Terapi ve Rivayetler

Terapiye Gitmeli Miyim?

Psikolojik sorunlar, tüm dünyada milyonlarca insanı olumsuz yönde etkilerken, ülkemizde de bu sorunlarla gündelik olarak boğuşan çok sayıda kişiler var. Yine de ilginçtir ki bu kişiler terapi odası dışında bir psikoloğa rastladığında ayaküstü sorunlar ve mutsuzluklar paylaşmaya çalıştığı halde, terapi almak için bir başvuruda bulunmaz. Terapiye gitmek, çoğu kişi için utanç, yetersizlik ve “delilik” kanıtı olarak algılanır. Bu da, psikolojik olarak ciddi sorunlar yaşadıkları halde, bir psikoloğa başvurmadan kendi kendilerine çırpınarak sorunlarını çözmeye çalışmalarına sebep olur.

Neden Terapiye Başvurulmaz?

İnsanların terapiye başvurmama nedenlerinin çoğu terapi ve terapist/psikologlar ile ilgili edinilen yanlış bilgiler ve önyargılarla ilgilidir. Bu bilgi kirliliği aynı zamanda psikolojik rahatsızlıklarla ilgili önyargıların artmasına sebep olur ve bunun sonucunda bir çok kişi terapi uygulayan psikolog veya psikiyatristlerden destek almaya bile çalışmadan, kendi sorunlarıyla baş başa kalırlar. Bu önyargılar ne yazık ki çoğu zaman terapi ve terapistlerle ilgili kulaktan kulağa dolaşan rivayetler, kötü bir tecrübeden yola çıkarak yapılan genellemeler ve bazen televizyondaki filmlerden veya dizilerden edinilen yanlış bilgilerden oluşur.

Terapiye gitmek yetersiz, zayıf veya “deli” olduğum anlamına mı gelir?

Ne yazıkki günümüzde psikolojik destek almak ile ilgili oldukça yaygın bir negatif yaklaşım söz konusudur. Özellikle ünlü Fransız filozof Michel Foucault’nun “Deliliğin Tarihi” eserinde detaylı olarak anlattığı üzere, çok ağır psikolojik rahatıszlığı olan kişiler, eski çağlardan beri ‘deli’ sıfatıyla toplumdan hem dışlanıp hem de bulaşıcı hastalığı olan kişilerle eşdeğer tutularak toplumdan aforoz edilirlerdi. Bu yıkıcı önyargılar, sadece günümüze kadar ulaşmakla yetmeyerek, fayda görecek kişilerin psikolojik destek almasını engellemektedir. Bu bağlamda kişileri ‘deli’ olarak adlandırmak ne kadar yanlışsa, terapiye başvuran kişilerin ‘deli’ olduğu anlamına gelmediğini vurgulamakta fayda var.

Terapiye gitmek için çok ciddi bir sorunum mu olmalı?

Psikolojik destek alan herkes illa ki çok ağır bir rahatsızlığı veya sıkıntısı olmak zorunda değildir. Kimi insan, hayatından memnun olmadığı, stres altında olduğu veya ilişki sorunu yaşadığı için de terapiye gelerek bunun faydasını görebilir. Bu sebeple, terapiye gitmek demek bir kişinin deli olduğu anlamına kesinlikle gelmediği gibi, terapiye gitmek zayıflık veya kusurlu olunduğu anlamına da gelmez. Aksine, Batı ülkelerde ve Amerika gibi gelişmiş toplumlarda terapiye gitmenin aslında bir diş ağrısında dişçiye gitmekten farkı olmadığını ve aynı zamanda kişinin olgun olduğunun en büyük göstergesidir. Kendini iyi hissetmeyen, belirli psikolojik sorunlarını kendi başına çözemeyen ve arkadaş/aile dışında gizlilik ilkesi altında gerçek anlamda destek alabileceği bir uzman kişiyle görüşmeyi istemek, kendine iyi bakmanın en büyük göstergesidir. Devam eden bir sorunun bir sorun olduğunu kabul etmek ve bunun üzerine aksiyon almak, oldukça zor ve saygı duyulacak bir davranıştır.

Bir terapiste gitmek, aileye/dostlara sorun anlatmaktan farklı mıdır?

Terapistlerin, arkadaş ve aileden farklı olarak, duygu ve davranışları anlamak üzere uzmanlık yaptıklarını unutmamak gerekir. Ülkemizde 4 yıl psikoloji lisans yaptıktan sonra bunun üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisans yaptıktan sonra terapi eğitimleri gören psikologlar, sorunlarınızı anlamak, analiz edebilmek ve bu doğrultuda sizleri objektif olarak dinledikten sonra kanıtlanmış yöntemlerle sizi yönlendirmek üzerine bilgilidirler. Bu nedenle, terapiye gitmek, eşe veya dosta dert anlatmaktan çok farklıdır. Terapist size kendi kafasınca tavsiye vermez, sahip olduğunuz duygu veya düşünceleri yargılamaz ve size en iyi gelecek yaklaşım ve yöntemlerle sorununuzu çözmek için bilimsel yöntemler izler.

Terapide neler olur? Ne kadar sürer?

Terapi seansları 50 dakika- 1 saat arasında değişim gösterir. İlk seanslarda psikolog gelen kişiyi tanımak adına detaylı bir geçmiş ve ailesi bilgi alır. Bunun yanı sıra kişinin yaşadığı sorun ile ilgili de detaylı bilgi alır ve kişinin ihtiyacına göre nasıl bir yaklaşım izlemesi gerektiğine karar verir. Psikolog ve gelen kişi (danışan) beraber çalışmaya karar verdikten sonra, kişinin ihtiyaç duyduğu süre boyunca standart olarak haftada 1 buluşarak, kişinin yaşadığı sıkıntı/sorunlar ve psikolojik rahatsızlıkları ile ilgili her hafta kişinin istediği konuları ele alarak beraber çözüme ulaşmak için çalışırlar. Terapi süreci kimi zaman 4-6 seans gibi kısa olabilirken kimi zaman kişinin de isteğiyle aylarca sürebilir. Bu elbetteki gelen kişinin insiyatifinde ve isteğinde devamlılık gösterir.

Terapi benim için faydalı olur mu?

Terapi çoğunlukla kişinin hayatını olumsuz anlamda etkileyebilecek çoğu durumda faydalı olur. Mutsuzluk, çaresizlik, depresyon, kaygı, madde bağımlılığı, uyku sorunları, aile içi sorunlar, ebeveyn/çocuk arasında yaşanan sorunlar, hayat ile ilgili genel mutsuzluklar ve cinsel istismar gibi yaşanan ciddi travmalar (bizi kötü anlamda etkileyen kötü deneyimler) terapiye başvurma nedenleri olabilir. Terapinin size uygun olup olmadığını anlamak için bir randevu alarak, kendi adınıza görebilirsiniz. Özellikle önyargılardan ve kulak dolgusu yanlış bilgilerden çekinerek veya toplum içinde psikoloğa gitmeyle ilgili tabuların size engel olmaması ve daha mutlu bir yaşantı için önünüze engel konmaması çok önemlidir. Psikolojik sorunlar çözülmedikçe zaman içinde kişinin hayatını giderek daha da olumsuz etkileyerek ciddi kaosa sürükleyebilir. Bu sebepten dolayı bir sorununuz varsa lütfen bir an önce bizimle irtibata geçerek, çözüm sürecine doğru yapıcı bir adım atın.

Terapiler Hakkında Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçin!



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>