Zatürre (Pnömoni)


Zatürre (Pnömoni)

Zatürre (pnömoni) olarak adlandırılan hastalık türü akciğerlerde yer alan dokuların iltihaplanması nedeniyle oluşmaktadır.

Çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ta oluşan bu rahatsızlık bakteri nedeniyle de oluşmaktadır. Ayrıca zatürre hastalığının bulaşıcı etkisi de bulunmaktadır. Özellikle hastalanmış kişilerin sağlam kişilere de bulaştırmış olduğu bu hastalık türü oldukça yıpratıcı bir dönem başlatmaktadır.

Zatürre (Pnömoni) 2022

Boğaz ve ağız kısmında bulunduğu bilinen zararlı bakterilerin akciğerlere inmesi nedeniyle oluşan zatürre rahatsızlığı önemli bir boyuta ulaşabilmektedir. Zatürre hastalığının gelişmesinin haricinde bu bakteriler sağlam vücut yapısına her zaman zarar vermemektedir. Sadece bağışıklık sisteminin çökmesi anında bakteriler vücuda çeşitli yönlerden zarar vererek bu rahatsızlığı başlattığı bilinmektedir.

Zatürre (pnömoni) vücut direncini tümden kıran bir hastalık olduğu gibi aynı zamanda da farklı semptomlarda oluşturmasıyla öne çıkan bir durum olarak bilinmektedir. Aynı anda birçok rahatsızlık kişide belirgin şekilde gözlemlenir. Akciğerlerde yer alan hava keselerinin iltihaplanması sebebi ile kişide yüksek ateş, ağız yaraları, yutkunamama gibi durumlarla öne çıkabilmektedir.


Bu hastalık her yaşta görülebilen bir hatalık türüdür. Fakat 2 yaş altı bebekler ve 65 yaş üstü kişilerde bağışıklık sistemi zayıf olmasından dolayı tehlikeli durumları öne çıkarmaktadır.

Zatürre nedeniyle ölen birçok kişi vardır. Bu yüzden anlık olarak başlayabilen bu durum etkilerini hissetmeniz halinde mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gereklidir. Özellikle yaş sınırının önemli rol oynamasından dolayı yeni doğanların ve yaşlı kişilerin bu konuda daha dikkatli olması şarttır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Zatürre (Pnömoni) Nedir?

Zatürre (pnömoni) hastalığı akciğerde bulunan hava keseciklerinin zararlı bakteri veya mikroorganizmaların inmesi nedenli ortaya çıkan iltihaplanma hali olarak bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine ve araştırmalara göre her yıl 100 kişiden en az 2’inde görülen bir hastalık olarak bilinmektedir. Zatürre hastalığının en önemli durumları arasında 2 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler önem taşımaktadır. Oldukça tehlike boyutlara ulaşan ve bazen hasta kaybı ile sonuçlanan durumlar yaşatmaktadır. Bu nedenle zatürre belirtilerine ve yaş sınırına bağlı olarak oluşan hastalıklar neticesinde hastaneye gidilmesi şart olan bir rahatsızlıktır.

Zatürre (pnömoni) rahatsızlığı beraberinde astım, KOAH ve akciğer hastalıkları gibi problemler yer alıyorsa mutlaka tıbbi tedavi gereklidir. Kişiden kişiye değişebilen belirtiler öncelikle bağışıklığı düşük kişileri hedef almaktadır. Hastalığa yatkın bünyeye sahip olan kişilerin mutlaka bağışıklığını güçlendirecek önemli besin takviyeleri bu hastalık ve birçok rahatsızlıkta önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle her daim oluşan ağız bakterilerine karşı vücudun direnç seviyesi önemli rol oynayabilmektedir.

Beraberinde kalp hastalığı ve böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkları olan kişiler açısından zatürre hastalığına yakalanmak oldukça tehlikelidir. Zatürre hastalığından korunmanın en önemli hali zatürre aşısı olarak bilinmektedir. Ayrıca bağışıklığı düşüren en önemli nedenler arasında sigara ve alkol gibi madde bağımlılıkları yer almaktadır. Ayrıca uzun yıllar süren tedavilerde kullanılan ağır ilaç kullanımları da bağışıklık sistemini düşüşe uğratmasından dolayı zatürre hastalığının bulaşma oranı oldukça yüksektir.



Zatürre (Pnömoni) Nedenleri

Zatürre (pnömoni) nedenleri arasında önceliğini koruyan ilk durum bağışıklığın düşmesi ve vücut direncinin kırılması olarak nitelendirilmesidir. Ayrıca pnömökok mikrobunun vücuda yerleşmesi sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Halk arasında yaygınlaşan bu mikrop genel zatürre nedeni olarak bilinmektedir. Hatta bu oran %50 olarak belirlenmiş seviyededir. Geri kalan diğer nedenler ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Rhinovirüs
  • Coronavirüs
  • Adenovirüs
  • Influenza
  • Çocuklarda RSV
  • Mevsimsel olarak başlayan grip enfeksiyonları ile oluşan zatürre
  • Bağışıklığı çok düşük kişilerde görülen mantar enfeksiyonları nedeniyle görülebilen zatürre hastalığı nadir bir şekilde ortaya çıkabilmektedir.

Yukarıda sıralanan nedenlere ek olarak zatürre hastalığını tetikleyen durumlarda vardır. Bağışıklığı düşürmesi ile öne çıkan sigara kullanımı boğaz ve ağız kısmında mikrop oluşturduğu için akciğerlere kolaylıkla inen bir durum yaratmaktadır. Bu nedenle hasta soğuk algınlığı geçirdiğini zannederek hafif bir şekilde atlatacağını düşünmektedir. Fakat durum çok ciddi bir boyuta ulaşarak kısa süre zarfında çok daha kötü şekilde izlenim yaratabilmektedir. Bu yüzden zatürre olabilecek durumlar göz önünde bulundurulmalı ve neden oluşturacak bazı sebepler göz ardı edilmemelidir.



Zatürre (Pnömoni) Belirtileri

Zatürre (pnömoni) belirtileri genellikle ilk olarak kişinin yaşadığı semptomlarla gözlemlenmektedir. Özellikle kış aylarında görülme oranı daha yüksek olan bu durum genel olarak şu şekilde belirtiler vermektedir.

  • Üşüme veya titreme hali
  • Yüksek ateş ve öksürük
  • Sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma
  • Baş, göğüs ve yan ağrılar hissetme
  • Hızlı nefes alma hali
  • Nefes darlığı oluşturması
  • Şiddetli karın ağrısı yaşama
  • Kusma veya kusacakmış hissinin oluşması
  • Yorgunluk
  • 65 yaş üstü kişilerde bilinç kaybı görülmeye başlanması

Yukarıda sıralanan zatürre (pnömoni) belirtilerine ek olarak farklı semptomlar da ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtileri gözlemlediğiniz vakit en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gerekmektedir. Erken teşhis sayesinde hızlı bir tedavi başlatılarak yaşanan rahatsızlığa müdahale şansı da yüksektir. Fakat ilerleyen her süre hastayı daha da kötü bir hale sokabilmektedir.



Zatürre (Pnömoni) Tanı Yöntemleri

Zatürre (pnömoni) tanı yöntemleri öncesinde öncelik olarak hastanın fiziki muayenesinde belirtiler dinlenilmektedir. Hastanın şikâyetlerini tıbbi açıdan dinleyen hekimin bazı tanı yöntemleri istemesi doğrultusunda var olan durum teşhis edilmektedir. Özellikle balgam ve tükürük testi yapılması dâhilinde ilk olarak kan tetkikleri yapılmaktadır.

Daha geniş ve ayrıntılı tanı açısından bilgisayarlı tomografi ve akciğer filmi çekilmektedir. Bu yöntemler sonrasında hastanın şikayetleri de baz alınarak tanı konulmaktadır. Çıkan tahlil sonuçlarına göre zatürre olup olmadığınız anlaşılacak olup ona uygun tedavi yöntemi belirlenmektedir.



Zatürre (Pnömoni) Tedavi Yöntemleri

Zatürre (pnömoni) tedavi yöntemleri öncesinde özellikle zatürre nedeni ve oluşma sebebi önemli rol oynamaktadır. Kişiden kişiye değişkenlik gösteren bu durum hangi virüs veya bakteri yoluyla bulaşmış ise ona göre bir tedavi uygulanır. Özellikle son dönemde adını çok sık duyuran korona virüs nedeniyle zatürre oluştuğu an akciğerlerde de büyük sorunlar oluşmaktadır.
Akciğerlerde ödem oluşması ve nefes arlığı yaşanması gibi durumlarda oluşacağından hekim kararı ile tedaviler uygulanmaktadır. Bu tarz durumlarda hastaneye yatış gerekebilmektedir. Bu yüzden zatürre tedavileri her zaman ilaçlarla yapılamamaktadır.

Zatürre (pnömoni) hastalığının tedavisinde yaşanılan hastalığın şiddeti baz alınarak antibiyotik tedavisi başlatılmaktadır. Bu duruma ek olarak hekim tavsiyeleri arasında özellikle bol sıvı tüketilmesi gerektiği tarzında cümleler yer alır. Ayrıca zatürreye yakalanmış kişilerin ek olarak sigara kullanıyor olması oluşan hasarı daha büyük bir boyuta ulaştıracağından bırakılması söylenmektedir.



Çünkü hastalığın kendi içindeki evrelerini de önemli boyuta yükselttiği bilinmektedir. Bu hastalıkta önemli olan tedavi biçimi kişinin yaşam tarzını değiştirmesidir. Bol sıvı tüketilmesi, istirahat edilmesi önemli tedavi metotları arasındadır. Yeni başlamış ve düşük seviyede ilerleyen zatürre rahatsızlığında antibiyotik verilmemektedir. Sadece ileri boyuta gelmiş hastalıkta antibiyotik verilmektedir.

Antibiyotiklerin işlevini tamamlarken yan etkileri de baskın olmasından dolayı bol su içilerek tüketilmesi gereklidir. Çünkü oluşan zatürre (pnömoni) hastalığı aynı zamanda vücut direncini ve bağışıklık sistemini de düşürmektedir. Bu yüzden hekim tavsiyelerini dikkate almak ve yaşantınıza yeni bir yön çizmek önemli rol oynamaktadır.

Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi, Pulmoner Hipertansiyon





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Verem (Tüberküloz) Hastalığı 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Verem (Tüberküloz) Hastalığı


Verem (Tüberküloz) Hastalığı

Verem (Tüberküloz) hastalığı hava yolu ile insanlar arasında damlacık yoluyla bulaştığı bilinen bir hastalık olarak bilinmektedir. Mikroskobik olduğu bilinen bakterilerin bulaşması sonucu oluşan verem hastalığı ince hastalıklardan biridir. Halk arasında ince hastalık olarak öne çıkan ve oluşmasından korkulan bu hastalığın neticesinde ölümler meydana gelebilmektedir. Verem hastalığının kişiden kişiye geçişini sağlayan durumlar özellikle hapşırma, öksürme gibi durumlar olarak bilinmektedir.

Verem (Tüberküloz) Hastalığı 2022

Ayrıca tükürdüğünüz zaman ya da şarkı söylerken veya konuşurken bile verem salınımları gerçekleşebilmektedir. Bu hastalığın başlayıp ilerlemesini sağlayan durumlar kişinin verem hastalığına sahip kişiden kapması olarak açıklanmaktadır. Tüberküloz olarak bilinen verem hastalığının yaygın bir hastalık çeşidi olmadığı açıklanan gerçeklerinden biridir. Fakat yaygın bir bulaşma riski taşımamasına rağmen özellikle yan yana yaşayan kişiler veya çiftler arasında bulaşma oranının yüksek olduğu bilinmektedir. Verem hastalığı nedeniyle özellikle gelişmiş ülkelerde %95 oranında bir ölüm oranı bulunmaktadır. Ayrıca verem hastalığına sahip olan fakat bilmeyen pek çok gizli hasta kişi vardır.


Dünya nüfusunun dörtte birini kapsayan gizli verem hastaları, tam anlamıyla verem hastalığına yakalanmamış ve oluşan bakterilerin enfekte durumda olmasından dolayı hastalığın varlığını tam anlamıyla hissetmemektedir. Bu nedenle kimseye bulaştırmazlar. Ayrıca var olan hastalığın bazı bakterilerin sebebi ile oluşmasından dolayı farkında olmadan o bakterilerin bastırılmış halini de açıkça ortaya çıkaran bir durum olarak gözlemlenmektedir. Önemli bir hastalık olarak bilinen verem hastalığı AIDS rahatsızlığına neden olmuş HIV virüsünün saptanması sayesinde gündemdeki yerini korumaya devam ettiği bilinmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Verem (Tüberküloz) Nedir?

Verem (Tüberküloz) hastalığı yavaş seyir halinde ilerleyen ve halk arasında ince hastalık olarak bilinen hastalık türlerinden biridir. Bir başka kişiden öksürme, hapşırma veya tükürük yoluyla bulaşabilen bu hastalık türü kısa süre zarfında ateş, öksürük, gece terlemesi yapmaktadır. Bu semptomların beraberinde günden güne düşen kilo kaybına da sebep olduğu bilinmektedir. Bu sebepten bu hastalığa yakalanma riski önem taşıdığı gibi aynı zamanda da hastalığın tedavi süreci de önemli olduğu bilinmektedir.

Oluşan belirtiler erken zaman içinde teşhis edilmemişse başka kişilere de bulaşabilmektedir. Ayrıca aktif şekilde ilerleyen verem hastalığına sahip kişiler yıl boyunca ortalama 10 ile 15 kişiye kadar bu hastalığı bulaştırabilmektedir. Bu şekilde ilerleyen vaka sayıları çoğaldıkça oluşan acı son genellikle kişinin kaybı ile yorumlanmaktadır.

Verem hastalığına yakalanma riski yüksek olan kişiler özellikle bağışıklık sistemi oldukça düşük olan ve iyi beslenme tarzına sahip olmayan kişiler olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda da bu hastalığa sahip olan kişilerin en olarak sigara kullanıyor olması hastalığa yakalanma oranını da aynı şekilde yükseltmektedir.

Uygun tedavi türü yapılmadığı takdirde HIV virüsü tarzında bir verem hastalığına yakalanmış ve tedavisi başlatılmamış kişilerin yaşamını yitireceği de bir gerçektir. Bu nedenle çok dikkatli davranılması ve en küçük belirtiye bile göz yumulmadan en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekmektedir.



Verem (Tüberküloz) Hastalığı Belirtiler

Verem (tüberküloz) hastalığı belirtileri öncesinde insanın doğası gereği vereme sebep olan bakteri taşıdığını bilmek gerekir. Fakat hastalığı aktif şekilde yaşamayan kişiler açısından bu durum ikiye ayrılmakta ve belirtileri de ona göre saptanmaktadır. Vücutta aktif bir şekilde yer almayan verem hastalığının belirtisi de tıpkı kendisi gibi gizli durumda kalır.

Böylelikle kişide meydana gelebilecek en önemli durum bakterilere bağlı enfeksiyonlar oluşturması olarak bilinmektedir. Ayrıca bu tip verem gizli verem hastalığı olarak bilinmektedir. Aktif bir şekilde başlamış ve ilerleyen verem (tüberküloz) hastalığının belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • İştahsızlık ve kilo kaybı başlaması
  • Göğüs ağrıları hissetme
  • Nefes alıp verirken dahi ağrı hissetmeye başlama
  • Sürekli yorgun hissetme
  • Yüksek ateş
  • Özellikle kanlı öksürme hali

Sayılan belirtiler arasında semptom halini en çok öne çıkaran ve yıllarca bazı filmlerde konu olmuş verem hastalığı en çok kanlı öksürük şeklinde anlaşılmaktadır. Kişilerin en son aşamaya yaklaştığı vakit durumu anlaması kısmen gecikmelere sebep olacağından sayılan belirtilerin biri veya birkaçı bulunuyorsa mutlaka en yakın sağlık kurumuna gitmeniz gerekmektedir.

Zaman içinde ilerleyen hastalık daha çok vücudunuza işleyerek yaşamınızı kaybetmenize neden olabilmektedir. Hastalığın türleri de kendi içinde farklı durumlara ayrıldığından verem hastalığını tek halde incelemek kısmen zorlaşabilmektedir. Özellikle belirtilen tüberküloz çeşitleri şu şekilde belirtilmektedir.

  • Omurga tüberkülozu
  • Tüberküloz artrit
  • Böbrek tüberkülozu

Sıralanan durumlarla ilgili insan vücudunu ciddi bir şekilde tehdit eden hastalık türü önemli rol oynamaktadır. Örneğin; tüberküloz artrit başladığı vakit kişinin kalça ve diz kısmını ele geçirerek hayatı zorlaştırmaktadır. Aynı zamanda eklem tahribatı oluşturarak kısa süre içinde ömürlük bir hastalığın başlamasına neden olabilmektedir. Tüberküloz artrit hastalığın aynı zamanda Romatoit artrit gibi bir rahatsızlık olduğunu da belirtmek gerekmektedir.



Verem (Tüberküloz) Hastalığı Tanı Yöntemleri

Verem (tüberküloz) hastalığının tanı yöntemleri öncesinde hekim tarafından fiziki muayene yapılmaktadır. Fiziki muayene esnasında lenf düğümlerinin şişkin olup olmadığına da bakılmaktadır. Ayrıca akciğerde oluşan seslerin dinlenmesi yapılmaktadır. Bunula birlikte PPD testi olarak bilinen cilt testi yapılır. Bununla birlikte gerekli görülen kan tetkikleri de tanı yöntemleri arasında yer almaktadır. Cilt testi yapılırken kolun iç kısmına uygulanılan enjekte de bu hastalığın tespiti açısından ilaç bulunmaktadır.

Yapılan uygulama sonrasında şişme olup olmaması hemşire tarafından gözlemlenmektedir. Eğer herhangi bir şişlik oluşmamış veya yumru haline gelen bir görüntü yoksa tehlikede değilsiniz anlamını taşımaktadır. Fakat deri altına enjekte edilen ilaç sonrası sert bir şekilde belirgin halde gözüken yumru varsa bu durum hastalığınızla ilgili önemli bir işaret olarak algılanır. Aynı zamanda bu yumrunun sertliği ve büyüklüğü hastalığın ilerlemiş halini de gösteren bir durum olarak yorumlanmaktadır.

Genel olarak verem (tüberküloz) hastalığı ile ilgili bahsedilen testlerde pozitif durumlar elde edilirse hekim tarafından akciğer filminin görüntüsü istenecektir. Daha ayrıntılı bakma ve doğru bir şekilde tedaviyi başlatmak açısından BT taraması da yapılacaktır. Tüm tanı yöntemleri hasta üzerinde uygulandıktan sonra gerekli görülen tedavi süreci de hızlı bir şekilde başlatılacaktır.



Verem (Tüberküloz) Hastalığı Tedavi Yöntemleri

Verem hastalığında tedavi yöntemleri öncelik olarak bakterilere bağlı ilerleme sürecine sahip olduğunu göstermektedir. Bu nedenle uzun süreli tedaviler uygulanmaktadır. Tüberküloz tedavisinde ise genellikle ilaçlı tedaviler uygun görülmektedir. Bu tedavilerin ortalama 6 ile 9 ay süresi boyunca sürdüğünü belirtmek gerekmektedir. Ayrıca verem hastalığında uzun süreli ilaç tedavisi bakterilerin oluşma, gelişme ve yok olma haliyle orantılı olarak ilerleme gösterdiğinden aylar boyu birkaç çeşit ilaç türünü aynı anda içmek zorundadır.

Verem hastalığında özellikle kullanılan ilaçlar izoniazid, rifampisin, etambutol ve pirazinamid olarak bilinmektedir. Kendi içinde 3 gruba ayrılmış olan ilaç türleri hastalığın durumuna bağlı olarak 20 veya 30 ay boyunca kullanılmaktadır. Bu durum kısmen mide ağrısı ve farklı durumları da öne çıkarıyor olsa da verem hastalığının tedavisinde ilaç tedavileri çok önemli yer tutmaktadır. Ayrıca bu hastalığa sahip olan kişilerin kesinlikle sigara içmemesi gerekir. Çünkü sigara dumanı ve solunan nikotin vücutta yer edinmiş bakterilerin daha hızlı çoğalmasına sebep olmaktadır. Hastalığın boyutunu iyiye değil kötüye taşıyan bir durumdur.

Zatürre (Pnömoni), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi, Pulmoner Hipertansiyon





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Üst Solunum Yolu Hastalıkları 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Üst Solunum Yolu Hastalıkları


Üst Solunum Yolu Hastalıkları

Üst solunum yolu hastalıkları genellikle mikrobik olarak ortaya çıkan ve vücutta enfeksiyon oluşturan hastalıklar olarak öne çıkmaktadır.

Birden fazla çeşidi olan üst solunum yolu hastalıkları aynı zamanda farklı belirtileri de aynı anda yaşatabilmektedir. Özellikle yaşam tarzından kaynaklı durumlardan dahi oluşabilen bu hastalıklar toplu taşıma araçlarında, kalabalık ortamlarda, kış aylarında başlayan hava soğuması ve hava kirliliği gibi durumlarla çoğalmaktadır.

Üst Solunum Yolu Hastalıkları 2022

Aynı zamanda da sigara ve sigara dumanına maruz kalmakta bu hastalığı önemli derecede hızlandıran bir etken olarak bilinmektedir. Fakat kış aylarında başlayan bu semptomlar özellikle çocuklarda kendini daha şiddetli bir boyutta gösterebilmektedir.

Sinüzit, larenjit, bronşit ve zatürre gibi hastalıklar tümüyle üst solunum yolu hastalıkları olarak bilinmektedir. Oluşan hastalıklar aynı zamanda virüs olarak algılanmaktadır. Havada asılı kalan viral partiküllerin hava yoluyla bulaşma ihtimali oldukça yüksek olarak bilinmektedir. Aynı zamanda hasta olan bir kişinin hapşırması veya başka bir kişiye temas etmesi dâhilinde bile bulaşabiliyor.

Hem bulaşabilen hem de çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen üst solunum yolu hastalıkları doğru tedaviler sonucunda bastırılarak yok edilebilmektedir. Fakat teşhisi konulmayan veya tedavisi yapılmayan durumlarda hastalığın kendini öne çıkardığı boyut daha da ilerleyebilmektedir.


Genellikle her insan tarafından belirtileri oldukça net bir şekilde gözlemlenen bu hastalıkların erken tedavi edilme oranı oldukça yüksektir. Bu tür hastalıklarla ilgili önemli durumlardan biri de hastalığın bağışıklık sistemi düşük olan kişileri yakalamasıdır. Normla sağlıklı bir bireye de bulaşabilir fakat vücut direncinin güçlü olmasından dolayı oluşan hastalığı hızla atlatılabilmektedir. Bu nedenle bağışıklık sisteminin güçlü olması adına tüketilen önemli gıdalar vücut direnci açısından çok önemli yer tutmaktadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Üst Solunum Yolu Hastalıkları Nedir?

Üst solunum yolu hastalıkları özellikle kış aylarında soğuk algınlığı şeklinde başlayan ve yeni doğan bebeklere kadar etki altında bırakan ve belirli bir süre kişiyi yoğun bir şekilde etkileyen hastalık türü olarak bilinmektedir.

Üst solunum hastalıkları genel olarak şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Nezle (Rinit)/ Soğuk algınlığı olarak bilinen bu hastalıkta özellikle burun tıkanmaları sıkça yaşanan durumlardan biridir.
  • Öksürme ve hapşırma ile bulaştığı bilinen bir rahatsızlıktır.
  • Grip olarak tanımlanan ınfluenza hali virüs oluşumlarına bağlı olarak saptanan durumlardan biri olarak bilinmektedir.
  • Tıp dünyasında otit olarak yorumlanan orta kulak iltihabı yine üst solunum yolu hastalıkları grubu içinde yer almaktadır.
  • Sinüzit alın, üst çene ve kemikleri hedef alarak uzun süreli ağrılar oluşturduğu bilinen bir rahatsızlıktır.
  • Farenjit ve Akut farenjit
  • Larenjit
  • Bronşiyolit ve pnömoni olarak adı sıkça geçen zatürre

Yukarıda sıralanan hastalıkların tümü genel olarak üst solunum yolu hastalıkları olarak bilinmektedir. Bu hastalık çeşitlerine ek olarak akciğer hastalıkları da kısmen dâhil edilmektedir. Örneğin; son dönemde hızlı büyüyen korona virüs vakaları direkt olarak üst solunum yollarını hedef almakta ve beraberinde akciğer hasarları oluşturarak hastanın yaşamını kaybetmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle akciğer kısmına yönelik ilerleyen hastalıklarında bu kapsam da değerlendirilmesi doğru olacaktır.

Enfeksiyon olarak başlamış bir rahatsızlık giderek akciğerlerin su toplamasına sebep oluşturabilmektedir. Aynı zamanda üst solunum yolu hastalıkları oluşturduğu bilinen sigara kullanımlarına bağlı gelişen hastalıklarda çok fazla görülen hastalık çeşitleri olarak bilinmektedir.



Üst Solunum Yolları Hastalıkları Belirtiler

Üst solunum yolu hastalıkları belirtileri arasında oluşan hastalığa bağlı olarak değişkenlik gösteren semptomlar yer almaktadır. Fakat ortak olarak algılanan ve belirlenen semptomlar şu şekilde belirtilmektedir.

  • 39-40 derecelik ateş oluşması
  • Bademciklerin şişip kırmızılaşması
  • Kulak ve boğaz ağrılarının başlaması
  • Yutkunurken yaşanan zorluk, ani şekilde ağrı başlaması ve acıması
  • Vücudun belli eklemlerinde oluşan ağrı çeşitleri
  • Boyundaki lenf bezinde oluşan ağrı ve hassasiyet hali
  • Ses değişmesi veya ses kısılması
  • Ağızda kötü bir koku oluşması ve iştah kaybı
  • Çocuklarda mide bulantısı ve beraberinde kusma başlaması
  • Çocuklarda oluşan karın ağrıları

Yukarıda sıralanan belirtiler genel olarak üst solunum yolu hastalıklarında görülen belirtiler olarak bilinmektedir. Fakat bu hastalıklara bağlı olarak incelendiği vakit belirtileri daha değişik olarak gözlemlenmektedir. Çeşitli üst solunum yolu hastalıkları ve belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Larenjit: ani şekilde başlaması ile bilinen bu hastalığın kalın ses tonu oluşturması en önemli belirtisi olarak görülmektedir.
  • Bronşiyolit: hırıltılı konuşma ve artan öksürüğün beraberinde burun tıkanması yaşanması hastalığın en önemli belirtisi olarak ifade edilmektedir.
  • Bronşit: özellikle balgam çıkarılması ve uzun süre devam eden öksürük biçimi bu hastalığın belirtilerinden biridir. Daha detaylı araştırma açısından akciğer röntgeni çekilmektedir.
    Pnömoni olarak bilinen zatürre hastalığının belirtileri genellikle ilk olarak yüksek ateş, titreme, oluşan baş ağrısı ve şiddetini arttıran öksürük ile belirtilmektedir.

Genel olarak üst solunum yolu hastalıkları belirtileri birbirine benzemektedir. Fakat tam anlamıyla hastalığın kendisiyle ilgili net bir durum bilinmediği için araştırılması ve doğru tanı konulması bakımından en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekmektedir.



Üst Solunum Yolu Hastalıkları Tedavi Yöntemleri

Üst solunum yolu hastalıkları tedavi yöntemleri hastalığın çeşidine göre çok farklı veya benzer olabilmektedir. Oluşan hastalık belirtileri hekim tarafından dikkatli bir şekilde dinlenme ardından tedavisine hızla geçilen rahatsızlıklardır. Öncelikle ilaç ve antibiyotik tedaviler ile başlayan bu rahatsızlığın giderek farklı boyutlara ulaşmaması açısından erken teşhis çok önemli rol oynamaktadır.

Hastalık çeşitlerine göre tedavi yöntemleri şu şekilde belirtilmektedir.

  • Nezle: bu hastalıkta etkin tedavi şekli duruma göre ilaçlar olarak belirlenmektedir. Eğer hafif semptomlar eşliğinde ilerleyen boyutta ise tedavi başlatılmasına gerek görülmemektedir. Çünkü kendiliğinden bir süre sonra geçtiği bilinir.
  • Grip: grip hastalığında önemli olan tedavi metodu grip aşısı olarak bilinmektedir. Bu aşı sayesinde tedavisi tamamlanan kişiler kolay kolay grip olmamaktadır.
  • Orta kulak iltihabı: otit rahatsızlığında önemli olan tedavi şekli antibiyotik tedavisi olarak öne çıkmaktadır.
  • Sinüzit: orta düzeyde ilerleyen sinüzit tedavisinde hastalığın boyutuna bağlı olarak antibiyotik tedavisi yapılmaktadır.
  • Farenjit: farenjit tedavisinde özellikle hastalığın durumuna bakılarak en uygun antibiyotik tedavisine başlanması gerekmektedir.


  • Larenjit: larenjit tedavisinde özellikle uygulanılan metot soğuk buhar olarak bilinmektedir. Bu hastalık özellikle ses tellerini hedef almasından dolayı ses kısıklığı yapmaktadır. Bu nedenle kortizonlu tedaviler uygulanmaktadır.
  • Bronşiyolit: kış aylarında çok rastlanan bir hastalık olmasından dolayı çok dikkatli takibi yapılması gereken bir hastalıktır. Bu yüzden uygun tedavi şekli açısından hekim muayenesi şarttır.
  • Bronşit: bronşit hastalığına genel olarak çok uygun bir tedavi şekli yoktur. Ayrıca kendiliğinden de geçebilen bir rahatsızlık olmasından dolayı hastalık süresi boyunca kişinin hassas davranması gerektiği belirlenmiştir.
  • Pnömoni: pnömoni olarak bilinen gerçeğinde zatürre olan hastalığın tedavisi durumun seyrine göre hastane de yapılmaktadır. Evde de yapılabilen tedavi şekli vardır. Fakat bu durum hastalığın ilerlediği boyutla ilgilidir.

Genel olarak üst solunum yolu hastalıkları ve tedavi çeşitleri bu şekilde olup benzer belirtiler vermektedir. Ayrıca bu tür hastalıklarda bazı bitki çayları tüketilmesi ve solunum yolunu açacak durumlarda önemli rol oynamaktadır. Ayrıca sigara kullanan kişilerin sigaradan uzaklaşmasında çok büyük fayda vardır. Bu anlamda kişinin kendisine ve yaşam tarzına yapacağı katkı üst solunum yolu hastalıkları bakımından önemli bir tedavi sayılmaktadır.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi, Pulmoner Hipertansiyon





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Solunum Yetmezliği 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Solunum Yetmezliği


Solunum Yetmezliği

Solunum yetmezliği hastalığı genel anlamda akciğerlerin aldığı oksijen seviyesi miktarını dışarı karbondioksit olarak verememesi olarak tanımlanmaktadır. Vücutta biriken karbondioksit seviyesi kana karışarak asitli bir hal oluşturmaktadır. Bununla birlikte vücutta bulunan sıvılarda asitli hale gelmektedir. Solunumsal asidoz oluşması nedeniyle ortaya solunum yetmezliği rahatsızlığı çıkmaktadır.

Solunum Yetmezliği 2022

Solunum yetmezliği rahatsızlığı iki şekilde incelenmektedir. Kendi içinde ikiye ayrılan solunum yetmezliği şu şekilde özetlenmektedir.

  • Tip 1 hipoksemik olarak adlandırılan solunum yetmezliği kan orantısındaki oksijen miktarının yetersiz hali olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Tip 2 hiperkapnik olarak adlandırılan solunum yetmezliği kan dolaşımlarında yer alan fazla karbondioksit miktarı ile oluşması şeklinde ortaya çıkmasıdır.

Yukarıda yer alan her iki durum neticesinde de solunum yetmezliği oluşmaktadır. Ayrıca her iki durum aynı anda da görülebilmektedir. İki durumun aynı anda yaşanması sonucunda çok ciddi olarak gözlemlenen sorunlar oluşabilmektedir.


Çeşitli risk faktörleri solunum yetmezliği rahatsızlığını oluşturma konusunda ilk nedenler arasında görülmektedir. Solunum yetmezliği hastalığı son dönemde gelişen korona virüs nedeniyle de hızla yükselmektedir. Bu nedenle bulaşıcı virüslere karşı sağlam bünyeye sahip olunması ve her daim bağışıklık sisteminin güçlü tutulması önemli rol oynamaktadır. Beraberinde ise bu hastalığı tetikleyici en önemli durumlardan biri de sigara kullanımı olarak bilinmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Solunum Yetmezliği Nedir?

Solunum yetmezliği çeşitli hastalıklar ve virüsler nedeniyle oluşabilen ve kişinin yaşam tarzı ile bütünleşmiş olduğu bilinen rahatsızlık olarak adlandırılır. Halk arasında nefes tıkanması veya nefes darlı olarak ifade edilen bu durum genel olarak solunan havanın dışarı normal seviyede atılamaması olarak ifade edilmektedir.

Akciğerlere giren oksijenin karbondioksit miktarını atamaması sonucunda ise solunum yetmezliği oluşmaktadır. Kendi içinde ikiye ayrılan solunum hastalığı aynı anda iki kısmı da vücutta barındırabilmektedir.

Solunum yetmezliği rahatsızlığına sebebiyet oluşturacak bazı hastalıklar vardır. Fakat yaşam tarzı ve kişinin kullandığı zararlı maddelerde solunum rahatsızlıklarını öne çıkarabilmektedir. Bu yüzden hayatınızla ilgili önem arz eden konularda daha duyarlı davranışlar sergilemeniz gerekmektedir.

Özellikle sağlığa zarar veren maddelerin kullanımında çok daha dikkatli davranmanız şarttır. Çünkü sigara kullanan kişilerin çocuklarında dahi solunum yetmezliği görülebilmektedir. Bu durum kendinizle birlikte çocuğunuza da zarar verdiğinizin açık göstergesi sayılır. Tip 1 ve tip 2 olarak adlandırılan solunum yetmezliği tahribatı KOAH, astım, zehirlenme, akciğer ödemi, korona virüs, zatürre, Bronşiektazi ve akciğer hastalıkları nedeniyle oluşabilmektedir. Genel olarak nedenleri daha geniş durumlara bağlı olarak ilerleme gösterebilmektedir. Kan ve vücut yapısındaki oksijen seviyesinin yetersiz kalmaya başladığı anlarda karbondioksit miktarı artışa geçer. Biriken karbondioksit nedeniyle solunum yetmezliği meydana geldiği bilinmektedir.



Solunum Yetmezliği Nedenleri

Solunum yetmezliği nedenleri arasında belli başlı pek çok farklı sebep ortaya çıkabilmektedir. Özellikle geçmişe dayalı araştırmalarda bazı hastalıklar önemli rol oynuyorken gündemdeki yerini uzun süredir koruyan ve hızlı bulaştığı bilinen korona virüs etkisi de nedenleri arasında yer aldığı bilinmektedir.

Kişinin günden güne yaşamsal faaliyetlerini düşüren bu hastalığın pençesine düşmüş kişilerin büyük çoğunluğu yaşam savaşında olumsuz sonuçlar almaktadır. Bu nedenle çok önemli ve ciddi bir hastalık olarak bilinmektedir. Kendi içinde ikiye ayrılan bu hastalığın nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır.

Tip 1 olarak adlandırılan hipoksemik tarzı solunum yetmezliği nedenleri:

  • Pnömoni, astım, akciğer hastalıkları ve KOAH
  • Pulmoner ödem oluşması
  • Obezite hastalığı
  • Korona virüs rahatsızlıkları

Tip 2 olarak adlandırılan hiperkapnik tarzı solunum yetmezliği nedenleri:

  • Çeşitli ilaç zehirlenmeleri
  • İleri derece astım hastalığı
  • Akciğer hastalıkları
  • Beyin ve omurilik hastalıkları
  • Kas hastalıkları
  • Akciğerlerde oluştuğu bilinen ödemler

Solunum yetmezliği rahatsızlığı her iki tip kısımda da görülmektedir. Ayrıca aynı anda da görülmesinden dolayı kişiyi ciddi derece de etkileyen bir rahatsızlık olarak nitelendirilmektedir. Hastaların belirgin şikâyetlerinde nefes alamama veya boğulacakmış gibi bir his oluşturması bu hastalığın önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Yukarıda sıralanan nedenler haricinde kişinin yaşam tarzı da rol oynamaktadır. Bu bakımdan belirlenen diğer yaşamsal nedenler şöyle açıklanmaktadır.

  • Sigara kullanımı
  • Metal, kâğıt ve maden işçiliği yapma
  • Radyasyon
  • Kimyasal temizlik ürünleri

Belirtilen bu nedenler çeşitli akciğer hastalığı oluşturmasından dolayı solunum yetmezliği hasarını da oluşturmaktadır. Bu nedenle hastaların yaşam şekli de bu hastalıkta önemli konulardan biri sayılmaktadır.



Solunum Yetmezliği Belirtileri

Solunum yetmezliği kandaki oksijen miktarının yetersiz kalması olarak adlandırılmaktadır. Oksijen seviyesi düşüşe geçtiği vakit kişide solunum yetmezliği ile ilgili şu belirtiler meydana gelmektedir.

  • Nefes darlığı başlaması
  • Siyanoz
  • Kalp atışında hızlılık
  • Hırıltılı konuşma şekli ve beraberinde gelişen öksürük
  • Baş ağrısı, panik atak, uyku bozukluğu, bayılma hissi
  • Nöbet geçirme, yüksek tansiyon başlaması ve titreme
  • Kafa karışıklığı başlaması veya konsantre bozukluğu

Yukarıda belirtilen durumlara ek olarak farklı semptomlar da eşlik etmektedir. Bu durum kişiden kişiye farklılık gösterir. Çünkü solunum yetmezliğine sebep olan farklı bir hastalık varsa aynı anda farklı durumlar da öne çıkabilmektedir. Örneğin; korona virüs nedeniyle oluşan solunum yetmezliğinde bazı kişilerde yüksek ateş görülürken bazılarında bu durum hiç yaşanmamaktadır. Bu yüzden genel belirtiler baz alınarak hastalığın teşhisi yapılmaktadır.



Solunum Yetmezliği Tanı Yöntemleri

Solunum yetmezliği tanı yöntemleri öncesinde ilk olarak hekim tarafından hastanın fiziki anlamda muayenesi yapılmakta ve tıbbi geçmişi dinlenmektedir. Hastanın yaşadığı belirtiler neticesinde hekim kararıyla bazı tanı yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler şu şekilde öne çıkmaktadır.

  • Kandaki mineral seviyesi ve oksijen seviyesini ölçmek anlamında artelyal gazı testi yapılır.
  • Kandaki oksijen ve karbondioksit seviyesini anlayabilme amaçlı kan tetkiki yapılmaktadır.
  • Akciğer hastalıklarından kaynaklı bir durum olup olmadığını anlamak açısından akciğer röntgeni çekilmektedir.
  • Akciğer anatomisini tam olarak anlamak açısından bilgisayarlı tomografi çekimi yapılmaktadır. Bu çekim sayesinde daha ayrıntılı bakılabilmesi de mümkündür.
  • Solunum yetmezliğine sebep olan bazı hastalık türlerinin olup olmadığına bakmak açısından solunum testleri yapılmaktadır. Özellikle astım veya KOAH hastalıklarında sık yaşanan bir durum olmasından dolayı solunum testleri tanı yöntemleri arasında çok önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir.

Yukarıda sıralanan tanı yöntemleri solunum yetmezliği rahatsızlığının başlaması nedeniyle uygulanan tanı yöntemleridir. Solunum yetmezliği rahatsızlığına neyin sebep olduğu bulunduğu vakit hastanın iyileşme süreci de hızla başlayacaktır. Bu nedenle uygulanan yöntemler hem erken teşhis açısından hem de var olan rahatsızlığı bitirmek açısından büyük bir adım sayılır.



Solunum Yetmezliği Tedavi Yöntemleri

Solunum yetmezliği tedavi yöntemleri arasında öncelik olarak hastanın mevcut halde kullandığı zararlı madde kullanımlarını bırakmasıyla başlamaktadır. Genel olarak tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Solunum yolu tıkanıklığını giderme açısından hekimin vereceği bazı ilaçlar
  • Oksijen tedavileri veya ozon tedavisi
  • Non-invazif ventilasyon sayesinde hastanın yüzüne maske şeklinde takılan uygulamadır. Bu sayede solunum hareketleri ölçülmektedir.
  • Mekanik ventilasyon uygulanması sayesinde hastanın belli bir bölgesi cerrahi delik açılması işlemi olarak uygulanmaktadır.

Yukarıda sıralanan durumlar solunum yetmezliği tedavilerinde uygulanan yöntemler olarak bilinmektedir. Fakat durum ciddiyetini arttırmış bir seviyede ise geç kalınması nedeniyle yaşam savaşını kaybeden birçok insan sayısı hayli yüksektir. Bu yüzden bağışık sistemini güçlendirmek, açık havada spor yapmak ve sigara kullanmamak kişinin kendisine yapacağı en önemli takviyeler olarak bilinmektedir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Trakeobronkomalazi, Pulmoner Hipertansiyon





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Trakeobronkomalazi 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Trakeobronkomalazi


Trakeobronkomalazi

Trakeobronkomalazi hastalığı genel olarak solunum yolu hastalığı olarak adlandırılmaktadır. Nefes yolu ile solunan havanın oksijen ve karbondioksit şeklinde değişim yaşanması hali olarak özetlenen bu durum alveol denilen keseciklere taşınması esnasında sorun oluşturması olarak ifade edilmektedir.

Trake ve bronş adı verilen kıkırdak yapısına sahip olan borularda tıkanma oluşması sonucu Trakeobronkomalazi hastalığı oluştuğu bilinmektedir. Genel belirtileri arasında nefes darlığı ilk sırada gelmektedir.

Trakeobronkomalazi 2022

Trakeobronkomalazi hastalığı ilerlemeye başladığı vakit ilk olarak solunum borularını tıkamaya başlar. Kıkırdakların yumuşamaya başlaması sonucu solunum hali zorlaşmaktadır. Nefes aldığınız zaman solunumu gerçekleştiremeyen sistem otomatik olarak çökmeye başlar. Bu doğrultuda kişinin günden güne solunum güçlüğü çekmesi öne çıkan en büyük sorunlardan biri haline gelmektedir.

Hava yolunda oluşan solunum sorunu giderek ciddi boyutlara ulaşabilen ve beraberinde ölümcül sonuçlar doğurduğu bilinen bir hastalık olarak öne çıkmaktadır. Kişinin yaşam kalitesini düşürmesiyle bilinen hastalığın ilk evresinden itibaren devamı oldukça güç durumlar yaratabilmektedir.


Bu hastalığın görülme sıklığı doğumsal faktörlerle gelişip aynı zamanda da kendiliğinden ileri yaşlarda da meydana gelebilmektedir. Bu nedenle hastalığın beraberinde oluşan belirtiler göz ardı edilmemesi gereklidir. Trakeobronkomalazi hastalığına neden olduğu bilinen en önemli hastalık tipi KOAH hastalığı olarak bilinmektedir. Özellikle yaş ortalaması yüksek olan erkeklerde daha sık görülmesiyle bilinen hastalığın sigara kullanımına bağlı olarak geliştiği belli başlı nedenleri arasındadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Trakeobronkomalazi Nedir?

Trakeobronkomalazi hastalığı solunan hava keselerinin dönüşüm sağladığı sistem ile bağdaştırılan bir hastalık olarak bilinmektedir. Alveol keselerinin oksijen ve karbondioksit değişimlerini tamamlayamaması sonucunda trake ve bronş borularında tıkanmalar oluşmaktadır. Oluşan durumun tam olarak meydana getirdiği hastalık ise Trakeobronkomalazi olarak adlandırılmaktadır.

Trake ve bronş duvarlarının hasar görmesine neden olan en önemli durum ise kıkırdağın yumuşaması sebebinden kaynaklıdır. Bu sayede solunum güçlüğü çekmeye başlayan kişide ciddi kronik hasarlar görülebilmektedir. Çeşitli nedenlerle öne çıkan hastalığın kendiliğinden oluşması mümkün olduğu gibi aynı zamanda doğumdan sonrada görülebilen bir durum olduğu bilinmektedir.

Normalde dik durduğu bilinen yapısının oluşan hasar nedeniyle katlanması hastalığa sebebiyet veren en önemli durumlardan biri olarak bilinmektedir. Kıkırdağın bozuk yapısı veya normal düzeyin altında yumuşaması nedeniyle solunum yetmezliği oluşturduğu ile öne çıkan hastalıktır. Özellikle yaşa ve cinsiyete bağlı olarak ta değişkenlik gösterebilen bu hastalık türü çoğunlukla sigara kullanan kişilerde görülen bir durum olarak bilinmektedir. Aynı zamanda hava kirliliği veya benzer risk faktörlerinden de oluştuğu bilinmektedir. Trakeobronkomalazi hastalığı akciğer obstrüktif hastalığı geçiren kişilerde çok sık görülebilen bir durum olmakla birlikte özellikle 40 yaş üzeri erkeklerde görülmektedir.

Kişinin yaşam tarzına ve kullanmakta olduğu maddelere de bağlı olarak değişkenlik gösteren bu durum ileri safhalara ulaştığı zaman hasta kayıpları oluşturmaktadır. Bu nedenle ciddi bir hastalık olup hastalığın bilincine vararak davranmak çok önemli rol oynamaktadır.



Trakeobronkomalazi Nedenleri

Trakeobronkomalazi hastalığının tam olarak belli bir nedeni yoktur. Fakat araştırmalar ve yapılan tetkik incelemeleri doğrultusunda belirtilecek bazı durumlar bu hastalığın oluşmasında tetikleyici durumlar olarak öne çıkmaktadır. Özellikle KOAH hastalığı ile birlikte sigara kullanımındaki artış oluşmasına sebebiyet verebilmektedir. Geri kalan Trakeobronkomalazi nedenleri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Hastane yatışlarında uzun süreli kullanılan solunum tüpleri
  • Nefes alınabilmesi amaçlı boyun kısmından cerrahi delik açılmış olması (trakeostomi)
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
  • Uzun süreli yaşanan hastalık durumlarında oluşan tahribat
  • Trake ve bronşlarda oluşabilen tümör veya kistler
  • Sigara kullanımı

Genel olarak yukarıda sıralanmış Trakeobronkomalazi nedenleri hastalığın net bir şekilde oluşumuna destek verdiği bilinen durumlar olarak öne çıkmaktadır. Sigara dumanına maruz kalma durumu ise bu hastalığı sonradan geliştirebilen en önemli durumlardan biri olarak bilinmektedir. Aynı zamanda doğum sonrası çeşitli tarama tetkikleri ardında da bebeklerde kalıtsal bir şekilde ortaya çıkabilmektedir.

Hastalığın ciddiyeti oldukça fazla olup bilinçli bir yaklaşım tarzı yaşanan evrelerde önemli rol oynamaktadır. Örneği bu hastalığa sahip kişilerin hastalığı tetikleyen durumlarda dikkatsiz davranış sergilemesi de trakeobronkomalazi nedenlerinden biri olarak görülmektedir.



Trakeobronkomalazi Belirtileri

Trakeobronkomalazi hastalığının belirtileri arasında ilk olarak hastada gözlemlenen durumlar nefes alıp verme konusunda güçlük yaşamaya başlamasıdır. Konuşurken hırıltılı bir ses tonu ile konuşmaya çalışması ve sıkça yaşanan durumlardan biri olarak bilinen ağıza balgam gelmesi şeklinde kendini gösterebilmektedir. Trake ve bronşların zedelenmesi sonucu ortaya çıkan hastalığın genel belirtileri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Nefes yollarında sorunlar oluşması
  • Hırıltılı nefes alıp verme
  • Nefes alma konusunda zorlanma
  • Kronik şekilde öksürük başlaması
  • İdrar yolu enfeksiyonları

Yukarıda sıralanan belirtilere ek olarak kişinin yaşamsal faaliyetlerinde dahi zorlanmaya başlaması da görülmektedir. Bununla birlikte hastalığın belirtilerinden biri de özellikle sigara kullanan kişilerde ani olarak gelişen öksürükler ve nabız düşmesi olarak kendini gösterebilmektedir. Yaşanan hastalığın durumu ve boyutu ile ilgili belirti kısmen az veya çok olabilmektedir. Bu durum kişinin aynı anda farklı hastalık yaşamasıyla da örtüşmektedir.



Trakeobronkomalazi Tanı Yöntemleri

Trakeobronkomalazi hastalığının tanı yöntemleri arasında ilk olarak hekim tarafından yapılan fiziki muayene esnasında tıbbi geçmiş dinlenmektedir. Hastanın şikâyetleri doğrultusunda belirli tetkikler sırasıyla yapılmaktadır. Her hastalıkta benzer tetkikler yapılsa da ayrıntılı inceleme açısından bazı hastalık gruplarında tetkikler farklı yol izlemektedir. Bunun için trakeobronkomalazi hastalığı ile ilgili yapılan tetkikler şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Hastalığın evresini ölçmek amaçlı akciğerlere uygulanması ile bilinen pulmoner fonksiyon testi (PFT)
  • Detaylı inceleme yapılabilmesi açısından bilgisayarlı tomografi çekimleri (BT)
  • Solunum yollarındaki tıkanıklıkları teşhis edebilme amaçlı Bronkoskopi testi yapılması

Genel olarak bu hastalıkla ilgili uygulanan tanı yöntemleri bu şekilde olup hastanın durumuna bağlı olarak ta değişkenlik göstermektedir. Ayrıca hastanın var olan şikâyetleri de klinik açıdan teşhis yapılma da önemli rol oynamaktadır.



Trakeobronkomalazi Tedavi Yöntemleri

Trakeobronkomalazi hastalığının tedavi yöntemleri arasında ilk olarak fiziki muayenelerde gerekli kontroller ve tetkikler yapılması sonrası uygun tedavi yöntemine geçilmektedir.

Tedavi yöntemlerinde genel olarak hastalığı tetikleyen durumlarda öne çıkacağından bazı konularda hastanın da özenli davranması olumlu sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Özellikle sigara kullanan kişilerin sigarayı bırakması trakeobronkomalazi hastalığında çok önemli etkiye sahiptir. Genel olarak tedavi yöntemleri trakea ve bronşların çökme oranına bağlı kalarak ilerlemektedir. Yapılan tedavi yöntemleri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

İlk olarak cerrahi operasyon ile çökmüş olan trakea bölümü çıkartılmaktadır. Geri kalan kısım birleştirilerek hastanın sağlığına kavuşması amaçlanmaktadır.
Solunum yollarında sorun oluşmaması ve hava yolunu açık tutabilme amaçlı stent takılma işlemi yapılmaktadır. Bronkoskopi olarak adlandırılan bu tedavi biçimi kısmen cerrahi işlem sayılmaktadır.
İleri dereceye ulaşmış trakeobronkomalazi hastaları için nefes yollarını sürekli açık tutabilme amaçlı CPAP cihazı takılmaktadır. Bu sayede hastalığı yaşayan kişinin rahat bir şekilde nefes alıp vermesi sağlanmaktadır.

Yukarıda sıralanan tedavi metotları hastalığın boyutuna göre uygulanmaktadır. Yani hastalık başladığı an mevcutta bulunan 3 tedavi şekli de uygulanmamaktadır. Kişinin yaşadığı semptomlara bağlı olarak uygulanan tedavi yöntemleri de evrelere göre uygulanmaktadır. Bu tedavilerin yanı sıra kişinin kullanmakta olduğu zararlı madde kullanımı bulunuyor ise acilen bıraktırılması gerekmektedir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Pulmoner Hipertansiyon





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Pulmoner Hipertansiyon 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Pulmoner Hipertansiyon


Pulmoner Hipertansiyon

Pulmoner hipertansiyon rahatsızlığı kalp odacıkları ve akciğerlerde yer alan damarları direkt olarak etkileyen bir tansiyon hastalığı olarak bilinmektedir. Sağ kulakçık ve sol karıncık kısmını etkileyen bu hastalık akciğerlerde bir tansiyon oluşturmaktadır. Kalp ile akciğer arasında yer alan ve kapalı sistem olarak algılanan bu mekanizma doğrudan birbirine bağlıdır. Sistemin bozulmasına yönelik sorun oluşturan pulmoner tansiyon ciddi derece de sorun oluşturabilen bir hastalığın pençesine düşürmektedir.

Pulmoner Hipertansiyon 2022

Vücudun içinde dolaşım sağlayan oksijenin bir anlamda kısıtlı hale gelmesi olarak nitelendirilen bu durum neticesinde bazı belirtiler sık şekilde oluşmaya başlayabilir. Kalbin sağ üst odacık kısmına yönlendirilen oksijen dolaşımı tamamlama ardından akciğerlere gönderilmektedir. Kalbin sağ alt odacığı olarak yorumlanan bu kısım da akciğerlerin pompalama sistemi sayesinde işlev tamamlanmaktadır. Pulmoner hipertansiyon hastalığı nedeniyle oluşan durum akciğerlerde yer alan damarların tıkanma hali olarak bilinmektedir.


Gittikçe daralmaya başlayan damar biçimi belli bir süre sonra kan pompalayamaz hale gelir. Akciğerlerde oluşan basınç yükseldikçe tıkanma ile birleşen durum sonucu kalp kan pompalanması amaçlı daha fazla baskı hissetmeye başlayacaktır. Bu doğrultuda oluşan hipertansiyon kalp kaslarının zayıflamasına sebebiyet vermektedir. Oluşan durum sonucu kalbin hızla yorulması öne çıkan sorunlardan biri olarak gözlemlenmektedir. Ayrıca kalbin bozulmasına sebep olan bu durum beraberinde kalp ile ilgili tahribatlar da yaratabilmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Pulmoner Hipertansiyon Nedir?

Pulmoner hipertansiyon kalp kaslarını zayıflatan ve akciğerlerde yüksek tansiyon oluşturan bir hastalık olarak bilinmektedir. Kalbin zayıflaması nedeniyle hızlı şekilde yorumla hali ve beraberinde iş yapılma sonrası nefes nefese kalınması bu hastalığın en belirgin sonuçlarıdır. Ayrıca çok ciddi bir hastalık olması ani ölümlerin oluşması nedeniyle saptanmış durumlar arasında yer almasına sebep olmaktadır.

Pulmoner hipertansiyon hastalığına neden olabilecek birçok durum vardır. Bu durumların hangisinin sebep olduğunu bulmak hastalığın ön adımlarında etkin rol oynamaktadır. Ayrıca kişinin klinik öyküsü de pulmoner hipertansiyon hastalığı altında doğru bir şekilde incelenmesini gerektirmektedir.

Pulmoner hipertansiyon hastalığı yaşayan kişilerin rahat nefes alıp verememesi kalbin baskı altında kalıp zor bir şekilde kan pompalaması sebebiyle oluşur. Kalp ile akciğerler arasında önemli bir bağlantı oluşturan damar yapısının kalınlaşması nedeniyle kalp kasları da zayıflamaya başlamaktadır.

Kalp kası zayıfladıkça kişinin kendini kronik bir şekilde sürekli olarak yorgun hissetmesi gözlemlenmiş durumlar arasında öne çıkmaktadır. Normal bir iş yapma sonrasında dahi oluşan bu durum konuşurken bile görülebilmektedir. Bu hastalık kontrol altına alınamadığı vakit geç kalınmış tedaviler nedeniyle olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Hastalığı tetikleyici durumlarda ısrarcı davranan kişiler ise yaşadığı sorunu tam olarak algılayamadığından hastaneye gitmemektedir. Bu durum sonucu ani gelişen olumsuz durumlar korkutucu rol oynayabilmektedir. Genellikle ani şekilde yaşanan nefes durgunları neticesinde hastaneye giden kişilerin tıbbi öyküsü dinlendiğinde ortaya çıkan durumlar çok çarpıcı olabilmektedir.



Pulmoner Hipertansiyon Nedenleri

Pulmoner hipertansiyon nedenleri arasında sayılan ilk durum kanın akciğer damarlarına zor bir şekilde akmaya başlaması ve kalbin olumsuz yönde etkilenerek zayıflaması olarak görülmektedir. Fakat bu hastalığı tetikleyen durumlar çok fazladır.

Özellikle sıralanacak pulmoner hipertansiyon nedenleri şu şekilde belirtilmektedir.

  • KOAH
  • Ailenin geçmişinde pulmoner hipertansiyon görülmesi
  • Obezite hastalığı
  • Obstrüktif uyku apnesi oluşması
  • Yaş ve cinsiyet özelliği ( özellikle kadınlarda görülme oranı çok yüksektir)
  • Bağ ve doku hastalıkları
  • Vakum kuvvetinin bozulması nedeniyle oluşan sol kalp diyastolik disfonksiyonu
  • İnterstisyel akciğer hastalıkları (akciğerde yer alan dokuların sertleşip kalınlaşması ile bozulma yaşanması)
  • Pulmoner tromboemboli rahatsızlığı
  • Akciğer tutması olarak adlandırılan sarkoidoz rahatsızlığı
  • Kırmızı kan hücrelerinde azalma yaşanması sonucu orak hücre hastalığı

Yukarıda sıralanmış nedenler pulmoner hipertansiyon hastalığını tetikleyen veya başlatan durumlar olarak gözlemlenmektedir. Akciğer sistemi içinde yer alan kan miktarı kişinin vücudunda topladığı karbondioksiti toplayıp bırakması sonucu oksijen alması ile işlevini tamamlamaktadır. Bu düzeni bozan hastalığın yarattığı etkiler olumsuz bir şekilde kişinin yaşamını ve yaşamsal faaliyetlerini tümden etkilemektedir.

Aynı zamanda risk faktörleri sayılan durumlarla birleşen sonuçları ise oldukça yıpratıcı olmaktadır. Özellikle bu hastalığa bağlı olarak yaşanan ölüm sayıları giderek artış göstermektedir. Bu sebeple pulmoner hipertansiyon rahatsızlığını tetikleyebilecek riskler göz ardı edilmemesi gerekmektedir.



Pulmoner Hipertansiyon Tanı Yöntemleri

Pulmoner hipertansiyon hastalığının tanı yöntemleri arasında çeşitli uygulamalar yer almaktadır. Fakat geçmiş fiziki muayeneler esnasında erken teşhis yapılmasının zor olduğu bir hastalık olduğunu da belirtmek gerekir. Kişinin farklı semptomlar yaşaması veya ağırlaşması halinde tanı konulması oluşan rahatsızlığın saptanmasında rol oynamaktadır. Pulmoner hipertansiyon tanı yöntemleri sırasıyla şu şekildedir.

Elektrokardiyogram olarak EKG ile kalbin elektriksel bir şekilde hareketlerinin saptanması ve ritim tespitlerinin yapılması
İnce damar yapısı ve kalbin genişlemiş görüntüsünü anlayabilmek açısından akciğer röntgeni çekilmesi
Ekokaardiyogram olarak yapılan tanı yönteminde kalbin hareketli halinin ultrason şeklinde çekilmesi ( bu ultrason çekimlerinde oluşan pulmoner hipertansiyon hastalığının hangi sebepli olduğunun bulunması)
BNP testi yapılması sayesinde hasta üzerinde oluşan durumların izlenip kontrol edilmesi ve d-dimer testi yapılması
Akciğerlerde bulunan hava rezervlerinin ölçülmesi açısından solunum fonksiyon testlerinin yapılması
Akciğer tomografisi ya da başka bir deyişle bilgisayarlı tomografi çekilerek hassas görüntü ve bulguları saptamak
En son olarak uygulanan tanı yöntemi kişinin hastalık döneminde ne derece hareket edip edemediği konusunda egzersiz testlerinin yapılmasıdır.

Yukarıda sıralanan tanı koyma yöntemleri arasında en son olarak uygulanılan aşama ortalama 6 dakikalık yürüyüş testleri, efor testi, Kardiyopulmoner egzersiz testi ve kardiyak kateterizasyon olarak uygulanmaktadır. Egzersiz testleri de pulmoner hipertansiyon rahatsızlığında önemli rol oynamaktadır. Aynı zamanda hastanın genel kontrolü olarak ta yorumlanmaktadır. Bu sebeple pulmoner hipertansiyon yaşayan kişiler için tanı yöntemleri kısmen biraz uzun sürebilmektedir.

Yavaş ilerleyen bir rahatsızlık türü olması nedeniyle anlaşılamayan durumlar beraberinde farklı olumsuzluklar doğurabilir. Bu yüzden farklı semptomlar gözlemlediğiniz vakit en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gerektiğinizi unutmamalısınız.



Pulmoner Hipertansiyon Tedavi Yöntemleri

Pulmoner hipertansiyon tedavi yöntemleri arasında ilk olarak bu rahatsızlığa sebebiyet veren duruma yönelen hekimin hastaya uygun bir tedavi uyguladığı öne çıkmaktadır. Çünkü oluşabilecek hastalıkla ilgili risk faktörleri de önemli rol oynamaktadır. Her hastalığın belirtisi, nedenleri ve oluşturduğu durumlar farklı olabilmektedir. Bu nedenli doğru tanı sonrası kişinin yaşadığı hastalık durumuna göre tedavi başlatılmaktadır.

Pulmoner hipertansiyon tedavilerinde genellikle kas gevşetici ilaçlar ile tedavi süreci başlamaktadır. Kalp kaslarının pompalama seviyesini arttıran ilaçlar bazen etkili olurken ilerleyen süre zarfında etkisi azalabilmektedir. Böyle durumlarda yeterli bir şekilde kan pompalamayan kalp ve solunum güçlüğü çekmeye başlayan hastalar için cerrahi işlemler öne çıkabilmektedir.

Sadece akciğer veya kalp-akciğer nakilleri de yapılan işlemlerle birlikte hasta tekrar eski sağlığına kavuşmaktadır. Fakat bu nakiller her zaman kolay bir şekilde olmadığından mevcut halde hastalığı yaşayan birçok kişinin nakil sırası beklediği de unutulmamalıdır. Bu tedavinin yanı sıra ilaç kullanımı süresinde hekiminizin belirleyeceği bazı tedaviler ise egzersiz olarak bilinmektedir. Özellikle ritimli yürüyüş yapılması hipertansiyon açısından önemli rol oynamaktadır. Çünkü yürüyüş esnasında kalbin kan pompalaması ve akciğerlere solunan havanın bol oksijen içermesi kişinin sağlığına iyi gelmektedir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Plevral Efüzyon (Plörezi) 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Plevral Efüzyon (Plörezi)


Plevral Efüzyon (Plörezi)

Plevral efüzyon (plörezi) rahatsızlığı göğüs boşluğu ile akciğerler arasında sıvı artışı olarak tanımlanmaktadır. Oluşan rahatsızlık farklı hastalıklar neticesinde oluşabilmektedir. Söz konusu alanda biriken sıvı artışı nedeniyle plevral efüzyon oluşur. Tıp dilindeki diğer adı ise plörezi olarak bilinse de aslında aynı hastalıktır. Normal bir insanın vücudunda bulunan akciğerlerin kolay şekilde işlevini görebilmesi açısından uygun sıvı miktarı işlevini kolaylaştırmaktadır.

Plevral Efüzyon (Plörezi) 2022

Farklı hastalıklar sonucunda oluşan durum akciğer hastalıklarına da eşlik edebileceğinden bazı durumları öne çıkarmaktadır. Tam anlamıyla tabir edilen durum akciğerler su birikmesi olarak adlandırılmaktadır. Çeşitli nedenlerle oluşan durum ise kritik bir sonuç çıkarabilmektedir. Sistemik hastalıklar ve akciğer hastalıklarının oluşmasına vesile olan durumlardan kaynaklandığı bilinen bir hastalıktır. Tıp dilinde plevral efüzyon (plörezi) olarak bahsedilen bu durum halk arasında ise zatülcenp olarak bilinmektedir.


Akciğerlerde toplanan sıvı miktarı beraberinde değişik semptomlar ile kendini göstermeye başlamaktadır. Özellikle nefes alırken batma hissi yaşayan kişilerin nefes darlığı ve sıkça hıçkırık yaşama hali de bu hastalıkta gözlemlenmiş durumlardır. Aynı zamanda öksürük ve göğüs ağrıları aynı şekilde ilerlemeye başladığı vakit hekim muayenesi gerektiren boyuta ulaşmış demektir. Öncesinde hissedilemeyen bu hastalığın sonuçları kısmen olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Bu nedenle çok dikkatli bir inceleme ve doğru tanı konması gerekmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Plevral Efüzyon (plörezi) Nedir?

Plevral efüzyon (plörezi) akciğerlerde farklı hastalıklar nedeniyle oluşmaya başlayan sıvı birikmesidir. Sağlıklı bir kişinin akciğerlerinin iç kısmında visseral plevra, dış kısmında ise parietal plevra bulunmaktadır. Bu iki kısım aynı zamanda göğüs boşluğunda yer almaktadır. Göğüs boşluğundaki zarda meydana gelen sıvı birikmesinin ardından kişiye belirli tetkikler yapılarak plörezi teşhisi konabilmektedir.

Bu iki plevra, akciğerlerin rahat bir şekilde solunum sistemi gerçekleştirmesi açısından önemli yer tutmaktadır. Yaklaşık olarak 20 ml olduğu bilinen sıvının akciğerlerin nefes alıp verme anında sürekli hareket halinde olduğu bilinmektedir. Kaygan sıvı dış zar kısmından iç zara doğru aktarılacak şekilde bir sisteme sahiptir. Bu sayede akciğerler düzgün bir şekilde işlevini tamamlamaktadır.

Sistemik hastalık çeşitleri ile akciğer hastalıkları nedeniyle sıvı miktarı artmaya başladığı zaman emilim bloke olmaya başlar. Plevral efüzyon (plörezi) tam anlamıyla artan sıvı nedeniyle bloke oluşması demektir.

Bu hastalığın oluşma sebeplerinden biri kanserli hücrelerin akciğer zarlarına yakınlaşması veya ulaşması sonucunda olmasından kaynaklıdır. Ayrıca akciğer kanseri, akciğer absesi, sarkoidoz, pulmoner emboli ve çeşitli akciğer enfeksiyonları ile birlikte virüslerden kaynaklı oluştuğu bilinmektedir.

Hastalığın altında yatan neden önemli olduğu gibi plörezi rahatsızlığı da kolay bir hastalık değildir. Genel olarak plevral efüzyon (plörezi) hastalığına sebep olan bazı hastalıklar şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar
  • Akciğerlerde ödem oluşması
  • Kalp yetmezliği
  • Atelektazi
  • Romatoit artrit
  • Böbrek hastalıkları
  • Otoimmün hastalıklar
  • Siroz
  • Mantar enfeksiyonları

Yukarıda sıralanan durumlar plörezi oluşturduğu bilinen hastalıklar olup daha birçok hastalığın bu plörezi rahatsızlığını tetiklediği bilinmektedir.



Plevral Efüzyon (plörezi) Nedenleri

Plevral efüzyon (plörezi) nedenleri sıvı artışını destekleyecek durumlar olarak öne çıkmaktadır. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle oluşabilen sıvı artış miktarının geri kalan nedenleri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Enfeksiyon çeşitleri
  • Mantar enfeksiyonu
  • Bazı kimyasal yan etkileri yüksek ilaçlar
  • Akciğer kanseri
  • Pulmoner embolizm olarak adlandırılan akciğerlerde yer alan damarların tıkanma sebebi
  • Kaburga kırıkları
  • Kalp yetmezliği
  • Zatürre
  • Kalp ameliyatları sonrasında gelişebilen durumlar
  • Akciğerlerin büzülmesi olarak yorumlanan atelektazi
  • Karaciğer veya böbrek hastalıkları
  • Pulmoner hipertansiyon sebebi
  • Akciğerlerde oluşabilen ödemler

Yukarıda sıralanmış nedenler plörezi oluşturması ile öne çıkan durumlar olarak nitelendirilmektedir. Bu tarz durumların yaşanması dâhilinde plevral efüzyon başlamaktadır. Bazı bilinmeyen veya duyulmayan nedenleri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

Lenf kanserleri
Yemek borusunda oluşan kanserler
Sistemik lupus
Siroz
Romatoit artrit
Ailevi Akdeniz ateşi
Otoimmün hastalıklar
Travmalar

Belirtilen nedenler çok fazla olup farklı semptomlar ile kendilerini gösterebilir. Bu nedenle oluşan belirtilerde çok fazla değişkenlik olabilmektedir. Özellikle tanı konma durumunda bu hastalıkların olup olmadığına dikkat edilmektedir. Sıvı artışını hızlandıracak durumlar var ise gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Böylece hastalığın seyri de değişiklik gösterebilmektedir.

Her insanın bünyesi farklı olduğundan yaşadığı hastalık çeşitleri de ona göre nedenler ve belirtiler oluşturabilmektedir. Ciddi bir hastalık olarak bilinen plevral efüzyon (plörezi) çok geniş bir şekilde incelenmesi gereken hastalık türüdür. Bu yüzden hastalığı tetikleyecek veya oluşturabilecek nedenlere ayrı ayrı bakılması gerekmektedir.



Plevral Efüzyon (plörezi) Belirtileri

Plevral efüzyon (plörezi) hastalığı farklı hastalıklar nedeniyle de oluşabilen bir rahatsızlıktır. Fakat genel anlamda belirtileri aynıdır. Özellikle kişilerde meydana gelen ilk durum göğüs sıkışma hissi ve nefes darlığı olarak bilinmektedir. Ayrıca günden güne şiddetini arttıran öksürük biçimi bu hastalığı tetikleyen durumlar arasındadır.

Akciğerlerdeki sıvı artışı ve düzgün işleve sahip olmayışı nefes alırken dahi batma hissi oluşturabilmektedir. Bu nedenle öncelik olarak plörezi oluşumlarına sebebiyet verebilecek hastalıklara odaklanmak gerekmektedir. Hastalığı tetikleyecek durumların göz ardı edilmemesi kişinin erken süre zarfında iyileşmesini de sağlamaktadır.



Plevral Efüzyon ( plörezi) Tanı Yöntemleri

Plevral efüzyon (plörezi) hastalığının tanı yöntemleri arasında ilk olarak hastanın tıbbi geçmişi hekim tarafından dinlenmektedir. Yaşanılan belirtiler dâhilinde var olan mevcut hastalıkların da bilinmesi tanı konmasını hızlandıran durumlardır. Fakat her hasta yaşamakta olduğu rahatsızlıkları tam olarak bilemediği veya adlandıramadığından hekim kararı neticesinde bazı tanı yöntemleri uygulanır.

İlk olarak bu hastalığın akciğerlerde oluşması nedeniyle akciğer filmi çekilmektedir. İkinci olarak detaylı bir görüntü alınabilmesi ve durumun tam olarak anlaşılması açısından bilgisayarlı tomografi çekilmektedir. Üçüncü kısımda akciğerlerdi zarlarda biriken sıvının ses dalgaları ile ölçülmesini sağlayan ultrasonografi yöntemi uygulanır. Son olarak ise torakoskopi testi yapılarak herhangi bir kanser çeşidinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenmektedir.

Yapılan tetkikler hastalığın nedenini açığa çıkardığı gibi aynı zamanda da tanısını da koyabilmektedir. Bu sayede kişiye uygun tedavi biçimi başlatılarak hızlı ve etkin tedavi yöntemi uygulanmaya başlanmaktadır.



Plevral Efüzyon (plörezi) Tedavi Yöntemleri

Plevral efüzyon (plörezi) tedavi yöntemleri arasında ilk olarak dikkat çeken konu hastalığın herhangi bir enfeksiyon durumundan kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. Bakılan inceleme sonucunda eğer enfeksiyonel bir durum tespit edilmişse bazı inflamatuar ilaç tedavileri başlatılmaktadır.

Oluşan inflamasyonu engellemek amaçlı yapılan bu tedaviler genellikle antibiyotik tedavisi olarak adlandırılır. Ayrıca tüberküloz nedeniyle oluşan bir durum ise uzun süreli antibiyotik tedaviler ile devam edecek bir süreç başlatılmaktadır. İkinci olarak normal şekilde oluşabilen sıvının boşaltılması açısından drenaj tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Drenaj tedavisinde kaburgaların arasına iğne sokularak sıvı çekilmektedir.

Göğüs boşluğuna plörodez adı verilen ilaçlı sıvı verilerek boşaltılan sıvının ardından yeniden birikmesini önleyecek tedavi uygulanmaktadır. Son olarak plevral efüzyon (plörezi) oluşturan kısmın cerrahi operasyon sayesinde çıkartılması sağlanmaktadır.

Ciddi duruma ulaşmış hastalığın boyutunda uygulanan yöntemler bu şekilde ilerlemektedir. Fakat ilk başlarda kurutucu antibiyotikler ile tedavi süreçleri devam etmektedir. Bu süre zarfında akciğerlerin temiz kalmasını sağlamak amaçlı sigara kullanılmamalıdır. Şayet kullanan kişilerin bırakması gerekmektedir. Çünkü bazı tütün ürünleri akciğerlerde su birikmesine sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle kişinin yaşam tarzına da dikkat etmesi gerekmektedir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Pulmoner Fibrozis 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Pulmoner Fibrozis


Pulmoner Fibrozis

Pulmoner fibrozis hastalığı akciğerlerde yer alan hava keseciklerinin sertleşmesi veya kalınlaşması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olarak bilinmektedir. Kan ile gaz geçişlerini zorlaştıran aşırı kalınlaşma durumu vücudun oksijen ihtiyacını alamamasını sağlamaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan hastalık pulmoner fibrozis olarak tanımlanır. Pulmoner fibrozis hastalığının genel nedenleri arasında pek çok farklı hastalık öne çıkabilmektedir.

Pulmoner Fibrozis 2022

Fakat tam anlamıyla nedeni bilinmeyen hastalığın kişinin yaşam kalitesini hızla düşürdüğü bilinmektedir. Pulmoner fibrozis hastalığının diğer adı akciğer sertleşmesi veya kalınlaşması olarak tabir edilmektedir.

Akciğerlere solunan havanın rahat bir şekilde alınıp verilememesi kaynaklı oluşan durum neticesinde hastanın günden güne değişen hali öne çıkan durumlar arasındadır. Ayrıca öne çıkan durumlar hastalığın belirtileri olarak ta görülmektedir.

Vücutta yer alan dokuların tam anlamıyla oksijen ihtiyacını karşılamasını engelleyici bir durum olarak öne çıkan pulmoner fibrozis hastalığı, kişilerin hayatlarını olumsuz derece de etkilemektedir. Özellikle genel belirtilerinde öksürük şikâyetleri çok sık baş göstermektedir.


Bu nedenle oluşabilecek belirtilere ek olarak mevcutta var olan hastalık gruplarına da bakılması gerekmektedir. Özellikle ilk sırada yer alan hastalık tiplerinden Romatoit artrit rahatsızlığı akciğer sertleşmesi yapabilen bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Ayrıca kronik bir rahatsızlık olduğu için yaşamsal faaliyetleri de durdurmasıyla öne çıkmaktadır. İki hastalık birleştiği vakit hastanın genel şikâyetleri de aynı orantıda ikiye katlanabilmektedir. Bu nedenle ortak belirtilerin baz alındığı durumlara dahil edilecek pek çok belirti de ortaya çıkabilmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Pulmoner Fibrozis Nedir?

Pulmoner fibrozis hastalığı bazı hastalıklara bağlı gelişebilen veya kendiliğinden bazı sebepler nedeniyle ortaya çıkabilen akciğer sertleşmesi olarak ifade edilen hastalık türüdür. Küçük hava keseciklerinde oluşan kalınlaşma sorunu ile kan ile gaz geçişlerinin sağlanmasını engelleyici bir hastalıktır. Ayrıca vücudun tümden oksijen ihtiyacını da engellemektedir.

Özellikle nefes yollarında oluşan belli başlı belirtiler pulmoner fibrozis hastalıklarına bağlı belirtiler olarak yorumlanabilmektedir. Fakat akciğer hastalık çeşitleri kendi içinde farklı seçenekler ile karşılaştırıldığı vakit benzer belirtilerde gösterebilmektedir. Bu nedenle var olan hastalıkla ilgili doğru tetkikler yapılması gereklidir.

Pulmoner fibrozis rahatsızlığı alveol keselerinin kalınlaşması neticesinde uzun süreli sıkıntılar yaşatması ile bilinen rahatsızlıktır. Türkçe tabiri ile akciğer sertleşmesi veya kalınlaşması olarak yorumlanan bu hastalığın farklı durumlara yönelik tetiklenme hali bulunmaktadır.

Sigara kullanımının yanı sıra yoğun şekilde radyasyonlu ortamlarda bulunmanın neticesinde de geliştiği bilinen bir hastalık türüdür. Kişinin yaşam tarzı ile ilgili bir hastalık olarak bağdaştırılması bundan kaynaklıdır. Hastalığın oluşturduğu durumlara ek olarak kullanılan tiner bazlı ürünler, petrol veya ağır metallerle elde edilmiş kimyasal deterjanlar ve bazı ilaçların kullanımı halinde de kendiliğinden geliştiği bilinen bir hastalık olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle kullanılan ürünler veya bulunulan ortamların sıklık derecesi de hastalığın oluşumunda önemli katkı yaptığı bilinir.



Pulmoner Fibrozis Nedenleri

Pulmoner fibrozis hastalığının tam olarak belli bir nedeni yoktur. Fakat idiyopatik nedenler olarak öne çıkan bazı hastalık grupları ve durumlar hastalığın oluşumunda önemli role sahiptir. Genel nedenleri arasına giren bazı hastalık çeşitleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Romatoit artrit ( eklem iltihaplanması ve tutulumları)
  • Skleroderma
  • Kelebek hastalığı (lupus)
  • Kas hastalıklarına bağlı gelişen durumlar
  • Silika ve asbest içerikli kullanımlara ve ortamlara maruz kalınması
  • Metal ve kömür tozları
  • Çevresel tahriş olarak adlandırılan birçok duruma maruz kalma
  • Sigara
  • İlaç
  • Radyasyon

Yukarıda sıralanan durumlar pulmoner fibrozis ile yakından alakalı olan hastalık çeşitleri ve durumlar olarak sıralanmıştır. Bu hastalığın oluşma nedenleri arasında son yıllarda gelişen teknolojik ürünlerde eklenebilmektedir. Çünkü bu ürünlerin kullanımı neticesinde radyasyon oranı da yüksek seviyede çoğalmaktadır.

Yapılan her uygulama günden güne hastalığın belirtilerini göstermeye başlamaktadır. Bu sayede kişiyi her geçen gün zorlayıcı etkenler öne çıkmaktadır. Bununla birlikte birçok akciğer hastalıklarına sebebiyet vermesi ile bilinen sigara kullanımları pulmoner fibrozis hastalığında çok önemli etkin bir madde olarak bilinmektedir.

Sağlıklı bir bireyin sigara kullanmaya başlaması ile birlikte gözlemlenen ilk durum tansiyonun dengesiz bir hale gelmesidir. Çünkü akciğerlerin hasar görmesine sebebiyet veren bir durumdur. Oksijen yerine karbondioksit solunması halinde kişide anlık olarak bayılma bile görülebilmektedir. Bu nedenle her geçen gün artış gösteren sigara kullanımları beraberinde çeşitli akciğer hastalıklarını geliştirmektedir.



Pulmoner Fibrozis Belirtileri

Pulmoner fibrozis rahatsızlığı ilk başlarda pek fazla belirti vermeyen veya yavaş ilerlediği bilinen rahatsızlık olarak yorumlanmaktadır. Fakat ileri boyutlara ulaştığı vakit yaşamsal faaliyetleri kısıtlayıcı bir hastalık olarak öne çıkmaktadır. Özellikle sıralanan belirtileri ise şu şekildedir.

  • Her geçen gün şiddetini arttıran öksürük tipi
  • Yorgun hissetme
  • Yavaş ilerleme gösteren halsizlik durumları
  • Nefes darlığı oluşturması
  • Göğüs ağrısı yaşamaya başlama özellikle çarpıntı veya batma hissi olarak yorumlanan ağrı tipleri
  • Açıklanamaz şekilde gelişen kilo kaybı
  • İştahsızlık başlaması ve çomaklaşan parmak şekilleri

Yukarıda sıralanan belirtiler pulmoner fibrozis rahatsızlığında kendini göstermesi ile öne çıkan durumlardır. Bu durumlara ek olarak bazı spor faaliyetleri esnasında aşırı derece zorlanma yaşanması hastalığı tetikleyen ve de hızlandıran boyutlara ulaştırdığı bilinmektedir. Ayrıca sigara kullanımından kaynaklı gelişen akciğer tahribatı nedeniyle özellikle gece boyu yaşanan öksürük çeşitleri sıkça gözlemlenmiş belirtiler ve şikâyetler arasında yer almaktadır.

Öksürüğün başlaması ile birlikte oluşan nefes darlığı süre gelen şikâyetlerinde artış göstermesine neden olmaktadır. Özellikle hastaların büyük bölümü bu şikâyetler eşliğinde sağlık kurumlarına gitmektedir.



Pulmoner Fibrozis Tanı Yöntemleri

Pulmoner fibrozis hastalığı akciğer hastalıkları ile bağdaştırılan bir hastalık olduğundan çok kapsamlı incelenmesi gereken tetkikler ile saptanmaktadır. Ayrıca hekimin fiziki muayenesi esnasında hastanın tıbbi geçmişi ve yaşadığı hastalıklara bağlı şikâyetleri de genel olarak dinlenmektedir. Fiziki muayene sonrasında ise uygulanan tanı yöntemleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Akciğer röntgeni
  • Kan testi
  • Arteriyel kan gazı
  • Solunum fonksiyonu testi
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Bronkoskopi
  • Cerrahi işlem olarak bilinen biyopsi

Yukarıda sıralanmış tanı yöntemleri pulmoner fibrozis hastalığının doğru saptanması konusunda uygulanan yöntemler olarak bilinmektedir. Çünkü akciğer hastalıkları birbirine benzer belirtiler gösterebildiğinden ayrıntılı testler ile tanı konulmaktadır.



Pulmoner Fibrozis Tedavi Yöntemleri

Pulmoner fibrozis tedavi yöntemlerinde ilk olarak tanı sonuçlarına göre ilerleyen tedaviler uygulanmaktadır. Oluşan bulguların tek bir nedenle veya birkaç hastalık ile birleşmesi sonucu oluşup oluşmadığına bakılarak uygun tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

İlk olarak pulmoner rehabilitasyonlarda bulunan fizyoterapistler ile bağlantıya geçilerek hastanın durumuna göre uygun tedavi programı düzenlenmektedir. İkinci olarak hekim kararı sonucu kimyasal ürünlerin tümünden ve sigara kullanımında uzaklaşılması gerekmektedir.

Alveol duvarların kalınlaşması sonucu oluşan bir hastalık olmasından dolayı ilaç tedavisi başlatılmaktadır. Beraberinde bağışıklık sistemi düşük seviyeye gelmişse bağışıklığı güçlendiren takviyeler yapılmaktadır. Bununla birlikte nefes darlığı oluşturması sebebi ile oksijen tedavileri yapılır. Son olarak ise ileri boyuta ulaşmış pulmoner fibrozis hastalığı yaşayan kişilere akciğer nakli tedavisi önerilmektedir.

Son durum cerrahi operasyon olup önceki tedavi şekillerine olumlu cevap vermeyen hastalar için uygulanmaktadır. Bu nedenle son kısma ilerlemeden önce kişinin kendi yaşam tarzına özenmesi gerektiğinin altı çizilmektedir. Çünkü hastalığın oluşumu ve ilerlemesi kişisel bağımlılıklara bağlı olarak ta pekişmektedir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




Kronik Öksürük


Kronik Öksürük

Kronik öksürük rahatsızlığı ortalama sekiz hafta boyunca süren öksürük çeşidi olarak ifade edilmektedir. Kronikleşen öksürük biçimi kişinin yaşamsal faaliyetlerini kısıtlı hale getirmesiyle öne çıkan bir durum olarak yorumlanmaktadır. Özellikle bu öksürük modelinin altında yatan neden çok önemli rol oynamaktadır. Şayet tedavi edilmeyen bir başka hastalık nedeniyle oluşan öksürük üresi daha da uzayabilmektedir.

Kronik Öksürük 2022

Bu nedenle uzun süre sürdüğü bilinen öksürüğün devamında gelişen veya öncesinde var olan durum araştırılması gereklidir. Kronik bir şekle bürünen öksürük nedeniyle geceleri sıkça uyanma hali veya idrar kaçırma durumları da öne çıkabilmektedir. Özellikle öksürük anında yaşanan bu durum kişinin yaşam tarzına da tümden etki etmesi ile bilinmektedir.

Kronik öksürük rahatsızlığı genel anlamda kişinin tüm gününü baştan aşağı alt üst edecek derece de etkili hale gelebilmektedir. Özellikle kişinin kendisinde var olan farklı bir hastalığın bulunması bu duruma tetikleyici olabilmektedir. Bu nedenle öncelikli olarak var olan hastalığın tedavi edilmesi şarttır. Çünkü ilerlemesi nedeniyle oluşabilen bazı durumlar da öne çıkmaktadır.


Yemek sonrası veya esnasında gelişen kronik öksürük sebebinden kaynaklı kusmalar yaşanabilmektedir. Kusmanın yanı sıra sürekli olarak geğirme hali ve beraberinde baş dönmesi oluşması öksürük nedeniyle görülen semptomlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle hayatınızı zorlaştırmaya başladığını hissettiğiniz vakit veya öncesinde mutlaka hekim muayenesi yaptırmanız gerekmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Kronik Öksürük Nedir?

Kronik öksürük normal öksürük şekline benzemeyen ve uzun süre devam ettiği bilinen bir rahatsızlık olarak yorumlanmaktadır. Normal öksürük süresi ortalama birkaç saniye ile 1 dakikalık bir sürece tabii iken kronik öksürük biçimi 8 hafta ve üzerindeki süreye yayılan öksürük rahatsızlığı olarak öne çıkmaktadır. Bu rahatsızlığı oluşturan risk faktörleri arasında özellikle sigara kullanımı yer almaktadır.

Ayrıca bazı ilaçların ağır yan etkilerinden veya çalışma ortamlarının bir hayli yüksek derecede toz, metal ve kimyasal ürünlerin bulunduğu yer olmasından kaynaklı gelişebilmektedir. Fakat uzun süre süren öksürük çeşitlerinde çoğunlukla altında farklı bir neden yatmaktadır. Bu nedenle öncelikle bilinmeyen hastalık çeşidi araştırılmalıdır.

Kronik öksürük kişinin hem ruhsal hem de fiziksel açıdan zorlanmasını sağlayan bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Konuşurken, iş yaparken veya meşgul olduğunuz ve olacağınız zamanlarda zor bir süreç başlatan bu durum zaman içinde daha vahim bir hale gelebilmektedir. Sürekli öksüren bir kişinin yanında bulunan diğer kişiler de etkilenmektedir.

Hatta altında yatan neden tam olarak bilinmediği vakit öksüren kişi hakkında farklı durumlar bile düşünülmektedir. Net bir şekilde araştırılması gereken nedenler ve gerekli tetkikler sonrasında hekim kararıyla belirli tedavilerin uygulanması sonucu öksürük rahatsızlığı ortadan kaybolacaktır. Tedavisi olan bir rahatsızlık olan kronik öksürük hastalığı yaşam standartlarınızı düşürmeye başladığı an mutlaka göz ardı etmemeniz gereken farklı bir hastalığı da yansıtmaktadır. Bu yüzden mutlaka hekim muayenesi gerektiren bir durum olarak bilinmektedir.



Kronik Öksürük Nedenleri

Kronik öksürük genel olarak kişinin boğaz kısmında hafif bir şekilde kaşıntı şeklinde oluşan durum olarak bilinir. Ayrıca gıdıklanma tarzında bir semptom ile başlamasına sebebiyet verici durumlarında öne çıkmasını sağlamaktadır. Örneğin; sigara kullanma veya sigara dumanına maruz kalma gibi risk faktörleri kronik öksürüğü pekiştiren durumlar olarak bilinmektedir. Geri kalan kronik öksürük nedenleri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Genizde oluşan akıntı sebebinden kaynaklanan öksürük
  • Astım hastalığı nedeniyle oluşan öksürük
  • Reflü rahatsızlığı nedeniyle oluşan öksürük

Genel olarak yukarıda sıralanan nedenler kronik öksürük sebepleri olarak gösterilmektedir. Fakat kişinin yaşadığı yer, iklim nedenli oluşan hastalık grupları ve beraberinde zararlı alışkanlıklarının bulunması da önemli rol oynadığı bilinmektedir. Aynı zamanda maden, metal ve kimyasal içerikli ürünlerin yapımında çalışılması da kronik öksürük rahatsızlığına sebebiyet veren durumlar olarak bilinmektedir.

Ortalama 8 hafta süren bu durum geçmediği vakit altında yatan nedenini de ciddi bir boyuta taşıyabilmektedir. Kronik öksürük rahatsızlığına sebep olduğu bilinen önemli hastalıklar ise şu şekilde belirtilmektedir.

  • Bronşiektazi
  • KOAH
  • Konjestif kalp hastalığı
  • Akciğer kanseri
  • Tüberküloz
  • Bazı romatizma hastalıkları

Yukarıda belirlenen hastalıkların yanı sıra farklı nedenlerle de ortaya çıkabilen kronik öksürük rahatsızlığı genel olarak kişinin kendi başına belirleyeceği veya anlayacağı bir durum değildir. Bu nedenle mutlaka hekim muayenesi ve kontrolleri şarttır.



Kronik Öksürük Tanı Yöntemleri

Kronik öksürük tanı yöntemleri öncesinde hekim tarafından yapılan fiziki muayene esnasında kişinin tıbbi öyküsü dinlenilmektedir. Hekimin tüm bulguları ve belirtileri dinlemesi sonrasında tanıyı tam anlamı ile netleştirebilmek açısından bazı test ve tetkikler istemesi doğrultusunda tanı konmaktadır. Gerekli görülen tıbbi tetkikler şu şekilde belirtilmektedir.

  • Akciğer ile ilgili hastalıktan şüphe duyulduğu an öncelik olarak balgam testi yapılmaktadır. Bu sayede balgam içeriğinde ortaya çıkan mikroplarla teşhis konması muhtemel tanı yöntemleri arasında uygulanmaktadır.
  • Üst solunum yollarındaki durumu anlamak açısından boğaz ve burundan sürüntü testi yapılmaktadır.
  • Bronşlardan geçen hava miktarını tespit etmek ve astım, Koah tarzında bir hastalığın bulunup bulunmadığını anlamak amaçlı spirometre testi yapılmaktadır.
  • Akciğerlere solunan havanın hız kontrolünü yapabilme amaçlı Peak Flowmetre testi uygulanmaktadır.
  • Metakolin testi yapılarak astım hastalığı tanısı konulmaktadır. Şayet astım hastalığına sahip biriyseniz bu test sonucu net bir şekilde ortaya çıkacaktır.
  • Akciğer röntgeni çekilip filminize bakan doktorun başka bir hastalığınızın olup olmadığının uygulaması olarak görülmektedir. Özellikle zatürre tarzı bir rahatsızlığınız bulunuyorsa akciğer röntgeni ile ortaya çıkmaktadır.
  • Göğüs boşluğunu tam anlamıyla net bir şekilde görebilme açısından BT taraması yapılmaktadır. BT taraması bilgisayarlı tomografi olarak bilinmektedir.
  • Solunum yollarına küçük bir kamera ile bakılmasını sağlayan Bronkoskopi testi son tanı yöntemi olarak bilinmektedir.

Yukarıda sıralanan tanı yöntemleri kronik öksürük rahatsızlığının oluşumuna sebebiyet veren durumları da öne çıkarmaktadır. Doğru tanı konulma açısından hekim kararı ve tecrübesi dâhilinde uygulanması gereken yöntemler sırasıyla yapılmaktadır. Bu sayede kişinin var olan şikâyetlerine yönelik uygun bir tedavi de hızla başlatılmaktadır.



Kronik Öksürük Tedavi Yöntemleri

Kronik öksürük tedavi yöntemleri arasında ilk olarak kişiye zarar veren durumlardan uzaklaşılması gerektiği önceliği bulunmaktadır. Kişide bulunan mevcut bir hastalık teşhis edilmişse o hastalığa uygun şekilde tıbbi tedavi yapılmaktadır.

Kısmen alerjik olarak ta gelişebilen bu durum neticesinde sıkça uygulanan tedavi metotları arasında alerji ilaçları da vardır. Ayrıca ilk sırada yer alması ile bilinen öksürük şurupları kronik öksürük tedavisinde oldukça etkili olduğu bilinmektedir. Fakat durum sandığınızdan daha ileri bir boyuta ulaşmış ise ve özellikle astım hastalığınız varsa; bu hastalığa yönelik inhalant ilaç tedavisi yapılmaktadır. İnhalant ilaç tedavisi astım hastalığı oluşması dâhilinde uygulanmaktadır.

Kronik öksürük rahatsızlığı uzun süreli olduğu için cerrahi müdahale de gerektirebilen bir rahatsızlıktır. Özellikle ciddi tıkanma yaşanması veya tümör nedenli oluşması anında cerrahi tedavi öne çıkmaktadır. Bu durumların haricinde ise genel olarak tedavi yöntemleri arasında özellikle bol su tüketimi, sigara kullanımından uzak durmak ve bulunduğunuz alanın nemli olmasını sağlamak gereklidir. Bu sayede var olan kronik öksürük hastalığınız kısa süre zarfında önemli derece de azalacak ve zaman içinde kaybolacaktır.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




Koah


Koah

Koah hastalığı akciğer obstrüktif hastalığı olarak bilinen solunum yetmezliği oluşturan akciğer hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Solunan havanın kolay bir şekilde dışarı verilmemesi sonucunda oluşan bir hastalık olduğundan genellikle sebep olarak gösterilen iki durum öne çıkmaktadır. İlk olarak amfizem ikinci olarak kronik bronşit rahatsızlıkları koah hastalığını tetikleyen hastalıklardır. Koah hastalığında öne çıkan durum şu şekilde özetlenmektedir.

Koah 2022

Solunan havanın kana karbondioksitli bir şekilde ulaşması sonucu keseciklerin zedelenmesi olarak yorumlanmaktadır. Alveol adı verilen keselerin bronş adı verilen solunum sisteminde daralması nedeniyle oluşan hastalık koah olarak adlandırılır.
Amfizem bölümünde ise solunan havanın kesecikleri parçalaması nedeniyle tahribat oluşmaya başlamaktadır. Koah hastalığı ise bu şekilde oluşumunu tamamlamasıyla bilinir.

Genel olarak iki kısımda incelenen bu durumun tanısını koyarken de tıbbi tetkikler aynıdır. Hastalığın genelinde kronik bronşit gözlemlenen nedenler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü kronik bronşit süre gelen hastalıkta devamlılık oluşturmaktadır.


Ayrıca çeşitli virüslere karşı daha korunmasız bir mekanizma oluşturduğu bilinmektedir. Özellikle son dönemde gündemden düşmeyen korona virüs rahatsızlığına en fazla yakalanma riski olan ve atlatamayan kişilerin çoğunluğu koah hastası olarak bilinmektedir. Bu nedenle sıkı tedbir ve erken teşhis ile birlikte acilen tedavisinin yapılması gereken bir hastalık türü olarak belirlenmektedir. Hastalanan kişide en çok dikkat çeken durum nefes alıp verme esnasında yaşadığı zorluklardır. Özellikle kronik bronşit ve amfizem ile birleştiği vakit hasta kaybı vakaları çokça yaşanabilmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Koah Nedir?

Koah hastalığı akciğerlere solunan havanın düzensizleşmesi ve rahat nefes alıp verme konusunda önemli sorunlar yaşatan hastalık türüdür. Akciğer obstrüktif hastalığı ile öne çıkan bu durum hava keseceklerinin parçalanması veya zedelenmesi nedeniyle oluşmaktadır.

Evreleri ile farklı semptomlar gösteren bu hastalığın en yaygın belirtileri arasında koyu renkte balgam ve şiddetini arttıran öksürükler gözlemlenmektedir. Aynı şekilde hastanın nefes alma konusunda yaşadığı zorluk beraberinde farklı hastalıkların göstergesi de olabilmektedir.

Her evresinde farklı belirti gösteren koah hastalığı özellikle sigara kullanan kişilerde daha hızlı ilerlemekte ve belirgin şekilde kendini göstermeye başlamaktadır. Koah hastalığına yakalanan kişiler ilk başlarda daha yavaş nefes alıp verme durumu ile teşhis edilebilmektedir. Fakat ilerleyen süreçte bu durum daha vahim bir hal alarak hastayı ölüme kadar götürebilmektedir.

Koah hastalığının kötü yanlarından biri de virüs çeşitlerine karşı dayanıksız olmasıdır. Özellikle yeni dönemde çıkan korona virüs rahatsızlığı koah hastaları üzerinde çok etkilidir. Bu sebeple kronik rahatsızlıklar şiddetli bir hal alarak kişinin solunum yollarının tümden zarar gördüğü bir gerçektir.

Aynı şekilde farklı virüs çeşitlerine de durum aynıdır. Bununla birlikte hava keseceklerini parçalayan veya zedeleyen durumlar olarak ifade edilen amfizem rahatsızlığı koah hastalığı beraberinde görülen durumlardan biridir. Geri kalan diğer durum ise kronik bronşit rahatsızlığı olarak bilinmektedir.



Koah Nedenleri

Koah hastalığının nedenleri arasında sıkça baş gösteren ilk konu sigara kullanımı olarak bilinmektedir. Koah hastalığının ilerleme durumu da sigara kullanımına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ayrıca dünya nüfusu üzerinde en çok görülen hastalık çeşidi olarak bilinmektedir. İnsanların çoğu çeşitli nedenlerle sigara kullanımında bağımlılık yaşaması nedeniyle zaman içinde akciğer hastalıklarına yakalanmaktadır.

Koah hastalığı da bir çeşit akciğer hastalığı olarak bilinir. Bu sebeple kişinin yaşam tarzı ve kullanmakta olduğu ürünler koah nedenleri arasında yer almasıyla bilinmektedir. Geri kalan koah hastalığının risk faktörleri ise şu şekilde sıralamamaktadır.

  • Maden ve metal işçiliği
  • Odun ve kâğıt imalatında çalışan kişiler
  • Ulaşım sektöründe çalışan kişiler
  • Tahıl ve tekstil işiyle uğraşanlar
  • Hava kirliliği
  • Sigara kullanımı
  • Genetik veya kalıtsal hastalık çeşitleri
  • Cinsiyet ve yaş aralığı

Yukarıda sıralanan nedenler koah hastalığında önemli rol oynaması ile öne çıkmaktadır. Yıllar içinde süre gelen durumların araştırma sonuçları olan bu sıralama pek çok hastalık çeşidi ile pekişmektedir. Bu nedenle koah nedenleri arasına farklı durumlarda eklenmektedir.

Özellikle temizlik konusunda kullanılmakta olan ağır yan etkileri olarak bilinen kimyasal bazlı ürünler solunan havanın akciğerlere ulaşması sonucu tahribat yaratabilmektedir. Bu duruma ağır metallerle yapılmış deterjan örnekleri ve tiner bazlı boyalar da verilebilir. Genel nedenleri arasına her geçen gün gelişmekte olan sektörlerin içerisinde yer alan ve alacak ürünlerde eklenmektedir. Bu nedenle koah oluşturabilecek pek çok durum vardır.



Koahın Belirtileri

Koah belirtileri arasında ilk gözlemlenen durum özellikle fiziksel faaliyetler konusunda kişinin nefes darlığı yaşayarak zorlanması halidir. Ayrıca hırıltılı tarzda bir konuşma biçimi beraberinde sürekli olan ağıza balgam gelmesi hali de koah durumunu öne çıkarmaktadır. Bunula birlikte belirgin etkilerinden biri sayılabilecek durum cilt yapısında ve tırnaklarda mavi görüntü oluşmasıdır. Bu belirti kişinin kendisinin de anlayacağı türden olduğu için mutlaka hekime gözükmesi şarttır.

Geri kalan belirtiler ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Göğüs kısmında sıkışma veya batma hissi
  • Hırıltılı konuşma şekli
  • Uzun süren öksürük
  • Halsizlik veya yorgunluk beraberinde hızlı kilo kaybı
  • En ufak iş sonrası hızlı bir şekilde yorulma hissi
  • Depresyon ve depresyona bağlı travmalar
  • El ve ayaklarda oluşan şişkinlikler

Yukarıda sıralanan belirtilere ek olarak farklı semptomlarda eklenebilmektedir. Bu nedenle ciddiyetini koruyan bir rahatsızlık olarak çıkmaktadır. Bu belirtiler aynı zamanda sigara kullanım ağırlığına bağlı olarak ta değişkenlik göstermektedir.

Ayrıca balgam çıkaramayan kişiler için bazı ilaçlar verilerek balgamını çıkartması sağlanır. Böylece oluşan rahatsızlık bir nebze rahat ettirilmektedir. Fakat belirtilerin ileri safhaya ulaştığı durumlar kişinin yaşamsal aktivitelerini de kısıtlamaktadır.



Koah Tanı Yöntemleri

Koah tanı yöntemleri arasında ilk uygulanan şey hekim tarafından hastanın tıbbi geçmişini dinlemektedir. Fiziksel muayene sonrasında tam teşhis konulabilmesi açısından yapılan solunum fonksiyon testi hastalığın varlığında ışık tutacak ve erken teşhisi koyduracak en önemli uygulamadır. Bu sayede kişinin hastalığı tam anlamıyla adlandırılır.

Sonrasında ise gerekli tedbir ve tetkikleri de uygun bir şekilde hastaya iletilmektedir. Özellikle tanı konmasını kolaylaştıran durum solunum testi olarak yorumlansa da kişinin ileri derece de sigara kullanımında bulunması hali de koah teşhisini rahatça koydurabilmektedir.



Koah Tedavi Yöntemleri

Koah tedavi yöntemlerinde öne çıkan durum erken teşhis edilmişse hızlı davranarak ve hastanın bilinçli yaklaşım tarzı ile engellenebilmektedir. Fakat her geçen süre zarfında ilerlediği bilinen hastalığın tedavisinde ilaç tedavileri de yeterli gelmeyebilir. Çünkü bazı hastalık gruplarında olduğu gibi koah hastalığının da evreleri bulunmaktadır. Bu evreler hafif, orta, ağır ve çok ağır olarak dört kısma ayrılmaktadır.

Koah hastalığının ilerleme seviyesinde akciğerler fonksiyonunu yitirebilmektedir. Bu nedenle hastalığın oluşumuna sebebiyet veren sigara ve sigara dumanlarının bulunduğu ortamlardan kaçınılması şarttır. Bazı ilaçlar oluşan deformasyon halinde etkili olsa da kronikleşmiş koah hastalığı için uygulanması gereken en önemli tedavi kişinin yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğidir.

Hekim kararı ile belirlenen ilaçları düzenli kullanması şarttır. Ayrıca nefes alıp vermesi konusunda faydası okunacak sprey bazlı ilaç çeşitleri de bir nebze rahatlatıcı olabilmektedir. Son olarak ise koah hastalığı nedeniyle kasları zayıflamış hastalar için pulmoner rehabilitasyon merkezinde tedavi görmesi gerektiği söylenmektedir. Özellikle orta seviyeye ulaşmış koah hastalığı anında bu merkezde tedavi görülmesi en uygun seçenektir.

Zatürre (Pnömoni), Verem (Tüberküloz), Üst Solunum Yolu Hastalıkları, Solunum Yetmezliği, Trakeobronkomalazi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!


Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.


Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…


Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.


Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp