Aynalarla Barışın!

 

YEMEK YEMEYİ HAYATINIZIN MERKEZİNDEN ÇIKARTIN. Kendimize yeterli zaman ayıramaz olduk. Günler, haftalar, aylar birbirini hızla kovalarken biz kendimizi unuttuk

Şöyle bir soluk aldığımız, sevdiklerimizle görüşme fırsatı bulduğumuz, kendimize ayırdığımız zaman aralığı yemek saatleriyle sınırlı kalır oldu.Öğle yemeğini iş arkadaşlarımızla, akşam yemeğini de ailemizle, arkadaşlarımızla veya yalnız; günün yorgunluğundan uzaklaşmak için bir fırsat biliyoruz. Belki de bu yüzden; yemek yemek çoğumuza fazlasıyla zevk veriyor.

 

Uzun zamandır görüşemediğimiz bir arkadaşımızla buluşacağımız zaman evde veya dışarıda yemek ve içmek buluşmanın merkezini oluşturuyor. Buluşma yeri çoğunlukla ya bir restaurant, ya bir cafe – pastane oluyor… Hatır için veya yemiş olmak için sürekli bir şeyler yiyoruz. En azından; dışarıda bir yere gittiğimizde ‘buraya gelmişken; bir şeyler yemek lazım.’ bilincinden uzaklaşamıyoruz.

 

Evimize çağırdığımız misafirlerimize bol bol yiyecek, içecek hazırlıyor, sevdiklerimize ikram ediyoruz. Misafirlerimize daha fazla yemesi için ısrar etmeyi seviyoruz. Aslında bizler Türk misafirperverliğimizi en çok mutfakta ve yemek masasında gösteriyoruz. Gittiğim misafirliklerde tok olduğum halde yemek zorunda kaldığım o kadar çok zaman oldu ki…

Ev içinde de çoğu zaman aynı durum söz konusu. Maalesef çoğu anne, çocuğuna olan sevgisini ve ilgisini(?) göstermek için yemek yemesi için ısrarda bulunuyor. Bu davranış biçimi, bazı çocukları yemekten tamamen uzaklaştırırken; bazılarını da yemek yemeye karşı aşırı bir düşkünlüğe yöneltiyor. Önce yemek yemesi için ısrar ediyor; ardından da şişman olduğu için söyleniyoruz. Çocuklarımıza iyilikten çok kötülük mü yapmış oluyoruz ne?

Etrafımızda sevdiklerimize verdiğimiz ödüllerin de çoğunu yiyecek ve içecekler oluşturur oldu. Hediye edilen çikolatalar, pastalar, şekerler, özel kurabiyeler, meyve sepetleri, dışarıda ısmarlanan yemekler, içkiler karşımızdaki insana verdiğimiz değerin bir göstergesi haline geldi.

Doğumlarda, ölümlerde, nişanlarda, düğünlerde, davetlerde, kavuşmalarda, yolcu etmelerde, yılbaşlarında, bayramlarda, yıldönümlerinde, doğum günlerinde sevdiklerimizle hep yemek masasında buluşuyoruz. Yemek masaları, bizim en güzel anlarımıza tanık oluyor.

En mutlu ve heyecanlı anlarımız yanında; en üzücü ve mutsuz anlarımızı da yemek masalarında yaşıyoruz.Sevgilimiz tarafından terk edildiğimizde, aldatıldığımızda, bir yakınımızı kaybettiğimizde kendimizi içki sofralarında buluyoruz. İçki , meze ve yemekler bize birer dert ortağı, dost oluveriyor.

 

Kendimizi kötü veya mutsuz hissettiğimiz anlar markete gidip çılgınca alışveriş yapıyoruz. Kalıp kalıp çikolatalar, börekler, çörekler, cipsler, kolalar bize yaşadığımız sorunları biraz olsun unutturuyor. Sorunlar çözülüp de kurtulduğumuzda ise; aynadaki görüntümüze inanamıyoruz. Alınan fazla kilolar bu sefer bizi farklı bir mutsuzluğa ve umutsuzluğa itiyor. Bu durum çözüm bulmaz ise; bu olaylar bir kısır döngü şeklinde devam edip gidiyor.

Her yeni gittiğimiz şehir/ülke için ‘o yöre için özel olan hangi yiyecek-içecek’ leri büyük bir arzuyla tüketme eylemi içine giriyoruz.
Evet; mutfak ve yemek kültürümüz çok zengin. Ama zengin olan tek özelliğimiz yemek ve mutfak kültürümüz değil!

Biz hayatımızın merkezine yemeyi ve içmeyi yerleştiriyoruz; sonra da niçin kilolu olduğumuzu anlayamıyoruz. Düşünüldüğü zaman bunun büyük bir tutarsızlık olduğu pekala ortada. Ama ya biz bu olan bitenin farkında değiliz; ya da tüm bunları görmezlikten gelme çabası içindeyiz.

Sizi farkındalığa davet etmek istiyorum. Psikolojik durumunuzun beslenmenizi etkilemesine izin vermeyin, psikolojik rahatlama için yemek yemenin yerine çeşitli hobilerinizi, sevdiğiniz aktiviteleri yerleştirin veya spor yapın…

Beslenmeden keyif almayın demiyorum, olması gereken kadar keyif alın! İhtiyacınız olan besinlerin miktarını öğrenmek ve sağlıklı beslenmenin püf noktalarını bilmek için Diyetisyen danışmanlığı alın.

Psikolojik durumunuz için ise psikolog danışmanlığı almalısınız. Bu sayede hem kendinizi çok daha iyi hissedecek, hem de formunuzu korumuş olacaksınız.

 

1 Comment

  • Gönül **** says:

    Lütfen bana 18.05.2015 (saat : 10- 14 arasi) diyet danismaninda randeu verirmisiniz.
    Ben kilo verdikden sonra karin germe yapmak istiyorum.
    Saygilarlan
    Gönül ****

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>