En Son Eklenenler


Trigeminal Nevralji 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Trigeminal Nevralji


Trigeminal Nevralji

Trigeminal nevralji yüz kısmında kronik bir şekilde oluşan ağrı olarak bilinmektedir. Oluşan bu kronik ağrı yüz kısmında hislerin beyin merkezine ulaşması veya sinyal gönderilmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Bir süre sonrasında sürekli hale gelen bu durum oldukça bunaltıcı olmaya başlamaktadır. Çünkü kişinin sosyal yaşamını da etkileyen durumları öne çıkarmaktadır. Bu hastalığı yaşayan kişiler için en ufak bir hareket bile ağrının başlamasını tetikleyebilmektedir.

Trigeminal Nevralji 2022

Günlük olarak yapılan diş fırçalama zamanında hafif bir hareket bile ansızın başlayan bir yüz ağrısı oluşturabilmektedir. Aynı şekilde yapılan bir makyaj bile Trigeminal nevralji durumunu tetikleyen sorun olarak yorumlanmaktadır. Bu nedenle sosyal anlamda sıkıntı yaratan hastalıklar grubuna girmektedir.

Trigeminal nevralji hastalığının ilk evreleri hafif ve yavaş ilerlemektedir. Yaşa bağlı olarak ta geliştiği bilinen bu hastalığın özellikle kadınlarda daha sık görülmesinin birçok nedeni olabilmektedir. Tıbbi anlamda modern tedavi çeşitlerini günümüz sağlık sektörü hastaya en uygun bir şekilde uygulamaktadır.


Böylece yaşanılan hastalık kısa süre zarfında bitmekte ve yeniden kişi sağlığına kavuşmaktadır. Yüz travması olarak ta adlandırılan Trigeminal nevralji rahatsızlığı üst üste stres yaşayan kişilerde de görülmektedir. Fakat hastaların tıbbi öykülerinde her zaman can alıcı konular olmayabilir. Bu gibi durumlarda kullanılan ilaçlar ve bağımlılıklar dikkat çekmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Trigeminal Nevralji Nedenleri

Trigeminal nevralji oluşmasının genel nedenleri arasında farklı durumlar öne çıkabilmektedir. Yüz kısmında oluşan hislerin beyne taşınması dolayısıyla farklı sinir işlevi bozukluğu yaşanmaktadır. Durum bu şekilde olunca sinir sistemi mekanizması da bozulabilmektedir. Özellikle Trigeminal nevralji hastalığında görülmekte olan asıl sorun normal kan damarı ile beynin tabanında yer aldığı bilinen Trigeminal sinirlerinin temasıdır.

Temas gerçekleştiği an aniden şiddetli bir yüz ağrısı oluşabilmektedir. Buna sebebiyet veren en ufak bir yüz uygulaması bile tetikleyen faktör olmaya başlamaktadır. Yüzünüze masaj yapma, makyaj veya yüz üstü yatmak gibi her durum olası ağrıyı aniden başlatabilir. Bu hastalığın kötü taraflarından biri de kronik olmasıdır.

Giderek miyelin kılıfına da zarar vermeye başlayan Trigeminal nevralji multipl skleroz hastalığı ile ilgili bir ilişki içinde olabileceğinden farklı sorunları da açığa çıkarabilmektedir. Örneğin; iyi huylu veya kötü huylu tümör oluşumlarına sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle hastanın tıbbi öyküsü çok önemlidir.

Özellikle belirtilen nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Kafa travmaları
  • Kaza ve yaralanmalar
  • Felç

Yukarıda belirtilen durumlar tıbbi açıdan öne çıkan en belirgin gözlemlenmiş Trigeminal nevralji nedenleridir. Fakat Trigeminal nevralji hastalı 40 yaş sonrasında da görülebilen ve ya ortalamasına bağlı olarak ta gelişebilen bir hastalık olarak bilinmektedir. Bununla birlikte beyinde oluşan lezyonlar nedeniyle de Trigeminal oluşabilmektedir. Aynı şekilde anormal bozulmalar neticesinde de görülebilen bir hastalık türüdür.



Trigeminal Nevralji Belirtileri

Trigeminal nevralji rahatsızlığının belirtileri arasında çok fazla durum gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle tek bir belirti ile öne çıkmamaktadır. Farklı ağrı çeşidi ile kendini gösteren Trigeminal nevralji rahatsızlığı oldukça farklı semptomlar eşliğinde kendini gösterir. Ağrının modeli ve yarattığı etkiler ise şu şekilde sıralanan belirtilerine eşlik etmektedir.

  • Yüz kısmında oluşan ağrının tek bölgede kalması veya yayılması
  • İlk seferde yüz kısmının tek tarafını etkileyen ağrı daha sonrasında yüzün çift tarafını da etkilemeye başlamaktadır.
  • Birkaç saniyelik veya dakikalarca sürebilen ağrı nöbetleri yaşanması
  • Çeşitli ağrı nöbetleri geçiren hastaların belirttiği durumlar elektrik çarpması gibi ani gelişen şekilde olmaktadır.
  • Günler veya aylarca sürebilen Trigeminal nevralji kronik ağrıları aynı şekilde belirli süreler boyunca hiçbir belirti göstermeyebilir.
  • Üst üste yaşanan delici veya yanıcı olarak belirtilen ağrılı durumlar gözlemlenebilmektedir.
  • Yanak, çene, dudak, alın ve göz çevresinde oluşabilen ağrılar giderek yaygınlık gösterebilmektedir. Aynı zamanda sinir merkezine uyarı gönderen bir sinyal mekanizması da oluşturabilmektedir.
  • Spontane ağrı ve atakları geliştiren sorunlar oluşturur. Örneğin; diş fırçalanması veya makyaj yapılması gibi oluşan değişik nedenlerle ağrılar başlayabilmektedir.
  • Yüz etkileşimleri ile yaşanan benzer durumların tümü spontane ağrıları geliştirmektedir. Bu nedenle herhangi bir yüz uygulaması hastalığın ani atak göstermesini sağlamaktadır.
  • Zaman içinde çok daha sık hale gelen ağrılar bir süre sonra kronik hale gelebilmektedir.
  • Reçetesiz bir şekilde sürekli alınan ağrı kesiciler ve kullanımları sonrasında bile geçmeyen ağrılarda mutlaka hekime başvurulması gerekmektedir.

Yukarıda sıralanan Trigeminal nevralji belirtileri arasına farklı semptomlar veya durumlarda eklenebilmektedir.



Trigeminal Nevralji Tanı Yöntemleri

Trigeminal nevralji tanı yöntemleri açısından öncelikli olarak hastanın tıbbi geçmişi ele alınmaktadır. Ani oluşan ağrı vakaları anlık olarak ta yaşanabilir. Bu nedenle oluşan ağrının hangi sebeple kaynaklandığını anlamak açısından doktorun bazı tetkikler yapması gereklidir. Multipl skleroz gibi bir durumun veya tümörün ağrı oluşturup oluşturmadığını anlamak açısından MR çekimleri yapılmaktadır. Bu çekimler sayesinde ağrının oluşum sebebi ve şiddeti anlaşılabilmektedir. Ayrıca gerekli görüldüğü vakit biyopsiye varan tanı yöntemi de uygulanabilmektedir. Kan tahlilleri ve manyetik rezonans çekimleri birleştirilerek hastalığa sebep olan etkende aynı şekilde araştırılmaktadır.

Etken sebep nedeniyle yapılan tetkikler çoğalabilmektedir. Hangi durumdan kaynaklı olduğunu anlamak ve doğru tedavi uygulanması açısından önemli rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca bazı hekimlerin Trigeminal nevralji hastalığında kan damarlarını kontrol etmek amaçlı yaptığı boya enjekte uygulaması vardır. Bu uygulama sayesinde anjiyografisi ölçülen hastaların kan akışı düzeni de incelenmektedir. Bu tür bir testin yapılması veya tanı yöntemi gerekli görülen bir müdahale niteliğinde sayılmaktadır. Çünkü yüz kısmında oluşan her ağrı Trigeminal nevralji demek değildir. Bu nedenle çok dikkatli olunması ve doğru teşhis yapılması gereklidir.



Trigeminal Nevralji Tedavi Yöntemleri

Trigeminal nevralji hastalığında ilk sırada yer alan tedavi çeşitleri genellikle hekim tarafından belirlenen ilaçlardır. Bu ilaçlar eşliğinde devam eden tedavi sürecine ek anlamda bir şey yapılmasına da gerek kalmadan hastalar iyileşmektedir. Fakat her hasta için aynı durum söz konusu olmadığı için bağışıklık kazanan vücudun belli bir süre sonra ilaca karşı da yanıt vermemeye başlaması bitmek bilmeyen ağrıları başlatmaktadır.

Sürekli yüz ağrısı veya baş ağrısı şeklinde nitelendirilen ağrılar geçmemeye başladığı vakit cerrahi operasyonlar devreye girmektedir. Hekimin kararı neticesinde Trigeminal nevralji hastalığını komple yok edecek ilaç reçetesi de verilmektedir. Beyin sistemine ulaşan ağrıların giderilmesi veya azalması anlamındaki uygulanan ilaç tedavisi zaman içinde doz artışlarında yükseklik yaşanması mümkün görülen bir şeydir. Hekim kararı neticesinde verilen bu durum hastanın bu hastalıktan kurtulması adına uygulanan yöntemlerden biridir. Cerrahi açıdan çok yönlü tedavi şekilleri olan bu hastalığın bazı tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Mikrovasküler dekompresyon
  • Beyin stereotaktik radyocerrahisi
  • Rizotomi

Belirtilen bu tedavi yöntemi Trigeminal nevralji tedavilerinde kullanılan yöntem olmakla birlikte hastalığı yok edici tedaviler olarak ta bilinmektedir. Genel anlamda bu tedavilerin yanı sıra hekim tecrübesi ve tanı yöntemleri sonrasında uygulanması gereken en doğru tedavi yöntemi hastaya uygulanmaktadır.

Tedavi yöntemi oldukça fazla olan Trigeminal nevralji rahatsızlığı ile hala yaşamakta olan binlerce insan vardır. Fakat üretkenliği azalttığı gibi sosyal hayatı da bir yandan bitirmektedir. Bu nedenle erken teşhis ve doğru tedavi şekli ile tedavi edilmesi gereken bir hastalık türüdür.

Spina Bifida, menenjit, Hipofiz tümörleri, Gliomlar, Çocuklarda Epilepsi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Spina Bifida 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Spina Bifida


Spina Bifida

Spina bifida hastalığı bebeklerde bulunan ayrık omurga hastalığı olarak bilinmektedir. Bu hastalığın anne karnında iken başlayıp gelişmesi mümkündür. Ayrıca Türkiye’de her 1000 bebekten 3’ünde görülebilen bir rahatsızlık olarak öne çıkmaktadır.

Spina Bifida 2022

Spina Bifida Nedir?

Spina bifida hastalığında açık kalan sinirler ve boşlukları omurların arasından çıkması nedeni ile bebeğin sırt kısmında yumru oluşturmaya başlamaktadır. Vücutta tüm işlemleri yöneten mekanizmaya zarar veren bu durum neticesinde bebekte henüz küçük yaşlarda dahi sorunlar gözlemlenmektedir.

Genellikle oluşan yumru sonrasında çocuklarda felç kalma durumu çok yüksektir. Aynı zamanda çocuğun tüm işlevsel faaliyetlerinde başarılı olamayışı gözlemlenmektedir. Bağırsak ve mesane problemleri oluşturan Spina bifida beraberinde hidrosefali ve ileriki dönemde skolyoz adı verilen hastalıkları başlatmaktadır.

Spina bifida hastalığının en önemli oluşum sebepleri arasında annelerin gebelik dönemlerinde kullanması gereken folik asit olarak öne çıkmaktadır. Yetersiz alım veya kullanılmayan durumlarda ayrık omurga hastalığı oluşabilmektedir. Sinir sistemi mekanizması açısından gerekli olan folik asit bu açıdan büyük rol oynamaktadır. Kan ve ultrason testleri ile saptanabilen bu durum gebelik sürecinde anlaşılması mümkün olabilmektedir.

Spina bifida rahatsızlığı ile doğan bebeklerin ilk 35 saat içinde ameliyat edilmesi halinde yaşanabilecek diğer olumsuz durumlardan ve Spina bifida hastalığından tamamen kurtulmak mümkün olmaktadır.


Bu hastalığı takip eden nöroloji bölümleri ve rehabilitasyonlar hastalığın çok çeşitli evrelerini de inceleyerek tedavi sunmaktadır.

Ameliyatlar sayesinde kısmi anlamda veya tamamen düzelebilen sorunun tümü sonrasında oluşabilecek durumları da engellemektedir. Engellenmediği takdirde ayakta durmada zorluk çekilmesi, gaita ve idrar kaçırma gibi sorunlar gözlemlenmeye başlamaktadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Spina Bifida Nedenleri

Spina bifida nedenleri arasında tek bir neden olmadığı gibi tam anlamıyla bir şey belirtmek doğru olmayacaktır. Fakat hekimlerin tecrübeleri ve araştırmalar neticesinde gebelik dönemlerinde folik asit kullanılması Spina bifida rahatsızlığını önlemektedir. Bu nedenle folik asit kullanılmadığı takdirde Spina bifida oluşmaktadır.

