Çarpıntı-ve-Ritim-Bozukluğu.jpg

Çarpıntı ve Ritim Bozukluğu Hakkında Merak Edilenler


Kalp anne karnından ölene kadar hiç durmaksızın çalışan bir organdır. Kalp hızı vücudun ihtiyacına göre ayarlanır.

Normal kalp hızı 60-100/dakikadır. Kalbin normalden yavaş (bradikardi), hızlı (taşikardi) ya da düzensiz çalışmasına ritim bozukluğu (aritmi) denir. Ritim bozukluğu en sık çarpıntı şikayetine yol açarken, baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı, göğüste baskı ya da ağrı olabilir. Çarpıntı her zaman hastalığa bağlı değildir.

Çarpıntım var diye doktora başvuran hastalarda her zaman ritim bozukluğu saptanmaz. Çarpıntı kalp atımının farkındalığıdır. Bu farkındalık kalp atımında düzensizlik, tekleme, hızlanma, yavaşlama ya da güçlü vuru şeklinde hissedilmesidir. Kalp ritminde ve hızında herhangi bir anormallik olmaksızın kan basıncı yüksekliği, heyecan, sinirlilik ya da eforla kalbin daha kuvvetli kasılması çarpıntı şeklinde hissedilebilir.


  • Çarpıntım var, ne yapmalıyım?
  • Çarpıntım var, sebebi nedir?
  • Çarpıntı ile ritim bozukluğu (aritmi) aynı şey midir?
  • Çarpıntım var durdurmak için ne yapabilirim? Öksürmek çarpıntıyı durdurur mu?
  • Çarpıntım mı var, Panik atak mıyım?
Çarpıntım var, ne yapmalıyım?

Çarpıntı şikayeti olan kişilerde çarpıntı sırasındaki kalp hızı ve ritmi belirlenmelidir. Çarpıntı sübjektif bir histir. Çarpıntı hissedidiğinde genellikle kalp hızı ya da ritmine dikkat edilmemiştir. Çarpıntının kalbin hızında ya da düzenindeki (ritminde) bir anormallikten kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir. Kalp hızının ve ritminin belirlenmesindeki en basit ve pratik yöntem nabız hissedilen bölgeden 15 ya da 30 saniyelik bir süre için nabız sayımı yapılmasıdır. Elektrokardiyografi (EKG) kalp hızı ve ritminin belirlenmesinde temel tanı aracıdır. Holter ya da Event Recorder (olay kaydedici) ile uzun süreli ritim ve hız kayıtları yapılabilir.

Çarpıntım var diyen kişinin nabız sayımı, EKG çekilmesi, holter ya da event recorderla çarpıntı hissedilen dönemde kalp ritim kaydı al imalıdır. Bu kayıt çarpıntının kalp hızı (yavaşlama ya da hızlanma) ya da ritmindeki (düzensizlik, tekleme, duraklama, anormal atım vb) bir anormallikten kaynaklanığını gösterir. Çarpıntı hisseden kişide varsa hastalığın teşhisinin konularak tedavi planlamasının yapılmasını sağlar.

Çarpıntı hissedilmesine rağmen kalp hızında ya da ritminde herhangi bir bozukluk saptanmayan hastalarda çarpıntı hissinin heyecan, sıkıntı, korku vb durumlarla ilişkisi değerlendirilmelidir. Stresli durumlarda adrenalin salınımına bağlı daha kuvvetli ve hızlı kalp atımları olabilir. Çarpıntının zamanlaması, yeme-içme, hareket, koku, heyecan, korku, kabızlık vb ile ilişkisine dikkat edilmesi önemlidir. Örneğin çarpıntı hissetmeden önce içilen kahve ya da yenilen bir gıda çarpıntıyı başlatan faktör olabilir.

Kısaca çarpıntı hisseden bir kişi çarpıntı anı ve öncesi durumunu gözden geçirmeli, mutlaka olay anının kayıt altına alınmasını (doktor tarafından istenen EKG, holter kaydı ya da olay kaydedici yardımıyla) sağlamalıdır. Bu kayıtlar teşhisin konulmasını sağlayacaktır. Ayrıca tedavi gerekip gerekmediği, gerekli ise sadece ilaç tedavisi mi yoksa girişimsel bie elektrofizyolojik çalışma (EPS), ablasyon (yakma) tedavisi mi gerekliliğini gösterecektir.

Çarpıntım var, sebebi nedir?

Çarpıntının sebebinin bilinebilmesi için çarpıntı sırasındaki kalp hızı ve ritminin belirlenmesi gereklidir. Kalp hızı ve ritimindeki bozukluklar çarpıntı sebebini gösterebilir ya da çeşitli ipuçları verebilir. Bazen kişi çarpıntı hissetmesine rağmen kalp hızı ya da ritminde herhangi bir anormallik saptanmaz. Yani ritim bozukluğu (aritmi) yoktur. Aritmi olmaksızın da çarpıntı hissi olabilir. Bu sıkıntı, üzüntü, endişe, korku, heyecan gibi psikolojiyi ilgilendiren durumlardan ya da tansiyon yükselmesi/düşmesi, kondüsyonsuzluk, gripal enfeksiyon vb kaynaklanabilir. Çarpıntı hissi altta yatan sebebin düzeltilmesi ile ortadan kalkar.

Kalp atım hızı ve gücü sinir sistemi ve hormonal kontrol ile ayarlanır. Egzersiz, beslenme, ağırlık kaldırma, gebelik, çeşitli hastalık, ateş gibi durumlarda artan kan ihtiyacı kalp hızı ve kalp kasılma gücü artışıyla ihtiyaç karşılanır. Yine korku, heyecan, endişe gibi vücut için tehlike algısının ortaya çıktığı durumlarda kalp hızı ve kalp kasılma gücü artar, işte bu gibi durumlarda daha güçlü kalp kasılması ve/veya kalp hızı artışı çarpıntı olarak hissedilir. İstirahat, uyku gibi kan ihtiyacının azaldığı durumlarda kalp daha yavaş ve daha az kasılır. Kalp atımları daha az hissedilir.

Vücut ihtiyacından farklı hız ve güçte kalp atımları çarpıntı, başdönmesi, halsizlik, göğüste rahatsızlık hissi gibi çeşitli semptomlara yol açar. Çarpıntı şikayeti olanlarda her zaman ritim bozukluğu (aritmi) yoktur. Aritmisi olan her hastada da çarpıntı şikayeti olmayabilir. Aritmi terimi ile çarpıntı terimleri farklı kavramlardır.

Çarpıntı kansızlık, hipertiroidi, astım, mide-barsak hastalıkları, böbreküstü bezi hastalıkları, hamilelik, psikolojik sebepler, beslenme bozukluğu, vücut tuz dengesi bozukluğu, çay-kahve-kola gibi uyarıcı maddeler tüketimi, çeşitli ilaç kullanımı gibi kalp hastalığı dışı nedenlere bağlı ya da kalp damar hastalığı, kalp kapak hastalığı, kalp zarı hastalığı, kalp yetersizliği, kalp elektrik sistemi bozukluğu gibi bizzat kalbin hastalıklarından kaynaklanabilir.

Çarpıntı şikayetinde EKG, holter, event recorder ile kalp hızı ve ritmi belirlenir. Kan basıncı takibi, ekokardiyografı ve çeşitli kan testleri yapılarak kan, sinir ve hormon sistemlerine ait bozukluklar araştırılır. Bu tetkiklerin sonucunda çarpıntı sebebi belirlenebilir.

Çarpıntı ile ritim bozukluğu (aritmi) aynı şey midir?

Çarpıntı kalbin hızlı ya da düzensiz attığı hissidir. Yani çarpıntı sübjektif bir semptomdur. Ritim bozukluğu (aritmi) ise kalbin normalden yavaş (bradikardi), hızlı (taşikardi) ya da düzensiz çalışmasıdır. Aritmi ise bir hastalıktır.

Çarpıntı ile ritim bozukluğu her zaman aynı şey değildir. Çarpıntı hissedildiğinde elektrokardiyografi (EKG) ya da holler gibi kalp ritmini gösterir cihaz kayıtlarında bazen ritim bozukluğu saptanır, bazense kalp hızı ve ritminin normal olduğu görülür.

Ritim bozukluğu (aritmi) hastalarındaysa kalbin çalışma hızı ve düzenine ait bozukluk EKG ya da holter kayıtlarında saptanır. Aritmi sırasında bazen çarpıntı hissedilirken bazense çarpıntı hissedilmeyebilir.

Çarpıntısı olan hastaların ritim bozukluğu saptananlarında aritmiye yönelik tedavi verilebilir. Bu tedavi ile aritmi tedavi edilirken çarpıntı hissi de ortadan kalkar. Çarpıntısı olduğu halde herhangi bir aritmi saptanmayan hastalardaysa çarpıntının ritim bozukluğu dışı sebeplerine yönelik (anksiyete, panik, hipertansiyon, hazımsızlık-gaz vb) araştırma yapmak daha uygun olacaktır. Bu durumda ritim bozukluğu tedavisi gerekmez ama altta yatan duruma yönelik tedavi gerekebilir.

Aritmi varlığı tespit edilen hastaların tümüne her zaman tedavi verilmesi gerekmez, aritminin derecesi, oluşturduğu semptomlar, kalp ve diğer organlar için oluşturabileceği hastalık ya da ölümcül risklere göre tedavi gerekliliği belirlenir. Ritim düzenleyici çeşitli ilaçlarla ya da girişimsel yaklaşımlarla tedavi yapılabilir. Ayrıca ritim bozukluğu oluşturabilecek ya da ritim bozukluğunu artırabilecek çeşitli faktörlere (çay, kahve, sigara, alkol, çeşitli ilaçlar vb) dikkat edilmelidir.

Çarpıntı ya da ritim bozukluğu teşhislerinin sağlıklı konulabilmesi için EKG ve holter gibi kalp ritim kayıtları alınmalıdır.

Çarpıntım var durdurmak için ne yapabilirim? Öksürmek çarpıntıyı durdurur mu?

Çarpıntısı olan bir kişide çarpıntı sırasında kalp ritminin kayıt altına alınması ilk yapılmsı gereken iştir. Bu amaçla bir EKG (elektrokardiyografi) çekilmelidir. Ayrıca çapıntı sırasında ve öncesinde oluşan semptomlar önemlidir. Çarpıntı ile beraber bayılma, baş dönmesi, halsizklik, soğuk terleme, gözlerinin kararması hissi, göğüs ağrısı, idrar ya da gaita yapma hissi, nefes darlığı, öksürük olmasına dikkat edilmelidir. Çarpıntı ile birlikte bu semptomların bazılarının olması hayatı tehdit edici ritim bozukluklarına işaret edebilirken bazıları ise tansiyon düşmesi, şeker düşmesi gibi daha hafif bir durumun habercisi olabilir.

Çarpıntı sırasında yapılması gerekenlerde çarpıntıya yol açan sebeple ilişkilidir. Şöyleki bir şeker hastasında çarpıntı, soğuk terleme ve ellerde titreme kan şekeri düşmesine işaret eder. Bu durumda çarpıntı tedavisi kan şekerinin normale yükseltilmesi için şekerli bir şeyler içilmesi ya da ağızda şeker emilmesidir. Kan şeker normalleşince çarpıntı da geçer.

Kalbin aşırı hızlanmasını (kalp hızı 18O-2OO/dk gibi) içeren supraventrikiiler taşikardi (SVT) ya da paroksikmal atriyal taşikardi (PAT) olarak isimlendirilen çarpıntı durumunda ıkınmak, nefes alıp bir süre tutmak, yüzümüzü buzlu soğuk suya sokmak, buzlu soğuk su içmek ya da ard arda bir kaç kez öksürmek çarpıntıyı sonlandırabilir. Bu manevralar sırasında kalbin yavaşlamasını sağlayan vagus adı verilen sinirin uyarısında artış sağlanarak çarpıntı durdurulabilir. Çarpıntının devam ettiği durumlarda doktora başvurulmalıdır.

Çarpıntı bazende psikolojik durum ile ilişkilidir. Böyle bir nedenden kaynaklanan çarpıtı durumunda sakin olunmaya çalışılmalı, rahat bir yere oturup gevşemeye çalışılmalı, bir kaç kez sakin bir şekilde nefes alınıp verilmelidir. Çarpıntı olmadığı dönemlerde de bu tarz gevşeme egzersizleri faydalı olabilir.

Çarpıntı sırasında şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma gibi semptomlar olması hayatı tehdit edici çarpıntı ya da eşlik eden hastalık düşündüreceğinden acil olarak bir hastaneye başvurulmalıdır.

Çarpıntının nedeni belirlendikten kalp kaynaklı bir ritim bozukluğu (aritmi ) ise ilaç tedavisi ya da elektro fizyolojik çalışma-ablasyon denilen girişimsel tedavi yöntemleri esas tedaviyi oluşturur. Eğer doktorumuz tarafından verilmiş bir ialç varsa düzenli kullanılmalıdır.

Çarpıntım mı var, Panik atak mıyım?

Çarpıntı şikayeti ile doktora başvuran hastaların bir kısmı panik atak mıyım diye endişelidir. Çarpıntı kalbin hızlı ya da düzensiz attığı hissidir. Yani çarpıntı sübjektif bir semptomdur. Panik atak ise zaman zaman ve aniden ortaya çıkan her zaman belirli bir nedene bağlı olmayan çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ellerde-yüzde uyuşukluklar, terleme, baş dönmesi, gibi semptomları içeren endişe ve korkunun eşlik ettiği ve tekrarlama korkusu olan sıkıntı nöbeti şeklinde tanımlanır.

Panik atak adından da anlaşıldığı gibi bir panik halidir. Panik halinde hissedilen endişe, korku hali ve vücudun bu duruma verdiği tepkiler panik atak sırasındaki semptomları oluşturur. Vücut herhangi bir bedensel ya da psikolojik tehdit hissettiğinde vücutta bir nevi alarm sistemi aktive olur, stres hormonları olarak adlandırılan hormonlar ve sinir uçları ve beyinde çeşitli kimyasallar salgılanır. Adrenalin ya da noradrenalin denilen hormonlar bunlardan ikisidir. Bu hormonlar vücut organlarında çeşitli etkiler gösterirler. Kalp hızının artışı, kalp vurusunun şiddetlenmesi, kan basıncının yükselmesi, solunum sayı ve derinliğinin artışı, kan akımının cilt, barsaklar ve böbrek gibi organlara daha az, beyin ve kaslar gibi organlara daha çok yönlendirilmesine yol açar. Buna bağlı olarak kalp hızı, kan basıncı artar, terleme, el-ayaklarda soğuma, karın ağrısı, hazımsızlık vb şikayetler oluşur.

Panik atakta çarpıntı hissi sıklıkla tek başına değildir, başka bozukluklar eşlik eder, tekrarlayacak korkusu olur. Çarpıntı sırasında çekilen elektrokardiyografide (EKG) gerçek bir ritim bozukluğu yoktur. Çoğu kez kalp hızında da belirgin bir artış yoktur. Ritim bozukluğu ya da diğer sebeplerle oluşan çarpıntıda ise EKG’de kalp hızı ya da ritminde anormallik saptanır. Tekrarlama korkusu nadirdir. Ancak sıkıntı-strese bağlı vücutta oluşan reaksiyonlarla, ritim bozukluğuna bağlı reaksiyonlar benzediğinden oluşan semptomlar hastalar tarafından karıştırılabilir. Panik atakta hissedilen çarpıntı hissi ve ritim bozukluğunda hissedilen çarpıntı birbirinden farklıdır.

Sonuç olarak çarpıntının panik ataktan mı, ritim bozukluğundan mı yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığını ayırt edebilmek için çarpıntı anındaki kalp elektrokardiyografi (EKG) ve işin uzmanı bir doktor (kardiyolog, psikiyatrist) tarafından değerlendirmesi gereklidir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Whatsapp Hattımız

7/24 Arayabilir & Soru Sorabilirsiniz
+90 507 178 17 79


Dora Hospital Fulya

Dora Hospital Adres :
Fulya Mahalle, Yavuz Sokak.
No:7, 34758 Şişli / İstanbul


Sosyal Medyadan

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Whatsapp ile Sor +90 507 178 17 79
Estetik / Obezite
Ortopedi / Diş