Sedef hastalığı

 

Sedef hastalığı,deride tipik olarak keskin sınırlı kırmızı alanlar üzerinde yerleşmiş, parlak, beyaz kepekler ile kendini gösteren tekrarlayıcı kronik bir deri hastalığıdır. Bu kepeklerin rengi, sedef renginde olduğundan halk arasında bu hastalığa sedef hastalığı adı verilmiştir. Oldukça sık karşılaşılan sedef hastalığı toplumun yaklaşık %1-2’sinde görülür. Hemen her yaşta görülebilmesine rağmen 15-35 yaşları arasında daha sık rastlanmaktadır. Sedef hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir.

Ailesel yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür. Psikolojik gerginlikler ve sıkıntılar hastalığın ortaya çıkışında önemli rol oynamaktadır. Normalde deri yaklaşık 1 ayda kendini yenilerken sedef hastalığında bu süre birkaç güne kadar inmiştir ve ölü deri hücrelerindeki artış kalın plaklar oluşturmaktadır.

Hastalık zaman zaman şiddetlenir zaman zaman belirtilerde azalma gözlenir. Deri yüzeyine zarar veren çeşitli durumlar; kaşınma, kesikler, yanıklar, yaralanmalar, aşırı güneşlenme, aşırı soğuk iklimler, stres, infeksiyonlar, genel sağlık durumundaki bozukluklar da hastalığı alevlendirebilir. Belirtiler daha çok diz, dirsekler, kuyruk sokumu gibi sürtünmeye fazlaca maruz kalan alanlarda görülmektedir. Saçlı deri de sık olarak tutulur.

Gövdedeki belirtiler birkaç milimetre çapında olabilecekleri gibi tüm sırt bölgesi ve kalçaları kapsayacak kadar geniş alanlara da yayılabilir. Hastalık bazen sadece avuç içleri ve ayak tabanlarını tutar. Sedef hastalığında, tırnaklarda toplu iğne başı büyüklüğünde çukurlaşmalar, tırnakta kalınlaşma, kabalaşma, sararma gibi belirtiler de görülebilir.

Hastalarda değişen derecelerde kaşıntı olabilir. Kaşıntı belirtilerin artmasına sebep olabilir. Kaşıdıkça veya kazındıkça belirtilerin üzerinden kepekler beyaz tabakalar halinde dökülürler. Aşırı kaşımayı takiben kepeklerin altından küçük kanama alanları belirir.

Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir.Sedef hastalığı için birçok tedavi seçeneği vardır. Ancak bu tedavi yöntemleri hastalığı tamamen iyileştirmez. Tedavilerin amacı, belirtilerin ortadan kaldırılması ve alevlenmelerin önüne geçilmesidir.

Hastanın derisinin kuruması engellenmelidir. Ayrıca kızarıklığa ve kalınlaşmış belirtilere yönelik çeşitli krem ve merhemler kullanılır. Ağızdan verilecek kaşıntı giderici haplar da tedaviye yardımcıdır. Ayrıca hastalığın alevlenmesine yol açan nedenlere yönelik tedaviler uygulanmalıdır. Yaygın durumlarda ise daha ciddi ilaçlar ve fototerapi denilen güneş ışığı yayan özel lambalar ile tedavi de iyi sonuçlar vermektedir.

En sık gördüğümüz klasik tipteki sedef hastalığı hiçbir şekilde hayati tehlike oluşturmaz. Ancak nadir olarak da görülseler hastalığın yaygın ateşle seyreden iltihaplı sivilceli görünümlü formu (psöriasis püstülosa) ile deri yüzeyinin %80’inden fazlasında kepeklenme ve kızarıklığa yol açan (eritrodermik psöriasis) tipi zaman zaman ciddi tehlike oluşturmaktadır. Bu olgularda genellikle yüksek ateş, protein kaybı vücut dengesini ve genel durumu bozmaktadır. Bu hastalarda hastane bakımı şarttır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>