Aynı şekilde gebelik döneminde kullanılan bazı ürünler, ilaçlar da sorun oluşturabilmektedir. Bunun dışında hastalığın oluşmasını tetikleyen bir durum olarak yorumlanan diyabet hastalığı da bebeklerde ayrık omurga oluşumu açısından problem yaratabilmektedir.

Beraberinde kilo problemi olan kadınlar Spina bifida rahatsızlığı olan bebek doğurması mümkün olabilmektedir. Bu nedenle gebelik dönemlerinde folik asit kullanımı çok önemli rol oynamaktadır. Ayrıca doktor kontrollerinizi de düzenli yaptırmanız gerekmektedir. Doğum sonrası başlayacak olan zor dönemler can sıkıcı olmaması nedeniyle düzenli folik asit kullanımı ve hekim kontrolleri önemli yer tutmaktadır.



Spina Bifida Tanı Yöntemleri

Spina bifida tanı yöntemleri genel olarak gebelik döneminin ikinci üç aylık bölümünde yapılan tarama testleri doğrultusunda tespit edilmektedir. Ayrıca ultrason, kan testleri ve gerekli görüldüğü taktirde amniyosentez yöntemi Spina bifida hastalığının tanısını koymak açısından yeterlidir.

Toplamında üçlü test sonrasında yapılan tetkiklerde AFP değeri normal seviyenin üzerinde çıkmışsa bebeğin Spina bifida rahatsızlığına sahip olduğu saptanmaktadır. İleriki dönemde çok zorluk yaşatabilen ayrık omurga hastalığı, bebeğin hayatını tümden etkilemekte ve zorluk oluşturmaktadır.



Spina Bifida Tedavi Yöntemleri

Spina bifida rahatsızlığına sahip olan bebeğin doğumuna karar verilme sonrasında doğum zamanının hemen sonrası ve 36 saat içinde yapılması gereken en önemli işlem ameliyat olarak bilinmektedir. Bu esnada yapılacak ameliyat ilerleyen dönemde oluşabilecek birçok rahatsızlığın önüne geçmektedir. Ayrıca doğumuna karar verilmesinin nedeni bebekte oluşabilecek ve beklenen öngörüleri ortadan kaldırma amaçlı yapılmaktadır.

Spina bifida rahatsızlığı tam anlamıyla tanısı konulduğu vakit hekim kararı neticesinde doğum sürecini doldurmamış bebekler alınabilmekte ve ameliyatları yapılabilmektedir. Bu ameliyat esnasında meningoseli işlemi de yapılmaktadır. Meningoseli omurilik ve çevresini koruyan bir zar görevi görmektedir. Çıkan omuriliğin yerine gelmesi açısından önemli rol oynayan meningoseli, omuriliğin tekrar yerine konulması sonrasında açığı kapatmaya yaramaktadır.



Spina Bifida Hastalığının Aşamaları

Spina bifida rahatsızlığında erken davranılması çok önemli bir adım sayılmaktadır. Çünkü tedavisi yapılması gereken başlamış bir rahatsızlık türünün erken müdahale edilerek tedavi edilmesi başlayan rahatsızlığı tümden bitirebilmektedir. Spina bifida hastalığı için önemli 3 aşama şu şekilde belirtilmektedir.

  • Erken müdahale açısından erken tanı konması
  • Tanısı konulmuş bebeklerde acilen doğum işlevinin gerçekleştirilmesi ve oluşabilecek tüm olumsuz durumların önlenmesi ve sistemli çalışılması
  • Tedavisi erken süre zarfında yapılmış bebeklerin tedaviden sonraki sürede takip edilmesi

Sayılan bu aşamalara hekim kararı sayesinde farklı durumlarda eklenebilmektedir. İnsan hayatının doğumdan itibaren etkileyen bir rahatsızlık türü olduğundan Spina bifida mutlaka takip edilmesi gereken ve tedavi olunması şart olan rahatsızlık olarak bilinmektedir. Ayrıca erken yapılan her müdahale çocuğun yaşama kazandırılmasını sağlayacağı gibi aynı zamanda da çocuğun yaşayabileceği hastalıkları ve ileri boyutlara ulaşabilen rahatsızlıkları da engellemektedir.



Spina Bifida ve Anne Karnında Yapılan Cerrahi İşlem

Spina bifida rahatsızlığı genellikle bebeğin anne karnında iken oluşan bir sorun olarak gözlemlendiği için anne karnında cerrahi işlem yapılması mümkün olan bir ameliyata da teşvik etmektedir. Bu ameliyat türüne fazla rastlanmadığı için yaygınlık kazanmadığı da bir gerçektir. Fakat yapılacak ameliyatta anne karnı cerrahi işlemle açılarak omurilik üzerindeki açıklık kapatılmaktadır. Bu işlem rahim alanına girilmesi şeklinde ilerlemektedir. Yapılması uygun görülen süre ise bebeğin 26. Haftası olarak bilinmektedir. Gelişmeye başlayan kemik yapısında sorunlar oluşmaması için bu cerrahi işlem gerekli görülmektedir.



Spina Bifida Rahatsızlığının Oluşturduğu Durumlar

Spina bifida rahatsızlığının oluşturduğu birçok durum bebeğin doğum sonrasında gelişim ve büyüme derecesi ile gözlemlenmektedir. Erken tanı koyulmamış veya dikkate alınmamış Spina bifida rahatsızlığı bebeklerde ilk olarak ayrık omurga çıkıntısı oluşturmaktadır. Yaş ilerledikçe veya bebek büyüdükçe ortaya çıkabilecek olası durumlar şu şekilde belirtilmektedir.

  • Yürüme bozukluğu
  • Hareket kısıtlılığı
  • Motor becerilerini kullanamama
  • İdrara sık çıkma isteği veya idrarını kaçırmaya başlama
  • İleride yaşanabilecek skolyoz hastalığı

Yukarıda sıralanan olası durumların tümü aslında Spina bifida rahatsızlığında beklenen durumlar olarak bilinmektedir. Bu nedenle gebelik döneminde çekilen ultrason ve kan testleri bu hastalıkta önemli rol oynamaktadır. Çekilen her ultrason bebeğin sağlık durumunu gösterdiği gibi aynı zamanda da hayati bir tehlike olup olmadığının da habercisi sayılır.

Spina Bifida Ameliyat Sonrası

Spina bifida tüm hayatı etkileyen bir hastalık türü olduğundan hastanın hayat boyu izlenmesini gerektiren bir rahatsızlık olarak bilinir. Spina bifida ameliyatı yapılmasının ardın belirli aralıklarda hekim kontrolleri şarttır. Yani ameliyat oldubitti diye bir şey olmamakla birlikte tam tersi çocuk yakından takip edilerek durumu sürekli kontrol altında tutulmaktadır.

Çocuk beyin cerrahisi, nörolog, nefroloji ve çocuk ürolojisi Spina bifida rahatsızlığı yaşayan çocukları muayene etmektedir. Kontrollerin 4 ayda bir yapıldığı bu hastalıkta ameliyat sonrasındaki zamanda önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü dikkatten kaçan her durum farklı bir soruna yol açabilmektedir. Özellikle beyin sistemi ve beyincikte ilave problemlere yaratabilen bir hastalık olduğu için ameliyat sonrasında her 4 ayda bir çocuğun kontrol ettirilmesi gereklidir.

Ayrıca bu kontrollerin tek bir hekim tarafından da yapılıp takip edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle belirtilen tıp bölümlerindeki uzman hekimlerin kontrol etmesi ve bifida poliklinikleri Spina bifida hastalığı yaşayan çocuklar açısından çok önemli yer tutmaktadır.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Çocuk Nöroşirurjisi, Beyin Pili





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Menenjit 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Menenjit


Menenjit

Menenjit tıbbi müdahaleler konusunda hızlı müdahale gerektiren ve bu şekilde ilerleyen rahatsızlıktır. Beynin ve çevresindeki zarların iltihaplanması nedeniyle ortaya çıkan menenjit rahatsızlığı her daim acil müdahaleler gerektirmektedir. Temel belirtileri arasında yüksek ateş ve beraberinde gelişen bulantı ve kusma gözlemlenmektedir. Fakat aynı belirtiler farklı hastalıklarda da gözlemlenebildiğinden gerekli tahlillerin yapılması ve hekim tarafından muayene kontrolü yapılması şarttır.

Menenjit 2022

Menenjit rahatsızlığının temel nedeni zamanla ortaya çıkan virüsler olduğu düşünülmektedir. Vücuda giren bilinmeyen bir virüs nedeniyle oluşan menenjit rahatsızlığı zamanında müdahale yapılmadığı zaman tehlikeli durumları ortaya çıkarabilmektedir. Menenjit rahatsızlığının herhangi bir yaş sınırı yoktur. Yeni doğanlarda dahi olabilen menenjit rahatsızlığı oldukça tehlikeli ve hızlı şekilde ilerlemektedir.


Yeni doğanlarda oluşan menenjit rahatsızlığının en tehlikeli yaş sınırı 60 olarak bilinmektedir. Bu nedenle menenjit geçiren hastaların yaş ortalaması dikkate alınarak tedaviler yapılmaktadır. En çok görülen menenjit nedeni virüs olmakla birlikte aynı zamanda en az tehlikeli olanları da bu şekilde rol oynamaktadır. Nadir şekilde bakteri nedeniyle oluşan menenjit rahatsızlığı çok daha tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Bu nedenle menenjit tipine çok dikkat etmek gerekmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Menenjit Nedenleri

Menenjit nedenleri arasında en yaygın olarak bilinen durumlar öksürme ve hapşırma durumları olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca ortak kullanım alanları ve ortak kullanılan eşyalar menenjit rahatsızlığının bulaşma nedenleri arasında yer almaktadır. Ayrıca öpüşme gibi durumların sık yaşandığı zamanlarda bakteriyel menenjit ve virüsleri vücuda ağız, kulak, burun yoluyla girmektedir. Böylece beyin zarlarına ve beyne ulaşarak menenjit rahatsızlığını başlatmaktadır. Menenjit rahatsızlığında en riskli gruplar şu şekilde sıralanmaktadır.

  • 1 yaş altı bebekler
  • 16 ile 25 yaş arasındaki kişiler
  • 60 yaş üzeri kişiler

Bu ortalamaya bakıldığı zaman aslında her yaşta ve her kişide görülebilecek bir rahatsızlık olduğu bilinmektedir. Fakat özellikle 1 yaş ve 60 yaş menenjit rahatsızlığında en tehlikeli yaş grupları olarak bilinmektedir. Özellikle çocuklarda metabolizma tam anlamıyla gelişmemesinden dolayı menenjit çok ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Zihinsel gerilemeye kadar ulaşan bu durum ileride hayatı zorlaştıracak çok önemli bir konu haline gelmektedir. Bu nedenle belirtileri gözlemlediğiniz an mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gitmeli ve doğru tedavi şeklini uygulamalısınız.



Menenjit Belirtileri

Menenjit belirtileri arasında akla ilk gelen ve yaygın olarak bilinen yüksek ateş konusu öne çıkmaktadır. Hastaların büyük bir bölümünde gözlemlenmiş olan bu durum söz konusu rahatsızlığın boyutu ile de ilgili olduğu bilinmektedir. Ayrıca nadir olarak yorumlanmış olsa da ense sertlikleri de meydana gelmektedir. Devamında yer alan menenjit belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • 38 ve üzeri ateş
  • Şiddeti artan baş ağrıları
  • Ense sertliği
  • Boyun tutulmaları
  • Işık hassasiyeti oluşması nedeniyle ışığa bakamama durumları veya ışıktan rahatsız olunması
  • Hissizlik ve sersemlik
  • Bilinç kaybı yaşama
  • Havale geçirme ve beraberinde oluşan titreme hali
  • Hızlı nefes alma ve verme
  • Eklem ve kas ağrıları
  • Nadir görülse de mide bulantıları

Yukarıda sayılan menenjit belirtileri çoğunlukla genelleme yapılarak ortaya çıkarılmış belirtiler olarak bilinmektedir. Hastaların büyük bölümünde gözlemlenmiş olan bu belirtiler her daim dikkat çekici olmaktadır. Menenjit rahatsızlığında diğer belirtilerden biri sayılan durum ise ev ve ayakların normalin dışında soğuk olmasıdır. Sayılan belirtiler ile soğuklaşma hali pekişiyorsa acilen en yakın sağlık kurumuna gitmeniz gerekmektedir.

Çocuklarda görülen menenjit rahatsızlığında görülen belirtiler arasında en sık yaşanan durum çocuğun huzursuz olması ve bilinçsiz hareket etmeye başlaması olarak bilinir. Geri kalan belirtiler ise 2 yaş sınırı ve altındakiler için şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Çocuğun vücut dengesinin bozulması
  • Kafatasının arka kısma doğru eğilmesi
  • Göbeğinin yukarı çıkmaya başlaması
  • İştahsızlık hali veya iştahı olmasına rağmen yemek yeme isteğini kaybetmesi
  • Kaskatı kesilme durumu veya hareketsizlik
  • Soluk bir beniz görüntüsü oluşması
  • Bıngıldağın şişmesi veya gerginleşmesi

Yukarıda sayılan belirtilerin biri veya birkaçı bulunduğu an mutlaka hekim kontrolü yaptırmanız şarttır. Çünkü menenjit rahatsızlığı beyni direkt olarak etkileyen bir rahatsızlık olup ileriki dönemde daha ağır sorunlar oluşturabilmektedir.



Menenjit Tanı Yöntemleri

Menenjit tanı yöntemleri arasında ilk olarak belirtilere dikkat edilmektedir. Hastanın yüksek ateşli hali, vücudunun katı ve gergin bir hale gelmesi, eklem ağrıları gibi birçok durum muayene esnasında dikkate alınmaktadır. Ayrıca beraberinde yaşanan bir rahatsızlık türü varsa hekim tarafından tıbbi öykü anlamında dinlenmektedir. Bunun dışında ense sertliği oluşup oluşmadığına dikkat eden hekimler ayrıca vücudun lekeli olup olmadığını veya döküntü yapıp yapmadığını da kontrol etmektedir.

Tanı koyma konusunda özellikle uygulanan metot fiziki muayene şekli olarak bilinmektedir. Bunun dışında kan testi yapılmaktadır. Kan testi sayesinde vücuda bulaşmış olan menenjit rahatsızlığının ne türde olup olmadığına bakılmaktadır. Gerekli görüldüğü vakit hekim kararı ile BT yani bilgisayarlı tomografi çekilmektedir. Böylece tam anlamıyla menenjit tanısı konulabilmektedir. Bu işlemler dışında lomber ponksiyon adı verilen tanı koyma işlemi menenjit konusunda önemli yer tutmaktadır.

Omurların arasından iğne yardımı sayesinde sıvı çekilerek yapılan bu yöntemde menenjite sebep olan virüsün varlığı ve türü bulunmaktadır. Uygulanış yöntemi ise bel bölgesidir.



Menenjit Tedavi Yöntemleri

Menenjit tedavi yöntemleri arasında ilk olarak belirlenen tanı koyma yöntemleri sonrasında durumun ciddiyetine yönelik hekim kararı neticesinde antibiyotik ilaç tedavisine başlatılmaktadır. Hastanede başlayan bu tedavi yöntemi hastanın cevap vermesi sayesinde ilaçlı tedavisine devam ettirilen hasta kurtulabilmektedir.

Yapılan tetkik ve tahliller sonrasında hastanın menenjitin hangi türüne sahip olup olmadığı tedavide önemli rol oynamaktadır. Çünkü menenjit halinin tedavi yöntemi ve ilacı aynı değildir. Bu nedenle kullanılacak doz ve ilaç hekim tarafından belirlenmektedir.

Ortalama antibiyotik tedavisi 7 ile 21 gün arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Bu durum hastanın durumu ve yaş ortalamasına dikkat ederek hekim tarafından verilen bir karardır. İleri safhalara ulaşmış menenjit rahatsızlıklarında beraberinde gelişen ateş, kusma ve bulantı var ise hekim kararı neticesinde kortizon tedavisi de başlatılmaktadır. Çünkü bu durum beyin zarlarına ve beyne zarar verici durumları öne çıkarmaktadır. Bu nedenle doğru tedavi ve oluşan virüsü baskılamak amaçlı kortizon kullanılmaktadır.

En tehlikeli olanı bakteriyel menenjit olarak bilinen türüdür. Bakteriyel menenjit tedavisi hastanede başlar ve hastanede devam etmektedir. Hastanın durumu yakından gözlemlenerek gün aşırı ilaçları verilmektedir. En tehlikeli ve ciddi olan hali bakteriyel olanı olarak bilinir. Çünkü bakteriyel yolla bulaşmış menenjit, kişide ileriki yaşlarda zihin geriliğine kadar sorunları öne çıkarabilmektedir.

Çok şiddetli menenjit rahatsızlıklarında viral menenjit tedavileri uygulanmaktadır. Viral menenjit rahatsızlığına yönelik hekim kararı ile birlikte antiviral ilaçlar verilmektedir.



Menenjit ve Menenjit Aşısı

Menenjit bakteriyel ve doğal yolla oluşan bir rahatsızlık türüdür. Bu nedenle menenjit rahatsızlığında menenjit aşısının önemi ve yeri büyüktür. Özellikle çocuklarda çeşitli bakteriyel menenjitlerinden irdelemek veya korumak amaçlı yapılan menenjit aşısı önemli rol oynamaktadır. Çocukluk ya da bebeklik çağında yapılan aşılar içinde yer alan menenjit aşısı, çocuğun menenjit rahatsızlığına karşı korunmasını sağlamaktadır. Özellikle 5’li karma aşı olarak yapılan aşılarda aşı dengesi vücutta sistematik şekilde uygulanmış olmaktadır.

Trigeminal Nevralji, Spina Bifida, Hipofiz tümörleri, Gliomlar, Çocuklarda Epilepsi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Hipofiz Tümörleri 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Hipofiz Tümörleri


Hipofiz Tümörleri

Hipofiz tümörleri yaklaşık olarak her 5 kişiden birinde bulunmakta olan iyi huylu tümör çeşitlerinden biridir.

Hipofiz bezlerinin vücuda katkısı olan birçok işlev nedeniyle gerekli olmasından dolayı bazı dönemlerde oluşma sonrası daha hızlı büyüdüğü bilinmektedir. Bu nedenle tehlikeli durumları öne çıkartan sorunlar söz konusu olmaktadır. Hipofiz bezi tümörlerinin genel olarak kafatası içinde yer alan tümörlerin %15’ini oluşturduğu bilinir. Bu nedenle ciddi rahatsızlık boyutlarına ulaştıran hastalık gruplarına eşlik etmektedir. Özellikle 25 ile 45 yaş arasındaki kişilerde görülen hipofiz bezi tümörleri cinsiyet ayrımı yapmaksızın kendiliğinden türeyebilmektedir.

Hipofiz Tümörleri 2022

Kalp atışı başta olmak üzere vücudun üreme sistemini ve hormonlara salgı sağlama sistemi olarak çalışan hipofiz bezlerinin görevi ve işlevi çok fazladır. Bu nedenle vücuda gerekli olan kaynakların sağlandığı şef niteliğinde değerlendirilmektedir. Ayrıca farklı hormonların salgılanması amacıyla kendi içinde yer alan hücrelerin programlı bir düzene sahip olduğu bilinmektedir.

Oluşan hipofiz tümörü vücudun dengesini bozmaya başlar. Bu nedenle ilerleyen tümör hipofiz bezlerinin de sistemini bozmaktadır. Tümden etkilenen bünye beraberinde farklı hastalıklara da sebebiyet oluşturabilmektedir. Bir hormonun aşırı salgılanması sonucu kendini öne çıkaran hipofiz tümörleri bir yandan da gelişmeye ve büyümeye başlamaktadır.

Toplum arasında en yaygın şekilde bilinen türü ise prolaktin olarak bilinmektedir. Cushing hastalığı başta olmak üzere akromegali hastalığını da tetiklemektedir. Akromegali hastalı büyüme rahatsızlığıdır.


Oluşan tümörden kaynaklı kişide ansızın başlayan büyüme hastalığı vücudu tümden etkileyerek eski halinden eser bırakmayacak şekilde vücut dengesini bozmaktadır. Farklı hormonların aşırı derecede salgılanması nedeniyle oluşan bu durum ileriki seviyelerde daha fazla sorun teşkil etmeye başlayacaktır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Hipofiz Tümörleri ve Belirtileri

Hipofiz tümörleri genel olarak yavaş belirti gösteren tümör çeşitleridir. Görme bozuklukları ile başlayan bu süreç beraberinde şiddetli baş ağrıları ve gereğinden fazla halsizlik durumları ile öne çıkmaktadır. Bu nedenle bazı belirtilere dikkat etmek gerekmektedir. Hormon bozukluğu veya salgılanması hallerini kişi anlayamayacağı için daha belirgin belirtilere dikkat çekmek gerekir.

Bu belirtiler şu şekilde sıralanır.

  • Görme alanında bozukluk meydana gelmesi
  • Çift görme
  • Şiddetini arttıran baş ağrıları
  • Halsizlik
  • Göz küresinde oluşan kısıtlılıklar
  • Göz kapağının sıklıkla düşmeye başlaması

Yukarıda sayılan belirtiler arasına daha birçok etken durum eklenebilmektedir. Ayrıca bu belirtiler söz konusu olduğu vakit mutlaka doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü hafife alınmayacak bir rahatsızlık olup ilerleyen süre zarfında öldürücü olabilmektedir.

Belirtilerin yanı sıra bu belirtileri destekleyen durumları da göz ardı etmemeniz gerekir. Özellikle yoğun bilgisayar, tablet ve akıllı cep telefonu kullanımları baş ağrısını tetiklemektedir. Ayrıca alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımı da hipofiz bezi tümörlerinin büyümesinden etken risk faktörü sayılmaktadır.



Hipofiz Tümörleri Nedenleri

Hipofiz tümörleri nedenleri arasında hormonların bozuk bir sistemde çalışması gözlemlenmektedir. Süt salgılanması şeklinde ifade edilen hormonlar beraberinde farklı durumları da ortaya çıkarabilmektedir.

Hipofiz bezi tümörlerinin beyne yanlış sinyal göndermesi ve bazı hormonların aşırı çalışması nedeniyle oluşumu başlayan tümörler desteklenmektedir. Böylece hasta kendi vücut dengesinin bozulduğunu da anlayabilmektedir.

Hipofiz tümörleri kontrolsüz bir biçimde büyüyüp gelişmesinin nedeni tam olarak bilinmemesine rağmen hastanın tıbbi geçmişi ele alınarak tanı yapılması gereklidir. Bazı yiyecek ve içeceklerin aşırı hormon salgılanmasına sebebiyet vermesi veya düzensiz yaşam tarzı sonucunda bu hormonların aşırı çalışması nedeniyle de ortaya çıkabilen bu durum dikkatle hekim tarafından gözlemlenir.

Bu nedenle yaşam biçimi aslında önemli rol oynamaktadır. Kişi, yoğun ve sürekliliği olan bir şekilde sigara, alkol veya uyuşturucu kullanımı yapıyorsa tümör oluşumunu destekleyen bir hayat yaşıyor demektir. Aynı şekilde dengesiz beslenme, dengesiz uyku düzeni ve aşırı yorulma ile pekişen stresli durumlar çok yoğun veya stabil düzeye ulaşmış halde ise tümör oluşumu desteklenebilmektedir.

Ayrıca çok önemli bir konu olan radyasyona maruz kalma hali bu konuda önemli rol oynamaktadır. Çünkü tümör oluşumlarında radyasyon çok baskındır. Beraberinde vücuda nüfuz etmiş olan cıva türü elementlerin var olması da bünyenin dengesini bozmaktadır.



Hipofiz Tümörleri Tanı Yöntemleri

Hipofiz tümörleri tanı yöntemleri arasında ilk olarak gerekli görülen tetkik ve tahliller yapılmaktadır. Hastanın tıbbi geçmişi ele alınarak BT ve MR çekilmektedir. Çekilen tomografi sonrasında doğru yönde tanı konulabilmesi açısından hasta kişide farklı hastalıklar olup olmadığı da gözlemlenmektedir.

Beyin ve sinir cerrahisinin ilgilendiği alanlardan biri olan hipofiz tümörleri hastanın geçmiş öyküsü ve gerekli tahliller sonrasında ortaya çıkmaktadır. Özellikle baş gösteren belirtiler söz konusu olduğunda ayrıntılı bir muayene tanı koyma konusunda önemli adım olacaktır. Aynı zaman da erken teşhis ve tedavinin başlaması sayesinde hastayı kurtarabilme oranı da yükselmektedir.



Hipofiz Tümörleri Çeşitleri

Hipofiz tümörleri çeşitleri kendi içinde ayrılan birkaç çeşidi ile dikkat çekmektedir. Prolatinoma adı verilen hipofiz tümörü bir hipofiz adenomu olarak bilinmektedir. Bu kısımda göğüslerde yaşanan süt salgılanması hali, büyüme ve hassaslaşma durumu öne çıkmaktadır. Özellikle kadınlarda görülen bu çeşit oldukça can yakıcı durumları da beraberinde yaşatmaktadır. Kişinin göğüs kanseri olup olmadığını anlamak amaçlı yapılan pasta şeklindeki tetkikler gerekli görülen ve hekiminde istediği araştırma sayılmaktadır. Bu tarz şikâyetlerde giden kişilerde öncelikli olarak belirtilen yöntem uygulanmaktadır.

Akromegali ise beynin ön lobunda bulunan tümörün normal seviyeden daha üst seviyeye ulaşması neticesinde başlayan hastalık olarak öne çıkmaktadır. Özellikle vücudunda istemsiz bir şekilde kemiklerin büyüdüğünü fark eden kişiler bu tarz durumları şikâyet anlamında dile getirmektedir. Böbreküstü bezlerinde sorun teşkil etmesi Cushing hastalığını tarif edici bir durum olarak bilinmektedir. Oluşan tümör böbreküstü bezinde veya farklı bir bölümde oluşabilir. Oluşan tümör hipofiz tümörlerinden biri olup hipofiz bezlerinden kaynaklı ilerlemekte ve gelişmektedir.



Hipofiz Tümörleri Tedavi Yöntemleri

Hipofiz tümörleri arasında en yaygın olarak görülen prolaktinoma türü ilaçlı tedavilere en olumlu yanıt veren cinsi olarak bilinmektedir. Kadınlarda sık görülen bu durum özellikle 25 yaş ile 45 yaş arasındaki kadınlarda görülmektedir. İlaçlı tedavisi mümkün olan bu durum ilerlemeden durdurulmaktadır. Tümörün büyüklüğü veya küçüklüğü hekimin tanı yöntemleri sonrasında kararına göre ışın tedavileri de uygulanabilmektedir.

Her hasta ve her insanın bünyesi farklı olduğundan en uygun tıbbi tedavi de ona göre uygulanmaktadır. İlaçlı tedavisi mümkün görülmeyen hipofiz tümörleri genel olarak cerrahi operasyonlarla çıkarılmaktadır. Bununla ilgili gerekli tanı koyma yöntemleri doğrultusunda hasta kişi cerrahi operasyona hazır hale getirilmektedir. Ayrıca gamma knife tedavisi uygulanmaktadır. İdeal tümör tedavilerinde genel olarak cerrahi işlemler öne çıkmaktadır. Bununla ilgili birçok yöntemler alternatif tıp dünyasında kullanılmaya başlansa da en olumlu sonucu veren yöntem ameliyattır.

Hipofiz tümörleri kist şeklinde oluştuğu bilinmektedir. Bu nedenle oluşan her kist hipofiz tümörü sayılmamaktadır. Bu durum tamamen hastanın tıbbi geçmişine ve yaşantısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Ayrıca tümörler iyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrıldığı için hekim tarafından kontrol edilmesi şarttır. Tedavi dönemi oldukça belirgin bir süreç istese de hasta kişinin bu durumdan kurtulmasını sağlamak amaçlı tüm uygulamalara hekimler tarafından karar verilmektedir.

Trigeminal Nevralji, Spina Bifida, menenjit, Gliomlar, Çocuklarda Epilepsi





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




Gliomlar


Gliomlar

Gliomlar beyni destekleyen glial hücreler olarak tanımlanır. Ayrıca beyni destekleyen dokularda oluşan grup tümörlerine verilen ad olarak bilinmektedir. Birçok gliom tipi olan gliomları genel olarak 3 kısımda incelemek mümkün olabilmektedir. Bu 3 kısımdaki en çok görülen gliom çeşitleri şu şekilde sıralanır.

Gliomlar 2022

  • Astrositomlar (En yaygın görülen gliom çeşidi olarak bilinmektedir.)
  • Oligodendrogliomlar
  • Epandimomalar

Genel olarak gliomlar beynin yaklaşık olarak %30’unu oluşturduğu bilinmektedir. Ayrıca bu gliomların çoğu sabit olarak kötü huylu nitelendirilmektedir. Oldukça tehlikeli beyin tümörleri anlamına gelen gliomlar çok çeşitli olabileceği gibi hayati tehlike de oluşturmaktadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Genellikle beyin tümörü oluşumdaki belirtileri ile aynı olup çok şiddetli baş ağrısı yapabilmektedir. En yaygın modeli olan Astrositomlar beyinde oluştuğu vakit mide bulantıları ve beraberinde oluşan kusma durumları sıkça gözlemlenmektedir. Beraberinde oluşan uzun süreli baş ağrısı oldukça can sıkıcı ve yorucu bir döngü başlatmaktadır.

Beyninde gliom bulunan hastalarda en ufak iş yaparken bile hızlı bir yorulma durumu gözlemlenebilmektedir. Aynı şekilde havadan dahi etkilenip baş ağrısının anlık olarak başlaması mümkün olarak gözükmektedir.

Gliomların Nedenleri

Gliomlar genellikle oluşmaya başladıktan sonra hastalarda kişilik değişimleri gözlemlenmektedir. Gliomların nedenleri arasında çok çeşitli durumlar olabilir. Bu nedenle tek bir nedene bağlı olarak gelişen bir rahatsızlık olmadığını söylemek mümkün olacaktır.

Genetik veya kalıtsal bir hastalık yaşanmasının yanı sıra tüberküloz türündeki farklı hastalıkların var olması da sebebiyet oluşturabilmektedir. Ayrıca uzun süre radyasyonlu ortamlarda bulunulması da gliomların oluşumuna sebebiyet vermektedir. Geri kalan diğer riskli faktörler ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Alkol kullanımı
  • Madde bağımlılıkları
  • Sigara
  • Düzensiz uyku
  • Dengesiz beslenme
  • Yoğun stres altında kalma

Yaşam koşullarını göz önünde bulundurduğunuz zaman tüketmekte olduğunuz birçok ürün ve kullanılan ürünlerin bedene çok fazla zarar verdiğini görebilirsiniz. Özellikle oluşumu yeni başlayan bir rahatsızlığı tetikleyecek durumların kişilerde öne çıkması var olan hastalığın boyutunu da bir üst seviyeye yükseltmektedir. Bu nedenle oluşan tümör kötü huylu başlangıç yaparak ölümcül tehlikeler oluşturmaktadır. Genel olarak nedenleri arasına daha birçok sebep eklenebildiği için kesin olarak şu nedenden dolayı oluşmuş denilmemektedir.

Kendiliğinden oluşan gliomların tedavi süreci zor olmakla birlikte hasta kişiyi ve yakınlarını da bu duruma hazırlamak gerekmektedir. Birçok gliom türünde uygulanılan tedaviler olumlu sonuç veriyor olsa da olumsuz sonuçlar da alındığı gözlemlenmiştir.

Gliomlar hemen her yaştaki bireyde oluşabileceği gibi oluşmakta olan gliomları da engelleyecek bir durum söz konusu olmamaktadır. Çünkü net olan bir sebebi yoktur. Fakat kişinin tıbbi anlamdaki geçmiş yaşantısı tedavi ve tanı öncesinde göz önünde bulundurulmaktadır.



Gliomlar ve Risk Faktörleri

Gliomlar genel olarak belli başlı risklere bağlı gelişmemektedir. Net bir nedeni olmayan gliomların genel olarak en yaygın oluşum sebeplerinden başlıca olanı radyasyonlu ortama maruz kalınmasıdır. Geri kalan risk faktörlerinin sırası ise şu şekildedir.

  • Sık şekilde alkol kullanımı
  • Tiner bazlı ürünlerin yoğun kullanımı
  • Radyasyon
  • Sigara
  • Uyku düzenindeki bozukluk

Risk faktörleri arasında yer almayan fakat birçok hastalıkta önemli rol oynayan stresli durumlar ise tümör oluşumunda çok önemli rol oynamaktadır. Hatta beyin tümörü bulunan hasta ve yakınlarına genellikle stresten uzak durmanız gereklidir şeklinde açıklama yapılmaktadır. Bunun nedeni oluşan bir tümörün hızla büyümesinden dolayı hastanın panik yaparak davranma şeklini engellemek amaçlıdır.

Ayrıca mutluluk hormonu devreye girmesi sayesinde kişi, daha rahat bir dönem geçirebilmektedir. Bu nedenle hastanın hayat düzenini ve yaşam statüsünü daha üst seviyede tutması beklenmektedir. Eskiden kullanılan kötü alışkanlıklara son verdiren bu durum beraberinde yeni bir hayatın kapısını da açmaktadır. Kullanılan zararlı alışkanlıklarının bırakılması sayesinde tedavi döneminde olumlu sonuç alınabilmektedir.



Gliomlar ve Belirtileri

Gliomlar genel belirtilerini beyin tümörü ile eş değer şekilde göstermektedir. Bu nedenle tek bir belirtisi olmayan gliomların verdiği belirti gliom boyutunun büyüklüğü veya küçüklüğü ile ilgili olabilmektedir. Genel anlamda sayılabilecek gliom belirtileri şu şekildedir.

  • Normal seviyenin üzerinde seyreden baş ağrıları
  • Baş ağrısı nedeniyle uykudan uyanmak
  • Önceden hissetmediğiniz baş ağrı çeşitleri
  • Farklı bir hastalıkla birlikte yaşanılan baş ağrısı
  • Eğilme anında başınızda baskı oluşması
  • Öksürme anında başlayan ağrı
  • Nöbet şeklinde baş ağrısı ile ilgili ataklar geçirme
  • Bulantı ve sık yaşanan kusma halleri
  • Konuşma konusunda yaşanan zorluk veya kekeleme
  • Unutkanlık
  • Motor becerilerini kaybetme, bilinç kaybı, çift görme veya göz bozukluğu

Yukarıda sıralanan belirtilerin birkaçını taşıyorsanız öncelikle hekime başvurmanız gerektiğini unutmamalısınız. Gliomlar genel olarak kendilerini baş ağrılarının giderek şiddetini ve süresini arttırmasıyla başlamaktadır.

Belirli ağrı kesicilerin dahi fayda etmediği durumlar var olan gliom oluşumunun göstergesi sayılabilmektedir. Ayrıca işiniz gereği çalıştığınız ortam veya yaşam biçiminizin de bu hastalığa yakalanma oranınızı yükselteceğini unutmamak gerekmektedir.

Beyin tümörlerinde belirlenen evreler gibi gliomlar ve evreleri de vardır. Hatta boyutlarının ne hızda ilerlediği görmek ve ona uygun şekilde tedavi süreci başlatmak açısından önemli rol oynadığı bilinmektedir.



Gliomlar ve Çeşitleri

Gliomlar beynin değişik bölümlerinde görülebilen ve çeşitlere ayrılan kötü huylu hücre oluşumları olarak kabul edilmektedir. Kötü huylu beyin tümörlerinin ne zaman oluşacağı bilinmediği gibi beynin hangi bölümünde oluşacağı da tam olarak bilinmemektedir.

Astrositom adı verilen ve yıldız şeklini andıran kötü huylu gliomlar, genel olarak en sık görüleni olarak bilinirler. Oligodengloma ise beyindeki sinir liflerini kapsayan gliom türü olarak bilinmektedir. Oligoastrositom gliomlar ise anormal şekilde büyüme hızı olan oligodendrogliom ile Astrositom karışımı olarak bilinmektedir.

Beyin ve omurilik kanalındaki boşlukta oluştuğu bilinen ependimom gliomu en sık çocuklarda görüldüğü bilinmektedir. Ganglioglioma türü ise omurilik ve beyinde görülmesine rağmen aynı zamanda sinir hücrelerinde de görülen bir çeşidi olarak bilinmektedir.



Gliomlar ve Tanı Yöntemleri

Gliomlar konusunda doğru bir tanı koyabilmek adına nörolojik dalındaki doktora görünmeniz gerekmektedir. Nörolojik anlamda muayene yapılma esnasında tıbbi anlamdaki öykünüz dinlenecektir. Aynı zamanda reflekslerinizi kontrol edecek doktorunuzun bir yandan da işitme kaybı yaşayıp yaşamadığınızı da anlamaya çalışacaktır.

Tam anlamıyla tanı koyulması açısından MR ve BT çekimleri yapılması gerekir. çekilen tomografi ardından kesin sonuç anlaşılacaktır. Bu anlaşmanın beraberinde mineral ve kimyasal düzeylerde ölçülmektedir. Ölçümü yapılan şey beyinde oluşmuş tümörün özelliğini anlamak içindir. Böylece daha net bir sonuç çıkarılmaktadır. Tanı koyulabilmesi açısından tümör belirtileri ile benzer durumları öne çıkaran gliomlar konusunda bazı hastalıklara da dikkat çekilmektedir. Özellikle parazit, mantar, tüberküloz gibi rahatsızlıklarınız varsa ona uygun şekilde tetkikler yapılmaktadır.

Aynı şekilde beyne zarar verdiği bilinen akciğer kanserinin oluşup oluşmadığı da gözlemlenmektedir. Çünkü akciğer kanseri metastaz bir şekilde beyne baskı yapmaktadır. Tümör oluşturan bu durum açısından doktorunuz kanser taraması da yaptırmanızı isteyecektir.

Gliomların türü çokluğu ve boyutunu anlamak veya var olup olmadığına tam anlamıyla tanı koyma açısından sayılan tüm tetkikler gereklidir. Var olan tümörden emin olunduğu vakit beyin dokusuna ulaşma konusunda zorluk yaşanmaması ve hastanın daha fazla acı hissetmemesi adına biyopsi uygulaması da yapılmaktadır. Böylece doğru tedavi şekline karar verilerek tedaviniz başlamaktadır.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Çocuk Nöroşirurjisi, Beyin Pili





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Çocuklarda Epilepsi 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Çocuklarda Epilepsi


Çocuklarda Epilepsi

Çocuklarda epilepsi rahatsızlığı eski dilde sara hastalığı olarak bilinen uzun bir süreç isteyen hastalık türü olarak bilinmektedir. Bu rahatsızlık beynin normal çalışma seviyesini durduran bir hastalıktır.

Beyin aktivitelerinin anormal deşarj sonrasında uzun süreli tedavisine ihtiyaç duyulan rahatsızlık nedeniyle çocuklarda çok çeşitli durumlar gözlemlenmektedir. Özellikle epilepsi yani sara rahatsızlığına bağlı olarak ilerleyen bayılma süreçleri ve ani yorulmalar çok sık gözlemlenen durumlar arasındadır.

Çocuklarda Epilepsi 2022

Çocuklarda epilepsi rahatsızlıkları genel olarak yetişkin yaşlardaki kişilere oranla daha sıktır. Bunun daha üst seviyede olmasının en önemli nedeni doğum esnası veya gebelik döneminde yaşanabilecek olumsuzluklarda ilgilidir. Çünkü doğum sürecinde kafa travmaları ve beyin zedelenmeleri yaşanabilmektedir. Bu rahatsızlığa sebebiyet veren oluşumlar çok sık yaşanmamasına rağmen çocukların doğum sonrasında gelişimlerini de kısıtlaması ile öne çıkmaktadır. Ailelerin fark edemediği bu durum ancak hekimlerin muayene kontrolleri sonrasında anlaşılmaktadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Çocuklarda Epilepsi Nedenleri

Çocuklarda epilepsi nedenleri çeşitli olarak farklı faktörlere bağlı orantıda değişkenlik göstermektedir. Özellikle gebelik dönemi ve doğum esnasında bilinçsiz yaklaşımlar bu rahatsızlığa sebebiyet verdiği gibi hem anne için hem de çocuk için uzun süreli tedavilere de sürüklemektedir. Genel olarak çocuklarda oluşan epilepsi nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Doğumsal faktörler
  • Doğuştan oluşan hastalıklar
  • Gebelik döneminde bebeğin beyin gelişimini engelleyici mikrobik hastalıkların oluşumları
  • Gebelik döneminde tüketilen yan etkileri ağır ilaçlar
  • Gebelik döneminde kullanılan madde bağımlılıkları
  • Doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması
  • Doğum sırasında kafatasında oluşan zedelenme ve kanama durumu
  • Uzun süreli ateşli rahatsızlıklar
  • Beyinde oluşabilen tümörler

Genel olarak sayılan maddeler arasında hekimlerin tecrübeleri ve yaşanabilen olumsuzlar neticesinde farklı durumlarda eklenebilmektedir.

Oluşan epilepsi döngüsü ilerleyen süre içinde tedavi altına alınmazsa çok önemli sorunlar doğurabilmektedir. Bu nedenle epilepsi oluşabilecek nedenlere dikkat etmek gerekmektedir. Özellikle gebelik döneminin büyük önem taşıdığı çocuklarda epilepsi rahatsızlığında büyük rol oynadığını unutmamak gerekir.



Çocuklarda Epilepsi Belirtileri

Çocuklarda epilepsi rahatsızlığı kendi içinde yer alan çeşitlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Özellikle basit parsiyel nöbet olarak adlandırılan kısımda epilepsi rahatsızlığı ilerlemez ve sınır kalmaktadır. Bu durum ilerleyici olmamakla birlikte ileriki dönemde de sıkıntı yaşatmamaktadır. Genel anlamda çocuklarda epilepsi belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Ani şekilde başlayan ve olmayan korkuları yaşama hissiyatı
  • Ebeveynlerin algılayamadığı değişik renkleri görme
  • Işık hassasiyetleri
  • Hareket bozuklukları
  • Davranış bozuklukları
  • Elbise çekiştirme
  • Var olmayan bir şeyi çiğneme hareketleri
  • Bilinç kaybı
  • Ani şekilde oluşan kas gerilmesi ve gevşemesi
  • Dalgınlık nöbetleri

Yukarıda sıralanan maddeler haricinde farklı durumlarda söz konusu olabilmektedir. Özellikle çocukların en çok ilgi beklediği çağlarda ilgi görmeyişinin sonucu gelişen hastalanma halleri, mutsuzluk veya negatif yönlerin ağır basma hali de oluşmaktadır.

Epilepsi hastalığının tek bir belirtisi olmadığı gibi tek nedeni de olmayabilir. Bu nedenle çocuğun gelişiminde önemli rol oynayacak hayat düzeni çok önemli yer tutmaktadır. Ayrıca annenin gebelik dönemi boyunca dengeli beslenme şekli de önemli yer tutmaktadır.



Çocuklarda Epilepsi Tanı Yöntemleri

Çocuklarda epilepsi tanı yöntemleri öncesinde çocuğun tıbbi anlamda öyküsü hekimler tarafından dinlenmektedir. Bu dinleme ardında genel anlamda doğru bir şekilde tanı koyabilme açısında çocuğa MR çekilmesi gerekmektedir. Ayrıca beyin dalgalarının incelenmesi açısından EEG çekilmesi gerekmektedir. Böylece çocuğun beyninde oluşan zedelenme hangi boyutta veya var mı yok mu açısından bakılmış olur.

EEG sayesinde beyinde oluşan epilepsi rahatsızlığının tam olarak hangi bölümde olduğu saptanmaktadır. MR yöntemi sayesinde ise beynin genel anatomisinde epilepsi ya da sara nöbetlerine sebep olan durumlar gözlemlenmektedir. Bu nedenle her iki araçta epilepsi olup olmadığı açısından tanı koyma durumlarında gerekli görülmektedir.



Çocuklarda Epilepsi Tedavi Yöntemleri

Çocuklarda epilepsi tedavilerin başlangıç aşamasında tanı koyma anlamındaki kullanılan araçlar sonrası ilaç tedavisi ile ilerlemektedir. Hekim kararı ile belirlenen ilacın dozu ve kullanımı çok önemli rol oynamaktadır. Bu anlamda hekimin tecrübeleri ve kararı neticesiyle uygulanan ilaç tedavisinin büyük bir bölümü epilepsi tedavisine olumlu yanıt vermiştir.

Araştırmalara göre epilepsi hastalarının %70’inde olumlu yönde tedaviler ilaçla ilerlemektedir. Bu oran aynı zamanda iyileşme gösteren hasta seviyesi olarak belirlenmiştir. Epilepsi tedavilerinde ortalama 2 ilaç belirlenmektedir. Bu ilaçtan birinden fayda görmeyen veya tedavi edilemeyen çocuklar için cerrahi operasyonlar gündeme gelmektedir.

Beyin zedelenmesi nedeniyle oluşabilen rahatsızlık türü yüzünden konuşma anlamında dahi zorluk yaşayan çocuğun ileriki yaşlarda yürüme güçlüğü çekmesi veya okuduğunu, dinlediğini anlayamama gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle zamanında müdahale çok önemli rol oynamaktadır.

Epilepsi rahatsızlığı çok dirençli bir hale gelmiş seviye de ise ameliyatta başarılı sonuç vermeyebilir. Bu nedenle doğru tanı konulması uzman hekim tarafından yapılması gerekmektedir. Bu sayede epilepsi hastalığını yaşayan çocuğun ne derece beyin zedelenmesi yaşadığı da ortaya çıkmaktadır.

Her çocuğun bünyesi, gelişim seviyesi farklı ilerlemektedir. Bu nedenle dikkatli ve öz verili davranılması gereken süreç başlatmaktadır. Çocuklarda epilepsi görülme oranı çok fazla olduğu için tedavileri de zor olabilmektedir. Cerrahi operasyonlar sayesinde birçok çocuğun yaşamakta olduğu epilepsi rahatsızlığı giderilmiştir.

Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri ise şu şekilde ilerlemektedir. Ketajonik diyet olarak belirlenen diyet uygulaması belirli dozdaki ilaçlarla yapılmaktadır. Bu tedavi şeklinde ebeveynlere büyük iş düşmektedir. Özellikle epilepsi direnci önemli seviyede olan çocuklar için bu tarz tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

Tabi bu durum doktorun tecrübe ve bilgisine dayalı karara bağlıdır. Bu tedavi yöntemi sayesinde çocuğun yaşamakta olduğu nöbet sayılarında büyük bir düşüş yaşanmaktadır. Böylece daha rahat bir hayat tarzına sahip olmaktadırlar.



Çocuklarda Epilepsi Nöbetlerinde Yapılacaklar

Çocuklarda epilepsi doğumsal faktörler veya sonradan oluşan kafatası travmaları neticesinde gerçekleşmektedir. Epilepsinin hangi boyutta olduğunu anlayabilmek açısından gerekli hekim muayenesi şarttır.

Çocuğunda epilepsi olduğu anlaşılan ebeveynler bazı durumları bilmeli ve her an hazır halde olmalıdır. Çünkü epilepsi nöbetlerinde çocuğun yalnız kalması demek hastalığın bir üst seviyeye çıkması ve kronik bir hal alması demektir. İlerlemeden önüne geçilecek süre zarfında yapılması gereken durumlar şu şekilde sıralanmaktadır.

Çocuğunuz epilepsi nöbeti geçirirken öncelikli olarak başını sağ ve sol taraflara yönlendirmelisiniz.
Başının altına yastık koyulması gerekmektedir. Ayrıca giydiği şey sıkıysa biraz gevşetilmesi gereklidir.
Nöbet esnasında ağzına su verilmemesi gerekmektedir. Aynı şekilde yiyecek türünde bir şeyde kesinlikle verilmemelidir.
Yüzüne su dökülmemesi gerekir.
Bebeklik çağında olan çocukların epilepsi nöbeti esnasında sallanmaması gerekir. Çünkü sallanma durumu nöbetin seviyesini arttırmaktadır.
Gerekli müdahaleler yapılmasının ardından çocuğun mutlaka en yakın sağlık kurumuna götürmeniz gerekmektedir. Çünkü nöbet esnasındaki durum daha vahim bir hal alabilir. Bu nedenle dikkatle takip edilmesi şarttır.

Yukarıda belirtilen maddelere dikkat edilmesi gerektiği gibi aynı zamanda çocuklarda epilepsi rahatsızlığına da dikkat çekilmesi gerekir. Çünkü uç boyutlara ulaşan epilepsi zaman içinde kronik bir vaziyet alabilmektedir. Bu nedenle çocuğun genel durumunun her daim iyi olabilmesi açısından sıkı takip çocuk ve aileler için en doğru davranış biçimi olacaktır. Son olarak çocuklarda epilepsi yaşanmasına yönelik beslenme programlarına da özen gösterilmeli ve hastalığın ciddiyetine göre davranılmalıdır.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Çocuk Nöroşirurjisi, Beyin Pili





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Çocuk Rehabilitasyon 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Çocuk Rehabilitasyon


Çocuk Rehabilitasyon

Çocuk rehabilitasyon genel anlamda çocukların yaşadığı yetersizlikleri ele alan anatomi ve fiziksel alanda çevresel koşulları ele almayı ve en doğru şekilde amaçlayan bölüm olarak adlandırılmaktadır.

Çocuk Rehabilitasyon 2022

Çocuk Rehabilitasyon Nedir?

Çocukların yaşadığı psikolojik bağımsızlıkları ve yaşadığı zorlukları en aza indirmeyi amaçlayan bölüm olarak bilindiğinden psikolojik anlamdaki bağımsızlık sürecini en iyi yönetmede kullanılmaktadır.

Ailelerin yardım aldığı çocuk rehabilitasyonları fonksiyonel anlamda önemli bir yere sahiptir. Bu doğrultuda ilerleyen ve gelişen çalışmalar çocukların yaşama kazandırılmasında çok önemli rol oynamaktadır. Yapılan rehabilitasyonlar genel olarak ailelerinde kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda ev programlarının da konulması ile birlikte aile içi iletişim ve çocuğun gelişmesinde rol oynayacak uygulamaları da içermektedir.


Ayrıca cihaz tedavileri ve egzersizler de çocuğun gelişim rolünde de önemli rol oynadığı bilinmektedir. Özellikle gelişim bozukluğu yaşayan ve çeşitli zorluklar yaşayan çocuklar açısından çocuk rehabilitasyonları çok önemli rol oynamaktadır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Çocuk Rehabilitasyon Merkezleri

Çocuk rehabilitasyon merkezleri genel olarak tek düze çalışan merkezler değildir. Birçok hastalığın pençesine düşmüş çocuklar için önemli yer tutan bu merkezler çocukların fiziksel ve psikolojik anlamda gelişimlerinde büyük payları vardır. İlgilendiği hastalık türleri pek çok olup bu konuda her geçen gün daha da uzmanlaşarak çok önemli işler yaptıkları bilinmektedir. Bu merkezlerde güvenli bir şekilde bakılan hastalık türleri şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Serebral palsi
  • Ev programı
  • Aile uygulamaları
  • Fizik tedavi
  • Cihaz tedavileri
  • Musküler distrofi
  • Meningomyelosel
  • Hidro sefali
  • Motor nöron
  • Parapleji ve tetrapleji
  • Brakial preksus
  • Miyopatiler
  • Down sendromu

Uyguladıkları programlar neticesinde hekim kararı ile birlikte verilen uygulamalar gerekli görülen çocuklar için uygun bir şekilde başlatılmaktadır. Çocuk rehabilitasyon merkezlerinde genellikle yürüme güçlüğü çeken ve konuşma aksamında zorluk yaşayan çocuklar göze çarpmaktadır. Fakat burada uygulanan metotlar tamamen tıbbi kaynaklara bağlı bir şekilde ilerleyip psikolojik anlamda da çocuğu rahatlatmaktadır.

Aile içi uygulamalarında birlikte yapıldığı müddetçe gelişim seviyesini tamamlayan çocuklar için hayatını daha kontrollü sürdürülebilmesi açısından kolaylıklar sağlanmaktadır. Hayat düzeninizi olumlu yönde değiştirecek bu merkezler çocuklar açısından önemli role sahip olduğu kadar ebeveynler açısından da önemli yer tutmaktadır. Çünkü her çocuk kendi ailesi için özeldir.



Çocuk Rehabilitasyon ve Serebral Palsi

Çocuk rehabilitasyon merkezlerinde ilk sırada yer alan hastalık Serebral palsi olarak öne çıkmaktadır. Serebral beyin palsi felç anlamına gelmektedir. Beyin felci olarak adlandırılan Serebral palsi rahatsızlığı gerekli kontroller ve muayeneler sonrasında çocuk rehabilitasyon alanına yönlendirilmektedir.

Beyin felci geçiren çocuklarda duruş ve hareket bozukluğu gözlemlendiği gibi kısıtlı şekilde hareket edebilme ve zorluk yaşamaları gözlemlenmektedir. Bu rahatsızlığa genellikle gebelik dönemi ve doğum esnasındaki yaşanan hasarlar sebebiyet vermektedir. Yani bebeğin doğum esnasında yaşadığı oksijensiz kalma durumu neticesinde oluşmaktadır.

Başlarda yaşanan bu rahatsızlık türünün iyi yönü ise ilerleyici olmamasıdır. Bilinçli bir yaklaşım tarzının yanı sıra SP teşhisi konulduğu vakit etkin bir şekilde çocuk rehabilitasyonundaki tedavinin başlatılması gerekmektedir. Özellikle 0-7 yaş grubundaki çocuklar için önem arz eden bu durum ilerleyen sürede farklı sorunlara yol açmaması açısından çok önemli bir zaman dilimi sayılmaktadır.

Normal seviyede kas gelişimini sağlamak amaçlı yapılan SP tedavisi çocuk rehabilitasyon merkezinde önemli bir yer tutmaktadır. Hayata kazandırılan çocuğun yeterli motor gelişimi sağlandıktan sonra önemli bir adım geçilmiş olacaktır. Bu nedenle SP teşhisi konulan çocukların mutlaka çocuk rehabilitasyonuna gitmesi gerekmektedir. Çünkü ebeveynlerin ev ortamındaki uyguladığı metotlar yetersiz kalmaktadır.



Çocuk Rehabilitasyon ve Musküler Distrofi

Çocuk rehabilitasyon merkezinde musküler distrofi alanına ait olan kas hastalıkları bölümü de vardır. Bu bölümde kaslarda oluşan hasarın ilerlemesine engel olacak çalışmalar ve tedaviler yapılmaktadır.

İleri yaşlarda büyük bir problem oluşmaması açısından önemli rol oynayan bu hastalığın tedavisinde çocuk rehabilitasyon merkezine gitmek şarttır. Hekim kararı doğrultusunda ilerlenecek seviye önem arz etmektedir. Bu anlamda gerekli kontrollerinde düzenli bir şekilde yapılması gereklidir. Çünkü dikkate alınmadığı takdirde kaslar erime, hareket kısıtlığı, psikolojik ve fiziksel anlamda zorlanmalar ve çocuğun gelişiminde bozukluk görülmesi muhtemel sonuçlardan biri olarak karşınıza çıkacaktır.

Özellikle kas çalıştırma hareketleri ve doğru uygulama teknikleri önemli yer tutmaktadır. Çalıştırılmayan kas yapısı zaman içinde körelmeye başlayacağından düzenli program gereklidir. Bu rahatsızlığın içeriğinde doğum esnasında oluşabilen yaralanmaya bağlı olarak erb paralizi rahatsızlığına da bakılmaktadır.

Yapılan egzersizler ve uygulamaların aile içi katkılar sayesinde düzenli seviyeye ulaştırılması çok önemli rol oynamaktadır. Özellikle doğum sonrası 0-7 yaş grubu çocuklar için genetik faktörler, doğumsal riskler ve oluşan kaza ve travmalar önemli yer tutmaktadır. Geç kalınmış bir tedavi şekli çocuğunuzun tüm hayatını etkileyeceğinden zamanında yapılması gereken kontroller önemlidir.



Çocuk Rehabilitasyon ve Herediter Ataksi

Çocuk rehabilitasyon merkezinin ilgilendiği hastalık gruplarından biri olan Herediter ataksi rahatsızlığı genel olarak çocuğun hareket etme zorluğu yaşaması, mimiklerinde zorluk yaşaması ve konuşma güçlüğü çekmesi ile alakalı olarak ilerlemektedir. Ayrıca mimik hareketlerinin de dikkate alındığı bu rahatsızlık türü heterojen hastalık grubuna bağlıdır.

Yürüyüş bozukluğundan göz hareketlerinin bozukluğuna kadar koordinasyon bir şekilde oluşan gelişim ve büyüme bozukluklarıyla ilgilenen Herediter ataksi rahatsızlığı hastalık grubuna bağlı olarak çocuk rehabilitasyon merkezinde tedavi edilen rahatsız olarak bilinmektedir. Genetik risklerin öne çıktığı bu hastalıkta çocuk rehabilitasyon merkezleri önemli rol oynasa da genel olarak tam teşhis ve tanı konması uzun süre alabilmektedir. Ayrıca geç kalınmış tedavilerde 7 tipe ayrılan hastalık grubu çocuğun daha ileri boyutta rahatsızlık yaşamasına sebebiyet verebilmektedir.

Özellikle telenjiektazi ve okümülatorataksi en sık görülen ve yaygın olan çeşitleri olarak öne çıkmaktadır. Bu rahatsızlığı yaşayan çocuklar için başlarda çok önem arz etmeyen durumlar ileriki yaşlarda çok daha büyük zorluklar oluşturmaktadır. Bu nedenle tanı ve teşhis konulma sonrası mutlaka rehabilitasyon merkezi ile iletişime geçilmesi gereklidir.



Çocuk Rehabilitasyon ve Down Sendromu

Çocuk rehabilitasyon alanının ilgilendiği en önemli konuların başında gelen down sendromlu çocuklar genel olarak 21.ci kromozom çiftinde fazladan oluşan kromozom ile meydana geldiği bilinmektedir. Down sendromu genel olarak aynı tip belirgin yüz ifadesine sahip olmasıyla bilinmektedir. Fiziksel anlamda gelişemeyen çocukların zekâ seviyesi de aynı şekilde geri kalmasıyla bilinmektedir.

Yaklaşık olarak 750 ile 1000 doğumda 1 görülen bu rahatsızlık hem çocuk hem de aileler için uzun ve zorlu bir süreç başlatmış olur. Beraberinde gelişen kalp hastalıkları da bu çocuklarda görülmekte olan rahatsızlıklardan biri sayılmaktadır. Hafif ve orta derece de başlayabilen bu rahatsızlık türünde çocuk rehabilitasyon merkezine çok önemli seviye de ihtiyaç duyulmaktadır.

Gelişimi açısından en kolay yöntemlerin öne çıkarıldığı rehabilitasyon alanlarında çocukların yaşamsal aktiviteleri her geçen gün daha üst düzeye çıkarılmaktadır. Genel olarak aileler ve çocuklarda bu önemli desteğe ihtiyaç duyduklarından süreç daha hafif şekilde ilerlemektedir. Tıbbi anlamda görülen bu tedavi ve etkin faaliyetler sonrası sosyal anlamda çocukların hayata kazandırıldıkları çocuk rehabilitasyonlarında normal çocukların etkinliklerinden ayrı tutulmayan ve hatta ekstra sayılabilecek birçok faaliyet programları da mevcut kılınmaktadır.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Çocuk Nöroşirurjisi, Beyin Pili





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Çocuk Nöroşirurjisi 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Çocuk Nöroşirurjisi


Çocuk Nöroşirurjisi

Çocuk nöroşirürjisi genel olarak çocukların beyin ve omuriliklerinde oluşan bir rahatsızlık türü olarak bilinmektedir.

Kelime anlamı bakımından latince kökenli olan nöror kelimesi sinir hücresi anlamına gelmektedir. Şirür kelimesi ise yaralara iyi gele veya iyi eden anlamına gelmektedir.

Çocuk Nöroşirurjisi 2022

Çocuk Nöroşirurjisi Nedir?

Çocuklarda oluşan ve kalıtsal olarak başlayan can sıkıcı bir rahatsızlık türü olarak bilinen çocuk nöroşirürjisi sinir sistemi ile ilgili konuları ele almaktadır. Beyin damar tıkanıklıkları, kafa travmaları, kazalar, yaralanmalar gibi pek çok durum söz konusu olduğunda çocuk nöroşirürjisi bölümü devreye girmektedir. Gelişen sağlık sektörü içinde hekimlerin incelemesi doğrultusunda her geçen gün çok çeşitli vakalar görülmektedir.


Doğum esnasında oluşabilen beyin sistemi ile ilgili durumların tümü çocuk nöroşirurjisine bağlı olduğu bilinmektedir. Beyin boşluğunda oluşan sıvı artışları, beyin kanamaları, doğum sonrası sinir sisteminde oluşabilen rahatsızlıklarda ve sonrasında çocuk nöroşirurjisine başvurulması gerekmektedir. Ayrıca beynin dokularını besleyen anevrizmaların balonlaşma durumları söz konusu olduğunda da cerrahi işlemler gerekeceğinden bu bölüme başvurulması gereklidir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Çocuk Nöroşirürjisi Tanı Yöntemleri

Çocuk nöroşirürjisi beyin ve sinir cerrahi bölümü olarak adlandırıldığından tanı koyma yöntemleri arasında beyin ve sinir cerrahisine dayalı bölümler rol oynadığı bilinmektedir. Bu bölümler vasıtası sayesinde çocuklarda oluşabilen önemli bir rahatsızlık türü olarak bilinen beyin hastalıkları çok önemli bir şekilde takip edilmesi gereken durum olarak öne çıkmaktadır.

Beyin, omurilik ve omurga hastalıklarına bağlı izlenim yapan bölümlerin tümünde çocuk nöroşirürjisi dalıyla da ilgilenilmektedir. Omurilik tümörleri, beyin tümörleri ve omurilik hastalıklarını ele alan bölüm beyin ve sinir sistemi ile aynıdır. Çeşitli tetkik ve tahliller sonucunda konulan tanılar sonrası nedenlere ve belirtilere dayalı kontroller düzenli bir şekilde devam ettirilmesi gerekmektedir.

Ağır hastalıklardan biri olarak bilindiği için tedavi dönemi ve aşamaları da aynı şekilde zorluk yaşatabilmektedir. Doğum esnasında oluşabilen kafa travmaları, kemik erozyonları ve kemik kırıklarını da inceleyen bir tıp dalı olduğundan tanı koyma konusunda uzman hekimlerin teknik kararları neticesinde uygulamalar yapılmaktadır. Bu nedenle BT yani bilgisayarlı tomografi, kafa grafisi, MR çekimleri ile tanı konulmaktadır. Ayrıca USG, nöroendokrin çalışmalar ve biyopsi uygulamaları da çocuk nöroşirürjisi bölümünde kullanılan tanı koyma teknikleri arasında yer almaktadır.

Her geçen zaman içinde gelişmeye devam eden sağlık sektöründe bu çalışmaların yapılabildiği birçok hastane bulunmaktadır. Bu hastanelerin her birinde kısmen uygulamaların çoğu yapılmaktadır. Fakat tam donanımlı hastanelerde tanı koyma araçlarının tamamı bulunur. Bu nedenle çocuk nöroşirürjisi ile ilgili hastalıklarda gideceğiniz hastane çok önemli rol oynamaktadır.



Çocuk Nöroşirürjisi Belirtileri

Çocuk nöroşirürjisi belirtileri doğum esnasında veya sonrasında görülebilen durumlar olarak özetlenmektedir. Annenin doğum yapma sonrasında çocuklar pediatrik bölümde değerlendirilerek belirtiler izlenmektedir. Özellikle yeni doğanlardan 18 yaşına kadar olan kısımdakiler çocukluk çağı beyin ve sinir hastalıkları bölümlerinde kontrol edilmektedir.

Çocuklarda oluşan bu durum doğum esnasında oluşabileceği gibi doğum sonrasında da gelişmeyen sinir ve beyin sistemi neticesinde oluşabilmektedir.

Çocuk nöroşirürjisi belirtileri ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Genellikle gece yarılarında başlayan baş ağrıları
  • Hareket kısıtlılığı
  • Konuşmada zorlanma
  • Sıklıkla yaşanan mide bulantıları ve kusma
  • Unutkanlık
  • Güç kaybı
  • Ani gelişen refleksler

Sayılan belirtiler haricinde her çocuğun durumuna ve yaşına bağlı gelişen farklı durumlar da söz konusu olabilmektedir. Ayrıca doğum esnasında yanlış yapılan bir uygulama sonucu da kafatası zedelenmiş olabilir. Aynı şekilde bıngıldak denilen kısmın gelişmesi belirli bir süre aldığından bu süre zarfında darbe alması da pediatrik bir sorun oluşturması ve sonrasında belirti göstermesi mümkündür.

Genellikle doğum sonrası çok çabuk fark edilemeyen bu durum konuşma çağı geldiğinde anlaşılabilmektedir. Çünkü bebeklik çağında konuşmaya başlamaması ve sıklıkla uyumaları sorun oluştuğunu göstermemektedir. Bu nedenle doğum öncesi ve sonrası dikkatli davranılması gerekmektedir.



Çocuk Nöroşirürjisi Nedenleri

Çocuk nöroşirürjisi nedenleri arasında ilk olarak gelişmeyen beyin yapısı, doğumsal faktörler, gebelik döneminde kullanılan zararlı alışkanlıklar ve kazalar gözlemlenmektedir. Doğumdan sonraki 18 yaşa kadar pediatrik bölümlerde incelenen bu durumlar hassasiyet oluşturmaktadır.

Ebeveynler için oldukça zor bir dönemi başlatan durumlar aslında nedenlerine de dikkat çekmektedir. Bu nedenle çocuk nöroşirürjisi ile ilgili oluşabilecek durumlara karşı anne ve babaların hekim kontrollerini düzenli yaptırmaları gerekmektedir. Ayrıca belli başlı durumlara özen göstermeleri gerekir. Çocuklarda oluşabilen çocuk nöroşirürjisi durumlarının nedenleri genel olarak şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Gebelik döneminde yetersiz beslenme
  • Kullanılan ağır ilaçlar
  • Kafa travmaları
  • Kazalar
  • Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi madde bağımlılıkları

Sayılan nedenler arasına daha birçok farklı neden sıralanabilmektedir. Bu durum annenin özgeçmişiyle de alakalı olan bir durumdur. Çünkü bebeklerin beyin ve sinir sisteminin gelişmesinde annenin kullanmakta olduğu şeylerde önemli yer tutmaktadır.

Çocukluk dönemlerinde ise teknolojik ürünlerin uzun süre kullanımı, TV izlenimlerinin uzun saatler sürmesi de beyin ve sinir sisteminde rahatsızlıklar oluşturabilmektedir. Ayrıca ev ortamındaki huzursuzluk, şiddet ve baskıların yanı sıra ilgisizliğinde önemli rol oynadığı bilinmektedir.



Çocuk Nöroşirürjisi Hastalıkları

Çocuk nöroşirürjisi hastalıkları arasında yaygın bir şekilde öne çıkan epilepsi hastalığı önemli hastalıklardan biridir. Gebelik esnasında ve doğumda oluşabilen zorlanmalar neticesinde beyin damarlarında hasarlar oluşabilmektedir. Ayrıca mikrosefali ve felç durumları da bu bölümde yer alan hastalıklardır.

TV haberlerinde sıkça karşılaşılan hastalıklardan biri olan SMA’nın da bu bölümdeki hastalık türünden olduğu bilinmektedir. Geri kalan diğer çocuk nöroşirürjisi hastalıkları şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Serebral palsi
  • Hipotonik bebek
  • Baş ağrısı
  • Epilepsi
  • SMA
  • Hareket bozuklukları
  • Nöromotor gelişim bozukluğu
  • Kas ve periferik hastalık
  • Sinir sistemi hastalığı
  • Otizm

Yukarıda belirtilen hastalıklar çocuk nöroşirürjisi bölümüne bağlı incelenen ve tedavisi yapılan hastalıklardır. Genellikle en çok duyulanı epilepsi rahatsızlığıdır. Epilepsi rahatsızlığı nöbetler ve ataklar halinde kendini gösteren bir rahatsızlık türü olarak bilinmektedir. Ani gelişen davranış bozuklukları bu hastalığın en önemli belirtileri arasındadır. Özellikle ateşli havale geçirilmesi bu hastalığı tetikleyen ve başlatan bir durum olarak öne çıkmaktadır.

Çocuk nöroşirürjisi yaşa bağlı olarak ta ilerlediği bilinmektedir. Serebral palsi rahatsızlığı ise doğum anında kafatasının zedelenmesi nedeniyle beyin damarlarında oluşan bir rahatsızlık türüdür. Bebeklerde yaşanan bu durum 2 yaş öncesinde görülmekte olup hareket etme zorluğu yaşattığı bilinmektedir.

Zedelenen bölgenin durumuna göre değişkenlik gösteren Serebral palsi rahatsızlığı bir çeşit beyin felci olarak ta yorumlanmaktadır. Hipotonik bebek yani gevşek bebek rahatsızlığı ise bebeğin hareket etme sıklığının en az hali olarak yorumlanmasıdır. Bu rahatsızlık türü çeşitli tedavi yöntemleri veya kendiliğinden geçebilmektedir.

Geçme yaş sınırı olarak 2 yaş grubu belirtilmektedir. Nöromotor gelişim geriliği ise çocuğun diğer yaşıtlarına göre aynı faaliyetleri gerçekleştirememesidir. Yemek yeme, yürüme, konuşma, resim yapma gibi yaşamsal aktivitelerde büyük zorluk yaşamasıdır. Bu nedenle Nöromotor hastalıklar grubuna dâhil edilmiştir.

Kas hastalıkları ise çocuğun bedensel gelişimini gerçekleştirememesi zayıflık, halsizlik olarak görülmektedir. Erken yaşlarda görülen bu rahatsızlık türü de önemlidir. Son olarak otizm rahatsızlığı en çok duyulan gelişim bozukluğu rahatsızlığı olarak öne çıkmaktadır. Özellikle çocuk nöroşirürjisi bölümündeki tetkiklerde 1 ile 3 yaş arasında belirtileri ve teşhisi konulan rahatsızlık olarak bilinmektedir.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Beyin Pili, Beyin Kanaması





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




Beyin Pili


Beyin Pili

Beyin pili nörolojik rahatsızlıkların baş göstermeye başlaması sonucu kafatasındaki köprücük kemiğin deri altına yerleştirilen iki küçük elektrot ve pil olarak bilinmektedir.

Genel olarak nörolojik rahatsızlıklarda kullanılan bir uygulama olup tıp alanında belirlenen tedavi yöntemi olarak bilinmektedir. İnsan fizyolojisine ve doğasına uyumlu şekilde geliştirilmiş olan bu cihaz beyin pili olarak adlandırılmaktadır. Genel olarak belirlenen tedavilere uyumluluk açısından özel olarak tasarlanmış bir cihaz olduğu bilinmektedir.

Beyin Pili 2022

Sinir hücrelerinin erken yaşlarda ölmesi sonucu oluşan çeşitli hastalıklarda kullanıldığı bilinen beyin pili, nörolojik hastalıklar yaşayan kişilere kullanılmaktadır. Ameliyat şeklinde gerçekleştirilen bu uygulama sayesinde birçok kişi eski sağlığına kavuşmuştur. Özellikle hareket kısıtlılığı yaşamakta olan kişiler için ve Parkinson rahatsızlığı için çok uygun bulunan bir yöntem olarak bilinmektedir.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Beyin Pili Ameliyatı Nedir?

Beyin pili ameliyatı genellikle istemsiz hareket kısıtlılığı veya hareketlenmeler sonucunda kararı verilen ve takılan bir cihaz olarak öne çıkmaktadır. Özel tasarlanmış yapısı insan DNA’sına uyumludur. Parkinson vakalarında görülen çeşitli hareket bozuklukları beyin pili ameliyatını gerektirmektedir.

Hasta doktor ilişkisi doğrultusunda karar verilen beyin pili ameliyatı genellikle nörolojik hastalıklarda uygulandığı öne çıkmaktadır. Kaslarda oluşan katılık ve dolayısı ile ilerleyen titreme hali ilaç tedavisi ile belli bir boyuta indirilememişse beyin pili ameliyatına karar verilmektedir.

Öncesinde belirlenen tedavi ise genellikle hekimin belirlemiş olduğu ilaç tedavisi olarak bilinmektedir. İlaç tedavisine cevap vermeyen vücut zaman içinde daha kötü bir hal almışsa beyin pili takılmasına karar verilmektedir.



Beyin Pili Ameliyatı ve Parkinson

Beyin pili Parkinson ve benzeri nörolojik rahatsızlıklar üzerinde oldukça yüksek derece de etkin rol oynamaktadır. Hastanın durumuna yönelik kullandığı ilaçlar baz alınarak gerekli görülen beyin pili, hastalığın seyrini önemli ölçüde değişikliğe uğratmaktadır. Çünkü Parkinson vakalarının genel belirtileri arasında titreme bulunmaktadır.

İstemsiz hareketler veya hareket kısıtlılığı baş göstermeye başlayınca hasta kendi durumunu kontrol edemez hale gelmektedir. Bu sebeple ikinci işlem olarak beyin pili uygulamasına karar verilmektedir. Beyin pili tek düze çalışan bir sisteme sahip değildir. Bu sebeple her hastaya farklı şekilde uyarlanmaktadır.

Hastanın durumu göz önünde bulundurularak uygulaması yapılmaktadır. Bu programla sayesinde hastanın fiziksel hareket bozukluğunun da önüne geçilmiş olduğu bilinmektedir.



Beyin Pili Ameliyatı Yapılışı

Beyin pili ameliyatları genel olarak beyin ameliyatları arasında en doğal olan ve uygulanması en kolay olan ameliyat türü olarak bilinmektedir. Bununla birlikte risk seviyesi en düşük seviyede olan ameliyat türü olarak öne çıkmaktadır. Ameliyat öncesinde hastanın beyin koordinatlarının takip edilmesini sağlayacak olan stereotaktik çerçeve takılmaktadır.

Kafatasına takılan bu çerçeve sayesinde ameliyat gerçekleştirilmektedir. Belirlenen koordinatlara kablolar yerleştirilerek lokal anestezi eşliğinde ameliyat gerçekleştirilir. Ortalama 3 ile 5 saat sürebilen beyin pili ameliyatı hastanın beyin haritasına göre değişkenlik göstermektedir.

Beyin pili ameliyatı her hastaya uygulanabilen bir metot değildir. Özellikle 75 yaş üstü kişiler için bu ameliyat önerilmemektedir. Ayrıca beyin pili ameliyatı olmaması gereken hastalar şu şekilde sıralanmaktadır.

Tansiyon dengesinde sorun yaşayan kişiler
Şeker dengesinde sorun yaşayan kişiler
75 yaş ve üzerindeki kişiler
Orta ve ileri derece hafıza kaybı yaşayan kişiler

Bu rahatsızlıkların baş gösterdiği hastalara beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. Sağlıklı bir şekilde vücudu kontrol altına alabilmek açısından her uygulama veya metot her hasta için uygun değildir. Bu nedenle hastalığınız ve hastalığın boyutuyla ilgili hekiminizin karar vermesi gerekmektedir.



Beyin Pilinin Kullanıldığı Tedaviler

Beyin pili genel olarak birçok nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde önemli rol oynadığı bilinen beyin pilinin geri kalan diğer tedavi ve hastalıkları şu şekilde sıralanır.

  • Epilepsi hastalığı
  • Parkinson hastalığı
  • Titreme ( tremor) hastalığı
  • Distoni hastalığı ( vücudun istemsizce bükülmesi)
  • Huntington hastalığı ( hareket koordinasyonu bozuklukları)
  • Nörolojik rahatsızlıklar

Genel olarak beyin pilinin uygulandığı hastalıklar bu şekilde belirlenmiş olup daha fazla nörolojik vakalarda da önerildiği bilinmektedir. Hekimlerin kararı neticesinde uygulanan beyin pili ameliyatı hastanın şikâyetlerini de ciddi ölçüde azalttığı bilinmektedir.



Beyin Pilinin Avantajları

Beyin pili genel olarak avantajlı bir cihaz olduğu bilinmektedir. En önemli özelliği ayarlanabilir olmasıdır. Ayrıca kontrol edilebilen bir cihaz olmasının yanı sıra hastanın durumuna göre çıkarılabilir. Hastanın isteği ve hekim kararı neticesinde uygulanan bu cihazın insan üzerindeki olumlu etkileri çok fazladır. İlk olarak belirgin hareket bozukluklarının engellendiği görülmektedir.

Bu bozuklukları engellemesinin sayesinde hastalar daha rahat bir yaşam tarzına kavuşabilmektedir. Beyin pili ameliyatı sonrasında hastanın genel durumu kontrol altına alınabilmesi amaçlı yoğun bakım ünitesinde ortalama 5 gün civarında gözlemleme yapılmaktadır. Bu sayede hastanın durumu da kontrol altına alınmış olmaktadır.

Risk seviyeyi oldukça düşük olan ve insan doğasına uyumlu bir şekilde tasarlanan beyin pili, önemli ölçüde rahatlıkta sağlamaktadır. Genel olarak toplum arasında beyin pili takılmasıyla ilgili önyargı bulunuyor olsa da gerçekte en düşük riske sahip beyin ameliyatı olarak bilinmektedir.



Beyin Pili Ameliyatı Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Beyin pili ameliyatı sonrasında hastanın belirli aralıklarda doktor kontrolü yaptırması gerekmektedir. Hastalığın boyutu incelenirken bir yandan da hastanın genel durumu da kontrol altına alınmış olur. Bu sayede gelecekte bir sorun ile karşılaşılmaması adına önceden önlemde alınabilmektedir. Bunun haricinde beyin pili ameliyatı yaptıran kişilerin dikkat etmesi ve yapması gereken şeyler şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Düzenli beslenme
  • Düzenli spor yapılması önemli rol oynamaktadır. Özellikle yürüyüş yapılması beyin pili ameliyatı sonrasında hastanın
  • genel durumunu da önemli derece de olumlu etkilediği bilinmektedir.
  • Zararlı madde alışkanlıklarının bırakılması
  • Vücudun günlük ihtiyacı olan suyun tüketilmesi

Yukarıda belirtilmiş olan maddelere daha birçok şey eklenebilir. Dikkat ettiğiniz her durum sağlığınızı korumakla birlikte aynı zamanda bedeninizi de güçlendirecektir. Bu nedenle hekiminizin söyleyeceği her şeyi harfiyen uygulamanız gerekmektedir.

Beyin Piline İhtiyaç Duyulan Durumlar

Beyin pili genel olarak nörolojik rahatsızlıklarda kullanılan bir cihaz olmasının yanı sıra insan bedenini de kontrol altına alan ve gerekli düzeltmeleri yapabilen bir cihaz olduğu bilinmektedir. Özellikle çeşitli sebeplerle yaşanan stres döngüsü ve beraberinde oluşan nörolojik durumların etkisini ağır derecede hisseden hastalar, beyin piline ihtiyaç duymaktadır.

Depresyon etkileri ve kronik rahatsızlıklarda gereken beyin pili ameliyatları hastalığın boyutuna da önemli ölçüde değişiklik kazandırmaktadır. Genel olarak hastaların şikâyetleri ve birçok olumsuz durumun önüne geçilmiş olup bazı hastalıklar da atlatılabilmektedir. Hareket kısıtlılığı başta olmak üzere nörolojik hastalıklardan kaynaklı yaşanan olumsuz durumlarda giderilmektedir.

Beyin pili genel olarak hasta olan kişinin yeniden yaşam statüsünü yükselmesi demektir. Çünkü insan hayatında yaşam koşulları göz önünde bulundurulduğu vakit hareket etme hali çok önemli rol oynamaktadır. Nörolojik vakalar yaşayan birçok kişinin dile getirdiği durumlardan biri ayağa kalkıp suyumu bile alamıyorum demesidir.

Tüm vücudu yöneten beyinin düzgün çalışabilmesi ve hareket koordinatlarının en doğru şekilde yönetilebilmesi açısında beyin pili ihtiyaç duyulan bir cihazdır. Bu nedenle risk seviyesi en düşük olan beyin pili ameliyatından korkmak yerine gerekli görüldüğü an yaptırmanız doğru olacaktır.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri, Beyin Kanaması





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



En Son Eklenenler


Beyin Kanaması 2022

Plastik ve Estetik Cerrahi


Beyin Kanaması


Beyin Kanaması

Beyin kanaması genel olarak beyin damarlarını besleyen damarların yırtılması sonucu ile oluşan kanamaya verilen isimdir. Bu kanama esnasında kan akışının beyine ulaşmaya başlaması sonucu beyin kanaması oluşmaktadır. Beyin kanaması esnasında meydana gelen bu durum neticesinde devreye giren bölümdeki kan akışına göre beyin etkilenmeye başlamaktadır.

Beyin Kanaması 2022

Beyin Kanaması Nedir?

Kafatası içinde oluşan herhangi bir şekildeki kanama ise intrakraniyal ismiyle bilinmektedir. Tıp bilimindeki bu terimler aslında çok geniş çaplı konulara da eşlik etmektedir. Beynin içinde kendiliğinden başlayan kanama ise subaraknoid kanama olarak adlandırılmaktadır. Beyin ve kafatası arasında meydana gelen kanama ise kan pıhtısı oluşturmaktadır.


Bu kan pıhtısı ise subdural ve epidural hematom olarak bilinmektedir. Bu hematomlar genellikle yaşanan kazalar ve düşmelere bağlı geliştiği bilinmektedir. İnsan hayatında ne zaman hangi durumun yaşanacağı bilinmediği için yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı önceden tedbirli olmak gerekmektedir. Ayrıca yaşanmış olan kazalara bağlı olarak beraberinde gelişebilecek durumlarda göz önünde bulundurulmalıdır.


Dora İlgi Alanları Bilgi Formu



Beyin Kanaması Nedenleri

Beyin kanaması nedenleri arasında kafa travmaları yer almaktadır. Ayrıca kazalar, 50 yaş altı kişiler için yaralanma sebebi ile ortaya çıkan kanamalar olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca anevrizma yaşanma durumları da beyin kanamalarını tetikleyen bir durum olarak bilinmektedir. Geri kalan diğer nedenler ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • İleri yaşlarda ortaya çıkan yüksek tansiyona bağlı gelişen beyin kanaması
  • Tedavi edilmeyen yüksek tansiyon nedeniyle gelişen beyin kanaması ve kan duvarlarının zayıflaması
  • Şişmekte olan kan duvarlarının zarı yırtması veya incelmesi nedeniyle oluşan kanamalar
  • Kan damarında oluşan zayıflama veya kan anormallikleri
  • Amiloid anjiyopati
  • Kan trombositlerinde gözlemlenen hemofili ve orak anemi hücrelerinde azalma olması
  • Beyin tümörleri
  • Çeşitli karaciğer hastalıkları
  • Alkol, sigara, uyuşturucu ve benzeri kötü alışkanlıklar

Genel anlamda bu nedenler haricinde de gelişebilen beyin kanaması hızlı şekilde tedavi edilmesi ve doğru teşhis ve zamanlama ile hareket edilmesi gereken bir duru olarak bilinmektedir. İnsan hayatındaki önemli zaman dilimi, beyin kanaması esnasında dakikaları dahi hesap edilmesine vesile olmaktadır.



Beyin Kanaması Belirtileri

Beyin kanaması belirtileri arasında çeşitli semptomlar bulunmaktadır. Özellikle vücudun belli bir bölgesinde uyuşma, karıncalanma görülmesi veya ani gelen inme tarzındaki durumlar beyin kanamasını tetikleyen belirtiler arasında yer almaktadır. Kol ve bacaklarda oluşmaya başlayan karıncalanmanın yanı sıra yüz bölgesinin tek bir bölümünde de aynı derece karıncalanmalar hissedilebilir. Bunun yanı sıra halsizlik hissedilmesi en doğal görülen belirtilerinden sayılmaktadır. Geri kalan önemli belirtiler ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Anlık olarak başlayan şiddetli baş ağrıları
  • Görme bozuklukları, çift görme veya göz kararması
  • Yutma zorluğu yaşanması
  • Kontrol bozukluğu ya da vücudun dengesini kaybetmesi sonucu oluşan koordinasyon bozukluklar
  • Okunan bir şeyin anlaşılamaması, konuşma zorluğu, kekelemeye başlama, dinlediğini anlamama
  • Sürekliliği oluşan uyuşukluk halleri
  • Bilinç kaybı yaşanması
  • Zaman içinde sıkça yaşanmaya başlayan nöbetler

Bahsi geçen maddeler arasında yer almayan farklı belirtiler de nadiren gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle dikkate alınması gereken önemli bir rahatsızlık olduğu unutulmaması gerekmektedir. Beyin kanamaları genellikle ani gelişen olaylar sonucunda görülse de çeşitli hastalıklara bağlı ilaç kullanımlarında da oluşabilmektedir.



Beyin Kanaması Tanı Yöntemleri

Beyin kanaması tanı yöntemleri arasında en belirgin ve sık kullanılan yöntem bilgisayarlı tomografi olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca manyetik rezonans sayesinde de beyin kanamasının tanısı yapılabilmektedir. Bu durum hekimin belirlediği şekilde olacağı için tanı koyma konusunda uzman hekimlerin kararı olarak belirlenmektedir.

Tanı yöntemi ardından cerrahi işlemlerle tedavisi yapılan beyin kanamasının durdurulması veya oluşan kanın boşaltılması için gerekli tüm müdahaleler zamanında gerçekleştirilmesi gereklidir. Dakikaların çok önemli rol oynadığı bu rahatsızlık türünde zamanında yapılmayan her müdahalenin sonucu ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle ani yaralanmalar veya hafife aldığınız kazalar ilerde farklı durumlara yol açabilmektedir.

Beyin kanaması tanı yöntemleri arasında yer alan beyin tomografisinin yanı sıra hastanın şikâyetleri de göz önünde bulundurulmaktadır. Özellikle şikâyetler arasında uzun süreli ve giderek şiddetini arttıran baş ağrısı var ise belirlenen bulgulara uyduğu için tanı yöntemlerine yardımcı olduğu bilinmektedir.

Bazen aynı şikâyetlerle gelen hastaların yaşadığı durumu anlayabilmek adına kesin çözüm beyin tomografisi olarak bilinmektedir. Bu sayede beyin kanaması yaşanıp yaşanmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yaşanan ani bir kaza anında mutlaka hastaneye gidilmesi gerekmektedir. Çünkü beyin kanamasına sebebiyet veren en önemli durum kazalar olarak bilinmektedir.



Beyin Kanaması Tedavi Yöntemleri

Beyin kanaması tedavi yöntemleri hastanın durumuna göre şekillenebilmektedir. Hekim kararı ile uygulanmakta olan tedavi yöntemleri arasında önemli olan ilk durum hastanın yakından kontrol edilmesi hali olarak öne çıkmaktadır. Beyin kanaması geçiren hastanın bilinci kaybolup beraberinde nefes alması da zorlaşmaktadır. Vücutta uyuşma başlaması ve hissizlik yaşanma ihtimali de yüksek olduğundan erken teşhis ve tedavi çok önemli rol oynamaktadır.

Kan basıncının normale döndürülmesi açısından vücuda gerekli olan oksijen kaynağı ventilatör aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Bu sayede vücudun normal dengesi kontrol altına alınabilmektedir. Bununla birlikte kalp ritimleri de takip edilmektedir. Ayrıca kan oksijen seviyesi belirli aralıklarla ölçülerek kafatasının içindeki basınçta kontrol altına alınmaktadır. Beyin kanaması yaşanması halinde hasta bilincini kaybettiği için hekim kararı ile sıvı verilmesi mümkün olmaktadır. Ayrıca bu esnada ilaçta verilmesi mümkündür. Hasta normal seviyeye döndürülen sonra durumuna göre hekimler karar vermektedir.

Hangi durumda nasıl sonuçlar doğabileceğini önceden hesap edebilen hekimlerin kararı sonucu beyin kanamasına yönelik doğru tedavi uygulanmaktadır. Bununla birlikte hastanın uyanık oluşu veya olmayışı da yaşanılan durum açısından önemlidir. Eğer uyanık değilse ona göre bir uygulama yapılmaktadır. Uyanık halde ise şiddetli ağrı hissedeceği için ağrı kesici ilaçlar verilmektedir.



Beyin Kanaması Çeşitleri

Beyin kanaması çeşitleri beyin içi ve dışı olmak üzere 5 kola ayrılmaktadır. Ayrılan bu 5 tür aynı anda da tek çeşitte de görülebilmektedir. Beyin arası ve beyin zarında gerçekleşen kanama subaraknoid kanama olarak adlandırılmaktadır. Genellikle beyin anevrizmalarından kaynaklanan bu kanama çeşidi kan duvarlarının incelmesi sonucunda oluşur. Bu kanama esnasında en sık dile getirilen şikâyetler genellikle şiddeti çok yüksek olan baş ağrıları olarak öne çıkmaktadır.

İkinci olarak dura zarı altında yer alan kanamalar olarak bilinmektedir. Zarın incelip yırtılması sonucu oluşan kanama şeklidir. Ortalama iki haftalık süreçte yayılma gösteren bu kanama türü subdural kanama olarak ifade edilmektedir. Epidural kanama olarak bilinen dış beyin zarındaki beyin kanaması ise kafatası yanındaki kemik kırılması nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.

Atardamarların hasar görmesi sonucu ortaya çıkan beyin kanaması ani şekilde de gelişebilmektedir. Dördüncü olarak adlandırılan intraserebral beyin kanaması beyin dokularında oluşmaya başlamış kanama olarak belirlenmektedir. Risk faktörleri arasında özellikle madde bağımlılıkları ve yüksek tansiyon görülmektedir. Ayrıca ileri yaşlarda görülebilen bir durum olarak bilinmektedir.

Son olarak intraventriküler beyin kanaması beyinde bulunan sıvıyla dolu odacıklarda başlayan kanama olarak adlandırılmaktadır. Beynin oksijensiz kalması durumunda ortaya çıkabilen bir çeşidi olarak bilinmektedir. Bölgede biriken kan beynin dokularına baskı yapmaya başlar. Böylelikle dokuda kanama başlamaktadır. Acil müdahale gerektiren bir rahatsızlık olduğu bilinmektedir.

Trigeminal Nevralji, menenjit, Hipofiz tümörleri





Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp