Lazer-Göz-Ameliyatı-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları

Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları Dora Hospital

Lazer göz ameliyatı için fiyatlar işlem yapılacak gözün özelliklerine, işlemi yapacak olan doktora hatta işlemin yapılacağı hastanenin bulunduğu bölgeye göre bile çok farklı etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Göz kusurlarından kurtulmak için en pratik yöntemlerden bir tanesi lazer göz ameliyatıdır. Kişiler bu ameliyatı olduktan sonra kontakt lenslerinden kurtulmuş olurlar. Halk arasında lazer göz ameliyatı göz çizdirmek olarak da bilinir. Herkesin lazer göz ameliyatı olması mümkün değildir. Kornea dokusunun durumu, miyopisi varlığı ve derecesi ve diyabet gibi hastalıklar bile ameliyat olup olunmayacağına dair etkendir.


Lazer Göz Ameliyatı Yapan Hastanelerde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Lazer göz ameliyatı yapan hastanelerde dikkat edilmesi gerekenler başında işlemi yapacak olan hekimin deneyim ve uzmanlığı gelmektedir. Hekim ne kadar tecrübeli ve bilgi sahibi olursa, o oranda hasta süreci daha kolay geçirecektir. Ayrıca hastanede lazer tedavi ve tetkik süreçlerinin tam olarak yapılması gerekir. İşlemden önce hastanın özelliklerini tanımak son derece önemlidir. Ameliyat sırasında kullanılacak olan malzemeler mutlaka tek kullanımlık olmalıdır. Başka bir kişide kullanılan malzeme farklı hastada kesinlikle kullanılmamalıdır.

Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları Formu

Kimlerin Lazer Göz Ameliyatı Olması Mümkündür?

Lazer göz ameliyatı olabilecek kişiler arasında:

18 yaşında büyük olanlar,
Gözlük ya da lens kullanması gerekenler,
Romatizma hastalığı olmayanlar,
-10 diyotriye kadar miyopisi olanlar,
Gözlerinde başka hastalık bulunmayanlar,
Diyabet hastalığı olmayanlar,
Hekimin yapacağı tetkikler sonucu göz yapısı ameliyat için uygun olanlar,
Kornea dokusunda yeterli kalınlık bulunanlar,
Kornea sivrileşmesi olmayanlar,
Göz tansiyonu bulunmayanlar yer alır.

Lazer Göz Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?

Lazer göz ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

Lazer tedavisi FDA onayı almış, güvenilir bir yöntemdir,
Göz yapısının uygun olması koşulu ile, ikinci kere uygulanması mümkün bir yöntemdir,
Lazer ameliyatı olmak, ileride herhangi bir göz hastalığına davetiye çıkarmaz,
Lazer teknolojisi kullanılarak göz ameliyatları 1980’li yıllardan beri uygulanmaktadır,
Ameliyat sonrasında körlük riski bulunmaz,
Hipermetrop, miyop ve astigmat gibi lazere uygun göz yapılarının tümü için ameliyat yapılabilir,
Lazer işlemi ile gözün yalnızca kornea tabakasında uygulama yapılır,
Lazer işleminde retina tabakasının zarar görmesi söz konusu değildir,
Lazer tedavisinde hastalar ağrı hissetmez ve kanama olmaz,
Lazer tedavisi yapıldığı sırada damlalı anestezi yönteminden faydalanılır,
Lazer tedavisi bittikten sonra hastanın ilk bir iki ay boyunca damla kullanmaya devam etmesi faydalı olur. Fakat bu damlalar ömür boyu kullanılmaz.

Lazer Göz Ameliyatı Sonrasında Batma ve Sulanma Problemi

Lazer göz ameliyatı sonrası hastanın yapısına göre çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Hastanın rahatsızlığına göre, muayeneler ve testler göz önünde bulundurularak hangi lazer tedavisi yönteminden faydalanmak gerektiğine karar verilecektir. ASIK ve kapakçık oluşturularak yapılan ameliyat türlerinde daha fazla ağrı problemi olduğu bilinmektedir. Bu ağrılar ameliyat bittikten sonra ortalama 6 saat kadar sürer. Ağrı şikayeti ile birlikte batma, sulanma ve kaşıntı gibi problemler de olabilir. İşlem sonrasında bazı hastalar baş ağrısı hissettiklerini de belirtmişlerdir. Bu durumda kan sulandırıcı özelliği olmayan bir ağrı kesici verilmesi gerekir.

Lazer Göz Ameliyatı Sonrasında İlk Gün Nasıl Geçer?

Lazer göz ameliyatı sonrası ilk gün 3 ile 4 saat arasında gözlerde batma problemi olabilir. Kimi hastalar sulanma ve yanma gibi şikayetler ile de karşılaştıklarını söylemişlerdir. İlk günden itibaren hekimin belirttiği ilaçların aksatılmadan kullanılması gerekir. Hekim ilaçların nasıl kullanılması gerektiğini söylemişse bu şekilde kullanım olmalıdır. İşlemi yaptırdıktan hemen sonra araba kullanmak kesinlikle yasaktır. Ayrıca hastaların işe de gitmemeleri önerilir.

Ameliyattan sonra hastalar toz bulunan ortamlarda olmaktan kaçınmalıdırlar. Gözler ilk 24 saat içinde kesinlikle ovulmamalı, dokunulmamalı ya da su ile temas edilmemelidir. Operasyon bittikten 24 saat sonrasında normal yaşantınıza geri dönebileceksiniz. Operasyondan sonra hekim en fazla 6 ay kadar suni göz yaşı damlası kullanılmasını önerecektir. Aksatılmadan kullanılmalıdır.

Hangi göz ameliyatı yapıldıysa bunun türüne göre kişilerin kontrole gitmeleri gereken süre değişiklik gösterir. 3 ay sonrasında, 1 ay sonrasında, ameliyattan ertesi gün sonra gibi farklı günlerde kontroller için planlama yapılabilir. Bu kontrollere ek olarak yılda bir kere de rutin kontrollere girmek gerekir.

Kimlerin Lazer Göz Ameliyatı Olması Sakıncalıdır?

Lazer göz ameliyatı olması sakıncalı olan kişiler arasında:

Diyabeti olanlar,
Hamileler,
Göz tansiyonu olanlar,
Katarakt olanlar,
Bebek emziren kadınlar,
Romatizma hastası olan kişiler yer alır.

LASIK Lazer Göz Ameliyatı için Uygun bir Aday mıyım?

LASIK lazer göz ameliyatı için uygunluk olması için hastaların ilk önce 18 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor. Ayrıca kişilerin kırma kusurunda herhangi bir değişiklik bulunmaması da şarttır. LASIK ameliyatının uygulanıp uygulanmayacağını anlamak için detaylı bir şekilde göz muayenesi yapmak gerekir. Muayene sırasında hekim göz kornea dokusunun kalınlığını, eğimi ve biyomekanik gücü gibi çeşitli noktalara bakmak gerekir. Ayrıca muayene sırasında göz kayması yani şaşılık olup olmadığına da bakılır. Olası retina yırtıkları varsa bu muayene sırasında ortaya çıkar. Eğer retinada herhangi bir kusur ve yırtık ortaya çıkarsa, hastanın retina uzmanı ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Miyopide yaklaşık 10, hipermetropide 6 numara ve astigmatizmada 6 numara olan kişilere genellikle LASIK ile müdahale edilmesinde bir sorun yoktur. Ameliyatın uzmanlık alanı lazer olan doktorlar tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor.

LASIK Lazer Göz Ameliyatı için Kimler Uygun Değildir?

LASIK lazer göz ameliyatı için uygun olmayan adaylar arasında:

Göz tansiyonu olanlar,
Şiddetli göz kuruluğu hastalığı olanlar,
Kornea kalınlığı yeterli olmayanlar,
Korneada yapısal bozukluğu olanla,
Korneası genetik olarak bulanık olanlar yer alır.

Buna ek olarak kişilerde kontrolsüz diyabet hastalığının ve romatizmanın olduğu durumlarda, LASIK işlemi yapılmaması gerekir. Eğer ameliyat için uygun bir adaysanız LASIK işleminden önce kullanıyorsanız kontakt lens kullanmayı bırakmanız gerekir. En az 2 hafta öncesinden kesinlikle lens kullanmayın. İşlemden sonra hastaların gözlerinde batma, çapaklanma ve buna benzer rahatsızlık verici problemlerin olması halinde hekimlerin mutlaka bilgilendirilmeleri gerekir. LASIK ameliyatı olacaksanız ameliyat olunacak olan günde kesinlikle makyaj yapılmaması gerekir. Ameliyat sırasında uyuşturucu damla kullanılır. Bu nedenle kişilerin aç kalmalarına gerek yoktur. Ameliyat öncesinde hafif bir yemek yemek yeterli olur.

Adım Adım LASIK Lazer Göz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

LASIK lazer göz ameliyatı yapılması için ilk adım uyuşturucu damla ile gözün uyuşturulmadır. Ardından gözde bulunan çapakların temizlenmesi gerekir. Göz çevresi öncesinden özel olarak steril edilmiş bir örtü ile örtülür. Örtü yüzün kısmen kapanmasına neden olsa da, nefes alınmasının önüne geçmez. Gözlerin ameliyat lazer göz ameliyatı süresi boyunca açık kalması gerekir. Bu nedenle ameliyatta özel bir aletten faydalanılır. Eğer ameliyat hakkında fiyat bilgisi almak isterseniz, bizimle iletişime geçerek kafanızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Göz-İçi-Ödeme-Ne-İyi-Gelir-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Göz İçi Ödeme Ne İyi Gelir?


Göz içi ödeme iyi gelebilecek bazı alternatif yöntemler şöyledir:

  • Göz içi ödem sonucunda gözde oluşabilecek ağrı ve sulanma problemlerinin önüne geçebilmek amacı ile gözün üzerinde 15 dakika patates bekletilebilmektedir.
  • Göz içi ödemin daha ağrısız bir şekilde geçirilebilmesi için bir makyaj pedine süt damlatılarak gözde 20 dakika ile 30 dakika arasında bir süre bekletilebilmektedir.
  • E vitamini ile soğuk su karıştırılarak, karışım makyaj pedi yardımı ile gözde bekletilebilmektedir.

Göz İçi Ödeme Ne İyi Gelir Dora Hospital

Göz İçi Ödemin En Sık Rastlanan Nedenleri Nelerdir?

Göz içi ödemin nedenleri şunlardır:

  • Hastanın katarakt ameliyatı olması ve başarısız geçmesi durumunda göz içi ödem meydana gelebilmektedir.
  • Kornea distrofileri sonucu göz içi ödem olabilmektedir.
  • Göz içi ödemin nedenlerinden biri kornea nakli sonrasında greft yetmezliği yaşanmasıdır.
  • Kornea endotel tabakasının zarar görmesine neden olabilecek göz içi operasyonlar geçirilmiş ise göz içi ödem olabilmektedir. Glokom ameliyatları bu duruma örnek olarak verilebilmektedir.

Göz İçi Ödemin Belirtileri Nelerdir?

Göz içi ödemin belirtileri aşağıda belirtilmiştir:

  • Görmede bozukluk meydana gelebilmektedir. Bulanık veya sisli görülebilmektedir.
  • Gözde kızarıklık oluşabilmektedir.
  • Gözde belirli periyotlarda şiddetli ağrı hissedilebilmektedir.
  • Gözlerde sulanma probleminin olması göz içi ödemin belirtilerinden biridir.
  • Dışarıdan bakıldığında gözde gözle görülür bir fark olmaktadır. Eğer diğer göze göre daha soluk ve griye dönük gözüküyor ise gözün içi, o zaman göz içi ödem oluşmuş olabilmektedir.

Göz İçi Ödemin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Göz içi ödemin tedavi yolları aşağıdadır:

  • Eğer katarakt ameliyatı gibi göz içine müdahalede bulunulan bir operasyon sonucunda ödem oluşmuş ise; medikal tedavi yöntemleri ile birkaç gün içerisinde tedavi tamamlanabilmektedir. Bunun için göz damlası, kontakt lens gibi yöntemlere başvurulabilmektedir.
  • Genetik olarak kornea hücre sayısının yetersiz olduğu tespit edilen hastaların hepsi ilaç tedavisine yanıt vermeyebilmektedir. Daha kalıcı ve şiddetli bir rahatsızlık olduğu için ameliyat edilerek tedavi edilmektedir.
  • Kornea dokusunun hasarlı olması durumunda kornea nakli gerçekleştirilerek tedavi edilebilmektedir. Amniyon membran nakil operasyonları ile göz içi ödemin önüne geçilebilmektedir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Göz-Kuruluğu-ve-Sebepleri.jpg


Göz Kuruluğu ve Sebepleri


Gözümüzü her kırptığımızda gözyaşı gözü yıkayarak pürüzsüz ve berrak bir yüzey oluşmasını sağlar.

blank

Net bir görüş için gözyaşının yeterli miktarda ve içerik açısından yeterli kalitede olması gereklidir. Gözyaşı yeterli miktarda ve kalitede olmadığında göz kuruluğu ortaya çıkar.

Göz kuruluğu; gözde yanma ve batma hissi, kızarıklık, kaşıntı, bulanık görme gibi şikayetlere yol açmaktadır.


  • Göz Kuruluğunun Sebepleri Nelerdir?
  • Göz Kuruluğu Nasıl Tedavi Edilir?
  • Göz Kuruluğu Şikayetleri İçin Öneriler
Göz Kuruluğunun Sebepleri Nelerdir?

-Yaşın ilerlemesi
-Sıcak, kuru ve rüzgarlı iklim
-Klima, sigara dumanı, yoğun ışık gibi dış faktörler
-Kadınlarda menopoz sonrası sık görülür
-Göz kırpma sayısının azalması (okurken ya da bilgisayarda çalışırken)
-Kontakt lens kullanımı
-Çeşitli ilaçların kullanımı

Gözyaşı içerisinde yağ, protein, elektrolit gibi maddeler bulunur. Bu maddelerde olan azalma ya da fazlalaşma da gözyaşının kalitesini azaltabilir.

Göz Kuruluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Birçok hastalıkta olduğu gibi göz kuruluğunda da erken teşhis çok önemlidir. Bu nedenle yukarıda sıralanan belirtilerden birini yaşıyorsanız mutlaka göz doktoruna başvurmalı, özellikle orta yaş üzerindeyseniz herhangi bir belirti olmasa da düzenli göz muayenesi yaptırmalısınız.

Göz kuruluğu tedavisinde asıl amaç gözün nemli olmasını sağlamaktır. Bu nedenle göz kuruluğuna sebep olan etkenler araştırılarak bu etkenlerin ortadan kaldırılması tedavide izlenecek yolların başında gelmektedir.

Göz kuruluğu kronikleşmişse uygun damla, yapay gözyaşı uygulaması ya da hastalığın derecesine bağlı olarak cerrahi müdahalelere başvurulabilir.

Göz Kuruluğu Şikayetleri İçin Öneriler

-Kuru göz sendromundan korunmak için düzenli olarak göz hekimine gidilmeli,
-Günde en az 2 litre su içmeli omega 3 içeren gıdalar almalı, (balık gibi )
-Klimadan ve kuru ortamlardan kaçınmalı,
-Rüzgârda koruyucu gözlükler kullanılmalı,
-Sigara içilen dumanlı ortamlardan uzak durmalı,
-Kontakt lens kullanımında mutlak kornea ve gözyaşı durumu doktora kontrol ettirilmeli.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Miyopi-Tedavisi.jpg


Miyopi Tedavisi


Gözün boyunda ve korneanın şeklinde yaşanan normal olmayan değişiklikler gözde miyop sorunun yaşanmasına neden olur.

blank

Temel olarak şekil bozukluğuna dayanan sorun, mercekte kırılan ışığın retinanın tam olarak üzerine düşmesine engel olur. Çok sık görülen bir görme kusuru olarak bilinen miyop belirtileri kendini ilk olarak okul çağında gösterir. Miyop olan kişiler yakını net görebilirken uzaktaki nesne, şekil veya yazıları bulanık ve az görürler.

Derecesi -3.30 ve daha düşük olanlar “düşük miyop”, -3.30 ve -6.00 arası dereceye sahip olanlar “orta miyop” ve -6.00 yukarısı “yüksek miyop” olarak isimlendirilir. Miyopi tedavisi gerektiren durumlarda göz, belli bir uzaklığa sahip olan nesnelere odaklanamaz. Bu durumda nesnelerden yansıyan ışık, görme merkezinin daha ön kısmına odaklanır. Bu durum miyop olunduğunun göstergesidir.


  • Miyopi Nedenleri Nelerdir?
  • Miyop Durma Eğilimi Gösterir mi?
  • Miyop Tedavisi Hakkında Merak Edilenler
Miyopi Nedenleri Nelerdir?

Gözün belli eksenlerinde oluşan uzunluk değişimleri miyopiye neden olur. Sorun doğuştan yaşanabileceği gibi çevresel etkiler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Ailede miyop sorununun var olması çocukta görülme sıklığına da katkı sağlar. İlerleyen yaşlarda şeker hastalığına yakalananlarda ya da katarakt olanlarda da miyopi tedavisi gerekebilir. Okul çağında görülen sorun halkın yaklaşık olarak %25’ini ilgilendirir. Bu sorun tedaviyle tamamen ortadan kaldırılabilir. Ara tip miyopide tedavi büyük oranda sonuca ulaşır. İlerleyici miyopi genetik temellidir ve bu hastaların ilerleyen yaşlarında göz tansiyonu sorunuyla karşılaşma riski yüksektir.

Yalancı miyopi adı verilen ve tıp literatürüne Pseudomyopia olarak giren sorun; gözde bulunan kasların stres ve yorgunluğa bağlı olarak aşırı yorulması ve gevşemesi olarak tanımlanabilir. Bilim insanlarının yaptığı araştırma sonuçlarına bakılacak olursa miyopiye neden olan genin adı RASGRF1 olarak belirlenmiştir.

Miyop Durma Eğilimi Gösterir mi?

Genel olarak bakıldığı zaman 6 yaş ve civarında kendini belli eden miyop sorunu, çocukların okula başlaması ve tahtada yazılı olanları okuyamamasıyla ortaya çıkar. Vücut gelişimine bağlı olarak 20’li yaşlara kadar gelişme gösterebilen sorun bu yaştan sonra ilerleme hızını azaltır veya tamamen kaybeder. İlerleme erkek çocuklarda 11-12 ve kız çocuklardaysa 9-10 yaşlar arasında tavan noktaya ulaşır.

Miyop Tedavisi Hakkında Merak Edilenler

Excimer Lazer yöntemiyle miyopi tedavisi; bu uygulama miyopiye ek olarak hipermetrop ve astigmat gibi sorunlara da çözüm olur. Lazer uygulamasının yapılabilmesi için göz sorununun artık durmuş olması gerekir. Hastanın kornea kalınlığının uygun seviyeye gelmesi halinde işlem gerçekleştirilebilir.

Gözde iltihaplanma ya da korneada şekil bozukluğu gibi durumlarda lazer tedavisi ilgili hastaya uygulanamaz. Lazer tedavisi uygulanması için yaş sınırı en erken 18’dir. Buna ek olarak; hamilelerde, retina yırtılması sorunu yaşayanlarda, diyabet ve romatizma sorunuyla mücadele edenlerde lazer uygulanamaz.

Bu yöntemde çok küçük ölçülerde bir bıçak yardımıyla korneadan bir kapak kaldırılır ve lazer atımlarıyla mevcut bozukluk düzeltilir. Kapağın yeniden kapatılmasıyla işlem tamamlanır. Yaklaşık olarak 10 dakika içinde başarıyla tamamlanan operasyondan sonra -12 dereceye kadar olan miyopi tedavisi, +6 dereceye kadar olan hipermetropi ve 7 dereceye kadar olan astigmat sorunları ortadan kaldırılabilir.

Intacts Yöntemi; bu miyopi tedavisi sırasında Intacts adı verilen halkalar, orta ve düşük dereceye sahip olan miyop hastalarının kornea tabakasına yerleştirilir. Bu durum gözlük veya lens kullanımına gerek kalmadığını gösterir. Ömür boyu taşınabilen halkalar herhangi bir yan etki halinde tekrar çıkartılabilir.

Lens malzemelerinden yapılan halkaların monte edilme işlemi son derece basit bir operasyonla gerçekleştirilir. Korneanın aşırı yuvarlak bir şekil almasının yarattığı bir sorun olan miyopi de kornea üzerine yerleştirilen halkalar gerekli baskıyı yaparak sorun yaratan şekil bozukluklarının giderilmesini sağlar.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Miyop-Belirtileri.jpg


Miyop Belirtileri


Gözün kırma kusuru olarak açıklanabilecek olan miyopluk, kısaca uzağı görememe olarak tanımlanabilir.

blank

Bu hastalarda görme kusuru yakın için geçerli değildir. Miyop olan hastalarda gözün kırıcı bileşenleri denen kısım yine gözün ön ve arka çapına oranla daha kuvvetlidir. Bu durumda yakını gayet net gören kişiler uzağı görmekte güçlük çekerler. Göz uzunluğunun fazla olduğu kişilerde gözlerin biraz iri olduğu gözlemlenebilir. Miyop belirtileri arasında sayılacak olan bu durum sadece alanında uzman göz hekimleri tarafından uygun muayene ortamında belirlenebilir.

Göz kapağı normale oranla daha büyük olan kişilerde gözün çökük pozisyonda kalması gözlerin küçük görünmesine neden olsa da durum tam tersidir. Miyop belirtileri ilk olarak okul çağında kendini göstermeye başlar. Gelişim çağı devam ettiği sürece miyopide de artış görülmesi normaldir. Uzağı göremeyen çocuklar bu durumu okulda tahtadaki yazıları görmekte zorlanarak ifade edebilirler. Ergenlik çağının tamamlanmasının ardından miyop numarasında büyük değişiklikler beklenmemesine rağmen bu durum dejeneratif durumlarda değişiklik gösterebilir.


  • Miyop Çeşitleri Nelerdir?
  • Miyopi Teşhisi Nasıl Konur?
  • Miyop Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Miyop Çeşitleri Nelerdir?

Miyopluk son derece sık görülen bir sağlık sorunudur. Çağımızda teknolojiye olan bağımlılık beraberinde miyopiyi de getirirken dejeneratif denen miyop sorununda hastaların durumu biraz daha karmaşıktır. Retinanın biraz daha ince olduğu bu hastalarda zaman içinde istenmeyen sorunlar yaşanabilir. Bunlar arasında en belirgin olarak görülenler; retina yırtılmaları ve kopmalarıdır. Anne ya da babada miyop rahatsızlığı olması çocuklarda miyop belirtileri görülme şansını artırabilir. Şeker hastalığı ve katarakt oluşumu sonradan miyop sorununun yaşanmasına neden olabilir.

Çocukların yakından televizyon izlemeleri miyopi nedeni olarak görülmez. Bilinenin aksine çocuklar miyop oldukları için televizyonu yakından izler veya kitabı yakından okur. Halk arasında merak edilen konulardan birisi de ışık açık uyumanın miyop oluşumu üzerinde etkili olup olmadığıdır. Işık açık uyunması miyop hastalığının oluşumunu tetiklemez. Buna karşılık tüm gün yorulan gözlerin yeterli şekilde dinlenebilmesi için karanlık ortamda uyunması tercih edilmelidir. Bu alışkanlığın bebeklik çağından itibaren verilmesi son derece önemlidir. Gece uykusu esnasında vücut için gerekli dinlenmenin sağlanabilmesi için karanlıkta uyunması tercih edilmelidir.

Miyopi Teşhisi Nasıl Konur?

Çocukluk çağında ortaya çıkan miyop belirtileri kolay anlaşılamaz. Hipermetropi de göz de içe kayma dikkat çekici sınırlara ulaşsa da bu durum miyopi için geçerli değildir. Miyopluk çocukluk çağında sakarlık davranışının artmasıyla ortaya çıkabilir. Televizyonu yakından izlemek, aktivite esnasında yakın durmak ve sürekli bir yerlere çarpmak miyop belirtisi olarak değerlendirilmelidir. Bu aşamada en büyük görev çocukları izleyen ebeveynlere düşer.

Miyop sorunu doğuştan olabileceği gibi zaman içinde de gelişebilir. 7 ila 10 yaş arası bu hastalığın en sık görüldüğü dönemlerdir. Okul çağından önceki dönemde 1-3 ve 5 yaşlarında yapılması gereken göz muayenelerinde sorun erkenden teşhis edilebilir.

Miyop Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Miyop belirtileri kesinleştiğinde yapılan muayene sonucunda koyulacak teşhise uygun olarak kalın kenarlı konkav mercekler sayesinde retinada net bir görüntüye ulaşılması sağlanır. Bu amaca hitap eden kontak lens kullanımı da sorunun çözümüne katkı sağlar. Kullanılacak gözlük ve lensler hastanın görme kusurunun ortadan kalkmasını sağlar. Bu durum gözlüğün ya da lensin çıkarılması halinde yeniden ortaya çıkar. Miyoplar yakını net görür ancak yaşanan sorunun derecesiyle doğru orantılı olarak uzağı net göremezler.

Miyop tedavisinde uygulanan lazer yöntemi hastaların gözlüğe bağımlı kalmadan sağlıklı bir şekilde görmelerine ve sorunun kökten çözüme kavuşmasına yardımcı olur. Küçük dereceli kusurlarda uygulanan lazer yöntemi 9-10 gibi büyük derecelerde yerini göz içerisine konan mercek tedavisine bırakır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


diyabetik-retinopati.jpg


Diyabetik Retinopati


Şeker hastalığına bağlı olarak yaşanan körlüğe tıp dilinde diyabetik retinopati adı verilir.

blank

Metabolilk bir hastalık olan şeker, insülin salınımı nedeniyle kan şekerinin yükselmesi olarak açıklanabilir. Diyabet hastalığı, gözün özellikle retina ve ağ tabakası üzerinde etkili olur. Bu tabakalardaki kılcal damarların çalışmasını bozan hastalık görme kayıplarının da temel nedenini oluşturur.


  • Şeker Hastalığında Rutin Göz Muayenelerinin Önemi
  • Hastalığın Nedenleri Nelerdir?
  • Retinopati Tipleri Nelerdir?
  • Retinopati Nasıl Teşhis Edilir?
  • Retinopati Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Şeker Hastalığında Rutin Göz Muayenelerinin Önemi

Gençlerde şeker hastalığının olması durumunda ergenlik çağından itibaren ve 30 yaşından sonra konan teşhislerde de hemen başlamak üzere göz muayenelerinin aksatılmaması son derece önemlidir. Retinanın normal olması halinde rutin kontroller yılda bir kez yapılabilir. Diyabetik retinopati başlamışsa kontrol sıklığının 3 ayda bire indirilmesi tavsiye edilir.

Hastalığın Nedenleri Nelerdir?

Şeker hastalığının süresi diyabete bağlı olarak yaşanan göz sorunlarını doğrudan etkiler. Diyabet tanısı 10 yıl önce konmuş kişilerde diyabetik retinopati daha sık görülür. Tip 1 denen hastalıkta ve genç diyabetiklerde ergenlik çağından sonra risk faktörü de artmaya başlar.

Süreç içerisinde düzenli kan şekeri ölçümü hastalığın erken teşhis ihtimalini de artırır. Kan şekerindeki ani yükselme ya da düşüler retinanın bozulmasını kolaylaştıracağı için bu hastalığın görülme ihtimalini de artırır. Gebelik ve çeşitli böbrek hastalıkları da retinopatinin görülme sıklığı üzerinde katkı sağlar.

Retinopati Tipleri Nelerdir?

İki tip diyabetik retinopati vardır. Bunlar; proliferatif olmayan ve proliferatif olan çeşitlerdir. Proliferatif olmayan tip için hastalığın ilk evreleri denebilir. Bu evrede oluşan kanamalar sızıntı şeklindedir. Sızan sıvı ya da kan sinir tabakasının şişmesine neden olur. Pek çok şeker hastasında da var olan bu durum görme kayıplarının belirgin şekilde hissedilmesine neden olmaz.

Vitre kanaması; gözün içinde jel olarak bulunan vitrede hassas damarların kanaması söz konusu olabilir. Kanamanın miktarına göre hasta birkaç karanlık nokta görse de büyük bir kanamada görüş tamamen yok olabilir. Bu bölgede yaşanan kanamalar tek başına görme kaybının sürekli olmasına neden olmaz. Erken dönemde yapılacak lazer tedavileri en etkili çözümdür. Traksiyonlu retina dekolmanı ve Neovasküler glokom retinopati tipleri arasında sayılabilir.

Retinopati Nasıl Teşhis Edilir?

Gözde yaşanan değişiklikleri bulmanın en etkili yolu detaylı bir muayeneden geçer. Erken teşhisin önemi burada da öne çıkmaktadır. Gözle ilgili sorunların yaşanmaya başlamadan da göz doktorları diyabetik retinopati teşhisini koyabilirler. Doktorun muayene aşamasında hastalıktan şüphelenmesi halinde renkli fotoğraf ya da ilaçlı muayene istemesi son derece normaldir. Hastalığın göz verdiği zararın boyutuna uygun olarak en etkili tedavi planı uygulamaya alınabilir.

Retinopati Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

En iyi ve doğru tedavi ilk olarak hastalığın gelişiminin önlenmesidir. Kan şekerinin kontrol altında tutulması görme kayıplarının da engellenmesini sağlar. Yüksek kan basıncının yanı sıra hastalığın oluşumunu etkileyen böbrek sorunlarının da kontrol altına alınması retinopati gelişimini durduracaktır.

           Argon lazer tedavisi; uygulamasında asıl hedef görme kaybının engellenmesidir. Lazer uygulaması tüm retina üzerinde gerçekleştirilir. Bu uygulamanın ardından vitre kanaması ve retinadaki büzüşme ihtimali azalır.

           Vitrektomi; tedavisi ameliyat ortamında uygulanan bir mikro cerrahi türüdür. Bu tedaviyi planlayan hekimin birkaç ay boyunca hastayı yakından takip etmesi gerekir. Bu uygulamanın ardından görme kayıpları maksimum seviyede engellenir. Görme kayıplarının erkenden önlenebilmesi için diyabetik retinopati sorununun erken teşhis edilmesi gerekir. Kan şekerini düzenli olarak kontrol eden ve gerekli önlemleri alan hastaların vakit kaybetmeden göz muayenesi de olması gerekmektedir

Şeker hastalarının yılda iki kez göz muayenesinden geçmesi önerilir. Gebelik döneminde de retinopati yaşanabileceği için ilk 3 aylık periyotta göz kontrollerinin yapılması da ihmal edilmemelidir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


presbiyopi-yakin-gorme-bozuklugu.jpg


Presbiyopi Nedir?


Yaşlı göz anlamına gelen Presbiopi, yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan ,yakını görmede zorlanma demektir.

blank

Kişiden kişiye değişmekle birlikte,genelde 45 yaşına doğru ilk belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Herkezi değişen oranlarda da olsa etkileyen bir sorun olan Presbiyopinin şiddeti yaşla daha da artar ve bir yardım veya girişini olmadan, kişi yakını hiç göremez hale gelir.

Presbiyopinin çaresi,klasik olarak yakın gözliikleriyledir. Önce küçük numarayla başlayan gözlük numaraları,her 2-3 yılda bir ,yaklaşık 70 yaşına kadar artar. Gözlük en ucuz ve risksiz yöntem olmasına rağmen ,henı sorunu kesin çözmemek ile birlikte ,hem kişiler tarafından bir yaşlanma işareti olarak değerlendirildiğinden, birçok farklı yöntem araştırtmakta ve gündeme getirilmektedir.


  • Presbiyopinin Çözümü Nedir?
Presbiyopinin Çözümü Nedir?

Yakın gözlüklerine alternatif olarak başvurulabilecek yöntemlerden biri kontakt lenslerdir. Son yıllarda ilerleyen teknoloji ile lens teknolojisinde de gelişmeler olmuş ve hem yakını henı uzağı net gösterebilen lensler üretilmiştir. Multifokal kontakt lensler adı verilen bu lenslerle memnuniyet her hastada tam değildir ve belli bir yaştan sonra lense alışmanın zorluklarını taşımaktadır. Ayrıca gelişmiş bir teknoloji gerektiğinden , fiyatları da biraz yüksektir. Ancak yine de yakın gözlüğü takmak istemeyen azimli bazı hastalar için bir seçenek olabilir.

Yakın görme problemini halletmek için başvurulan yöntemlerden biri de , ameliyatla göz içine konan lenslerdir. Son yıllarda popüler olmaya başlayan bu yöntem birçok potansiyel rizikoyu içermektedir. Henüz katarakt hastalığı gelişmemiş bir göze , daha genç yaşlarda katarakt operasyonu yapıp, göziçine lens koyarak yakını da gösterme girişimi,tıp dünyasında da yoğun olarak tartışılmaktadır. Bu yöntemle hayli memnun olan hastalar olduğu gibi,lensi tekrardan ameliyatla gözden çıkarttıracak kadar şikayetçi olan hastalarda bulunmaktadır. En uygunu ,bu seçeneği ilerde katarakt geliştiğinde ,o zaman da artıları ve eksileriyle ,hastayla tartışarak gündeme getirmek olmalıdır.

Yaşla gelişen yakın görme sorununu gidermek için bir diğer alternatif,lazerle düzeltmedir. Yakın zamana kadar yakın görmede lazerle alınan sonuçlar, çocukluktan beri gözlük takan uzak bozuklukları kadar başarılı değildi. Eakat son zamanlarda lazer teknolojisindeki gelişmeler ,yaşla gelişen yakın görme sorunlarının halli konusunda umut verici sonuçlar ortaya çıkarmaya başladı. Supracor lazer adı verilen bir teknolojiyle presbiopi sorunları %80-95 arası bir memnuniyetle halledilebilir hale geldi. Hasta uzak görmesinde ,kendisini pek etkilemeyecek ufak bir azalmayla ,günlük hayattaki uzak ve yakın görme işlevlerini yapabilmekte, sadece uzun bir süre ,yoğun yakın çalışması yapacaksa veya çok küçük yazıları okumak için, ufak bir numara gözlüğe belki ihtiyaç duyabilir. Bu yöntem gözün kornea tabakasına ,dıştan lokal anestezi altında uygulanan bir yaklaşım olduğundan,gözün içine mercek koymak gibi ,daha ağır ve çeşitli rizikoları içeren yaklaşımlara göre daha risksiz ,ucuz ve kolay uygulanabilir bir yöntemdir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Glokom-Nedir.jpg


Glokom Nedir?


Göz içi tansiyonunun yükselerek, göz sinirlerini ezip tahrip etmesi sonucu görme kaybına sebep olan bir göz hastalığıdır.

blank

Yükselen göz basımcının göz sinirlerine yapacağı tahribat geriye dönüşsüz olacağı için , gelişen görme kaybı da geriye dönüşsüz olmakta ,hatta tedavi edilmezse körlüğe kadar gidebilmektedir. Dünyadaki körlüklerine önemli sebeplerinden biridir.


  • Glokom Kimlerde Görülür?
  • Glokom Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
  • Glokom Nasıl Tedavi Edilir?
Glokom Kimlerde Görülür?

Glokom hastalığı nadiren gençlerde ,hatta bebeklerde de görülebilirse de, genelde bir yaşlılık hastalığıdır. Yaş ilerledikçe ,gelişme olasılığı artmaktadır. Nüfusun %1-2 ‘inde görülmektedir. 45 yaşından sonra risk artış eğiliminde olduğu için , yakın gözlüğü muayenesi sırasında 45 yaşından sonra ,göz tansiyonu da mutlaka kontrol edilmelidir. Çünkü zamanında yakalanırsa tedavisi olan , yapabileceği görme kayıpları önlenebilen bir hastalıktır.Glokom, göziçi sıvısının gözdışına filtrasyonunu sağlayan ince,mikroskopik kanalcıkların daralması ve işlevini tam yapamaması sonucu,göziçi basıncının artmasıyla gelişmektedir.

Glokom Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Glokom hastalığı ilk devrelerinde bir belirti vermez, çünkü artan basınç esas görmemizi sağlayan merkezi sinir liflerini değil, çevredeki liflere zarar vererek başlar. Hastalık ilerleyip,merkezi sinir liflerini de etkilediği dönemde ,kişinin şikayetleri başlar ,ama artık iş işten geçmiştir,görme siniri geridönüşsüz olarak zarar görmüştür. Bu duruma düşmemek için ,özellikle 45 yaşından itibaren göziçi basıncı düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bu noktada glokomun risk oluşturduğu yakın gözlük çağında göz muayenesini göz uzmanı doktor tarafından yapılmasının önemi,görme kaybına gidecek bir hastalığı atlamamak bakımından önemlidir,çünkü optisyen tarafından gözlük muayenesi yapılması veya kişilerin hiç muayene olmadan ezbere yakın gözlüğü almaları ,glokomun atlanmasına yolaçabilecektir.

Glokom Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom tanısı öncelikle kesin olarak konmalıdır,defalarca yapılan ölçümlerde göz tansiyonun yüksek çıkması ve göz sinirinin tahribatını gösteren filmler ve testlerle glokom hastalığına karar verildiğinde ,ömürboyu devam edecek bir tedavi sürecisözkonusudur, göziçi sıvısı salgısını azaltan veya göziçi sıvısının dışa filtrasyonunu arttıran damla veya damlalarla tedavi yapılır.Nadir olarak damla tedavisi yeterli oranda göz tansiyonunu düzeltmezse, operasyona başvurarak, göziçi sıvısını dışarı filtre eden yeni kanal açılıp,göz tansiyonu düzeltilir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Şaşılık-Nedir.jpg


Şaşılık Nedir?


Her iki gözün bakışının paralel olmamasına şaşılık denir.

blank

Şaşılık hem estetik bir kusurdur,hem de kişinin görmesinin azalmasına neden olabilen ciddi bir göz sorunudur. Düzgün bakmayan gözde ,karşıdan gelen ışınlar ,en hassas görmeyi sağlayan sarı nokta üzerine düşmeyeceğinden ,kişi o gözüyle net görmez, ve zamanla bu net görmeme , Göz Tembelliği dediğimiz kalıcı bir az görme haline dönüşür.


  • Şaşılık Ne Zamanlar Ortaya Çıkar?
  • Şaşılık Tipleri Nelerdir?
  • Şaşılık Neden Ortaya Çıkar?
  • Şaşılık Tedavisi Nasıl Yapılır?
Şaşılık Ne Zamanlar Ortaya Çıkar?

Şaşılık genelde küçük yaşlarda hatta bebeklikte başlar, dışardan da farkedilebilen bir durum olduğundan, aile ihmal etmeyip göz uzmanına götürdüğünden ,erken yaşlarda atlanmadan tedavi edilir.

Şaşılık Tipleri Nelerdir?

Şaşılık en sık olarak ,bir veya iki gözün içe doğru kayması şeklinde görülür. Dışa doğru kayma daha seyrek olarak ortaya çıkabilir. Yukarı ve aşağı doğru şaşılıklar da olabilirse de,bunlar çok nadirdir.

Şaşılık Neden Ortaya Çıkar?

Şaşılık ,gözü hareket ettiren sinirsel mekanizmada bir arıza sonucu ortaya çıkabilir,ancak daha sıklıkla görülen neden ,küçük yaşlardaki,yüksek numaralı göz bozukluklarıdır. Daha şaşılık oluşmadan ,bu durumu yakalayabilmek için çocukluktan itibaren yılda bir,rutin göz muayenesi çok önemlidir.

Şaşılık Tedavisi Nasıl Yapılır?

Şaşılık yeni oluşmaya başladıysa ve aşırı düzeyde değilse, şaşılık tedavisi gözlüklerle yapılır. Kayan gözün görmesini uyarmak için .kaymayan göz günde birkaç saat kapatılarak,kayan gözün görmesi teşvik edilir. Eğer gözlükle tedavi sonuç vermiyorsa ,o zaman operasyonla tedvi gerekli hale gelir.Göz çevresindeki kaslar bir miktar kısaltılarak veya göze yapışma yerleri değiştirilerek,kaslar arasında denge sağlanır ve gözlerin paralel bakması sağlanır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp