Kalp Hastalıklarında Tetkikler

Kalp Hastalıklarında Tetkikler

Kalp hastalıklarının teşhisinde bir çok tetkik kullanılır. Ancak kullanılan bu tetkiklere karar vermeden önce en az bu tetkikler kadar önemli olan temel yaklaşım hastanın şikayetlerinin dinlenilmesi, bu şikayetlerin hangi hallerde olduğunun sistemik olarak değerlendirmesini en önemli unsurdur. Aksi durumda hastanın değil, tetkiklerin değerlendirilmesi ve tedavisi yapılır ki bunun hastaya bir faydası olmayabilir. Hastanın şikayetleri sonrası sistemik muayene yapılmalı boy, ağırlık, nabız ve kan basıncı ölçümleri yapılmalıdır. gerek sistemik gerekse kardiyolojik biyokimyasal tetkikleri ihtiyaca göre yapılmalıdır.

Kardiyolojide Kullanılan Bazı Tetkikler

Elektrokardiyografi (EKG): kalbin kasılması için oluşturulan elektriksel uyarıların vücudun çeşitli noktalarından (kollar, bacaklar, göğüs kafesi) elektrotlar yardımıyla kaydedilmesidir. Kısa süreli (kayıt genellikle 3-5 saniyeyi yansıtır) kayıt sayesinde kalp hızı, kalp ritmi belirlenir. Kalp duvar kalınlıkları, kalp beslenmesi, kalp kapakları hakkında bazı bilgiler verir. Göğüs ağrısı ile başvuran bir hastada kalp krizinin teşhis edilmesini sağlayabilir. Ucuz, pratik, tekrarlanabilir, hastaya herhangi bir radyasyon ya da girişisel işlem gerektirmeyen bir tetkiktir.

Ekokardiyografi: Göğüs kafesi üzerinden ses dalgaları yardımıyla (bir çeşit ultrasonografi cihazı) kalbin yapısal durumunun, kapaklarının, duvar hareketlerinini pompa gücünün ve kalp içinde hareket eden kan akımının yön ve hızının görüntülenmesini sağlar. Kalp duvar kalınlığından, kapak açılığına, kan akım hızına kadar bir çok ölçüm yapılabilir. bu ölçümler hastaya herhangi bir zarar vermeksizin yapılır ve tekrarlanabilir. kalp yetersizliği, kapak hastalıkları, doğumsal kalp hastalıkları gibi bir çok kalp hastalığının teşhis ve takibinde kullanılır.

Holter: Göğüs bölgesine yapıştırılan elektrotlar yoluyla kalbin elektriksel uyarılarının günlük aktivitelerine engel olmadan uzun süreli kaydedilmesini sağlayan bir cihazdır. EKG’deki kayıt kısa süreli iken holter kaydı 24-48 saat sürelidir. Hastanın kalp hızı ve ritmi kayıt latına alınır ayrıca kayıt sırasında semptom oluştu ise bu sıradaki kayıt bölgesinin işaretlenmesini sağlar. daha sonra kaydedilen veriler incelenerek kalp hızının ve ritminin zamansal, aktivitesel olarak analizi yapılır. Ritim bozukluğui baş dönmesi-bayılmaların tespitinde kullanılır. Event recorder (olay kaydedici) adı verilen 15-30 günlük olay kaydı tutabilen kaydedicilerde vardır.

Ambulatuvar Kan Basıncı: Kan basıncı ölçen manometreye bir motor ve kaydedici eklenmesi ile oluşturulmuş cihaz olup günlük aktivite sırasında 24 saatlik kan basıncı ölçümü sağlar. hastanede kan basıncı doktor-hastane stresi nedeniyle günlük hayattakinden farklı değerlerde çıkabilmektedir. Günlük kan basınçları normal iken doktor stresi nedeniyle hastanede yüksek ölçülen hastalara da gereksiz yere ilaç başlanabilmektedir. Hipertansiyon teşhisinin doğru konulabilmesi için 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı takipleri önerilmektedir.

Efor Testi: İstirahat sırasında saptanan EKG bulgularının egzersizle değişiklik gösterebildiği prensibine dayanarak göğüs kafesine yerleştirilen elektrodlar ve iş yükü ayarlanabilen (yükseklik ve hız) bir yürüyüş bandının kombinasyonu ile oluşturulmuş bir sistemdir. eforla kalbin yaptığı iş artırılmakta bu sırada kalbin beslenmesinde oluşabilecek bozuklukların elektrokardiyografik göstergelerinin tespit edilesi esasına dayanır. Koroner arter hastalığının teşhis ve takibinde, kapak hastalıkları ve kalp yetersizliğinde kardiyak değerlendirmede kullanılır. Ayrıca kişinin kalp, akciğer ve kas kondüsyonunun değerlendirilmesinde faydalıdır.

Kardiyak Sintigrafi: Kol damarından nükleer bir madde verilerek kalbin istirahat ve efor sonrası tuttuğu maddenin dedektör vasıtası ile görüntülenmesidir. kalp beslenme bozukluklarının ve kalp dokusundaki hasarlı bölgelerin değerlendirilmesinde kullanılır. Efor testine göre daha güvenilirdir ancak radyasyona maruz kalınmaktadır

Kardiyak Tomografi: Kalp yapısının ve damarların bilgisayarlı tomografi yardımıyla kesitsel ve bu kesitlerin üç boyutlu olarak birleştirilerel görüntülenmesi esasına dayanır. Yapısal kalp hastalıklarının ve koroner arter hastalığının belirlenmesinde kullanılır. Kol damarından kontrast madde verilerek görüntüler alınarak koroner damarlardaki darlıkların belirlenmesi sağlanır. Koroner anjiyografiye göre daha az girişimsel olması avantaj iken doğruluğunun çok yüksek olmaması, darlık saptandığında koroner anjiyografi yapılmasının gerekmesi ve müdahale işleminin yapılamaması dezavantajıdır. Ayrıca kalp hareketli bir organ olduğu için işlem sırasında kalp hızının düşük ve ritminin normal olması cihazın yüksek kesit gücüne sahip bir cihaz olması zorluklarıdır.

Koroner Anjiyografi: Kol, kasık bölgesindeki bir damardan girilerek çeşitli kateterler yardımıyla kalp damarlarına kontrast madde verilerek dedektör yardımıyla koroner damarların görüntülenmesidir. Koroner damarlardaki tıkanıklık ve darlıklar çeşitli açılardan görüntülenek tespit edilir. girişimsel vir işlem olması, radyasyon ile çalışılması dezavantajıdır ancak koroner arterlerin görüntülenmesinde bilinen en iyi yöntem olması, tespit edilen darlık ve tıkanıklığın aynı anda ve aynı yolla tedavi edilebilmesi avantajıdir.

Kalp Hastalıkları Teşhis ve Tedavisi Hakkında Detaylı Bilgi ve Kardiyoloji Polikliniği Randevusu için Bizimle İletişime Geçin!



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>