Koronavirüs-Coronavirus-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Koronavirüs Coronavirus Dora Hospital

Coronavirüs Belirtileri

Tip 229E, NL63, OC43 ve HKU1 dahil olmak üzere yaygın insan koronavirüsleri, soğuk algınlığı gibi genellikle hafif ve orta derecede üst solunum yolu hastalıklarına neden olur. Çoğu insan hayatının bir noktasında bu virüslere yakalanır. Bu hastalıklar genellikle sadece kısa bir süre devam eder. Belirtiler şunları içerebilir:

Burun akması
Baş ağrısı
Öksürük
Boğaz ağrısı
Ateş
Genel bir rahatsızlık hissi

İnsan coronavirüs leri bazen pnömoni veya bronşit gibi alt solunum yolu hastalıklarına neden olabilir. Bu, kardiyopulmoner hastalığı olan kişilerde, bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde, bebeklerde ve daha büyük yetişkinlerde daha yaygındır.


Koronavirus (Coronavirüs) Teşhis

Doktorunuz coronavirüs lerini tespit etmek için solunum veya serum (kanınızın bir parçası) üzerinde laboratuvar testleri isteyebilir. Ciddi bir hastalığınız varsa veya MERS olduğundan şüpheleniyorsanız laboratuvar testlerinin kullanılması daha olasıdır.

Semptomlar yaşıyorsanız, sağlık hizmeti sağlayıcınıza son zamanlarda seyahat veya hayvanlarla temas hakkında bilgi vermelisiniz. Çoğu MERS-CoV enfeksiyonu Arap Yarımadası’ndaki ülkelerden bildirilmiştir. Bu nedenle, MERS tanısı koymaya çalışırken bir seyahat geçmişi veya develer veya deve ürünleriyle temasın bildirilmesi çok önemlidir.

Koronavirus ( Coronavirüs ) Bulaşıcılığı

İnsan coronavirüs leri genellikle enfekte bir kişiden başkalarına yayılır.

Öksürme ve hapşırma ile birlikte hava yolu ile
Dokunmak veya el sıkışmak gibi yakın kişisel temaslar ile
Üzerinde virüs bulunan bir nesneye veya yüzeye dokunmak, sonra ellerinizi yıkamadan önce ağzınıza, burnunuza veya gözlerinize dokunmak ile
Nadiren, dışkı kontaminasyonu ile

Amerika Birleşik Devletleri’nde insanlar genellikle sonbahar ve kış aylarında yaygın insan coronavirüs leri ile enfekte olurlar. Bununla birlikte, yılın herhangi bir zamanında enfekte olabilirsiniz. Çoğu insan, yaşamları boyunca bir veya daha fazla ortak insan coronavirüs leri ile enfekte olur. Küçük çocukların enfekte olma olasılığı daha yüksektir. Bununla birlikte, insanlar yaşamları boyunca birden fazla enfeksiyon geçirebilirler.

Koronavirus ( Coronavirüs ) Önlemleri – Koruma

Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz?

İnsanları coronavirüs enfeksiyonuna karşı koruyacak hiçbir aşı mevcut değildir. Aşağıdakileri yaparak enfeksiyon riskinizi azaltabilirsiniz.

Ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkayın.
Gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza yıkanmamış ellerle dokunmaktan kaçının.
Hasta olan insanlarla yakın temastan kaçının.

Etfarınızdakileri Nasıl Koruyabilirsiniz?

Soğuk algınlığı semptomlarınız varsa, aşağıdakileri yaparak başkalarının korunmasına yardımcı olabilirsiniz

Hastayken evde kalın.
Başkalarıyla yakın temastan kaçının.
Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir peçete ile örtün, ardından peçeteyi çöp kutusuna atın ve ellerinizi yıkayın.
Nesneleri ve yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.

Koronavirus ( Coronavirüs ) Tedavi

Coronavirüs lerinin neden olduğu hastalıklar için spesifik bir tedavi yoktur. Coronavirüs hastalığı olan çoğu insan kendi kendine iyileşir. Bununla birlikte, belirtilerinizi hafifletmek için bazı şeyler yapabilirsiniz;

Ağrı kesici ve ateş ilaçları alın (Dikkat: Çocuklara Asprin vermeyin.)
Boğaz ağrısı ve öksürüğü hafifletmek için bir oda nemlendiricisi kullanın veya sıcak bir duş alın.

Hafif hastaysanız,

Bol miktarda sıvı tüketin.
Evde kalın ve dinlenin.

Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa, sağlık uzmanınıza görünmelisiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Karın-Germe-Ameliyatı-Fiyatı-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Karın Germe Ameliyatı Fiyatı Dora Hospital

Karın gerdirme ameliyatı diğer bir ifadeyle abdominoplasti, karın ve göbek estetiği içinde yer alan en etkili ve faydalı işlemler arasında ilk sırada yer almaktadır. Özellikle kadınlarda gebelik sonrası veya aşırı kilolara bağlı olarak zaman içinde görülen deformasyonlar için abdominoplasti tedavisinin uygulanması mümkündür. Karın derisinde özellikle hamilelik sonrasında oluşan çatlaklar, bağ dokusunda gevşemeler ve karın duvarının öne doğru çıkması gibi sorunlar için karın germe ameliyatının tercih edilmesi mümkündür. Ancak bu ameliyat herkes için tavsiye edilmez. Kişinin genel sağlık durumu ve diğer etkenlerin değerlendirilmesinin ardından karın germe ameliyatı olmak isteyen kişiler için işlem başlatılır.


Karın germe ameliyatı birçok farklı nedene bağlı olarak yapılabilir. Ancak günümüzde abdominoplastinin tercih edilen en yaygın nedeni, hamilelik sonrasında kişinin kendi başına düzeltmesi neredeyse imkansız olan tüm sarkmalar, çatlaklar vb. sorunların giderilmesidir. Karın germe fiyatı ve sağladığı faydalar açısından günümüzde estetik alanında en çok tercih edilen yöntemler arasında ilk sırada yer almaktadır.


Karın Germe Ameliyatı (Apdominoplasti) Nedir, Ne İşe Yarar?

Karın germe ameliyatı riskleri ve yan etkileri son derece düşük olan bir estetik yöntemidir. Abdominoplasti olarak adlandırılan bu tedavi yöntemi temelde karın bölgesinde farklı tip nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara karşı uygulanır.

Gebelik sonrası göbek çevresinde oluşan sorunlar,
Obezite sonrası karın bölgesinde zayıflamaya bağlı oluşan sorunlar,
Çatlak, kırışıklık, sarkmalar vb. diğer unsurlar vb.

Karın germe ameliyatının yaygın olarak kullanıldığı durumlar arasında sayılabilir. Her ne kadar karın, bel ve göbek çevresinde oluşan sorunlar için kullanılan bir estetik tedavisi olsa bile karın germe ameliyatı herkes için uygun değildir. Spor veya diğer basit yöntemler kullanılarak karın bölgesinde sıkılaşma sağlayabilecek kişilerin bu ameliyatı tercih etmeleri tavsiye edilmez.

Karın Germe Ameliyatı Fiyat Formu

Karın Germe Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Karın gerdirme ameliyatı aşamaları incelendiğinde ameliyatın 2,5 – 5 saat arasında sürebileceği gözlemlenmiştir. Karın gerdirme operasyonu öncesinde gerekli test ve muayenelerin yapılmasının ardından kişi ameliyatı gerçekleştirecek olan doktordan detaylı bilgi alır. Oldukça zorlu ve uzmanlık gerektiren bir işlem olan karın germe ameliyatı, birçok farklı süreci de içinde barındır.

Göbeğin 8 – 10 cm altında ve pubis kılı bölgesi üzerindeki bölüde kesi açılır.
Göbek deliğinin transferi için göbek çevresine ikinci bir kesi daha açılır.
Gerdirme ve diğer işlemlerin arından kesi hattı içinde deri altından gizli dikiş uygulanır.
İşlem bölgesindeki fazla sıvıyı atmak için dren tüpü yerleştirilir.
İlk günler için kişilere idrar sondası takılabilir.
İşlem sonrasında karın germe korsesi giydirilir.

Karın germe ameliyatı temelde bu aşamalardan oluşur. Ancak doktorun uzmanlık alanına, tercih edilecek yönteme ve diğer etkenlere göre aşamalar ve kullanılan teknikler değişiklik gösterebilir.

Karın Germe Ameliyatı Öncesi Nelere Dikkat Edilir?

Karın germe ameliyatı sonrası bakım süreci kadar ameliyat öncesi süreçte son derece önemlidir. Ameliyat öncesinde doktorunuz tarafından genel sağlık durumunuza ve yaşam tarzınıza göre farklı tip öneriler yapılacaktır. Örneğin sigara kullanan kişilerin abdominoplasti işleminden önce 2 haftalık bir ara vermesi gerekir. Öte yandan E vitamini takviyesi veya aspirin kullanımı mevcutsa yine bu durumlardan kaçınılması gerekir. Basit bir soğuk algınlığı veya enfeksiyon sorunu bile ameliyatın ertelenmesine neden olabilir. Karın germe fiyatı ve uygulama aşamalarından ziyade ameliyat öncesi ve sonrası süreci dikkate almanız ve ameliyat kararını buna göre değerlendirmeniz daha doğru bir karar olacaktır.

Doğum Sonrası Karın Germe Ameliyatı Yapılabilir Mi?

Doğum sonrası karın germe ameliyatı yapılması mümkündür. Kadınlarda özellikle doğum sonrası ortaya çıkan sarkmalar, hasarlar veya çatlaklar istenmeyen durumlara yol açabilir. Spor ve diğer yöntemeler kullanılarak ortadan kaldırılamayan bu sorunlar için karın duvarın fıtıklaşma ve diğer hasarların oluşmaması adına karın germe ameliyatına başvurulması mümkündür. İşlem sonrasında boşalan deri fazlalığı atılarak, karın duvarının sıkılaştırılması için cilt altında yer alan şişkinlik sorunları da ortadan kaldırılmaktadır.

Kadınların en büyük kabuslarından biri olan gebelik sonrası sarkmalar ve vücut bütünlüğünü bozan belirtilerin germe ameliyatları ile tedavi edilmesi mümkündür. Ancak kişinin genel sağlık durumu ile diğer birçok farklı unsurun doğru şekilde analiz edilmesi ve buna göre ameliyat kararının uzman bir doktor tarafından verilmesi gerekir. Karın germe ameliyatı herkes için uygun olmayabilir. Bunun için gerekli test ve muayenelerin yapılması şarttır.

Karın Germe Ameliyatı Sonrasında İz Kalır Mı?

Karın germe ameliyatı dikiş izleri ve kesi izi en yaygın görülen sorunlar arasında sayılabilir. Estetik ameliyatlar içinde diğerlerine göre çok daha ağrılı ve sancılı bir süreci içinde barındıran karın germe ameliyatı sonrasında, işlem yapılan bölgede sezaryen kesiğine benzer ve daha uzun bir iz kalması mümkündür. Öte yandan karın germe ameliyatı ile göbek bölgesinde mevcut sorunların tamamı için kesin bir çözüm sunulmaz. Bunun için ideal tedavi yöntemlerinin araştırılması son derece önemlidir.

Karın germe ameliyatı her ne kadar iz ve ağrı gibi ameliyat sonrası bir takım sorunlara yol açsa da günümüzde en yaygın tercih edilen estetik yöntemlerinden biridir. ameliyat sonrası ve öncesi tüm süreci kontrol altında tutmak ve uzman sağlık kuruluşları ve uzman hekimlerle çalışmak bu tip sorunların ortaya çıkmasının engellenmesini sağlayacaktır.

Karın Germe Ameliyatı Sonrası İyileşme Süresi Ne Kadardır?

Karın germe ameliyatı çeşitleri ve uygulanan yönteme göre farklı sürelerde iyileşmektedir. Genellikle abdominoplasti sonrasında hastalar aynı gün içinde veya bir gün sonra evlerine gönderilir. Ameliyatın sonraki gününde hataların yürümeye başladıkları gözlemlenmiştir. Genellikle 3 – 6 hafta içinde ameliyatın belirginliği azalmaya başlar. Ortalama olarak 6 – 9 ay içinde ameliyat etkilerinin çok az bir kısmının mevcut olduğu görülmektedir.
Dünya genelinde ve son yıllarda Türkiye’de de yaygın biçimde tercih edilen karın germe ameliyatı, birçok açıdan fayda sağlamaktadır. İyileşme süreci zaman zaman ağrılı bir süreci de içinde barındırsa da 6 – 9 ay arasında etkilerini yitirmektedir.

Karın Germe Ameliyatı Sonrası Gebelik Mümkün Mü?

Karın germe ameliyatı sonrası hastalar normal hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilirler. Ancak operasyon sonrasında tam iyileşme süreci beklenmeden duş almak, cinsel ilişkiye girmek veya diğer efor gerektiren etkinlikler içine girmek farklı tip sorunlara yol açabilir. Doktor tavsiyesi ve doktor kontrolünde iyileşme süreci takip edilerek ameliyat sonrasında gebelik mümkündür. Ancak bazı durumlarda gebelik, karın gerdirme ameliyatı yaptıran kişiler için farklı tip risk faktörlerine neden olabilir.

Karın Germe Ameliyatı Fiyatları Ne Kadar?

Abdominoplasti fiyatı ameliyat sırasında tercih edilen yöntemlere ve sağlık kurumunun kurumsal politikalarına göre değişiklik göstermektedir. Günümüzde estetik ameliyatlar arasında yaygın olarak tercih edilen karın germe ameliyatı bu unsurlara bağlı olarak farklı fiyat özelliklerine sahiptir.

Aşırı kiloların verilmesinin arından veya gebelik sonrası çok sık rastlanan sarkma ve göbek bölgesindeki diğer şekil bozuklarını için karın germe fiyatı ve sahip olduğu güçlü etkileri bu tedavi yönteminin çok sık tercih edilmesine neden olmaktadır. Ameliyat fiyatları ve süreci hakkında detaylı bilgiyi sağlık kuruluşlarından alabilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Kol-Germe-Ameliyatı-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Kol Germe Ameliyatı Fiyatları Dora Hospital

Kol germe ameliyatında fiyat işlem uygulanmak için seçilen tekniğe, işlemi kimin yapacağına, işlem yapılacak bölge özelliklerine bağlı değişiklik gösterebilmektedir. Kol germe ameliyatı sayesinde sarkmış kollarınıza veda edebilirsiniz. Son teknolojik yöntemlerin kullanıldığı bu ameliyatlarda, ağrısız işlem yapılır. Uygulanan tekniğe göre 45 dk gibi kısa bir sürelik seans ile sarkmış kollara veda edersiniz. Kol derisinde esneklik kayıp olduysa, cilt sarkmaları görülmeye başladıysa, kol germe ameliyatı olmanın zamanı gelmiş olabilir. Kollarınızı kaldırdığınızda rahatsız oluyorsanız, kısa kollu kıyafetler giymek kabusunuz olduysa, vücut güzelliğiniz için endişe ediyorsanız kol germe ameliyatı tam da size göre!


Kol Germe Ameliyatı Planlaması Nasıl Yapılır?

Kol germe ameliyatında planlama için ilk önce derinin sarkma oranının belirlenmesi gerekir. İşlem sırasında deri altı yağ dokusunun da belirlenmesi gerekir. Ameliyat sırasında hangi tekniğin uygulanacağı bu ilk belirlemeler ile kararlaştırılır. Yağ dokusunun kalınlığı ameliyat tekniğinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle kilo sık alıp veren bir kimsenin deri kalınlığı çok olur. Böyle bir durumda işlemden daha iyi verim alabilmek adına öncesinde liposuction yapılması gerekir. İşlemden sonra deri bollaşır. Bollaşan deri bazı durumlarda koltuk altına saklanır. Çoğu vakada deri bolluğu dirseğe doğru devam eder. İç kısımda iz kalacak şekilde planlama yapılır. Böylece ön ve arkadan bakıldığı zaman izler belli olmaz.

Kol Germe Ameliyatı Fiyatları Formu

Kol Germe Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Kol germe ameliyatı süresi herkes için değişiklik göstermekle beraber ortalama 2 saat kadar sürer. Ameliyatın mutlaka genel ya da duruma göre lokal anestezi altında gerçekleştirilmesi gerekir. Hastane koşullarında ameliyat olunması gerekir. Lokal anestezi olan kişiler aynı gün içinde taburcu olabilirler. Eğer hasta genel anestezi olmuşsa da hastaneden ertesi gün taburcu olur. Operasyon bittikten sonra en erken 2 gün sonrasında duş alınması mümkündür. Ameliyat sonrasında ilk günler bandaj kullanılması şarttır. Kollar gün içinde mümkün olduğu kadar kalp seviyesinden yukarıda olmalıdır. İşlem sonrası dikiş alınması gerekmez. Kişilerin spor yapabilmeleri için 4 ile 6 hafta arasında beklemeleri gerekmektedir.

Kol Germe Ameliyatı ile Meme Sarkması Ameliyatı Aynı Anda Olabilir mi?

Kol germe ameliyatı ile birlikte meme sarkması ameliyatı aynı anda yapılabilir. Genellikle ciddi kilo kaybı yaşayan kişiler sarkma problemi ile karşılaşırlar. Meme bölgesinde sarkma olduğu zaman genellikle kol bölgesinde de sarkmalar meydana gelir. Bu nedenle de kol germe ameliyatı yapılırken meme toparlama işlemi de yapılabilir. Bu sayede vücut genelinde daha estetik bir görünüme kavuşmak mümkün olur.

Lazer Liposuction Yöntemi ile Kol Germe Ameliyatı

Lazer yöntemi ile kol germe ameliyatı hem hastalar hem de hekimler tarafından en çok tercih edilen yöntemlerden bir tanesidir. İşlemin lokal anestezi altında mutlaka plastik cerrah tarafından yapılması gerekir. İşlem sırasında smart lipo ve slim lipo adı verilen cihazlardan yardım almak gerekir. Ameliyat sayesine başarılı bir şekilde kollarda bulunan yağları almak mümkün olur. Ameliyat sonrasında belli bir süre boyunca ağırlık kaldırılmaması önerilir. Ayrıca bandaj kullanımı da gerekir. Ortalama 1 sa işlem sürer ve hasta hemen taburcu olmaz. Ameliyat sonrasında 1 gün sonra taburcu olunabilir. Doktorun ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken şeylere dikkat ederseniz, iyileşme süreniz daha kısa olur, süreci daha kolay atlatabilirsiniz. 1 ile 3 gün arasında hassasiyet hissedersiniz. 3 ile 5 gün arasında işe dönebilirsiniz. İşlemden sonra 3 ile 4 hafta geçtikten sonra tam iyileşme sağlanır.

Kol Germe Ameliyatı Sonrasında İz Kalır mı?

Kol germe ameliyatı sonrasında iz görünür. Fakat bu iz kolun iç tarafındadır. İz erken dönemlerde olur. İzler özellikle ilk dönemlerde kabarık ve kırmızı renkli olur. Zaman geçtikçe de izler silikleşmeye başlar. Kişilerin sahip oldukları cilt yapısına göre belirgin izler bulunabilir. Eğer kalan izler hastayı çok rahatsız ederse, lazer gibi yöntemlerden faydalanarak bu izlerden kurtulmak mümkün olur. Ayrıca çeşitli enjeksiyonlar da izi daha az belirgin hale getirebilir. İzleri tamamen götürecek herhangi bir yöntem yoktur. Yöntemler ancak izlerin daha az belirgin olmasına katkıda bulunur.

Kol Germe Ameliyatı Sonrasında Elde Edilen Sonuçlar Kalıcı Olur mu?

Kol germe ameliyatı sonrasında sonuçlar kalıcı olur. Ancak unutulmaması gereken önemli nokta yaşlanma sürecinin yine de devam edeceğidir. Bu nedenle kol sarkması devam edebilir. Özellikle çok sık kilo alıp veren kişilerde bu problem görülebilir. Hastaların işlemden sonra kalıcı sonuç alabilmeleri adına mutlaka kişilerin düzenli spor yapmaları gerekir. Ayrıca cilt bakımı yapmak da fayda sağlar. Ameliyattan sonra kollarda bir iki gün boyuna bandaj bulunmalı. Kompresyon giysilerinden de faydalandığı durumlar olur. Bu işlem sayesinde cilt kendi etrafında sıkılaşmış olur. Ayrıca iyileşen yaraların desteklenmesi de bu işlem ile daha kolay olur.

Kol Germe Ameliyatı mı Yoksa Liposuction mı Olmalıyım?

Kol germe ameliyatı mı liposuction mı diye düşünen insanların sayısı çok fazladır. Bu tespitin kişinin kendi başına yapması mümkün değildir. Tek başına liposuction işlemi yapmak için kolun cildin ve dokularında yeterlilik sağlanması gerekir. Eğer kısa sürede çok fazla kilo kaybı yaşadıysanız, kol germe kesisinde gerekenden daha da fazla deri olur. Eğer ciltte sarkma problemi varsa, liposuction yaptırmak hastaya fayda sağlamaz.

Kol Germe Ameliyatında İşlem Sırası Nasıldır?

Kol germe ameliyatı yapılırken işlem sırası ilk olarak doku çıkarılmasıdır. Sorunlu olan kolun iç kısmında fazlalıklar alınır. Ayrıca yağ ve cilt ile birlikte cilt altı dokusu çıkarılır. Daha sonra kolun genç görünüme kavuşması için kol germe operasyonu biter. Kol germe ameliyatı yapılırken yardımcı yöntemlerden de destek alınması gerekebilir. Özellikle liposuction yönteminden sık faydalanılır. İşlem sırasında ve sonrasında ilaçlar hastanın konforunu sağlanması için verilmektedir. Hekim, izin için en iyi tercihi yapacaktır. Genel anestezi yapılarak, operasyona başlangıç verilir.

Kol Germe Ameliyatında Kesi Atılması

Kol germe ameliyatında kesi kol içine yapılır. Kol içine yapılacak olan kesinin formu ve uzunluğu hastanın deri miktarna bağlı olarak farklılık gösterebilir. Kesileri atarken hekim tercihi hastanın durumuna göre karar verir. Bazen kol içine kesi atılırken bazen de kolun arka kısmına kesi atılır. Kesi atıldıktan sonra liposuction gibi yağ transferi işlemlerinden faydalanmak gerekebilir. Kol kasları ve kolda bulunan yağ dokusuna şekil verilir. Şekil verildikten sonra kapatılma aşamasına geçilir. Kol germe kesileri daha sonradan çıkarılabilir. Bazı hastalarda emilebilir dikişler de kullanılır.

Kol germe ameliyatı sonrasında rahat bir dönem geçirirsiniz. Kollarınızda şişlikler ve morarmalar olabilir. Ayrıca bazı hastalar hafif bir uyuşukluk olduğunu belirtmişlerdir. Ortalama 2 hafta içinde bütün bu belirtiler kendiliğinden geçer. Ameliyat bitince eve döndüğünüz zaman uygulamanız gereken prosedürleri takip etmeniz gerekir. Aksi halde iyileşme süreciniz uzar. Ağrılarınız olabilir. Hekiminizin önerilerine uyduğunuz zaman hem konforlu süreç geçirirsiniz, hem de işlemden daha kısa sürede sonuç alırsınız. Hekimden ameliyat sonrasında yapmanız gereken şeylerle ilgili gerekli bilgileri almadan kesinlikle hastaneden ayrılmanız önerilmiyor.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Lazer-Göz-Ameliyatı-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları Dora Hospital

Lazer göz ameliyatı için fiyatlar işlem yapılacak gözün özelliklerine, işlemi yapacak olan doktora hatta işlemin yapılacağı hastanenin bulunduğu bölgeye göre bile çok farklı etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Göz kusurlarından kurtulmak için en pratik yöntemlerden bir tanesi lazer göz ameliyatıdır. Kişiler bu ameliyatı olduktan sonra kontakt lenslerinden kurtulmuş olurlar. Halk arasında lazer göz ameliyatı göz çizdirmek olarak da bilinir. Herkesin lazer göz ameliyatı olması mümkün değildir. Kornea dokusunun durumu, miyopisi varlığı ve derecesi ve diyabet gibi hastalıklar bile ameliyat olup olunmayacağına dair etkendir.


Lazer Göz Ameliyatı Yapan Hastanelerde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Lazer göz ameliyatı yapan hastanelerde dikkat edilmesi gerekenler başında işlemi yapacak olan hekimin deneyim ve uzmanlığı gelmektedir. Hekim ne kadar tecrübeli ve bilgi sahibi olursa, o oranda hasta süreci daha kolay geçirecektir. Ayrıca hastanede lazer tedavi ve tetkik süreçlerinin tam olarak yapılması gerekir. İşlemden önce hastanın özelliklerini tanımak son derece önemlidir. Ameliyat sırasında kullanılacak olan malzemeler mutlaka tek kullanımlık olmalıdır. Başka bir kişide kullanılan malzeme farklı hastada kesinlikle kullanılmamalıdır.

Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları Formu

Kimlerin Lazer Göz Ameliyatı Olması Mümkündür?

Lazer göz ameliyatı olabilecek kişiler arasında:

18 yaşında büyük olanlar,
Gözlük ya da lens kullanması gerekenler,
Romatizma hastalığı olmayanlar,
-10 diyotriye kadar miyopisi olanlar,
Gözlerinde başka hastalık bulunmayanlar,
Diyabet hastalığı olmayanlar,
Hekimin yapacağı tetkikler sonucu göz yapısı ameliyat için uygun olanlar,
Kornea dokusunda yeterli kalınlık bulunanlar,
Kornea sivrileşmesi olmayanlar,
Göz tansiyonu bulunmayanlar yer alır.

Lazer Göz Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?

Lazer göz ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

Lazer tedavisi FDA onayı almış, güvenilir bir yöntemdir,
Göz yapısının uygun olması koşulu ile, ikinci kere uygulanması mümkün bir yöntemdir,
Lazer ameliyatı olmak, ileride herhangi bir göz hastalığına davetiye çıkarmaz,
Lazer teknolojisi kullanılarak göz ameliyatları 1980’li yıllardan beri uygulanmaktadır,
Ameliyat sonrasında körlük riski bulunmaz,
Hipermetrop, miyop ve astigmat gibi lazere uygun göz yapılarının tümü için ameliyat yapılabilir,
Lazer işlemi ile gözün yalnızca kornea tabakasında uygulama yapılır,
Lazer işleminde retina tabakasının zarar görmesi söz konusu değildir,
Lazer tedavisinde hastalar ağrı hissetmez ve kanama olmaz,
Lazer tedavisi yapıldığı sırada damlalı anestezi yönteminden faydalanılır,
Lazer tedavisi bittikten sonra hastanın ilk bir iki ay boyunca damla kullanmaya devam etmesi faydalı olur. Fakat bu damlalar ömür boyu kullanılmaz.

Lazer Göz Ameliyatı Sonrasında Batma ve Sulanma Problemi

Lazer göz ameliyatı sonrası hastanın yapısına göre çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Hastanın rahatsızlığına göre, muayeneler ve testler göz önünde bulundurularak hangi lazer tedavisi yönteminden faydalanmak gerektiğine karar verilecektir. ASIK ve kapakçık oluşturularak yapılan ameliyat türlerinde daha fazla ağrı problemi olduğu bilinmektedir. Bu ağrılar ameliyat bittikten sonra ortalama 6 saat kadar sürer. Ağrı şikayeti ile birlikte batma, sulanma ve kaşıntı gibi problemler de olabilir. İşlem sonrasında bazı hastalar baş ağrısı hissettiklerini de belirtmişlerdir. Bu durumda kan sulandırıcı özelliği olmayan bir ağrı kesici verilmesi gerekir.

Lazer Göz Ameliyatı Sonrasında İlk Gün Nasıl Geçer?

Lazer göz ameliyatı sonrası ilk gün 3 ile 4 saat arasında gözlerde batma problemi olabilir. Kimi hastalar sulanma ve yanma gibi şikayetler ile de karşılaştıklarını söylemişlerdir. İlk günden itibaren hekimin belirttiği ilaçların aksatılmadan kullanılması gerekir. Hekim ilaçların nasıl kullanılması gerektiğini söylemişse bu şekilde kullanım olmalıdır. İşlemi yaptırdıktan hemen sonra araba kullanmak kesinlikle yasaktır. Ayrıca hastaların işe de gitmemeleri önerilir.

Ameliyattan sonra hastalar toz bulunan ortamlarda olmaktan kaçınmalıdırlar. Gözler ilk 24 saat içinde kesinlikle ovulmamalı, dokunulmamalı ya da su ile temas edilmemelidir. Operasyon bittikten 24 saat sonrasında normal yaşantınıza geri dönebileceksiniz. Operasyondan sonra hekim en fazla 6 ay kadar suni göz yaşı damlası kullanılmasını önerecektir. Aksatılmadan kullanılmalıdır.

Hangi göz ameliyatı yapıldıysa bunun türüne göre kişilerin kontrole gitmeleri gereken süre değişiklik gösterir. 3 ay sonrasında, 1 ay sonrasında, ameliyattan ertesi gün sonra gibi farklı günlerde kontroller için planlama yapılabilir. Bu kontrollere ek olarak yılda bir kere de rutin kontrollere girmek gerekir.

Kimlerin Lazer Göz Ameliyatı Olması Sakıncalıdır?

Lazer göz ameliyatı olması sakıncalı olan kişiler arasında:

Diyabeti olanlar,
Hamileler,
Göz tansiyonu olanlar,
Katarakt olanlar,
Bebek emziren kadınlar,
Romatizma hastası olan kişiler yer alır.

LASIK Lazer Göz Ameliyatı için Uygun bir Aday mıyım?

LASIK lazer göz ameliyatı için uygunluk olması için hastaların ilk önce 18 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor. Ayrıca kişilerin kırma kusurunda herhangi bir değişiklik bulunmaması da şarttır. LASIK ameliyatının uygulanıp uygulanmayacağını anlamak için detaylı bir şekilde göz muayenesi yapmak gerekir. Muayene sırasında hekim göz kornea dokusunun kalınlığını, eğimi ve biyomekanik gücü gibi çeşitli noktalara bakmak gerekir. Ayrıca muayene sırasında göz kayması yani şaşılık olup olmadığına da bakılır. Olası retina yırtıkları varsa bu muayene sırasında ortaya çıkar. Eğer retinada herhangi bir kusur ve yırtık ortaya çıkarsa, hastanın retina uzmanı ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Miyopide yaklaşık 10, hipermetropide 6 numara ve astigmatizmada 6 numara olan kişilere genellikle LASIK ile müdahale edilmesinde bir sorun yoktur. Ameliyatın uzmanlık alanı lazer olan doktorlar tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor.

LASIK Lazer Göz Ameliyatı için Kimler Uygun Değildir?

LASIK lazer göz ameliyatı için uygun olmayan adaylar arasında:

Göz tansiyonu olanlar,
Şiddetli göz kuruluğu hastalığı olanlar,
Kornea kalınlığı yeterli olmayanlar,
Korneada yapısal bozukluğu olanla,
Korneası genetik olarak bulanık olanlar yer alır.

Buna ek olarak kişilerde kontrolsüz diyabet hastalığının ve romatizmanın olduğu durumlarda, LASIK işlemi yapılmaması gerekir. Eğer ameliyat için uygun bir adaysanız LASIK işleminden önce kullanıyorsanız kontakt lens kullanmayı bırakmanız gerekir. En az 2 hafta öncesinden kesinlikle lens kullanmayın. İşlemden sonra hastaların gözlerinde batma, çapaklanma ve buna benzer rahatsızlık verici problemlerin olması halinde hekimlerin mutlaka bilgilendirilmeleri gerekir. LASIK ameliyatı olacaksanız ameliyat olunacak olan günde kesinlikle makyaj yapılmaması gerekir. Ameliyat sırasında uyuşturucu damla kullanılır. Bu nedenle kişilerin aç kalmalarına gerek yoktur. Ameliyat öncesinde hafif bir yemek yemek yeterli olur.

Adım Adım LASIK Lazer Göz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

LASIK lazer göz ameliyatı yapılması için ilk adım uyuşturucu damla ile gözün uyuşturulmadır. Ardından gözde bulunan çapakların temizlenmesi gerekir. Göz çevresi öncesinden özel olarak steril edilmiş bir örtü ile örtülür. Örtü yüzün kısmen kapanmasına neden olsa da, nefes alınmasının önüne geçmez. Gözlerin ameliyat lazer göz ameliyatı süresi boyunca açık kalması gerekir. Bu nedenle ameliyatta özel bir aletten faydalanılır. Eğer ameliyat hakkında fiyat bilgisi almak isterseniz, bizimle iletişime geçerek kafanızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Kaş-Kaldırma-Ameliyatı-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Kaş Kaldırma Ameliyatı Dora Hospital

Kaş kaldırma operasyonu fiyatları, hastaların tercih ettikleri estetik operasyon modeline, klinik tercihine ve operasyonu gerçekleştirecek uzmanlara göre farklılık göstermektedir. Herhangi bir sağlık sorunu olmaksızın, sadece estetik görünümü değiştirmek için uygulanan kaş kaldırma operasyonu, kişilerin kendi isteği sonucunda gerçekleştirilmektedir. Uzmanlar tarafından yapılan incelemeler sonrasında, yüz şekline ne uygun kaş yapısı belirlenir ve ufak bir operasyonla, kaşların yapıları yukarıya çekilir. Özellikle yaş sebebiyle kaşlarında sarkmalar oluşan kişiler, kaş kaldırma ameliyatıyla daha genç bir görüntüye ulaşmaktadır.


Kaş Kaldırma Operasyonlarının Genel Özellikleri Nelerdir?

Kaş kaldırma operasyonunun özellikleri, aşağıda detaylı şekilde ele alınmıştır:

İlerleyen yaş sebebiyle, kaş bölgesinde sarkmalar meydana gelmektedir. Cildin elastik yapısını kaybetmesi sonucunda ortaya çıkan bu durum, kaşların olması gereken noktadan daha aşağıda durmasına yol açar. Kaş kaldırma operasyonlarıyla, aşağı düşen kaşlar eski hizasına getirilmektedir.
Kaş yapısı düşük olan ve daha dik kaşlara sahip olmak isteyen kişiler, kaş kaldırma operasyonu yaptırabilirler.
Operasyonlar kapsamında, kalıcı ve geçici yöntemler kullanılabilir.
Kaş kaldırma ameliyatı olan kişiler, derinin elastikiyetine göre kalıcı sonuçlar elde etmektedir.

Kaş kaldırma operasyonu için ameliyat tercih etmeyen kişiler, botoks ya da farklı yöntemleri kullanarak geçici çözümler elde edebilirler.

Kaş Kaldırma Ameliyatı Formu

Kaş Kaldırma Operasyonunda Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Kaş kaldırma estetik yöntemleri ve uygulamaların genel özellikleri, aşağıda tüm detaylarıyla ele alınmıştır:

Ulterapi Kaş Kaldırma Operasyonu: Cildin sıkılaşması için kullanılan ultrason enerjisidir. Deri sıkılaştıkça, kaşlar yukarı kalkmaya başlayacaktır. Geçici yöntemlerden bir tanesidir.
Botoks Kaş Kaldırma Operasyonu: Kaş kaldırma işlemleri için belirlenen geçici yöntemlerden bir tanesidir. Minik iğnelerle bölgeye ilaç enjekte edilerek, kaşların gergin olması sağlanır.
Klasik Kaş Kaldırma Ameliyatı: Yaşı ilerleyen kişilerin, daha gergin bir yüze sahip olması için saçlı deriden bir parça kesilmekte ve çıkarılmaktadır. Kalan deri toplanarak, kesi yapılan bölgede birleştirilir. Kalıcı kaş kaldırma operasyonlarından bir tanesidir.
Endoskopik Kaş Kaldırma Ameliyatı: En sık kullanılan kaş kaldırma operasyonlarından bir tanesidir. Saçlı deride delikler açılarak, kaşların gerginleşmesi sağlanır.

Klasik Kaş Kaldırma Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kaş kaldırma operasyonunun yapılması aşamasında lokal ya da genel anestezi uygulanmaktadır. Ameliyat dışı operasyonlarla kaş kaldırmak istendiği zaman, kişilere anestezi uygulaması verilememektedir. Kaş kaldırma ameliyatının özellikleri aşağıda belirtilmiştir:

Klasik kaş kaldırma ameliyatında, şakaklarda yer alan saçlı deriden parça çıkarılmaktadır.
Şakak germe ameliyatı olarak da adlandırılan yöntem, alın bölgesindeki derinin gerginleşmesini sağlamaktadır.
Ameliyat sonrasında, saçlı deriye dikişler atılır.
Saçlı derinin zamanla elastikliğini yitirmesi gibi durumlarda, ameliyatın etkisi sona erebilir. Klasik kaş kaldırma ameliyatının dezavantajı, ameliyat dikişlerinin bulunduğu bölgelerdeki saç köklerinin ölmesi ve zaman içerisinde saçsız adaların oluşmasıdır.

Endoskopik Kaş Asma Operasyonu Nedir, Nasıl Uygulanır?

Endoskopik kaş kaldırma ameliyatının genel özellikleri ve ameliyatın uygulanış detayları şu şekildedir:

Kaş kaldırma operasyonları içerisinde en fazla tercih edilen ve en etkili sonuç veren yöntemdir.
Ameliyat aşamasında hiçbir kesi açılmadığından, dikiş ya da sızı gibi problemlerle karşılaşılmaz.
Saçlı deriye birkaç adet delik açıldıktan sonra, endoskop adındaki minik kameralarla operasyon tamamlanmaktadır.
Sedasyon destekli lokal anestezi ya da genel anestezi kullanılarak, hasta uyuşturulur.
Açılan deliklerden minik kameralar sokularak, iç derinin sıkılaştırılması sağlanır.
Herhangi bir kesi açılmadığından, ameliyat sonrasında iz kalmayacaktır.
Ameliyatın iyileşme dönemi kısadır ve bölgede şişlik oluşma riski çok düşüktür.
Operasyon tamamen saçlı deri üzerinden yapıldığından, ameliyat etkileri anlaşılmamaktadır.
Botoks ya da ultrasonik uygulamaların tekrarlanması gerekirken, endoskopik kaş kaldırma ameliyatının tekrarlanmasına gerek duyulmayacaktır.

Kaş Kaldırma Ameliyatından Sonraki İyileşme Dönemi

Kaş kaldırma operasyonu sonrasındaki iyileşme sürecinin özellikleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Kaş asma ameliyatı operasyonu yapıldıktan 1 gün sonra, normal yaşama devam edilebilir.
Ameliyat sonrasında, hastalar aynı gün taburcu edilmektedir. Narkoz durumuna göre, hastanede yatılması gerekebilir ancak, bu durum tüm hastalar için geçerli değildir.
Ameliyat sonrasındaki 2-3 gün boyunca, operasyon bölgesinde sızlama görülebilir.
Ağızdan alınan ufak dozlu ağrı kesiciler, ameliyat bölgesindeki sızıların sona ermesine yardımcı olacaktır.
Ameliyat sonrasındaki 2-3 gün süre içerisinde, ameliyat bölgesinde şişme, sızlama ve morarma gibi bulgulara rastlanmaktadır. Tüm bu etkiler hafif derecede olduğundan, endişe etmeye gerek yoktur.
Ameliyat yerine pansuman yapılması gerekmez.
Sadece saçlı deride dikiş bulunmaktadır. Ameliyattan 7 gün sonra, saçlı deride yer alan dikişler alınmaktadır. Dikişlerin alınması aşamasında ağrı ya da sızı hissedilmez ve dikiş izi kalmaz.
Ameliyattan 2 ya da 3 gün sonra, işe geri dönüş yapılabilir.
Ameliyattan 1 hafta sonra, uzun süreli yürüyüşler yapılabilir. Ameliyat sonrasındaki 2 haftalık süreç içerisinde, ağır sporlardan uzak durmak gerekir. Kaş kaldırma ameliyatının etkilerinin tamamen geçmesi, dokuların uyuşması ve yüzün doğal görüntü alması için en az 3 ay geçmelidir.

Kimler Kaş Kaldırma Ameliyatı Olabilir?

Kal kaldırma ameliyatı olmak isteyen kişilerde aranan temel özellikler şunlardır:

Kaş kaldırma operasyonları, genel olarak orta yaştaki hastalara uygulanmaktadır.
Hastaların en az 18 yaşında olması zorunlu tutulurken, genellikle otuzlu yaşlardaki kişiler operasyona alınmaktadır.
Otuzlu yaşlardan ileride olan kişiler, kaş kaldırma operasyonları yerine, şakak kaldırma operasyonlarına alınmaktadır.
Ameliyata girmek istemeyen kişiler, farklı kaş kaldırma operasyonlarını kullanarak da aynı sonuca ulaşabilirler.
İleri yaşta olan kişilerin cilt yapısı, orta yaşta olanlara göre daha az elastikiyete sahiptir. İleri yaştaki kişilere, kaş kaldırma ameliyatı yerine alın germe ve şakak germe ameliyatları uygulanmaktadır.

Botoksla Kaş Kaldırma Operasyonunun Genel Özellikleri

Botoksla kaş kaldırma uygulamasının genel özellikleri ve uygulamanın etki süresi aşağıdaki gibidir:

Botoksla kaş kaldırma operasyonu, ameliyat ya da narkoz gerektirmeden uygulanmaktadır.
Uygulama aşamasında hastalara kesi atılmadığından, dikiş ya da sancı gibi sorunlar oluşmaz.
İlk olarak, hastaların yüzüne uygun kaş modeli belirlenir ve uygulama sonrasında, kaşların yapısı olması gereken yere çekilir.
Botoksla kaş kaldırma işlemleri, sadece estetik cerrahlar tarafından uygulanmaktadır.
Kaşların doğal hareketlerinin engellenmemesi ve kas dokularının hasar görmemesi için ince hesaplamalar yapılmaktadır.
Kaşların yapısını koruyacak düzeyde minik dozlar belirlenerek, minik iğnelerle ilaçlar uygulanmaktadır.
Sadece enjeksiyon yöntemi kullanıldığından, ortalama 2 ila 10 dakika içerisinde operasyon sonlanacaktır.
İnce uçlu iğnelerin içerisinde yer alan botulinium toksini, kaşların kalkmasını sağlayacak bölgelere uygulanmaktadır.
Kaş kaldırma botoks uygulaması, kişilerin cilt yapısına göre 4 ila 6 ay aralığında etkisini korumaktadır. Yılda iki defa kaş kaldırma botoks uygulaması yapılarak, kaşların olması gereken yerde tutulması sağlanabilir.

Ulterapi Yöntemiyle Kaş Kaldırma İşlemleri Nasıl Gerçekleştirilir?

Ulterapi uygulamasıyla kaş kaldırma işlemlerinin genel özellikleri şu şekildedir:

Ultherapy HIFU olarak adlandırılan, yüksek yoğunluktaki ultrason enerjisinin kullanımıyla gerçekleştirilen kaş kaldırma operasyonudur.
Ultrason ışınları, cildin sıkılaşması ve yenilenmesine etki etmektedir.
Sadece cildin 1-2 mm derinliğine etki ettiğinden, cildin alt yüzeyinde herhangi bir değişiklik oluşturmamaktadır.
Ciltte bulunan yara izi, yaşlılık belirtileri, çizgi oluşumu ya da sarkma probleminin giderilmesi için ulterapi kaş kaldırma operasyonu kullanılabilir.
Ulterapi kaş kaldırma uygulaması, toplamda 10 dakika sürmektedir. Uygulamanın her 3 ayda bir tekrarlanması gerekir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Yağ-Enjeksiyonu-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Yağ Enjeksiyonu Fiyatları Dora Hospital

Yağ enjeksiyonunda fiyatları kullanılan yağın özelliklerine ve işlemi hangi doktorun yaptığına kadar çeşitli etkenlere bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Yağ enjeksiyonu ve dolgu işlemleri kozmetik cerrahide geniş uygulama alanına sahiptir. Her geçen gün daha fazla insan bu uygulamalardan yararlanmaktadır. Genellikle yap alınan bölge karın olmakla beraber, bu yer hastadan hastaya ve yapılacak işleme göre değişiklik gösterebilir. Yüz ve dudak bölgesinde kırışıklıkların giderilmesi, yanak çöküntüsü bulunan yerlerde dolgunluk sağlamak gibi farklı amaçların yerine getirilmesi adına yağ enjeksiyonu işleminden faydalanılabilir. Özellikle el ve yüz bölgelerinin gençleştirilmesi için etkili bir yöntem olarak bilinirler.


Yüz Bölgesi için Yağ Enjeksiyonu

Yüz bölgesi için yağ enjeksiyonu sırasında kullanılacak olan teknik ve aletlerin son derece dikkatli bir şekilde seçilmesi gerekir. Bir çok farkı teknik olduğu bilinmektedir. Fakat hekimler yağ hücrelerine mümkün olan en az zararı vermek adına procedür işlemini uygularlar. En çok yüz bölgesinde bu teknikten faydalanılır. Yaşlanma ile birlikte hem kadınların hem de erkeklerin yüzlerinde bulunan yağ miktarı azalır. Yağ enjeksiyonu yapıldığı zaman yüz daha genç bir görünüm kazanır. Ayrıca daha diri estetik ve görsel bir surata sahip olunur. Yüzün dokusu yumuşak olduğundan ve kemik yapısının müsaitliğinden yağ enjeksiyonu sıkça uygulanır.

Yağ Enjeksiyonu Fiyatları Formu

Yağ Enjeksiyonu Hangi Bölgeler için Yapılır?

Yağ enjeksiyonu yapılabilecek bölgeler başında en sık yüz geliyor. Buna ek olarak dudak bölgesinde, alt çenenin büyütülmesinde, ellerde, yara izi bulunan yerlerde, ciltte bulunan kontür bozukluklarının düzeltilmesinde yağ enjeksiyonu yapılabilir. Yağ enjeksiyonu yapıldığı zaman hem uzun ömürlü, hem doğal görünümlü hem de güvenli sonuçlar elde edilmiş olur. Enjekte edilen yağların özel bir işlemden sonra uygulamaya konması gerekir. Hatta istenilen sonucun alınması adına birden fazla sefer uygulamadan geçirilmesi gerekebilir. Kişinin kendi yağ dokusu kullanıldığı için, kişi kendi yağını reddetmez. Ayrıca alerjik reaksiyon geliştirme gibi bir durum da söz konusu olmaz.

Yağ Enjeksiyonu Yapılırken Hangi Operasyon Tekniğinden Faydalanılır?

Yağ enjeksiyonunda operasyon tekniği kararı verilmesi için, karın, bel ya da hekimin uygun gördüğü yerlerde birinden özel vakumlu kanüller yardımı ile yağ alınır. Yağ dokusu özel işlemden geçirilir geçirilmez. Dudaklara, buruna, alt göz kapağına, elmacık bölgesine ve buna benzer çeşitli bölgelere uygulanabilir. Hastanın beklentisine ve elde edilmek istenilen sonuca göre diğer operasyonlar ile birlikte işlem kombine edilerek kullanılabilir. Bu şekilde işlemden daha etkili sonuç almak mümkün olur.

Yağ Enjeksiyonu İşleminden Önce Hazırlık Nasıl Yapılır?

Yağ enjeksiyonunda operasyon öncesinde hazırlık yapılması adına aspirin ve buna benzer ilaçların kullanımının en az 1 hafta öncesinden kesilmesi gerekir. Bu ilaçlar kanın daha fazla sulanmasına neden olur. Sürekli kullanılan ilaçlar varsa, bu ilaçlar hakkında hekime bilgi verilmesi gerekir. Hekime söylemeden sürekli ilaçların kesilmemesi gerekir. Ayrıca sigara içen kişiler en az 1 hafta öncesinde sigara içmeyi bırakmalıdırlar. Aksi halde yaraların iyileşmesi, kanama durması zorlaşır. Operasyondan verimli sonuç alınamaz. Operasyon öncesinde tedavi edilecek alan neresi ise bu alanın fotoğraflarının çekilmesi gerekir. Görüşmeye gittiğiniz zaman, hekim size şikayetlerinizi ve işlem sonrasında ne gibi beklentileriniz olduğunu sorar. Ardından sizi içine gireceğiniz sonuç hakkında detaylı şekilde bilgilendirir.

Yağ Enjeksiyonu Operasyonunda Anestezi Kullanılır mı?

Yağ enjeksiyonunda anestezi olarak küçük alanlar için lokal anestezi yapılır. Eğer daha büyük bölgesel alanlar varsa hastalarda genel anestezi uygulanması gerekebilir. Daha büyük alanlar için damar yolu ile uyutma yapılır. Bu işleme sedasyon adı verilir. İşlem yapılacak olan bölgenin kapladığı alana göre ortalama 1 saat operasyon sürebilir.

Yağ Enjeksiyonu Operasyonundan Sonra Ne Zaman İyileşebilirim?

Yağ enjeksiyonundan sonra iyileşme kısa sürede gerçekleşir. Kişilerin işlemden sonra hastanede kalmalarına gerek yoktur. Aynı gün içinde kişi evine geri dönebilir. Sosyal yaşantınıza ise geri dönmeniz 1 gün sürer. Operasyon bittikten sonra yağ verilen bölgede ödem olması normal karşılanır. Özellikle dudak bölgesinde daha belirgin ödem olur. Ödemi kendi haline bıraktığınız zaman kendiliğinden geçer. Ayrıca estetik olarak son şeklini alır. Bir hafta geçtikten sonra kendinizi fazla yormayacak şekilde spora başlayabilirsiniz. Erimenin fazla belirgin olduğu durumlarda bölgeye 2 ay sonrasında yağ enjeksiyonu yapmak gerekebilir. İşlemden sonra pansuman ya da dikiş alınması gerekmez. Operasyon bittikten sonra ikinci haftada vücudunuzun şeklini daha iyi fark edersiniz.

Yağ Enjeksiyonu Operasyonunda İşlem Başarısı Neye Bağlıdır?

Yağ enjeksiyonunda operasyon başarısı faydalanılan alet ve tekniklere göre değişiklik göstermektedir. Son yıllarda verilmiş yağların sonradan eritilmesi bir kural olarak biliniyordu. Oysa artık bu bir kural olmaktan çıktı. Yapılan işlemlerde elde edilen gelişmeler ile birlikte yağların vücutta tutulması daha kolay oldu. Hücrelere en az hasar verecek alaşımlar bulunuyor. Hücreler alındıktan sonra hava ile temas etmemeleri gerekiyor. Ayrıca yağların hangi enjektör ile verildikleri gibi ayrıntılar da büyük önem taşıyor. Uygulanan basınç miktarı bile önemli bir başarı etkeni olarak biliniyor.

Yağ Enjeksiyonu Kimlere Yapılabilir?

Yağ enjeksiyonunu yapılabilecek kişiler arasında:

Memelerinde hafif ya da orta derecede volüm kaybı yaşamış kişiler,
Liposuction işlemi sonrasında çöküntü kalan yerlerin tedavisini yaptırmak isteyen kişiler,
Çarpık bacaklı kişiler,
Çene, şakak bölgesi, elmacık kemiği bölgelerine volüm kazandırmak isteyen kişiler,
Burun ameliyatı olan kişilerin sonrasında kalan çöküntülerin tedavisini yapmak isteyen kişiler,
Kalçalarında daha dolgun ve daha yuvarlak görünüm elde etmek isteyen kişiler,
Kaş arasında bulunan derin olukların doldurulmasını isteyen kişiler,
Dudaklarına volüm kazandırmak isteyen kişiler,
Penisini kalınlaştırmak isteyen erkeker,
Kadın genital organında dudakların büyütülmesini isteyen kişiler,
Özellikle yaşlı insanlar için kırışıklıklarını azaltmak isteyen kişiler yer alır.
Hastalar işlemden sonra nadir olarak doku bağlanmasından dolayı ağrı hissedebilirler. Dokularda oluşan ödemlerin giderilmesi için 20 dk aralık vererek buz uygulaması yapılabilir. 24 saat boyunca özellikle yüz bölgesi için buz uygulaması yapılabilir. İşlemden sonra hastaların evlerinde 1 ya da 2 gün süre ile dinlenmeleri iyileşme süresini kısaltılmaktadır. Hasta 2 gün sonrasında duş alma başlayabilir. Ayrıca kişiler antibiyotik içeren kremler ile pansumanlar kullanabilirler. Bitki çaylarının kanama riskini artırması nedeni ile 10 gün uzak durulmasında fayda vardır.

Yağ Enjeksiyonunu Ömür Boyunca Kullanabilir miyim?

Yağ enjeksiyonunu ömür boyu kullanmak mümkün değildir. Çünkü dolgular neredeyse 2 sene sonrasında erimeye kayıp olmaya başlar. Bu nedenle etkisini kayıp eder. Eğer ömür boyu aynı etkiye sahip olmak isterseniz, doktorunuza giderek dolgularınızı yeniletebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre dolguların yaklaşık yüzde 70’lik kısmı 2 yıl içinde kayıp olur. Herkesin her tedavi yöntemine uygun olması mümkün değildir. Bu nedenle yağ enjeksiyonu yapıldıktan sonra ihtiyacınız olan yöntem, dolgu miktarı, dolgu türü vb hakkında kesin karar verilir. En iyi sonuçları almak, sağlıklı olmak ve estetik bir görünüme kavuşmak isterseniz hekiminizin size söylediklerine harfiyen uymayı ihmal etmeyin. Süreci ancak bu şekilde kolay geçirirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Yüz-Germe-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Yüz Germe Fiyatları Dora Hospital

Yüz germede fiyat uygulama yapılacak olan bölgenin özelliklerine, işlemi yapacak olan hekime ve buna benzer bir çok etkene bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Yüz germe işlemi deride gevşeme görüldüğünde, kırışıklıklar olduğunda, ciltte bozulmalar meydana geldiğinde etkili olur. Yüz germe için çok çeşitli yöntemlerden faydalanılabilir. Genellikle son dönemlerde iple yüz germe tercih edilmektedir. Yüz germe ameliyatları neredeyse artık 100 seneden beri yapıldığından klasik ameliyatlardan bir tanesi olarak bilinmektedir. Son 10 yılda meydana gelen gelişmeler ile büyük ilerleme kayıt edildi.


İple Yüz Germe İşlemi Nasıl Yapılır?

İp kullanarak yüz germe işlemi yüz bölgesinde bulunan sarkmaların giderilmesi için en çok faydalanılan yöntemlerden bir tanesidir. İşlemden önce hastalara lokal anestezi yapılması gerekir. Lokal anestezi uygulamak için krem kullanılması gerekir. Bu sayede hastaların herhangi bir acı hissetmelerinin önüne geçilmiş olur. İşlem sonrasında doktor önceden çizerek belirlemiş olduğu bölgelere ince iğneler yardımı ile içeri kanül yerleştirir. İşlem sırasında polidioksanon adı verilen ipler kullanılır. İpler alt kısımda çapraz olacak şekilde yerleştirilir. Çapraz yerleştirme ile ip dokulara sağlam şekilde tutunmuş olur. İpin en önemli özelliği ise, kolajen üretiminin tetiklenmesidir. Cilt kolajen üretimi ile birlikte daha güçlü ve genç bir hal alır.

Yüz Germe Fiyatları Formu

İple Yüz Germe İşleminden Ne Zaman Sonuç Alınır?

İp kullanarak yüz germe işleminden sonuç alınması aşamalı olarak gerçekleşmektedir. Uygulama yapıldıktan hemen sonra kişi yüzünde olan farkı görebilir. Gün ilerledikçe kişiler yüzünde daha fazla etki görmeye başlar. 90 günün sonunda kişi etkileri maksimum şekilde görür. Yapılacak olan işlemde kalıcılık süresi herkes için farkı olabilir. Genel olarak 1 sene ile 2 sene arasında kalıcılık süresi bulunur. Kişinin işlemden daha çok faydalanması adına cildine iyi bakması gerekir. Alkol kullanılmaması, düzenli beslenmek, sigara kullanmamak gibi durumlar kişilerin işlemin etkilerinden daha uzun süre faydalanmalarına katkıda bulunur.

İple Yüz Germe İşleminden Sonra Hastaları Neler Bekliyor?

İp kullanarak yüz germe işleminden sonra kişiler hemen sosyal yaşantılarına geri dönebilirler. Genel olarak 45 dk içinde işlem son bulur. Uygulamadan sonra yüz bölgesinde hafif şişkinlikler ve morluklar bulunabilir. Bu durumdan endişe etmek gerekmez. Tamamen normaldir. Herhangi bir ek müdahale olmadan zaten bu morarmalar ve şişlikler kendiliğinden geçecektir. Uygulamadan sonra iki ile üç gün ciltte kaşıntı olabilir. Başın dik tutulması hem şişliklerin hem de morlukların azalmasına yardımcı olur. İşlemden sonra kesinlikle yüzünüzü ovmayın. Sert bir şekilde yüzünüzü kaşımayın. Ayrıca yüz üstü uyumaktan da kaçınmak gerekir.

İple Yüz Germe İşleminde Avantajlar Nelerdir?

İp kullanarak yüz germe işleminde avantajlar arasında en bilineni, yüzün gerilmesi için herhangi bir ameliyattan faydalanılmamasıdır. Bu nedenle kişilerin iyileşme süresi çok kısa olur. İşlemden sonra hemen etki almak mümkündür. 3 ay gibi bir sürede işlem etkisi tamamen yüze oturur. Diğer yöntemlerde bu kadar kısa sürede fayda görmek genellikle mümkün olmaz. İşlem sırasında genel anestezi uygulanması gerekmez. Bu da hastaların gereksiz yere ağır ilaçlara maruz kalmalarının önüne geçer. Kremler ile yapılan uyuşma işlemi sayesinde kişiler işlem sırasında herhangi bir rahatsızlık hissi duymazlar. Ayrıca işlemlerden sonra komplikasyon görülme ihtimali çok düşüktür.

Ultherapy Yöntemi ile Yüz Germe İşlemi

Ultherapy yönteminden faydalanarak yüz germe yaparken, ultrasondan faydalanılır. Cilt yüzeyi ultrason tekniği kullanıldığı için etkilenmemiş olur. Cildin astar tabakası olarak da bilinen taşıyıcı tabakaya ultrason ışınları iner. Ses dalgaları ile cildin en alt katmanı uyarılmış olur. Ses dalgaları cildin alt katmanında noktasal olarak hasar yaratır. Bu hasarlar cilt katmanının küçülmesi ve yenilenmesi ile gerçekleştirilir. Tek bir seans uygulanması çoğu hasta için yeterli olur. Eğer hasta ileri yaşlarında ise, 1 sene sonra tekrar edebilirsiniz. Böylece arzu ettiğiniz sonuca ulaşırsınız.

Thermage Yöntemi ile Yüz Germe İşlemi

Thermage yönteminden faydalanarak yüz germe son senelerde popüler hale gelmiştir. Anti aging tekniklerinden bir tanesi olan thermage yüz germe, radyo frekans dalgaları ile yapılır. Deri altında bulunan bağ dokusunu oluşturan kolajen bantları bu teknikte ısındırılır. Yıllarca etkisi olmakla beraber tek bir seans uygulanması yeterli olur. Tedavi uygulandıktan 1 hafta sonrasında sonuçlar gözlemlenmeye başlar. Kişilerin gündelik yaşamı engellenmez. Kişi dilediği mevsim tedavi yapılmasını isteyebilir. Scarlet S adı verilen bir radyo frekans yöntemi bulunuyor. Bu yöntemde mikro iğneler kullanılıyor. Yöntem hem cilt yüzeyinde hem de cildin daha alt katmanlarında bulunan cilt sorunlarının giderilmesi için kullanılıyor. Belirgin bir şekilde tek seans sonrası sonuçlar gözle görülüyor.

Yüz Germe İşleminden Önce Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Yüz germe işleminden önce dikkat edilmesi gerekenler başında aspirin kullanımının kesilmesi geliyor. Çünkü aspirin ve benzeri ilaçların kullanılması halinde kanama artma olasılığı ortaya çıkıyor. E vitaminleri ile bitkisel takviyeler de aynı etkiyi yarattığı için, ameliyattan önce kesilmelidir. Sigara kullanan kilerin ameliyat öncesinde sigara içmeyi bırakmaları gerekmektedir. Sigara kullanan kişilerin kullanmayanlara oranla daha uzun sürede iyileştikleri bilinmektedir. Saçlarınızı boyatıyorsanız, ameliyata girmeden önce boyatın. Çünkü ameliyattan çıktıktan sonra 1 ay boyunca saçların boyatılması yasaktır. Uzun saça sahip olanlar daha avantajlıdır. Çünkü ameliyat sonrasında kullanılan pansumanlar gizlenebilir.

Yüz Germe İşleminden Sonra İz Kalır mı?

Yüz germe işleminden sonra iz kalması hekimler tarafından en aza indirilmeye çalışılmaktadır. İzler hem en üst hem de en alt deri arasında bulunduğu için dışarıdan bakıldığı zaman anlaşılmaz. Kanama, sigara kullanımı ve enfeksiyon benzeri komplikasyonların gelişmesi halinde, yara iyileşme süresi de gecikmiş olur. Bu durumda izler için ek tedavi uygulamak gerekebilir. Cilde iyi bakılması kişilerin kişilerin hem yaralarının çabuk iyileşmesine destek olur, hem de işlemden alınan etkiler beklendiğinden bile daha güzel olur. Teknikten alınan faydaların artırılması amacı ile göz çevresi ve alın bölgesine botoks yapılması gerekebilir. Bu sayede daha canlı bakışlar elde edilir. Ameliyat bittikten sonra 3 hafta geçince kimyasal peeling ile yüz derisi canlandırılabilir. Eğer hastaların ağız çevresinde bulunan çizgileri derin ise, dolgu işleminden faydalanılabilir. Bu işlemleri yaptırmadan önce doktor muayenesinden geçmek gerekir. Her işlem herkes için uygun olmaz.

Yüz Germe İşleminden Sonra Hangi Riskler ile Karşılaşılabilir?

Yüz germe işleminden sonra karşılaşılabilecek riskler başında kanama gelmektedir. Bölgeye dren yerleştirilmesi halinde kanama riski de kendiliğinden düşmüş olur. Ancak yüksek tansiyon problemi olan hastalar için kanama riski diğer insanlara göre daha fazladır. Deri altında kanama olması iyileşmenin gecikmesine neden olur. Ayrıca kanama aspirin ve buna benzer ilaçların kullanılması ile artar. Yüz çok iyi kanlanan bir bölge olduğundan yüz germe işleminde sonra enfeksiyon kapma riski oldukça azdır. Ayrıca bu risk, anti biyoterapi yönteminin kullanılması ile daha da aza indirilmiş olur. Daha genç görünümlü bir cildin sahibi olmak, cildinizdeki kusurları yok etmek ve aynaya baktığınızda harika bir cilt görmek isterseniz, fiyat bilgisi için bizimle çekinmeden iletişime geçebilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Zirkonyum-Diş-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Zirkonyum Diş Fiyatları Dora Hospital

Zirkonyum diş tedavisi fiyatları, fiyat belirlenirken kullanılan birçok farklı parametre nedeniyle net olarak belirlenememektedir. Zirkonyum diş fiyatlarını etkileyen parametreler şu şekilde belirlenebilmektedir:

Diş hekiminin alanındaki tecrübesi
Kullanılan malzemeler
Kullanılan laboratuar
Yapılacak diş sayısı
Dişlere yapılması gereken ekstra işlemler
Teknisyen


Zirkonyum Diş Kaplama Nedir?

Zirkonyum diş, neredeyse doğal diş ile aynı görünümü sağlayan ışığı geçirme kabiliyetine sahip diş restorasyonu yöntemi olarak açıklanabilmektedir. Zirkonyum kaplamaları; estetik, doku uyumu ve doğallık alanında oldukça geliştirilmiş bir özelliktir. Zirkonyum metalinden üretilmektedir. Sıcaklığa ve korozyona dayanıklı olması en bilinen özellikleridir. Zirkonyum diş kaplamalar uygulanırken metal destek kullanılmamaktadır. Bu nedenle sıklıkla metal duyarlılığı olan kişiler tarafından tercih edilen bir kaplamadır. Zirkonyum kaplamalarında zirkonyum saf mineral olarak değil seramiğe dönüşmüş hali ile kullanılmaktadır.

Zirkonyum Diş Fiyatları Formu

Zirkonyum Diş Kaplama Avantajları Nelerdir?

Zirkonyum diş kaplamasının faydaları şu şekilde sıralanabilmektedir:

Zirkonyum diş kaplamasının yalıtıcı özelliği bulunmaktadır. Bu özellik, sıcak ve soğuk hassasiyeti yaşanmasına engel olmaktadır.
Zirkonyum ışığı geçiren bir yapıda bulunmaktadır. Bu sayede yapaylıktan uzak bir estetik görünüm oluşmasına yardımcı olmaktadır. Metal destekli porselenlerin hepsinde gri renkte bir metal olmasının neden olduğu az da olsa bir matlık bulunmaktadır. Bu nedenle ön dişler için en ideal kaplama yöntemi olarak zirkonyum tavsiye edilmektedir.
Zirkonyum diş kaplamasında madde, hem mekanik hem de kimyasal olarak dişe tutturulmaktadır. Bu nedenle sağlamlığı oldukça yüksektir. Bu durum arka dişler için de ideal bir yöntem olarak tavsiye edilebilmesini sağlamaktadır. Metal destekli porselen kaplamalar dişe yapıştırılarak uygulanması sebebiyle zirkonyum kadar dayanıklı değildir.
Zirkonyum metal kaplamalar diş eti hizalarında koyu renk bir çizgiye neden olmazlar. Oluşturdukları beyaz görünüm çok daha estetiktir.
Renk veren içecekler zirkonyum kaplamaların renk değiştirmesine sebep olmamaktadır. Yani kahve ve çay gibi dış etkenler neticesinde estetik görünümünüz bozulmayacaktır.
Zirkonyum son derece sağlıklı bir materyaldir. Ağızda koku veya tat bozukluğu gibi olumsuzluklara yol açmamaktadır.
Metal destekli porselenlerin diş etinde sebep olduğu baskıları ortadan kaldırmaktadır.
Diş eti çekilmesi sonrasında porselenlerin diş ile birleştikleri noktada oluşan kötü görüntü zirkonyum kullanıldığında meydana gelmemektedir.
Kişinin diş eti veya diş rahatsızlıkları olması halinde de rahatlıkla kullanılabilmektedir.
Çiğneme kuvvetlerine karşı en dayanıklı yöntemlerden birisidir.
Zirkonyum dişler metal alt yapılı porselenlerden çok daha hafif yapıda olduğu için kişinin konforunu etkilememektedir.
Zirkonyum biyolojik olarak son derece uyumludur ve alerjik reaksiyonlara sebep olmamaktadır.
Zirkonyum dişlerin kanıtlanmış hiçbir zarar bulunmamaktadır.

Zirkonyum Diş Kaplama Kimlere Yapılabilmektedir?

Zirkonyum diş kaplaması yapılması gereken diş hastalıkları şu şekilde sıralanabilmektedir:

Dişleri kesilen kişilerde uygulanabilmektedir.
Ayrık dişleri birleştirmek için tercih edilebilen bir yöntemdir.
Ağzında metal destekli kaplama olan kişiler tercih edebilmektedir.
Kırık dişlerin düzeltilmesinde kullanılabilen bir yöntemdir.
Diş dolgularının düzeltilmesinde kullanılabilmektedir.
Ortodontik tedavi yöntemlerine bir alternatif olarak çarpıklıkların düzeltilmesi için kullanılabilmektedir.
Madde kaybı dolgu yapılmasına engel olan dişlerde kullanılabilmektedir.
Kalıtsal renk değiştirmelerinde kullanılabilmektedir.

Zirkonyum Diş Kaplama Kalıcı Bir Uygulama Mı?

Zirkonyum diş kaplamalarının kullanım ömrü, doğru tekniğin kullanılıp kullanılmamasına ve kişinin kendi özenine göre değişiklik göstermektedir. Zirkonyum diş kaplamalarının ömrü ortalama 5 ila 30 yıl arasında değişecektir. Kullanım ömrünü değiştiren hususlar ise şu şekilde belirlenebilmektedir:

Hastanın ağız ve diş sağlığına gösterdiği özen bu konuda en önemli hususlardan birisidir. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, dişlerde yemek artığı kalmaması kaplamaların uzun ömürlü olmasını sağlayabilmektedir.
Hastanın alkol ve sigara gibi sağlıksız alışkanlıkları olması kullanım ömrünü olumsuz yönde etkilemektedir.

Zirkonyum Diş Kaplama Tedavisi

Zirkonyum diş kaplama uygulaması için öncelikle zirkonyum dişlerin hazırlanması gerekmektedir. Bu işlem şu şekilde gerçekleştirilebilmektedir:

Dişler minimum seviyede aşındırılarak küçültülmektedir. Aşındırma işleminin az uygulanmasının sebebi doğal diş yapısını korumak ve dişlerin sağlamlığını muhafaza etmektir.
Ardından kişinin ağız ölçüleri alınmaktadır. Zirkonyum teknolojik cihazlar kullanılarak yapılabilen bir kaplamadır. Bu ölçüler optik okuyucularda taranmaktadır.
Ardından el değmeden kesilme ve şekillendirme işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Veriler bilgisayara yüklenerek tasarım ve üretim aşamalarına geçilmektedir.
Zirkonyum diş kaplama uygulaması yapılırken izlenen adımlar ise şu şekilde belirlenmiştir:
Kişiye özel olarak üretilen zirkonyumun üzerine porselen işlenmektedir.
Ardından diş ile uyum sağlaması sağlanmaktadır.
Zirkonyum kaplama dişe yapıştırılmaktadır.

Zirkonyum Diş Kaplaması Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Zirkonyum diş kaplaması uygulamasında dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

Kaplamaların yüz şekli ile tam uyum sağlamasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Herkesin yüz şekli aynı değildir. Kişinin oval, kare veya dikdörtgen şeklinde yüz hatlarını göz önünde bulundurmadan hazırlanan kaplamalar doğal bir görüntüden uzak olacaktır.
Yüzün bir bombesi bulunmaktadır. Bu nedenle yüzün konveks yapısının korunması gerekmektedir.
Hastaların yaşına göre diş şekilleri değişiklik göstermektedir. Kişinin yaşı ilerledikçe diş şekilleri de değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle hastanın yaşının dişlerine yansıttığı durum mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Kişinin cinsiyeti dikkate alınması gereken bir diğer konudur. Kadın ve erkeklerin diş şekilleri birbirinden farklı olarak belirlenmektedir. Kadınların zirkonyum kaplamalarında daha yumuşak ve yuvarlak hatlar tercih edilmektedir. Erkeklerde ise keskin kenarlı dişlerin uygulanması gerekmektedir.
Hastanın ten rengi ve göz renginin estetik görünümün sağlanabilmesi için hesaba katılması gerekmektedir.
Hastaların mutlaka fikrinin alınması gerekmektedir.

Zirkonyum Diş Kaplaması Sonrasındaki Süreç

Zirkonyum tedavisi sonrasındaki süreç hakkında bilinmesi gereken bazı detaylar bulunmaktadır. Bu detaylar tedavi aşamasına gelindiğinde doktorunuz tarafından ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır. Bununla birlikte tedaviye karar vermeden önce de bilmenizde fayda bulunmaktadır. Zirkonyum tedavisi sonrasındaki iyileşme süreci şu şekilde ilerlemektedir:

Zirkonyum kaplama tedavisi sırasında hastaya lokal anestezi uygulanmaktadır. Bu nedenle hasta herhangi bir ağrı veya acı hissetmemektedir. Ancak uyuşukluk geçtikten sonra çok hafif bir ağrı yaşanabilmektedir.
Tedavi kısa bir süre içerisinde tamamlanmaktadır. Bu nedenle estetik bir sıkıntı yaşanmamaktadır.
Zirkonyum diş kaplaması yapıldıktan sonraki bir haftada çok sıcak ve çok soğuk beslenmekten kaçınılmalıdır.
Zirkonyum diş kaplaması yapıldıktan sonraki bir haftada yapışkanlı veya sert gıdalar tüketerek baskı uygulanmaktan kaçınılmalıdır.

Zirkonyum Kaplama Tedavisi Önerilme Sebepleri

Zirkonyum kaplama tedavisinin önerilmesinin nedenleri arasında en önemlisi zirkonyumun son derece doku dostu bir materyal olmasıdır. Herhangi bir alerjik reaksiyon, koku, tat bozukluğu gibi bir olumsuzluğa neden olmayacaktır. Görünümü en doğal porselen tedavisi materyali olan zirkonyum kullanılarak yapılmaktadır. Diğer metal alt yapılı porselenlerin tamamında kaçınılmaz bir şekilde grimsi bir görünüm olacaktır. Oysa zirkonyum, metal alt yapılı olmaması nedeniyle gri mat bir görüntü oluşturmamaktadır. Hastada herhangi bir diş hassasiyetine neden olmamaktadır. En önemli özelliklerinden birisi ise oldukça dayanıklı olmasıdır.
Zirkonyum diş kaplama tedavisi hakkındaki sorularınızı cevaplandırmak ve fiyat bilgisi edinmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Uzmanlarımız tüm sorularınızı cevaplandıracaktır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Lamine-Diş-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg

Lamine Diş Fiyatları Dora Hospital

Lamine diş kaplaması fiyatları hakkında net bir bilgi belirtilmesi doğru değildir. Fiyatları belirleyen birçok farklı etken bulunmaktadır. Diş kaplaması fiyatlarını değiştiren temel etkenler şu şekilde sıralanabilmektedir:

Kullanılan malzeme ve materyaller
Klinik ve laboratuar işlemlerinin yoğunluğu
Özel uzmanlık gerektiren ölçü alma işlemleri
Diş hekiminin uzmanlık seviyesi
Dişlere yapılması gereken ekstra işlemler
Yapılması gereken diş sayısı

Bu gibi etkenler sebebiyle lamine diş kaplaması konusunda net bir fiyat belirlemesi yapmak için iletişim kurmanız veya bizzat giderek muayene olmanız gerekmektedir.


Lamine Diş Kaplamasının Avantajları Nelerdir?

Lamine diş kaplamasının faydaları şu şekilde sıralanabilmektedir:

Diğer tedavi seçenekleri ile kıyaslandığında çok daha estetik bir kaplama yöntemidir. Dişlerin doğal yapısında bozulmalar meydana gelmeden yapılması estetik görünüme ulaşılmasındaki en büyük etkendir. Bu nedenle doğal ve kusursuz bir görünüm sağlanmaktadır.
Lamine diş kaplaması ince bir tabaka halinde hazırlanmaktadır. Bu durum kaplamaların ışığı daha iyi geçirmesi sağlanmaktadır.
Lamine diş kaplaması yapılırken dişte açılan yuva yalnızca tırnak genişliğindedir.
Lamine kaplama yapılırken estetik görünüm için dizayn yapılması mümkün olmaktadır.
Lamine diş kaplaması porselen yüzeyleri pürüzsüz bir şekilde hazırlanmaktadır. Bu sayede lekelenme ve diş taşı oluşumları azalmaktadır.
Dış faktörler nedeniyle renk değişimleri meydana gelmemektedir.
Aşınma direnci oldukça yüksek bir materyalden üretilmektedir.
Mineye tam olarak yerleştirildiğinde yüksek tutuculuk sağlamaktadır. Yani oldukça dayanıklı bir seçenektir.
Anesteziye gerek duyulmadan yapılabilen bir işlemdir.
Kullanılan yüksek teknoloji sayesinde diş uygulamasının bitmiş hali önceden görülebilmektedir.
Lamine diş kaplamaları için gereken tedavi süresi ortalama bir hafta sürmektedir. Kısa sürede gerçekleştirilebilmesi nedeniyle kişiye estetik kaygılar yaşatmamaktadır.

Lamine Diş Fiyatları Formu

Lamine Diş Kaplamasının Dezavantajı Nelerdir?

Lamine diş kaplamasının olumsuz olarak nitelendirilebilecek özellikleri şu şekilde sıralanabilmektedir:

Diğer diş restorasyonu tedavilerine kıyasla biraz daha pahalı bir sistemdir.
Lamine diş kaplaması en hassas diş restorasyonu tekniklerinden birisidir. Bu nedenle yeterli uzmanlığa ve sanatsal beceriye sahip bir hekim ve diş teknisyeni çalışması gerekecektir. Lamine diş kaplamasının mutlaka iyi bir klinikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Lamine Diş Kaplaması Kimlere Yapılmaktadır?

Lamine diş kaplaması yapılabilecek kişiler şu şekilde sıralanabilmektedir:

Diş beyazlatması tedavilerini denenen ancak bu tedavilerle sonuca ulaşılamayan lekelenme durumlarında lamine diş kaplaması lekelenmelerin önüne geçmek için tercih edilebilmektedir.
Mine defektlerinin varlığı halinde kullanılabilmektedir.
Aralıklı diş görünümünün değiştirilerek estetik bir görünüme ulaşılmasını sağlamak için kullanılabilmektedir.
Diş eğriliklerinde ve çarpıklıklarında bilindiği gibi ortodontik tedavi uygulanmaktadır. Ancak her durumda hastanın bu tedavi yöntemini tercih etmesine gerek bulunmamaktadır. Hafif çarpıklıklar lamine diş kaplaması yöntemi kullanılarak düzeltilebilmektedir.
Yaşlanma sebebiyle meydana gelen diş küçülmeleri lamine diş kaplaması kullanılarak düzeltilebilmektedir.
Kişinin estetik görünümünün kırık ve çürük nedeniyle bozulmuş olması halinde lamine diş kaplaması kullanılabilmektedir.
Eskimiş dolgularda kullanılabilmektedir.

Lamine Diş Kaplaması Yapılamayacak Kişiler Kimlerdir?

Lamine diş kaplaması yapılamayacak kişiler şu şekilde listelenebilmektedir:

18 yaşını doldurmamış kişilere bu tedavi yöntemi uygulanamamaktadır.
Kişinin lamine diş kaplaması yaptırabilmesi için çene bozukluklarının olmaması gerekmektedir.
Lamine diş kaplaması yaptırabilmek için tırnak yeme ya da kalem ısırma gibi alışkanlıklarınızın olmaması gerekmektedir. Yani bu durumlarda mümkün olmamaktadır.
Diş eti çekilmesi problemleri olan kişiler muayene edilmektedir. Diş eti çekilmesi probleminin ileri derecede olması halinde lamine diş kaplaması uygulanamamaktadır.
Diş gıcırdatması problemi olan kişilere lamine diş kaplaması uygulanmamaktadır.

Lamine Diş Kaplaması Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Lamine diş kaplaması yaptırmak isteyen kişilerin dikkat etmesi gerekenler şu şekilde belirlenebilmektedir:

Tedavi sürecinde en iyi sonucu alabilmek için doktor seçimi yaparken dikkatli olmanız gerekmektedir. Lamine diş kaplaması sanatsal beceri gerektiren bir yöntemdir. Bu nedenle doktorun uzman bir doktor olmasının yanı sıra sanatsal beceriye de sahip olması gerekmektedir.
Lamine diş kaplaması estetik görünümü ideal bir seviyeye çıkarabilen bir uygulamadır. Ancak bunun için hasta ile doktorun sağlıklı bir iletişim kurması gerekmektedir. Doktorunuza müdahaleden tam olarak ne istediğinizi anlatmanız, alacağınız sonucun istediğiniz gibi olmasına yardımcı olacaktır.
Eğer istediğiniz sonucu tam olarak anlatamadığınızdan endişe ediyorsanız, bu durumda ideal olarak tanımlayabileceğiniz diş fotoğrafları kullanmanız faydalı olacaktır.
Alacağınız sonuçtan emin olmak için doktorunuzun daha önceki işlemlerinin fotoğraflarını talep etmeniz faydalı olacaktır.
Estetik bir görünüme ulaşmak için dişlerinizin yalnızca yüz hatlarınıza ve beklentilerinize uygun olması yeterli olmayacaktır. Mutlaka diş etleriniz ile dişleriniz arasında da uyum yakalamanız gerekmektedir.
Diş renklerinin hepsi ten ve göz renginize uyum sağlamayacaktır. Bu nedenle diş rengi seçiminize özen göstermeniz gerekmektedir. Doğal diş renginizle uyum sağlayamayacak bir renk seçmeniz halinde doğallıktan uzak bir görünüm meydana gelecektir. Bu nedenle mümkünse renk ölçüm cihazlarını da kullanarak renk konusunda özenli bir değerlendirme yapmalısınız.

Lamine Diş Kaplaması Nasıl Uygulanmaktadır?

Lamine diş kaplaması uygulaması için öncelikle hastanın ağız içi ölçüleri belirlenmektedir. Doktor ve hasta ortak çalışması ile model belirlemesi yapılmaktadır. Model konusunda anlaşıldıktan sonra hastanın dişleri temizlenerek lamine diş kaplaması tedavisine hazırlanmaktadır. Lamine diş kaplaması yapılacak dişlere öncelikle geçici kaplamalar yerleştirilmektedir. Bu süreçte hastanın herhangi bir sıkıntı yaşanıp yaşanamayacağı gözlemlenmektedir. Sıkıntı yaşanmaması halinde ise lamine porselenler hazırlanmaktadır. Daha sonra bu malzeme, rezin kullanılarak yapıştırılmaktadır.

Lamine Diş Kaplamaları Kullanım Ömrü Ne Kadardır?

Lamine diş kaplaması kullanım ömrü, kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Uzman bir uygulamanın yanı sıra kişinin ağız bakımına önem vermesi de lamine diş kaplamalarının kullanım ömrünü değiştirmektedir. Gerekli özeni gösteren kişilerin 20 yıla kadar kullanabildikleri bilinmektedir. Bu bakımdan oldukça uzun ömürlü bir uygulama olduğu söylenebilmektedir.

Lamine Diş Kaplaması Tedavisinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Lamine diş kaplaması uygulandıktan sonra dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde listelenebilmektedir:

Yapılar dişlerinize takıldıktan sonraki ilk gün sıcak ve soğuk yiyecekler yemekten kaçınmanız gerekmektedir. Bu süreçte sert ve yapışkan şeyler tüketmemenizde de fayda bulunmaktadır.
Hastanın diş gıcırdatmaktan kaçınması gerekmektedir.
Tırnak yeme ya da kalem yeme gibi alışkanlıklardan uzak durulması gerekmektedir.
Hastanın 6 ayda bir diş doktoruna görünmesi faydalı olacaktır.
Lamine diş kaplaması bakımına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Lamine Diş Kaplamasının Bakımı Nasıl Gerçekleştirilmelidir?
Lamine diş kaplanması bakımı konusunda dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde listelenebilmektedir:
Genel ağız bakımında yalnızca diş fırçası kullanılması yeterli olmamaktadır. Mutlaka diş ipi ve ağız gargarası kullanılmalıdır.
Sert gıdaları ısırmamak gerekmektedir.
Lamine diş kaplamasının uzun ömürlü olabilmesi için diş gıcırdaması ya da diş sıkması gibi bir sorun yaşanıyorsa mutlaka plak kullanılması gerekmektedir.
Lamine diş kaplaması uygulaması, kişilerin estetik bir gülümsemeye kavuşabilmesi ve özgüvenlerini arttırabilmesi için en ideal tedavi yöntemlerinden birisidir. Lamine diş kaplamasına dair sorularınızı cevaplandırmak ve fiyat bilgisi edinmek için bizimle irtibat kurabilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Kanal-Tedavisi-Fiyatları-Dora-Hospital-1200x679.jpg


Kanal tedavisinde ücretlendirme, yapılacak işlemin hangi dişe uygulanacağına ve dişin durumuna göre değişiklik göstermektedir. Bu kapsamda ayrıca dişe kanal tedavisinin yan uygulamaları yapılacaksa fiyat artar. Dişin kurtarılamaması durumunda yapılacak ekstra müdahaleler, ödenmesi gereken ücreti artırır. Ancak dişin ölümünden erken gelen kanal tedavisi başvuruları, hem dişin kurtarılmasını sağlar, hem de işlem sayısını azaltacağı için ödenecek ücreti düşürür.


Kanal Tedavisinin Fiyatlarını Etkileyen Değişkenler Nelerdir?

Kanal tedavisinde ücretlendirmeyi etkileyen faktörler şu şekilde sıralanabilir:

Uygulamanın devlet hastanesinde mi, özel poliklinikte mi yapılacağı, ücretlendirmeyi etkiler. Ayrıca doktorun kendi muayenehanesinde yapılacak işlemlerden daha fazla ücret alabilme hakkı doktora aittir.
Uygulamanın kaç dişi etkileyeceği, ücreti etkiler. Eğer kanal tedavisine hedef tutulan çürümüş ya da ölmüş dişin yanında tutunacak başka bir diş daha yoksa, diğer uygulamalar da kullanılacaktır. Bu nedenle kanal tedavisinin fiyatı artar.
Kanal tedavisi gerektiren dişin yanında diş bulunmuyorsa, dişin tutunacağı dişe ihtiyaç duyulacaktır. Dolayısıyla implant yapılarak diş eklenir ve bu uygulama ayrıca ücrete tabi tutulur.
Kanal tedavisi sırasında dişin çekilmesi ayrıca ücretlendirilir. Normal kanal tedavisinde dişin çekilmesine gerek yoktur. Ancak tedavi sırasında dişin kırılması gibi durumlarda, diş implantı ve diş çekimi gerekir. Kanal tedavisinde yapılan işlemlere sadece tedavi dolgusu, köprüsü ve diş temizliği dahildir. Bunun dışındaki uygulamalar ücretlendirilir.
Kanal tedavisi yapılması gereken diş köpek dişi ise, dişin kırılması ve diş eti içinde kalması durumu meydana gelebilir. Bu durumda diş etinin yarılarak parçanın içerden alınması, sonrasında diş etine dikiş atılması gerekecektir. Bu durumlar da ekstra ücretlendirilir.
Sıralı kanal tedavisinde bitişik 3 dişe kadar tedavi uygulanması gerekebilir. Bu durumlarda tedavi masrafı artar.
Bazı özel durumlarda ÖTV alınmaması halinde masraflar ve ödenmesi gereken ücret düşürülür.
Kanal tedavisi sırasında dişin iltihaplanmaması amacıyla yapılması zorunlu olan dolgu, ücrete tabidir.
Ağız içinde sağlığın korunması amacıyla birden fazla kanal tedavisi yapılması gerekiyorsa, tedavi sayısına göre ücret belirlenir.

Kanal Tedavisi Fiyatları Formu

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanal tedavisi işlemi öncelikle kök görüntülemesi amacıyla röntgenin çekilmesine dayanır. Kemikte herhangi bir enfeksiyonun olmadığından emin olunduğunda işle başlanabilir. Lokal anestezi ile bölge uyuşturulur. Ardından dişin tükürükten uzak tutulması amacıyla etrafına sıvı geçirmeyen bir malzeme örtülür. Sonrasında dişin içinde enfeksiyonlu bölgeye ulaşmak amacıyla bir delik açılır. Delikten derine girilerek enfeksiyonun kaynağı görülür. Çürümüş doku ve enfeksiyonlu bölge alınır. Gerekli görülmesi durumunda kanalın genişletilmesi sağlanır.

Kanal genişletme sırasında kullanılan törpü, direkt olarak diş yüzeyine temas eder. bu nedenle hasta herhangi bir acı çekmez. Su ve sodyum hipoklorit karışımı ile diş iyice temizlenir. Ardından dişin içinde bulunan çürüme durdurulur. Çürük ve enfekte döküntüler tamamen temizlendikten sonra boşaltılan diş içine dolgu maddesi dökülür. Bazı diş hekimleri, dişin içinin iyileşmesi için beklemektedir. Bunun için geçici dolgu kullanarak hastaya 10 gün sonrasına randevu verilir. dişin 10 gün toparlanması beklenirken geçici dolgu maddesinin düşmesi ya da kırılması muhtemeldir. Randevu gününde geçici dolgu düşmemişse doktor tarafından çıkarılır. Ardından kalıcı dolgu maddesi ile diş içi doldurulur.

Diş içi organik olmayan bir madde ile doldurulduğundan, dişin desteğe ihtiyacı olacaktır. bu nedenle kanal tedavisi uygulamalarında dişin yanında en az 1 diş sağlam olmalıdır. Aksi halde zincirleme kanal tedavisi uygulanarak aynı anda birden fazla dişin birbirine bağlanması sağlanır. Bu işlem de ücreti arttırır. Ayrıca yapılan uygulamalarda diş çevresinde açıklık bulunması durumunda, sızıntıyı ve diş kökünde meydana gelebilecek sızlamayı engellemek için ek kapatma işlemleri uygulanması gerekecektir. Dişin hasrına bağlı olarak restorasyon uygulamaları yapılmalıdır. Restorasyonun diş estetiği açısından gerekli olması nedeniyle uygulama, kanal tedavisine dahildir.

Kanal Tedavisi Ne İşe Yarar?

Kanal tedavisinin görevi, çürük nedeniyle zarar görmüş dişin yarattığı boşlukları doldurarak iltihaplanmayı engellemektir. Tedavi, aynı zamanda estetik kaygıyı da giderir. Bu sayede gülüş estetiği sağlanmış olur. tedavi sonrasında çürük nedeniyle ağızda meydana gelebilecek iltihaplanma, nedeni bilinmeyen yara, koku gibi sorunlar giderilmiş olur. Dişin kullanılamayacak durumda olması nedeniyle dolgu yeterli olmadığında kanal tedavisi uygulanır. Bu tedavide çürüğün üstü kapatılmaz, çürük tamamen temizlenir. Bu sayede çürümenin diğer dişlere yayılmasının önüne geçilmiş olunur.

Kanal Tedavisi Sırasında ve Sonrasında Ağrı Hissedilir Mi?

Kanal tedavisinden sonra ağrı durumu meydana gelebilir. Kanal tedavisi uygulanan dişin sinirleri tamamen alınmıştır. Bu nedenle o dişte hissiyat gelişmez. Ancak çevre dişlerde hafif ağrı, hassasiyet ve soğuk içeceklere karşı olumsuz yaklaşım görülebilir. İşlem sırasındaki ağrı, sadece lokal anestezi hissedilinceye kadardır. İğne yardımıyla yapılan lokal anestezi sayesinde işlem sırasında da sadece iğnenin acısı hissedilir.

Kanal Tedavisi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kanal tedavisinden sonra dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

Kanal tedavisinin seanslara ayrılması mümkündür. Geçici dolgu kullanılarak kapatılan tedavi bölgesi, tedavi sonrasında aşırı sıcak ve soğuk içeceklerden uzak tutulmalıdır.
Kanal tedavisi işleminden sonra en az 2 saat yeme içme kesilmelidir.
1- 2 gün süresince aşırı sıcak ve soğuk besinler tüketilmemelidir.
Ağız bakımına daha fazla özen gösterilmelidir. Enjekte edilen inorganik madde nedeniyle diş fırçalama ve diş ipi kullanımı arttırılmalıdır.

Kanal Tedavisinde Komplikasyon Riski Bulunur Mu?

Kanal tedavisinde meydana gelebilecek komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

Kanal tedavisinden önce röntgen çekilmesi ile dişlerin kökleri görüntülenmektedir. Röntgen çekilmeden yapılan bir tedavi sonucunda dişin köklerinden içerde kalan olabilir. Bunun sonucunda ağrı, kanama ve çürümenin içerden devam etmesi durumları gözlenebilir.
Diş kökünde dolgu maddesinin uygun yerleştirilmemesine bağlı çatlaklar meydana gelebilir. Zamanla genleşmeye bağlı olarak çatlaklar büyüyerek dişin kaybedilmesine neden olur.
Dişin kanal tedavisi öncesinde düzgün şekilde temizlenmemesi, tedavinin başarısız olmasına neden olur. Çürüme, diş arkasından devam ederse, tüm bölgeyi enfekte ederek diğer dişlere yayılabilir.
Kanal tedavisinde kullanılan geçici dolgunun dikkatsiz kullanımı durumunda, dolgu maddesinin diş etine yerleşmesi ve bölgeyi çizmesi durumları nadiren meydana gelebilir.
Diş içine yapılan dolgu malzemesi zamanla çatlayabilir. İçine dolan besin artıkları, bölgeyi tekrar enfeksiyonlara açık bir hale getirebilir. Bu durumun önlenmesi amacıyla kanal tedavisi yaptırırken işinde iyi ve tecrübeli bir uzmana muayene olmanız önem taşımaktadır.

Kanal Tedavisi Yaptırmak İstemeyenlere Alternatif Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kanal tedavisinin alternatifi tedaviler, kanala ihtiyaç duyan dişin çekilmesi ile gerçekleşmektedir. Tedavinin yapılmasını istemiyorsanız, alternatifiniz tedaviye ihtiyaç duyan dişi çektirerek yerine implant taktırmak olmalıdır. Dişin yerine vida ile monte edilecek implant, kalıcı diş görevi görür. Aynı zamanda takıp çıkarılabilen tek parçalı takma diş de kullanabilirsiniz. Bunu kullanmanız durumunda damağınızın ölçüsünü aldırmanız ve takma diş yaptırmanız gerekmektedir. Ancak takma diş kullanımında, kanal tedavisi kadar rahat bir şekilde konuşamaz ve yiyemezsiniz. Hem dişi kurtarmak, hem çürükten kurtulmak için yapılması gereken kanal tedavisine ait fiyatları, bizimle iletişime geçerek öğrenebilirsiniz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp