Aşı Takvimi

 

Çocuklarımızın sağlığı söz konusu olunca, onlar hastalanmadan gerekli önlemleri almak, hastalıklardan korunmalarını sağlamak çok önem kazanıyor. Bunun için de, en büyük silahımız aşılar.

Bu yazıda, çocukların aşı programına son yıllarda yeni eklenen aşılardan söz edeceğiz. Pnömokok Aşısı Pnömokoklar, gelişmekte olan ülkelerde çocuklarda aşıyla önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidirler.

Bu bakteri; orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre, menenjit, sepsis gibi farklı enfeksiyonlara neden olmaktadır. 2005 yılında, gelişmekte olan ülkelerde 5 yaş altı çocuklarda 700.000-1.000.000 ölüme neden olmuştur. Her yaşta hastalığa yol açabilse de, vakaların % 85′i 2 yaş altındadır. Okul çağı çocukların yaklaşık yarısı bu bakteriyi boğazlarında taşımakta ve etraflarına da bulaştırmaktadırlar.

Ayrıca bir diğer sorun da, pnömokokların son yıllarda giderek artan oranlarda antibiyotiklere direnç göstermesidir. Bu durum, tedavide zorluklara neden olmaktadır. Pnömokoklara karşı geliştirilen ilk aşı 1977′de kullanıma girdi. Ancak yapısal özellikleri nedeniyle, enfeksiyonun en sık görüldüğü 2 yaş altında kullanıma uygun değildi. Çocuklarda 2 yaş altında da kullanıma uygun ilk aşı 2000 yılında ABD’de ruhsat alarak kullanıma sunuldu. Çocuklarda en sık görülen 7 pnömokok tipini kapsayacak şekilde hazırlanan bu aşı, ülkemizde de Ekim 2008 ‘den itibaren ulusal aşı programına eklendi.

Dünya Sağlık Örgütü, bu aşının gelişmekte olan ülkeler için öncelikli olduğunu bildirdi. Pnömokok aşısının yaygın kullanımıyla, ciddi pnömokok enfeksiyonlarının sıklığında önemli bir düşüş sağlandı. Ayrıca dolaylı etkisiyle ( boğazda bakteri taşıyıcılığının azalması) aşılanmamış yaşlı nüfusta da pnömokok enfeksiyon sıklığı azaldı. Ancak bu aşının içeriğinde kapsanmayan bazı pnömokok türlerinin sebep olduğu enfeksiyonların ağırlıklı olarak görülmeye başlanmasıyla, yeni bir aşı gereksinimi doğdu. İlk aşıya 6 pnömokok tipi daha eklenerek, 13 türe karşı etkili yeni bir aşı geliştirildi. Genişletilmiş etkili bu yeni pnömokok aşısı, Nisan 2011′den itibaren ülkemiz aşı programına da eklendi. Artık aşı takvimine 7 tipe karşı etkili eski aşı yerine, 13 tipe karşı etkili yeni aşıyla devam ediyoruz.

Eski aşıyla programı tamamlamış çocuklarımıza da, 2-5 yaş arası bir doz yeni aşıdan öneriyoruz. Rotavirüs Aşısı Rotavirüs, dünya çapında küçük çocuklarda ishalden kaynaklanan hastane yatışları ve ölümlerin bir numaralı nedenidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 500.000 çocuk, rotavirüs ishalinin yol açtığı komplikasyonlarla kaybedilmektedir. Çok bulaşıcı ve dış çevre koşullarına dayanıklı bir virüs olduğundan çocukların toplu bulunduğu ortamlarda salgınlar yapar. 5 yaşa gelene kadar her çocuğun bu virüsle karşılaşmış olduğu kabul edilmektedir. Ateş, bulantı, kusma ile başlayan tabloya ardından sulu ishal eklenmektedir. Küçük bebeklerde sıvı kaybı tehlikeli boyutlara ulaşabilmekte, hastaneye yatış gerekebilmektedir. Bu nedenle, aşı ile korunma ilk tercih olmalıdır.

Rotavirüse karşı etkili bir aşı geliştirme çabaları, 1998′de piyasaya sürülen ilk rotavirüs aşısının yan etkileri nedeniyle kullanımdan kalkmasıyla bir kesintiye uğradı. Bu kötü deneyimden sonra güvenli ve etkili bir aşı geliştirmek için çalışmalar sürdü. Bu sürecin sonunda, 2006 ve 2008 yıllarında iki ayrı firmanın aşısı onay alarak kullanıma sunuldu ve dünya çapında pek çok ülkenin aşı programlarına girdi. Her iki aşı da ağızdan damla şeklinde verilen aşılar. Aşılama programı 2 veya 3 dozda tamamlanıyor, son dozun 8 ay dolmadan verilmiş olması gerekiyor. Aşılamaya hangi aşıyla başlandıysa onunla devam edilmesi gerekiyor. Her iki aşının da yan etkiler yönünden güvenilir olduğu kabul edilmektedir. Aşı sonrası yapılan çalışmalarda, rotavirüs aşılarının ağır rotavirüs enfeksiyonundan % 85- 98 oranında koruduğu gösterilmiştir.

Boğmaca Aşısı Boğmaca, Bordetalla pertussis adlı bakterinin yol açtığı çok bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonudur. Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar. Burun akıntısı, aksırık, öksürük, bazen hafif ateş görülür. 2 hafta sonra hastalık için tipik olan boğulurcasına öksürük krizleri görülür. Çocuk öksürürken morarır, terler, bitkin düşer. Ardından kusabilir. 2-4 hafta süren bu dönemin ardından öksürük birkaç hafta daha devam eder. Aşılanmış, bağışıklığı olan çocuk ve erişkinler bu ağır tabloyu yaşamazlar.

1-2 hafta süren öksürükle hastalığı atlatırlar, fakat çevrelerine bulaştırabilirler. Özellikle henüz aşı korumasının tamamlanmadığı 6 aydan küçük bebekler risk altındadırlar. 1 yaş altı bebeklerde tablo çok ağır, hatta ölümcül olabilmektedir. Bebeklik döneminde yapılan aşılamanın koruyuculuğu 5-10 yıl içinde azalır. Boğmaca geçirmek bile ömür boyu bağışıklık sağlamaz, 15-20 yıl içinde koruma kaybolur. Bu nedenle, son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde zaman zaman boğmaca salgınları dikkat çekmeye başladı. Özellikle 10-19 yaşlarındaki gençler etkilenmekteydi. Bebeklerimiz 2 ayda başlayan karma aşının içinde boğmaca aşısını da toplam 3 doz alarak 6 ayda boğmacaya karşı bağışıklık kazanıyorlar, 18 ayda ve 4-6 yaşta tekrar dozunu oluyorlar.

Eski uygulamada 7 yaş üstüne boğmaca aşısı önerilmemekte, karma aşıya difteri tetanoz aşısı olarak devam edilmekteydi. Ancak görülen ihtiyaç üzerine,2005 yılında daha büyük yaştaki çocuklara ve hatta erişkinlere de yapılabilecek olan, boğmacayı da içeren bir karma aşı geliştirildi. Ülkemizde de Şubat 2009′dan itibaren bu aşı kullanılmaktadır. Ekim 2010′dan itibaren sağlık bakanlığı da ilkokul 1. sınıflara boğmacayı da içeren bu yeni karma aşıyı uygulamaktadır. Bu aşının, yenidoğan bebeğin aile bireylerine de yapılması, bebeğin hassas olduğu dönemde ona mikrobu bulaştırmamak için çok yararlı olacaktır.

  • İletişim numaranızı lütfen ülke kodunuz ile birlikte yazın!
    0
  • Adınız Soyadınız :*
    1
  • E- Mail Adresiniz :*
    2
  • Telefon Numaranız :*
    3
  • 4
  • Mesajınız;*something more
    5