Gastroenterit.jpg


Gastroenterit Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Gastroenterit kusma ve ishale neden olan ve çoğunlukla bebek ve çocuklarda görülen bağırsak enfeksiyonudur.

blank

Sıcaklarda bu hastalığın görülme oranı artar. Çünkü mikroorganizmalar sıcak havalarda kolayca çoğalarak gastroenterit dediğimiz bağırsak enfeksiyonuna yol açabilmektedir.

Gastroenterit Belirtileri
En yaygın belirtileri kusma ve ishaldir. Ayrıca mide ağrısı, ateşlenme, baş ağrısı gibi şikayetler de görülebilmektedir. Kusma ve ishalin yol açtığı su kaybı durumunda ise hastada ağız kuruluğu, göz altlarında çökme, koyu renkli idrar gibi problemler de oluşabilmektedir.

Gastroenteritin sebep olduğu ataklar çoğunlukla birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Ancak birkaç günü geçen atak durumlarında ishal nedeniyle vücutta su kaybı oluşmaya başlar, bu durum da özellikle çocuklar için olumsuz sonuçlara neden olabilir.


  • Gastroenterit Neden Oluşur?
  • Gastroenterit İçin Öneriler
Gastroenterit Neden Oluşur?

Gastroenterit virüs, bakteri kaynaklı bir sağlık problemidir. Günlük hayatta birçok durum bu enfeksiyonun oluşmasına sebep olabilmektedir. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

-Ellerinizden yediğiniz besinlere mikrop bulaşabilir. Bu durum da sindirim sisteminde enfeksiyona neden olabilmektedir.
-Soslu, kremalı yiyecekler, açıkta satılan yiyecek içecekler, pastörize olmayan süt ve süt ürünleri, çiğ gıdalar enfeksiyon sebebi olabilmektedir.
-Dışarda içeceklere eklenen buzlar genellikle musluk suyundan yapıldığı için enfeksiyona sebep olabilmektedir.
-Havuz ve kirli denize girmek de enfeksiyon kapmaya neden olabiliyor. Mümkün olduğunda temizliğinden emin olunan sulara girilmeli ve su yutmamaya özen gösterilmelidir.

Gastroenterit İçin Öneriler

-Vücudunuzun tuz, su ve mineral dengesine dikkat etmelisiniz. İshal ve kusma vücutta su kaybına yol açar, bu nedenle bol su içmelisiniz.
-İshal süresince yağsız beslenmeye özen göstermelisiniz. Patates haşlama, yoğurt, elma, muz, havuç gibi ishale iyi gelebilecek besinler tüketebilirsiniz.
-Baharatlardan, bol posalı meyve sebzelerden, kepek ekmeğinden uzak durmalısınız.
-Hekime danışmadan ishal ilacı ya da farklı bir ilaç kullanmamalısınız.
-Uzun süre devam edip, tedaviye cevap vermeyen ishal durumlarında, özellikle kanlı ve sümüklü ishal söz konusuysa altta yatan farklı ve ciddi bir bağırsak hastalığı olabilir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Anne-Sütünün-Önemi.jpg


8 Soruda Anne Sütünün Önemi


Dünyaya gözlerini açan bebek ilk olarak dünyaya uyum sağlamaya başlar.

blank

Dünyaya uyum sağlamaya çalışırken de yaptığı ilk şey ise içgüdüsel olarak emecek bir şey aramak olur. İşte bu noktada en önemli besin kaynağı anne sütü devreye girer.

İşte 8 Soruda Anne Sütünün Önemi;


  • Bebeği doğar doğmaz emzirmenin ne gibi faydaları var?
  • Sezaryen doğumda bebeğin emmeye başlaması gecikiyor mu?
  • Süt arttırmak için annelere ne gibi tavsiyelerde bulunabiliriz?
  • Annenin tükettiği besinler sütün içeriğini değiştiriyor mu?
  • Bebeğin kaç yaşına kadar anne sütü alması gerekir?
  • Çalışan anneler sütlerini nasıl korumalılar?
  • Mamayla beslenen bebekler ne gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir?
  • Emzirmenin anneye faydaları neler?
Bebeği doğar doğmaz emzirmenin ne gibi faydaları var?

Bebeği doğar doğmaz emzirmenin en önemli faydası; emzirmenin sürekliliğini sağlamak oluyor. Dolayısıyla doğar doğmaz biz bebekleri annesine veriyoruz, hatta doğum odasında bile göğsüne koyup annesinin memesini bulmasını sağlıyoruz ki bebek-anne ilişkisi erkenden başlasın ve bebek erkenden emmeyi öğrenebilsin.

Sezaryen doğumda bebeğin emmeye başlaması gecikiyor mu?

Sezaryen doğumlarda emzirme konusunda anne sütü konusunda bazen sıkıntılar olabiliyor. Özellikle doğum sancıları başlamadan sezaryen gerçekleşirse vücut henüz tam emzirmeye hazır olmayabiliyor. Dolayısıyla da ilk günlerde sütün gelmesinde biraz sıkıntı yaşanabiliyor; ama ısrarla emzirmeye devam edilirse 2-3 gün içerisinde bu sorun ortadan kalkar.

Sezaryenin da bir ameliyat olduğunu düşünürsek anne ameliyat sonrası yaşadığı sıkıntılar nedeniyle emzirme konusunda bazı zorluklarla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle annenin emzirme pozisyonuna geçmesi zaman alabilir; ama yakın çevresi ve sağlık personelinin desteği ile bu sorunlar çok kolay bir şekilde atlatılabilir ve anne sütü başarıyla verilebilir.

Süt arttırmak için annelere ne gibi tavsiyelerde bulunabiliriz?

Sütü arttırmak için her şeyden önce annenin emzirmeyi istemesi lazım. Bu çok önemli; çünkü sütün artmasını sağlayan hormonlar, beynimizde yapılanıyor. Eğer beynimiz emzirmeyi istiyorsa o zaman hormonlar sütün devamlılığını sağlıyor. Öte taraftan annenin stresli olmaması gerekiyor. Anne ne kadar stresli olursa o kadar süt yapımını sağlayacak hormonların miktarı da azalıyor. Dolayısıyla önce annenin istemesi, rahat olması, etrafından da destek görmesi sütün artması konusunda büyük önem taşıyor.

Annenin tükettiği besinler sütün içeriğini değiştiriyor mu?

Annenin tükettiği besinler doğrudan süte geçebiliyor. Baklava yediyse sütü tatlı oluyor, sarımsaklı bir yemek yerse sütünün tadı değişebiliyor. Özellikle ilk üç ay çok önemli. Bu ilk üç ayda günde iki bardaktan fazla çay içilmemesini, bir fincandan fazla kahve tüketilmemesini öneriyoruz.

Bebeğin kaç yaşına kadar anne sütü alması gerekir?

Dünya Sağlık Örgütünün önerisine göre en az iki yaşına kadar emzirmeyi öneriyoruz. İki yaşından sonra eğer çocuk ve anne emzirme konusunda istekliyseler devam edebilirler; ama ek gıdaları tüketmek şartıyla.

Çalışan anneler sütlerini nasıl korumalılar?

Aslında burada sağlık personeline çok önemli bir görev düşüyor. Hem hemşireler hem de çocuk hekimleri annelere mutlaka elle ya da pompayla sütlerini nasıl sağacaklarını, nasıl saklayacaklarını ve bunu bebeklerine nasıl verecekleri konusunda eğitim vermeleri gerekiyor. Çalışan anne bebeğini emziremese bile sağarak anne sütü verebilir.

Yeter ki bunu nasıl yapacağını bilsin, nasıl uygulayacağını bilsin ve bu konuda iş yerlerinin de bir parça anlayışlı olması gerekiyor. Sonuç olarak çalışan anneleri yönlendirecek olan sağlık personeli, anneye sütü nasıl sağacağını derin dondurucuda ne kadar süre saklayabileceğini, sütü bebeğe nasıl vereceğini anneye ayrıntılı olarak öğretmesi gerekiyor.

Mamayla beslenen bebekler ne gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir?

Mama alan bebeklerde karın ağrıları, gaz sancıları, kabızlık, ishal gibi sorunlar zaten çok sık yaşanıyor. Anne sütü alan bebeklerde ise böyle sorunlar hemen hemen hiç görülmüyor. Onun dışında anne sütü alan bebeklerin en önemli özelliği hastalıklara yakalanma riskinin çok düşük olması.

Çünkü mamalar ne kadar anne sütüne yakınlaştırılsa da anne sütü tamamen canlı bir sıvı. İçerisinde pek çok koruyucu hücreler var. Dolayısıyla bebek ne kadar uzun süre anne sütü alırsa o kadar uzun süre enfeksiyonlardan korunmuş oluyor. Buna karşılık mama ile beslenen bebek anne sütündeki doğal maddeleri alamadığı için enfeksiyonlara daha açık hale gelebiliyor.

Emzirmenin anneye faydaları neler?

Emzirmenin hem bebeğe hem de anneye çok büyük faydaları var. Emziren annede yumurtalık kanseri, meme kanseri gibi kanser türleri çok daha az görülüyor. Anne, doğumdan sonra çok daha hızlı forma kavuşabiliyor. Ayrıca ruhsal olarak da mama veren ve emziren anne arasında ciddi farklar ortaya çıkabiliyor.

Emziren anne salgıladığı hormon nedeniyle de daha dinç ve ruhsal anlamda da daha güçlü olabiliyor. Emziren anne gece sık sık emzirmek için uyansa da salgıladığı hormonlar nedeniyle ertesi gün daha dinç bir şekilde hayatına devam edebiliyor.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


CocukHastaliklari.jpg


Kış Mevsiminde En Sık Gözlenen Çocuk Hastalıkları


Kış mevsimi okul- kreş gibi toplu ortamlarda bulunma dönemidir.

blank

Çocukların soğuğa bağlı dirençi düşebilir. Virüs ve bakteriler damlacık enfeksiyonu şeklinde çocuktan çocuğa bulaşır. Bu damlacıklar saatlerce havada asılı eşyaların üzerinde aktif olarak kalabilmektedirler ve bu eşyaları ele alan, ağzına götüren çocuk enfeksiyona yakalanır.


  • Pnomoni (Zatürre)
  • Bronşit (Zatürre)
  • Bronşiyolit
  • Bağırsak Enfeksiyonları
Pnomoni (Zatürre)

Akciğerde bulunan hava keseciklerinin iltihabı olarak anlatabiliriz.Çocuklarda ateş öksürük hırıltı nefes almakta güçlük meydana getirebilir. Tablo ağırlaşabilir. Yeme isteğinde azalma ve çocukların gündelik aktivitesinde azalma gözlenebilir. Mutlaka hekime müracaat edilmelidir.

Bronşit (Zatürre)

Büyük havayollarının iltihabıdır. Tablo zatürre diye bildiğimiz tabloya benzer. Bakteriler ve virüsler bu duruma neden olabilir Temel şikayet öksürük ve hırıltıdır. Ateş tabloya eşlik edebilir.

Evde sigara içilmesi tablonun şiddetini arttırabilir. Tedavi öncesi bazı tetkikler yapılır. Buna göre antibiyotik tedavisi başlama kararı verilir. Bazen klinik durum 4 hafta sürebilir. Bu olayın kronik bir sürece evrildiğinin göstergesidir. Ayırıcı tanı yapılmalıdır.

Bronşiyolit

Solunum yollarının en küçük dalları olan bronşiyollerın (bronşçukların)enfeksiyonu ve daralmasi olarak tanımlanır. Çocukluk çağlarında genellikle viral enfeksiyonlar ile beraber gözlenir. En önemli şikayet hırıltı ve hışıltıdır. özellikle çocuğunuzun sık nefes alıp verdiğinim gözlemleyebilirsiniz. Ateş tabloya eşlik edebilir. Ama olmazsa olmaz değildir. Bronşiyolit ülkemizde kış aylarında epidemilere yol açar Huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve kusma gözlenebilir. Gözlerde kızarıklık sulanma ve batma gibi şikayetler eşlik edebilir. Morarma ve nefes durması görülebilir. Aileler bu durumla karşılaştıklarında tedirgin olabilirler. Yapılacak en önemli durum bir doktora başvurmaktır. Daralmış hava yolunu açmak için çeşitli tedaviler uygulanmaktadır.

Bağırsak Enfeksiyonları

*Gastroenterit: İshal dîyare dizanteri en sık gözlenen bağırsak hastalıklarıdır. Tabloda bazen ishale kusma karın ağrısı su kaybı karın ağrısı ve kramplar eşlik edebilir. En önemlisi su kaybıdır. Doktara başvurulmalıdır. Yapılan tetkikler ile neden saptanabilir. Çocuğun durumuna göre serum ihtiyacı olup olmadığı kararı verilir.

*Rotavirus: 2 yaş altı çocuklarda sıklıkla gözlenen bir ishal nedenidir. Eylül – Nisan ayları arasında daha sık gözlemlenir. Ateş, kusma, bulantı ve sıvı kaybına neden olur. 2-4 gün içinde başlar. Su kaybı okadar belirgindir ki hastaneye yatışa neden olabilir.Rota virüs çok bulaşıcıdır Kreş ve okullarda ishal salgınlarına neden olabilir. El temizliği korunmada en etkili yöntemdir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp