Basura-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Basura Hangi Bölüm Bakar?

Basura Hemoroid e Hangi Bölüm Bakar?

Basura bakan bölüm, genel cerrahi bölümüdür. Basur; anal kanalın üst bölümünde damarların genişlemesi ile beraber bir yumak haline gelmesidir. Hemoroid ve mayasıl gibi isimler ile de anılmaktadır. Basurun evreleri bulunmaktadır. Evreler ilerledikçe; oluşmuş olan damar yumaklarının makatın dışına çıkması mümkün olmaktadır. Cerrahi müdahale uygulanmadan da tedavi edilebilmektedir. Tedavisi ortalama 10-15 dakika sürmektedir. Kişinin günlük hayatına geri dönmesi çok uzun sürmemektedir. Genç hastalarda teşhis koyabilmek için anal muayene yeterli olurken, hastaların şikayetlerine göre teşhis yöntemi değişmektedir. Rektal kanama yaşayanlara rektoskopi yapılmaktadır. Kabızlık şikayeti ile gelen 40 yaşının üzerindeki kişilere ise kolonoskopik tetkik ile teşhis konmaktadır. Kişinin kalın bağırsağında tümör olup olmadığının belirlenmesi, basurun kalın bağırsak kanserinin belirtisi olup olmadığının anlaşılmasını sağlamaktadır.


Basurun Türleri Nelerdir?

Hemoroidin çeşitleri şunlardır:

İnternal hemoroid, iç basur olarak da adlandırılmaktadır. Rektumun üçte birinde genişleyen toplardamarlara verilen isimdir. Dışa doğru yaptığı çıkıntıya göre dört farklı derecesi bulunmaktadır. Dokunma, acı, gerilme veya sıcaklık duyarlılığı olmayan bir hemoroiddir.

Eksternal hemoroid; dış basur veya perianal hematom olarak bilinmektedir. Maviye dönük bir rengi vardır. Kaşıntı ve ağrı yapabilmektedir. Deri altında gelişimini sürdürmektedir. Anüsün dış kısmının çevresinde görülebilmektedir.

Prolapse hemoroid, iç basurun dışarı sarkmasına verilen isimdir.

Basurun içerisinde kan pıhtısı olmasına troboze hemoroid denmektedir.

Basur ( Hemoroid ) Bilgi Formu

İç Hemoroidin Sarkma Miktarına Göre Dereceleri Nelerdir?

İç hemoroidin dereceleri aşağıda belirtilmiştir:
Birinci derece hemoroide sahip kişilerde, hemoroid anal kanaldan çıkıntı yapmamaktadır. Kanama görülebilmektedir.
İkinci derece hemoroide sahip kişide basurda dışa karşı çıkıntı oluşmuş olsa da içe doğru dönmektedir.
Hemoroidin makattan çıktığı ve parmakla itilmesi durumunda da eski konumuna geri dönebildiği derece, üçüncü dereceden hemoroiddir.
Dördüncü derece hemoroid olunduğunda; hemoroid artık sarkmıştır ve içeri itilebilmesi mümkün olmamaktadır.

Basurun Bilinen Belirtileri Nelerdir?

Hemoroidin belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
Rektal kanama, basurun belirtileri arasındadır. Taze kırmızı renkte makattan kan gelir ise; mutlaka en yakın tarihe doktor randevusu alınmalıdır.
Basurun olduğu bölgede yoğun ağrı yaşanması, oturmakta güçlük çekilmesi durumunda; bu basurun belirtisi olabilmektedir.
Makatta ele gelen bir şişlik olması durumunda basurun habercisi olabilmektedir.
Makatta ıslaklık hissi oluyor ise ve akıntı var ise; bu durum hemoroidin belirtisi olabilmektedir.
Kaşıntı basurun belirtileri arasındadır.

Basurun Oluşma Nedenleri Nelerdir?

Basurun sebepleri aşağıda açıklanmıştır:
Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler olanlar ve buna bağlı olarak kabız, ishal gibi rahatsızlıklar yaşayanlar basur olabilmektedirler.
Hamilelik ve doğum sürecinde basur olunabilmektedir.
Sedanter yaşam basura neden olmaktadır.
Ata binmek, bisiklet sürmek gibi oturarak yapılan ve zorlanılan bazı spor aktiviteleri basura neden olabilmektedir.
Şoför, pilot gibi çalışma şartlarına sahip olan meslek grupları basur olabilmektedir.
Alkol alışkanlığı basura sebep olabilmektedir.
Pelvik bölgede bulunan tümörler, karında ascites oluşumu; basurun sebepleri arasındadır.
Kalın bağırsak kanseri, basura sebep olabilmektedir.

Basur Muayenesi İçin Hangi Bölümden Randevu Alınır?

Hemoroide bakan bölüm; genel cerrahidir. Makat bölgesi, anal bölge ve bağırsak problemleri ile ilgili hastalıklarda genel cerrahiye giderek muayene olunması gerekmektedir. Muayene olunması gereken doktorlara; genel cerrahi uzmanı, proktolog, kolorektal cerrah, koloproktoloji ve proktoloji denmektedir. Fiziksel olarak da psikolojik olarak da kişiyi rahatsız edebilecek bir rahatsızlık olduğu için belirtiler görülmeye başlandıktan sonra bir doktora görünülmelidir.

Basur Muayenesi Hangi Yöntemler İle Yapılır?

Hemoroid muayeneleri şu şekildedir:
Gözle muayene yaparak kişinin hemoroidinin türünün iç veya dış olduğunu saptamaktadır. Kesin bir sonuca ulaştırmayacağı için gözle muayene yaptıktan sonra diğer muayene yöntemleri uygulanmaktadır. Gözle muayene yapan bir doktor, iç basurun ilk evresini teşhis edememektedir.
Meme parmak yöntemi ile parmak muayenesi yaparak dışarıdan görülmeyen basurun tespit edilebilmesi mümkündür. Ancak hissedilen çıkıntının basur kaynaklı olup olmadığını tespit edebilmek bu muayene yöntemi ile mümkün değildir.
Anoskop muayenesi ile anüsün iç kısmının rahatlıkla görülebilmesi mümkün olmaktadır. Anoskop ismi verilen bir aparat ile muayene yapılmaktadır. Kaçıncı evrede olunduğu, basur mu yoksa makat çatlağı mı olduğu, uygulanması gereken tedavi yöntemlerinin neler olduğu bu yöntem ile öğrenilebilmektedir. Anoskop ile muayene olunduktan sonra aynı gün günlük hayata geri dönebilmek mümkündür.

Basur Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Hemoroidin tedavi yöntemlerinden aşağıda bahsedilmiştir:
Bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesine yönelik tedavi uygulanmaktadır. Bunun için öncelikle kabızlık giderilmelidir.
Basuru olan kişinin diyet uygulaması gerekmektedir. Bu diyet süresince bol lifli gıdalar tüketmelidir. Ayrıca gün içerisinde düzenli olarak su almaya özen göstermelidir. Ortalama 1.5 litre ile 2 litre arasında bir miktarda günlük su tüketimi yapılmalıdır.
Lokal krem ve pomatlar ile basur tedavi edilebilmektedir.
Cerrahi tedavi uygulanabilmektedir. Skleroterapi, bant ligasyon, klasik cerrahi yöntem ile hemoroid ektomi operasyonu ve lazer tedavi yapılabilmektedir. Hemoroid ektomi operasyonu, genel anestezi ile yapılmaktadır. Hastanede 1 gün yatılmasını gerektiren bir operasyondur. Lazer tedavisi ise yaklaşık 5-15 dakika arasında bir sürede yapılmaktadır. İyileşme süresi daha kısa olduğu gibi, ameliyattan sonra çok fazla ağrı da olmamaktadır. Üçüncü dereceye kadar olan basura, lazer tedavi uygulaması yapılabilmektedir.

Basur Tedavisinde Erken Teşhis Önemli Midir?

