Hipertansiyon.jpg

Hipertansiyon


Tansiyon kişinin kalp durumu ile ilgili olan sorunlardandır. Düşük olması da yüksek olması da zararlı olan tansiyonu dengede tutulması kişinin sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Kalp organlara besin maddeleri ve oksijeni göndemıek. atık maddeleri toplamak için pompa görevi yapar. Tüm organların etkili bir şekilde ihtiyaçlarına ulaşabilmesi (perfuzyon) için kan dolaşımı belirli bir basınç altında olmalıdır. Basınç düşüklüğü yetersiz perlîizyona yol açarak çeşitli semptom ve bozukluklar oluşturur. Beyni etkileyen basınç düşmesi baş dönmesi ve bayılmaya yol açar. Basınç yüksekliği ise damarlarda hasarlanma, çeşitli semptom (baş ağrısı, çarpıntı) ve hastalıklara (kalp yetersizliği, felç, böbrek yetersizliği vb) yol açar. Kan basıncının normal sınırlardan (140 mmllg ve üzeri sistolik ve 90 mmllg ve üzeri diyastolik basınçlar) fazla olmasına yüksek kan basıncı- hipertansiyon denir.


Kan basıncının bedensel ve psikolojik bozukluk olmaksızın doğru teknik ile iki kez yüksek olduğunun saptanması hipertansiyon teşhisi koydurur. Hipertansiyon teşhisi için tekniğine uygun oturur pozisyonda beş dakikalık istirahat sonrası manşonu çok fazla şişirmeden ve yavaş bir şekilde indirerek doğru teknik ile ölçüm yapılması önemlidir. Tansiyon aletlerinin kalibrasyonunun yapılması da ayrıca önemlidir. Ayrıca hipertansiyon teşhisinin doğrulanmasında ve takibinde evde 24 saat kan basıncını otomatik ölçen-ambulatuvar kan basıncı cihazı ölçümleri önerilmektedir.

Hipertansiyon toplumda çok yaygın görülen, yaşlanmayla sıklığı artan bir rahatsızlıktır. Genetik yatkınlık, tuz tüketimi, şişmanlık, beslenme şekli, sigara ve alkol tüketimi ile ilişkilidir. Hastaların yaklaşık %95’inde hangi bozukluğun hipertansiyona yol açlığı saptanamaz. Hastaların % 5’indeyse çeşitli endokrin hastalıklar, böbrek hastalıkları ve aort koarktasyonu gibi sebepler belirlenir. Bu hastalıkların tedavisi ile genellikle hastanın hipertansiyonu da düzelir. Sebep belirlenemeyen hastalarında tedavi davranış ve ilaç tedavilerini gerektirmektedir.

Hipertansiyonun varsa nedenini belirlemek, çeşitli organlarda bozukluğa yol açıp açmadığını belirlemek ve tedavi yaklaşımına karar vermek için EKG, biyokimyasal, hormonal kan ve idrar incelemeleri ve ekokardiyografi gibi tetkikler yapılmalıdır.

Kan basıncı yükseldiğinde başağrısı, çarpıntı gibi rahatsızlıklar olur ancak hastalık tedavi edilmediğinde ya da tedaviye uyulmadığında ancak daha yüksek basınç değerlerinde rahatsızlık oluşmaktadır. Rahatsızlık olmaması kan basıncının normal olduğunun düşünülmesine yol açmakta ya da bu tansiyon benim için normal diye ifade edilmektedir.

Oysa oluşan şikayet ya da semptomlar vücut alarm sistemidir. Alarmın sürekli çalması bir müddet sonra duyarsızlaşmayı ya da alarm hassasiyetinin azalmasına yol açmaktadır. Yani herhangi bir rahatsızlık hissedilmemesi hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Tansiyon yükselmesini bir balonun normalden daha fazla şişirildiğinde her an patlayabilirmesine benzetebiliriz. Yüksek seyreden kan basıncı rahatsızlık hissedilmeden de kalp, beyin, böbrek, göz ve daha bir çok organa ve tüm damarlara zarar vermektedir.

Kan basıncının normal sınırlarda tutulması hipertansiyon tedavisinin esasıdır. Tedavisideki öncelik kan basıncını düşüren ilaç başlamak değil kan basıncının düşmesini sağlayan davranışsal önlemleri hastaya uygulatabilmektir. Şayet kan basıncı kontrolü davranışsal önlemlerle sağlanırsa düzenli kan basıncı takibi ile ilaç başlanması gerekmeyebilir. Yalnız bu hipertansiyon hastalığının ortadan kalktığı demek olmayıp sadece kontrol altına alınarak ilaç tedavisine gerek kalmadığı anlamına gelir. Örmeğin şişman bir hipertansiyon hastası fazla kilolarından kurtulduğunda kan basıncı belirli bir oranda düşer bu durumda kullanılan ilaç tedavileri azaltılabilir ya da kesilebilir.

Davranışsal önlemlerle kan basıncı kontrolü sağlanamıyorsa ilaç başlanarak kan basıncı kontrolü sağlanmalıdır. İlaç tedavisi kan basıncını normal sınırlara indirmelidir. İlaç kullanmakla tedavi olmak aynı şey değildir. İlaç kullanıldığı halde kan basıncının normal sınırlara indirilemiyorsa tedavi olunmuyor ya da yeterli fayda sağlanamıyor demektir. Kan basıncı kontrolü kullanılan ilaçla sağlanamıyorsa ilaç tedavisi artırılabilir ya da farklı ilaç seçenekleri kullanılabilir.

Hipertansiyon hastasında

Tuz tüketiminin azaltılması, yemek ve salatalara ilave tuz kullanılmaması, tuz (sodyum) içeriği yüksek gıdalardan kaçınılması (turşu, sirke, soda gibi)

İdeal ağırlığın sağlanması (şişmansa kilo verilmesi)

Potasyumdan ve liften zengin gıdaların günlük beslenme içeriğindeki oranının artırılması

Sigara kullanımı varsa bırakılması

Alkol aliminin azaltılması ya da bırakılması

Düzenli egzersiz yapılması (kontrol altında olmayan hipertansiyonda egzersiz kan basıncım daha da yükseltebileceğinden kan basıncı kontrolü ile birlikte egzersize başlanması uygundur) kan basıncının düşmesini sağlayacak davranışsal önlemlerdir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Whatsapp Hattımız

7/24 Arayabilir & Soru Sorabilirsiniz
+90 507 178 17 79


Dora Hospital Fulya

Dora Hospital Adres :
Fulya Mahalle, Yavuz Sokak.
No:7, 34758 Şişli / İstanbul


Sosyal Medyadan

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Whatsapp ile Sor +90 507 178 17 79
Estetik / Obezite
Ortopedi / Diş