Metabolik Cerrahi yöntemleri günümüzde ise uygun bireylerde tip 2 diyabet hastalığını büyük oranda tedavi etmektedir. Günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri olan obezite sorunu birçok kişide farklı hastalıklara sebep olmaktadır. Tip II diyabet hastalığı da bu hastalıklardan biridir. Aşırı fazla kiloya bağlı olarak ortaya çıkan Tip II diyabet hastalığı , bireyin düzenli olarak insülin kullanmasına neden olur. Hastalığın ilerleyen zamanlarında ise çok daha farklı hastalıkların ortaya çıkması da mümkündür.

Obezite ve Tip 2 diyabet hastalığı görüldüğü birey sayısının dünya genelinde artış göstermesi nedeniyle çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmektedir . Medikal tedavi yönteminin tip 2 diyabeti tamamen iyileştirmediği ve sadece kan şekerini kontrol altına aldığı bilinmektedir. Operasyon şekline bağlı olarak oldukça başarılı sonuçlar alınıp metabolik cerrahi sayesinde bireyin hem diğer sağlık problemleri düzeltmekte hem de insülin kontrolü için gerekli medikal tedavilere gerek kalmadan büyük oranda ortadan kalkmaktadır.



Metabolik Cerrahi Nedir?

Halk arasında diyabet olarak bildiğimiz veya şeker ameliyatı olarak da bilinen metabolik cerrahi hem diyabet hastalığının hem de obezite sorununun aynı anda kontrol altına alınabilmesini sağlayan operasyonları içermektedir.

Diğer ismi şeker hastalığı olan diyabet, Tip 1 ve Tip 2 olarak ikiye ayrılmaktadır. Vücudumuzda insülin üretiminin olduğu lakin bu insülinin etkisiz kaldığı Tip 2 diyabet hastalığı genellikle obezite sorunu ile ilişkilendirilmektedir. Dünya genelinde diyabet hastası olan bireylerin ortalama %90’ında görülen Tip 2 diyabette insülin direnci görülmüştür . Sağlıklı bireylerde mideden salgılanan bir hormon ile kişi açlık hissedip ve yemek yeme istediği oluşur. Yediği yemekle mide duvarı gerilince beyine giden uyarı sonucunda mide hormon salgılamayı durdurup kişi doymaya başlar. Bu sırada gıdalar bağırsaklara geçip sindirilip ve emilmeye başlar.


Metabolik Cerrahi Bilgi Formu



Sağlıklı olan bireylerde tüketilen gıdalar ince bağırsağın son kısımlarına ve sindirilmemiş olan gıdalar da rahatlıkla ulaşabilmektedir. Sindirilmemiş gıdalar buradan glp-1 hormonunun salgılanmasına neden olur. Bu glp-1 hormonu pankreastan daha aktif şekilde insülin salınımını sağlar ve bireyin kan şekeri kontrol altına alınmış olur. Ancak obez bireylerde mide daha büyük ve açlık hormonu salgısı çok daha fazla olur.Bu bireyler doymak için porsiyonlarını büyütüp veya daha sık yemek zorunda kalırlar. Ayrıca obez bireylerin bağırsak boyları ve gıda emilimini sağlayan villus sayısı böylece daha da artar. Böylece ince bağırsağın son kısmına sindirilmemiş gıda ulaşamaz ve glp-1 hormonu aktive olamaz, sonuç olarakta pankreastaki insülin aktif olarak salınamayacağı için kan şekerine yükselmeye başlar. İnsülin direnci etkisiyle hastalarda kan şekeri aşırı yükselir ve Bunun sonucunda şeker hastalığı başlar.

Tip 2 diyabet hastalığı tedavisinde genel olarak ilaçlar, diyet ve uygun egzersizler gibi birçok yöntem kullanılmaktadır. Fakat bazı durumlarda bu tedaviler yeterli olmamakta ve hastalık ilerleyerek kalp-damar hastalıklarına , felç , böbrek rahatsızlıklarına ve görme kaybına bile neden olabilmektedir . Bazı bireylerde ise insülinin yoğun olarak alınmasına rağmen istenilen sonuçlar yine de elde edilememekte ve Tip 2 diyabet hastalığında ilaçlar ve diğer tedaviler hastalığı tamamen tedavi etmek için değil kontrol altında tutmak için kullanılır. Ancak şu anki günümüzde uygun bireylerde metabolik cerrahi işlemleri uygulanarak tip 2 diyabet tedavisinde daha kesin sonuçlar alınabilmektedir. Metabolik cerrahi operasyonları sayesinde vücudumuzda üretilen fakat etki göstermeyen insülinin kullanılması sağlanmaktadır. Aynı zamanda, diyabet hastalığı nedeniyle ortaya çıkan diğer hastalıklarında düzelip iyileştirilmesi ile hastanın yaşam süresi uzamakta ve hastanın hayat kalitesi artmaktadır.



Metabolik cerrahi Kimler İçin Uygundur?

Metabolik cerrahi tüm diyabet hastalığı türleri için uygun değildir. Tip 1 diyabete sahip olan bireylere bu operasyonların hiçbir etkisi yoktur. Metabolik cerrahi operasyonundan faydalanmak için vücudun çok az da olsa insülin üretmesi gerekmektedir. İnsülin üretiminin olmadığı Tip 1 diyabet hastalığında farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.
Şeker hastalarının bir çoğunu oluşturan Tip 2 diyabet hastalığı olan bireyler ise metabolik cerrahi için en uygun adaylardır. Fakat tip 2 diyabet hastasıda olsa 8 yılı geçmiş şeker hastalarında pankreasta insülin üretimi de azalmış olabileceği için metabolik cerrahi öncesi kişide tip 2 diyabet de olsa pankreastaki insülin seviyesini ölçmek gerekir. Bunun için ön önemli olan pankreasta bulunan insülin öncüsü olan C-peptit madde seviyesine kan tahlili ile bakılır.

Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre bu hasta bireylerin yaklaşık %90’ı aynı zamanda aşırı kiloludur. Hasta seçiminde vücut kitle indeksi çok büyük önem taşır. Metabolik cerrahiden yararlanmak için bireylerin vücut kitle indeksinin 35’in üzerinde olması gerekmektedir. Medikal Tip 2 diyabet hastalığı tedavisine yanıt vermeyen ve vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan bireyler de metabolik cerrahi operasyonu olabilmektedir.



Metabolik Cerrahi Nasıl Uygulanır?

Günümüzde gelişen tıp ve teknoloji sayesinde metabolik cerrahi ameliyatları kapalı bir şekilde gerçekleştirilir. Çoğunlukla 3 veya 6 arası küçük kesiler açılarak gerçekleştirilir. Ameliyatlar farklı yöntemlerle yapılmaktadır. Bütün ameliyatlarda ortak özellik mideye müdahalede bulunup iştahı azaltıp gıda alımını azaltmak ve ek olarak gıdaların ince barsağın son kısmına erişimini sağlamak için kestirme yolların yapılmasıdır

Ameliyat Sonrasında Hastalar Ne Kadar Süre İçinde İyileşir?

Operasyon olan bireyler operasyondan sonraki 1-3 gün süresince yalnızca sıvı gıdalarla beslenirler . Operasyondan sonra 4-5 gün içinde hastaneden taburcu olan bireyler masa başı bir işte çalışıyorsa operasyonun ilk haftasından sonra işinin başına, 1. aydan itibaren ise günlük hayatına tamamen dönebilecek hale gelir. Bununla birlikte yaklaşık 1-2 yıla yayılan bir süre zarfında doktor kontrolünde olunması gerekir.



Metabolik Cerrahi Ameliyatlarından Sonra Bireylerin Dikkat Etmeleri Gerekenler Nelerdir?

Bu ameliyatlar bir çok diyabet hastalarında etkili sonuçlar verse de başarı oranını yükseltmek amacıyla hasta olan bireylerin de yaşam tarzlarında ve beslenme alışkanlıklarında bir çok değişiklik yapması gerekmektedir. Aynı zaman içerisinde psikolojik etkileride olan bu uzun süreçte diyetisyen ve genel cerrahi uzmanlarının yanı sıra psikiyatrik rahatsızlıklarla ilgili de yardım alınmasında fayda bulunmaktadır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



blank

İmplant Nedir ?

İmplant, kaybedilen dişlerin yerine çene kemiğimize yerleştirilen diş boşluğumuza konulan özel bir titanyum vidadır yani yapay diş köküdür diyebiliriz .vücudumuz titanyumu kendi bir parçası gibi algıladığı için implantlar titanyumdan yapılmaktadır. İmplantlar ağzımıza en uygun şekilde restore edildiği için en büyük özelliği komşu dişlerin kesilmeden uygulanıp takılabiliyor olmasıdır.



İmplant Tedavisi Nasıl Yapılır İmplant Tedavisi Ne Kadar Sürer?

İmplant işleminde planlama çok önemlidir. İmplant tedavisi iyi bir anamnez, klinik muayene ve radyolojik muayeneler sonrasında uzman diş hekimleri tarafından ister lokal ister genel anestezi altında yapılan ağrısız bir cerrahi işlemdir. Kullanılan malzemelerin kalitesi,ortamın steril olması hijyen açısından çok büyük önem taşır. İmplant işlemi yapılan teknik ve uygulamaya göre ve implant sayısına göre 45 dk veya 1 saat kadar sürer.


İmplant Bilgi Formu



İmplant İşlemi Kimler İçin Uygundur?

İmplant işlemi 18 yaşı doldurmuş, çene ve yüz kemik gelişimini tamamlamış olan her bireye uygulanabilir. İmplant işleminden hemen önce çene yapısının implant işlemine uygun olup olmadığı röntgen çekilerek tespit edilir. Şeker hastaları implant işleminden önce hastalığın düzene girmiş olması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar bireyler implant tedavisinden önce ilaçlar kesmelidir. Kemik erimesi olanlar ise uygun bir tedavi aldıktan sonra implant işlemi görebilirler. İmplant işleminin erken dönem iyileşmesi için implant işlemi sırasında sigara kullanmak enfeksiyon riskini artırabilir Bu nedenle sigara kullanımı tavsiye edilmez.

İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Diş implantları kullanım özellikleri bakımından bireye çok fazla fayda sağlayacaktır.
İmplant işlemi yapılan dişin yanındaki komşu olan dişlere hiçbir şekilde zarar verilmez.
Sabit diş yapılmasına engel olmaz tek bir dişe işlem yapılabilir.
Daha estetik daha çekici ve güzel bir gülümsemeye kavuşmanızı sağlar .
Her türlü besin ve gıdayı sorun yaşamadan tüketmenizi sağlar
Diş sağlığının korunması açısından oldukça yararlıdır.
Alt çenede tüm dişler olmadığı durumda oldukça etkili bir tedavi yöntemidir.
Dişsiz bir bölgeniz varsa rahatlıkla kullanabilir. İmplant tedavisini tercih edebilirsiniz.



İmplantların Ömrü Ne Kadardır?

Bireyin ağzına yerleştirilen implantın kullanım süresini belirleyen en önemli husus bireyin günlük diş bakımına göstermesidir. Tüm bireyler gibi implant taşıyan bireylerde mutlaka 6 ayda bir diş doktoruna başvuru yapış ve diş temizliği yaptırmalıdır. Bu kontroller sırasında bir sorun tespit edilirse eğer erken müdahale edilip sorunun ilerlemesi engellenir.

İmplant Tedavisi Sırasında Ne Tür Komplikasyonlar Görülebilir?

İmplant tedavisi sırasında Her cerrahi işlemde olduğu gibi implant tedavisinde de komplikasyon riski vardır. Kanama, enfeksiyon veya sinirlerde, sinüste yaralanma bu gibi komplikasyonlar arasında bulunur. İyi bir muayene olup, radyolojik kontrollerle ile komplikasyon riskini en aza indirmek mümkündür. Üç boyutlu görüntüleme komplikasyonların azaltılmasında oldukça etkilidir. Ayrıca yapan hekimin başarı ve tecrübesi veya kullanılan implantın markası ve sistemi oldukça önemlidir.

İmplant İşlemi Yapılacak Bölgede Yeterli Kemik Yoksa Nasıl Bir Tedavi Yöntemi Uygulanır?

İmplant işlemi yapılacak bölgedeki kemik yoğunluğu,uzunluğu ve kalınlığı oldukça önemlidir. Bu yapılacak implant işleminin başarısını etkiler. Kemik yeterli olmadığı durumda kemiğin miktarını arttırmak için değişik teknikler kullanılır.



Dikişsiz İmplant Avantajları Nelerdir?

Yeterli kemik uzunluğu ve genişliği olan tüm bireylerde kapalı bir cerrahi işlemi uygulanması mümkündür. Bunun tespit etmek için bireyin çene kemiğinin üç boyutlu röntgeni alınarak hekim tarafından incelenmesi gerekmektedir.

Avantajlar Şunlardır

Cerrahi süresi diğer implant cerrahisine göre daha kısa zamanda biter.
İmplantın uzun süreli başarısına olumlu etki eder.
Diğer implant Cerrahisine göre sonrası kanaması , ağrısı , şişliği çok daha az ve kısa süreli görülür ve bireyin ağzında dikiş olmaz.
İyileşme süresi diğer cerrahi yönteme göre çok daha hızlıdır.
Daha estetik, güzel ve fonksiyonel protezler ortaya çıkarabilmek mümkündür.

Köprü Ve İmplant Arasındaki Farklar Nelerdir?

Diş kaybı durumunda implant Yerine en çok tercih edilen yöntemlerden biride köprü ve kuron uygulamasıdır. Fakat kayıp dişin etrafındaki yani yanındaki dişler, sağlıklı değilse köprü işlemi tercih edilebilir. Bu duruma hekim tarafından karar verilir. Köprü işleminin implant işlemi ‘ne göre bazı dezavantajları vardır. Ama hangi yöntem ve işlemin birey için daha uygun olacağına, implant yapacak hekim ve işlemi yaptıracak birey beraber karar verir. İleri zamanlar da o küçültülüp üzerine porselen geleceği için dişler zaman içerisinde problem oluşturabilir.

İlk zaman içerisinde değil belki değil ama ileri dönemde o dişleri de kaybetme olasılığı , belki kanal tedavisi işlemi yaptırma ve belki de porselen kaplamaları yenilemek gibi ciddi manada problemler oluşabilir .Zaman içerisinde ağzın yapısında değişim takılan protezin yerinden oynamasına, kırılıp, yeniden takılması gibi birçok durum olabilir. İmplantlar uzun sürede olduğu için bu dezavantajları ortadan kaldırır. Bu nedenlede aslında çok daha ucuza gelebilir. Fakat implant işleminde durum çok farklıdır.

İmplant, yapılıp uygulandıktan sonra , güzel bakılırsa ve temiz tutulursa implantın alt yapısı titanyum olduğu için sabit kalacak ve zaman içerisinde sadece implantın üst yüzeyindeki porselenin değişmesi gerekebilir. Bu zamanda ileriki dönemlerde bireye hem maddi manevi kar sağlamaktadır . Ama kısa dönemde baktığımızda implant mı daha maliyetli yoksa diğer işlemler mi daha pahalıdır diye sorarsak cevap direkt olarak implant olacaktır. Ama uzun vade için implant diğer tüm işlemlere göre daha uygundur.



İmplantlar Kansere Neden Olur Mu?

Tıp ve bilim dünyasında henüz diş implantlarının kansere veya bir hastalığa neden olduğunu gösteren bir örnek bile yoktur.

İmplant İşleminde Ortalama Fiyat Nedir?

İmplant tedavi fiyatı kullanılan implantın markasına ,adetine göre değişkenlik gösterir. Bireye uygun implant sayısı ve implant markası için hekim randevusu alınmalıdır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



blank

Yüz feminizasyon cerrahisi yada FFS olarak bilinen, cinsiyet değiştirmeye karar verip erkekten kadınlığa geçiş yapmak isteyen tüm bireylere veya transeksüel olmayıp yüz hatlarının fazla erkeksi olduğunu düşünen ve yüz ifadesini daha yumuşak hale getirmek isteyen tüm kadın ve erkeklere uygulanan ve içerisinde bir çok operasyon barındıran bir cerrahi türüdür. Operasyonların asıl amacı, operasyonları olacak bireyin erkeksi olan yüz özelliklerini feminizme ederek daha geleneksel daha kadınsı özellikler kazandırılmasını sağlamaktır yani erkekten kadınlığa geçişin temel yönü diyebiliriz. Bir çok farklı operasyon gerektiren bu tür estetik operasyonlar, bireyin yaşına, bireyin hormon tedavi süresine, uyruğuna, beklentisine ve de tercihine göre belirlenir.



Yüz Feminizasyon Cerrahisine Nasıl Hazırlanılır?

Yüz feminizasyonu ameliyatı olacak bireyin operasyondan iki hafta önceden horman tedavilerini bırakması gerektiğini ve işlemden 2 hafta sonrada uzak durması gerektiğini belirtilir. Kanamayı arttırabileceğinden aspirin, antienflamatuar ilaçlar ve bitkisel takviyeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Düzenli kullanılan ilaçların da belirtilmesi gerekir. Sigara kullanımını 1 hafta önceden bırakması gerektiği belirtilir. Olacağınız prosedüre göre farklı gereksinimler olabilir.


Yüz Feminizasyon Cerrahisi Bilgi Formu




Yüz Feminizasyon Cerrahisinde Alın Şekillendirme

Erkek bireylerde, göz yuvalarının üstündeki kemikli çıkıntı daha belirgindir. Kadınlarda ise alnın ana hatları yüksek , daha pürüzsüz ve daha dikey olmalıdır. Ayrıca yuvarlak bir çıkıntı yani bombe olabilir. Alnın daha kadınsı görünmesi için alın kemiğinin bir kısmı kesilip, çıkarılır ve yeniden şekillendirip geri yerleştirilir. Saçlı deri ise ön saç çizgisini oluşturur ve daha kadınsı görünmesi için öne doğru çekilir.

Yüz Feminizasyon Cerrahisinde Saç Çizgisini Belirleme Nasıl Olur?

Kadın saç çizgisi, erkek saç çizgisine göre daha aşağıda olma eğilimindedir. Saç çizgisi düşürme ameliyatı sırasında, saçlı ile tüysüz olan alın bölgesinin buluşma noktasından kesi yapılır. Kafa derisi komple kaldırılıp geri yerleştirilip kemiğe sabitlenip. Fazla olan alın derisi yukarı çekilir fazla deri ise çıkartılır.



Yüz Feminizasyon Cerrahisinde Kaş Kaldırma

Yüze bütünsel bir şekilde yaklaşmak, yüzün her alanı arasında denge ve uyum sağlamak çok önemlidir. Kaş kaldırma estetiği de erkeklerde kadınlara göre kaş yapısı daha düşük oldugu için kaş kaldırma ameliyatıyla aşırı düşük olan kaşları yukarı çekip alttaki kasları yeniden onarıp ve toparlayıp yapılan işlemdir. Alın ve kaş bölgesinde göz kapaklarında da değişim meydana getirir. Alın kırışıklıklarının görünümünü yok eder ve çatık kaş görünümü düzelir . Böylece daha kadınsı bir görünüm elde edip üst gözün görünümü de iyileşmiş olur.

Yüz Feminizasyon Cerrahisinde Burun Operasyonu

Rinoplasti ameliyatı erkekten kadınlığa geçiş sürecinde önemli aşamalardan biridir. Hastaya feminen bir görünüm kazandırmayı yüzüne, vücuduna uygun olmasını ve genel boyutunu küçültmeyi hedefler. Burun sırtında mevcut olan kemerin alınmasıyla bireyde kavisli bir burun sırtı ve kalkık burun ucu daha feminemsi bir görüntü oluşturur. Burnun geniş olması durumunda daraltılması sağlanır. Bu tür ameliyatlarda istenilen sonucun elde edilebilmesi için bireyin gerçekçi isteklerde bulunması gereklidir.



Yüz Feminizasyon Cerrahisinde Çene Şekillendirme

Erkek çenesi kadın çenesine göre %17 daha uzun ve kare şeklinde olduğu için Bu tür operasyonlar çenenin köşeleri ve ucunun törpülenip tıraşlanarak bireyin kadınsı formlara uyarlanmasını amaçlanmaktadır.Bazı çeneler küçültme gerektirir. Yukarıda belirttiğim gibi tıraşlamış feminemsi görüntü oluşturulur. Bazı çenelere ise büyütme, uzatma, ileri almak önerilir. Bu durumda cerrahlar çene kemiğinin alt kısmını keserler daha sonra çeneden ileri doğru kaydırırlar. Ve ileri pozisyonda tekrar takarlar. Veya alternatif olarak çene implantı kullanabilirler..

Yüz Feminizasyonunda Trakeal Tıraş ( Adem Elması )

Boyun kısmımızda kıkırdak bir dokudan oluşan Adem elması, küçük bir operasyon ile küçültülebilir. Bu tür ameliyatlar Adem elmasının hemen üzerinden yapılan küçük bir kesiden girilip Adem elması traşlanıp estetik dikişlerle kapatılmaktadır.



Yüz Feminizasyonunda Dudak Kaldırma Veya Büyütme

Kadın yüzleri, burun tabanı ile üst dudak sınırı arasında daha kısa mesafeye sahip olma eğilimindedir. Erkeklerin yüzlerinde daha uzun üst dudakları vardır. Dudak kaldırma, dudak ile burun arasındaki mesafeyi kısaltabilir ve daha kısa , daha kıvrımlı dudaklar için implant ve dolgu maddeleri kullanarak veya vücudumuzun farklı bir bölgesinden yağ alıp dudaklara yerleştirilerek büyütülebilir

Yanak Büyütme

Kadınların, yüzlerinin üçte birlik kısmında belirgin yuvarlak yanaklara sahip olma eğilimindedir. Bu bölgedeki yağ fazlalığından kaynaklanmaktadır. Daha kadınsı bir görünüm elde etmek için implantlarla yanak büyütme işlemi yapılabilir. Elmacık kemiğinin kırılıp şekillendirilmesi ve farklı bir bölgeden yağ alınıp yanaklara enjekte edilerek boyut ve şekli değiştirilebilir.

Blefaroplasti

Genellikle yaşlanma sürecini düzeltmek ve yüze daha genç bir görünüm kazandırmak için yapılır ve yüz feminizasyon cerrahisi ile birlikte en sık uygulanan estetik operasyonlar arasında yer alır. Blefaroplasti göz torbalarını ve fazla deri kıvrımlarını çıkarmak için yapılan işlemdir. İlk dönemde şişlik ve morarma olması normaldir.

Yüz Feminizasyon Cerrahisi Tehlikeli midir?

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi bundada risk oluşması muhtemeldir. Ancak bu tür ameliyatları deneyimli ve tecrübeli hekimler yapması halinde hayati risk barındırması söz konusu olmaz.

Yüz Feminizasyonu Cerrahisinde Hangi Cerrahi Operasyonlar Yapılması Gerekir ?

Bu tür operasyonlar bireyin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.hangi operasyonu olacağı kaç tane operasyon olacağını hekim ve birey ortaklaşa karar vermelidir.

Yüz Feminizasyonu Cerrahisinde Iyileşme Süresi Ne Kadardır?

İyileşme süreci uygulamanın yapıldığı bölge ve uygulanan tekniğe göre 1-2 ay ile 1 yıla kadar sürebilir. Genel olarak iki hafta boyunca dinlenmeye ihtiyacınız olur. 6 hafta boyunca işe dönmekten ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır. ağrı kesici ilaçlar alabilir. İyileşme süresi operasyon sonrası bakım ile doktorun verdiği prosedüre uyarak süreyi kısaltabilirsiniz.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



blank

Let Down Tekniği Burun Estetiği hastaların daha doğal görünmeleri korunur burun sırtlarına  zarar vermeden , burunlarındaki eğrilikler ve kemerli yapıları  yok edilir. Burun estetiğinde, gelişen günümüz teknolojisi ile birlikte çok sayıda yöntem kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemlerden biriside Let Down burun estetiği tekniğidir. Günümüzde en çok tercih edilen yöntem ve tekniklerden  biri olan Let Down tekniğinin birçok avantajı bulunur.



Let Down Burun Estetiği Sonrası Süreç Nasıldır?

Bu operasyon sonrasında bireylerin iyileşme süreleri çok daha kısadır. Bireyler , normal gündelik hayatlarına 4-7 gün arasında geri dönüş yapabilirler. Operasyon olan bireylerde morluk ve ödem görülmesi ihtimali oldukça azdır ve olursada oldukça normaldir. Operasyon sonrasında ilk birkaç saat içinde görülen hafif şişlikler kendiliğinden yok olacaktır. Operasyondan sonra hastalar daha ağrısız, daha az ödemli ve daha konforlu bir dönem geçirirler. Hafif sızlama şeklinde olan ağrılar,ağrı kesici ile kontrol altına alınabilir. Bireyin , bu operasyon sonrasında bir hafta dinlenmesi istenir. Bir haftadan sonra hafif yürüyüş seklinde sporlar yapılamaya başlanabilir.


Let Down Tekniği Burun Estetiği Bilgi Formu




Let Down Tekniği ile Burun Estetiği Nasıl Yapılır?

Açık veya kapalı olarak yapılan burun estetiğinde, burundaki kemerli yapının yok edilmesi için kemik ve kıkırdak doku dışarı alınarak törpüleme işlemi yapılır. Törpüleme işlemi yapıldıktan sonra burnumuzun doğal yapısı bozulup ve sırt kısmında bozulmalar oluşur . Cerrah , bu bozulmayı giderip yok etmek için dışarı aldıkları kemik ve kıkırdak dokuları kullanır. Bu düzeltme işlemi, tahmin edildiği üzere oldukça zordur ve hiçbir zaman bozulan burun sırtı eski haline getirilemez. Let Down işleminde ise burun sırtına herhangi bir zarar vermeden burnun doğal görünümü korunmuş olur. Bu teknikte kıkırdak veya kemikten oluşan kemer kısmı dışarı alınmadan ya da törpüleme yapılmadan, işlem uygulanır. Kemerin hemen altında bulunan fazla dokular dışarı çıkarılır ve kemerli yapının yok edilmesi sağlanır. Ve burunun sırt kısmına doğal kavisli bir görünüm verilir.

Let Down tekniği ile burun estetiği aslında 1970’li yıllarda kullanılamaya başlamıştır. Dünya genelinde bazı doktorlar tarafından uygulanıp yapılsada çok fazla ilgi çekmeyen bu teknik,çok sayıda avantajının keşfedilmiş olması ile birlikte son günlerde hem dünya genelinde hem de ülkemizde yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu yöntemin kullanılması için hekimlerimize özel eğitimler verilir. Let Down tekniği kapalı burun estetiğine veya açık burun estetiğine alternatif bir yöntem veya teknik değildir. Her iki yöntemle birlikte kullanılması mümkündür. Genel olarak kullanıldığı alan ise kapalı burun estetiğidir.



Let Down Burun Estetiği Kimler için Daha Uygundur?

Bu operasyon , burun ucu dolgun yani top gibi olan hastalar için burun ucu küçültme veya burun ucu kaldırma şeklinde yapılabilir. Burun sırtı hiç bozulmadan buruna müdahale edilerek gerekli düzeltmeler yapılıp ve buruna doğal bir görünüm kazandırılır. Burnunda kemer olan hastalar ve burnunda belirgin bir eğriliği olan hastalar için uygun bir yöntemdir. Bu eğriliğinin çok fazla olmaması şartıyla düzeltilmesi sağlanır.

Bu operasyon ile burun eğriliklerine hem sağ taraftan hem de sol taraftan müdahale edilerek hem burundaki eğrilikler hem de burnun sırtındaki kemeri düzeltilebilir. Let Down tekniği de diğer burun estetiği teknik ve yöntemleri gibi 18 yaşın altındakilere kişilere yapılmaz . Bu teknik özellikle şeker hastaları için de uygun bir teknik değildir.



Let Down Burun Estetiği Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Burun estetiği ameliyatlarında çeşitli deformasyonlar görülmesi kaçınılmaz ve çok normaldir. Fakat Let Down tekniğinde törpüleme ya da çıkarma işlemleri yapılmadığı için burunda deformasyon görülmesi yok denecek kadar azalır.
Bu yöntemle ile yapılan operasyonlarda buruna çok fazla müdahale edilmediği için hastalarda ödem, morluk ve şişlik görülmesi ihtimali çok azdır.

Burnumuzun yapısı bozulmadığı için kaş ve burun estetiği de bozulmaz ve burnunuz bu ameliyattan sonra çok daha doğal görünür. Bu ameliyattan sonra iyileşme süresi oldukça kısadır. Bu ameliyattan sonra hastaların nefes alıp vermelerinde yaşanan problemler minimuma iner.



Let Down Burun Estetiği Süresi Ne Kadardır?

Bu operasyonun süresi hastaya ve uygulanacak işleme göre değişebilir. Operasyon genel anestezi altında uygulanır. Operasyonun süresi ortalama olarak 1- 1,5saat arasındadır. Vücudun başka bir kısmından doku alınarak yapılması gerekirse operasyonun süresi biraz daha uzun olacaktır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



blank

Burun Estetiği ve Fonksiyonel Cerrahisi burun şeklinin cerrahi bir girişim ile yeniden şekillendirilmesidir. Bu operasyon yardımıyla burnun boyutları küçültülebilir, büyütülebilir, burun ucunun ve burun sırtının şekli değiştirilebilir, burun delikleri daraltılıp veya burun ile üst dudak arasındaki açı değiştirilebilir, burun üzerindeki (sırtındaki) kemik çıkıntılar (hump) alınarak veya törpülenerek düzeltilebilir. Aynı ameliyat sırasında septoplasti ile gelişimsel ya da çarpma sonucu oluşan deviasyonlar (burun nefes yolu tıkanıklıkları) düzeltilebilir. Aslında operasyonun tüm amacı yüze uygun ve yakışan bir burun meydana getirmektir. Burun yüzümüzün merkezinde yer alır; alın, üst dudak, çene ve elmacık kemikleri ile uyumu yüz güzelliğimizin temelini oluşturur.



Burun Estetiği Öncesi Planlama

Burun estetiği öncesi planlama başarılı bir sonuç için olması gereken bir anahtar görevi görür. Bu amaçla son 10 yıldır bilgisayar üzerinden simülasyon ile burun estetiği görüşmelerinde operasyon öncesinde kullanmaktayız. Bu bilgisayarda simülasyon yapılması problemleri ayrıntılı bir şekilde görme imkanı vermekte birlikte yapılan değişimleri ve alternatifleri açıklama imkanı sunmaktadır. Onun için operasyon öncesi planlama çok önemlidir.


Burun Estetiği Bilgi Formu




Burun Estetiği Öncesi Görüşme

Burun estetiği öncesi yapılan görüşme, muayene ve değerlendirme sonucunda doktorun bireyin beklentilerini anlayıp bunları gerçekçi bir burun şekline dönüştürüp ,nefes almanıza da değerlendirme imkanı sağlar.

Genel sağlık durumu gözden geçirilir. Şartlar ameliyat öncesinde en iyi duruma getirilip opere olmanıza engel durum saptanır.
Sizin bu ameliyat ile ilgili sorular sormanız gerekir. Burun estetiği öncesi Görüşmede bunları kağıda yazmanız unutmanızı önler genelde. Kalın burun derisi, burun delikleri şekli ve dolgun görünümü hep farklıdır. Doktor bu cerrahide neler yapılabileceğinin limitlerini size anlatır.

Burun Operasyonu öncesi bu görüşme size olası riskleri ve komplikasyonları anlamanız hakkında daha fazla şey öğrenme fırsatı da sunmuş olur . Böylece operasyon sonrası iyileşme dönemi, işe dönüş zamanı ve ne kadar iş ya da okuldan izin alınması gerektiğini öğrenebilirsiniz. Burun Operasyonu öncesi görüşmeye gelirken bir arkadaşınızın veya aileden birisinin yanınızda olması iyi bir fikirdir. Daha sonra size eşlik eden birisi ile bu görüşmeyi tartışmanız operasyona karar vermeniz açısından size yardımcı olacaktır.



Burun Estetiğinde Açık Planda Operasyon

Burun estetiği operasyonunda açık yani görerek yapılan burun estetiği burun ucumuzda istenilen şekli verilmesine ve burun deliklerini kusursuzca ayarlamamızı sağlar. Bireyin arzuladığı tüm değişiklik ve istekleri kusursuzca yapmamıza imkan ve olanak verir. Mükemmel bir operasyon için vazgeçilemez bir tekniktir.

Burun Estetiği Sonrası İyileşme

Burun estetiği sonrası İyileşme dönemini anlamak için
Bilinmesi gereken en önemli şeylerden biri de burnunuzun şeklinin son halinin alçı-atel’ in çıkması ile son bulmayacağıdır. İyileşme süreci en az altı ay sürer.

Burun Estetiğinde (Rinoplasti) Tipleri

1.Küçültme Burun Estetiği (Reduction Rhinoplasty)
2.Büyütme Burun Estetiği (Augmentation Rhinoplasty)
3.Etnik Burun Estetiği ( Ethnic Rhinoplasty)
4.Travma Sonrası burun Estetiği (Post-traumatic Rhinoplasty)



1-Küçültme Burun Estetiği (Reduction Rhinoplasty)

Burun estetiği isteyen bireylerde önemli bir kısmı burnun yüzlerine göre büyük ve orantısız olduğunu düşünürler.
Burun üzerinde var olan tümsekten (hump), burnun çok geniş olması ve burun deliklerinin geniş olduğundan şikayetçi olurlar.
Konsültasyon yani görüşme sırasında şikayet edilip beğenilmeyen bu büyük ve orantısız görünüme sahip olan buruna öncelikle ne yapılması gerektiği saptanır.

Burun estetiği Operasyonu öncesi bilgisayarlı simülasyon kullanmak burunda istenilen değişiklikleri daha uyumlu,daha dengeli bir şekilde yapmamızı kolaylaştırır . Aynı zamanda yüzümüzdeki diğer yapıları da bu simülasyon üzerinde değiştirip daha güzel görüntü ve alternatifler yapmamıza imkan verir.

Burun üzerindeki kemer(tümsek) çoğu kıkırdak ve bir kısmı ise kemikten oluşur. Bu yapının küçültülmesi düz bir profil, biraz konkav (oyuk) veya hafif konveks (çıkıntı)bir profil oluşturulmasını sağlar.
Burnun ucunu küçültmek ise burnun ucunu oluşturan kıkırdakların projeksiyonunu azaltıp, daraltmak ve tekrar şekil verme gibi daha komplike çabalarla mümkündür.

Operasyonda burun ucuna şeklini daha kontrollü bir şekİlde verebilmek için açık planda rinoplasti tercih edilir. genellikle burun ucu derisi ve burun ucunun hemen yukarısında var olan supra-tip bölümünündeki yağlı dokuların inceltilip şekil verilmesi daha iyi bir teknikle yapılamaz.

Burnumuzun deliklerinin geniş olduğu ve daraltılmasının gerektiği durumlarda bu işlem genelde burun içinden yapılır. Çünkü burun kanatlarını dışarıdan yani yanakla birleştiği açıdan küçültmek iz bıraktırdığı için doktor tarafından uygulanmak istenmez.

Yani burun ucu küçültme işlemi , burnun uç bölümünü oluşturan kıkırdakların enine, boyuna boyutunu (projeksiyonu) azaltmak, daraltmak ve kalın deriyi inceltmek mümkün olmaktadır. Genellikle burun küçültme estetiği operasyonlarında derinin büzüşmesi ve alttaki kıkırdak çatıya adapte olması esastır. Burun derisi ne kadar kalın ise bu adaptasyon daha zor olup ve zaman gerektirdiği bilinmesi gereken diğer önemli konulardan biridir.



2-Büyütme Burun Estetiği (Augmentation Rhinoplasty)

Daha belirgin ve orantılı bir görünüm için büyütme burun operasyonlarında burnun boyutu arttırılır. Bu durum genellikle burnun doğuştan yetersiz gelişmesi, kazalardan sonra oluşan ve destek olan kıkırdaklardaki hasar, bazı operasyonlardan sonra (aşırı kıkırdak çıkarılmasının olduğu) ve bazı ırksal yani etnik nedenlerden dolayı olabilir. Özellikle burun ve yüzdeki diğer yapıların orantısı subjektif olup ve herkesin kişisel yorumlarına göre değişir. güzelliği ve uyumu tarif etmek için pek çok ölçüm çeşitleri vardır.

Burnunuzu boyutu ve şeklindeki değişiklikleri projelendirmek için en güzel araç bilgisayar simülasyonunu kullanmaktır.
Burunda asıl değerlendirilen şeyler burun yüksekliği, uzunluğu ve burun ucunun projeksiyonudur. Burundaki değişiklik için gerekli ve yeterli kıkırdağın burun içinde yani septumda (burnun orta bölmesi) olup olmamasına göre burun yapımı için gerekli kıkırdağı vücudumuzun başka yerlerden de bulabiliriz. Bulabileceğimiz seçenekler içinde kemik, kaburga kıkırdağı, suni veya biyolojik implantlar (alloderm v.s) vardır.En çok kaburga kemiği kullanılmaktadır. Küçültme burun estetiğinde olduğu gibi derinin burnun alttaki kıkırdak çatıya adapte olması gerekmektedir. Burnun kalın derili olduğu durumlarda şekli meydana getirmek oldukça zordur ve daha uzun zaman alır.

3- Etnik Burun Estetiği ( Ethnic Rhinoplasty)

Kişiye özel planlanan bir operasyondur. Aslında bütün burun estetiği operasyonları etniktir. yüz orantıları, deri ve burun şekli kişinin ırk yapısına ve cinsiyetine göre planlanıp yapılmaktadır. Estetik operasyonlarda kullanılan bu etnik terim daha yumuşak burun hatlarına sahip olan popülasyonlar Afrika, Uzak Doğu, Pasifik ve Karaipler için yapılan burun estetiğini kapsar.

4-Travma Sonrası burun Estetiği (Post-travmatic Rhinoplasty)

Travma sonrası burun estetiğinde Hasarlı kemik ve kıkırdak dokuyu düzeltilir. Burun bir kazaya uğradıktan sonra en çok kemik ve kıkırdak hasar alır. Burnun şekli değişip , içerdeki kıkırdakta (septum) eğrilme (deviasyon), asimetri ve çoğunlukla nefes alma gibi problemler meydana gelir. Burundaki kıkırdak ve kemikteki eğrilmeler, kazadan sonraki ilk 10 gün içinde müdahale edilirse başarılı bir biçimde eski haline getirilebilir.

Burun bir kazaya uğradıktan hemen sonra burun ortasındaki kıkırdağı yani septumun her iki yanı kanayabilir. Burundaki Mukoza altında olan bu kanama sonrası pıhtılaşan kan septum ile mukozayı birbirinden ayırır. Burnun septumundaki kıkırdak mukozal damarlardan yoksun kalır ve böylece ölür. Bu durum septal (septuma ait) hematomu (kanamayı)belirtir ve acil olarak kaza sonrası oluşursa müdahale edilip boşaltılması gerekir. Bu yapılan işlem septal kıkırdağı korur. Burun köprüsünün altındaki kıkırdağa destek olan septum harabiyeti ‘semer burnu deformitesi’ veya ‘boksör burnu deformitesi’ olarak adlandırılır.
Kazadan sonra meydana gelen deviasyonlarda 10 günden sonra karşılaşılan hastalarda düzeltici bir operasyon için en az altı ay beklemenin avantajları daha fazladır. Bu zaman içinde dokular yerleşir, yumuşar ve daha az damarlanır.

Bir kaza sonrası bireyin burnu hem şekil hem de hava yolları açısından değerlendirilir. Tam bir sonuç için septo-rhinoplasti işlemi yapılması gerekir. Burnun daha düz bir konturda (biçimde) olması için kemiklerin ve kıkırdakların tekrar şekillendirilmesi gerekir. Bu burunları yapmadan önce detaylı bir şekilde plan yapılmalı ve bilgisayar simülasyonundan yardım alınmalıdır. Komplike durumlarda ise açık planda yapılan operasyon ile burnun içindeki tüm yapılar düzeltilir.

Burun Estetiği Sonrası İyileşme Süreci

Burun estetiği sonrası ilk 24 saat operasyon boyunca alınan anestezi sonrası birinin size eşlik etmesi uygun olacaktır. Operasyondan çıktığınızda biraz uykulu olacaksınız, uyumaya çalışmanız en doğrusudur. Bu sırada soğuk kompres ile yüzünüzdeki ödem azaltılır. Bu soğuk uygulama hemşirelerin denetimi ile birlikte aralıklı şekilde ilk gün boyunca devam eder.
Operasyondan sonra Ortalama 4 saat sonra ve daha uyanık bir hale geleceğiniz için yudum yudum su içmeye başlanır. Hızlı şekilde yeme-içme bulantı ve kusmayı tetikleyebilir. Daha iyi hissettiğinizde oda içinde küçük yürüyüşlere başlanabilir. Daha rahatlayınca da operasyondan 12 sonrada eve gidebilirsiniz. İlk 24 saat size bir kişinin eşlik etmesi birey açısından operasyon sonrası daha kolay geçer.

Operasyondan sonra İlk hafta antibiyotik ve ağrı kesiciler size verilir. Antibiyotikler düzenli kullanılmalıdır. ancak ağrı kesiciler ihtiyacınız durumuna göre almanız önerilir. Operasyon sonrası Uyuma şekliniz ve pozisyonunuz ilk 2 hafta için çok önemlidir. Yan veya öne doğru eğik uyuma pozisyonu kemiklerin yanlış şekillenmesine yol açabilir. Yüksek şekilde uyuma yani 2-3 yastık ile ödem ve morlukları da oldukça azaltacaktır. Operasyon sonrası Morarma, hastalara göre değişkendir. Bazısında hiç morarma olmaz bazısında ise çok az olur. Burunda Alçı v.s varken burnun üzerinde bunun etkili tedavisini yapmak oldukça zordur. Alçı çıkarıldıktan sonra çok az kalan morarma Hirudoid krem veya jel uygulamak çok etkilidir. Operasyon sonrası 10 gün içinde tüm bunlar zaten geçecektir

Yüzümüz ilk hafta alçı çıkana dek yıkanmamalıdır. Saçlarınız arkaya doğru birisinin yardımıyla yıkanabilir veya kuaför tercih edilebilir. Operasyondan sonra İlk hafta sütürler ve alçı alınır. Alçı çıktığında burun üzeri ve ucu dar görünür. Bu alçı atelin etkisiyle olur ve beklenen bir durumdur. Sonrasında giderek doğal, arzulanan görünüme kavuşur. Ödemlerin ve şişliklerinde geçmesiyle son şekil belirmeye başlar. Alçınız ve ateliniz çıkarıldıktan sonra burnunuzu travmadan korumak önemlidir.
Burun için tuzlu su spreyleri burnu nemlendirmek ve temizlemek için kullanılır. Bunları hangi sıklıkta kullanacağınızı doktorunuz size söyleyecektir.

Ağır ve erken egzersiz kanamaya yol açabilir. Ortalama 3-4 hafta dikkat etmek gerekir. Gözlük kullanımı 2 ay ertelenir. Kontakt lensler ise her zaman kullanılabilir. Nefes alıp vermeniz operasyon sonrası bir miktar kısıtlı olacaktır bu çok doğaldır. ancak şişliklerin geçmesi ile 3-4 hafta içinde normal haline dönecektir.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



blank

Mide botoksu yaptırmak isteyen her bireylerin merak ettiği çok sayıda soru bulunur. Mide botoks işlemi hakkında , aklına takılan konular ile ilgili en doğru bilgiyi doktorlarından alabileceklerini unutmamaları gerekmektedir. Mide botoks İşlemi olmadan önce aklınıza takılan tüm sorular ile ilgili doktorunuza danışıp ve detaylı bilgi edinebilirsiniz. Biz yinede genel olarak mide botoksu hakkında çok sık sorulan soruları sizinle paylaşmak istedik.



Mide Botoksu Ne Gibi Avantajlar Sağlar ?

Mide botoksu çok kısa süren bir işlem olmasının yanında pek çok sayıda avantaj sağlar. Sağladığı bu avantajlar sayesinde tercih edilme oranıda her geçen gün artmaktadır.

Birey , bu uygulamanın ardından 3-4 saat gibi kısa bir süre içinde günlük sosyal yaşamlarına dönebilirler.
Mide botoksu Cerrahi olarak uygulanan bir işlem olmadığı için yan etki ve komplikasyon görülmez.
Mide botoksu işlemi sırasında kullanılan ilaçlar 4-6 ay sonra vücuttan tamamen atıldığı için midede kalıcı bir hasara neden olmaz.
Obez olan bireylerin dışında, kilo vermek isteyen ve belirli şartları taşıyan her birey , mide botoksu olmaya uygundur.
Başka diğer kilo verme yöntemlerine göre daha az tehlikeli olup ,başarı oranı çok daha yüksektir.
Çok Fazla kilolu olan bireylerde görülen diğer sağlık problemlerinin önüne geçilmesinde de etkili bir yöntemdir.
Bu mide botoksu uygulaması sonrasında bireyin hastanede kalması gerekmez. Bu nedenlerden dolayı mide botoksu diğer cerrahi işleme göre maliyeti daha azdır.


Mide Botoksu Bilgi Formu




Hamilelik Döneminde Mide Botoksu Yaptırabilir miyim? 

Mide botoksu işlemini hamilelik döneminde yapıldığına dair henüz dünya genelinde hiç bir çalışma yapılmamıştır. O nedenle bebeğe ve ya anneye herhangi bir yan etkisi olup olmadığı bilinmemektedir. Bu nedenlerden dolayı hamilelik döneminde mide botoksu uygulaması yapılmaz.

Mide Botoksu ile Kilo Vermek Garanti midir?

Mide botoksu genelde diyet yapamayıp ve spor ile kilo veremeyen bireyler için uygulanan bir yöntemdir. Mide botoks işlemi ile çok kısa süre zarfında kolayca istenilen ideal kiloya ulaşılabilir ama tek başına yeterli olmayan bir yöntemdir. Mide botoksu işlemi ile beraber bireyin düzgün ve sağlıklı kilo verebilmesi için bireye uygun diyet ve egzersiz programlarına da düzgün bir şekilde uymaları gerekir. Diyetisyenleri tarafından verilen bireye uygun özel diyet programlarına ve egzersiz programlarına mutlaka uyulmalıdır. Aksi halde tek başına mide botoksu ile kilo verilmesi mümkün değildir.



Mide Botoksu Sonrası Ne Kadar Süre Hastanede Kalmak Gerekir ?

Mide botoksu işlemi sonrasında bireyler kusma veya ağrı gibi yan etkiler yaşamazlar. Bu gibi komplikasyonların görülmesi ihtimali oldukça azdır. Ayrıca bireyler , uygulamadan sonra günlük sosyal hayatlarına çok kısa bir süre içinde dönebilirler. Mide botoksu işlemi ardından bireyde yan etki gelişip gelişmediğini kontrol edilmesi için 1-2 saat gözetim altında tutulması yeterli olacaktır . Bu süre sonunda bireyler, evlerine taburcu edilip gönderilir.

Mide Botoks İşlemi Tekrar Edilebilir mi? 

Mide botoks işlemi 6 ile 8 ay içinde ideal kiloya ulaşmayı sağlanabilmektedir. Bu süre içerisinde bir miktar kilo veren ancak ideal kilosuna ulaşamayan bireylere , kilo kaybının devamı için tekrar mide botoksu uygulanabilir.



Mide Botoksu Uygulaması Nasıl Kilo Verdirir?

Bildigimiz Botoks, botulinum ismi verilen bakterilerin toksinlerinden meydana gelir. Botoks enjekte edildiğinde kaslar aktifliğini yitirip bir süre daha az çalışır. Mide botoksu işleminde de botulinum adı verilen bakterisinden elde edilen toksinin mideye enjekte edilmesi sağlanır. Midenin yaklaşık 15 veya 20 yerine enjekte edilen bu toksin, mide kaslarımızın yavaş çalışmasını sağlar. Ve böylece midenin üst kısmında bulunan iştah hormonunun salgılanmasını da azaltıp ve hastanın uzun süre tokluk hissetmesini sağlar. Midemizde uzun süre kalan ve daha geç sindirilen besinler, bireylerin kısa sürede daha hızlı kilo vermesine yardımcı olur. Etkisi yaklaşık olarak 3-6 ay arasında süren mide botoksu uygulaması ile bireyler diyet ve spor programlarına da uyduğunda , kısa süre içinde istedikleri ideal kiloya ulaşabilirler.

Mide Botoksu Öncesi Bizi Neler Bekler ?

Mide botoksu işlemi uygulanmadan önce bireyin detaylı bir şekilde muayene edilmesi gerekir. Bu muayene esnasında bel çevresi ölçümü ve vücut kitle endeksi ölçümüde yapılmalıdır. Ardından bireyin midesinde sorun olup olmadığı araştırılır. Gerekli olan ve rutin olan kan ve idrar tahlilleri de yapıldıktan sonra bireyin mide botoksu için uygun olup olmadığı değerlendirilir. Bu süreçte bireyde , genetik hastalıkların olup olmadığı ve düzenli ilaç kullanımı olup olmadığı sorgulanır. Tahlillerden sonra bireyin işlem uygunluğuna karar verilirse, işlem için tarih belirlenir. Bireyin , mide botoksu işleminden önce dikkat etmesi gerekenler ise şu şekildedir.

Mide botoksu işlemi endoskopik yöntemle ve direkt olarak mideye yapıldığı için işlem sırasında bireyin kusmasını önlemek amacıyla midenin tamamen boş olması istenir. Bu nedenle bireyin işlemden en az 8 saat önce yeme içmeyi bırakmış olması gerekmektedir.

Alkol ile sigara direkt olarak mide kaslarını etkileyeceği için bireyin işlemden en az 2 hafta önce alkol ve sigara kullanımını bırakması tavsiye edilir.

İşlemden önce bireyin mümkün olduğu kadar az hareket etmeleri gerekir. Bu nedenle uygulama saatleri, o yüzden sabah saatlerinde tercih edilir.



Mide Botoks İşlemi Ağrılı veya Acılı Bir İşlem midir?

Mide botoksu işlemi sırasında anestezi uygulanır. Ben Endoskopik muayene sırasında kullanılan cerrahi aletler yardımıyla yapıldığı için hastalar ağrı ya da acı hissetmez. İşlem 20 dakika sürer. sonucunda hastalar yine ağrı ya da acı hissetmezler. Yalnızca boğazda hafif rahatsızlık hissedilir ve kalıcı değildir. Herhangi bir Alerjik reaksiyona bağlı olarak görülen ağrı ve acı hissi ise hemen müdahale edilebilen ve çok kısa süreli yan etkilerdir.

Mide Botoks İşlemi İçin Yaş Sınırı Nedir? 

Mide botoksu işlemi , kilo vermek isteyen her birey için uygundur ve belirli bir yaş sınırı yoktur. Fakat bireylerin 18 yaşından büyük olması istenir. Bireyin bu tedaviyi olabilmesi için aynı zamanda gebelik durumu, genetik hastalıkları ve vücut kitle endeksi gibi kriterlere de uygun olması şarttır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



İmplant Tedavisi Fiyatları 2021 Dora Hospital

İmplant Tedavisi Fiyatları 2021, hastaların talep ettiği tedavi türüne ve uygulama yapılacak dişlerin sayısına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. İmplant tedavisine ihtiyaç duyan kişiler, diş hekimlerine başvurarak detaylı muayeneden geçmek durumundadır. İmplant tedavisi için muayeneden geçen ve tedaviye uygun bulunan hastalar, kaybettikleri dişlerinin yerine gerçek diş fonksiyonuna sahip protez dişlere sahip olabilirler. İmplant tedavisi için kullanılan yöntemler, hastaların durumuna ve istedikleri dişlerin özelliklerine göre uzmanlar tarafından belirlenmektedir. İmplant uygulaması için kullanılan teknikler belirlendikten sonra, gerçek diş köküyle aynı görevi göre implant vidaları, hastaların çene kemiğine sabitlenmektedir. Ön ya da arka dişlerde olması fark etmeksizin, hastaların istedikleri özellikle implant protezleri hazırlanmakta ve tedaviye başlanmaktadır.



İmplant Tedavisi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmektedir?

İmplant tedavisine başlamadan önce, hastaların ağız ve diş sağlığına dair detaylı muayene yapılmaktadır. Diş ve dişeti sağlığında, herhangi bir bakteriyel enfeksiyon olup olmadığını anlamak adına, klinik muayenesi ve radyolojik görüntüleme işlemleri uygulanmaktadır. Klinik muayene esnasında, diş ve dişeti sağlığının genel durumu teyit edilirken, radyolojik görüntüleme sayesinde, çene kemiği ve diş köklerindeki genel yapı incelenmektedir. Hastaların kronik rahatsızlıkları teyit edilerek, hastalıkların kontrol altına alınması sağlanmaktadır. Operasyondan en az 2 hafta öncesinde, hastaların sigara, tütün ürünü ve alkol kullanımını sonlandırması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar, ameliyat öncesinde tamamen kesilmelidir.


İmplant Tedavisi Fiyatları 2021 Bilgi Formu



İmplant Tedavisi Sonrası Karşılaşılan Durumlar Nelerdir?

İmplant sonrası iyileşme dönemi, ortalama 6 aylık süreci kapsamaktadır. İmplant vidasının diş etine yerleştirilmesinin ve bölgenin dikilmesinin ardından, hastalar odaya alınmaktadır. Lokal anestezi kullanılarak ameliyat gerçekleştirildiği için hastalar aynı gün içerisinde taburcu edilecektir. Operasyon sonrası ilk birkaç gün, ameliyat bölgesinde morarma ve şişlikler meydana gelebilir. Bölgede şişlik ve morarma oluşmaması için ilk 24 saatlik süreç içerisinde, implant bölgesine buz uygulaması yapılmalıdır. Her 15 dakikada bir tekrarlanan buz uygulamasıyla, implant bölgesindeki morarma ve ödemler en aza indirilecektir. Hastaların ilk 2 hafta boyunca, yumuşak ve sıvı besinleri tüketmeleri gerekir. İmplant sonrası, sağız içinde bakteri oluşmaması için çok sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır.



İmplant Tedavisi Kimlere Uygulanır?

İmplant uygulanan kişilerin genel özellikleri ve implant tedavisini gerekli kılan durumlar şunlardır:

İmplant uygulaması için hastaların 18 yaşını geçmesi ve yüz gelişimini tamamlaması gerekmektedir. İmplant vidalarının çene kemiğine tam olarak yerleşebilmesi ve herhangi bir komplikasyon göstermemesi adına, hastaların kemik ve yüz gelişimi tamamlanmak zorundadır. 18 yaşından küçük olan ve implant tedavisine alınmak istenen hastalar, çene ve yüz gelişimine uygun olup olmadığının anlaşılması için detaylı muayeneden geçirilecektir.
Ön ya da arka dişlerini kaybeden hastalar, yeni dişe sahip olmak için implant tedavisi yaptırmalıdır.
Geçici ya da yüzeysel diş protezleri için uygun bulunmayan hastalar, daimi protezler için implant tedavisine alınmaktadır.
Çene kemiğinin uygun yapıda olmaması durumunda, hastaların diş protezi kullanabilmesi için implant tedavisi tercih edilmektedir.
Alt ve üst çenedeki tüm dişlerin kaybedilmesi durumunda, gerçek dişlerle aynı işleve sahip protezler yapabilmek için implant vidaları tercih edilmektedir.
Ön ve arka dişlerdeki diş kayıplarının giderilmesi adına, implant uygulamasıyla, doğal dişlere bire bir uyumlu implant protezleri hazırlanmaktadır.
Hastaların diş ve kemik yapılarında herhangi bir komplikasyon gelişmemesi adına, sadece kemik erimesi ve benzeri problemleri bulunmayan hastalara implant tedavisi uygulanacaktır.
Hastaların herhangi bir kronik problemi bulunmamalıdır.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların, tedaviden önce kan sulandırıcı kullanımını sonlandırması gerekir.



İmplant Tedavisinin Uygun Olmadığı Kişilerin Özellikleri Nelerdir, Hangi Durumlarda İmplant Tedavisi Yapılamaz?

İmplant yapılmayan durumlar ve implant tedavisine uygun olmayan kişilerin temel nitelikleri, aşağıda sıralanmıştır:

İmplant tedavisi, yüksek tansiyon sorunu bulunan hastalar için uygun görülmemektedir. Tansiyon hastalığının kontrole alınmasının ardından, implant ameliyatı başlatılabilir.
Hastaların yüksek şeker ve diyabet sorununun bulunması durumunda, implant tedavisinin uygulanması söz konusu değildir. Diş etleri ve çene kemiğinde açılacak yaraların iyileşmesi için şeker dengesinin stabil durumda kalması gerekmektedir.
Hastaların kemik erimesi ve bunu tetikleyen farklı bir rahatsızlığının bulunması, implant tedavisinin yapılmasını engellemektedir. İmplant vidalarının doğru şekilde yerleştirilmesi adına, çene kemiğinin sağlam ve eksiksiz olmasına dikkat edilmektedir.
Doğuştan gelen sebepler, genetik faktörler ya da sonradan gelişen travmalara bağlı olarak, hastaların çene kemiğinin belirli bir kısmının kaybedilmesi, implant tedavisinin yapılmasını engellemektedir.
İmplant uygulamasından önce, hastaların ağız ve diş sağlığında gelişmiş, herhangi bir bakteriyel opsiyonun bulunmamasına özen gösterilmelidir. Ağız ve diş sağlığını etkileyen bakteriyel enfeksiyonlar, implant tedavisinin başarısız olmasına yol açacaktır.



İmplant Tedavisinin Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

İmplant uygulamasının getirileri ve operasyonun sağladığı avantajlar, aşağıda detaylı şekilde listelenmiştir:

İmplant tedavisinin kullanılmasıyla, hastalara gerçek diş fonksiyonu bulunan, protez dişler takılmaktadır.
İmplant tedavisinin tercih edilmesiyle, hastalar uzun süreli diş protezlerine sahip olabilirler.
Diş protezlerinin daimi olması, protezlerin zarar görme riskini azaltmaktadır.
İmplant vidalarının çene kemiğine yerleştirilmesinin ardından, köprü tedavisi ya da çoklu diş protezleri sağlam şekilde yerleştirilmektedir.
İmplant vidaları, titanyum karışımdan elde edildiğinden, hastaların ağız ve diş yapısında herhangi bir komplikasyona yol açılmayacaktır.
İmplant tedavisi için belirlenen implant protezleri, ağız içindeki yumuşak dokularla etkileşime girmemektedir.
İmplant vidaları, çene kemiğinin boyutlarına uygun olacak şekilde tasarlanmaktadır. Çene kemiğine büyük gelecek ya da tam yerleşmeyecek vidaların kullanılmaması için implant vidaları özel olarak tasarlanmaktadır.
İmplant vidaları bir defa yerleştirildikten sonra, hastaların implant tedavisini tekrarlamasına gerek kalmayacaktır.
İmplant vidalarının yerleştirilmesinin ardından, istenen özelliklerde diş protezi hazırlanabilir ve yerleştirilebilir.
Tekli diş kayıplarında, sağ ve soldaki dişlerin aşınmasına gerek kalmadan, implant dişleri bölgeye yerleştirilebilir.
İmplant protezleri, gerçek dişlerle bire bir uyumlu renkte ve boyutlarda hazırlanmaktadır.

İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır, Aşamaları Nelerdir?

İmplant ameliyatının uygulanışı için izlenen adımlar, tüm detaylarıyla ele alınmıştır:

İmplant öncesi klinik ve radyolojik muayene yapılarak, hastaların genel sağlık durumu incelenmektedir.
Ağız sağlığındaki tüm bakteri ve enfeksiyonlar kontrol altına alındıktan sonra, operasyon için kullanılacak yöntem belirlenmektedir.
Hastaların genel sağlık durumu kontrol altına alındıktan sonra, implant ameliyatına başlanacaktır.
İmplant tedavisi için hastalara lokal anestezi uygulanmakta ve damar yolundan sedasyon uygulaması yapılmaktadır.
İmplant öncesinde, ağız içerisi dezenfekte edilmektedir. İmplant uygulanacak diş bölgesi dezenfekte edildikten sonra, diş etine uygun boyutlarda kesi açılmaktadır.
Diş etinin içerisi temizlendikten ve steril hale getirildikten sonra, diş kemiğine ulaşana kadar bölge açılmaktadır.
Diş kemiğine yerleştirilecek implant boyutunda bölgenin açılmasının ardından, implant vidası çene kemiğine oturtulmaktadır.
İmplant vidasının üzerini geçecek şekilde, diş etleri kapatılmakta ve uygun şekilde dikilmektedir.

İmplant uygulamasının ilk aşaması, diş etinin kapatılmasıyla sona ermektedir. İkinci aşamaya geçmek için implant bölgesinin iyileşmesi ve implant vidasının çene kemiğiyle tamamen sarılması beklenir. Ortalama 3 ay ila 6 ay arasındaki süreçte, implant vidası tamamen kemikle kaynamakta ve diş eti tamamen iyileşmektedir. Bu süre içerisinde, hastaların dişleri için geçici diş protezleri hazırlanmakta ameliyat esnasında, implant vidasına sabitlenmektedir. İmplant bölgesinin tamamen iyileşmesinin ardından, hastalar için hazırlanan gerçek diş protezleri bölgeye yerleştirilmektedir.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



İmplant Fiyatları 2021 Dora Hospital

İmplant Fiyatları 2021, hastaların genel sağlık durumuna ve implant için tercih edilen yönteme bağlı olarak, farklı şekilde ücretlendirilmektedir. İmplant tedavisi için belirtilen işlemlere ve işlemleri gerçekleştirecek uzmanlara bağlı olarak, implant işlemleri için farklı şekilde ücretlendirme yapılacaktır. İmplant tedavisi, özellikle diş protezinin kalıcı olmasını isteyen kişilere uygulanmaktadır. İmplant tedavisi için tercih edilen yöntemler, bütün dişler için aynı etkiyi göstermektedir. Diş yapısına ve dişlerin rengine bire bir uyumlu diş protezlerinin yerleştirildiği implant tedavisi, dışarıdan bakıldığında gerçek dişlerle bire bir uyumluluk gösterecektir. İmplant uygulaması sonrasında, hastalar doğal dişlerinde olduğu gibi implant dişlerini kullanabilirler. İmplant işlemlerinin uygulama adımlar ve uygulama hakkında merak edilen detaylar, yazı içerisinde tüm başlıklarıyla incelenmiştir.



İmplant Protezi Hangi Durumlarda Uygulanmaktadır?

İmplant uygulanan durumlar ve implant tedavisinin yapılmasını zorunlu kılan etkenler, aşağıda detaylı şekilde sıralanmıştır:

İmplant uygulaması, ağzında hiç dişi bulunmayan ve çene kemiği yapısındaki erime sebebiyle, normal diş protezlerinin kullanımı mümkün olmayan hastalarda, uzun süreli ve dayanıklı diş protezlerinin kullanılması için gerçekleştirilmektedir.
İmplant vidaları, çene kemiğine yerleştirilen vidalar sayesinde, diş kökü görevi görmekte ve çene kemiği bulunmayan hastaların, diş protezi kullanmasını sağlamaktadır.
Hastaların büyük azı dişlerini kaybetmesi ve arka dişlerin olmaması gibi durumlarda, implant tedavisi kullanılarak sağlam ve daimi diş protezleri uygulanmaktadır.
Ön ve arka dişlerinden bir ya da birkaç tanesinin kaybedilmesi durumunda, hastaların eksilen dişlerinin yerine implant protezleri yerleştirilmektedir. Takılıp çıkarılan protezler yerine, daima dişlerde sabit kalacak diş protezlerinin kullanılması için implant vidaları üzerine sabitleme yapılmaktadır.
Sıralı dişlerin büyük bir kısmının kaybedilmesi durumunda, hastalara uzun sıralı köprüler uygulamak, protezlerin kısa vadede zarar görmesine yol açmaktadır. İmplant vidalarıyla, protezlere birkaç bölgeden destek sağlanmakta ve dişlerin sabitlenmesi sağlanmaktadır. Köprü tedavisine ihtiyaç duyulduğunda, implant tedavisiyle eşzamanlı olarak işlem yürütülmektedir.
Ortalardaki ya da önlerdeki dişlerden bir tanesinin kaybedilmesi durumunda, eksik dişin sağ ve soluna herhangi bir zarar verilmeden, sadece eksik diş için implant tedavisi uygulanmaktadır.


İmplant Fiyatları 2021 Bilgi Formu



Kimler İmplant Tedavisi Yaptırabilir, Hangi Durumlarda İmplant Yapılmaz?

İmplant tedavisinin yapıldığı kişilerde aranan temel özellikler, aşağıda ırasıyla ele alınmıştır:

İmplant tedavisi için hastaların 18 yaşını geçmesi gerekmektedir. 18 yaşından küçük hastalarda, implant uygulamasına ihtiyaç duyulursa, hastaların kemik gelişimi ve yüz gelişiminin tamamlanıp tamamlanmadığına dikkat edilmektedir.
Hastaların kemik erimesi probleminin bulunmaması gerekir. Kemik erimesi yaşayan hastalar, çene kemiğinin güç kaybetmesi sebebiyle, implant tedavisinden faydalanamazlar.
Hastaların çene kemiğinde, doğuştan ya da sonradan gelişen travmaya bağlı olarak, herhangi bir eksiklik bulunmamalıdır.
İmplant uygulaması, ileri derece kalp hastalığı bulunan kişilerde gerçekleştirilmemektedir. İleri evre kalp rahatsızlığı, narkozlu işlemlerin yapılmasını engelleyecektir.
Hastaların ileri evre şeker hastalığı bulunuyorsa, bölgedeki yaraların iyileşmesi zorlaşacağından, şeker hastalığının kontrol altına alınması gerekmektedir.
Romatizmal hastalıkları bulunan kişiler, implant tedavisine uygun bulunmamaktadır.
Çok fazla endişe ya da kaygı yaşayan hastalar, cerrahi operasyonlara uygun bulunmadığından, implant tedavisinin yapılması imkansız hale gelmektedir.
Hastaların ağız bakımına ve implant uygulamasından sonra, temizliğine dikkat edemeyeceği tespit edildiğinde, implant tedavisi gerçekleşmemektedir.



İmplant Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İmplant tedavisinden önce, uzmanlar tarafından dikkat edilen noktalar ve tedavi öncesi yapılması gerekenler şu şekildedir:

İmplant vidaları, çene kemiğine sabitlenecek kadar uzun cisimlerdir. Titanyum maddeden elde edilen implant vidalarının yerleştirileceği kadar, çene kemiğinde ve diş kökünde yer bulunması gerekmektedir.
Çene kemiğinin sağlamlığı, diş implantı için en fazla dikkat edilen konular arasında yer almaktadır. İmplant vidasının sağlam olması ve uzun ömürlü şekilde kullanılması açısından, çene kemiğinin yeterli güçte ve kalitede olması gerekir.
İmplant tedavisine bağlamadan önce, hastalar klinik ve radyolojik muayeneden geçirilmektedir.
İmplant uygulamasından önce, hastaların ağız ve diş sağlığının yerine olup olmadığına dikkat edilmektedir. Ağız sağlığında problem bulunması durumunda, implant tedavisine başlanmamaktadır.

İmplant tedavisinin ardından, hastalar normal seviyede ağrı hissetmektedir. Diş çekimi sonrasında yaşanan ağrıyla, implant sonrası karşılaşılan ağrının seviyesi aynı orandadır.



İmplant Uygulamasının Aşamaları Nelerdir?

İmplant tedavisinin uygulanışı ve implant için belirtilen aşamalar, tüm detaylarıyla listelenmiştir:

İmplant tedavisini talep eden hastalar, ilk olarak uzmanlar tarafından muayene edilecektir.
Klinik ortamda yapılan muayenede, hastaların ağız ve diş eti sağlığında herhangi bir bakteriyel gelişimin olup olmadığı tespit edilmektedir.
Radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılarak, hastaların çene kemiği ve diş köklerinde herhangi bir problem olup olmadığı tespit edilmektedir.
Hastaların ağız ve diş sağlığında herhangi bir sorun olmadığına kanaat edildikten sonra, implant tedavisine başlanmaktadır.
İmplant uygulaması için işlem türü ve implant vidasının özellikleri belirlendikten sonra, hastalar operasyona alınır.
İmplant işlemi için hastalara lokal anestezi uygulanmaktadır. Hastaların sakinleşmesi adına, damar yolundan sedasyon uygulanmakta ve operasyona başlanmaktadır.
İmplant uygulanacak diş köküne erişmek için ağız için iyice dezenfekte edilmekte ve diş eti belirli ölçüde kesilmektedir.
Diş eti kesildikten sonra, kalan diş kökleri temizlenmekte ve bölgeyi dezenfekte etmek için solüsyon uygulanmaktadır.
Diş etinin içerisi ve çevresi temizlendikten sonra, implant vidalarının yerleşebileceği kadar oyuk açılmaktadır. Çene kemiğine kadar ilerleyen bu oyuk sayesinde, implant vidası bölgeye yerleştirilir.
Çene kemiğinin implant vidasını sarması ve bölgenin iyileşmesi için vidanın üzeri diş etiyle kapatılmaktadır.
Diş eti dikildikten sonra, implant vidasının üzerine geçici diş protezi yerleştirilmektedir.
İmplant vidasının çene kemiğine tam olarak kaynaması ve diş etinin iyileşmesi adına, hastalar 3 ila 6 ay arası beklemelidir.
Bölge iyileştikten sonra, implant üzerindeki geçici diş protezi çıkarılmakta ve hazırlanan gerçek protez yerleştirilmektedir.

İmplant işleminin ardından, hastalar normal dişleriyle aynı rahatlığı hissedecek ve uzun ömürlü diş sahibi olacaktır.



İmplant Uygulamasının Avantajları Nelerdir?

İmplant tedavisinin avantajları ve implant sonrası hastaların elde ettiği getiriler şunlardır:

İmplant tedavisi, diş protezlerine diş kökü desteği sağlamakta ve protezlerin ömrünü uzatmaktadır.
Ön ve arka dişlerin tamamında, implant diş protezleri kullanılabilir.
Titanyum maddeden elde edilen implant vidaları, hastaların diş kökü ya da ağız içi yumuşak dokuların hiçbiriyle etkileşime geçmemektedir.
İmplant vidaları, diş kökleri kadar dayanıklı ve uzun ömürlü malzemelerdir. İmplant vidalarının diş köküne tam uyması adına, özel boyutlarda üretim yapılmaktadır.
Diş yüzeyine yerleştirilen implant protezleri, gerçek dişlere bire bir uyum sağlamaktadır. Diş köküne bire bir uyum sağlayan implant protezleri, doğal dişlerle aynı renk ve görünüme sahip olacaktır.
İmplant uygulaması çene kemiğinde kayıp yaşayan ve normal diş protezlerine uyum sağlayamayan tüm kişilerde, etkili sonuç üretmektedir.
Geçici protezler yerine, implant sayesinde daimi diş protezi elde edilmektedir.

İmplant protezinin hazırlanışı ve implant protezlerinin genel özellikleri şu şekildedir:

İmplant sonrası dişlere uygulanacak diş protezleri, hastaların ağzına bire bir uyumlu ölçülerde tasarlanmaktadır.
İmplant protezi için hastaların diğer dişleriyle aynı kalınlıkta ve aynı renkte protezler hazırlanır.
Protezin hazırlanması için hastaların diş ve ağız ölçüsü alınmaktadır. Alınan kalıplara uygun olarak, implant protezi hazırlanır ve implant üzerine sabitlenir.
Zirkonyum ya da porselen malzemeden elde edilen implant protezleri, gerçek dişler kadar dayanıklılık göstermektedir.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



İmplant Diş Tedavisi Fiyatları 2021 Dora Hospital

İmplant Diş Tedavisi Fiyatları 2021 için farklı yöntemler kullanılmakta ve tercih edilen uygulama metoduna göre, işlem ücretleri değişmektedir. İmplant uygulaması, çene kemiğine sabitlenecek diş protezleri için kullanılmakta ve hastaların daimi dişlere sahip olması sağlanmaktadır. İmplant diş tedavisi, ameliyat şeklinde gerçekleştirilmekte ve kaybedilen dişlerin yerine, yeni dişlerin getirilmesi sağlanmaktadır. Çıkarılabilir diş protezleri, hastaların daimi dişleri kadar dayanıklı olmadığından, ömrü kısa ve kullanımı zor ürünler arasında yer almaktadır protez dişlerin, diş köküyle sabitlenmesi ve çiğneme fonksiyonları sırasında herhangi bir zarar görmemesi açısından, implant diş tedavisiyle, protez dişlere diş kökleri yapılmaktadır. Uzun ömürlü diş protezi kullanımı sağlayan implant diş uygulamasının tüm özellikleri, yazı başlıkları içerisinde detaylandırılmıştır.



İmplant Sonrası Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?

İmplant tedavisinden sonra, ilk 6 aylık süreçte bölgeye çok fazla cisim temas etmemesi gerekir. Hastaların ilk günlerde yaşayacağı morarma ve şişlik komplikasyonlarını gidermek adına, bölgeye soğuk kompres uygulanmalıdır. Ağrı kesici ve antibiyotik kullanımı, bölgede herhangi bir bakteri oluşumunu engelleyecektir. Hasaların çok sıcak ve sert şeyleri tüketmekten kaçınması, implant sonrası oluşabilecek problemleri ortadan kaldırmakta ve iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.


İmplant Diş Tedavisi Fiyatları 2021 Bilgi Formu



İmplant Diş Tedavisinin Uygulandığı Durumlar Nelerdir?

İmplant yapılan durumlar ve implant ameliyatının yapılma sebepleri, aşağıda sıralı şekilde açıklanmıştır:

İmplant tedavisi, ön ya da arka dişlerini kökünden haybeden hastalar için tercih edilmektedir.
Diş kökünün yerinden çıkmasına sebep olan herhangi bir problem sonrasında, boş alan bölgeye yeni bir diş protezi yerleştirilmektedir. Diş protezinin daimi olabilmesi için implant vidaları kullanılmakta ve diş protezleri vidalara sabitlenmektedir.
Alt ve üst çenelerdeki bütün dişlerin kaybedilmesi ya da kemik erimesi sebebiyle dişlerin kökünden çıkması gibi durumlarda, implant vidalarıyla protez dişler yerine sabitlenmektedir.
Hastaların büyük azı dişlerinin çekilmesi ya da travma sonrası dişlerin yerinden çıkması gibi durumlarda, kaybedilen dişleri yerine aynı işlevde yeni diş protezleri yerleştirilmektedir.
Birden fazla sırası diş kaybedildiğinde, bu dişlerin tamamına geçici protez uygulamak yerine, sıralı dişler için körü implant tedavisi uygulanmaktadır.
Bir dişin kökünden kaybedilmesi durumunda, oluşan boşluğun sağ ve sol kenarındaki dişlere herhangi bir zarar gelmeden, diş protezleri sağlam şekilde yerine oturtulmaktadır.



İmplant Diş Yapmadan Önce Dikkat Edilen Noktalar Nelerdir?

İmplant ameliyatından önce, hastaların ve uzmanların dikkat etmesi gereken detaylar, aşağıda ele alınmıştır:

İmplant vidalarının, minimum seviyede de olsa alındığı ve uzluğu bulunmaktadır. Kullanılan bu vidaları, çene kemiğine tam olarak yerleşmesi adına, çene kemiğinde yeteri kadar alan bulunmak zorundadır.
İmplant vidalarının tam olarak yerine oturması için çene kemiğinin dayanıklı ve sağlam olması gerekmektedir. Kemik erimesi gibi kronik hastalıklara bağlı olarak, çene kemiğinin erimeye aşlaması ya da travma sonrası, çene kemiğinin büyük bir kısmının kaybedilmesi, implant vidalarının uygulanmasını engelleyecektir.
Diş etlerinin implant vidasını kaplayabilmesi adına, diş etlerine herhangi bir problemin bulunmaması gerekmektedir. Ağız içi ve diş etlerde gelişen herhangi bir bakteriyel hastalık, implant operasyonunun zaman içerisinde zarar görmesine yol açacak ve tedaviyi olumsuz etkileyecektir.

İmplant tedavisi yapılmadan önce, hastaların genel durumunu anlamak adına klinik ve radyolojik muayene uygulanmaktadır. Klinik muayene esnasında, gelişen tüm bakteriyel problemler tespit edilmekte ve radyolojik görüntülemeler sayesinde, oluşan problemlerin etkileri göz önüne serilmektedir. Kemik durumu ve dişlerin genel yapısının ele alındığı radyolojik görüntülemeler, implant tedavisinin olmazsa olmaz aşaması sayılmaktadır.



İmplant Tedavisinin Aşamaları ve Özellikleri Nelerdir?

İmplant ameliyatının uygulanışı ve uygulama sürecinde belirlenen tüm aşamalar, tüm detaylarıyla listelenmiştir:

İmplant uygulaması için dikkate alınan ilk aşama, klinik muayene sürecidir. Hastaların genel sağlık durumunu ve ağız sağlığını ele alan muayene sürecinde, implant ameliyatını engelleyen herhangi bir faktör olup olmadığı belirlenmektedir.
İmplant yapılacak bölge ya da bölgeler incelenerek, kullanılacak implant yöntemleri belirlenmektedir. İmplant yapılmak istenen diş ya da dişlerin özellikleri, boyutları ve yapıları incelendikten sonra, tedavi planlaması yapılacaktır.
İmplant için kullanılacak protez türüne karar verilerek, gerçek dişler için en uygun diş protez rengi belirlenmektedir.
Operasyon aşamasına geçildikten sonra, hastalara lokal anestezi verilmekte ve damar yolundan sedasyon uygulanmaktadır. İmplant ameliyatı başladıktan sonra, diş sayısına bağlı olarak, ortalama 30-90 dakika sonunda işlem tamamlanmaktadır.
İmplant için ağız içerisi steril hale getirildikten sonra, operasyon için diş etine belirli oranda kesi açılmaktadır.
Diş eti kesildikten sonra, özel solüsyon yardımıyla diş etinin içerisi ve etrafı dezenfekte edilmektedir.
Diş eti iyice temizlendikten sonra, kullanılan diş implantının ölçülerine uygun olarak, çene kemiğinde boşluk açılmaktadır.
Çene kemiğinin içerisine, uygun boyutlarda diş implantı vidaları yerleştirilmekte ve diş etiyle, implant vidasının üzeri kapatılmaktadır.
İmplant vidasının üzeri kapandıktan sonra, ortalama 3-6 aylık sürede, diş etinin tamamen iyileşmesi ve diş implantının çene kemiğine tamamen tutunması beklenmektedir.

Bekleme süresince, hastalara geçici diş protezi takılmakta ve iyileşme süresinin ardından, hazırlanan gerçek protezler, implant vidasının üzerine yerleştirilmektedir.



Kimler İmplant Diş Tedavisi Yaptıramaz, İmplantın Riskli Olduğu Durumlar Nelerdir?

İmplant yapılmayan durumlar ve implant tedavisinin riskli bulunduğu etkenler şunlardır:

Hastaların 18 yaşından küçük olması ve kemik gelişimini tam olarak tamamlamaması durumunda, implant tedavisi yapılmamaktadır. Çene kemiği, yüz şekli ve diş dizilimi tam olarak yerleşmeden yapılan implant uygulamalarında, ileri dönemlerde farklı yan etkilerle karşı karşıya kalınması söz konusudur.
Diyabet sorunu bulunan ve şeker seviyesi ileri seviyede yükselen hastalar, şeker ve diyabeti kontrol altına alınmadan implant uygulamasına uygun bulunmamaktadır. İmplant tedavisi için uygulanan operasyonda, diş eti ve çene kemiğine belirli düzeyde kesiler açılmaktadır. Açılan kesilerin iyileşmesi için diyabet ve yüksek şekerin kontrol altında tutulması gerekmektedir.
Hamile kadınlar, anestezi işlemlerine uygun bulunmadıkları için implant ameliyatına alınmamaktadır. İmplant tedavisinin başlatılması adına, hamilelik ve emzirme döneminin sona ermesi gerekmektedir.
Kişilerin çok fazla sigara ve tütün ürünleri kullanması, implant tedavisinin başarısız olmasına yol açmaktadır. Sigara kullanımı, implant tedavisi için olumsuz etki oluşturduğundan, işlem için sigara kullanımının sona ermesi gerekmektedir.
Kişilerin alkol ve uyuşturucu kullanması durumunda, implant tedavisi uygulanmamakta ve operasyon riskli bulunmaktadır.
Hastaların baş ve boyun kısmındaki kitleleri gidermek adına, yüksek seviyede radyoterapi tedavisi alan kişiler, implant operasyonu için uygun bulunmamaktadır.
Yüksek tansiyon hastası olan kişiler, implant tedavisi için uygun bulunmamakta ve implant operasyonu kişilere uygulanmamaktadır.
Bağ dokusunda problem oluşturacak herhangi bir hastalığı bulunan kişilerin, hastalığı kontrol altına alınmadan implant tedavisine başlanmamaktadır.
Hemofili hastaları ve bağışıklık sisteminde derin problem bulunan kişilerin, implant ameliyatına alınması oldukça riskli sayılmaktadır.
İmplant ameliyatında, hastaların ağız ve diş sağlığının yerinde olmasına dikkat edilmektedir. İltihabi ya da bakteriyel herhangi bir hastalığı bulunan kişilerin, implant tedavisine alınması söz konusu değildir.
Hastaların doğuştan ya da sonradan gelişen, herhangi bir travmaya bağlı olarak, çene kemiği yapısında problem bulunması, implant ameliyatının yapılmasını engellemektedir. İmplant için kullanılan vidalar, çene kemiğine sabitlenmek zorundadır ve çene kemiğinde yer bulunmaması, implant tedavisini başarısız kılacaktır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.



Diş Beyazlatma Fiyatları 2021 Dora Hospital

Diş Beyazlatma Fiyatları 2021, tercih edilen yönteme göre farklı şekilde ücretlendirilmektedir. Diş beyazlatma işlemleri için kullanılan farklı teknikler, kişilerin tercihine göre değişiklik göstermektedir. Diş hekimleri tarafından, klinik ortamda gerçekleştirilen diş beyazlatma uygulamaları, dişlerde oluşan lekeler ve renk değişimlerini ortadan kaldırmaktadır. Uzun süreli diş beyazlığı sağlayan diş beyazlatma işlemleri, dişlerin daha temiz ve sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlamaktadır. Diş beyazlatma işlemlerinin belirli sürelerde tekrarlanması ve diş bakımına özen gösterilmesi, diş yüzeyinin estetik görünümde olmasını sağlamaktadır. Diş beyazlatma işlemlerinin talep edilmesinin ardından, hastalar için en uygun beyazlatma yöntemi belirlenmekte ve uygulama sürecine geçilmektedir. Diş beyazlatma işlemleri hakkında merak edilenler, yazı içerisinde ele alınmıştır.



Diş Beyazlatma Tedavisi Ne Kadar Süre Etkisini Sürdürür?

Diş beyazlatma işleminin etkisi, dişlerin bakımına ve ağız hijyenine dikkat edilmesi şartıyla maksimum 2 yıl boyunca devam etmektedir. Kişilerin diş yapısı, diş temizliği ve ağız hijyenine olan dikkat göz önüne alınarak, diş beyazlatma işlemlerinin süresinde değişiklikler görülmektedir. Diş beyazlatma işleminin ardından, 2 hafta boyunca diş rengini etkileyen her türlü kimyasal ve besinden uzak durulmalıdır.


Diş Beyazlatma Fiyatları 2021 Bilgi Formu



Diş Beyazlatma İşlemlerinin Riski Var Mıdır?

Diş beyazlatma tedavisinin riskleri görülmemekle birlikte, bazı durumlarda küçük çaplı komplikasyonlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Diş beyazlatma işlemlerinde, %10 oranında beyazlatıcı jel kullanılması durumunda, dişlerde ya da ağız içi dokularda herhangi bir yan etkiyle karşılaşılmamaktadır. Dişlere herhangi bir zarar vermeyen diş beyazlatma uygulamaları, dişlerde kalıcı hasar bırakmamaktadır. Uygulama sonrası ilk birkaç gün boyunca, diş minesinde ve diş dokusunda hassasiyet meydana gelebilir. Havaya, soğuk ve sıcağa karşı gelişen bu hassasiyet, kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.



Diş Beyazlatma İşlemlerinin Yapılma Sebepleri Nelerdir?

Diş beyazlatma yapılma nedenleri, diş yüzeyindeki renk değişimini ortadan kaldırmaktır. Diş renginin doğuştan koyu olması ya da diş yüzeyinde lekelerin oluşması, diş beyazlatma uygulamalarının sebebi sayılmaktadır. Diş yüzeyinde, sonradan oluşan sararmalar oluşması durumunda, dişlerin eski rengine gelmesi için diş beyazlatma uygulamaları kullanılmaktadır. Diş beyazlatma işlemlerini zorunlu kılan etkenler, iki ana başlık altında değerlendirilmektedir:

İç Renklenme: Diş yapısının içerisine işleyen ve diş temizliği uygulamalarıyla giderilmesi mümkün olmayan dişler, diş beyazlatma işlemleriyle tedavi edilmektedir. anne karnında, kişilerin diş yapısının oluşması esnasında gelişen belli başlı problemler ya da büyüme çağında yapılan hatalar, diş renginin sararmasına yol açmaktadır. Çok fazla flor alınması ya da ilaç kullanımı gibi etkenler, diş renginin sararmasına yol açmaktadır. Dişlerin sabitlenmiş lekelerinin giderilmesi amacıyla, diş beyazlatma işlemleri uygulanmakta ve diş renginin açılması sağlanmaktadır.

Dış Renklenme: Sigara kullanımı, çok fazla çay ve kahve tüketilmesi, diş minesine zarar veren asitli içeceklerin tercih edilmesi gibi etkenler, diş rengini değiştirmektedir. Çeşitli gıda ve ürünlerin kullanımıyla, diş yüzeyine yapışan maddeler diş rengini değiştirmektedir. Diş taşının temizlenmesinin ardından, kullanılan ilaçlar sebebiyle diş rengi değişiklik göstermektedir.

Diş beyazlatma uygulamaları, diş yüzeyindeki lekelenme ve renk değişikliği sebeplerine göre farklılaşmaktadır. Diş yüzeyindeki sorunlar belirlendikten sonra, diş beyazlatma süreci planlanmaktadır.



Diş Beyazlatma Uygulamalarının Türleri Nelerdir?

Diş beyazlatma çeşitleri, iki farklı kategoriye ayrılmaktadır. Diş beyazlatma teknikleri, ofis ve ev tipi olarak iki ayrı kategoride değerlendirilir.

Ofis Ortamı Diş Beyazlatma: Diş hekimlerinin gerçekleştirdiği ve UV ışınları kullanılarak uygulanan diş beyazlatma yöntemidir. Tek seferlik uygulamalar olan ofis ortamı diş beyazlatma işlemi, diş renginin 3-4 ton daha fazla açılmasını sağlayacaktır. Oldukça hızlı şekilde tamamlanan ofis diş beyazlatma işlemleri, dişlere herhangi bir zarar vermemekte ve dişlerin istenen boyutta beyazlamasını sağlamaktadır.

Evde Diş Beyazlatma: Hastaların kendisi tarafından uygulanabilen diş beyazlatma uygulamalarıdır. Ağız ölçüsüne göre hazırlanan kalıplarla, dişlere günlük olarak jel sürülmekte ve diş tonunun, diş rengine bağlı olarak açılması sağlanmaktadır.

Diş beyazlatma uygulamalarının türleri, şu şekilde listelenebilir:

Ev tipi diş beyazlatma uygulaması
Ofis tipi diş beyazlatma uygulamaları
Kanal tedavisiyle uygulanan tek diş beyazlatma uygulaması
Kombine diş beyazlatma uygulaması / ofis + ev tipi diş beyazlatma

Kişiler için en uygun diş beyazlatma uygulamalarının tespit edilmesi için diş hekimleri tarafından detaylı muayene yapılmakta ve karar sürecine geçilmektedir.



Diş Beyazlatma İşlemleri Nasıl Uygulanır?

Diş beyazlatma uygulama aşamaları ve diş beyazlatma yöntemleri için izlenen adımlar, aşağıda detaylı şekilde sıralanmıştır:

Ev Tipi Diş Beyazlatma: Ev ortamında yapılacak diş beyazlatma işlemleri, diş hekimleri tarafından alınacak özel ölçümler sonrasında, kişilere özel olarak hazırlanan plaklar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Dişlerin ev ortamında beyazlatılması için hazırlanan plağın günlük olarak kullanılması gerekmektedir. Diş plaklarının kullanımından önce, plakların içerisine özel beyazlatıcı jeller sürülmektedir. Sürülen diş beyazlatma jelleri, %10 ila %15 arası karbamid peroksid ya da hidrojen peroksit içermektedir. Ev tipi diş beyazlatma uygulaması, toplamda 10-15 gün arası devam ettirilmelidir. Gün içerisinde 4-6 saat arası plakların takılması gerekirken, geceleri kullanılacak plakların, en az 8-10 gün takılması gerekmektedir. Ev tipi diş beyazlatma uygulamasında kullanılan diş plağının içerisine, diş hekimlerinin belirttiği oranda beyazlatıcı jel sürülmelidir. Plaklara sürülen beyazlatıcı jelin, diş eti ve farklı yumuşak dokularla temasa geçmemesi gerekmektedir.

Ofis Tipi Diş Beyazlatma: Diş hekimleri tarafından, klinik ortamında gerçekleştirilen diş beyazlatma uygulamasıdır. kısa sürede ve tek seansta tamamlanan diş beyazlatma uygulamasında, dişlere lazer tedavisi uygulanmaktadır. klinik ortamında, diş hekimleri tarafından dişlerin üzerine özel bir jel sürülmektedir. Dişlere lazer uygulamadan önce, hastaların gözlerini korumak amacıyla özel gözlükler takılmaktadır. diş yüzeyine sürülen jeller, UV ışınları kullanılarak aktifleştirilmekte ve dişlerdeki sarı lekelerin geçmesi sağlanmaktadır. klinik ortamda gerçekleştirilen diş beyazlatma uygulaması, toplamda 1 saat içerisinde sona ermektedir.

Kombine Diş Beyazlatma: Klinik ortamda yapılan diş beyazlatma işlemleriyle birlikte, ev tipi diş beyazlatma işlemlerinin de uygulanması şeklinde gerçekleştirilmektedir. UV ışınlarıyla diş beyazlatma işlemi gerçekleştirildikten sonra, hastalar ortalama 2-3 gün boyunca, ev tipi diş beyazlatma uygulamasına devam etmektedir.

Kimler Diş Beyazlatma İşlemi Yaptırabilir, Kimlere Uygulama Yapılmamaktadır?

Diş beyazlatma yaptıracak kişilerin, sahip olması gereken temel nitelikler ve diş beyazlatma uygulamasının yapılmasını engelleyen faktörler, aşağıda sıralanmıştır:

Diş beyazlatma uygulamasının yapılması için kişilerin en az 18 yaşında olması gerekmektedir. Estetik diş hekimliği uygulamalarından biri olan diş beyazlatma süreci, 18 yaşından küçük kişilere uygulanmamaktadır.
Hastaların ağız ve diş sağlığının yerinde olması gerekmektedir.
Dişlerinde çürüme görülen ve diş kökünde bakteriyel hastalık bulunan kişiler, tedavi edilmeden diş beyazlatma uygulamalarını talep edemezler.
Diş etlerinde bakteriyel enfeksiyon gelişen kişiler, diş beyazlatma uygulamalarına alınmamaktadır. Diş etlerinin cep şekline gelmesi ve diş köküne kadar ilerleyen enfeksiyonlarla karşı karşıya kalması, estetik diş uygulamalarına engel olmaktadır.
Diş temizliğine özen göstermeyen ve ağız bakım alışkanlığı bulunmayan kişiler, diş beyazlata işlemlerinden herhangi bir olumlu dönüş alamazlar. Diş beyazlatma işlemlerinin faydalı olması için ağız sağlığına ve temizliğine özen gösterilmesi gerekir.
Gebeler ve emziren anneler, diş beyazlatma işlemleri için uygun bulunmamaktadır.
Daimi dişlerin tamamının çıkmaması ve kişilerin büyüme – gelişme sürecini tamamlamaması durumunda, diş beyazlatma işlemleri uygulanmamaktadır.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Doktorlarımıza Soru Sorabilirsiniz!

Konusunda uzmanlaşmış kadromuzla her zaman sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duymaktayız… Dora Hospital Fulya bölgesinde sizlere hizmet vermektedir. Dora Hospital İletişim bilgilerine ise menü aracılığı ile ulaşabilirsiniz.
Soru Sorabilirsiniz…

Bizi Takip Edebilirsiniz…

Sosyal medya üzerinden hastanemiz hakkında haberler görüntüleyebilir, gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Yol Tarifi

Doktora Sor

Whatsapp