Hemoroidde erken teşhisin önemi büyüktür. İnsanların birçoğu makat hastalıklarından utandıkları için doktora gitmekte geç kalmaktadırlar. Bu yüzden basur dereceleri ilerleyebilmektedir. Basur derecesi ilerledikçe tedavi zorluğu ve çekilen acı artmaktadır. Vakit kaybetmeden hastalığa bir çözüm bulabilmek için uzman bir doktora muayene olunması gerekmektedir. Ameliyatsız kısa sürede tedavi olabilmek mümkünken, geç kalınması durumunda ameliyat gerekebilmektedir.

Basur Hangi Hastalıkların Habercisi Olabilir?

Hemoroidin sebep olabileceği hastalıklara bakıldığında; öncelikle basur olan bölgenin altında tümör olup olmadığı önemlidir. Tümör olması durumunda, bu kalın bağırsak kanserinin başlangıcı olabilmektedir. Makattan kan gelmesi, şiddetli ağrı hissedilmesi gibi belirtiler görüldüğünde; başka bir hastalığın habercisi olup olmadığını anlayabilmek için doktor muayenesine gidilmesi gerekmektedir. Ayrıca basurun tedavi edilmemesi ve zamanla ilerlemesi, hastanın zamanla yürümekte güçlük çekebilmesine bile neden olabilmektedir.

Basurdan Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Hemoroidden korunma yolları aşağıda verilmiştir:
Dışkının yumuşak tutulması durumunda basurun önüne geçilebilmektedir. Dışkının yumuşak olması ise beslenme şekline bağlı olmaktadır.
Meyve, sebze, tahıl gibi yüksek lifli gıdalar tüketerek basurdan korunulabilmektedir.
Beslenme şekli ile yeterince lifli gıda tüketemeyenler; lif içeren gıda takviyeleri ile bu açığı kapatabilmektedirler.
Su ve alkol içermeyen sıvılar da tüketilmelidir. Bu sıvılar gün içerisinde ortalama 6 veya 8 bardak tüketilmelidir. Bu sayede daha yumuşak bir dışkı sahibi olunabilmektedir.
Dışkılama ihtiyacı duyulduğunda beklenmeden tuvalete gidilmelidir. Aksi halde kabız olunabilmektedir.
Aktif ve hareketli bir yaşantı; hem daha sağlıklı olunmasını hem de basurun önlenmesini sağlamaktadır. Bu yüzden düzenli egzersiz yapılması ve ideal kiloya ulaşılması gerekmektedir.
Uzun süre oturmak anüs damarlarındaki basıncı arttırdığı için basur olunmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden tuvalette veya günlük rutinde, çok uzun süre oturulmaması gerekmektedir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Bağırsak-Hastalıkları-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Bağırsak Hastalıkları Hangi Bölüm Bakar?

Bağırsak Hastalıkları Hangi Bölüm Bakar? Dora Hospital Hastanesi

Bağırsak hastalıklarına bakan bölümler, genel cerrahi ve gastroenteroloji poliklinikleridir. Bağırsaklarında herhangi bir hastalık olduğunu düşünen ve bağırsak hastalıklarının belirtileriyle karşılaşan kişiler, ilk olarak genel cerrahi bölümünden randevu almalı ve uzman kontrolünden geçmelidir. Genel cerrahi uzmanlarının yapacakları muayeneler sonucunda bağırsaklarda herhangi bir problemle karşılaşılırsa, hastalar gastroenteroloji bölümlerine sevk edilecektir. Bağırsak hastalıklarının türü ve evreleri tespit edildikten sonra, hastalık için tedavi süreci başlatılacaktır.


Bağırsak Hastalıkları Nasıl Teşhis Edilir?

Bağırsak hastalıklarının muayenesi, hastaların şikayetlerine göre değişmektedir. Bağırsaklarda meydana gelen belirtiler, uzmanlar tarafından detaylıca incelenmekte ve hastaların sağlık geçmişi analiz edilmektedir. Bağırsak şikayetiyle uzmana başvuran hastalar, ilk olarak elle muayene edilecektir. Karın bölgesine baskı uygulanması, makat ve çevresinin muayene edilmesi sonucunda, bağırsak şikayetlerinin iç ya da dış sebeplerden ötürü oluştuğu hakkında kanaate varılacaktır. Uzmanların ilk teşhisinin ardından, olası ihtimaller değerlendirilir ve hastalığın tespiti için gerekli testler uygulanır. Kan testi, ultrason, MR ve kolonoskopik muayenelerin ardından, bağırsak hastalıkları hakkında kesin bilgiye varılacaktır. Kolonoskopik muayene esnasında, hastaların makat bölgesinden içeri kamera yerleştirilmektedir. Bağırsakların tamamını gezecek düzeydeki bu kamera sayesinde, bağırsakların iç kısmında bulunan tüm hastalık ve problemler görüntülenebilir. Bağırsak içinde polipler gelişmişse, kolonoskopi esnasında tüm polipler yakılacaktır. Kolonoskopi uygulaması esnasında, hastalara lokal anestezi ya da sakinleştirici verilmektedir.

Bağırsak Hastalıkları Bilgi Formu

Bağırsak Hastalıklarının Türleri Nelerdir?

Bağırsak hastalığı çeşitleri ve bu hastalıkların özellikleri, aşağıda detaylı şekilde ele alınmıştır:

Bağırsak Apsesi: Bağırsakların iç kısmında gelişen bağırsak apsesi, kolitler ya da tüberküloz ve entomoeba gibi enbfeksiyonlara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Acilen müdahale edilmesi gereken bağırsak hastalıklarından bir tanesidir. Kan testi, elle muayene, MR, ultrasonografi ve karın grafi gibi testler sonucunda, bağırsak apsesi olup olmadığı anlaşılmaktadır.

Bağırsak Fistülü: Anal bölgede ve kalın bağırsağın son kısmında meydana gelen fistül, bağırsakta meydana gelen iltihabi hastalıklar, sürekli ilaç kullanımı ve dışkılama bozukluklarına bağlı olarak gelişmektedir. Bağırsak fistülünün tedavisi için iltihabı önleyen ilaçlar kullanılmaktadır.

Anüs Rektum Ülseri: Kalın bağırsak ve anüsün bitim yerlerinde görülen anüs rektum ülseri, dışkılama bozuklukları, sürekli ilaç kullanımı ve bağırsaklarda gelişen iltihaplar sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bağırsak ülserinin teşhis edilmesi için elle muayene ve endoskopik muayeneler kullanılmaktadır.

Çölyak Hastalığı: Bağırsaklarda meydana gelen emilim bozukluğu sebebiyle, kişiler çölyak hastası olmaktadır. Çocukluk dönemlerinde ve 30-40 yaşlarından sonra ortaya çıkan çölyak hastalığı, kişilerin glütensiz beslenmesini zorunlu kılmaktadır. Glüten içerikli besinleri tüketen kişiler, 2 saat içerisinde ishal, şişkinlik, karın ağrısı ve halsizlik gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bahsi geçen belirtilerle karşılaşan kişiler, derhal uzmana başvurmalıdır.

Kabızlık: Hazımsızlık olarak da bilinen kabızlık problemi, dışkının normalden daha kuru ve sert olmasına yol açmaktadır. Hazımsızlık sorunu yaşayan hastalar, haftada 2-3 defa tuvalete gitmektedir. Bağırsak hareketlerinin yavaşlaması ve sürekli kuru besinlerin tüketimiyle ortaya çıkan kabızlık sorunu, kronik olarak devam ettiğinde farklı hastalıklara yol açmaktadır.

İshal: Sulu ve tazyikli dışkılamaya sebep olan bağırsak hastalığıdır. Bulaşıcı olarak ortaya çıkabilen ishal problemi, beslenme şekli sebebiyle de görülmektedir. Hormon bozuklukları, bağırsak parazitleri, gıdaların bağırsakta emilim problemi ve gıdaların sindirilememesi gibi sorunlarla ortaya çıkan ishal, kronik ya da akut şekilde tekrarlanabilir. İshal sorununun kaynağını anlamak için dışkı testi alınmaktadır.

Hemoroit: Her iki kişiden birinde görülen hemoroit, halk arasında basur olarak adlandırılmaktadır. Bağırsağın çok kasılması ve dışkılama sırasında bölgenin zorlanması sonucu, makatın iç kısmında polipler gelişmektedir. Bölgenin kanamasına ve zorlanmasına sebep olan hemoroit, ilk evrede ayakta tedavi edilmektedir. Hemoroidin ilerlemesi durumunda, kişiler ameliyata alınmak zorundadır.

Kolon Kanseri: Kalın bağırsağın bitimi ve anüsün başlangıcında gelişen zararlı hücreler, çoğalarak kolon kanserine dönüşmektedir. Bağırsağın sağ ve sol bölümlerinde ortaya çıkan kolon kanseri, ultrason ve kolonoskopi sonucunda teşhis edilir. Erken evrede teşhis edilen kolon kanseri, kemoterapi ve ameliyat sonucu kontrol altına alınmaktadır. İleri evrede teşhis edilen kolon kanserinde, bağırsağın bir bölümü kesilmekte ve kalan bölüm dışarı çıkarılmaktadır. Kolon kanserinin eren evrede teşhis edilmesi, hayati, öneme sahiptir.

Bağırsak Hastalıklarının Tedavisi Ameliyat Mıdır?

Bağırsak sorunlarının tedavi sürecinde, hastalığın tanısına göre planlama yapılmaktadır. Bağırsaklarda gelişen hastalıklar, birbirinden farklı nedenlere bağlı olmakta ve her hastalık için farklı tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. İleri evre bağırsak hastalıkları için tek çözüm ameliyat uygulamasıdır. Başlangıç seviyesindeki bağırsak problemlerinin tedavisinde, antibiyotik ve benzeri ilaçlar kullanılabilir. Hastalıklar için yeterli test ve inceleme yapıldıktan sonra, uzmanların belirleyeceği tedavi yöntemleri uygulanacaktır. Bağırsak hastalıklarının tedavisi için ilk hedef, oluşan belirtilerin ortadan kalkmasıdır. İshal ve kabızlık gibi sorunlar, beslenme şekline yönelik tedavilerle kontrol altına alınmaktadır. Kanser, polip, ülser ve buna bağlı oluşan derin hastalıklar, ilk evrede ameliyatsız tedaviye tabi tutulmaktadır. Tedavi sonrası yanıt alınamadığında, hastalara cerrahi müdahale uygulanır.

Hemoroit Nedir, Nasıl Anlaşılır?

Hemoroit oluşumu, bağırsakla makatın birleşim yerinde meydana gelmektedir. Makat ve çevresinde gelişen varis benzeri şişlikler, kişilerin günlük yaşamını etkilemektedir. Dışkılama esnasında acı ve kanamaya sebep olan hemoroit problemi, hastaların günlük hayattaki hareketlerini ve oturuşlarını kısıtlamaktadır. Yetişkinlerin büyük bir kısmında ortaya çıkan hemoroit sorunu, ilk evrede ayakta tedavi edilmektedir. Basurun ilerlemesi ve günlük hayatın zorlaşması durumunda, dikişsiz ameliyatlarla basur kontrol altına alınmaktadır. Hemoroit oluşumunun belirtileri, çoğu hastada görülmese de genel olarak ortaya çıkan bulular şunlardır:

Makat ve çevresinde oluşan şişlikler,
Anüs ve çevresinin şiddetli şekilde kaşınması ve acıması,
Anüs çevresinde ortaya çıkan yumru şeklinde bezeler,
Otururken ve tuvaleti yaparken ortaya çıkan ağrılar,
Dışkılama esnasında makatta kanama oluşması,
Dışkıda çizgi şeklinde kan görülmesi.

Yaşam tarzında değişiklik yapılması, beslenme düzeninin oluşturulması ve uzmanların uygulayacağı tedavi sürecine dikkat edilmesi durumunda, hemoroit problemi ortadan kalkacaktır.

Anal Fissür Nedir, Özellikleri ve Belirtileri Nelerdir?

Fissür oluşumu, hemoroitle oldukça benzeyen belirtilerle kendisini göstermektedir. Hamilelikte, doğum esnasında ya da kabızlık sebebiyle bağırsakların çok kasılması sonucunda, makat ve çevresinde çatlamalar meydana gelmektedir. Tıpkı hemoroit gibi oturmayı ve hareket etmeyi zorlaştıran fissür, hastaların yaşam biçimini düzenlemesiyle birlikte ortadan kalkacaktır. Tuvalette çok fazla beklenmesi, bizlerin yukarı kırılarak oturulması, sürekli kabızlık yaşanması, tuvalette makatın çok kasılması, doğum esnasında fazla ıkınma, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi etkenlerin yanında, düzensiz beslenme sonucunda da hastalarda fissür görülmektedir. Makat çevresinde gelişen şişlikler, ağrılar ve kanamalar, fissürün başlıca belirtileri arasında yer almaktadır.

Kolon Kanseri Nedir, Nasıl Gelişir?

Bağırsak kanseri olarak da bilinen kolon kanseri, her 20 kişiden birinde ortaya çıkmaktadır. Kalın bağırsağın bitimi ve anüsün başlangıcı olan yerde gelişen kolon kanseri, genetik faktörlere ya da yaşam tarzına bağlı olarak gelişebilir. Bağırsak içinde meydana gelen poliplerin, zararlı hücrelerle çoğalması durumunda kanser oluşumu gözlemlenmektedir. Poliplerin zaman içerisinde tümöre dönüşmesi, hastaların yaşamını tehlikeye sokacaktır. Bağırsaklarda doluluk hissi, dışkılamada zorlanma, dışkılama esnasında ağrı ve kanama görülmesi, kolon kanserinin başlıca belirtileri arasındadır. Sol bağırsakta gelişen kolon kanseri sebebiyle, dışkının yapısı incelmektedir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Bacak-Ağrısına-Hangi-Bölüm-Bakar-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Bacak Ağrısına Hangi Bölüm Bakar?

Bacak Ağrısına Hangi Bölüm Bakar? Dora Hospital

Bacak ve diz ağrısı kontrolleri için ağrının türüne göre farklı bölümlere başvurulması gerekmektedir. Bacak ağrıları için kalp damar cerrahisi, nöroloji, genel cerrahi ve ortopedi ölümlerine gidilmesi gerekirken, dizde yaşanan cilt problemleri ve ağrılar için fizik tedavi bölümüne gitmek gerekir. Diz ve bacak ağrısına karşın, ilk olarak ortopedi bölümüne gidilmesi yanlış bir tercihtir. Özellikle diz kapağında yaşanan eklemsel problemlerin teşhisi için ilk olarak fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünün ziyaret edilmesi uygun olacaktır. Fizik tedavi uzmanları tarafından gerekli araştırma ve muayeneler yapıldıktan sonra, hastalar ihtiyaca göre kalp damar ya da ortopedi gibi bölümlere yönlendirilecektir.


Bacak Ağrısının Özellikleri Nelerdir, Bacak Ağrısı Nasıl Anlaşılır?

Bacak ağrısının anlaşılması için hastalığın oluşturduğu belirtileri takip etmek gerekir. Belin altından başlayarak, ayak bileğine kadar inen sancı ve ağrılar, bacak ağrısı olarak adlandırılmaktadır. Bacağın ağrımasına sebep olan durumlar, bacak kemiği ya da kas dokularının hasar görmesi olabilir. Birçok sağlık probleminin tetiklediği bacak ağrısı, farklı kaynaklardan ortaya çıktığı için farklı şekilde tedavi edilmektedir. Kronik olarak başlayıp devam edebilen bacak ağrısının kaynağını bulmak için bacaktaki kas dokuları, sinir dokuları, kemikler, eklemler, kıkırdaklar, tendonlar ve damarlar incelenmektedir. Bacak ağrısının kaynağı tespit edildikten sonra, hasar gören dokuların kendisini toparlaması ve bacak ağrısının etkisinin azalması için gerekli tedavi yöntemi geliştirilecektir. Özellikle bacağı hareket ettirirken ortaya çıkan kramp ve kasılmalar, bacak ağrısının anlaşılmasında etkili olan faktörlerdir.

Bacak Ağrısı Bilgi Formu

Bacak Ağrısı Oluşumuna Sebep Olan faktörler Nelerdir?

Bacak ağrısının nedenleri, bacak yapısında bulunan doku ve bağların haricinde, farklı hastalıklar da olmaktadır. Bacak haricindeki bölgelerde meydana gelen hastalıklar, yan etki olarak bacak ağrısına yol açmaktadır. Bacak ağrısı oluşumuna yol açan hastalıklar ve bu hastalıkların genel özellikleri, aşağıda tüm detaylarıyla ele alınmıştır:

Damar Sertliği: Aşırı sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, diyabet hastalığı ve ilerleyen yaş gibi etkenler sonucunda, damar sertliği ortaya çıkmakta ve bacaklarda ağrılar meydana gelmektedir. Özellikle fiziksel aktivite ve yürüyüş gibi durumlarda kendisini belli eden damar sertliği, her iki bacağın da yoğun şekilde uyuşmasına ve ağrımasına yol açacaktır. Damar sertliği sonucunda, kalp, beyin ve önemli iç organlarına giden damarların tıkanmasına sebep olma riski taşımaktadır.

Sinir Sıkışması: Kalça bölgesinde siyatik sinir ağının sıkışması sonucunda, hastalarda bacak ağrısı oluşmaktadır. Siyatik kaynaklı sinir sıkışmaları, özellikle dizin üst bölümünde ağrı oluşturacaktır. Bacaktaki sinirlerin sıkışması sonucunda, bacaklardaki sinirler sıkıştığı zamanlarda, bacakların alt bölümüne de ağrılar inecektir. Sinir sıkışmasının bacak ağrısı etkisinin yanında, kaslarda sertlik, kas çekilmesi, karıncalanma, uyuşukluk ve yanma gibi etkiler de ortaya çıkmaktadır.

Bel Fıtığı: Bel fıtığı ya da omurilik kanallarındaki daralmayla bacağa baskı uygulayan lezyonlar, hastalarda ağır bacak ağrısı oluşumuna yol açmaktadır. Omurlar arasındaki disklerin kayması, yırtılması ya da tahribata uğraması sonucunda, bacaklara giden sinirlere baskı uygulanmaktadır. Özellikle yük taşırken, merdiven çıkarken ya da uzanırken kendini belli eden bu ağrılar, kas spazmına da yol açmaktadır.

Huzursuz Bacak Sendromu: İstemsiz olarak bacakların seğirmesi, bacakların kendi kendine hareket etmesi, sürekli bacakları hareket ettirme arzusu ve geceleri ortaya çıkan bacak ağrıları, huzursuz bacak sendromunun en temel belirtileri arasında yer almaktadır. Bacak ağrılarına doğrudan sebep olan huzursuz bacak sendromu, bacakların düzenli şekilde hareket ettirilmesi, egzersiz yapılması ve yürüyüşe çıkılmasıyla ortadan kalkacaktır.

Eklem Problemleri: Diz kapağı ve eklemlerde ortaya çıkan sorunlar, diz ve bacak ağrılarına yol açmaktadır. Özellikle ayakta kalma, merdiven çıkma ve yürüyüş esnasında kendini tekrarlayan bacak ağrıları, kıkırdak yırtılması, kireçlenme, eklem aşınmaları ve bağ kopuklukları gibi etkenlere bağlı olarak gelişmektedir. Eklem problemlerine bağlı olarak ortaya çıkan bacak ağrıları, kasık ve uyluk bölgesinden başlayarak aşağı doğru inmektedir.

Diyabet: Şeker hastalığı sebebiyle, sinirlerde ve dokularda hasarlar meydana gelmektedir. Diyabetik nöropati olarak bilinen bu ağrılar, uyuşma, karıncalanma ve yanma şeklindeki belirtilerle ortaya çıkmaktadır.

Hamilelik: Gebelik süreci içerisinde alınan kilolara bağlı olarak, diz ve bacak ağrıları meydana gelebilir. Bacak kaslarının dayanıklılığına bağlı olarak değişen bacak ağrısı, doğum sonrası kilo verilmesiyle birlikte ortadan kalkacaktır. Hamilelik öncesinde kilolu olunması, hamilelikte daha fazla kilolu olunması ve ileri yaşta gebe kalınması, bacak ağrısı riskini yükseltmektedir.

Büyüme Çağı: Büyüme çağındaki çocuklarda, boy uzamasına bağlı olarak bacak ağrıları meydana gelmektedir. 71 saati aşmayan bu ağrılar, her iki bacakta birden ortaya çıkmakta ve sürekli tekrarlanmaktadır. Özellikle 4 ila 6 yaş aralığında kendini tekrarlayan büyüme ağrıları, ebeveynler tarafından gözlem altında tutulmalı ve farklı bir komplikasyonda derhal uzman desteği alınmalıdır.

Bacak Ağrısı Muayenesi Nasıl Yapılır?

Bacak ağrısının teşhisi için ilk olarak uzmanlar tarafından hastalığın kaynağı araştırılacaktır. Hastalarda ortaya çıkan bulgu ve şikayetler, bacak ağrısına sebep olan faktörlerin teşhisi için ipuçları vermektedir. Hastaların karşılaşacağı tüm etkenler dinlendikten sonra, bacak ağrısına sebep olan faktörler için muayene gerçekleştirilir. Bacak hareketleri, bacaktaki dokuların hassasiyeti ve bacağın güncel durumu uzmanlar tarafından incelendikten sonra, kan testi ve röntgen gibi görüntülemeler talep edilecektir. Gerekli testlerin ardından, bacak ağrısını tetikleyen faktörler belirlenir ve bu faktörlere uygun tedavi yöntemi geliştirilir.

Bacak Ağrısı İçin Nasıl Bir Tedavi Uygulanmaktadır?

Bacak ağrısı tedavi yöntemleri, bacak ağrısına sebep olan faktörlere göre değişiklik göstermektedir. Bacak ağrısını tetikleyen hastalıklara göre, hastalığın kaynağını engelleyecek tedavi yöntemleri belirlenir, kas ve bağ zedelenmeleri, dışarıdan alınan travma, kırık, çıkık, ezilme, çatlama ve burkulma gibi etkenlere bağlı olarak gelişen bacak ağrıları, alçı ve benzeri uygulamalarla kontrol altına alınacaktır. Bacağın durumu eskiye dönene kadar, ağız yoluyla ağrı kesiciler verilmektedir. Bacaktaki yırtılma ve ağır doku hasarına bağlı ağrılar, cerrahi müdahale sonucu ortadan kalkacaktır. Bacak ağrısını tetikleyen faktörler, büyük olasılıkla fizik tedaviyle kontrol altına alınacaktır. Fizik tedavi uygulamasının yanında, ilaç ve krem uygulamaları da bacak ağrılarını azaltacaktır.

Hangi Durumlarda Diz Ağrısı Oluşur?

Diz kapağı ağrısı, birbirinden farklı rahatsızlıklar sonucunda kendini göstermektedir. Diz kapağında ortaya çıkan doku zedelenmeleri ve kronik rahatsızlıklar, diz kapağında çeşitli komplikasyonlara yol açacaktır. Diz kapağının ön kısmında yer alan patella kemiği, dizin üst bölümündeki gücün alt bacağı iletilmesini sağlamaktadır. Bu kemikte oluşan hasar ve hastalıklara bağlı olarak, eklemlerde, diz kapağında ve bacağın geri kalan bölgelerinde ağrılar meydana gelecektir. Kireçlenme, kıkırdaklarda ezilme, kırılma, çatlama ve erime gibi etkenler, diz ağrılarının oluşumuna sebep olmaktadır.

Diz Ağrısının Oluşum Sebepleri Nelerdir?

Diz kapağı ağrısının nedenleri arasında, hastaların günlük hareketleri, kronik hastalıklar, dışa bağlı travmalar ve ani davranışlar yer almaktadır. Yürüme, koşma, yere çökme ve ayağa kalkma gibi hareketler, diz ağrısı oluşumuna yol açabilir. Pozisyonel diz kapağı kaymaları, ani yük kaldırma, fazla kilo, çarpmaya bağlı travmalar ve yaşlılık, diz ağrısının oluşum sebepleri arasında yerini almaktadır. Diz ağrısının azalması ve etkenlerin ortadan kalkması için kişilere fizik tedavi uygulamaları yapılmaktadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp