların tüm vücutta ağrı hissetmesine yol açmaktadır.

        Vücut genelindeki yaygın ağrıların oluşması, yumuşak doku romatizmasının belirtileri arasında sayılmaktadır. Vücutta gelişen ağrılar, zaman içerisinde artabilir ya da azalabilir. Yumuşak doku romatizmasına bağlı olarak gelişen ağrılar, gün boyu devam etme riski taşımakta ve kişilerin yaşam kalitesini düşürmektedir. Eklem romatizmasına kıyasla, daha fazla karşılaşılan yumuşak doku romatizması, uyku bozukluğu, sabahları yorgun uyanma ve vücutta belli bölgelerin aşırı hassasiyet göstermesi gibi belirtilerle karşılaşılmaktadır. Özellikle boyun, göğüs, bel, kalçalar, omuzlar ve sırtta görülen yumuşak doku romatizması, çift taraflı olarak sanrılar oluşturmakta ve sistematik olarak ağrıların boyutunu artırmaktadır. Eklem romatizmasına bağlı ağrıların boyutları ve konumları, zaman içerisinde değişiklik göstermektedir.



        Romatizma Teşhisi Nasıl Koyulur?

        Romatizma muayenesinde kullanılan testler, hastaların şikayetlerine göre belirlenmektedir. Romatizmanın türüne ve hastaların şikayetlerine göre, romatizma teşhisi için geliştirilmiş testler kullanılacaktır. Eklem romatizması ve yumuşak doku romatizması olarak iki ayrı kategoriye ayrılan romatizma hastalığının teşhisinde, hastaların aile geçmişi, sağlık geçmişi ve şikayetleri dinlenmektedir. Kullanılan ilaçlar, geçirilmiş hastalıklar ve yaşanan travmalar dikkate alındıktan sonra, fiziki muayene yapılacaktır.

        Fiziki muayeneden sonra, kesin olarak romatizma teşhisi koyabilmek için uygulanan testler ve incelemeler, aşağıda sıralanmıştır:

        • Kemiklerin direncini anlamak için kalsiyum, alkali fostafaz ve fosfor ölçümleri
        • Romatizmaya bağlı iltihabın boyutunu anlamak için kan testleri Anemi varlığı testleri
        • Eklem aralarından sıvı örneği alınması
        • İnce iğne biyopsisi ve doku incelemeleri
        • Radyoloji ve elektromiyografi testleri
        • İmmünolojik testler

        Uzmanların kesin olarak romatizma teşhisi koyabilmesi için çeşitli laboratuvar testlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

        Romatizma Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

        Romatizmanın tedavi sürecinde, hastalığın boyutuna ve özelliklerine göre uygulamalar tercih edilecektir. Romatizma kaynaklı semptomların ortadan kalkması için hastalara özel ilaç tedavilerine başlanmaktadır. Ameliyat gibi tedavi yöntemi bulunmayan romatizma, sadece ilaç tedavileriyle kontrol altına alınmaktadır. Uygulanan ilaçlar arasında, antibiyotik, kortizon ve romatizmanın etkilerini modifiye edici ilaçlar da yer almaktadır. Romatizmaya bağlı hasar gören eklemler, uzmanların belirttiği lokal tedavilerle düzeltilmeye çalışılmaktadır. Romatizma tedavisinin amacı, romatizmanın ilerlemesini durdurmak, hastalığın gerilemesini sağlamak ya da daha fazla tahribat oluşturmasını engellemektir.

        Çocuklarda Romatizma Görülür Mü?

        Çocuklarda romatizma oluşumu, oldukça sık karşılaşılan durumlardan bir tanesidir. Romatizmanın belirli bir yaşı bulunmadığından, çocuklarda romatizma oluşumu oldukça tabii sayılmakta ve genellikle büyüme ağrılarıyla karıştırılmaktadır. Çocuklarda gelişen romatizma, kas ağrıları, ateşlenme, eklem ağrıları ve bölgesel şişliklerle kendini belli etmektedir. Bu tür belirtilerin tespit edilmesi durumunda, derhal bir uzmana başvuru yapılmalıdır. Çocuklarda gelişen romatizmanın en sık görüldüğü bölgeler, bacaklar, baldırlar ve bacakların ön kısımlarıdır. Çocukların hareket etmesini zorlaştıran romatizma, sadece bacaklarla sınırlı kalmayıp iskelet sistemine de etki edebilir.





        Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


        Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!


        Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.


        Soru Sorabilirsiniz…

        Bizi Takip Edebilirsiniz…


        Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.


        Yol Tarifi

        Doktora Sor

        Whatsapp