Yağ Bezesine Hangi Bölüm Bakar, Yağ Bezesi için Hangi Bölüme Gidilir?



Yağ Bezesine Hangi Bölüm Bakar, yağ bezesi için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Yağ Bezesi için Hangi Bölüme Gidilir sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

Yağ bezesi, tipik olarak deri ile alttaki kas arasında, yavaş büyüyen, yumuşak bir yağ (adipoz) hücresi kütlesidir. Tıbbi adı lipom olan yağ bezesi çoğunlukla boyun, omuzlar, sırt, karın, kollar ve uyluklarda görülür. Dokunulduğunda yumuşaktırlar ve parmak basıncıyla hareket ederler. Yağ bezeleri kanser değildir ve genellikle tedavi edilmeleri gerekmez.

Yağ bezesi olduğu nasıl anlaşılır?

  • Dokunulduğunda yumuşak hissedilir
  • Parmakla bastırıldığında kolayca hareket eder
  • Derinin hemen altındadır
  • Renksizdir
  • Yavaş büyür

Dora Sağlık Bilgi Formu









    Yağ bezesi türleri

    Yağ bezeleri, dokunun mikroskop altındaki görüntüsüne göre ayırt edilirler.

    • Geleneksel lipom: Yağ bezesinin en yaygın görülen türüdür.
    • Atipik lipom: Bu tümörler doku daha derindedir ve daha fazla sayıda hücre içerir.
    • Hibernoma: Bu yağ bezesi türü, olgun beyaz yağ yerine kahverengi yağ içerir.
    • Miyelolipom: Bir miyelolipomdaki yağ dokusu, geleneksel lipomların aksine beyaz kan hücreleri üretir.
    • İğ hücreli lipom: Adından da anlaşılacağı gibi, bu tip büyümede yağ hücreleri iğ gibi görünür. Diğerlerinin aksine yuvarlak değil, uzun bir formdadır.
    • Pleomorfik lipom: Bu lipom formu, değişen boyut ve şekillerde yağ hücreleri içerir.
    • Fibrolipom: Bir fibrolipom hem yağ hem de fibröz doku içerir.
    • Anjiyolipom: Yağın yanı sıra çok sayıda kan damarı içeren lipom türüdür. Genellikle ağrılıdır.

    Yağ bezeleri neden olur?

    Lipomların nedeni konusunda tıbbi bir fikir birliği yoktur, ancak genetik faktörlerin bir faktör olabileceğine inanılmaktadır. Aşağıdaki durumlarda yağ bezesi görülme olasılığı daha yüksektir:

    • 40 ila 60 yaşları arasında olmak
    • Obezlik
    • Yüksek kolesterol
    • Şeker hastalığı
    • Glikoz intoleransı
    • Karaciğer hastalığı

    Aşağıdakiler gibi bir tıbbi durumunuz varsa lipomlar daha sık ortaya çıkabilir:

    • Ağrılı yağlanma sendromu
    • Gardner sendromu
    • Madelung hastalığı
    • Cowden sendromu

    Yağ bezesi için doktora ne zaman gitmelisiniz?

    Vücudunuzun herhangi bir yerinde sıradışı, garip bir yumru fark ettiğinizde, teşhis için doktora gitmelisiniz. Yumru hiçbir zararı olmayan bir lipom olabileceği gibi, daha ciddi bir durumun göstergesi de olabilir. Örneğin daha hızlı büyüyen ve ağrı yapan kanserli bir liposarkom olabilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden teşhis ettirmek önemlidir.

    Randevunuz sırasında doktorunuz aşağıdaki soruları yanıtlamaya çalışır

    • Ağrı var mı varsa ne kadar şiddetli?
    • Yumru büyüyor mu büyüyorsa ne kadar hızlı büyüyor?
    • Yumru sıcaklık hissi veriyor mu?
    • Yumru sertleşiyor mu veya hareketsiz mi?
    • Ciltte başka değişiklikler var mı?

    Lipomlar iyi huylu yağlı tümörler olduklarından tipik olarak zararsızdırlar ve tedavi gerektirmezler. Tıbbi veya kozmetik nedenlerle bir lipom sizi rahatsız ediyorsa, cerrahi olarak çıkarılabilir.

    Yağ bezesi için hangi doktora gitmelisiniz?

    Vücudunuzun herhangi bir yerinde ortaya çıkan bir kitlenin öncelikle iyi huylu olup olmadığı tespit edilmelidir. Böyle bir durumda genel olarak Cildiye/Dermatoloji ya da Genel Cerrahi uzmanı fizik muayene ile yağ bezesi olup olmadığını teşhis edebilir. Yumru memenizde ise meme cerrahisi bölümüne başvurmak kanser olasılığının daha hızlı değerlendirilmesini sağlayabilir. 

    Yağ bezesi nasıl teşhis edilir?

    Doktorlar genellikle fizik muayene ile yağ bezesini teşhis edebilir. Gerek duyuluyorsa ultrason görüntüleme istenebilir.

    Bazı durumlarda ise lipomdan biyopsi alınır. Biyopsi, yumrudan alınan küçük bir doku örneğinin test edilmesi işlemidir. Bu test kanser olasılığını dışlamak için yapılır. Yağ bezeleri bazen kanserli olmasa da kanserli bir kitle olan liposarkom gibi görünebilir.

    Eğer biyopsi sonucu  şüpheli ise MRI ve CT taramaları yapılması gerekebilir.

    Yağ bezesi nasıl geçer?

    Bir yağ bezesini ev tedavileri ile küçültemezsiniz. Sıcak kompresler diğer cilt topakları için işe yarayabilir, ancak bir yağ hücresi topluluğu oldukları için yağ bezeleri için yararlı değildir.

    Yağ bezesinden kurtulmanın tek yolu cerrahi müdahaledir.

    Ancak bilinmelidir ki yağ bezelerinden tamamen kurtulmak pek mümkün değildir, tekrar oluşma olasılıkları çok yüksektir.

    Yağ bezesi nasıl çıkarılır?

    Yağ bezeleri, tipik olarak çok az acil sağlık riski oluşturan kanserli olmayan yağlı büyümelerdir. Cerrahlar, bu büyümeleri ameliyatla alabilir, ancak bu genellikle kozmetik nedenlerle yapılır. 

    Yağ bezesi çıkarma ameliyatı genellikle lokal anestezi altında yapılır ve aynı gün taburcu olunur. Bazı durumlarda yağ bezeleri vücudun farklı yerlerinde birden fazla sayıda olabilir. Bu durumda daha komplike bir ameliyat gerektirebilir.

    Yağ bezeleri iyi huylu tümörlerdir. Yani bir yağ bezesi, kaslar veya çevredeki diğer dokular yoluyla yayılmaz ve hayati tehlike oluşturmaz. Görünümünden rahatsız olma, üzerine yatınca ya da baskıyla ağrı gibi şikayetler yoksa alınmaları gerekmez.





    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




    Alzheimer Hangi Bölüm Bakar, Alzheimer için Hangi Bölüme Gidilir?



    Alzheimer Hangi Bölüm Bakar, alzheimer için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Alzheimer için Hangi Bölüme Gidilir sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

    Alzheimer söz konusu olduğunda, uygun bakım ve tedaviyi almak için doktor seçimi çok önemlidir. Tıp alanı o kadar çok uzmanlık alanına ayrıldı ki, doğru uzmanı bulmak ve doğru bakımı sağlamak göz korkutucu bir iş olabilir.

    Alzheimer hastalığı, beynin küçülmesine (atrofi) ve beyin hücrelerinin ölmesine neden olan ve geri dönüşü olmayan bir nörolojik bozukluktur. Kişinin bağımsız olarak kendi işini görme yeteneğini etkileyen düşünme, davranışsal ve sosyal becerilerde sürekli bir düşüş anlamına gelir.

    Dünya çapında demanslı yaklaşık 50 milyon insanın %60 ila %70’inin Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir.

    Dora Sağlık Bilgi Formu









      Alzheimer Belirtileri

      Alzheimer erken dönemde, son olayları veya konuşmaları hatırlamakta zorlanma ve unutma ile belirti gösterir. Hastalık ilerledikçe, kişide ciddi hafıza bozukluğu  ve günlük işlerini yerine getirememe görülür. Başlarda bir şeyleri hatırlamakta ve düşüncelerini organize etmekte zorlandığını kendisi fark edebilir. İlerledikçe belirtilerilerin kötüleştiğini yakınlarının fark etmesi daha olasdır.

      Alzheimer Ve Hafıza

      Hafıza kaybı zaman zaman yaşanabilen olağan bir durumdur ve herkeste görülebilir. Alzheimer hastalığında ise hafıza kaybı geçici değildir, gittikçe kötüleşir.

      Aşağıdaki hafıza sorunları alzheimer hastalığına işaret eder:

      • Konuşmaları ve soruları defalarca tekrarlamak
      • Konuşmaları, randevuları veya etkinlikleri unutma ve daha sonra hatırlamamak
      • Eşyaları rutin olarak yanlış yere ve genellikle alakasız yerlere koymak
      • Tanıdık yerlerde kaybolmak
      • Nihayetinde aile üyelerinin ve günlük eşyaların adlarını unutmak
      • Nesneleri tanımlama, düşüncelerini ifade etmek veya sohbetlere katılmak için doğru kelimeleri bulmakta sorun yaşamak

      Alzheimer ve Akıl Yürütme

      Alzheimer, özellikle saylar gibi soyut kavramlara konsantre olmayı zorlaştırır.

      Örneğin sayıları tanıyamayabilir, rakamlarla başa çıkmayabilir. Bu durumun para hesabı yapamamak, faturaları zamanında ödeyememek gibi sonuçları olabilir.

      Alzheimer Ve Karar Verme

      Alzheimer, günlük yaşamına uygun kararlar verme yeteneğinde düşüşe neden olur. Sosyal  yaşamında karakterine uygun olmayan seçimler yapabilir, havaya uygun olmayan kıyafetler giyebilir. Pişen yemeğin altını kapatmama, beklenmedik sürüş hataları gibi günlük sorunlara doğru yanıt vermekte zorlanabilir.

      Alzheimer Ve Rutin

      Sıralı adımlar içeren yemek pişirme, sevdiği bir oyunu oynama gibi rutin şeyleri yapmak hastalık ilerledikçe bir mücadele haline gelir. Bu durum Alzheimer ilerledikçe giyinme ve banyo yapma gibi temel şeyleri nasıl yapacağını unutma haline dönüşür.

      Alzheimer Ve Davranış Değişiklikleri

      Alzheimer ile birlikte beyinde meydana gelen değişiklikler ruh hali ve davranışları etkileyebilir.

      • Depresyon
      • Sosyal geri çekilme, içe kapanma
      • Kayıtsızlık
      • Sinirlilik, saldırganlık
      • Uyku alışkanlıklarında değişiklikler
      • Amaçsız dolaşma
      • Ketleme-Ketlenme (Dürtüsel ve otomatik tepkileri kontrol edememe, dikkat ve akıl yürütmeye dayalı tepkiler geliştirememe)
      • Bir şeyin çalındığına inanmak gibi sanrılar, başkalrına güvenmeme

      Alzheimer hastalığında korunan beceriler

      Alzheimer hastalığında belirtiler ne kadar kötüleşse de bir beceri uzun süre korunur. Kitap okumak veya dinlemek, hikaye anlatmak, anılarını anlatmak, şarkı söylemek, dans etmek, el işi yapmak gibi.

      Alzheimer İçin Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?

      Alzheimer hastalığının temel belirtisi olan hafıza ve düşünme becerisi sorunları  başka sağlık durumlarının belirtisi ya da sonucu da olabilir. Hafızanız ve düşünme becerilerinizle ilgili kaygılarınız varsa kapsamlı bir değerlendirme için en kısa zamanda doktora görünmelisiniz.

      Örneğin alzheimer ve depresyon ortak belirtiler gösteren ve aynı anda da görülebilen iki ayrı durumdur. Hafıza, konsantrasyon, düşünme becerisi sorunları, sosyal geri çekilme, sevilen ve severek yapılan şeylere ilgi kaybı, çok fazla ya da çok az uyumak gibi belirtiler her ikisinde de görülür. Bu ikisi arasındaki farkı ortaya koymak ve doğru teşhis kolay olmayabilir. Bu nedenle  birden iki ayrı uzman  görüşü almak faydalı olacaktır.

      Kendini ya da yakınınızda erken uyarı işaretlerini fark ettiğiniz anda doktora gitmeniz önerilir.

      Alzheimer belirtileri gösterdiğini düşündüğünüz bir yakınınız varsa, endişeleriniz hakkında konuşun ve uygun bir dille birlikte bir doktora gitmeyi önerin. Kişinin kendisinde alzheimer olabileceğini kabullenmesi zor olabilir.

      Alzheimer İçin Hangi Doktora Gidilir?

      Bazı insanlar sorunları fark ettiklerinde doktora gitmeye isteksiz olabilirler. Tedavisi olmayan bir hastalık için teşhis koymanın bir anlamı olmadığını düşünebilirler. Ya da bağımsızlıklarını kaybetmekten, kendilerine bakamamaktan korkarlar ve bununla yüzleşmek istemezler.

      Günümüzde Alzheimer hastalığının tedavisi yoktur, ancak erken teşhisin faydaları vardır.

      Başlangıç ​​olarak, erken uyarı işaretlerini gördüğünüz anda aile hekiminize gidebilirsiniz. Aile hekiminiz teşhis sürecini başlatır, gerektiğinde sizi uzmana sevk eder ve ilerleyen süreçte alzheimer ve diğer tıbbi durumların tedavisini koordine eder.

      Alzheimer hastalığının teşhisi bir dışlama teşhisidir. Yani öncelikle hafıza sorunlarına neden olabilecek diğer durumların elenmesi gerekir. Aile Hekiminiz kan tahlili ile B12 vitamini, troid, kolesterol vb durumunuzu, felç, beyin tümörü belirtilerini değerlendirebilir. 

      Diğer koşulları elemek Alzheimer’ın yüzde 90 oranla doğru teşhis edilmesini sağlar.

      Aile hekiminiz Alzheimer’da şüphelenmesi durumunda teşhis ve tedavi için nöroloji ya da geriatri uzmanına yönlendirecektir.

      Alzheimer ilerlediğinde kişinin kendisinden ziyade yakınları ve çevresini etkileyen bir hastalıktır. Başlangıcından son evresine kadar hasta takibi birden fazla doktor ve sağlık personeli ile birlikte çalışmayı gerektirir. 

      Farklı programlar ve hizmetler, Alzheimer hastalığı olan kişileri ve bakıcılarını desteklemeye yardımcı olabilir.

      Alzheimer Uzmanları

      Alzheimer, geri dönüşü olmayan bir beyin hastalığıdır. Yavaş yavaş ilerler ve kişinin zihnini ve günlük yaşamı sürdürme becerisini yavaş yavaş yok eder.  

      Alzheimer teşhisi, fizik muayene, testler, davranış değişikliklerinin takibi ve hafıza bozukluklarının değerlendirilmesi ile teşhis edilir. Alzheimer teşhis ve tedavi edebilen, takibini yapabilen bir çok doktor ve sağlık uzmanı vardır. Hastalığın ilerlemiş halinde özel bir alzheimer merkezinde bakımının yapılmasını gerektirebilir. 

      Aile hekiminin sizi yönlendirebileceği doktorlar

      Alzheimer Tedavisinde Geriatri

      Geriatristler, yaşlı yetişkinlerle çalışan doktorlardır. Yakınınızın genel sağlığını gözden geçirebilir ve belirtilerin ciddi bir soruna işaret edip etmediğini bilirler.

      Alzheimer Tedavisinde Geriatrik Psikiyatri

      Geriatrik psikiyatristler, yaşlı yetişkinlerin zihinsel ve duygusal sorunları konusunda uzmanlaşmıştır. Hafıza ve düşünme problemlerini değerlendirebilirler.

      Alzheimer Tedavisinde Geropsikolog

      Geropsikologlar, yaşlıların ve ailelerinin ruh sağlığı ihtiyaçları konusunda uzmanlaşmıştır. Alzheimer hastası kişinin bakımıyla ilgili olarak size ve diğer profesyonellere değerlendirme yapabilir, müdahale edebilir ve danışabilirler.

      Alzheimer Tedavisinde Nörolog

      Nörologlar, beyin ve merkezi sinir sistemi anormalliklerine odaklanan doktorlardır. Derinlemesine nörolojik muayene yapabilirler. Nörologlar, tanı  için CT ve kafa MR taramaları gibi beyin taramalarını kullanırlar.

      Alzheimer Tedavisinde Nöropsikolog

      Nöropsikologlar genellikle, nöropsikolojik testler olarak adlandırılan testlerin yanı sıra hafıza ve düşünme testleri yaparlar. Kişinin belirli bozukluklarını ve ne kadar şiddetli olduklarını belirlemeye yardımcı olabilirler. Nöropsikologlar ayrıca tanı koymaya yardımcı olmak için test sonuçlarını CT ve MR taramaları gibi nörolojik testlerin sonuçlarıyla karşılaştırarak birlikte değerlendirebilirler.

      Alzheimer Tedavisinde Alzheimer Merkezleri ve Bakımevleri

      Alzheimer merkezleri, alzheimer hastası kişinin günlük bakımı ve tedavisini yürütebilir, yaşam kalitelerini artıracak planlamalar yapabililirler.

      Alzheimer Merkezi veya Alzheimer Bakımevi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

      • Hangi sigorta türlerini kabul ediyorsunuz?
      • Alzheimer hastalrına ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
      • Ne kadar zamandır alzheimer hastaları ile ilgileniyorsunuz?
      • Hangi doktorlarla ve sağlık uzmanları ile birlikte çalışıyorsunuz?
      • Özel nitelikli doktor ve hemşireniz var mı? (Davranış bozuklukları, uyku anormallikleri)
      • Personel alzheimer ve bunama konusunda eğitimli mi değilse nasıl eğitiliyor?

      Neticede  merkez ya da bakımevi güvenebileceğiniz biri veya bir yer olmalıdır. Bazı merkezler, birden fazla doktor ve uzmandan oluşan bir ekiple çalışır ve tedavi sürecinde başka bir hastane ya da doktora gitmenize gerek kalmaz.

      Alzheimer hastalığı için kimi arayacağınız ya da nere başvuracağınızdan emin değilseniz, çevrenize sorabilir, alzheimer konusunda çalışan dernek ve vakıf gibi sivil toplum örgütlerine, evde sağlık merkezlerine danışabilirsiniz.

      Alzheimer Hastalığında Erken Teşhisin Önemi

      Hafıza kaybı ve olası bunama başlangıcını kabullenmek zor olabilir. Bazı insanlar hafıza sorunlarını saklamaya çalışırlar ve bazı aile üyeleri veya arkadaşlar, bazen bu bozulmaya ne kadar uyum sağladıklarının farkında olmadan kişinin hafıza kaybını telafi eder.

      Ne kadar zor olsa da, hızlı bir teşhis almak önemlidir. Alzheimer hastalığında erken teşhis şunları yapabilmenizi sağlar:

      • Bir an önce tedaviye başlamak semptomları yönetmenizi sağlar
      • Kendinizi ve sevdiklerinizi hastalık hakkında eğitebilirsiniz
      • Gelecekteki bakım tercihlerinizi kendiniz belirleyebilirsiniz
      • Bakım tesislerini veya evde bakım seçeneklerini kendiniz belirleyebilirsiniz
      • Mali veya yasal konuları halledebilirsiniz




      Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




      Unutkanlığa Hangi Bölüm Bakar, Unutkanlık İçin Hangi Bölüme Gidilir?



      Unutkanlığa Hangi Bölüm Bakar, unutkanlık için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Unutkanlığa Hangi Bölüm Bakar sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

      Herkes zaman zaman unutkanlık yaşar. Hafif hafıza kaybı yaşla birlikte artabilir ve genellikle endişe edilecek bir durum değildir. Ancak Alzheimer hastalığı gibi hastalıklara bağlı olarak gittikçe kötüleşen unutkanlık ciddi olabilir.

      Unutkanlık günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa veya unutkanlıkla birlikte başka şikayetleriniz de varsa muayene olmanızda fayda vardır. 

      Dora Sağlık Bilgi Formu









        Unutkanlığın Nedenleri?

        Unutkanlık ara sıra da olsa kısa süreli de olsa bir çok sebebi olabilir.

        • B12 ve B1 Vitamini eksikliği
        • Uyku eksikliği
        • Alkol veya uyuşturucu kullanımı
        • Sigara içmek
        • Bazı reçeteli ilaçlar
        • Genel anestezi altında geçirilen ameliyat
        • Kemoterapi, radyasyon veya kemik iliği nakli gibi kanser tedavileri
        • Kafa travması veya sarsıntı
        • Beyne yeterince oksijen gitmemesi
        • Belirli nöbet türleri
        • Beyin tümörü veya enfeksiyonu
        • Beyin ameliyatı veya kalp baypas ameliyatı
        • Depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni ve dissosiyatif bozukluk gibi zihinsel bozukluklar
        • Duygusal travma
        • Tiroid fonksiyon bozukluğu
        • Elektroşok tedavisi
        • Geçici iskemik atak (Geçici inme)
        • Huntington hastalığı, multipl skleroz (MS) veya Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklar
        • Migren

        Unutkanlık Ne Zaman Normaldir?

        Yaşlanmaya bağlı unutkanlık normal bir durumdur ve endişe edilecek bir şey değildir. Yeni tanıştığınız birinin adını unutabilir, eşyaları nereye koyduğunuzu hatırlayamayabilirsiniz. Belki de yapılacakları hatırlamak için ajanda ya da not defteri tutmaya ihtiyaç duyarsınız.

        Unutkanlık Bunama Belirtisi mi?

        Aşama aşama kötüleşen unutkanlık bunama belirtisidir. Bunamanın diğer belirtileri arasında muhakeme, karar verme, dil ve düşünme becerilerinde zorluk yer alır. Bunama, davranış bozuklukları ve ruh hali değişimlerine neden olabilir. Bunama yavaş yavaş başlar ve ilerledikçe daha fark edilir hale gelir. Endişelenmeye gerek olmayan unutkanlık, iş ve ev yaşamınızı etkileyebilir.  

        Unutkanlık Alzheimer Belirtisi mi?

        Alzheimer hafızayı bozan ve muhakeme, karar verme, öğrenme, iletişim kurma ve günlük işlevleri yerine getirme becerisini kötüleştiren bir hastalıktır. Alzheimer hastalarının kafası aniden karışır ve yönünü şaşırabilir. Uzak geçmişteki anıları daha güçlüdür ve daha uzun sürer. Genellikle 65 yaşından sonra görülür.

        Unutkanlık İçin Ne Zaman Endişelenmesiniz?

        Unutkanlık işlerinizi yürütmenizi engelliyorsa, giderek daha unutkan olduğunuzu fark ediyorsanız ve sizi endişelendirmeye başladıysa nedenini ve uygun tedaviyi belirlemek için doktora gitmelisiniz.

        Unutkanlık tedavi edilmezse kötüleşebilecek hastalıklar ve tıbbi durumlardan kaynaklanabilir.

        Unutkanlık İçin Hangi Doktora Gidilir?

        Unutkanlık şikayetiniz için öncelikle Aile Hekiminize gidebilirsiniz. Aile Hekiminiz, genel sağlık durumunuz, fizik muayene unutkanlık şikayetinizin şiddetini değerlendirerek yapmanız gerekenler ve hangi uzmana gitmeniz gerektiği konusunda sizi yönlendirecektir.

        Muayene sonrasında yönlendireceği bölüm, nöroloji, psikiyatri, psikoloji, geriatri olabilir.

        Unutkanlığın Nedeni Nasıl Teşhis Edilir?

        Unutkanlık için doktora başvurduğunuzda,  doktorunuz durumunuzun nedenini değerlendirebilmek için bazı sorular soracaktır. 

        • Hafıza sorunlarınız ne zaman başladı?
        • Reçeteli ilaçlar, reçetesiz satılan ilaçlar ve diyet takviyeleri dahil hangi ilaçları hangi dozlarda alıyorsunuz?
        • Yakın zamanda yeni bir ilaca başladınız mı?
        • Unutkanlık hangi işleri yapmayı zorlaştırıyor?
        • Hafıza problemleriyle başa çıkmak için ne yaptınız?
        • Ne kadar alkol içiyorsunuz?
        • Yakın zamanda bir kaza geçirdiniz mi, düştünüz mü veya kafanız yaralandı mı?
        • Yakın zamanda hastalandınız mı?
        • Kendinizi üzgün, depresif veya endişeli hissediyor musunuz?
        • Son zamanlarda hayatınızda büyük bir kayıp, büyük bir değişiklik veya stresli bir olay oldu mu?

        Doktorunuz bu soruların ardından fizik muayene yapacak ve muhtemelen hafızanızı ve diğer düşünme becerilerinizi ölçebileceği bir soru cevap testi yapacaktır. Unutkanlığa neden olabilecek sağlık koşullarını değerlendirebilmek için kan tahlili ve beyin görüntüleme testleri de isteyebilir.

        • Düşünme yeteneğinizi kontrol etmek için bilişsel testler
        • B-12 vitamini eksikliği ve tiroid hastalığı dahil olmak üzere çeşitli durumları aramak için kan testleri
        • Manyetik rezonans görüntüleme (EMAR) veya bilgisayarlı tomografi (CT) taraması gibi görüntüleme testleri
        • Beynin elektriksel aktivitesini ölçmek için elektroensefalografi (EEG)
        • Omurilikten sıvı alma
        • Beyindeki kan aktivitesini görmek için beyin damarı görünlemesi (serebral anjiyografi)

        Unutkanlık endişe verici ise tanı konulması oldukça önemlidir. Unutkanlığa neden olan birçok tıbbi durum tedavi edilebilir. Bazı hastalıklar, teşhis ve tedavi edilmezse ilerler ve tedavisi zorlaşır. Unutkanlık, alzheimer gibi daha ciddi bir duruma işaret ediyorsa, erken kontrol altına alınması sağlanabilir.

        Unutkanlık İle Başa Çıkma

        Hafızanız eskisi kadar keskin değilse, birkaç basit ayarlama günlük işlerinizde yardımcı olabilir.

        • Ev işlerini listeleyin
        • İlaçları ve ne zaman alınması gerektiğinin bir listesini yapın. Bazı insanlar “hap sıralayıcıları” faydalı buluyor. Bunlar ilacınızı alıp almadığınızı hatırlamanıza yardımcı olurlar ve eczaneden satın alınabilir. Bazıları için cep telefonlarının hatırlatıcı özellikleri faydalı olabilir.
        • Adres defterinizi ve takviminizi güncel tutun
        • Evinizi düzenli ve yönetimi kolay tutun
        • Sosyal olarak aktif olun ve hoşunuza giden hobilerle meşgul olun
        • Hafıza kaybınız ilerliyorsa veya ciddileşiyorsa, doktorunuzdan randevu alın. Güvendiğiniz birinden sizinle gelmesini isteyin.

        Sevdiğiniz Birinin Hafıza Kaybıyla Başa Çıkmak

        Sevdiğiniz birinin hafıza kaybıyla mücadele edişini izlemek zor olabilir. Durumlarının ciddiyetine bağlı olarak, ona yardımcı olabileceğiniz birçok yol vardır. Örneğin:

        • Hafıza kaybı günlük işleyişini etkiliyorsa, onları doktora gitmeye teşvik edin.
        • Randevuya onlarla birlikte gidin.
        • İlaçlarının ve ne zaman alınması gerektiğinin bir kontrol listesini tutun.
        • Adres defterlerini ve takvimlerini güncellemelerine yardımcı olun.
        • Evlerini düzenlemelerine yardımcı olun.
        • Önemli öğeleri göz önünde bulundurun.
        • Yapması gerekenleri hatırlatmak için evin içerisinde yapışkan notlar kullanın .
        • Onları sosyal olarak aktif kalmaya teşvik edin
        • Anılarını canlandırmak için fotoğrafları ve tanıdık eşyaları kullanın.
        • Evde birinin ona yardım etmesini sağlayın.
        • Hafıza kaybı şiddetliyse, evde sağlık hizmeti veya bakım evi seçeneklerini araştırın.
        • Sabırlı olun. Başka birinin hafıza kaybını kişisel olarak algılamayın. Bunun için yapabilecekleri bir şey olmadığını unutmayın.




        Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




        Ozon Tedavisi Hangi Bölüm Bakar, Ozon Tedavisi için Hangi Bölüme Gidilir?



        Ozon Tedavisi Hangi Bölüm Bakar, ozon tedavisi için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Ozon Tedavisi Hangi Bölüm Bakar sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

        Ozon tedavisi, bir hastalığı veya yarayı tedavi etmek için vücudunuza ozon gazı verilen bir alternatif tıp uygulamasıdır. Ozon, üç oksijen atomundan (O 3 ) oluşan renksiz bir gazdır.

        FDA, 2019 yılında ozon tedavisi ile ilgili olarak bir uyarı yayınladı. Ozon tedavisinin, tıbbi tedavi için etkili veya güvenli olduğunu kanıtlamaya yetecek veri olmadığını belirtti. Bazı araştırmalar ise ozon tedavisi ile tıbbi durumların tedavi edilebileceğini gösterdi. 

        Dora Sağlık Bilgi Formu









          Ozon üst atmosferde bir tabaka halinde bulunur ve dünyayı güneşin UV ışınlarından korur. Zemin seviyesinde ise hava kirleticidir. Ozon gazı solunduğunda zararlıdır. Akciğer ve boğazda tahrişe, öksürük ve astım semptomlarının kötüleşmesine neden olabilir. Yüksek oranda ozon gazına maruz kalmak akciğere zarar verebilir ve ölümcül olabilir.

          Ozon Tedavisi Zararlı mı?

          Tıbbi ozon, tıbbi malzemeleri dezenfekte etmek ve 100 yılı aşkın süredir farklı tıbbi koşulları tedavi etmek ve özellikle yara enfeksiyonunu önlemek için kullanılmaktadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ozon gazının tek sayıda atomu vardır ve dolayısıyla kararsızdır. Bu durum aynı zamanda tahmin edilemez olduğu anlamına gelir. Sağlık hizmeti verenlerin, ozon tedavisinde çok dikkatli olmaları gerekir. Ozon uygun miktarda ve doğru  yerde kullanılmalı ve kesinlikle solunmamalıdır.

          Ozon damar içi olarak yüksek dozlarda ve uzun süre kullanıldığında tehlikeli olabilir. Bu nedenle ozon tedavisinin bir doktor tarafından yapıldığından, alacağınız yerin uzmanlığından ve deneyiminden emin olmalısınız.

          Ozon Tedavisi Ne İşe Yarar?

          2018’de yayınlanan bir araştırmaya göre ozon vücut sıvılarıyla temas ettiğinde ortaya çıkan reaksiyonlar daha fazla protein ve kırmızı kan hücresi oluşturur. Bu da vücuttaki oksijen kaynağını arttırır.

          Ozon tedavisi vücuttaki sağlıksız süreçleri de bozarak tersine çevirebilir. Araştırmalar , ozon tedavisinin bakteri, virüs, mantar, maya ve protozoa enfeksiyonlarını etkisiz hale  getirebileceğini göstermiştir.

          Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklar Tedaviye Yardımcı Olur?

          Ozon tedavisi bazı durumların tedavisine yardımcı olabilir. Bu tedavilerden bazılarını aşağıda açıklanmıştır.

          Solunum Bozuklukları için Ozon Tedavisi

          solunum bozukluğu olan kişiler ozon tedavisine en uygun kişiler olabilirler.

          Ozon tedavisi, kandaki oksijen seviyesini artırarak ciğerlerdeki stresi azaltabilir. 2014 yılında yapılan bir çalışma, geçmişte sigara içmiş KOAH’lı hastalarda yaşam kalitesini ve egzersiz yapma becerisini iyileştirdiğini göstermiştir.

          Ozon solumanın özellikle solunum yolu hastalıkları olan kişilerde akciğerleri tahriş edebileceğini veya zarar verebileceğini unutmayın.

          Ozon faydalı kullanımlara sahip olsa da, aynı zamanda bir hava kirleticidir ve solunmamalıdır. Çevre Koruma Ajansı (EPA), ozonlu hava temizleyicilerinin kullanılmasını tavsiye etmez.

          Diyabet İçin Ozon Tedavisi

          Ozon tedavisi diyabete bağlı komplikasyon riskini azaltabilir.

          2018’de yapılan bir araştırma, ozon terapisinin vücudun bağışıklık ve antioksidan sistemlerini aktive ederek ve iltihabı azaltarak oksidatif stresi düzeltebileceğini belirtti.

          2019 yılında yapılan bir araştırma, diyabetik ayak ülserinde yaranın kapanmasını sağladığını ve enfeksiyon olasılığını azalttığını gösterdi.

          Bağışıklık Bozukluklarında Ozon Tedavisi

          Ozon tedavisi, bağışıklık sistemini uyardığı için, bağışıklık bozukluğu olan kişilerde faydalı olabilir.

          2018’de yapılan bir araştırma, kanla karıştırılan ozonun HIV pozitif kişilerde viral yükü önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Viral yükün düşmesi, vücutta daha az virüs olduğu anlamına gelir.

          Ozon Tedavisine Nasıl Hazırlanılır?

          Ozon tedavisi öncesi ne yapmanız gerektiğine dair en iyi bilgiyi doktorunuz verecektir. Tedavi kan ile uygulanacaksa önceki gece iyi uyuyarak ve terapi günü iyi bir kahvaltı ile edin ve bol bol su içmeye özen gösterin.

          Ozon Tedavisi Nasıl Yapılır?

          Ozon tedavisi almanın birçok yolu vardır.  Size en uygun seçeneği doktorunuz belirleyecektir.

          Ozon tedavisi üç yöntemle uygulanır:

          Doğrudan dokuya ozon uygulama: Torbalama da denilen bu yöntemde ozon gazı koruyucu bir örtü içinde verilir. Bir uzuv sorunu veya yarası için ozon tedavisi görüyorsanız, ozon gazı büyük olasılıkla doğrudan etkilenen vücut bölümündeki dokuya uygulanacaktır.

          Damardan ozon uygulama: HIV gibi iç hastalıkları tedavi etmek için ozon gazı genellikle hastadan alınan kanda çözülür. Ardından, gazlı kan bir damar yoluyla geri enjekte edilir. İntravenöz kullanım, hava kabarcıkları oluşturarak emboli yapma riski taşır.

          Kas içi ozon uygulama: Ozon tedavisi ayrıca kas içi enjeksiyon olarak da uygulanabilir. Bu uygulamada, ozon gazı genellikle uygulamadan önce oksijen ile karıştırılır.

          Ozon Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

          Ozon tedavisi özellikle kan yoluyla uygulanıyorsa 

          • Kan hastalığı olanlar
          • Kalp damar hastalığı olanlar
          • Yakın zamanda kalp krizi geçirenler
          • Ozon alerjisi olanlar
          • Hamileler
          • Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim eksikliği olanlar

          Ozon Tedavisi İçin Hangi Bölüme Gidilir?

          Ozon tedavisi tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemi olduğundan belli bir bölüm tarafından yürütülen bir tedavi şekli değildir. Bu nedenle öncelikle tedaviye ihtiyaç duyduğunuz hastalığınızı takip eden doktorunuzla görüşmelisiniz. Doktorunuz, ozon tedavisinin size uygun olup olmadığını ve risklerini açıklayacaktır.

          Ozon Tedavisi Ne Kadar Sürer?

          Ozon tedavisi seanslar halinde uygulanır. Tedavinin kaç seansta ve ne kadar sürede etki edeceği, kişinin tedaviye başvurmasına neden olan sağlık sorunu ve genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir.

          Ozon Tedavisini Sigorta Karşılar mı?

          Ozon tedavisinin güvenliği ve tedavi edici etkisi hakkında yeterince çalışma yapılmadığından kullanımı resmi kurumlar tarafından desteklenmemektedir. Dolayısıyla ozon tedavisini herhangi bir sigorta tipi karşılamaz.





          Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




          Enfeksiyona Hangi Bölüm Bakar, Enfeksiyon için Hangi Bölüme Gidilir?



          Enfeksiyona Hangi Bölüm Bakar, enfeksiyon için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Enfeksiyon için Hangi Bölüm Bakar sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

          Enfeksiyon, bakteri, virüs, mantar yada parazit tipi bir organizmaya vücudun verdiği tepkidir. Patojen adı verilen bu organizmalar herhangi bir organ sisteminde yerleşip gelişebilir.

          Bu organizmalar, yerleştiği yerde çoğalarak yayıldıkları için enfeksiyon hastalıklarının diğer adı bulaşıcı hastalıklardır. Bulaşma, doğrudan temas, dolaylı temas, gıdalar, hava ve böcekler aracılığıyla olabilir.

          Enfeksiyonlar, vücudun belli bir bölümünü (lokalize) veya tamamını (sistemik) etkileyebilirler. 

          Dora Sağlık Bilgi Formu









            Enfeksiyon Belirtileri

            Enfeksiyon oluştuğunda vücudun ilk tepkisi hastalığa karşı kendini savunma ve etkilenen kısmı iyileşmeye teşvik etmektir. Enfeksiyon sırasında yaşanan belirtiler vücudun bu bağışıklık tepkisinin bir sonucudur. Belirtiler enfeksiyonun hangi organ sisteminde olduğuna göre değişir:

            • Ateş
            • Titreme
            • Baş ağrısı
            • Tükenmişlik
            • Baygınlık
            • Kas ağrıları
            • Eklem ağrıları
            • Şişmiş lenf düğümleri

            Bazı enfeksiyonlar kanlı ishal, kusma, sıvı kaybı, şok gibi daha ciddi belirtilere neden olur. Akut yada kronik olabilir. Akut enfeksiyonlar hızlı başlar ve kısa sürede atlatılır. Kronik enfeksiyonlar ise kalıcıdır ve doku yada organ hasarına neden olur.

            Bulaşıcı hastalıkların bir veya birkaç belirtisi aynı anda yaşanabilir. Herhangi bir kronik (devam eden) semptomunuz veya zamanla kötüleşen semptomlarınız varsa bir doktora görünmeniz önemlidir.

            Enfeksiyon Nedenleri

            Enfeksiyona neden olan organizmalar ve 

            • Bakteriler: Boğaz ağrısı, idrar yolu enfeksiyonları ve tüberküloz gibi hastalıklardan sorumludur.
            • Virüsler: Bakterilerden daha küçüklerdir. Soğuk algınlığından AIDS’e kadar çok sayıda hastalığın nedeni virüslerdir.
            • Mantarlar: Saçkıran ve atlet ayağı gibi birçok cilt hastalığına mantarlar neden olur. Bazı mantar türleri akciğerler veya sinir sistemini enfekte edebilir.
            • Parazitler: Parazitler böcek ısırığı, hayvan dışkısı, kirli su ve yiyecekler, ellerden bulaşabilir. Sıtma, sivrisinek ısırığı ile bulaşan küçük bir parazitin neden olduğu bir hastalıktır. Uyuz, uyuz böceğinin neden olduğu bir hastalıktır ve doğrudan temas ile bulaşır.

            Enfeksiyon Nasıl Yayılır?

            Enfeksiyon hastalıkları direkt temas, dolaylı temas, böcek ısırığı, gıdalar aracılığıyla yayılabilir.

            Direkt Temas İle Bulaşma

            Çoğu bulaşıcı hastalık enfeksiyonlu kişi veya hayvanla temasla kolaylıkla yayılır. Bakteri veya virüs taşıyan kişi, birine dokunduğunda, öptüğünde, öksürdüğünde yada hapşırdığında başkalarına bulaştırır. Bazı organizmalar cinsel temas yoluyla bulaşır ve bulaştığı kişide hastalık belirtisi göstermeyebilir.

            Enfekte bir hayvan – hatta bir evcil hayvan – ısırık veya tırmalamayla hastalığı yayabilir. Hayvan atıklarını işlemek de tehlikeli olabilir. Örneğin, kirli kedi kumundan toksoplazma enfeksiyonu kapılabilir.

            Hamile bir kadın, bebeğe bulaşıcı hastalıklara neden olan mikropları geçirebilir. Bazı mikroplar plasentadan veya anne sütünden geçer. Vajinadaki mikroplar da doğum sırasında bebeğe bulaşabilir.

            Dolaylı Temas İle Bulaşma

            Birçok mikroorganizma masa üstü, kapı kolu veya musluk gibi yüzeylerde yaşayabilir. Örneğin, grip veya kovid olan birinin tuttuğu kapı koluna dokunup ellerinizi yıkamadan gözlerinize, ağzınıza veya burnunuza dokunursanız, enfekte olabilirsiniz.

            Böcek Isırığı İle Bulaşma

            Bazı mikro canlılar konaktan konakçıya geçmek için sivrisinek, pire, bit, kene gibi böceklere yerleşir. Isırıkla kana ulaşarak bulaşır ve enfeksiyona neden olur. Sıtma paraziti ve batı nil virüsü sivrisinekler,  lyme hastalığına neden olan parazit geyik kenelerde yerleşik olabilir.

            Gıdalar İle Bulaşma

            Hastalığa neden olan mikroplar, yiyecek ve suda yaşayabilir. Bu sayede tek kaynaktan bir çok kişiye bulaşabilirler. En çok bilinen bakterilerden biri olan E. Coli, az pişmiş hamburger, pastörize edilmemiş içecekler gibi gıdaların içinde ya da yüzeyinde yaşayabilir.

            Enfeksiyon İçin Doktora Ne Zaman Gidilir?

            Enfeksiyonlar tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle aşağıdaki durumlarda doktora görünmek önemlidir.

            • Enfeksiyon belirtileri geçmiyor veya kötüleşiyorsa
            • Nefes alma sorunu varsa
            • İdrara çıkmada değişiklikler varsa
            • İşitme veya görme bozukluğu varsa
            • Olağandışı veya açıklanamayan belirtiler varsa

            Devam eden bir enfeksiyonunuz varsa, durumunuzun kötüleşmemesi veya enfeksiyonun kronikleşmemesi için de doktora gitmelisiniz.

            Bunun dışında yakın zamanda yurt dışına seyahat etmeyi planlıyorsanız, gideceğiniz ülkede yaygın görülen bir bulaşık hastalık olup olmadığını öğrenmek ve gerekirse aşı olmak için de bir hastaneye başvurmalısınız.

            Enfeksiyon İçin Hangi Doktora Gidilir?

            Enfeksiyon, organizmanın yerleştiği organ sisteminde geliştiği için gitmeniz gereken doktorda hangi sistemde yerleşik olduğuna göre değişir.

            Solunum yolu enfeksiyonları, üst solunum yolu veya alt solunum yolunda gelişir. Soğuk algınlığı, grip, farenjit, bademcik iltihabı, sinüzit üst solunum yolu enfeksiyonları dır. Genellikle burunda tıkanıklık, akıntı, boğaz ağrısı, öksürük, ateş ve halsizliğe neden olurlar. Bu durumda kulak burun boğaz uzmanına gitmelisiniz.

            Alt solunum yolu enfeksiyonları, bronşit ve akciğerde gelişen enfeksiyonlardır. Ortak belirtileri balgamlı öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı, hırıltılı solunum, ateş ve halsizliktir. Bu durumda dahiliye veya göğüs hastalıkları bölümüne gitmelisiniz.

            İdrar yolu enfeksiyonları, idrar yaparken ağrı veya yanma, sık idrara çıkma, bulanık idrar, alt karın bölgesinde, sırt veya yanlarda ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. İdrar yolu enfeksiyonları için üroloji bölümüne gitmelisiniz. 

            Beyin ve omurilik enfeksiyonları, ani ateş, boyun tutulması, şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı veya kusma, bilinç bulanıklığı ve nöbetlere neden olabilir. Ensefalit ya da menenjit gibi hastalıklara neden olan beyin omurilik enfeksiyonları için nöroloji bölümüne gitmeniz gerekir.

            Kan dolaşımı enfeksiyonları, ateş ve titreme, hızlı nefes alma, vücut ısısında düşme, soluk mavi bir cilt, bayılma ve bilinç kaybı gibi belirtilere neden olur. Kan dolaşımı enfeksiyonları için dahiliye ve hematoloji bölümüne gitmeniz gerekir.Septik şok da denilen kan zehirlenmesi ölümcül olabilen ciddi bir durumdur ve acil müdahale gerektirir.

            Karaciğer enfeksiyonları, ateş, iştahsızlık, bulantı ve kusma, koyu renkli idrar, eklem ağrısı ve sarılığa neden olur. Kronik hepatit, siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserine neden olabilir. Karaciğer enfeksiyonları için dahiliye veya hepatoloji bölümüne gidilmelidir.

            Sindirim sistemi enfeksiyonları, gastroenterite (mide bağırsak iltihabı) neden olur. En yaygın nedenleri arasında, E.Coli, salmonella gibi bakteriler ve rotavirüs gibi virüsler ve parazitler bulunur. Karın krampları, ishal, bulantı, kusma, ateş, baş ağrısı, halsizlik mide bağırsak enfeksiyonu belirtisi olabilir. Mide bağırsak enfeksiyonları için dahiliye veya gastroenteroloji bölümüne gidilmelidir.

            Kulak enfeksiyonları, dış, orta veya iç kulakta görülebilir. Virüs, bakteri ve mantarlar neden olur. Kulak ağrısı, kulakta kızarıklık ve şişme, boğuk duyma, çınlama, kulak akıntısı, vertigo, denge kaybı, ateş, baş ağrısı gibi şikayetlere neden olabilirler. Kulak enfeksiyonları için kulak burun boğaz uzmanına gitmeniz gerekir.

            Göz enfeksiyonları, genellikle virüslerle ilişkilidir, daha nadir olarak bakteriler neden olur. Göz beyazında pembe veya kırmızılık, gözde şişme, akıntı veya yanma, göz kapağı şişmesi, görme sorunlarına neden olabilir. Özellikle iç gözü veya korneayı etkileyenler zamanında tedavi edilmezlerse görme kaybına neden olabilirler. Göz enfeksiyonları için göz hastalıkları doktoruna gitmeniz gerekir.

            Vajinal enfeksiyonlar, vajinada şişlik, kızarıklık, kaşıntı, akıntı, idrar yaparken yanma ya da ağrı, ağır koku, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olur. Vajinal enfeksiyonlar için kadın hastalıkları uzmanına gidilmelidir.

            Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, belirtileri cinsiyete ve enfeksiyon bölgesine göre değişen hastalıklardır. Kaşıntı, ağır koku, testislerde şişme, yara veya kabarcıklar, pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı şikayetiniz varsa doktora gitmelisiniz. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, kadınlarda jinekoloji, erkeklerde üroloji uzmanları tarafından teşhis ve tedavi edilebilir.

            Deri enfeksiyonları, virüsler, bakteriler, mantarların neden olduğu enfeksiyonlardır. Genellikle döküntüler, lezyonlar ve yaraların yeri ve özelliklerine göre ayırt edilebilirler. Bütün vücuda yayılmış veya belirli bir bölgede, düz veya kabarık, sınırları belirli veya belirsiz kabuklanma, kaşıntı, çukurlaşma veya pullanma şeklinde görülebilir. Deri enfeksiyonları cildiye uzmanları tarafından tedavi edilir. 

            Bulaşıcı hastalıklar nasıl önlenir?

            Hepatit, difteri, grip ve herpes zoster dahil olmak üzere birçok yaygın bulaşıcı hastalık aşılarla önlenebilir. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını ve yakalanma riskinizi şu yollarla da azaltabilirsiniz:

            • Ellerinizi sabun ve su ile iyice ve sık sık yıkamak
            • Hapşırırken veya öksürürken burnunuzu ve ağzınızı kapatmak
            • Evinizde ve işyerinizde sık dokunulan yüzeyleri dezenfekte etmek
            • Hasta insanlarla temastan kaçınmak veya kişisel eşyalarını onlarla paylaşmaktan kaçınmak
            • Kirlenmiş su kaynaklarında yüzmemek veya kaynağından emin olmadığınız suyu içmemek
            • Hasta kişiler tarafından hazırlanan yiyecek ve içecekleri yememek ve içmemek
            • Seyahat edeceğiniz ülkede yaygın olan bulaşıcı hastalıklarla ilgili bilgi almak ve yola çıkmadan önce ihtiyacınız olabilecek aşılar hakkında bilgi almak




            Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




            Fıtığa Hangi Bölüm Bakar, Fıtık İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022



            Fıtığa hangi bölüm bakar, fıtık için hangi bölüme gidilir gibi soruları içeriğimizde ele aldık. Fıtık için hangi bölüme gidilir sorusunun cevabı makalemizde yer almaktadır.

            Fıtık, bir vücut veya organı oluşturan kas veya doku parçalarının yerinden oynaması, kendisini çevreleyen duvardan dışarı çıkmasıyla oluşan şişliktir. Fıtıkların çoğu karın boşluğunda, bel ve boyunda oluşur.

            Fıtığa Hangi Bölüm Bakar
            Fıtığa Hangi Bölüm Bakar, Fıtık İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022 2022

            Fıtık Çeşitleri Nelerdir?

            Kasık fıtığı

            Erkeklerde kasık kanalı, spermatik kord ve testislere giden kan damarları için bir geçiş yoludur. Kadınlarda ise rahmi destekleyen yuvarlak bağ içerir. Kasık fıtığında, yağ dokusu veya bağırsağın bir kısmı, iç uyluğun üst kısmındaki kasık içine girer. En yaygın fıtık türüdür ve erkeklerde daha çok görülür.

            Femoral fıtık

            Yağ dokusu veya bağırsağın bir kısmının, iç uyluğun üst kısmındaki kasığa doğru çıkıntı yapmasıdır. Femoral fıtıklar esas olarak ileri yaşta kadınlarda görülür.

            Göbek fıtığı

            Yağ dokusu veya bağırsağın bir kısmının göbeğe (göbek deliğine) çevresinden dışarıya çıkıntı yapmasıdır.

            Mide fıtığı (Hiatal herni)

            Midenin üst kısmının diyaframdaki (göğsü karından ayıran yatay kas tabakası) bir açıklıktan göğüs boşluğuna doğru çıkıntı yapmasıdır.

            Boyun fıtığı

            Boyun bölgesi omurları arasında bulunan jel benzeri disklerin yerinden oynaması ve çıkıntı yapmasıdır.

            Bel Fıtığı

            Bel bölgesi omurları arasında bulunan jel benzeri disklerin yerinden oynaması ve çıkıntı yapmasıdır.

            Ameliyat kesiği fıtığı (İnsizyonel fıtık)

            Ameliyat yeri fıtığı, daha önce geçirilen bir abdominal veya pelvik ameliyat sonrası ameliyat kesisinin altındaki dokunun dışarı çıkmasıdır.

            Göbek üstü fıtığı (Epigastrik fıtık)

            Yağ dokusunun, göbek ile göğüs kemiği alt kısmı arasındaki karın bölgesinden çıkıntı yapmasıdır. Nadir görülen bir fıtık tipidir.

            Spigel fıtığı

            Bağırsak dokusunun, karın kasının yanındaki hatta, genellikle göbeğin altında karın içinden çıkıntı  yapmasıdır. Genellikle ileri yaşta kadınlarda ve çok nadir görülür.

            Diyafram fıtığı

            Karın içindeki organların diyaframdaki bir açıklıktan göğse doğru hareket etmesidir. Doğuştan gelen bir yapısal bozukluk ya da yaralanma sonucu oluşur.


            Fıtık Neden Olur?

            Kasık fıtıkları ve femoral fıtıklar kaslardaki zayıflama ile ilgilidir. Kaslarda zayıflık doğuştan olabildiği gibi yaşlanma ve tekrarlayan gerilmelerle ilişkili de olabilir. Kaslarda zayıflamaya neden olan zorlanma, fiziksel efor, obezite, hamilelik, sık öksürme veya kabızlıktan kaynaklanabilir .


            Dora Sağlık Bilgi Formu










              Erişkinlerde karın bölgesini zorlamak, fazla kilolu olmak, uzun süreli şiddetli öksürük veya doğum sonrası göbek fıtığı olabilir.

              Mide fıtıklarının nedeni tam olarak anlaşılamamıştır, ancak diyaframın yaşla birlikte zayıflaması veya karın üzerindeki baskının bir sonucu olabilir.

              Bel ve boyun fıtıkları ise omurlar arasındaki disklerin yaşlanma veya başka nedenlerle yeterince beslenememesi, uzun süre hareketsizlik, yanlış hareketler, genetik yatkınlık ve duruş bozuklukları gibi nedenlerle ortaya çıkar.



              Fıtık Belirtileri Nelerdir?

              Fıtık nasıl anlaşılır?

              Karın veya kasıktaki bir fıtık, geriye itilebilen veya uzanırken kaybolabilen gözle görülür bir yumru veya şişkinlik oluşturabilir. Gülme, ağlama, öksürmek, hapşırma, bağırsak hareketi sırasında ıkınma veya fiziksel aktivite, yumrunun içeri itildikten sonra yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Fıtığın diğer belirtileri arasında şunlar bulunur:

              • Kasık veya testis keselerinde şişme veya çıkıntı
              • Çıkıntı bölgesinde artan ağrı
              • Kaldırırken ağrı
              • Şişkinliğin zamanla artması
              • Donuk bir ağrı hissi
              • Doluluk hissi veya bağırsak tıkanıklığı belirtileri

              Mide fıtığında vücudun dışında herhangi bir çıkıntı görülmez. Bunun yerine semptomlar arasında mide ekşimesi, hazımsızlık, yutma güçlüğü ve göğüs ağrısı sayılabilir.

              Bel fıtığı, bel ağrısının yanı sıra hareket ederken zorlanma, kaslarda güçsüzlük, bacaklarda uyuşma, bacaklara vuran ağrı gibi belirtiler gösterir.

              Boyun fıtığı ise boyundan şakaklara doğru ilerleyen ağrı, kol , omuz ve sırtta ağrı, kol ve ellerde güç kaybı, uyuşma, el becerisinde zayıflama gibi belirtiler gösterir. 

              Fıtık İçin Doktora Ne Zaman Gitmeliyim?

              Fıtık olduğunuzu düşünüyorsanız, en kısa zamanda doktora gitmelisiniz. İhmal edilen bir fıtık büyüyebilir ve daha ağrılı hale gelebilir. Sonuçta komplikasyonlara ve muhtemelen acil ameliyatlara yol açabilir. Erken tedavi, daha başarılı, daha az riskli ve daha iyi bir iyileşme süreci sağlar.

              Fıtık İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

              Kasık fıtığı, göbek fıtığı, mide fıtığı gibi karın ve kasık bölgesi fıtıkları için genel cerrahi uzmanına gitmelisiniz.

              Boyun ve bel fıtığı için ortopedi ve travmatoloji, fizik tedavi, nöroşirürji (beyin omurilik sinir cerrahisi) uzmanına gidebilirsiniz.

              Fıtık Nasıl Teşhis Edilir?

              Fizik muayene ile fıtığın meydana geldiği bölgede bir şişkinlik görmek veya hissetmek genellikle mümkündür. Erkekte kasık fıtığı için tipik fizik muayenesinin bir parçası olarak, doktor hastadan öksürmesi ister ve bu sırada testislerin ve kasıkların etrafındaki alanı muayene eder. Bazı durumlarda, BT taraması gibi yumuşak doku görüntüleme, durumu doğru bir şekilde teşhis edilmesini sağlar.

              Bel ve boyun fıtıkları, röntgen, MR, CT tarama gibi görüntüleme yöntemleri ile teşhis edilir.



              Fıtık Nasıl Tedavi Edilir?

              Fıtıklar genellikle kendi kendilerine iyileşmezler ve bazı durumlarda onarmanın tek yolu ameliyattır. Bel fıtıkları bazı durumlarda istirahat, ağrı kesici ilaçlar, egzersiz, fizik tedavi, steroid enjeksiyonu gibi yöntemlerle tedavi edilebilir. Doktorunuz, fıtığınıza yönelik en iyi tedaviyi planlayacak ve gerektiğinde sizi bir cerraha yönlendirecektir. Cerrah fıtığınızı tamir etmenin gerekli olduğunu düşünürse, ihtiyaçlarınıza en uygun onarım yöntemini belirleyecektir.

              Fıtık Kendi Kendine İyileşir mi?

              Kendi kendine iyileşebilen tek fıtık türü bebeklikte görülen göbek fıtığıdır. Ki çocuklarda göbek fıtığı da 4-5 yaşına kadar kaybolmamışsa ve büyükse ameliyat gerektirebilir. 

              Fıtık Ameliyatı

              Açık fıtık ameliyatı: Fıtık bölgesinde vücuda bir kesi yapılan açık cerrahi yöntemidir. Çıkıntı yapan doku yerine oturtulur ve zayıflamış kas duvarı tekrar birbirine dikilir. Bazen ekstra destek sağlamak için bölgeye bir tür ağ yerleştirilir.

              Laparoskopik fıtık ameliyatı, açık cerrahi ile aynı tip onarımları içerir. Bununla birlikte, karın veya kasık dışına bir kesi yerine, işlemi tamamlamak için cerrahi aletlerin yerleştirilmesine yetecek kadar kesi yapılır.

              Robotik fıtık ameliyatı, laparoskopik cerrahi gibi, bir laparoskop kullanılır ve küçük kesilerle gerçekleştirilir. Robotik cerrahide, cerrah hastaya bir kaç adım mesafedeki bir konsolda oturur ve el benzeri robotik kolları kullanarak ameliyatı gerçekleştirir. Bazı küçük fıtıklar veya yumuşak alanlar için robotik cerrahi kullanılabiliyorken, artık karın duvarını yeniden yapılandırmak için de kullanılabilmektedir.

              Mikrocerrahi ile fıtık ameliyatı: Mikroskop kullanılarak, doku ve kaslara hasar vermeden yapılan ameliyattır. Bel ve boyun fıtıklarının tedavisinde kullanılır.

              Endoskopik fıtık ameliyatı: Kapalı ameliyat olarak da bilinir. Bel ve boyun fıtığı tedavisinde başvurulan bir yöntemdir. Fıtıklaşan doku, 6-7 mm.lik kesilerden giren kameralar aracılığıyla alınır.

              Her ameliyat türünün avantajları ve dezavantajları vardır. En iyi yaklaşıma cerrahınız karar verecektir.



              Fıtık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

              Bebeklerde görülen göbek fıtıkları dışında fıtıklar kendiliğinden kaybolmaz. Zamanla, bir fıtık büyüyebilir ve daha ağrılı hale gelebilir, komplikasyonlar geliştirebilir.

              Tedavi edilmemiş kasık veya femoral fıtık komplikasyonları şunları içerebilir:

              Tıkanma (hapsedilme): Bağırsakların bir kısmı kasık kanalında sıkışarak mide bulantısına, kusmaya, mide ağrısına ve kasıkta ağrılı bir yumruya neden olur.

              Boğulma: Bağırsakların bir kısmı kan akışını kesecek şekilde sıkışıp kalır. Bu gibi durumlarda, doku ölümünü önlemek için acil cerrahi (oluştuğu andan itibaren saatler içinde) gereklidir.

              Bel ve boyun fıtıkları ise çok ciddi sağlık sorunları ve kalıcı sakatlıklara neden olabilir.

              Fıtık Nasıl Önlenebilir?

              Fıtık, doku ve kaslardaki zorlanmanın bir sonucu olduğundan, İdeal vücut ağırlığını korumak,

              kabızlığı önlemek, ağırlıkları veya ağır nesneleri doğru bir duruşla kaldırmak, taşıyabileceğinden fazla ağır kaldırmamak, öksürük ve hapşırık gibi fıtık tetikleyicilerini tedavi etmek, öksürüğe neden olan alışkanlılar ve ortamlardan uzak durmak fıtık için alınabilecek önlemlerdir.

              Fıtık Tekrar Eder mi?

              Fıtık ameliyatla tamamen alınabilir. Ameliyattan sonra fıtığın tekrar etmemesi için size verilen talimata uymak önemlidir. Talimatlara uyulsa ve gereken özen gösterilse bile bazı durumlarda doku zayıflığı veya uzun süreli iyileşme süresi nedeniyle bile tekrarlayabilir. Fıtık nüks etme riskini arttıran en önemli faktörler, sigara ve obezitedir.



              Fıtık Küçülür mü?

              Bazı kişilerde omurga fıtıkları, sıvı kaybedip büzülerek küçülebilmektedir. Bazı ameliyatsız tedavi yöntemleri ise fıtığa baskı uygulayarak büyümesini engelleyebilir. Kişiden kişiye değişen bu durum için doktorunuzla görüşmelisiniz.

              Fıtık İle İlgili Sık Sorulan Sorular

              Kasık fıtığına hangi bölüm bakar, erkeklerde kasık fıtığına hangi bölüm bakar?

              Kasık fıtığı şüpheniz varsa genel cerrahi bölümüne gitmelisiniz.

              Boyun fıtığı için hangi bölüme gidilir?

              Boyun fıtığı için fizik tedavi ve rehabilitasyon ve nöroşirurji (beyin sinir cerrahisi) doktoruna gitmelisiniz.

              Göbek fıtığına hangi bölüm bakar?

              Göbek fıtığı için genel cerrahi bölümüne gitmelisiniz. Bebeklerde göbek fıtığı için ise çocuk cerrahisi bölümüne gitmelisiniz.




              Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




              İdrar Kaçırmaya Hangi Bölüm Bakar, İdrar Kaçırma İçin Hangi Bölüme Gidilir?



              İdrar kaçırmaya hangi bölüm bakar, idrar kaçırma için hangi bölüme gidilir gibi soruların yanıtlarını içeriğimizde ele aldık. İdrar kaçırma için hangi bölüme gidilir sorusunun yanıtı için makalemizi inceleyebilirsiniz.

              İdrar kaçırma – mesane kontrolünün kaybı – yaygın ve genellikle utanç verici bir sorundur. Şiddeti, öksürürken veya hapşırırken ara sıra idrar kaçırmadan, tuvalete zamanında gidemeyecek kadar ani ve şiddetli idrara çıkma dürtüsüne kadar değişebilir.

              İdrar kaçırma, yaşlandıkça daha sık görülse de yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir. Pek çok kişi yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ve artık düzelmeyeceğini düşünerek doktora gitmez.

              İdrar kaçırmaya hangi bölüm bakar
              İdrar Kaçırmaya Hangi Bölüm Bakar, İdrar Kaçırma İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022

              Ancak idrar kaçırma basit yaşam tarzı ve diyet değişiklikleri veya tıbbi bakım ile tedavi edebilir.

              İdrar kaçırma günlük yaşamınızı ve tercihlerinizi etkiliyorsa, doktorunuza görünmekten çekinmeyin. 

              Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Bunun nedeni, idrar yolunun kadınlarda erkeklere göre daha kısa olmasıdır.

              Yaşlandıkça idrar kaçırma şikayetlerinin artmasının nedeni ise mesaneyi (idrar torbası) destekleyen kasların zayıflamasıdır.

              İdrar kaçırmaya birçok farklı sağlık sorunu da neden olabilir. Hafif ila şiddetli arasında değişen idrar kaçırma kanser, böbrek taşı, enfeksiyon veya genişlemiş prostat belirtisi de olabilir.


              İdrar Kaçırma Nedenleri

              İdrar kaçırma, vajinal enfeksiyon, idrar yolu enfeksiyonu (İYE ), kabızlık veya bazı ilaçların neden olduğu geçici bir sorun olabildiği gibi kronik bir durum da olabilir.

              • Kronik idrar kaçırmanın  en yaygın nedenleri şunlardır:
              • Aşırı aktif mesane kasları
              • Pelvik taban kaslarında zayıflama
              • Mesane kontrolünü etkileyen sinir hasarı
              • Kronik idrar yolu iltihabı (sistit) veya diğer mesane rahatsızlıkları
              • Hızlı bir şekilde tuvalete gitmeyi zorlaştıran bir engel veya kısıtlama
              • Ameliyata bağlı yan etkiler
              • Tıkanıklık
              • Multipl skleroz, felç veya Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar
              • Erkeklerde, prostat büyümesi veya iyi huylu prostat hiperplazisi (BPH), prostat kanseri

              Dora Sağlık Bilgi Formu










                İdrar Kaçırma İçin Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

                İdrar kaçırma için doktora gitmekten çekinebilir, bu konuda konuşmaktan rahatsız olabilirsiniz. Ancak idrar kaçırma sık görülüyorsa veya yaşam kalitenizi etkiliyorsa, tıbbi yardım almanız önemlidir çünkü idrar kaçırma ciddi bir tıbbi durumun belirtisi olabileceği gibi kontrol altına alınmaz ya da tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

                • İdrar kaçırma aşağıdaki durumlarda bir doktora görünmeyi gerektirir.
                • Kaldırma, hapşırma, öksürme veya egzersiz gibi normal aktiviteler sırasında idrar kaçırma
                • Tuvalete zamanında yetişemeyecekmiş gibi hissettiren ani, güçlü idrara çıkma dürtüsü; 
                • Herhangi bir uyarı işareti veya dürtü hissetmeden idrar kaçırma
                • Yatak ıslatma


                İdrar Kaçırmanın Neden Olabileceği Durumlar:

                İdrar yolu enfeksiyonları –  Islak iç çamaşırları bakterilerin büyüyebileceği bir ortam yaratarak idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir.

                • Böbrek hasarı –  İdrar akışının engellendiği bazı durumlar böbrek sorunu veya böbrek yetmezliğine neden olabilir.
                • Selülit – Bu cilt enfeksiyonuna bakteriler neden olur ve şişlik ve ağrıya neden olabilir.

                İlaç yan etkileri. İdrar kaçırmayı kontrol altına almak için kullanılan ilaçlar, ağız kuruluğu, mide bulantısı, hipertansiyon gibi yan etkilere neden olabilir.

                Ruh sağlığı yan etkileri. İdrar kaçırma anksiyete, depresyon veya sosyal izolasyon duygularına neden olabilir.

                Altta yatan neden ciddi olmasa bile, idrar kaçırma yaşamınızda büyük bir aksama olabilir. Doğru bir teşhis almak ve tedavi seçeneklerini bir sağlık uzmanıyla tartışmak önemlidir.

                İdrar Kaçırma İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

                Hafif veya şiddetli, arada bir ya da sık farketmeksizin herhangi bir idrar kaçırma durumunda üroloji bölümüne gitmeli ve üroloji doktorundan  yardım istemelisiniz. İdrar kaçırma tedavi edilmesi gereken daha ciddi bir durumun belirtisi olabilir.

                Randevunuz sırasında, doktorunuz, ne kadar süredir idrar tutamadığınızı, ne tür idrar kaçırma yaşadığınızı ve diğer ayrıntıları bilmek isteyeceklerdir.

                Ayrıca yeme içme alışkanlıklarınız, aldığınız ilaçlar veya takviyeler de dahil olmak üzere günlük rutininizi sorabilirler.

                İdrar Kaçırma Muayenesinde İstenebilecek Testler

                Belirtilerinize ve tıbbi geçmişinize bağlı olarak, aşağıdakiler de dahil olmak üzere ek testler isteyebilirler:

                • Mesane günlüğü –   Doktorunuz birkaç gün boyunca sıvı alımınızı ve idrarınızı takip etmenizi isteyebilir. Bir idrar kaçırma sırasında attığınız idrar miktarını ölçmenizi sağlayacak tuvaletinize uyan kalibre edilmiş bir kap kullanmanız istenebilir.
                • İdrar tahlili – Enfeksiyon belirtileri veya başka sorunlar için idrar örneği kontrol edilebilir.
                • Kan tahlili – İdrar kaçırmaya neden olan koşullarla ilgili olabilecek kimyasallar ve maddeleri arayabilir.
                • Pelvik ultrason – Pelvik bölgede olası sorunları, mesane ve idrar yolunun diğer bölümlerini  kontrol etmek için istenebilir.
                • İşeme sonrası rezidü (PVR) ölçümü – Bu prosedürde hasta mesaneyi tamamen boşaltır ve doktor, varsa mesanede ne kadar idrar kaldığını ölçen bir cihaz kullanır. 
                • Stres testi – Bu testte, doktor idrar kaybı olup olmadığını kontrol ederken hastadan öksürmesi veya kendi kendini zorluyormuş gibi karın bölgesini kuvvetlice germesini ister.
                • Ürodinamik test – Bu test, mesane ve idrar yolu kaslarının hem istirahat hem de dolum sırasında tolere edebileceği basıncı ölçer.
                • Sistogram – İdrar yolu anormallikleri görmek için boyar maddelerle röntgeninin çekilmesidir. 
                • Sistoskopi  – Bu prosedürde sistoskop adı verilen, bir ucunda küçük bir lens ve ışık bulunan ince bir tüp kullanılır. Bazı sedasyon ilaçları veya anestezi uygulandıktan sonra idrar yoluna yerleştirilen sistoskop ile mesane ve idrar yolunun iç yüzeyi görsel olarak kontrol edilir.


                İdrar Kaçırma Tıbbi Bir Acil Durumun İşareti Olabilir

                İdrar kaçırma ile aşağıdaki semptomlardan herhangi birini görürseniz acil servise başvurmalı ve derhal tıbbi yardım almalısınız:

                • Konuşma veya yürüme zorluğu
                • Vücudun herhangi bir yerinde zayıflık veya karıncalanma
                • Görme kaybı
                • Bilinç bulanıklığı, konfüzyon
                • Bilinç kaybı
                • Bağırsak kontrolünün kaybı


                İdrar Kaçırma Türleri

                İdrar kaçırma üç genel tipe ayrılır. Aynı anda birden fazla türü deneyimleyebilirsiniz.

                Stres tipi idrar kaçırma

                Stres inkontinans, genellikle egzersiz, ağır kaldırma, öksürme, hapşırma veya gülme sırasında ortaya çıkan idrar kaçırma türüdür.

                Sıkışma tipi idrar kaçırma

                İdrar yapma dürtüsü hissettiğinde ancak idrarı tuvalete gidecek kadar uzun süre tutamadığında ortaya çıkar. Acil inkontinans bazen felç geçirmiş veya diyabet, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı veya multipl skleroz gibi kronik hastalıkları olan kişilerde görülür. Bazı durumlarda, idrar kaçırma, mesane kanserinin erken bir belirtisi olabilir.




                Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




                Kolesterol’e Hangi Bölüm Bakar, Kolesterol İçin Hangi Bölüme Gidilir?



                Kolesterol’e hangi bölüm bakar, kolesterol için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları makalemizde yer almaktadır. Kollestrole hangi bölüm bakar sorusunun cevabı için makalemizi okuyabilirsiniz.

                Muhtemelen kolesterolü duymuşsunuzdur, ancak tam olarak ne olduğundan emin olmayabilirsiniz. Kolesterol, kanda vücudunuz boyunca hareket eden mumsu bir yağ veya lipid türüdür. Lipitler suda çözünmeyen maddelerdir, bu nedenle kanda dağılmazlar. Vücut kolesterol üretilir, ancak yiyeceklerden de alınır. Kolesterol sadece hayvanlardan elde edilen gıdalarda bulunur.

                Kolesterol'e hangi bölüm bakar
                Kolesterol’e Hangi Bölüm Bakar, Kolesterol İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022

                Kolesterol Vücudumuz İçin Neden Önemlidir?

                Vücuttaki her hücre, hücre zarı katmanları oluşturmak için kolesterole ihtiyaç duyar. Bu katmanlar, hücreye girebilecek veya hücreden çıkabilecek şeyler için adeta bir kapı bekçisi gibi hareket ederek hücre içeriğini korur. Kolesterol aynı zamanda besin sindirimine yardımcı olan safra üretimi, bazı hormonların sentezlenmesi ve D vitamini üretimi için de gereklidir. Karaciğeriniz bu önemli işlevler için ihtiyacı karşılayacak kadar kolesterol üretir.

                İhtiyaçlarınızı karşılamak için yeterli kolesterole sahip olmak önemlidir. Ancak fazla kolesterol sorunlara neden olabilir. Kolesterol seviyeleriniz çok yüksek olması durumuna hiperkolesterolemi, çok düşük olması durumuna hipokolesterolemi denir. Çok düşük kolesterol seviyelerine sahip olmak yaygın görülmese de mümkündür. 


                Kolesterol Türleri

                Kolesterol, kanda proteinlere bağlı olarak taşınır. Bu protein ve kolesterol kombinasyonuna lipoprotein denir. Lipoproteinin taşıdıklarına bağlı olarak farklı temel kolesterol türleri vardır.

                • Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL). “Kötü” kolesterol 
                • Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL). “İyi” kolesterol 
                • Çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL)

                Kandaki bir yağ türü olan trigliseritler de kolesterol seviyeleri ile birlikte değerlendirilir. Trigliseritler, besinlerle alınan ve kullanımına ihtiyaç duyulmayan depolanmış yağlardır. Kolesterol işlevini yerine getirirken enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Bu nedenle ttrigliserit düzeyi de kalp ve damar sağlığı ile ilişkilendirilir.


                Dora Sağlık Bilgi Formu










                  Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL) – Kötü Kolesterol Nedir?

                  Kolesterolümüzü nasıl düşürmemiz gerektiğini her duyduğumuzda düşük yoğunluklu lipoproteinin kötü kolesterol olarak adlandırılması garip gelebilir. Ancak, LDL yaptıklarından dolayı “kötü”dür.

                  LDL, damar duvarlarında birikebilir ve onları daraltabilir. Yağ birikintileri, atardamarları kaplayan ve tıkanıklıklara neden olabilen plaklar oluşturur. Bu duruma damar sertliği ya da ateroskleroz denir .

                  Arterler, oksijen içeren kanı kalbinizden vücuttaki diğer tüm organlara taşıyan kan damarlarıdır.

                  LDL kolesterol düzeyleriyle bağlantılı olan ve beslenmede en aza indirmeniz gereken yağlar, doymuş yağlar ve trans yağlar olarak adlandırılır. Doymuş yağlar, oda sıcaklığında olduklarında katı veya mum benzeri formdadır. Doymuş yağlar çoğunlukla et, süt, peynir ve tereyağı gibi hayvanlardan elde edilen ürünlerde bulunur.

                  Trans yağlar, sıvı yağları katı hale getirmek için yapılan işlemle ortaya çıkar. Trans yağ fast food ve kızarmış yiyecekler ile kurabiye, kraker ve unlu mamuller gibi işlenmiş gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılır.

                  Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) nedir?

                  HDL’ye “iyi kolesterol” denir. İyidir çünkü diğer kolesterol türlerini (LDL dahil) atardamarlardan uzaklaştırır, vücuttan atılmak üzere karaciğere taşır. Yüksek HDL seviyelerinin kalp hastalığı riskini azalttığına inanılmaktadır.



                  Yüksek Kolesterol Belirtileri 

                  Yüksek kolesterol hiçbir belirti göstermez. Bu nedenle uzun yıllar fark edilmeden yükselmeye devam edebilir. Kolesterol seviyesini anlamanın tek yolu kan tahlili yaptırmaktır.

                  Ne Zaman Doktora Görünmeli

                  İlk kolesterol taraması 9 ila 11 yaşları arasında yapılmalı ve sonrasında her beş yılda bir tekrarlanmalıdır.

                  45 ila 65 yaş arasındaki erkekler ve 55 ila 65 yaş arasındaki kadınlar için her bir ila iki yılda bir kolesterol taraması yapılması önerilmektedir. 65 yaşın üzerindeki kişiler ise her yıl kolesterol testi yaptırmalıdır.

                  Test sonuçlarınız istenen aralıklarda değilse, doktorunuz daha sık ölçüm yapılmasını önerebilir. Ailenizde yüksek kolesterol, kalp hastalığı, diyabet veya yüksek tansiyon gibi diğer risk faktörleri varsa doktorunuz daha sık testler önerebilir.



                  Yüksek Kolesterol İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

                  Yüksek kolesterolünüzü yönetimi teşhisten itibaren birden fazla uzmanla birlikte çalışmanızı gerektiren bir sağlık sorunudur. Size yardımcı olacak sağlık ekibi, seviyenizin ne kadar yüksek olduğuna, buna neyin sebep olduğuna, mevcut hastalıklarınız veya risklerinize bağlı olarak değişir. 

                  Aile Hekimi: Yüksek kolesterolün herhangi bir uyarı belirtisini göremez veya hissedemezsiniz, bu nedenle birinci basamak doktorunuzla yıllık fizik muayene sırasında yüksek kolesterolünüz olduğunu öğrenmeniz olasıdır. Aile hekiminiz daha sağlıklı beslenme ve daha aktif olma gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerebilir. Ayrıca seviyenizi düşürebilecek ilaçlar hakkında da konuşabilirler. Kişisel durumunuza bağlı olarak, durumunuzu yönetmenize yardımcı olması için farklı branşlarla yönlendirebilirler.

                  Kolesterol seviyelerinizi takip etmek ve tedavi planınızın etkisinden emin olmak için düzenli olarak kontrole gitmeniz önemlidir.

                  Diyetisyen: Fazla kilolu olmak, yüksek kolesterol riskini artırabilir. Bu nedenle, beslenme değişiklikleri kolesterol seviyelerini kontrol altına almanın büyük bir parçası olabilir. Özellikle lif ve nişasta içermeyen, sebzeler açısından zengin, az yağlı bir diyetle 10 ila 20 kilo kadar kilo vermek “kötü kolesterol” seviyenizi belirgin şekilde düşürebilir. Bir diyetisyen veya beslenme uzmanının yardımcı olabileceği yer burasıdır.

                  Bunun dışında uzman bir diyetisyen, beslenmeyi sağlık şartlarına göre kişiye özel olarak planlayarak özelleştirme konusunda uzmandır. Ayrıca günlük yeme alışkanlıklarınızı değiştirirken size rehberlik edebilir ve destek olabilirler.

                  Dahiliye Uzmanı / Endokrinolog : Dahiliye uzmanları da rutin bir kontrol sırasında ya da şikayetlerinizin nedenini araştırırken isteyeceği kan testleri ile kolesterol seviyelerinizin durumunu tespit edebilir. Kolesterol seviyeniz yüksekse buna neden olan koşulları değerlendirir. Eğer seviyelerin beslenme ve yaşam tarzı değişikleri, egzersiz ile kontrol edilebileceğini düşünüyorsa, bu yönde tavsiyelerde bulunacaktır. İlaçlarla kontrol edilmesini önerebilir. Başka hastalıklarla ilgili olabileceğini  ya da ciddi hastalıklara neden olabilecek düzeye geldiğini düşünüyorsa farklı uzmanlara yönlendirir.



                  Bu doktorlardan biri olan endokrinolog, kan dolaşımı ile vücutta dolaşan hormonlar konusunda uzmanlaşmıştır. Bazı insanlarda yüksek kolesterol, aşağıdakiler de dahil olmak üzere hormonal koşullara bağlı hastalıklarla ilişkili olabilir:

                  • Şeker hastalığı – İnsülin hormonu
                  • Hipotiroidizm – Troid hormonu
                  • Polikistik over sendromu (PCOS) – Androjen
                  • Metabolik sendrom – 
                  • Cushing sendromu – Kortizol

                  Bu durumda, bir endokrinolog hormon sorunlarına yardımcı olurken kolesterol seviyelerini düşürebilecek ilaçlar reçete edebilir .

                  Kardiyolog: Yüksek düzeyde “kötü kolesterol” veya LDL , atardamarlarınızda plak adı verilen yağlı maddelerin birikmesine neden olabilir. Bu da zamanla, ateroskleroz adı verilen ve kan akışını kısıtlayan bir duruma neden olabilir. Kalp krizlerinin en yaygın nedenidir. Birincil doktorunuz bunun belirtilerini bulursa veya geliştirebileceğinizi düşünürse, bir kardiyolog veya kalp uzmanı görmenizi tavsiye edeceklerdir.

                  Kardiyolog, herhangi bir tıkanıklığınız olup olmadığını görmek için testler yapabilir ve tedavi planı için takibinizi yapan diğer uzmanlarla birlikte çalışabilir. Daha ciddi durumlarda, stent takmak gibi bir kalp prosedürü veya ameliyat gerektirebilir.




                  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




                  Makat’a Hangi Bölüm Bakar, Makat İçin Hangi Bölüme Gidilir?



                  Makat’a hangi bölüm bakar, makat için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi kontrol edebilirsiniz. Makata hangi bölüm bakar sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

                  Makat, dışkının vücuttan ayrıldığı sindirim kanalının sonundaki açıklıktır.

                  Rektum ise, dışkının anüs yoluyla vücuttan atılmadan önce tutulduğu kalın bağırsağın son kısmıdır ve Türkçe de göden bağırsağı denir.

                  Makat'a hangi bölüm bakar
                  Makat’a Hangi Bölüm Bakar, Makat İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022

                  Makat, kısmen deri de dahil olmak üzere vücudun yüzey katmanlarından ve kısmen de bağırsaktan oluşur. Rektal astar, bağırsak astarının geri kalanı gibi, mukus bezleri içeren parlak kırmızı dokudan oluşur. Rektum astarı ağrıya nispeten duyarsızdır, ancak makat ve çevresindeki dış deriden gelen sinirler ağrıya çok duyarlıdır.


                  Makat ve Rektumda Hastalık Belirtileri

                  Anal hastalık semptomları, bazıları yaygın görülse de, bir durumdan diğerine değişir. Genel cerrahlara göre, olağan makat hastalığı belirtileri şunlardır:

                  • Anal ağrı
                  • Makatta tahriş veya kaşıntı
                  • Tekrarlayan rektal kanama
                  • Küçük rektal kanama
                  • Makatta şişlik veya yumru

                  Dora Sağlık Bilgi Formu










                    Makat İçin Doktora Ne Zaman gitmeliyim?

                    Makatta kanlı akıntı varsa en kısa zamanda doktora görünmelisiniz. Geçmişte kanamalı bir fissür tedavisi görmüş olsanız bile, en uygun tedavi planını doktorunuzun belirlemesi her zaman daha güvenlidir. Özellikle 40 yaşın üzerindeyseniz ihmal etmemelisiniz.  

                    Çünkü bu yaşlarda rektal kanama, kalın bağırsak kanseri ve diğer ciddi sindirim hastalıklarından kaynaklanabilir.

                    Ayrıca, aşağıdaki durumlarda da en yakın zamanda doktora gitmelisiniz:

                    • Makat bölgesinde şiddetli ağrı 
                    • Ateşli veya ateşsiz, makat yakınında hassas bir kitle veya şişlik 
                    • Makattan irin veya kötü kokulu akıntı olması
                    • Anal bölgede bağırsak hareketlerini engelleyen bir rahatsızlık veya sıkışma


                    Makat İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

                    Makatta görülen sorunlar ve şikayetler için Genel Cerrahi bölümüne gidilmelidir. Hemen hemen her hastanede genel cerrahi bölümü vardır. Bazı hastanelerde progtolog da denilen ve kolon, rektum ve anüsü içeren alt sindirim sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış cerrah da bulunmaktadır. 

                    Makat ve Rektum Bozuklukları

                    • İç hemoroid : Makat veya rektum içinde şişmiş damarlar. Bunlar dışarıdan görülemez.
                    • Dış hemoroid : Makat açıklığı yakınında şişen veya dışarı çıkıntı yapan kan damarları.
                    • Anal kanser : Makat kanseri nadir görülen bir durumdur. İnsan papilloma virüsü (HPV), anal seks ve birden fazla cinsel partner enfeksiyon riski artırır.
                    • Anal uçuk : Anal seks, herpes virüsleri HSV-1 ve HSV-2’yi yayabilir. Uçuklar, makat çevresinde çıkıp kaybolan ağrılı yaraları içerir.
                    • Anal siğiller : İnsan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu,makat içinde ve çevresinde siğillere yol açabilir.
                    • Anal fistül: Makat iç tarafı ile makat arasındaki deride gelişen tünel şeklinde iltihaplı anormal yapılardır. Yaygın nedenleri iltihaplı bağırsak hastalığı (Crohn ve ülseratif kolit ) veya daha önce geçirilmiş ameliyatlardır.
                    • Anal fissür : Makat astarının yırtılmasıdır. Genellikle kabızlık neden olur, ağrı, özellikle bağırsak hareketleri sırasında olur.
                    • Anal apse : Makat çevresindeki yumuşak dokuda iltihaplı şişliktir. Makat apsesini etkili bir şekilde tedavi etmek için antibiyotikler kullanılır veya cerrahi ile boşaltılması gerekir.
                    • Anal kaşıntı : Makat içinde veya çevresinde kaşıntı yaygın bir sorundur. Çoğu durumda, ciddi bir nedeni yoktur.
                    • Proctalgia fugax : Makat ve rektum bölgesinde saniyeler veya dakikalar süren ve sonra kaybolan ani, şiddetli ağrı. Nedeni bilinmemektedir.
                    • Kabızlık : Kabızlık, anal ağrıya, anal fissürlere ve hemoroid kanamasına neden olabilir.
                    • Anal kanama : Makattan gelen parlak kırmızı kan bazen hemoroidden kaynaklanır, ancak daha ciddi bir nedeni dışlamak için muayene edilmesi gerektirir.
                    • Kolorektal kanser: Kalın bağırsak kanseri makat ve rektum hastalıklarına neden olabilir.
                    • Dışkı tutamama / Fekal inkontinans: Makat çevresindeki kaslarda hasar, rektumun tam kapanmaması ve nörolojik problemler dışkı kaçırmaya neden olabilir. 
                    • Levator sendromu: Rektum, omurların son kısmı ve kuyruk sokumunda görülen ağrı
                    • Kıl dönmesi / Pilonidal sinüs: Daha çok kuyruk sokumu bölgesinde görülen bir rahatsızlıktır. 
                    • Rektum iltihabı / Proktit: İltihabi bağırsak hastalıklarında genellikle rektumda da iltihap görülür.
                    • Rektum sarkması / Rektal prolapsus: Kalın bağırsağın son bölümü rektumun makattan dışarı sarkmasıdır. Dışkı kaçırma, mukuslu akıntı ve kabızlığa neden olur.


                    Makat Muayenesi Nasıl Yapılır?

                    Makat ve rektum bozukluklarını teşhis etmek için, doktor öncelikle makat çevresindeki cildi inceler. Doktor rektum incelemesini parmakla yapar. Makat muayenesi kadınlarda genellikle vajina muayenesi ile birlikte jinekologlar tarafından yapılır. Muayene sırasında sıklıkla karın bölgesi de incelenir.

                    Daha sonra, gerekli görürse yaklaşık 7 ila 25 santimetre uzunluğunda bir görüntüleme tüpü (anoskop veya proktoskop) ile makat ve rektuma bakar. Kalın bağırsağın 2 veya daha fazla ayağını gözlemleyebilmek için daha uzun, esnek bir tüp (sigmoidoskop) de yerleştirilebilir.

                    Anoskopi veya sigmoidoskopi genellikle rahatsız edicidir ancak ağrılı değildir. Bununla birlikte, anormal bir durum nedeniyle makat içindeki veya çevresindeki alan ağrılıysa, muayeneye öncesinde anestezik bir merhem ( lidokain gibi ) sürebilir veya lokal, bölgesel ve hatta genel anestezi verebilir. Bazen sigmoidoskopiden önce kalın bağırsağın alt kısmı için bir temizleme lavmanı verilir.

                    Sigmoidoskopi sırasında mikroskobik inceleme ve kültür için doku ve dışkı örnekleri alınabilir. Gerekirse  CT taraması veya MRI da istenebilir.



                    Makat Hastalıkları Nasıl Tedavi Edilir?

                    • Antibiyotikler : Bunlar bakterilerin neden olduğu makat enfeksiyonları için kullanılabilir.
                    • Antiviral ilaçlar : Virüslerin neden olduğu enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılır.
                    • İnsizyon ve drenaj : Makat içinde veya çevresinde ciddi apseleri boşaltmak için bu cerrahi prosedüre başvurulabilir.
                    • Makat cerrahisi: Anüs kanseri, anal siğiller, apse veya fistül, sorunu düzeltmek için ameliyat gerektirebilir.
                    • Anal siğil tedavileri : Doktorlar, siğilleri makattan çıkarmak için ameliyat, dondurma (kriyoterapi), lazer veya ısı probu vb diğer tedavileri kullanabilir.
                    • Dışkı yumuşatıcılar : Kabızlık sert dışkılara ve ağrılı bağırsak hareketlerine neden olabilir. Reçetesiz veya reçeteli dışkı yumuşatıcıları bu semptomları hafifletebilir.
                    • Lif : Beslenmede lifi artırmak veya lif takviyeleri almak kabızlığı iyileştirebilir ve hemoroid kanamasını azaltabilir.
                    • Hemoroid kremi : Reçetesiz veya reçeteli topikal ilaçlar, hemoroidin neden olduğu kaşıntı ve rahatsızlığı giderebilir.
                    • Hemoroid bantlanması : Dış hemoroidlerin etrafına bağlanan lastik bantlar dokunun yavaş yavaş ölmesini ve düşmesini sağlar.
                    • Hemoroid prosedürleri : Doktor, hemoroidleri yok etmek ve semptomları azaltmak için lazer, ısı probu, enjeksiyon veya başka tedaviler kullanabilir.
                    • Steroid kremi: Makatta kaşıntı, genellikle hidrokortizon veya benzer bir steroid içeren kremlerle giderilebilir.

                    Makatta yaşanan şikayetler eğer kanser ya da bağırsak hastalıklarının bir sonucu değilse çoğu durumda kolaylıkla tedavi edilir. Geleneksel tedavi yöntemleri ile hemen hemen tüm şikayetler iyileşir ve hemen hemen tüm fistüller ve kronik fissürler cerrahi ile düzeltilebilir. Anal darlıkların tedavisi de dışkının kolay ve rahat geçmesini sağlar. 

                    Çoğu anal apse, bir doktor tarafından irin boşaltıldıktan sonra iyileşir. Bazıları anal fistüllere dönüşür. Bir fistül apsenin iyileşmesini zorlaştırıyorsa, fistülotomi işlemi çoğu hastada hem fistülü hem de kalan apseyi tamamen ortadan kaldıracaktır.




                    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




                    Bel’e Hangi Bölüm Bakar, Bel İçin Hangi Bölüme Gidilir?



                    Bel’e hangi bölüm bakar, bel için hangi bölüme gidilir sorularının yanıtları için içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Bele hangi bölüm bakar sorusunun yanıtı makalemizde yer almaktadır.

                    Bel ağrısı her beş kişiden birinin hayatı boyunca en az bir kez yaşadığı yaygın şikayetlerden biridir. Bir zorlanma ya da yaralanma nedeniyle akut olarak başlayabilir, ancak kronik hale de gelebilir. Ağrıyı erken bir aşamada uygun şekilde yönetmek,  hem zaman hem de şiddet açısından sınırlamayı sağlayabilir.

                    Bel'e hangi bölüm bakar
                    Bel’e Hangi Bölüm Bakar, Bel İçin Hangi Bölüme Gidilir? 2022

                    Bel bölgesindeki ağrılardan kurtulmanın ilk adımı, nedenini tespit etmektir.

                    Beldeki sorunu ya da ağrıyı net olarak tanımlamak, doğru teşhis koymayı kolaylaştırır ve etkili tedavi plan oluşturulmasını sağlar.


                    Yaygın Görülen Bel Ağrısı Tipleri

                    • Donuk bel ağrısı: Bel bölgesinde sınırlı ağrı (eksenel ağrı) genellikle yanma, batma veya keskin olmaktan ziyade donuk ve ağrılı olarak tanımlanır. Bu tür ağrıya hafif veya şiddetli kas spazmları , rahat hareket edememe ve kalça ve pelvis ağrıları eşlik edebilir .
                    • Kalçalara, bacaklara ve ayaklara yayılan bel ağrısı: Bazen bel ağrısı, uyluklardan aşağıya, alt bacak ve ayaklara doğru hareket eden keskin, batma, karıncalanma veya uyuşma hissini içerir. Siyatik sinirinin tahrişinden kaynaklanır ve genellikle vücudun sadece bir tarafında hissedilir.

                    Dora Sağlık Bilgi Formu










                      • Uzun süre oturduktan sonra kötüleşen bel ağrısı: Oturmak disklere baskı yapar ve uzun süre oturmak bel ağrısının kötüleşmesine neden olur. Yürümek ve esnemek bel ağrısını hızla hafifletebilir, ancak oturunca yeniden başlar.
                      • Pozisyon değiştirirken düzelen bel ağrısı: Ağrının altında yatan nedene bağlı olarak, bazı pozisyonlar diğerlerinden daha rahat hissettirir. Örneğin, spinal stenozda normal olarak yürümek zor ve ağrılı olabilir, ancak alışveriş arabası gibi bir şeye doğru eğilmek ağrıyı azaltabilir. Ağrının değişen pozisyonlarla nasıl değiştiği, kaynağını belirlemeye yardımcı olabilir.
                      • Uyandıktan sonra kötüleşen ve hareket edince iyileşen bel ağrısı: Bel ağrısı yaşayan birçok kişide, ağrılar sabah kalkınca kötüleşir. Ancak ayağa kalkıp etrafta dolaştıktan sonra hafifler. Sabahları ağrı, uzun süre dinlenmenin neden olduğu sertliğe, uykuyla kan akışının azalmasına ve muhtemelen kullanılan yatak ve yastıkların kalitesine bağlıdır .

                      Tabii ki, insanların bel ağrısı yaşamasının başka yolları da var. Bel ağrısı kişiden kişiye değişir ve zihinsel ve duygusal sağlık, çalışma şartları veya egzersiz ve aktivite düzeyi dahil olmak üzere birçok faktör ağrı deneyimini etkiler.



                      Başlama Şekline Göre Bel Ağrıları?

                      Bel ağrısının nedenine bağlı olarak, ağrının başlangıcı büyük ölçüde değişir. 

                      • Zamanla yavaş yavaş gelişen ağrı: Tekrarlayan hareketlerin veya kasılmaya neden olan pozisyonların neden olduğu ağrılar yavaş yavaş ortaya çıkma ve giderek kötüleşme eğilimindedir. Ağrı, belirli aktivitelerden sonra veya uzun bir günün sonunda ortaya çıkabilir ve sürekli hale gelebilir.
                      • Gelip giden ancak zamanla kötüleşen ağrı: Dejeneratif disk hastalığının neden olduğu bel ağrısı aralıklı olarak hissedilebilir, ancak ağrı alevlenmeleri uzun bir süre içinde giderek daha şiddetli hale gelir.
                      • Zorlama sonrası ortaya çıkan ağrı: Ani veya sarsıcı hareketler omurgaya ve destekleyici kaslara zarar vererek ani, akut ağrıya neden olabilir.
                      • Zorlama sonrası gecikmiş ağrılar: Bazen ağrı kaza veya zorlamadan birkaç saat veya gün sonra gelişir veya kötüleşir. Gecikmiş ağrı genellikle kasların doğal iyileşme süreçlerinin bir yan etkisi olarak düşünülür.


                      Lokasyona Göre Bel Ağrısı Belirtileri

                      Vücudun en büyük omurları, üst vücut ağırlığının çoğunu destekleyen lomber omurgada yani bel bölgesinde bulunur. Bu omurlar, dejenerasyon ve yaralanmaya karşı oldukça hassastır ve sinirlerdeki bir hasar, belirli bir dizi semptoma neden olabilir:

                      Belin orta alt kısmındaki sinir kökü hasar görmüşse , muhtemelen uyuşma veya karıncalanma da dahil olmak üzere uyluğun ön kısmında ani ağrıya neden olur. Ağrı veya nörolojik semptomlar, daha az yaygın olmasına rağmen, dizin ön kısmına, kaval kemiğine ve ayağa da yayılabilir.

                      Belin alt kısımından gelen ağrı tipik olarak uyluğun arkasında siyatik ağrısı ve muhtemelen baldırlara ulaşan ağrı ile bel hattı ağrısı ile birlikte kendini gösterir.

                      L5-S1

                      En alttaki bel omuru ile sarkum kemiği arasında destek ve esneklik sağlayan birkaç eklem vardır. Biri kalçaların yan yana sallanmasını sağlayan lumbosakral eklem, diğeri ise sınırlı hareket kabiliyetine sahip olan ve esas olarak üst gövdeden alt gövdeye gelen şoku emen sakroiliak eklemdir.

                      Buradaki ağrı genellikle bu eklemlerdeki problemlerden veya sıkışmış bir sinir kökünden kaynaklanır ve genellikle siyatik hastalığına neden olur.



                      Bel Ağrısı İçin Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?

                      Çoğu bel ağrısı birkaç haftada iyileşir. Ancak aşağıdaki durumlarda doktorunuzdan randevu almalısınız:

                      • Normal hayatınızı engelleyen şiddetli ağrı veya kas spazmları
                      • Yaklaşık bir haftalık evde bakımdan sonra iyileşmeyen ağrı
                      • Özellikle geceleri veya uzanırken sürekli veya yoğun ağrı
                      • Kalça veya bacaklarda karıncalanma, uyuşma, güçsüzlük veya ağrı
                      • İstenmeyen kilo kaybı.
                      • Bazı sırt ağrısı semptomları, aynı gün içinde hemen müdahale edilmese de mümkün olan en kısa zamanda tıbbi olarak değerlendirilmelidir.. 
                      • Bel ağrınız reçetesiz veya reçeteli ilaçlarla geçmiyorsa yakın zamanda artmışsa
                      • Bulantı ve/veya kusma ile birlikte oluyorsa
                      • Öksürme, öne veya arkaya doğru eğilme veya bükülme hareketleri gibi belirli hareketlerle şiddetli hale geliyorsa
                      • Kalça ve/veya bacaktan aşağı inen bir ağrı ise
                      • Son zamanlarda bel veya sırt bölgesi sertleşmeye başlamışsa
                      • Doktor randevusu için beklerken, bazı önlemler, ağrının şiddetlenmesini önlemeye yardımcı olabilir. Ağrı alevlenmelerini gidermek için evde şunları yapabilirsiniz:
                      • Bel ağrısını hafifletmek için reçetesiz satılan oral ve/veya topikal ilaçları denemek
                      • İltihabı azaltmak için sıcak ve soğuk terapi uygulamak
                      • Kan dolaşımını ve iyileşmeyi hızlandırmak için terapötik bir sırt masajı denemek
                      • Omurgadaki aşırı hareketi sınırlamak için aralıklı olarak bel bölgesini sabitleyen bir korse takmak
                      • Bel ağrısını şiddetlendiren ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olan faktörleri not etmek de iyi bir fikirdir. Ağrının ne zaman ve nasıl başladığı ve ağrının doğası, doktorun altta yatan nedeni değerlendirmesine ve teşhis koymasını kolaylaştırabilir.


                      Bel Ağrısı İçin Hangi Doktora Gidilir?

                      Bel ağrısı tedavisi için cerrahi olmayan tedavide uzmanlaşmış bir doktorla başlamak daha iyidir. Bu, bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı veya ortopedi uzmanı olabilir. 

                      Durumunuzu değerlendirmek ve ağrınızı hafifletmeye yardımcı olacak uygun tedaviyi sunabilmek için ağrı geçmişinizle ilgili sorular soracaktır.

                      • Ağrıyı nerede hissediyorsunuz? Bel ağrısı tek bir bölgede mi merkezileşiyor yoksa yayılıyor mu?
                      • Bel ağrısıyla birlikte bacak ağrısı da var mı? Hangisi daha şiddetli?
                      • Ağrı ne zamandan beri var?
                      • Herhangi bir şey bel ağrısını hafifletmeye yardımcı oluyor mu?
                      • Herhangi bir şey ağrıyı daha da kötüleştiriyor mu?
                      • Şimdiye kadar ne tür ağrı tedavisi denediniz?
                      • Daha önce bel ağrısı ataklarınız oldu mu?

                      Doktorunuz sinir fonksiyonunu, alt sırt ve alt vücuttaki hareketliliği değerlendirmek için fizik muayene de yapılacaktır. Ağrıya neden olup olmadığını veya daha da kötüleştirip kötüleştirmediğini görmek için belirli pozisyonlarda durmanızı veya hareket etmenizi isteyebilir. Bir bacağı vücudun önüne düz bir şekilde kaldırmak veya öne veya arkaya doğru eğilmek gibi 

                      Bazen omurgayı daha iyi değerlendirmek ve tedavi kararlarını yönlendirmeye yardımcı olmak için görüntüleme testleri (röntgen, BT taraması veya MRI gibi) isteyebilirler.

                      Görüntüleme testleri ağrınızın kaynağınızın omurga, omurlar ya da sinirlerden kaynaklandığını düşünüyorsa sizi omurga cerrahı ve beyin ve sinir cerrahına yönlendirecektir. 



                      Bel Ağrısı İçin Hangi Durumlarda Acil Servise Gidilir?

                      Bazen bel ağrısı, altta yatan ciddi bir tıbbi duruma işaret edebilir. Bel ağrısı ile birlikte aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurmaları gerekir.

                      • Mesane ve bağırsak kontrolünün kaybı
                      • Açıklanamayan kilo kaybı
                      • Ateş ve titreme
                      • Karında şiddetli, dinmeyen ağrı
                      • Bunun dışında  bel ağrısı ciddi bir durum veya kalıcı bir sakatlıkla sonuçlanabilecek bir olayın sonucu da olabilir. Bel  problemleri için, durumun acil olduğunu gösteren belirtiler tipik olarak aniden başlar ve aşağıdakilerden bir veya birkaçı ile birlikte görülür:
                      • Bir veya iki bacakta, kasık ve genital bölgede ve/veya anal bölgede ani his kaybı
                      • Yürüyememe veya ayakta duramama
                      • Bağırsak hareketlerini kontrol edememe
                      • İdrar yapmada zorluk veya idrar tutamama
                      • Bel ve/veya bacak(lar)da ani, dayanılmaz ağrı
                      • Ön karına yayılan bel ağrısı
                      • Bilinç kaybı
                      • Düşme, spor yaralanması veya araba kazası gibi bir travmayı takip eden bel ağrısı
                      • Osteoporoz ile birlikte ani sırt ağrısı

                      Bu semptomların çoğu, alt sırttaki omurilik ve/veya kauda ekina sorunları, omurilik sinirinde ciddi hasar, organla ilgili bir hasar veya olası bir kırık ile ilgilidir. Kalıcı doku hasarı ve sakatlığı önlemek için bu semptom ve bulguları acilen değerlendirmek ve tedavi etmek önemlidir.

                      Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri yaşanırsa, hemen en yakın acil servise gitmeniz veya 112’yi aramanız gerekir.





                      Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


                      Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!


                      Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.


                      Soru Sorabilirsiniz…

                      Bizi Takip Edebilirsiniz…


                      Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.


                      Yol Tarifi

                      Doktora Sor

                      Whatsapp